logo
29 MART 2026

Mehmet Şimşek'ten bir pembe tablo daha

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Bütün bunlara rağmen dezenflasyon devam etti ve devam edecek. Son 1-2 aydaki rakamlar hiçbir şekilde algıyı da gerçekliği de değiştiremez. Çünkü şartlar dezenflasyon için hala elverişli ve devam ediyor." dedi.

31.10.2025 14:31:00 / Güncelleme: 31.10.2025 14:35:34
Anadolu Ajansı
Mehmet Şimşek'ten bir pembe tablo daha
Mehmet Şimşek'ten bir pembe tablo daha

Şimşek, İstanbul Finans Merkezi Ziraat Bankası Genel Müdürlük Oditoryumu'nda düzenlenen Dünya Gazetesi Ekonomi Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, ekonomide yürüttükleri makroekonomik ve istikrar programının evrelerinden bahsederek, birinci evrenin Eylül 2023'te başladığını, ilk yılda amaçlarının makro risklerin yönetimi olduğunu söyledi.

Kahramanmaraş merkezli depremlerin yaralarının sarılması için bugüne kadar tahakkuk bazlı 3,6 trilyon TL (yaklaşık 90 milyar dolar) kaynak tahsis edildiğini dile getiren Şimşek, KKM'den çıkışın yönetilmesinin çok önemli olduğunu anlattı.

Şimşek, ilk amaçlarının "kural bazlı piyasa ekonomisinin güçlü bir şekilde tekrar devreye alınması" olduğunu anımsatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Enflasyonun kontrol altına alınması, ödemeler dengesi risklerinin yönetilmesi... Çünkü program öncesinde cari açığın milli gelire oranı yüzde 5,3 civarlarındaydı, rezerv yetersizliği endişesi vardı. Koşullu yükümlülükler vardı. Dolayısıyla ilk yılımız aslında özü itibarıyla bu risklerin kontrol altına alınması, yönetilmesi süreciydi. Şimdi ikinci evredeyiz. Burada amacımız makro dengesizliklerin azaltılması. Dezenflasyon başladı ve devam ediyor. Mali disiplini yeniden tesis ediyoruz. Sürdürülebilir cari dengedeyiz. KKM'den çıkışı büyük oranda başardık. Şoklara karşı Türkiye'nin dayanıklılığını artırdık. Bu sene bu program, marttan bu yana envai çeşit şokla test edildi. Hem iç hem dış şoklara rağmen program raydan çıkmadı. Belki bazı konularda arzuladığımız hızda ve öngördüğümüz çerçevede gitmiyor olabiliriz. Ama biz mükemmeliyet yerine ilerlemeyi tercih ediyoruz."

"Dezenflasyon devam etti ve devam edecek"

Bakan Şimşek, üçüncü evrenin gelecek yıl başlayacağını belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Üçüncü evre bugüne kadarki kazanımları pekiştirecek yapısal dönüşümü içeriyor. Enflasyonun tek haneye doğru evirildiği, bütçe açığının kalıcı bir şekilde yüzde 3 ve altına doğru çekildiği, cari açığın yüzde 1 ve altında tutulduğu ve yapısal reformların çok daha güçlü bir şekilde sonuç verdiği bir evre olacak. Dolayısıyla bu program sonuç veriyor. 2022 sonunda enflasyon yüzde 65 civarıydı. 2023'te de yüzde 65 civarıydı. Geçen sene yüzde 44'e düştü. Bu bir ilerlemedir. Bu sene yüzde 33'e düşmüş durumda. Bu bir ilerlemedir. Bu sene yıl sonu enflasyonunda yüzde 25-29 bandını yakalamamız zor görünüyor."

Şimşek, programı yaparken bir kuraklık ve tarımsal don öngörülerinin bulunmadığını kaydederek, şu ifadeleri kullandı:

"Küresel ticaret savaşları öngörümüz bu boyutlarda yoktu. İçeride yaşanan birtakım gelişmeleri bizim öngörmemiz mümkün değil. Bölgemizde bir savaş öngörümüz yoktu. Bütün bunlara rağmen dezenflasyon devam etti ve devam edecek. Son 1-2 aydaki rakamlar hiçbir şekilde algıyı da gerçekliği de değiştiremez. Çünkü şartlar dezenflasyon için hala elverişli ve devam ediyor."

"Bütün göstergelerde ciddi bir iyileşme var"

Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, hizmet enflasyonundaki yüksekliğin de aynı şekilde sürmediğini belirterek, kiralardaki ve eğitim ücretlerindeki yüksek artışların gerilemeye başladığını, hizmet enflasyonunun da programa olumlu tepki verdiğini anlattı.

Zirai donun ve kuraklığın gıda fiyatlarına yönelik artırıcı etkisinden bahseden Şimşek, şu ifadeleri kullandı:

"Gelecek sene kuraklık devam etmezse baz etkisi olacak. Yani gelecek sene bu aylarda gıda enflasyonunun etkisiyle manşet enflasyon çok daha hızlı bir şekilde düşecek. Maalesef enflasyon beklentileri bizde bu gibi bir analize dayalı bir şekilde şekillenmiyor. Enflasyon beklentileri son 2-3 ayda ne olduysa onun bir şekilde yansıması şeklinde tezahür ediyor. Onun için enflasyon beklentilerindeki geçici kötüleşmenin, gelecek sene bu zamanlarda çok farklı bir noktada olma ihtimali yüksek."

