logo
05 KASIM 2026

Mehmet Şimşek'ten fon açıklaması

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, tasfiyeye tabi tutulan 108 yatırım fonunda bugüne kadar 420 bin 31 kişiye toplam 130,2 milyar lira ödeme yapıldığını, 179 bin 449 kişinin net yatırım tutarının tamamını aldığını söyledi. Şimşek, MASAK tarafından 3,8 milyar liralık 100 işlemin ertelendiğini, 32 ülkede yapılan iş birliği sonucunda 9 milyar liralık mal varlığının tespit edilerek adli mercilerin bilgisine sunulduğunu bildirdi

05.11.2026 13:52:00
Haber Merkezi
 
Mehmet Şimşek'ten fon açıklaması
Mehmet Şimşek'ten fon açıklaması
AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplanan TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının 2027 yılı bütçesi, kesin hesabı ve Sayıştay Raporları görüşülüecek. Bu kapsamda, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, milletvekillerine sunum yaptı.

Küresel ekonomide belirsizliklerin ve ekonomik şokların arttığı bir dönemden geçildiğini belirten Şimşek, Türkiye ekonomisinin uygulanan program sayesinde dayanıklılığını artırdığını ifade etti.

Şimşek, 2026 yılında zorlu küresel ve bölgesel koşullara rağmen Türkiye ekonomisinin ılımlı büyümesini sürdürdüğünü, büyümenin yıl sonunda yüzde 3,3 olarak gerçekleşmesini beklediklerini bildirdi. Şimşek, "2027 yılında dış talepteki toparlanmanın yanı sıra verimlilik ve katma değer odaklı yatırımların da etkisiyle büyümenin kademeli olarak hızlanmasını bekliyoruz" dedi.

"TÜRKİYE EKONOMİSİ ILIMLI BÜYÜMESİNİ SÜRDÜRDÜ"

Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Şimşek, 2026 yılında çoklu şokların yaşanmasına rağmen program hedeflerinden sapmanın sınırlı kaldığını ifade etti. Uygulanan programla makroekonomik temellerin güçlendirildiğini ve para ile maliye politikalarında oluşturulan manevra alanı sayesinde küresel şoklara karşı etkili tedbirler alınabildiğini söyledi. Şimşek, büyümenin 2026 yılında Orta Vadeli Program hedefinin 0,5 puan altında gerçekleşeceğini belirterek, şunları söyledi:

"2026 yılında zorlu bölgesel ve küresel koşullar ile ticaret ortaklarımızdaki yavaşlamaya rağmen Türkiye ekonomisi ılımlı büyümesini sürdürdü. Büyümenin bu sene yüzde 3,3 ile OVP hedefimizden 0,5 puan daha düşük gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz. 2027 yılında dış talepteki toparlanmanın yanı sıra verimlilik ve katma değer odaklı yatırımların da etkisiyle büyümenin kademeli olarak hızlanmasını bekliyoruz. Üretim kapasitesini ve rekabet gücünü artıran, yatırımı ve ihracatı önceleyen politikalarımız sayesinde büyüme kompozisyonunun dezenflasyon süreciyle uyumlu olacağını öngörüyoruz."

"CARİ AÇIĞIN MİLLİ GELİRE ORANI YÜZDE 2,2 OLACAK"

Cari işlemler açığının yönetilebilir seviyelerde kaldığını ifade eden Şimşek, 2025 yılında yüzde 1,9 olan cari açığın milli gelire oranının, 2026 yılında savaşın etkilerine rağmen yüzde 2,2 seviyesinde gerçekleşmesini öngördüklerini söyledi.

Şimşek, enerji fiyatlarındaki düşüş ve dış talepteki toparlanmayla 2027 yılında cari açığın milli gelire oranının savaş öncesi seviyesine gerilemesini beklediklerini ifade ederek, yerli ve yenilenebilir enerji üretiminin artırılması, yüksek katma değerli ihracat ve hizmet ihracatındaki güçlü performansın cari dengedeki yapısal iyileşmeye katkı sağladığını kaydetti.

"ENFLASYONDAKİ EN BÜYÜK SAPMA ENERJİ ŞOKU NEDENİYLE YAŞANDI"

Orta Vadeli Program hedeflerinden en büyük sapmanın enerji şoku nedeniyle enflasyonda yaşandığını aktaran Şimşek, 2026 yılında birçok ülkede enflasyonun yükseldiğini, Türkiye'nin ise aldığı tedbirlerle savaş öncesi seviyelere göre yıllık enflasyonu sınırlı da olsa düşüren ülkeler arasında yer aldığını söyledi.

Şimşek, Merkez Bankası'nın değerlendirmesine göre jeopolitik şoklar yaşanmasaydı enflasyonun 7 puan daha düşük gerçekleşeceğini aktararak, "2027 yılında sıkı parasal duruş, ılımlı iç koşullar, beklentilerdeki iyileşme, hizmet enflasyonunda ataletin azalması ve küresel emtia fiyatlarında öngörülen gerileme dezenflasyon sürecini destekleyecektir" diye konuştu.

Makro finansal istikrarı önceliklendirdiklerini kaydeden Şimşek, rezerv yeterliliğindeki iyileşmenin, kur korumalı mevduatın sonlandırılmasının, Türk lirasına duyulan güvenin, düşük borçluluğun ve azalan ülke risk priminin ekonominin dayanıklılığını desteklediğini ifade etti. Öte yandan Şimşek, savaşın etkileri, ılımlı ekonomik aktivite ve Eşel Mobil uygulamasına rağmen 2026 yılı bütçe açığının başlangıç hedefi olan yüzde 3,5'in altında kalacağını öngördüklerini bildirdi.

