logo
13 TEMMUZ 2026

Meclis'te tezkere haftası

06.09.2003 00:00:00
 
Irak'a asker gönderilmesine ilişkin başbakanlık tezkeresi Çarşamba ya da Perşembe günü ele alınacak

TBMM Genel Kurulu, yeni yasama yılının ikinci haftasına yoğun bir gündemle girmeye hazırlanıyor. TBMM Genel Kurulu'nda, Hükümet'in göndermesi durumunda, 8 Ekim Çarşamba veya 9 Ekim Perşembe günü Irak'a asker gönderilmesine ilişkin Başbakanlık Tezkeresi görüşülecek. Genel Kurul'da tezkerenin görüşüldüğü gün başkaca bir konu ele alınmayacak. Aksi yönde bir önerge olmazsa tezkerenin görüşmeleri açık oturumda yapılacak. Tezkerenin TBMM'ye gönderilmemesi durumunda TBMM Genel Kurulu'nda gündemde yer alan uluslararası anlaşma ve sözleşmeler görüşülecek.

Denizli'deki orman yangını gece saatlerinde rüzgarın etkisiyle tekrardan etkili oldu

Denizli'nin Pamukkale ilçesinde dünyaca ünlü travertenlere yakın bölgedeki ormanlık alanda çıkan yangın, akşam saatlerinde kısmen kontrol altına alınmıştı. Ancak gece saatlerinde etkisini artıran rüzgar nedeniyle sarp arazide bazı noktalarda alevler yeniden yükseldi

13.07.2026 06:12:00 / Güncelleme: 13.07.2026 06:17:15
İHA
 
Denizli'deki orman yangını gece saatlerinde rüzgarın etkisiyle tekrardan etkili oldu
Denizli'deki orman yangını gece saatlerinde rüzgarın etkisiyle tekrardan etkili oldu
Yangın, Pamukkale ilçesinde, Karahayıt ve Pamukkale mahalleleri arasında bulunan ormanlık alanda çıktı.

Edinilen bilgilere göre, dünyaca ünlü Pamukkale Travertenleri'ne yakın bir noktada henüz belirlenmeyen yangına, Orman Bölge Müdürlüğü, Denizli Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ile çevre illerden gelen destek ekipleri karadan ve havadan müdahale etti.



Yangına, 215 personel, 1 uçak, 7 helikopter, 24 arazöz, 10 su ikmal aracı, 15 ilk müdahale aracı ve 5 iş makinesiyle yaklaşık 5 saat boyunca müdahale edildi.

Yoğun çalışmalar sonucunda yangın kısmen kontrol altına alınırken, gece saatlerinde rüzgarın etkisiyle sarp arazide bazı bölgelerde alevler yeniden etkili oldu.

Karadan ulaşımın güçlükle sağlandığı bölgelerde çıkan yangını tamamen kontrol altına almak için ekiplerin çalışmaları aralıksız sürüyor.

Şoka girip Keklit Çayına atlamıştı, acılı anne ilk kez konuştu

Sivas'ın Koyulhisar ilçesinde meydana gelen trafik kazasının ardından şok geçirerek Kelkit Çayı'na atladığı öne sürülen ve yaklaşık 55 gündür haber alınamayan 17 yaşındaki Esmanur Hacıosmanoğlu'nun annesi İlknur Hacıosmanoğlu, arama çalışmalarının yeniden başlatılmasını istedi. Acılı anne, "Tek isteğim kızımın bir mezarı olsun. Benim soframdan bir tabak eksildi" dedi

12.07.2026 23:00:00
İhlas Haber Ajansı
 
Şoka girip Keklit Çayına atlamıştı, acılı anne ilk kez konuştu
Şoka girip Keklit Çayına atlamıştı, acılı anne ilk kez konuştu
Kaza, geçtiğimiz aylarda Koyulhisar ilçesi Kalebaşı Tüneli çıkışında meydana geldi. U.Y. (20) yönetimindeki 28 DR 070 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu takla attı. Kazada araçta bulunan Yağmur Hira Yazıcı olay yerinde hayatını kaybederken, sürücü U.Y. ağır yaralandı. Araçta bulunan 17 yaşındaki Esmanur Hacıosmanoğlu'nun ise kazanın şokuyla Kelkit Çayı'na atladığı ve akıntıya kapıldığı ileri sürüldü.