Şimşek, cari açıktaki, cari işlemler açığındaki ve brüt dış borç stokunun milli gelire oranındaki iyileşmeden bahsederek, buradaki düşüşü kalıcı hale getirmek istediklerini söyledi.

Tartışmaların genelde mutlak rakamlar üzerinden yapıldığını dile getiren Şimşek, "Mutlak rakamlar her zaman çok anlamlı değil. Önemli olan onu standart karşılaştırılabilir bir ölçüte bağlamak. O nedenle oran olarak baktığınızda bütün göstergelerde ciddi bir iyileşme var." dedi.

"Türkiye rezerv yeterliliği sağlamış durumda"

Bakan Şimşek, rezervlerdeki iyileşmeden bahsederek, sözlerine şöyle devam etti:

"Uluslararası standartlarda en geniş tanımı dahi alsanız Türkiye rezerv yeterliliğini sağladı. Bakın IMF tanımına göre 2003-2023 döneminde rezerv yeterliliği 0,9 iken şu anda 1,15'lere çıkmış durumda. 1 ve üstü zaten yeter sayılıyor. Dolayısıyla önemli olan burada 1 ile 1,5'in arasında bir rakamda olabilmek. Türkiye bunu sağlamış durumda."

Şimşek, Türkiye'nin kredi risk primindeki düşüşe işaret ederek, hazinenin 10 yıllık tahvil faizinin 2023 ortalarındaki yüzde 10'lu seviyelerden bugün yüzde 6,6'ya gerilediğini söyledi.

Bakan Şimşek, "Kredi notumuz arttı. Bu program sonuç vermeseydi derecelendirme kuruluşları kredi notumuzu son 2 yılda 2-3 kademe artırır mıydı' Program sonuç verdiği için bunu yapıyorlar. Benzer şekilde şirketlerimizin değerlemesi de önümüzdeki dönemde daha düşük Türkiye riskini yansıtmaya başlayacak. Büyüme toparlanacak." ifadelerini kullandı.

İstihdamın atmaya devam ettiğini, Türkiye'nin AB ile kişi başı milli gelirde farkı azaltmayı sürdürdüğünü dile getiren Şimşek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Küresel doğrudan yatırımlarda bir kıpırdama başladı. Bu tipiktir. Programın erken evresinde daha kısa vadeli kaynak gelir. Ama programın sonraki aşamalarında daha kalıcı, borç yaratmayan kaynak gelir. Bu klasiktir. Türkiye küresel doğrudan yatırımlarda da önümüzdeki 1-2 yıl içerisinde çok hızlı bir şekilde yol katedecek."

"Dezenflasyon devam edecek"

Bakan Şimşek, orta vadeli görünüme ilişkin tespitlerde bulunarak, dezenflasyonun orta vadede de devam edeceği vurgusunu yaptı.

Dezenflasyonun devam edeceğinin altını çizen Şimşek, şu ifadeleri kullandı:

"Dezenflasyon neden devam edecek' Çünkü para politikası, maliye politikası destekleyici, sıkı. Gelirler politikası destekleyici. Bir de önümüzdeki yıl için şunun altını çok net çizeyim. Enflasyon beklentilerini etkileyen yeniden değerleme oranını, bütçe imkanları çerçevesinde, hedef enflasyon paralelinde belirlemeye çalışacağız. Yine maktu birtakım vergi artışlarını da bütçe imkanları çerçevesinde, hedef enflasyonun altında belirlemeye çalışacağız. Böylece Merkez Bankasının çabasına ilave destek vereceğiz. Negatif çıktı açığı yani uzun vadeli büyüme trendimize oranla büyümenin daha düşük düzeyde seyretmesi orta vadede devam edecek. Böylece negatif çıktı açığı üzerinden de dezenflasyon devam edecek. En önemli konulardan bir tanesi, 'bu iş para politikasıyla olmaz' eleştirileri... Öyle olacağını kim iddia ediyor ki' Yani bugüne kadar biz böyle bir iddiada bulunduk mu' Bakın, arz yönlü tedbirler bu yüzden devrede"

Şimşek, sosyal konut ve deprem bölgesindeki konut arzı noktasında yaptıklarından bahsederek, enerji ve gıda arzını artırmaya devam edeceklerinin altını çizdi.
 

Uludağ'da Mart sonunda kar sürprizi

Uludağ'da mart ayının son haftasında etkili olan kar yağışı ve fırtına, bölgeyi adeta yeniden kışa döndürdü. Hava sıcaklıklarının ani düşüşüyle birlikte başlayan yoğun kar yağışı, kısa sürede etkisini artırarak yüksek kesimlerde tipi şeklinde görüldü

28.03.2026 17:40:00 / Güncelleme: 28.03.2026 17:42:34
İHA
Uludağ'da Mart sonunda kar sürprizi
Uludağ'da Mart sonunda kar sürprizi
Bursa kent merkezinde dün bahar havası hissedilirken, bugün Uludağ'da yaşanan ani değişim hem vatandaşları hem de turizm işletmecilerini şaşırttı.