"FON PİYASALARINDA 456 BİN PAY SAHİBİ FON SAYISININ YÜZDE 4,6'SINA DENK GELİYOR"

Sermaye piyasalarının tasarrufların verimli ve üretken yatırımlara yönlendirilmesi ve uzun vadeli finansman imkanlarının geliştirilmesi açısından önem taşıdığını belirten Şimşek, özellikle bankacılık sektörünün ağırlıklı olduğu Türkiye gibi ülkelerde sermaye piyasalarının derinleşmesinin önemine işaret etti.

Sermaye Piyasası Kurulu'nun 28 Ağustos 2026 tarihinde yatırım fonlarına ilişkin rehberi güncellediğini hatırlatan Şimşek, rehberle yatırımcıların korunmasının, riskli yoğunlaşmaların önlenmesinin, kurumsal kapasitenin ve finansal şeffaflığın artırılmasının amaçlandığını söyledi. Şimşek, para piyasası fonları ve hisse senedi serbest fonlarının teminatsız borçlanma ve borsada olağan dışı fiyat hareketleri yoluyla oluşturabilecekleri sistemik riskin finansal istikrara etkisini önlemeye yönelik düzenlemelerin de rehberde yer aldığını ifade etti.

Şimşek, sermaye piyasalarındaki gelişmelerin ardından tedbirlerin hızla uygulamaya alındığını kaydederek, "Yaklaşık 456 bin pay sahibinin olduğu bu fonlar 17 Eylül itibariyle toplam fon sayısının yüzde 4,6'sına, toplam fon portföyünün yüzde 7,7'sine, hane halkı finansal varlıklarının yüzde 2,4'üne ve milli gelirin yüzde 0,7'sine karşılık gelmektedir" dedi.

"TÜRKİYE SİGORTA VE TÜRKİYE EMEKLİLİK KAPSAMLI DENETİME ALINDI"

Tasfiye kapsamındaki fonların reel ekonomi üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Şimşek, Merkez Bankası tarafından yayımlanan çalışmaya göre yaklaşık 3 bin reel sektör firmasının söz konusu fonlarda 116 milyar liralık yatırımı bulunduğunu bildirdi. Şimşek, bu firmaların istihdamdaki payının yüzde 0,6, cirolarındaki payının ise yüzde 0,9 olduğunu kaydederek, "Yüksek fon maruziyetine sahip firmalar ise istihdamın 10 binde 3'ünü, ticari kredilerin 10 binde 2'sini oluşturmaktadır. Bunların tedarikçileri dahil bu firmaların ekonomideki payı oldukça sınırlıdır" ifadelerini kullandı.

Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun gözetim taramaları sonucunda Türkiye Sigorta ve Türkiye Emeklilik şirketlerinin kapsamlı denetime alındığını belirten Şimşek, iki şirket dışında sorunlu fonlarla bağlantılı risklerin sigorta ve emeklilik şirketlerinde aktif büyüklüğünün ve bireysel emeklilik fonlarında portföy değerinin 10 binde 1'inin altında olduğunu dile getirdi.

Şimşek, söz konusu iki şirketin sermaye yeterlilik rasyolarının eylül ayı itibarıyla sırasıyla yüzde 176 ve yüzde 382 seviyesinde olduğunu belirterek, "Bu durum finansal yapılarının güçlü ve yükümlülüklerini karşılama kapasitelerinin yeterli olduğunu göstermektedir" ifadelerini kullandı.

"TASFİYE KAPSMASINDA 179 BİN 449 KİŞİ NET YATIRIM TUTARININ TAMAMINI ALDI"

Fonların tasfiye sürecinin TBMM'de kabul edilen 7596 sayılı Kanun çerçevesinde yürütüldüğünü belirten Şimşek, sürecin adil, şeffaf ve etkin şekilde sürdürüldüğünü söyledi. Fon pay sahiplerine yapılan ödemelerde fon mal varlığı, geri kazanım hesaplarındaki kaynaklar ve isteğe bağlı iade hesaplarındaki tutarların kullanıldığını belirten Şimşek, kamu bütçesinden kaynak kullanılmayacağını vurguladı. Şimşek, tasfiye kapsamında yapılan ödemelere ilişkin şu bilgileri verdi:

"Olağan tasfiye kapsamında 93 fonda 71 bin 899 hesaba 68 milyar lira ödenmiştir. Olağanüstü tasfiye kapsamında ise 4 Kasım 2026 tarihi itibariyle 15 fonda 542 bin 975 hesaba 62,2 milyar lira ara ödeme yapılmıştır. Böylece bugüne kadar 108 fonda 614 bin 874 hesaba 420 bin 31 tekil kişiye 130,2 milyar lira ödeme yapılmış ve 179 bin 449 kişi net yatırım tutarının tamamını almıştır.

Bu süreçte MASAK tarafından fonlardan haksız ve fahiş kazanç elde edenlerin bu kazançlarla ilgili mal varlıklarının tespiti ve yurt dışındaki mal varlıklarını ülkemize getirilmesi gibi girişimler de sürdürülmektedir. 4 Kasım itibarıyla 3,8 milyar lira tutarında 100 işlem ertelenmiş 32 farklı ülkedeki yurt dışı muadilleriyle iş birliği neticesinde 9 milyar lira mal varlığı tespit edilerek adli mercilerin bilgisine sunulmuştur. Önümüzdeki dönemde yatırımcı güveninin güçlendirilmesine ve sermaye piyasalarımızın sağlıklı işleyişinin sağlanmasına yönelik ilave adımlar atılacaktır. Bu kapsamda kurumlarımızın üzerinde çalıştığı düzenleme taslağında manipülasyonlara karşı yaptırımların artırılmasına ve kurumsal kapasitelerin güçlendirilmesine odaklanılmaktadır. Ayrıca fonların koordineli işlemlerine yönelik etkili ve caydırıcı yaptırımların uygulanması, açıklanan fiili dolaşım oranlarının bağımsız olarak doğrulanmasını sağlayacak standartların oluşturulması ve piyasa gözetim mekanizmaları etkinliğinin artırılması hedeflenmektedir."