İhbar üzerine bölgede geniş çaplı arama çalışması başlatıldı. Aradan geçen yaklaşık 55 güne rağmen Esmanur Hacıosmanoğlu'na ulaşılamazken, arama çalışmalarının bir süre sonra durdurulduğu öğrenildi. Suların çekilmesinin ardından çalışmaların yeniden başlayacağını beklediklerini belirten anne İlknur Hacıosmanoğlu, arama faaliyetlerinin yeniden başlatılmasını istedi. Kızının yaşanan kazanın ardından anlık şokla kendisini ırmağa attığını belirten anne İlknur Hacıosmanoğlu, "Kızım anlık şokla kendini ırmağa atmış. Yaklaşık 55 gündür kızımdan haber yok. Benim bu kazada iki canım yandı. Kızımı arama çalışmaları, ırmaktaki sular çekilince yeniden başlayacaktı. Sular çekildi ama arama çalışmaları başlamadı. Devlet büyüklerimden rica ediyorum, kızımı tekrar arasınlar. Çocuğumun da artık bir mezarı olsun istiyorum. Kızım neredeyse bulunsun istiyorum" dedi.

"Kızım şoka girdi"

Kaza ile ilgili konuşan İlknur Hacıosmanoğlu, "16 Mayıs 2026 tarihinde hayatımızı kabusa çeviren trafik kazası meydana geldi. Sivas'ın Koyulhisar ilçesi Aşağı kale mevkiinde tünel çıkışında kızımın bulunduğu araç takla atarak durabilmiş. Araç içerisinde şoför Uğur Yüce, kızım Esma Nur Hacıosmanoğlu ve yeğenim Yağmur Hira Yazıcı vardı. Yeğenim Yağmur Hira Yazıcı, kazada hayatını kaybetti. Kızım ise araçtan sağ çıkmış ve şoka girmiş. Araç şoförü de kolu kırık bir şekilde kazadan kurtulmuştur. Kızım Esma Nur, yeğenimin öldüğünü görünce şoka girmiş ve ırmağa atlayacağını söylemiş. Sağlıkçılar, kızımı sakinleştirdikten sonra kaza yerine gelen 3 şahsın eline bırakıp yukarıda ki asfalt yola çıkmışlar. Kazanın olduğu yer ile kızımın atladığı yer arasında yaklaşık 50-60 metre bulunuyor" dedi.

"Çocuğumun artık bir mezarı olsun"

İlknur Hacıosmanoğlu, başını yastığa koyamadığını söyleyerek, "Kızım anlık şokla kendini ırmağa atmış. Yaklaşık 55 gündür kızımdan haber yok. Benim bu kazadan iki canım yandı. Kızımı arama çalışmaları ırmaktaki sula çekilince tekrar başlayacaktı. Sular çekildi ama arama çalışmaları başlamadı. Kızımı sağlık çalışanları neden bu 3 şahsın eline verdiler. Reşit olmayan kızımı sadece anne ve babasına teslim etmeleri gerekiyordu. Kızımdan haber yok ve benim içim yanıyor. Devlet büyüklerimden rica ediyorum. Kızımı tekrar aramaya başlasınlar. Çocuğumun da artık bir mezarı olsun istiyorum. Kızım neredeyse bulunsun istiyorum. Başımı yastığa koyamıyorum. Benim soframdan bir tabak eksildi. Bunun hesabını kim verecek" diye konuştu.





Meltem TV sunucusu Faruk Karatay Tahran’dan seslendi: Yemen'in ünlü TV'si yayınladı

Yemen'in en büyük ve en çok izlenen özel TV kanalı Faruk Karatay'ın konuşmasını ana haberinde yayınladı

12.07.2026 20:23:00 / Güncelleme: 12.07.2026 20:28:15
Haber Merkezi
 
Meltem TV sunucusu Faruk Karatay Tahran’dan seslendi: Yemen'in ünlü TV'si yayınladı
Meltem TV sunucusu Faruk Karatay Tahran’dan seslendi: Yemen'in ünlü TV'si yayınladı
Meltem TV'nin ünlü sunucusu ve program yapımcısı Faruk Karatay İran dini lideri Seyyid Ali Hamaney'in cenazesini takip etmek ve haber yapmak için resmi davetli olarak İran'a gitti.

İmam Humeyni Musalla'sında bulunan Şehit Seyyid Ali Hamaney'in cenazesine diğer basın mensuplarıyla giderken Arap TV kanallarının sorularını yanıtlayan Faruk Karatay'ın konuşmasının bir bölümü Yemen'in en büyük özel TV kanalı El Mesirah haber bülteninde yayınlandı.