Özellikle zirveye yakın bölgelerde görüş mesafesinin yer yer düştüğü, rüzgarın etkisiyle kar fırtınası çıktı.



Yetkililer ise fırtına nedeniyle sürücüleri dikkatli olmaları konusunda uyardı.

Kar kalınlığının yeniden artış gösterdiği Uludağ'da, yağışın aralıklarla devam etmesinin beklendiği öğrenildi.

Sessiz tehlike ağızda başlıyor!


 
Ağız ve diş sağlığının yalnızca diş çürüğü ya da diş kaybı ile sınırlı olmadığını, tüm vücut sağlığınızı doğrudan etkileyen kritik bir öneme sahip olduğunu biliyor muydunuz? “Basit bir diş eti kanaması” denilerek yeterince önemsenmeyen sorunun hayati riske dahi yol açabildiğini?

28.03.2026 14:40:00
MURAT ÇORBACI
Sessiz tehlike ağızda başlıyor!
Sessiz tehlike ağızda başlıyor!

Ağız ve diş sağlığının yalnızca diş çürüğü ya da diş kaybı ile sınırlı olmadığını, tüm vücut sağlığınızı doğrudan etkileyen kritik bir öneme sahip olduğunu biliyor muydunuz? "Basit bir diş eti kanaması" denilerek yeterince önemsenmeyen sorunun hayati riske dahi yol açabildiğini? Hatta kalp krizi riskinin diş etinden başlayabildiğini? Diş Eti Hastalıkları Uzmanı (Periodontolog) Prof. Dr. Ülkü Noyan, özellikle diş eti hastalıklarının kalp ve damar hastalıklarıyla güçlü bir bağlantısı olduğunu belirterek, Alzheimer ve kanser sürecini de olumsuz etkilediğini, buna karşın toplumdaki farkındalığın hala son derece yetersiz olduğunu vurguluyor.

Prof. Dr. Noyan, ağız ve diş sağlığının önemine yönelik çarpıcı bilgiler verdi; alınacak basit ama etkili 7 yöntemi anlattı.
1. Günde en az iki kez, özellikle gece yatmadan önce dişlerinizi fırçalayın.
2. Doğru teknik ve size uygun diş fırçası için mutlaka diş hekiminin önerisini alın.

3. Günde en az bir kez diş ipi ya da arayüz fırçası kullanın. Bakteriler en çok, diş fırçasının ulaşamadığı alanlarda birikir.
4. Ağız kokusunun ve bakterilerin önemli kaynaklarından biri dil yüzeyidir. Bu nedenle mutlaka dilinizi de temizleyin.

5. Ağız gargarasını hekim önerisi olmadan kullamayın. Çünkü gargaralar yararlı bakterileri de yok ederek damar sağlığı için gerekli olan nitrit oksit üretimini azaltabilir. Ayrıca alkollü gargaralar, özellikle sigara kullanan bireylerde kanser riskini artırabilir.

6. Her gün yeterli su için. Tükürük ağız içini koruyan doğal bir savunmadır. Ağız kuruluğu yaşayan bireylerin gün boyunca suyu yudum yudum tüketmesi büyük önem taşır.
7. En az 6 ayda bir mutlaka diş hekimine gidin. Yapılan kontroller, yalnızca diş taşı temizliği değil, zararlı bakterilerin hastalık oluşturacak seviyeye ulaşmasını önlemek için gereklidir. Çünkü temizlik yapılmasından 9-11 hafta sonra zararlı bakteriler çoğalmaya başlar.

Tuzla'da kuru yük gemisinde yangın: Çok sayıda ekip sevk edildi

İstanbul'un Tuzla ilçesinde bulunan Kuzey Star Tersanesi'nde demirli kuru yük gemisinde yangın çıktı. Henüz çıkış nedeni belirlenemeyen yangın, kısa sürede büyüyerek geminin bir bölümünü sardı

28.03.2026 04:30:00 / Güncelleme: 28.03.2026 06:11:47
İHA
Tuzla'da kuru yük gemisinde yangın: Çok sayıda ekip sevk edildi
Tuzla'da kuru yük gemisinde yangın: Çok sayıda ekip sevk edildi
İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, sağlık ve polis ekibi sevk edildi.



Ekipler, yangını kontrol altına almak için yoğun çaba sarf ederken, tersane çevresinde güvenlik önlemleri artırıldı.



Ekiplerin söndürme ve soğutma çalışmaları sürerken olayla ilgili inceleme başlatıldı.

Bu topraklar üzerinde büyük hesaplar yapılıyor

Ülkemizin ve halkımızım başı dertlerden kurtulmuyor. Nice insanımızı teröre kurban verdik. Terörün ismi değişiyor, kendi devam ediyor. Nedir bu ülkemizin başında kaç yıldır dönüp dolaşan karabulutlar?

28.03.2026 00:21:00
Haber Merkezi
Bu topraklar üzerinde büyük hesaplar yapılıyor
Bu topraklar üzerinde büyük hesaplar yapılıyor
"Ülkemizin ve halkımızım başı dertlerden kurtulmuyor. Nice insanımızı teröre kurban verdik. Terörün ismi değişiyor, kendi devam ediyor. Nedir bu ülkemizin başında kaç yıldır dönüp dolaşan karabulutlar?