"2026 YILI BÜTÇE AÇIĞI BEKLENTİSİ YÜZDE 3,1"

Bütçe performansına ilişkin konuşan Şimşek, güçlenen harcama disiplini ve etkin gelir tahsilatı sayesinde 2023 yılından itibaren hedeflerden daha iyi bir bütçe performansı sergilendiğini ifade etti. 2026 yılında bütçe açığının milli gelire oranının başlangıç hedefinin altında gerçekleşmesini beklediklerini belirten Şimşek, şöyle konuştu:

"2026 yılında yüzde 3,5 seviyesinde öngördüğümüz bütçe açığının milli gelire oranının başlangıç hedefinin altında yüzde 3,1 olarak gerçekleşmesini bekliyoruz. Cari fiyatlarla 5,4 trilyon liraya ulaşan deprem harcamalarına rağmen 2025 yılından itibaren bütçemizde faiz dışı fazla veriyoruz. Bu sayede elde ettiğimiz mali alanı Eşel mobil için bu sene kullandık. 2027 yılı bütçesinde emeklilerimizin alım gücünü desteklemek amacıyla alan oluşturduk. Ayrıca faiz dışı harcamalarda stratejik alanları önceliklendiriyoruz.

Özellikle savunma, sosyal konut, gıda arz güvenliği, maden arama, sanayi altyapısı ve demir yolları için bütçe ödenekleri nominal milli gelir büyümesinin üzerinde artırılırken deprem harcamaları dışındaki tüm alanlarda disiplini sürdürüyoruz. Tasarruf genelgesi kapsamındaki harcamaların bütçe içindeki payı uzun dönem ortalaması olan yüzde 4,6'dan 2024 yılında yüzde 3,1'e, 2025 yılında ise yüzde 2,9'a geriledi. 2026 yılında bu oranın yüzde 3'ün altında gerçekleşeceğini öngörüyoruz."

"DOLAYLI VERGİLERİN PAYI YÜZDE 59,4'E GERİLEYECEK"

Vergi adaletini güçlendirerek vergilemede etkinliği artırmanın temel öncelikleri arasında bulunduğunu belirten Şimşek, program döneminde yüksek gelir grupları ve sermaye kesimine yönelik vergileri artıran düzenlemelerin hayata geçirildiğini söyledi. Dolaylı vergilerin toplam vergiler içerisindeki payının düşürüldüğünü kaydeden Şimşek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Vergide adaleti güçlendirmek için yaptığımız düzenlemeler ve kayıt dışılığa yönelik aldığımız tedbirlerle 25 yıllık ortalaması yüzde 65,8 olan dolaylı vergilerin toplam vergiler içerisindeki payını 2025 yılında yüzde 62,4'e indirdik. Dolaylı vergilerin payının 2026 yılında yüzde 59,4'e gerileyeceğini öngörüyoruz. Eşel mobil uygulaması olmasaydı bu oran yüzde 60,5 olacaktı.

2024-2026 OVP'sinde söz verdiğimiz gibi etkinliği azalan vergi harcamalarını azaltıyoruz. 2023 yılında yüzde 6,4 olan vergi harcamalarının gayri safi tüketime oranı 2025 yılında yüzde 5'e geriledi. 2026 yılında yüzde 4,5 olarak öngördüğümüz bu oranın 2027'de yüzde 4,4'e, orta vadeli program dönemi sonunda yüzde 3,9'a düşeceğini öngörüyoruz. Tekrar vurgulamak isterim ki vergi harcaması bir vergi affı veya borç silinmesi değildir. Vergi harcaması yüce meclisimizin yasal düzenlemelerle hayata geçirdiği vergi muafiyeti, istisna ve indirimlerden ibarettir. En büyük vergi harcaması tüm çalışanlarımızın yararlandığı asgari ücret istisnasıdır. Bu istisna kapsamında alınmayacak yaklaşık 1,5 trilyon lira 2027 yılı vergi harcamalarının yaklaşık üçte birini oluşturmaktadır."

"2026'DA 401 BİN MÜKELLEF İLK KEZ BEYANNAME VERDİ"

Kayıt dışılıkla mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğünü ve mükelleflerin haklarının korunduğunu vurgulayan Şimşek, vergi denetimlerinde amacın risk ve uyumsuzluklara yönelik mükellefleri bilgilendirmek ve gönüllü uyumu artırmak olduğunu söyledi.

Bu kapsamda beyanname gözetim ve yüksek gelir grupları gözetim programları gibi birçok uygulamanın devreye alındığını kaydeden Şimşek, incelenen her üç mükelleften birinin büyük ölçekli olmasının denetimlerde büyük ölçekli mükelleflere odaklanıldığını gösterdiğini ifade etti. Kayıt dışılıkla mücadele kapsamında beyanname sayılarında ve beyan edilen gelirlerde önemli artışlar sağlandığını belirten Şimşek, "2026 yılında 401 bin mükellef ilk kez beyanname verdi. 2022 yılında 2 milyon 250 bin olan gayrimenkul sermaye iradı mükellef sayısı 1 milyon 350 bin artarak 2026 yılı eylül ayında 3 milyon 600 bine ulaştı. Gelir vergisi beyanname sayısı 2023'e göre 1,1 milyon artarak 2025 yılında 5,5 milyona ulaştı. Hesaplanan vergi tutarı 3,5 katına çıkarak 702 milyar lira olarak gerçekleşti" şeklinde konuştu.