Yayınlanan haberde Faruk Karatay'ın "Ali Hamaney sadece İran'ın şehit efendisi değildir. Onun şehit olması İslam ümmetini birleştirdi" cümlesi Arapça tercüme olarak kullanıldı.

CHP'li belediyelerden sonra sıra Ahbap Derneği'nde

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahbap Derneği'ne ilişkin yürütülen soruşturmada, Dernek Başkanı Haluk Levent ile bazı şüpheliler gözaltına alındı

12.07.2026 18:22:00
İhlas Haber Ajansı
 
CHP'li belediyelerden sonra sıra Ahbap Derneği'nde
CHP'li belediyelerden sonra sıra Ahbap Derneği'nde
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahbap Derneği'ne ilişkin yürütülen soruşturmada, Dernek Başkanı Haluk Levent ile bazı şüpheliler gözaltına alındı. Başsavcılık, soruşturmanın "Dernekler Kanunu'na muhalefet", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "örgüt" suçlamaları kapsamında yürütüldüğünü açıkladı. Ayrıca depremin ardından yapılan bağışların şahsi hesaplara aktarıldığı bildirildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamada, Ahbap Derneği adına bazı şüphelilerin hesaplarına yüksek miktarda para transferi yapıldığı iddiası üzerine soruşturma başlatıldığı, deprem bağışlarının yurt dışına çıkarıldığı ve amacı dışında kullanıldığı yönündeki iddiaların artması üzerine ise soruşturmanın derinleştirildiği belirtildi.

Açıklamada, Haluk Levent'in çok sayıda şüpheliye ait banka hesaplarını kullandığının tespit edildiği, bu hesaplardan birinin asistanı Yeliz Kaya adına olduğu ifade edildi. Dernek hesaplarından Yeliz Kaya'nın şahsi hesabına yaklaşık 120 milyon lira para transferi gerçekleştirildiğinin belirlendiği kaydedildi.

Başsavcılık açıklamasında ayrıca, Haluk Levent tarafından kullanıldığı belirtilen dernek kurucularından Alper Çelik'e ait hesaplar üzerinden 2020-2026 yılları arasında 990 milyon lira tutarında yasal bahis oynandığı, yaklaşık 390 milyon lira kayıp oluştuğunun tespit edildiği bildirildi. Şahsi banka hesabını kullanamadığı ve ticari faaliyetlerinde karşılıksız çekleri bulunduğu belirtilen Haluk Levent'in bu büyüklükte bahis işlemleri gerçekleştirmesinin soruşturmadaki şüpheleri artırdığı ifade edildi.

Soruşturma kapsamında hakkında yurt dışına çıkış yasağı bulunan Haluk Levent'in yurt dışına kaçma hazırlığında olduğunun değerlendirilmesi üzerine operasyon ve yakalama sürecinin başlatıldığı belirtildi. Farklı bir soruşturmada ise dernek adı ve bağış vaadi kullanılarak mağdurlardan gayrimenkul alındığı, Yeliz Kaya'ya devredilen taşınmazların daha sonra başka kişiler adına tescil edildiği ve bu yöntemle yaklaşık 60 milyon dolar mağduriyet oluşturulduğu öne sürüldü. Açıklamada, dernek hesaplarının kambiyo senetleri ve şahsi hesaplar aracılığıyla boşaltıldığına ilişkin ciddi emarelerin bulunduğu, derneğe ait bazı gayrimenkullerin şüpheliler adına tescil edildiğinin tespit edildiği de kaydedildi.

Başsavcılık, 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından vatandaşlar tarafından yapılan bağışların şüpheliler tarafından şahsi hesaplara aktarıldığı, bahis faaliyetlerinde kullanıldığı ve üçüncü kişilere yönlendirildiğinin belirlendiğini bildirerek, soruşturma kapsamında şüphelilerin gözaltına alındığını açıkladı.İHA

İstanbul barajları 11 günde yüzde 3 eridi

Yaz mevsiminin etkisini iyice hissettirmesi ve artan hava sıcaklıkları, İstanbul’un su rezervlerini doğrudan etkilemeye başladı

12.07.2026 18:00:00
Haber Merkezi
 
İstanbul barajları 11 günde yüzde 3 eridi
İstanbul barajları 11 günde yüzde 3 eridi
İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) tarafından paylaşılan güncel verilere göre, kentin su ihtiyacını karşılayan barajlardaki doluluk oranı hızla aşağı yönlü ivme kaydediyor.