Talep enflasyon sadece mallarda olmuyor. Ülkelerin de enflasyonu var. Bizim bulunduğumuz coğrafya bizi öyle bir noktaya taşıdı ki, bize talep fazla oldu. Türkiye'ye talep fazla.

Ama şu anda siz, Ortadoğu'da herhangi bir devleti söz konusu yapsanız bizim coğrafi şartlarımızı taşımadığı için bu dertlerin binde birini oralarda bulamazsınız. Biz farklı bir coğrafyadayız. Allah bizi öyle bir yere koydu ki, Avrupa'nın, Ortadoğu'nun, Türk-İslam dünyasının, Rusya'nın bir noktada şartelleri bize bağlı.

İşte bunun için bizde düğmeye basıldığı zaman Balkanlar harekete geçiyor, Avrupa harekete geçiyor, Asya harekete geçiyor, Uzakdoğu harekete geçiyor, Türk Cumhuriyetleri harekete geçiyor. Cenab- ı Hak, bizi enteresan bir coğrafyaya koydu. Dengemiz çok farklı. Farklı olan bu coğrafi yapıya bütün gözler, dost gibi görünse de maalesef "kem nazarla" bakıyor. İşte asıl mesele de bu bakışlara bağlı.

Ben şahsen, Türk Milleti ile kendi milletimizin dışında dost olacak bir millet bulacağımızı hiç zannetmiyorum.



Mesela; güneydoğuyu ele alalım. Güneydoğu, verimli hilal adıyla anılan tarihi Mezopotamya dediğimiz bölgedir. Burası insanlığın ilk beşiği, merkezidir. Bu merkezde birçok medeniyetler, devletler kuruldu. Bu bölge Cenab-ı Hakk'ın sevip, seçtiği peygamberlerin yaşadığı, ilahi hakikatleri insanlara tebliğ ettiği, irşat-ikaz yaptığı yerdir.

Dolayısıyla bu bölgede milli düşünceler, dini düşünceler hakimdir. Bu bölgede fertlerden devletlere uzanan çıkar hesapları vardır. Milli düşünceler, idealler, geçmişi yüzyıllara dayanan siyasetler var.  Adam Amerika'da ama hesabı burada. Amerika nere,  bu bölge nere? Bu nereden kaynaklanıyor? Burası çok enteresan bir yerdir  de  ondan kaynaklanıyor.

Güneydoğu'dan batıya geçelim. Trakya bölgesine, İstanbul'a gelin. İstanbul hakkında fazla konuşmamıza gerek var mı? İstanbul, medeniyetlerin buluştuğu ve fetihle birlikte bir devrin batıp yeni bir devrin ortaya çıktığı fevkalade bir coğrafyadır.

Ege'ye geç, apayrı bir bölge. Akdeniz'e geç hakeza. Dolayısıyla dünyada insan kalmadı ki gözü bizde olmasın. "Burası benim vatanım" diyor adam. " Diyalogcu" arkadaşlarımıza; "Rüya görseniz gelirler rüyanızı bile alıp ağzınıza koyarlar. Gerçekleri görün ayıkın" diyoruz.

"Yok, onlar bize öyle bakmazlar" diyor. Niye bakmasın? Herkes senin gibi aptal mıdır?

"Biz hicretimizi tamamlamadık. Mutlaka o bölgeye hicret ederek hicretimiz tamamlayacağız. Çünkü o bölge bizimdir" diyorlar.

Bu topraklar üzerinde büyük hesaplar yapılıyor



Bir zamanlar biz bunlara çok çanak, çömlek verdik. "İşte sizin tapularınız" dedik. Erkeksen git de sen Avrupa'da sana ait bir şey bul. Osmanlı oralarda yıllarca kaldı. Adamlar Osmanlı'yı hatırlatacak camiye varıncaya kadar ne varsa hepsini yıktılar.

Sen ise kaç yüzsene evvelki bilmem neyin kazısını yapıyorsun. Bu çok yanlış bir şey. Bizim, millet olarak kendi değerlerimize sahip çıkmamız şarttır.

Gözleri bu topraklarda olduğu için de habire problem çıkartıyorlar. Adam umudunu bu ülkede çıkacak kavgalara bağladı. Onun için gelip de sana: "Nihat efendi, Haydar Hocayı çok sev. O da seni çok sevsin. Birlik, beraberlik içinde dertlerini, sıkıntılarınızı çözün" diyecek değildir.

Ya ne diyecek? "Birbirinize sırtınızı dönün" diyecek. Senin eline bir silah verecek, benim elime de bir silah verecek ve bizi birbirimize kırdıracak.

Dikkat ederseniz, anarşik olaylarda kullanılan silahların hiç birisi Türk yapısı değildir. "Cinayet işlerken tutukluk yaparsa bu işten vazgeçer" diye en modern silahları kullandırıyorlar. Adamlar hesapları bu kadar ince yapıyor.

Güneydoğu için; "Burası Yahova'nın bize vadettiği arzdır" diye inanan ve hesaplarını buna göre yapan birileri var, bir güç var. Doğu bölgemizde; "On yılda büyük bir devlet olmak durumunda, hatta mecburiyetindeyim" diyen bir hayalci Ermenistan var.