"FAİZ HARCAMALARININ MİLLİ GELİRE ORANI YÜZDE 3,6'YA ÇIKACAK"

Faiz yükündeki artışın bütçede faiz dışı fazla verilerek sınırlandırılmaya çalışıldığına dikkati çeken Mehmet Şimşek, son 25 yılda ortalama yüzde 5,2 olan faiz harcamalarının milli gelire oranının 2025 yılında yüzde 3,2 olarak gerçekleştiğini bildirdi. Deprem sonrasında ortaya çıkan ihtiyaçlar için yapılan yüksek tutarlı borçlanmalar ile küresel ve yurt içi gelişmelerin etkisiyle artan maliyetlerin faiz harcamalarını etkilediğini aktaran Şimşek, "Faiz harcamalarının milli gelire oranının bu yıl yüzde 3,3 olarak gerçekleşmesini bekliyoruz. Bu etkilerin 2027 yılında da devam etmesi sonucu faiz harcamalarının milli gelire oranının yüzde 3,6'ya çıkacağını tahmin ediyoruz. Diğer taraftan kamu kesimi borçlanma gereğindeki düşüşle bu oranın program dönemi sonunda yüzde 3,4'e gerileyeceğini tahmin ediyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

"2027 YILINDA ÇALIŞAN BAŞINA SAĞLANAN ASGARİ ÜCRET DESTEĞİ ARTIRILACAK"

İstihdama yönelik aktif iş gücü politikalarının yanı sıra 2027 yılında çalışan başına sağlanan asgari ücret desteğinin artırılacağını belirten Şimşek, tekstil, hazır giyim, deri ve mobilya başta olmak üzere bazı imalat sektörlerinde ve turizmde istihdamını koruyan işletmelere sağlanan prim desteğinin de artırılacağını söyledi. Şimşek, imalat sektöründeki işletmelere sunulan finansman imkanlarına ilişkin şu bilgileri verdi:

"Kredi finansmanı ve istihdamı koruma programıyla imalat sektöründeki işletmelere 6 ay geri ödemesiz, 36 aya kadar vadeli finansman imkanı sunuyoruz. Sabit faizli kredilerde yüzde 37, değişken faizli kredilerde TLREF + 1 oranıyla finansmana erişebilen işletmelerin istihdamlarını korumaları halinde finansman maliyetinin 12 puanını kamu olarak biz karşılıyoruz. Bu tür destekleri 2027 yılında artırarak devam ettireceğiz."

Şimşek ayrıca, KOBİ'lerin ve ihracatçıların Hazine destekli kefalet sisteminde önceliklendirildiğini kaydederek, destek paketlerinde 156,5 milyar liralık kredi imkanının kullanıma hazır olduğunu, ihtiyaç duyulması halinde reel sektöre yönelik bu imkanların artırılacağını ifade etti.

"ÇİFTÇİ VE ESNAFA 743 MİLYAR LİRALIK KREDİ"

Çiftçi ve esnafa sağlanan kredi desteklerine ilişkin de bilgi veren Şimşek, 2026 yılı eylül ayı itibarıyla 828 bin tarımsal üreticiye 599 milyar liralık Hazine faiz ve kar payı destekli kredi finansmanı kullandırıldığını bildirdi. Bu kredilerden doğan faiz ve kar payının ortalama yüzde 70'inin Hazine tarafından karşılandığını belirten Şimşek, aynı dönemde 165 bin esnaf ve sanatkara 144 milyar liralık Hazine faiz destekli kredi kullandırıldığını, bu kredilerin faizinin yaklaşık yüzde 50'sinin Hazine tarafından karşılandığını kaydetti.

"ENERJİ SÜBVANSİYONLARININ MALİYETİ YARIM TRİLYON LİRA"

Bakan Şimşek, vatandaşlara yönelik enerji sübvansiyonlarının sürdürüldüğünü aktararak, 2026 yılının ilk dokuz ayında meskenlerde elektrik ve doğal gaz tüketimine sağlanan destek oranlarını açıkladı. Şimşek, "2026 yılının ilk 9 ayında elektrikte mesken 1. kademe tüketici grubunu yüzde 48, doğal gazda mesken tüketicilerini yüzde 58 oranda sübvanse ettik. Bu dönemde enerji sübvansiyonlarının finansman dahil bütçeye toplam maliyeti yaklaşık yarım trilyon lira oldu" dedi.

"TÜRKİYE FATF'İN 40 TAVSİYESİNİN 38'İ İLE UYUMLU"

Mali suçlarla mücadeleye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, eylül ayında yayımlanan Mali Eylem Görev Gücü'nün beşinci tür karşılıklı değerlendirme raporuyla Türkiye'nin mali suçlarla mücadelede uluslararası standartlara uyumunun tescillendiğini belirtti. Şimşek, Türkiye'nin FATF'in 40 teknik tavsiyesinin 38'iyle uyumlu bulunduğunu ifade etti.

Yüzünden vurulan 12 yaşındaki Melek, hayatını kaybetti

Adana'nın Ceyhan ilçesinde evde yere düşen tabancanın ateş alması sonucu yüzünden vurulan 12 yaşındaki Melek Göçer, hayatını kaybetti

05.11.2026 11:36:00
İHA
 
Yüzünden vurulan 12 yaşındaki Melek, hayatını kaybetti
Yüzünden vurulan 12 yaşındaki Melek, hayatını kaybetti
Olay, geçtiğimiz gün akşam saatlerinde Ceyhan ilçesi Fatih Sultan Mahallesi'ndeki bir müstakil evde meydana geldi. İddiaya göre, dolaptan indirilen bavulun içindeki tabanca, yere düşerek ateş aldı. Tabancadan çıkan kurşun, 12 yaşındaki Melek Göçer'in yüzüne isabet etti.

Yakınları tarafından özel araçla Ceyhan Devlet Hastanesi'ne kaldırılan küçük kız, buradaki müdahalesinin ardından Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildi.

Hayatını kaybetti

Hastanede yapılan müdahalelere rağmen Melek Göçer, sabaha karşı hayatını kaybetti. Küçük kızın cansız bedeni otopsi için Adana Adli Tıp Kurumu Morgu'na kaldırıldı.

Ruhsatsız olduğu belirlenen tabancaya el koyan polis, olay anında evde bulunan 2 kişiyi de gözaltına aldı. Polisin olayla ilgili soruşturması devam ediyor.

