logo
22 MART 2026


MEM bir Ehl-i Beyt modelidir

Niğde'de düzenlenen 'Ehl-i Beyt' panelinde konuşan yazarımız Murat Çabas, Milli Ekonomi Modeli'nin bir Ehl-i Beyt modeli olduğunu, bu modelin benzerinin Atatürk tarafından da kısmen uygulandığını anlattı

02.12.2014 00:00:00
YENİ MESAJ / NİĞDE"İslam Dünyasını Kuşatan Fitneler ve Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt" panellerinin bir tanesi de geçtiğimiz gün Niğde de düzenlendi. Panele konuşmacı olarak, gazetemizin Genel Koordinatörü ve ilahiyatçı yazar Sabri Terzi, gazeteci yazar Murat Çabas, araştırmacı yazar Dr. Nuri Kaplan, araştırmacı yazar Vahit Belge katıldı. Ehl-i Beyt olmazsa olmazdırYeni Mesaj gazetesi Niğde temsilcisi Hasan Biten'in açılış konuşmasını yaptığı programın ilk konuşmacısı Sabri Terzi oldu. Ehl-i Beyt 'in İslam'ın özü ve olmazsa olmaz birinci şartı olduğunu dile getiren Terzi, "Hz. Peygamber'in Veda Haccından dönerken Gadir-i Hum denilen yerde irad ettiği Gadir-i Hum hutbesi, Hz. Ali'nin İmamet ilanı içindir. Maide suresi 67. ayetin nazil olmasından sonra irad edilen bu hutbe göstermektedir ki, Hz. Ali'nin halife oluşu bizzat Allah'ın emri iledir. Bu hutbenin altı yerinde İmamlığın Hz. Ali'nin olduğu belirtilmiştir" şeklinde konuştu. Terzi, "Sünnilik adı altında Muaviye'nin ve Yezit'in haklılığını savunmak küfürdür. Muaviye haksız yere isyan ettiği gibi soyunu da hükümdarlığa geçirmek için ihtiraslarını kullanmıştır. Yezit bir katildir. Hz. Hüseyin zulme karşı isyan başlatmıştır. Bu haklı bir isyandır. Biz Ehl-i Beyt'in yolundayız onlarla beraber haşrolmayı diliyoruz" dedi Mezardan icazet alma diye bir olay yok!Araştırmacı yazar Dr. Nuri Kaplan ise Nakşibendî tarikatının İslam adına yaptığı haksızlıklarından bahsetti. Kaplan şöyle konuştu: "Bu ekol, İslam'a hizmet ediyorum diye Ehl-i Beyt soyuna büyük haksızlıklar yapmıştır. Mezardan icazet alma diye bir olay yoktur. Büyük Ortadoğu Projesi, haçlı ve Siyonist ittifakına hizmet etmektedir. Bu yapıda görev almak demek halkını aç bırakmak ülkeni bölmektir. Bugünkü Suriye ve Irak'ın durumu hatta Afganistan'ın durumu BOP'un sonucudur." Kaplan ayrıca Mustafa Kemal Atatürk'ün soyunun Peygamberimize dayandığını belgeleriyle anlattı.Kadına şiddetin temelinde ekonomik sıkıntılar varAraştırmacı yazar Vahit Belge de AKP'nin yaptığı icraatları anlattı. Domuz etinin ve zinanın serbest bırakılması bu partinin icraatlarıdır diyen Belge, ayrıca erkek kadın arasında üstünlüğün takvada olduğunu takva kimde ise üstünlüğün onda olduğunu belirtti. Bugün kadına yapılan şiddetin temelinde ekonomik sıkıntılar yatmaktadır diyen Belge, "Bunun sebebi iktidardır. Çiftçimizi memurumuzu işçimizi faiz batağına soktu. Bu sorunların çözümü Milli Ekonomi Modeli'dir" dedi.MEM'de dolaylı vergiler asla gelir olarak kullanılmazGazetemizin yazarlarından Murat Çabas da Prof. Dr. Haydar Baş'a ait olan Milli Ekonomi Modeli'ni (MEM) anlattı. Çabas şöyle konuştu: "MEM modeli bir Ehl-i Beyt modelidir. Bu modelin benzeri Atatürk tarafından da kısmen uygulanmıştır. Milli Ekonomi Modeli gelirin tabana yayılmasını amaçlarken, mevcut model vergiyi tabana yaymıştır. Kapitalizm zengine, Komünizm de sistemin yöneticilerine hizmet eder. MEM ise halkın kendisine; tüketiciye hizmet eder. Bu model insanı temel alır. Diğerleri ise parayı ve yöneticileri ve zenginleri temel alır. Kaynakları sınırlı düşünen bu sistemler kaynak savaşını çıkarmıştır. Kaynakları hep güçlünün eline vermiştir.  MEM'de; tarım, işçi ve memur kesimi vergilendirilmez. Dolaylı vergiler asla gelir olarak kullanılmaz. Senyoraj bir gelirdir. Yer altı kaynakları bir gelirdir. Tarım bir gelirdir. Deniz ve su altı kaynakları bir gelirdir. Para basmanın bir maliyeti yoktur. Bu bir dolaşım ve tahrik aracıdır. Amerika dünyaya para basımını yasaklayıp; siz basmayın bana borçlanın diyor. Hâlbuki her devlet kendi parasını kullansa borçlanma çok aza iner hatta kalmaz. Senyorajın kullanılmaması sonucudur borçlanma. Gayri Safi Milli Hasıla'nın üçte biri kadar para basılmaz ise dışarıdan para alınır, devletin borçları artar. Türkiye üç katrilyon dolarlık işlenmemiş yeraltı kaynağına sahiptir. İşlenmiş hali ise bunun en az on katıdır. Bu kaynaklar kullanıldığı zaman millet zenginleşir ve halk kalkınır. Kaynaklar devlet millet ortaklığında olursa hem halk devletine sahip çıkar hem de terör kalmaz."