Bütün bunlara rağmen sen; " Bu topraklar üzerinde kimsenin gözü yoktur" diyorsan, sen kendini kandırıyorsun demektir.

Bir başka husus da şudur:

Ortadoğu'nun gelirlerini elde edebilmek için ülkemizi sıçrama tahtası olarak kullanmak isteyen Batılı ülkeler var. Bunlar güya dostlarımız, müttefiklerimizdir. Onun için bizim Güneydoğu'nun sınırları şu anda Batı tarafından çizilmedi.

Adamlar Lozan'ı kabul etmiyorlar. "Biz, Sevr'e göre iş yaparız" diyorlar. Bu anlattıklarımın hiçbiri hayal değildir. Biz burada dedikodu da yapmıyorum. Gerçekleri konuşuyoruz. Maalesef gerekli duyarlılığı göstermiyoruz. Oysa çok hassas olmamız lazım. Bunlar, ihmale gelmeyen milli konulardır. Milli konular dejenere edilirse, Mısır piramitleri gibi, bir taş yerinden oynadığı zaman topyekûn her şey yıkılıp gider." (Prof. Dr. Haydar Baş Niçin Türkiye eserinden)

Darısı bütün sivil örgütlerinin başına...

Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen), ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarını ABD'nin Ankara Büyükelçiliği önüne siyah çelenk bırakarak protesto etti

27.03.2026 21:49:00 / Güncelleme: 27.03.2026 21:56:31
İhlas Haber Ajansı
Darısı bütün sivil örgütlerinin başına...
Darısı bütün sivil örgütlerinin başına...
Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen), ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarını ABD'nin Ankara Büyükelçiliği önüne siyah çelenk bırakarak protesto etti.

Memur-Sen tarafından İran ABD ve İsrail savaşı başta olmak üzere bölgede yaşanan çatışmaları protesto etmek üzere ABD Büyükelçiliği önünde basın açıklaması düzenleyerek Siyah Çelenk Bırakma Eylemi gerçekleştirdi.

Büyükelçilik önünde bir araya gelen Memur-Sen üyeleri, 'Savaşa hayır' yazılı yelekler giydi, dövizler taşıdı.

"ABD Büyükelçiliği önüne bırakacağımız siyah çelenk, bir sembolik jest değildir"



Burada bir konuşma gerçekleştiren Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, bir ülkeyi protesto etmek için değil, bir zihniyeti teşhir etmek için toplandıklarını ifade ederek, "ABD Büyükelçiliği önüne bırakacağımız siyah çelenk, bir sembolik jest değildir. O çelenk, bu çağın üzerine çöken karanlığın, çocukların kanıyla büyüyen bir düzenin, demokrasi ve özgürlük söylemiyle süslenmiş bir yıkım siyasetinin ifşa edilmesidir. Çünkü artık açıkça görüyoruz. Bu dünyada savaşlar gerekçelerle başlamıyor, gerekçeler üretilerek başlatılıyor. Ve bugün İran'a yönelen saldırı da böyle bir düzenin devamıdır" açıklamasında bulundu.

Türkiye'nin de içinde bulunduğu coğrafyada hayatını kaybeden kim olursa olsun kendilerinden olduğunu söyleyen Yalçın, karşılarında ABD'nin emperyal aklıyla İsrail'in siyonist hattı olduğunu ve ikisinin yıkım, şiddet ve insan hayatının yok edilmesi noktasında kesiştiğini bildirdi.

Yalçın, buna karşı bütün dünyanın birlik olması gerektiğinin altını çizerek, "Bu zihniyet, 'Ben yaparım. Çünkü güç bende' diyor. Bu noktada mesele artık sadece politika değildir, insanlık meselesidir. Bu manzara karşısında dünyanın bütün iyi insanları bir an önce birleşmeli, güçlü bir hat oluşturmalıdır" diye konuştu.

'Emperyalizm sahaya ateşe atar, siyonist bu ateşi genişletme fırsatına çevirir'



Çocuğa işkence edebilen bir sistemin yalnızca savaş üretmeyeceğini insanlıktan çıkmış bir zihin üreteceğini kaydeden Yalçın, "Burada çok ağır bir gerçekle karşı karşıyayız. Bu zihinde çocukların ölümünü yalnızca kaçınılmaz görmüyorum. Onu sistemin doğal bir parçası olarak görüyorum. Bugün burada yaptığımız budur. Bu aymazlığa, ahlaksızlığa, çirkefliğe isyan ediyoruz. Çünkü susarsak bu düzen büyür. Sessiz kalırsak bu yöntem kalıcı halde gelir. Onun için İran'a yapılan saldırıyı bu çerçevede okumak lazım. Devamında genişleyen ateşi buradan görmek lazım. Bu saldırı bu düzenin sürekliliğidir. Emperyalizm sahaya ateşe atar, siyonist bu ateşi genişletme fırsatına çevirir. Onun için bu süreçte her şey araç haline gelir. Toprak araçtır enerji, araçtır, insan bile araçtır. En acısı çocuklar bile bu kirli savaşın aracı haline gelmiştir" ifadelerine yer verdi.