Hatay'ın Dörtyol ilçesinde sağanak nedeniyle bazı ev ve iş yerlerini su bastı

Hatay'ın Dörtyol ilçesinde etkili olan sağanak nedeniyle bazı ev ve iş yerlerini su bastı, tarım arazileri su altında kaldı, park halindeki bazı araçlar sel sularına kapılarak sürüklendi

05.11.2026 07:07:00 / Güncelleme: 05.11.2026 07:13:52
AA
 
Hatay'ın Dörtyol ilçesinde sağanak nedeniyle bazı ev ve iş yerlerini su bastı
Hatay'ın Dörtyol ilçesinde sağanak nedeniyle bazı ev ve iş yerlerini su bastı

Kent genelinde akşam başlayan sağanak, ilerleyen saatlerde etkisini artırdı.

Yağış nedeniyle Karakese, Özerli ve Kuzuculu mahallelerindeki bazı ev ve iş yerlerini su bastı, tarım arazilerinin bir kısmı su altında kaldı.

Park halindeki bazı araçlar, sel suları nedeniyle sürüklendi.

Ulaşımda aksamalara yol açan yağış nedeniyle köprü ve bulvarlarda polis ekiplerince önlem alındı.

Devlet Su İşleri (DSİ) ekipleri dere yataklarında, Büyükşehir Belediyesi ekipleri ise su baskınından etkilenen evlerde tahliye çalışması başlattı. 



İki metrobüsün çarpıştığı kazada 6 kişi yaralandı

Esenyurt'ta Haramidere-Sanayi Durağı'nda yolcu alan metrobüse arkadan gelen metrobüs çarptı. Kazada 6 yolcu yaralandı

04.11.2026 16:43:00
Haber Merkezi
 
İki metrobüsün çarpıştığı kazada 6 kişi yaralandı
İki metrobüsün çarpıştığı kazada 6 kişi yaralandı
Esenyurt'ta iki metrobüsün çarpışması sonucu 6 kişi yaralandı.

Namık Kemal Mahallesi'ndeki Haramidere Sanayi Metrobüs Durağı'nda yolcu alan metrobüse, durağa yaklaşan başka bir metrobüs arkadan çarptı.

Kazada, 6 kişi yaralandı.

İhbar üzerine bölgeye sağlık ekipleri sevk edildi.

Yaralıların 2'sine olay yerinde müdahale edilirken, 4'ü ambulanslarla hastaneye kaldırıldı.

Kaza nedeniyle seferlerde aksama yaşanırken, bölgede uzun metrobüs kuyrukları oluştu.

Kazaya karışan metrobüslerin çekici yardımıyla kaldırılmasının ardından karşılıklı ve dönüşümlü olarak sürdürülen seferler normale döndü.

2026 KPSS branş sıralamaları açıklandı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 2026 Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) Lisans için branş bazında sıralamaların açıklandığını bildirdi

04.11.2026 12:20:00
İhlas Haber Ajansı
 
2026 KPSS branş sıralamaları açıklandı
2026 KPSS branş sıralamaları açıklandı
ÖSYM'den yapılan açıklamada, "2026 Kamu Personel Seçme Sınavı'na (2026-KPSS Lisans) katılan adayların sınav sonuçlarına göre branş bazında sıralamaları ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi'ne yansıtılmıştır. Adaylar, ÖSYM'nin 'https://ais.osym.gov.tr' adresinden T.C. kimlik numarası ve aday şifresiyle branş bazında sıralamalarını öğrenebilecektir.

Branş bazında sıralama hizmeti, adayların ilgili ekranda seçmiş oldukları puan türü ve eğitim alanlarında sınava giren diğer adaylar arasında başarı durumlarını değerlendirmelerine imkân veren, yerleştirme işlemlerine etkisi olmayan, adayları bilgilendirme amacıyla oluşturulmuş bir hizmettir. Görüntülenen sayfa, belge niteliği taşımaz. Her türlü değerlendirmede ÖSYM sisteminde kayıtlı bilgiler esas alınır" denildi.

Türkiye'nin nüfusu 86 milyon 502 bini geçti

Türkiye'nin nüfusu, 1 Ekim itibarıyla 86 milyon 502 bin 286 kişi oldu

 

04.11.2026 12:01:00
Anadolu Ajansı
 
Türkiye'nin nüfusu 86 milyon 502 bini geçti
Türkiye'nin nüfusu 86 milyon 502 bini geçti

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), üçer aylık dönemler için üretilen dönemlik nüfus istatistiklerini açıkladı.

Buna göre, 2025 sonunda 86 milyon 92 bin 168 olan ülke nüfusu, bu yılın 9 ayında 410 bin 118 kişi arttı. Nüfus, 1 Temmuz-1 Ekim döneminde de 181 bin 684 kişi yükseldi.

Böylece ülke nüfusu, 1 Ekim itibarıyla 86 milyon 502 bin 286 kişiye ulaştı.

Erkek nüfusun oranı yüzde 50,02 (43 milyon 264 bin 337 kişi), kadın nüfusun oranı yüzde 49,98 (43 milyon 237 bin 949 kişi) olarak kaydedildi.

İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

İstanbul'da akşam saatlerinde başlayan gök gürültülü sağanak nedeniyle ulaşım olumsuz etkilenirken bazı ilçelerde hasarlı kazalar meydana geldi

04.11.2026 00:10:00
AA
 
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

Akşam saatlerinde başlayan yağış, bazı ilçelerde gök gürültülü sağanak şeklinde şiddetini artırdı.

Toplu taşıma araçlarını kullanan vatandaşlar, sağanağın etkisiyle durakların altına sığındı.

Bazı vatandaşlar yağmurdan korunmak için yanlarındaki şemsiyelerini açtı.

Sağanağa hazırlıksız yakalananlar ise iş yerlerinin tentelerinin altında ve bina girişlerinde bir süre bekledi.

Kent genelindeki bazı caddeler ve sokaklarda sağanağın ardından su birikintileri oluştu.