1 Temmuz tarihinde yapılan ölçümlerde yüzde 63,68 seviyesinde olan ortalama doluluk oranı, sadece 11 gün içerisinde belirgin bir düşüş yaşadı. Kavurucu sıcakların tetiklediği buharlaşma ve İstanbulluların artan günlük su tüketimi sebebiyle, 12 Temmuz itibarıyla barajlardaki ortalama su seviyesi yüzde 60,64'e kadar geriledi.

İSKİ'nin güncel havza raporuna göre, İstanbul'un barajları arasında en yüksek doluluk oranına sahip olan rezervuar yüzde 90,29 ile Elmalı Barajı oldu. Elmalı'yı sırasıyla Darlık ve Ömerli barajları takip ediyor. Buna karşın kentin su ihtiyacı açısından en kritik noktaya gerileyen yer ise yüzde 26,05'lik doluluk oranıyla Istrancalar Barajı olarak kayıtlara geçti.

Henüz yaz döneminin başında olunmasına rağmen su rezervlerindeki bu hızlı düşüş, önümüzdeki Ağustos ve Eylül ayları için tehlike çanlarının çalmasına neden oldu. Uzmanlar ve yetkililer, su arzında ilerleyen aylarda bir kriz yaşanmaması adına megakent sakinlerini suyu daha bilinçli ve tasarruflu kullanmaya davet ediyor.

Hem işten hem tazminattan oldu

Şef aşçı olarak çalıştığı otelde, mesai arkadaşlarına karşı adeta terör estirip bir de üstüne stajyer aşçıya ‘salak, öküz’ deyice olanlar oldu. Tazminatsız kovulan aşçıbaşının yıllar süren davasında son noktayı kovan Yargıtay, otel işletmecisini haklı buldu 

12.07.2026 16:10:00
İHA
 
Hem işten hem tazminattan oldu
Hem işten hem tazminattan oldu
Çalıştığı otelden çıkartılan aşçıbaşı K.H. İş Mahkemesi'nin yolunu tuttu. İş sözleşmesine haklı bir sebep olmaksızın son verildiğini ve ödenmeyen işçilik alacaklarının bulunduğunu ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili ücreti, asgari geçim indirimi alacaklarının tahsilini talep etti.

Otel işletmecisi, davacının stajyer aşçı M.K.'ya sinkaflı sözlerde bulunduğunu, bunu diğer çalışanlara da yaptığını, bu sebeple iş sözleşmesine haklı olarak son verildiğini öne sürdü. Yapmış olduğu fazla çalışmaların karşılığının ücret bordrolarına yansıtılarak banka hesaplarına ödendiğini veya karşılığında serbest zaman verildiğini, iş sözleşmesinde yılda 270 saate kadar olan fazla çalışmanın zamlı karşılığının ücrete dâhil olduğunu, davacının ödenmeyen alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istedi.

İş Mahkemesi, davacının stajyer M.K.'ya ve diğer çalışanlara sinkaflı sözlerde bulunması sebebiyle iş sözleşmesinin haklı olarak feshedildiği savunulmuş ise de; dosyaya hiçbir somut belgenin ve ayrıca fazla çalışmanın ücrete dâhil olduğunu gösteren iş sözleşmesinin sunulmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verdi. Karar istinafa taşındı. Bölge Adliye Mahkemesi itirazları geri çevirdi. İşletmeci kararı temyiz edince yıllar süren davada son sözü Yargıtay 9. Hukuk Dairesi söyledi.

Kararda; işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan davranışı sonucunda iş ilişkisine devam etmek işveren açısından çekilmez hâle gelmişse işverenin haklı sebeple derhal fesih hakkı doğduğuna vurgu yapıldı. İşverene tanınan derhal fesih hakkının temelini işyerindeki disiplin ve düzeni sağlama amacı oluşturduğu hatırlatıldı. Somut olayda, iş sözleşmesi davacının işverenin başka bir işçisine sataşması, küfür etmesi, işyerinde olumsuzluklara sebebiyet vermesi, çalışma huzurunu bozması, doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması ve iş disiplinine uymaması gibi nedenlerle haklı nedenle feshedildiğine dikkat çekildi.