"Bu sadece bir savaş değil, bir zihniyetin ifşasıdır"

Ortadoğu'da yaşanan savaşın sadece İran'a yönelik bir saldırı olmadığını belirten Yalçın, saldırıların insanı merkeze almayan bir sistemin devamına temsil ettiğini söyleyerek, "Bu sadece bir savaş değil, bu bir zihniyetin ifşasıdır. Bu zihniyeti reddediyoruz. Bugün buraya bırakacağımız siyah çelenk bir yas değil bir kayıptır. Demokrasi adıyla yıkım üreten hiçbir güç masum değildir. Çocukların ölümünü sistematik hale getiren hiçbir makam meşru değildir. İnsanı dışlayan hiçbir düzen kalıcı değildir" değerlendirmesinde bulundu.
Yalçın, konuşmasının ardından konfederasyon üyeleriyle üzerinde 'Savaşa hayır' yazılı siyah çelengi, ABD'nin Ankara Büyükelçiliğinin önüne bıraktı.

Hande Erçel, Adli Tıp Kurumu'nda test verdi

Oyuncu Hande Erçel, İstanbul'da yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında Adli Tıp Kurumu'na gelerek kan ve saç örneği verdi

27.03.2026 13:12:00
İhlas Haber Ajansı
Hande Erçel, Adli Tıp Kurumu'nda test verdi
Hande Erçel, Adli Tıp Kurumu'nda test verdi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından ünlü isimlere yönelik yürütülen 'uyuşturucu' soruşturması sürüyor.

Soruşturma kapsamında hakkında yakalama kararı bulunan oyuncu Hande Erçel, Savcılığa ifade vermek üzere Çağlayan'da bulunan İstanbul Adalet Sarayı'na geldi. Savcılığa ifade veren Erçel, işlemlerinin ardından serbest bırakıldı. Erçel ardından Adli Tıp Kurumu'na geldi. Burada kan ve saç örneği veren Erçel, ardından Adli Tıp Kurumu'ndan ayrıldı.

MİT ve emniyetten PKK'lı provokatörlere operasyon: 26 gözaltı

İstanbul'da, Nevruz kutlamalarını istismar ederek izinsiz gösteri düzenleyen ve terör örgütü propagandası yapan kişilere yönelik Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı (MİT) ve İstanbul Emniyeti tarafından gerçekleştirilen operasyonlarda 26 şüphelinin yakalandığı belirtildi

27.03.2026 11:24:00
İhlas Haber Ajansı
MİT ve emniyetten PKK'lı provokatörlere operasyon: 26 gözaltı
MİT ve emniyetten PKK'lı provokatörlere operasyon: 26 gözaltı
İstanbul'da, Nevruz kutlamalarını istismar ederek izinsiz gösteri düzenleyen ve terör örgütü propagandası yapan kişilere yönelik Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı (MİT) ve İstanbul Emniyeti tarafından gerçekleştirilen operasyonlarda 26 şüphelinin yakalandığı belirtildi.

Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgiye göre, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü, İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı (MİT) tarafından bölücü terör örgütünün faaliyetlerinin deşifre edilmesi ve engellenmesine yönelik yeni bir çalışma yürütüldü.



İstanbul'da PKK/KCK silahlı terör örgütüne yardım eden kişilerin katılımı ile düzenlenen "Nevruz" etkinlikleri kapsamında örgüt propagandası yaptıkları tespit edilen şüphelilerin yakalanması amacıyla bu sabah operasyon gerçekleştirildi.

Birçok adrese yapılan zincirleme operasyonda 26 PKK yanlısı kişi yakalanarak gözaltına alındı. Özel harekat timlerinin de yer aldığı baskınlarda, adreslerde yapılan aramalarda; bir kurusıkı tabanca, örgütsel flamalar ve yakalanan kişilere ait dijital materyaller ele geçirildi.

Güvenlik ve istihbarat birimlerince gerçekleştirilen operasyon kapsamında yakalanan 26 şüpheli, sorgulanmak üzere İstanbul TEM Şubeye götürüldü. Zanlılar hakkında yürütülen tahkikat işlemleri devam ediyor.

Uşak Belediye Başkanı gözaltına alındı

Uşak, Kocaeli ve Ankara'da düzenlenen rüşvet operasyonunda Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın da aralarında bulunduğu 13 şüpheli gözaltına alındı

 

27.03.2026 10:49:00 / Güncelleme: 27.03.2026 11:11:46
Anadolu Ajansı
Uşak Belediye Başkanı gözaltına alındı
Uşak Belediye Başkanı gözaltına alındı

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışma kapsamında, Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım hakkında kişi ve firmalardan rüşvet aldığı iddiasıyla yürütülen soruşturma doğrultusunda operasyon düzenlendi.

Uşak, Kocaeli ve Ankara'daki eş zamanlı operasyonda aralarında Yalım'ın da bulunduğu 13 zanlı gözaltına alındı.

Şüpheliler, işlemleri için emniyete götürüldü.