Üsküdar, Pendik, Sultanbeyli, Çekmeköy, Beykoz, Küçükçekmece, Maltepe, Sultangazi, Fatih, Bahçelievler, Beylikdüzü, Bağcılar ve Eyüpsultan'da caddelerin suyla dolması nedeniyle araçlar güçlükle ilerledi.

Bu sırada yoldan geçen motosikletliler ile vatandaşlar zor anlar yaşadı.

Tuzla'da yağışın oluşturduğu su birikintileri nedeniyle araçlar yolda yavaş ilerledi.

Küçükçekmece Halkalı'da yağışın etkisiyle su seviyesi yolun üzerine çıktı. Sürücüler, araçlarının sileceklerini çalıştırarak yolda güçlükle ilerledi.

Bağcılar'daki Dere Yolu'nda biriken suyun seviyesi araç kapılarını aşarken caddede seyreden İETT otobüsü arıza yaptı. Yayalar, yüksek konumdaki dükkanların önlerine sığındı.

Ümraniye Küçüksu Caddesi'nde kuvvetli yağış nedeniyle kayganlaşan yolda çöp kamyonu, önündeki araca arkadan çarparak hasara neden oldu.

Taksim Meydanı ve İstiklal Caddesi'nde yağışa aldırış etmeyen turistler yürümeye devam etti.

Bazı turistler, sağanağın altında fotoğraf çektirdi.

İBB CepTrafik uygulaması verilerine göre, Anadolu ve Avrupa yakalarında trafik yoğunluğu yüzde 89'a kadar çıktı. 

Suudi Arabistan ile Türkiye arasındaki vize muafiyeti anlaşması 6 Kasım'dan itibaren yürürlüğe girecek

Türkiye'nin Riyad Büyükelçiliği, Suudi Arabistan ile Türkiye arasında diplomatik ve hususi pasaport hamillerinin vize yükümlülüğünden karşılıklı olarak muaf tutulmasına ilişkin anlaşmanın 6 Kasım'dan itibaren yürürlüğe gireceğini bildirdi

03.11.2026 15:31:00
AA
 
Suudi Arabistan ile Türkiye arasındaki vize muafiyeti anlaşması 6 Kasım'dan itibaren yürürlüğe girecek
Suudi Arabistan ile Türkiye arasındaki vize muafiyeti anlaşması 6 Kasım'dan itibaren yürürlüğe girecek

Riyad Büyükelçiliğinin ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin açıklama yapıldı.

Açıklamada, Türkiye ile Suudi Arabistan arasında diplomatik ve hususi (yeşil) pasaport sahiplerinin vize yükümlülüğünden karşılıklı olarak muaf tutulmasına ilişkin anlaşmanın 6 Kasım'dan itibaren yürürlüğe gireceği belirtildi.

Anlaşma kapsamında, iki ülkenin diplomatik ve hususi pasaport sahibi vatandaşlarının, her 180 günlük dönem içinde toplam 90 günü aşmamak kaydıyla karşılıklı olarak vizesiz seyahat edebileceği belirtildi.

Bu kişilerin, diğer ülkeye giriş ve çıkış yapabilecekleri, ülke üzerinden transit geçebilecekleri ve belirtilen süre boyunca vize almadan geçici olarak kalabilecekleri bildirildi.

Suudi Arabistan'a giriş yapılan tarihte en az 6 ay geçerliliği olan pasaport sahibi olunması gerektiği kaydedildi.

Hac ve umre ziyaretleri anlaşma kapsamı dışında

Anlaşmanın 5'inci maddesi uyarınca hac veya umre yapmak amacıyla Suudi Arabistan'a gelen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının anlaşmanın kapsamı dışında olduğu, söz konusu amaçlar için seyahat edecek olanların bu çerçevede Suudi Arabistan makamlarınca özel olarak verilen vizeye başvurmaları gerektiği ifade edildi.

Hac dönemi dışında olduğu sürece umre seyahatinin, Suudi Arabistan'ın resmi turizm portalından veya havalimanındaki e-vize kabinlerinden uygun vize türü alınarak gerçekleştirilebileceği bilgisi verildi.

Türkiye ve Suudi Arabistan, 6 Mayıs 2026'da Ankara'da düzenlenen Türkiye-Suudi Arabistan Koordinasyon Konseyi Toplantısı'nın ardından diplomatik ve hususi pasaport hamillerinin vize yükümlülüğünden karşılıklı olarak muaf tutulmasına ilişkin anlaşma imzalamıştı.

Bunun ardından, anlaşmayı onaylayan Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete'de yayımlanmıştı. 

Erdoğan: Güney Kore ile ticaret hedefimiz 15 milyar dolar

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güney Kore ile geçtiğimiz yıl 11 milyar doları aşan ikili ticaretimizi dengeli ve sürdürülebilir şekilde evvelce belirlediğimiz 15 milyar dolar hedefine ulaştıracak adımları görüştük" dedi

03.11.2026 14:10:00
AA
 
Erdoğan: Güney Kore ile ticaret hedefimiz 15 milyar dolar
Erdoğan: Güney Kore ile ticaret hedefimiz 15 milyar dolar
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung ile Seul'deki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, Lee'nin davetine icabetle stratejik ortakları ve yakın dostları Kore'yi 8 yıl aradan sonra tekrar ziyaret etmekten büyük bir memnuniyet duyduğunu dile getirdi.

Lee'ye sıcak ev sahipliği dolayısıyla teşekkür eden Erdoğan, bundan 76 yıl önce kahraman Mehmetçiğin Kore'nin bağımsızlığı için gösterdiği fedakarlıklarla kan kardeşliğine dönüşen iki ülke arasındaki ilişkilerin bugün de müstesna düzeyde ayrı bir seyrinin kendilerini ziyadesiyle mutlu ettiğini söyledi.