Yargıtay kararında; "Dosya kapsamının incelenmesinde, feshe konu olayda davacının işyerinde stajyer olarak çalışan M.K'ya bezlerin pis koktuğu gerekçesiyle bağırmaya başladığı, sinkaflı küfürler ettiği ve şiddet içerikli sözler söylediği ortadadır. Çalışanın göz ameliyatı olduğu, doktorunun çalışmaması gerektiğini davacıya ilettiği, davacının herkesin içinde kendisini rencide ettiği, 'öküz, mal, salak, işe yaramazsın, ne halin varsa gör' dediği anlaşılmıştır. 

Dosya kapsamındaki deliller dikkate alındığında, davacının işverenin gözetmekle yükümlü olduğu stajyere sataştığı, küfürlü sözler sarf ettiği ve işyerindeki diğer çalışanlara karşı da agresif tavırları ve sinkaflı küfürleriyle ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan davranışlar sergilediği ve böylece işyerindeki çalışma barışı ile düzen ve disiplini bozduğu sabittir. Davacının sabit olan bu davranışları karşısında iş ilişkisinde güven temelinin çöktüğü kabul edilmelidir. Bu bakımdan işverence sözleşmenin 4857 sayılı Kanun'un 25'nci maddesinin (II) numaralı bendi uyarınca ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık sebebiyle feshi yerindedir. İşverence yapılan feshin haklı nedene dayandığı anlaşıldığından davacının kıdem ve ihbar tazminatına ilişkin taleplerinin reddi gerektiği hâlde yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir" denildi.

Berlin’de sokaklar karıştı, Türkiye’de imzalar tartışılıyor

Küresel savunma sanayii tedarik zincirlerindeki karmaşık ortaklıklar, Berlin’deki fabrikaların ardından Türkiye merkezli şirketleri ve uluslararası ortaklarını da kamuoyu tartışmalarının merkezine taşıdı

12.07.2026 11:05:00
Haber Merkezi
 
Berlin’de sokaklar karıştı, Türkiye’de imzalar tartışılıyor
Berlin’de sokaklar karıştı, Türkiye’de imzalar tartışılıyor
Küresel savunma sanayii tedarik zincirlerindeki karmaşık ortaklıklar, Berlin'deki fabrikaların ardından Türkiye merkezli şirketleri ve uluslararası ortaklarını da kamuoyu tartışmalarının merkezine taşıdı.

Almanya'da İsrail ordusuna mühimmat sağlayan Rheinmetall şirketine karşı düzenlenen kitlesel protestolar sürerken, Türkiye bağlantılı bazı savunma şirketlerinin İsrail'e silah ve mühimmat üreten küresel devlerle kurduğu ortaklıklar ve tedarik sözleşmeleri de eş zamanlı olarak gündemdeki yerini koruyor.

Berlin'de Savaş Karşıtları Ayakta



Almanya'nın başkenti Berlin'de "Silahsız Wedding" sloganıyla toplanan binlerce aktivist, İsrail ordusuna topçu mühimmatı ve askeri bileşen sağlayan Rheinmetall fabrikasına yürüdü. "Soykırımla kâr edilmez" dövizleri taşıyan eylemciler, mühimmat taşıyan kamyonların çıkışını engellemek için yollara barikat kurdu.

Bazı protestocular kendilerini cadde zeminine ve fabrika tellerine yapıştırarak üretimi durdurmaya çalıştı. Anadolu Ajansı verilerine göre, Berlin polisi biber gazı ve kimyasal çözücüler kullanarak sert bir müdahalede bulundu; arbede sonucu onlarca kişi gözaltına alındı.

Türkiye'de tartışılan ortaklıklar ve İsrail bağlantılı devler



Türkiye, resmi düzeyde İsrail ile tüm askeri ve ticari bağlarını kestiğini açıklasa da, Türk savunma sanayii firmalarının küresel pazarda İsrail ordusunun ana tedarikçisi olan yabancı şirketlerle yaptığı ortaklıklar ve iştirak faaliyetleri kamuoyunda tartışma yaratıyor!

Baykar ve İtalyan Savunma Devi Leonardo Ortaklığı



Selçuk Bayraktar'ın yönetim kurulu başkanı olduğu Baykar firması, İsrail ordusuna F-16/F-35 bileşenleri, füzeler ve askeri teknolojiler satan İtalyan savunma devi Leonardo ile stratejik ortaklığa gitti. İki şirket, havacılık ve ileri savunma sistemleri geliştirmek amacıyla "LBA Systems" adında ortak bir girişim şirketi kurdu. İtalyan şirketin İsrail'e doğrudan silah satması nedeniyle, bu imza muhalefet ve kamuoyu tarafından tepkiyle karşılandı.