Başsavcılığın açıklaması

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının açıklamasında, Uşak Belediyesince şirketlere verilen ihalelerde mükerrer faturalandırma yapılarak oluşan farkın rüşvet olarak alındığı, ihale konusuyla alakalı kurulacak yeni işletmelerde belediye başkanının aile fertlerine şirketten ortaklık payı verilmesi, aksi halde ihalenin ilgili şirketlere verilmeyeceği yönünde baskı oluşturularak menfaat temin edildiği bildirildi.

Belediye başkan yardımcılarının şahsi hesaplarına "Uşakspor'a yardım/bağış" adı altında yüksek miktarlarda para topladıkları, Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın makamına "bağış" adı altında nakit getirildiği ve makbuz düzenlenmeksizin özel kalem müdürüne teslim edilerek zimmete geçirildiği belirtildi.

Açıklamada, belediye başkanı, yardımcıları ve belediyedeki üst düzey yöneticilerin geceleri eğlence mekanlarına giderek harcama yaptıkları ve bu harcamaların "temsil/ağırlama giderleri" adı altında yemek faturası üzerinden belediye bütçesinden ödendiği kaydedildi.

Yalım'a ait tesislerdeki çalışanların belediye kadrosunda gösterildiği ve sigorta primlerinin ödendiği iddiası

Yalım'ın, yolsuz şekilde elde ettiği mallarına operasyonda el konulabileceği ihtimalini düşünerek üzerine kayıtlı mal varlığının tamamını 2025 yılında şoförü olarak çalışan Cihan Aras'a devrettiği bildirilen açıklamada, Yalım'ın gönül ilişkisi bulunan A.A'yı 2024'te yüksek maaşlı kadroda belediyede işe aldığı ancak bu kişinin fiilen belediyede görev yapmadığı, kendisine ait Yalım Garden Tesisleri'nde fiilen çalışan personelin, belediye kadrosunda gösterildikleri ve sigorta primlerinin belediye üzerinden ödendiği belirtildi.

Özkan Yalım'ın, belediyeye 10 araç istediği iş insanı E.A'nın 3 araçtan fazla almayacağını iletmesi üzerine aynı hafta E.A'nın sahibi olduğu AVM'nin mevzuata uygun olmadığından bahisle mühürlendiği ve 65 milyon lira para cezası kesildiği yönündeki müşteki ve gizli tanık beyanları üzerine "rüşvet", "irtikap" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından soruşturma başlatıldığı kaydedilen açıklamada, müşteki ve tanık beyanlarına konu isnatlar kapsamında ilgili kişiler arasında yoğun HTS ve ilgili tarihlere ilişkin ortak baz kayıtlarının bulunduğu bildirildi.

Açıklamada, MASAK raporları kapsamında şüphelilerin hesaplarında kaynağı tespit edilemeyen yüksek tutarlı para hareketlerinin, mal varlığı alımlarının, nakit yatırma ve çekme işlemlerinin, yurt dışı şirketler ile şahıslar tarafından gönderilen yüksek tutarlı swiftlerin bulunduğu, şüphelilerin gerçekleştirmiş olduğu finansal işlemlerin hacim ve sıklığı ile mali ve mesleki profilleri arasında uyumsuzluk bulunduğu, tanık ve müşteki beyanlarının elde edilen teknik ve mali verilerle uyumlu olduğu kaydedildi.

Bu değerlendirmeler doğrultusunda Uşak, Ankara ve Kocaeli'de eş zamanlı operasyon gerçekleştirildiği, 13 şüphelinin gözaltına alındığı belirtildi.

Adana'da torbacılara şafak operasyonu: 15 gözaltı

Adana'da şafak vakti uyuşturucu satıcılarına yönelik yapılan operasyonda 15 kişi gözaltına alındı.

27.03.2026 10:32:00
İhlas Haber Ajansı
Adana'da torbacılara şafak operasyonu: 15 gözaltı
Adana'da torbacılara şafak operasyonu: 15 gözaltı
Adana'da şafak vakti uyuşturucu satıcılarına yönelik yapılan operasyonda 15 kişi gözaltına alındı.

İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 'torbacı' diye tabir edilen uyuşturucu satıcılarına yönelik operasyon düzenledi.



Özel harekat polislerinin de desteğiyle 16 adrese şafak vakti eş zamanlı yapılan baskınlarda 15 kişi gözaltına alındı.



Adreslerde yapılan aramalarda 46,20 gram bonzai, 43,37 gram bonzai hammaddesi ve ruhsatsız tabanca ele geçirildi.

Şüpheliler sorgulanmak üzere emniyete götürüldü.

Dilovası'ndaki yangın davasında faciadan önce işçiden dikkat çeken söz: "İçimde kötü bir his var"

Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği fabrika yangınına ilişkin davada, tanık olarak dinlenen çevre sakinleri patlama seslerinin peş peşe geldiğini, içeride kalanlara müdahale edemediklerini ve iş yerinin daha önce defalarca şikayet edildiğini öne sürdü

27.03.2026 00:32:00 / Güncelleme: 27.03.2026 06:39:16
İHA
Dilovası'ndaki yangın davasında faciadan önce işçiden dikkat çeken söz: "İçimde kötü bir his var"
Dilovası'ndaki yangın davasında faciadan önce işçiden dikkat çeken söz: "İçimde kötü bir his var"
Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'nde görülen davanın duruşmasında, aralarında şirket yetkililerinin de bulunduğu 8'i tutuklu, 9 sanığın savunmaları ile müşteki ifadelerinin dinlenmesi tamamlandı. Sıra tanıkların dinlenmesine geçildi.



