Bir işi tefekkür etmek, neticesinde gerekeni yapmayı sağlarsa; o zaman yapılan tefekkür bir mana taşıyacaktır. Aksi taktirde; "iş olsun torba dolsun" mantığıyla yapılan düşünce, boş ve manasız hayalden öte gidemez, böylece maksat hasıl olmaz. Bir önceki yazımızda ölümü tefekkür hakkında yeni bir sayfa aralamıştık. Ölüm, gerçekten çok büyük öneme haizdir.
Rahmetli Celal Mısır Hocamız sohbetlerinde sık sık son nefesten bahsederlerdi. Ölüme hazırlıklı olmamız için çok nasihatlerde bulunurdu. Şu cümleleri senelerdir kulağımdan gitmez; "Arkadaşlar, insanoğlunun hayatı imtihanlarla doludur. Bir çok imtihanın bütünlemesi, tekrarı vardır. Hayatta tekrarı olmayan, bütünlemesi olmayan tek imtihan; "son nefes" imtihanıdır. O zaman aklı olan kişi, tekrarı ve bütünlemesi olmayan "son nefes" imtihanına çok ciddi hazırlanmalıdır."
Bizleri yoktan var eden yüce Allah(cc) her canlıya belli bir zaman, yaşaması için can vermiş ve sonunda da ölümü var etmiştir. Bu gerçek Kur'an-ı Kerimde şöylece dile getirilmiştir;"Her can ölümü tadıcıdır" (Âl-i İmrân, 3/185);Her doğan mutlaka ölecektir. Çünkü her canlıya; canı veren tarafından bir mühlet verilmiş, istenilen görevleri yerine getirip getirmediğinden imtihan edileceği haber verilmiştir. "O, hanginizin daha güzel amel yapacağınızı denemek için ölümü de dirimi de takdir edip yaratandır" (el-Mülk, 67/2)
İnsanoğlu, dünyanın aldatıcı heveslerine kapılarak çoğu zaman ölüm gerçeğini unutarak, kendi arzuları istikametinde hayat sürer ve çoğu zaman da aldanır. Ölüm gerçeğini hatırından çıkarmayan insanlar ise daha ölçülü davranır ve kazanır. Ölüm hakkında şüphe duyanlara ikaz sadedinde yine Yüce Allah(cc) Kur'an da; "Onlar için bir ecel tayin ettik ki onda hiç şüphe yoktur" (el-İsrâ, 17/99) buyurmuştur.Şu gerçek asla akıldan çıkarılmaması gerekmektedir; ölüm vardır ve ondan kurtulmak mümkün değildir. "Nerede olursanız olun, tahkîm edilmiş yüksek kalelerde bile bulunsanız ölüm sizi bulur" (en-Nisâ, 4/78);
İnsanoğlu ne kadar gaflet içerisinde olursa olsun, ölümden ne kadar kaçarsa kaçsın, ölüm mutlaka gelecek ve herkesi yakalayacaktır. "Bir gün bakarsın ki, ölüm baygınlığı gerçek olarak gelmiş "işte bu, senin kaçıp durduğun şey" denilmiştir" (Kâf, 50/19).Değerli dostlar, şöyle bir etrafınıza bakın, kimler geldi kimler geçti. Ve daha kimler gelip geçecek. Akıl sahibine düşen; hayatımızı ölüm eksenli düşünmektir. Yani bir gün mutlaka "son nefes" imtihanıyla karşılaşacağımızı unutmadan hayat sürmeye gayret etmeliyiz? Yunus Emre Hazretleri ne güzel söylemiş; "Mal sahibi mülk sahibi, hani bunun ilk sahibi, mal da yalan, mülk de yalan, var birazda sen oyalan".
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
- İdeal Türk genci ‘mandacı değil bağımsızlık yanlısı olmalıdır’ / 02.05.2025
- İdeal Türk genci ‘ırkçı değil milliyetçi olacak’ / 01.05.2025
- İdeal Türk genci ‘fundamentalist olmayacak dindar olacak’ / 30.04.2025
- Önemli olan sistem mi, insan mı? / 29.04.2025
- Gençler güçlerini doğru adreste birleştirmelidir / 28.04.2025
- Gençlik mutlaka siyasetle uğraşmalıdır / 27.04.2025
- Her baba evladına bakmakla mükelleftir / 26.04.2025
- Gençlerde evlenecek para mı var ki evlensinler / 25.04.2025
- Hüseyin Baş soruyor “Türkiye’de yargı bağımsız mı?” / 24.04.2025
- Ulusal egemenliğimizi korumalıyız / 23.04.2025
- İdeal Türk genci ‘ırkçı değil milliyetçi olacak’ / 01.05.2025
- İdeal Türk genci ‘fundamentalist olmayacak dindar olacak’ / 30.04.2025
- Önemli olan sistem mi, insan mı? / 29.04.2025
- Gençler güçlerini doğru adreste birleştirmelidir / 28.04.2025
- Gençlik mutlaka siyasetle uğraşmalıdır / 27.04.2025
- Her baba evladına bakmakla mükelleftir / 26.04.2025
- Gençlerde evlenecek para mı var ki evlensinler / 25.04.2025
- Hüseyin Baş soruyor “Türkiye’de yargı bağımsız mı?” / 24.04.2025
- Ulusal egemenliğimizi korumalıyız / 23.04.2025