Güney Kore Devlet Başkanı Lee'yi Kasım 2025'te ve geçen temmuz ayında Türkiye'de ağırladıklarını hatırlatan Erdoğan, karşılıklı ziyaretlerin iki ülke arasındaki stratejik ortaklığa önemli katkılarda bulunduğunu belirterek, şöyle konuştu:

"Bugün de birçok konudaki işbirliğimizi dinamik ve geleceğe odaklı şekilde ilerletecek adımları ele aldık. Ekonomik ve ticari ilişkilerimiz, görüşmelerimizde öne çıkan alanların başında geldi. Geçtiğimiz yıl 11 milyar doları aşan ikili ticaretimizi, dengeli ve sürdürülebilir şekilde, evvelce belirlediğimiz 15 milyar dolar hedefine ulaştıracak adımları görüştük. Aramızdaki serbest ticaret anlaşmasının günün şartlarına göre tadil edilmesi dahil ilgili kurumlarımızın çalışmalarına odaklandık. Ülkemizde 400'den fazla Koreli firma faaliyet gösteriyor. Kore firmalarıyla sadece ülkemizde değil, Türkiye'nin güçlü olduğu pazarlarda ortak projelere adımlarımızı atıyoruz."


"Çok taraflı platformlardaki işbirliğimizi tüm insanlığın faydası için daha ilerilere taşımakta kararlıyız"


Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmelerinin bir diğer önemli başlığını nükleer enerji ve madencilik alanının oluşturduğunu aktararak, Kasım 2025'te Türkiye Nükleer Enerji Şirketi ile Kore Elektrik Enerjisi Kurumu arasında imzalanan mutabakat zaptının, işbirlikleri için önemli bir zemin teşkil ettiğini vurguladı.

Bugün iki ülke enerji bakanlıkları arasında imzalanan belgelerin de bu işbirliklerini daha ileriye taşıyacağına inandığını ifade eden Erdoğan, özellikle batarya üretimi, yapay zeka ve yarı iletkenler dahil olmak üzere birçok ileri teknolojiler alanında Kore'yle işbirliğine büyük önem verdiklerini belirtti.

Erdoğan, "Savunma sanayi, stratejik ortaklığımızın somut neticeler verdiği alanların başında geliyor. Sayın Cumhurbaşkanı'yla görüşmemde, Fırtına obüsleri ve Altay tankı gibi başarılı müşterek projelerin sayısının artırılması gereğine işaret ettik." dedi.

Gelecek sene idrak edecekleri ülkeler arasındaki diplomatik ilişkilerin tesisinin 70. yıl dönümünde özel etkinlikler planladıklarını kaydeden Erdoğan, "Bölgelerinde ve ötesinde etkin roller üstlenen, küresel barış ve istikrara önem veren iki ülkeyiz. Uluslararası meselelere dair görüşlerimiz büyük ölçüde örtüşüyor. Kore Yarımadası'nda kalıcı barış ve istikrarın tesisini amaçlayan diyalog temelli yaklaşımı destekliyoruz. Birleşmiş Milletler, MIKTA ve G20 dahil olmak üzere çok taraflı platformlardaki işbirliğimizi tüm insanlığın faydası için daha ilerilere taşımakta kararlıyız." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güney Kore Devlet Başkanı Lee ile iki ülke arasındaki kardeşlik ilişkilerini daha da geliştirmek amacıyla yakın çalışmayı sürdüreceklerini belirterek, ikili ilişkilere sağladığı katkılarından dolayı Lee'ye şahsı ve milleti adına teşekkür etti.


Güney Kore Devlet Başkanı Lee: Türkiye halkımızın gönlünde kan kardeşimizdir


Güney Kore Devlet Başkanı Lee ise Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindeki heyeti ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Türkiye, halkımızın gönlünde kan kardeşimizdir, yani kanla bağlı olduğumuz kardeşimizdir." dedi.

Güney Kore halkının bugün sahip olduğu özgürlük ve barış ortamını, Kore Savaşı'nda Kore halkının yanında savaşan yaklaşık 20 bin Türk askerine borçlu olduğunu vurgulayan Lee, Türk askerlerinin savaş sırasında gösterdiği fedakarlığı saygıyla andı.

Lee, "Bugün Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan ile birlikte kanla kurulan derin dostluk ve güven temelinde işbirliğimizi genişletme konusunda mutabık kaldık." diye konuştu.

Erdoğan ile görüşmesinde Kasım 2025'te varılan mutabakatların uygulanmasında kaydedilen ilerlemeyi değerlendirdiklerini aktaran Lee, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığı daha da derinleştirmenin yollarını ele aldıklarını belirtti.

Lee, görüşmede nükleer enerji, savunma sanayisi ve ALTAY tankı projesi gibi stratejik alanlarda somut işbirliğini güçlendirme konusunda mutabık kaldıklarını belirtti.

Türkiye'deki nükleer santral projesine yönelik işbirliğinin sorunsuz ilerlediğini kaydeden Lee, "Bu sonuçları ileri taşıyıp, Nükleer Güç Projesi Finansmanına İlişkin İşbirliği Mutabakat Zaptı'nı imzaladık." ifadelerini kullandı.

Lee, geçen yıl düzenlenen zirveden bu yana savunma sanayisi alanındaki işbirliğinin de istikrarlı biçimde geliştiğine işaret ederek, temmuz ayında savunma sanayisi ve lojistik ortak komitesinin toplandığını hatırlattı.


Savunma sanayisi işbirliği derinleştirilecek


Eylül ayında askeri gemilerde işbirliği niyet mektubunu imzaladıklarını kaydeden Lee, bu gibi adımlarla işbirliğini giderek genişlettiklerini vurguladı.

Lee, "Ortak üretim ve teknoloji işbirliğini artırıp, iki ülke şirketlerinin üçüncü ülkelere birlikte açılma yollarını arayarak savunma sanayisi işbirliğini derinleştirmeyi kararlaştırdık." değerlendirmesinde bulundu.