Türk Şirketi Repkon'un ABD İştiraki (Repkon USA) ve İsrail Bombaları



Türkiye merkezli savunma sanayii grubu Repkon'un ABD'deki iştiraki olan Repkon USA, Texas eyaletinde satın aldığı eski General Dynamics mühimmat fabrikasında üretim yapıyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı'nın resmi yabancı askeri satış (FMS) bildirimlerine göre Repkon USA, İsrail'e gönderilmek üzere 151,8 milyon dolar değerindeki 12 bin adet BLU-110A/B tipi 1000 poundluk bomba gövdesinin ana yüklenicisi oldu. Ayrıca Boeing ile ortak yürütülen başka bir dev mühimmat paketinin de üretim ayağında yer aldı.

Bakanlık ve Şirket Savunması

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) konuya dair yaptığı açıklamada, Türkiye'nin İsrail ile askeri iş birliği olmadığını, ABD'de faaliyet gösteren şirketlerin ise yerleşik oldukları ülkenin (ABD) mevzuatına tabi olduğunu belirterek sorumluluk kabul etmedi.

Repkon ise ABD hükümetinin tedarik zinciri kararlarında söz hakkı olmadığını savunarak gelen tepkiler üzerine ABD'deki iştirakinde marka değişikliğine gitti.

CHP'li belediyelere operasyonlarda sıra Çankaya'da


 
 
CHP'li belediyelere yönelik operasyonlar devam ediyor. Çankaya Belediye Başkanı Güner'in de aralarında bulunduğu 36 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.

11.07.2026 09:35:00
HABER MERKEZİ/AA
 
CHP'li belediyelere operasyonlarda sıra Çankaya'da
CHP'li belediyelere operasyonlarda sıra Çankaya'da

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, aralarında Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in de yer aldığı 36 şüpheli hakkında gözaltı kararı verdi.

Başsavcılıktan yapılan açıklamaya göre, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışma kapsamında, hakkında "suç örgütü kurma", "suç örgütüne üye olma", "rüşvet alma", "rüşvet verme" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından gözaltı kararı verilen şüphelilerin adreslerinde arama, el koyma işlemi yapıldı.

27 kişi gözaltına alındı

Şüphelilerden 27'si gözaltına alındı. Diğer şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmalar devam ediyor.
Bu arada sabah erken saatlerde Çankaya Belediyesi'nde polis ekiplerince arama yapıldı.

Akıllı ev cihazlarında risk büyük


 
 
İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Bilgisayar Mühendisliği Siber Güvenlik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Muhammed Ali Aydın, "Evdeki akıllı süpürgenin hacklenmesiyle beraber tüm cihazlara erişilebilir, hesaplar boşaltılabilir" dedi.

11.07.2026 09:27:00
AA
 
Akıllı ev cihazlarında risk büyük
Akıllı ev cihazlarında risk büyük

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Bilgisayar Mühendisliği Siber Güvenlik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Muhammed Ali Aydın, akıllı süpürgelerin hacklenmesiyle evdeki tüm cihazlara erişilebileceğini ve banka hesaplarının boşaltılabileceğini söyledi. Kırklareli Milli Eğitim Müdürlüğünce düzenlenen Siber Güvenlik ve Sosyal Mühendislik Atakları Konferansı'nda konuşan Aydın, teknolojinin hayatı kolaylaştırırken beraberinde çeşitli siber riskleri de getirdiğini belirtti.

Robot süpürgeler de akıllı cihaz!

İnternete bağlı her akıllı cihazın bir siber güvenlik riski oluşturduğunu ifade eden Aydın, evlerde kullanılan akıllı süpürgelerin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi. Akıllı süpürgelerin bir bilgisayar ağına bağlı çalıştığını anlatan Aydın, şöyle konuştu: "Bu bir bilgisayar ağına bağlı ve o ağa bilgisayar, telefon gibi cihazlar da bağlı. Burada kişisel haberleşme programlarını kullandığımız gibi artık bireysel anlamda bankacılık işlemleri de yapıyoruz. Evdeki akıllı süpürgenin hacklenmesiyle beraber tüm cihazlara erişilebilir, hesaplar boşaltılabilir. Hatta sizin üzerinizden bir botun parçası haline getirip saldırı alanına geçirilebildiği bir ortamdan bahsediyoruz."