"Patlamalar peş peşe oldu"



Tanık Cemil Düzgüner, yangının çıktığı fabrikanın evine çok yakın olduğunu belirterek, "Yanan fabrika evime yaklaşık 10 metre mesafedeydi. Patlama sesi duydum. Dışarı çıktığımda Tuncay'ın yandığını gördüm. Hürol'un ise onu söndürmeye çalıştığını gördüm. Hemen hortumla müdahale ettik. Çocukların ve kadınların içeride olduğunu öğrendik. Alevlere yaklaşamadık. Onları kurtarma imkanımız olmadı. Patlamalar peş peşe oldu. Altay ve İsmail'i iş yerinde gördüm. Çalışanlar kaldırımda yemek yiyordu, çalışma şartları kötüydü" dedi.



"İkinci patlamadan sonra içeriden ses gelmedi"



Tanık Mehmet Düzgüner ise olay günü yaşananları anlatarak, "Olay günü gümleme ve çığlık sesleri duydum. Yanan birini gördüm. Abim Cemil ile altlı üstlü oturuyoruz. Hemen hortumu çektik ve şahsı söndürdük. İkinci bir patlamadan sonra içeridekilerin sesi kesildi. Orası daha önce başka bir iş yeriydi, lazer işleri yapılıyordu. Sonrasında parfüm üretimi yapılmaya başlandı. Kurtuluş'u tehlike konusunda uyardığımda bana 'Biz önlemlerimizi aldık' dedi" diye konuştu.



"Elimden geldiğince yardım etmeye çalıştım"



Olay gününden bahseden İlhan Altan, "Olay yerine 50-60 metre mesafemiz vardı. Patlama sesi duyunca olay yerine gittim. Elimden geldiğince yardım etmeye çalıştım ancak çok da yapabileceğim bir şey yoktu" ifadelerini kullandı.


"Sadece yukarıdaki ofiste elektrik vardı"



Tesisin elektrik işleriyle ilgilenen tanık Adem Çukan, "Elektrik işleri ile uğraşıyorum. Kurtuluş Bey beni çağırdı, üst katta dağıtım panosunu yaptım. Elektrik kablosu çektim. Ben işlemleri yaptığımda sadece yukarıdaki ofiste elektrik vardı. Kaçak akım rölesi çektim" dedi.



"Bir işçi 'İçimde kötü bir his var' dedi"



Tanık Gökçe Şadiye Sağlam, "Raviva'da ön muhasebe işlerini yapıyordum. Hafta sonu mesaisine gittim, Tuncay ve Hürol ürün yapıyordu. Bir işçi, 'İçimde tarif edemediğim bir sıkıntı var' dedi. Kısa bir süre sonra patlama meydana geldi. Eski yerde de tesise kadar çalıştım. Olaydan bir hafta önce Kurtuluş çağırdı, yeni yerde öylece çalışmaya başladım. Sheliq marka krem ve Shauran markalarına ait parfüm yapılıyordu. Dosyada yer alan iş yeri müracaat kontrol müessese açma ruhsatı gösterildi. Atılan imzaların kendisine ait olmadığını söyledi" ifadelerini kullandı.


"Eşyalarını almaya gittiler, çıkamadılar"



Kıvılcımın karıştırıcıdan çıktığını belirten tanık Hürol Eroğlu, "Olay günü Tuncay ile iş yerine geldik. O gün yapmamız gereken karışımlar vardı. Ben krem, Tuncay ise kolonya karışımı yapıyordu. Birden patlama oldu. Alevlerin içinden Tuncay geldi, onun üzerini söndürmeye çalıştım. Komşu hortum uzattı, onunla söndürdük. 112'yi aradım, içeri giremedim. Kurtuluş'u aradım, 'Yangın var, hemen gel' dedim. Sonra itfaiye geldi. 4-5 aydır orada çalışıyordum, geçici süreliğine orada işe başladım. Tuncay, yaralıyken 'Karıştırıcıda kıvılcım çıktı' dedi. Ataşehir'deki merkez ofiste Kurtuluş'un çocukları kalıyordu. Ayten'e olay günü, 'Nasıl oldu da sen yangından çıkabildin, diğerleri çıkamadı'' diye sorduğumda bana, 'İşçiler telefon ve çantalarını almaya gitti' dedi" ifadelerini kullandı.


"Hürol Eroğlu'nun yalancı şahitlik yaptığını düşünüyoruz"



Müşteki avukatı, "Tanık, bizim sorduğumuz sorulara düşünerek; sanık avukatlarının sorularına ise soluksuz ve düşünmeden cevap verdi. Tanık Hürol Eroğlu'nun yalancı şahitlik yaptığını düşünüyoruz. Bu sebeple hesap hareketleri ile HTS kayıtlarının incelenmesini talep ediyoruz. Kendisi hakkında suç duyurusunda bulunacağız" dedi.
Duruşma, avukatların savunmasının alınması ve ara karar verilmesi amacıyla yarına ertelendi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.