İki ülke arasında geçen yıl imzalanan yol altyapısına ilişkin mutabakat zaptıyla işbirliğinin geliştiğini belirten Lee, yeni ulaştırma ve bağlantısallık mutabakatıyla işbirliğini genişleteceklerini dile getirdi.

Lee, "Karşılıklı faydaya dayanarak ve ekonomik işbirliğini güçlendirerek yatırım ve istikrarı artıracağız." açıklamasında bulundu.

Türkiye ile Güney Kore arasındaki ticaret hacminin 2023'te ilk kez 10 milyar doları aştığını hatırlatan Lee, "(Türkiye-Güney Kore ticaret hacmi) Geçen yıl 10 milyar 700 milyon dolarla, diplomatik ilişkiler kurulduğundan bu yana rekor kırıldı" dedi.


Dengeli ve istikrarlı ticari işbirliği için çalışmaları artırma vurgusu


Lee, "Ticaret dengesizliğini, ithalatı kısıtlayıcı tedbiri ve gümrük işlemlerindeki gecikmeleri tek tek çözüp iki ülke şirketlerine daha istikrarlı bir faaliyet ortamı sağlamak için çabalarımızı sürdüreceğiz. Ayrıca soydaşlarımızın çalışma izni alma sorunlarını çözmek için hükümetlerimiz arasındaki işbirliğini sürdürmeyi kararlaştırdık." diye konuştu.

Öte yandan biyoteknoloji, enerji, bilim ve teknoloji, doğal kaynaklar ve madencilik gibi alanlardaki işbirliğini genişleteceklerini dile getiren Lee, Güney Koreli SK Plasma işbirliğinde Türkiye'de plazma kaynaklı ilaç üretim tesisinin kurulmasına yönelik çalışmaların aksamadan sürmesi için çalışmalar yapacaklarını söyledi.

Lee, bu zirve kapsamında imzaladıkları "Enerji Alanında İşbirliğinin Güçlendirilmesine İlişkin Mutabakat Zaptı" temelinde "Güney Kore-Türkiye Enerji Dönüşümü Forumu'nu" kurmayı, temiz enerji, hidrojen, ve yenilenebilir enerji işbirliği zeminini genişletmeyi kararlaştırdıklarını dile getirdi.


Bilim ve Teknoloji Ortak Komitesi ilk kez toplanacak


Lee, yeni imzalanan "Bilim, Teknoloji ve İnovasyon (STI) Alanlarında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı" ile yapay zeka, ileri haberleşme ve ileri malzeme işbirliğini güçlendirmeyi, ikili Bilim ve Teknoloji Ortak Komitesini ilk kez toplamayı kararlaştırdıklarını ifade etti.

"Doğal Kaynaklar ve Madencilik Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı"nın imzalanmasının da önemli bir kazanım olduğuna işaret eden Lee, hükümetler arası işbirliği kanalı kurup ikili teknoloji ve yatırım işbirliği zeminini genişleterek kritik mineral tedarik zincirlerini çeşitlendirmek için gayret göstereceklerini dile getirdi.

Lee, Kore Yarımadası'nda barış ve uluslararası istikrarın yeniden tesisi için stratejik eşgüdümü güçlendireceklerine dikkati çekerek, bugünkü görüşmede Türk hükümetinin, Güney Kore'nin Kuzey Kore'ye yönelik politikasına istikrarlı desteğinin yeniden teyit edildiğini söyledi.


Çok taraflı platformlarda eşgüdümü genişletme vurgusu


Kore Yarımadası'nda barışın yeniden tesisi için işbirliği yapmayı kararlaştırdıklarını aktaran Lee, kurallara dayalı uluslararası düzeni benimseyen orta ölçekli güçler olarak Birleşmiş Milletler, G20 ve MIKTA (Meksika, Endonezya, Güney Kore, Türkiye, Avustralya) gibi çok taraflı platformlarda eşgüdümü genişleteceklerini belirtti.

Lee, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Rusya-Ukrayna Savaşı ve Orta Doğu'daki durum gibi başlıca uluslararası konuları da görüştüklerini, ihtilafların barışçıl çözümü ve bölgesel istikrarın yeniden tesisi için yakın iletişim ve işbirliğini sürdürmeyi kararlaştıklarını kaydetti.

Bugünkü zirvenin güçlü dostluk ve güveni teyit ettiğini ve Türkiye-Güney Kore ilişkilerini yeni bir geleceğe taşıyan önemli bir dönüm noktası olarak kayda geçeceğini vurgulayan Lee, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yakından çalışıp bugünkü mutabakatları eksiksiz uygulayacaklarını ve somut sonuçlar elde edeceklerini söyledi.

Lee, kardeş ülke Türkiye ile daha müreffeh bir geleceği birlikte kurmayı temenni ettiğini dile getirdi.

İstanbul Finans Merkezi'nde Merkez Bankası binasına yıldırım düştü

İstanbul'da dün akşam saatlerinde etkili olan gök gürültülü sağanak yağış sırasında, Ataşehir'deki İstanbul Finans Merkezi'nde bulunan ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'na ait olduğu belirtilen binanın tepe noktasına yıldırım düştü

03.11.2026 13:09:00 / Güncelleme: 03.11.2026 13:14:45
İHA
 
İstanbul Finans Merkezi'nde Merkez Bankası binasına yıldırım düştü
İstanbul Finans Merkezi'nde Merkez Bankası binasına yıldırım düştü
İstanbul'da 2 Kasım Pazartesi akşamı başlayan sağanak yağış, kentin birçok noktasında etkili oldu.

Yağış nedeniyle bazı cadde ve sokaklarda su birikintileri oluşurken, gökyüzünde art arda şimşekler çaktı.

Bu sırada İstanbul Finans Merkezi'nde bulunan yüksek bir binanın tepe noktasına yıldırım isabet etti.



Yıldırımın düştüğü anlarda binanın çevresini saran yoğun bulutlar ve gökyüzünde oluşan parlak ışık dikkat çekti.

O anlar kameraya yansıdı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.