Veri en kıymetli varlık

Siber güvenlikte en kıymetli varlığın veri olduğunu vurgulayan Aydın, herkesin bilgiye ve veriye erişmeye çalıştığını söyledi. Güçlü şifreleme algoritmalarının tek başına yeterli olmadığını belirten Aydın, verinin gizliliğinin yanı sıra bütünlüğünün ve erişilebilirliğinin de korunması gerektiğini ifade etti. Aydın, 2016 yılında ABD'de internete bağlı kameralar üzerinden gerçekleştirilen Mirai saldırısını örnek göstererek, varsayılan kullanıcı adı ve şifrelerle kullanılan cihazların ciddi güvenlik açıkları oluşturduğunu kaydetti.

Sıcak havalarda kalp nasıl korunur?


Özellikle ileri yaş grubundaki bireyler ve kalp hastaları için sıcak hava dalgalarının ciddi sağlık riskleri yaratabileceğine dikkat çeken Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Can Yücel Karabay, yaz aylarında kalp sağlığını korumak için basit ancak etkili önlemler alınması gerektiğini vurguladı.

11.07.2026 09:09:00
MURAT ÇORBACI
 
Sıcak havalarda kalp nasıl korunur?
Sıcak havalarda kalp nasıl korunur?

Yaz ayları birçok kişi için tatil ve açık hava aktiviteleri anlamına gelse de artan sıcaklıklar kalp ve damar sistemi üzerinde önemli bir yük oluşturabiliyor. Özellikle ileri yaş grubundaki bireyler ve kalp hastaları için sıcak hava dalgalarının ciddi sağlık riskleri yaratabileceğine dikkat çeken Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Can Yücel Karabay, yaz aylarında kalp sağlığını korumak için basit ancak etkili önlemler alınması gerektiğini vurguladı.

Sıcak havalarda birçok kişinin daha çabuk yorulduğunu, merdiven çıkarken zorlandığını veya kısa yürüyüşlerde nefes nefese kaldığını belirten Prof. Dr. Karabay, bunun yalnızca sıcaklık hissiyle açıklanamayacağını söyledi. Prof. Dr. Can Karabay, "Vücut normal ısısını koruyabilmek için sıcak havalarda daha fazla çalışır. Damarlar genişler, ciltteki kan akımı artar ve kalp vücudun ihtiyaçlarını karşılayabilmek için daha fazla efor sarf eder. Sağlıklı bireylerde bu durum genellikle sorun yaratmaz ancak kalp hastalığı bulunanlarda sıcak hava önemli bir stres faktörüne dönüşebilir" dedi.

Sıcak havaların herkesi etkilediğini ancak bazı gruplarda riskin daha yüksek olduğunu belirten Prof. Dr. Karabay, kalp yetersizliği bulunan hastalar, koroner arter hastalığı olanlar, yüksek tansiyon nedeniyle tedavi görenler ve ileri yaş grubundakilerin daha dikkatli olması gerektiğini söyledi. Özellikle yalnız yaşayan yaşlılarda sıvı kaybının fark edilmeden ilerleyebileceğine dikkat çeken Karabay, yaz aylarında yeterli sıvı tüketiminin kalp sağlığının önemli bir parçası olduğunu vurguladı.

Susamayı beklemek geç kalmak anlamına gelebilir

Sıcak havalarda vücudun susuz kalmasının kalp üzerinde ek yük oluşturabileceğini belirten Prof. Dr. Karabay, "Susuzluk hissi ortaya çıktığında bazen vücut önemli miktarda sıvı kaybetmiş olabilir. Özellikle yaşlı hastaların düzenli sıvı tüketimine dikkat etmesi gerekir. Susamayı beklemek çoğu zaman geç kalmak anlamına gelir" diye konuştu.

Kalbi koruyacak 5 öneri

Prof. Dr. Can Yücel Karabay, yaz aylarında kalp sağlığını korumak için şu önerilerde bulundu:
• Gün boyunca düzenli su tüketin.
• Öğle saatlerinde uzun süre güneş altında kalmayın.
• Egzersizleri sabah veya akşam saatlerinde yapın.
• İlaçlarınızı doktor önerisi dışında değiştirmeyin.
• Aşırı sıcak günlerde vücudunuzu zorlayacak aktivitelerden kaçının.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.