Yalnızlık pek çok hastalığı tetikliyor


 
Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) 2025'te yayımladığı "Yalnızlıktan Sosyal Bağlantıya: Daha Sağlıklı Toplumlar İçin Bir Yol Haritası" başlıklı raporu, yalnızlığın küresel ölçekte yaygın bir sorun olduğunu ortaya koyuyor. 

21.03.2026 22:52:00
MURAT ÇORBACI
 Yalnızlık pek çok hastalığı tetikliyor
 Yalnızlık pek çok hastalığı tetikliyor

Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) 2025'te yayımladığı "Yalnızlıktan Sosyal Bağlantıya: Daha Sağlıklı Toplumlar İçin Bir Yol Haritası" başlıklı raporu, yalnızlığın küresel ölçekte yaygın bir sorun olduğunu ortaya koyuyor.

Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Oğuzhan Zahmacıoğlu, konuya ilişkin açıklamasında, yalnızlığın beyinde sürekli bir tehdit algısı oluşturduğunu belirterek, "Kortizol yükseliyor, bağışıklık sistemi baskılanıyor ve vücut uzun süreli bir stres hali içinde kalıyor" ifadelerini kullandı. Yalnızlığın sadece ruhsal bir durum olmadığını ifade eden Zahmacıoğlu, "Kalp hastalıkları, diyabet, demans ve erken ölüm riskini ciddi biçimde artırıyor. Yalnızlık beyinde sürekli bir tehdit algısı yaratıyor, kortizol yükseliyor, bağışıklık sistemi baskılanıyor ve vücut uzun süreli bir stres hali içinde kalıyor" değerlendirmelerinde bulundu.

Zahmacıoğlu, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinin tek kişilik hane sayısının 5.5 milyonu aştığını ortaya koyduğunu vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı: "Son 10 yılda yalnız yaşayanların sayısındaki artış yüzde 60'ın üzerinde. En yüksek oranlar İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerde görülüyor. Bu artış, toplumsal dönüşümün kaçınılmaz bir sonucu. Bireyselleşme sosyal bağları zayıflatıyor. Yalnızlık artık istisna değil, gündelik hayatın bir parçası haline geliyor." Öte yandan araştırmalar, 18-25 yaş grubunda yalnızlık oranlarının bazı ülkelerde yüzde 60'a ulaştığını gösteriyor. Bu, 'kimsem yok' yalnızlığı değil, kalabalıklar içinde hissedilen anlaşılamama ve duygusal güvencesizlik."

İsrail'in gözü Anadolu'da


 
Çin-Kanada asıllı eğitimci, yorumcu ve Youtuber Ciang Şüeçin, "İsrail'in 'Büyük İsrail Projesi' adı verilen bir hedefi var. Haritanın tamamına bakıldığında bu, Anadolu'ya, Türkiye'nin güneyine ve hatta Suudi Arabistan'a kadar uzanıyor" dedi.

21.03.2026 22:43:00
Haber Merkezi/AA
İsrail'in gözü Anadolu'da
İsrail'in gözü Anadolu'da

Youtuber kimliğiyle ön plana çıkan eğitimci Ciang Şüeçin, ABD'li gazeteci Tucker Carlson'a verdiği mülakatta, ABD-İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ve gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.

İsrail'in gözü Anadou'da

Söz konusu savaşın en çok "İsrail'in lehine olduğunu" söyleyen Ciang, "Çünkü İsrail'in 'Büyük İsrail Projesi' adı verilen bir hedefi var. Haritanın tamamına bakıldığında bu, Anadolu'ya, Türkiye'nin güneyine ve hatta Suudi Arabistan'a kadar uzanıyor" ifadelerini kullandı. Ciang, oyun teorisine göre İsrail'in "Büyük İsrail Projesi"ni gerçekleştirmesinin önündeki en büyük engelin İran değil ABD olduğunu savunarak, şu ifadeleri kullandı: "İsrail baskın hale gelirse, Orta Doğu'nun egemen gücü olur. ABD'yi denklemden çıkarmanın bir yolunu bulması gerekiyor. Ve açıkçası bu savaş, ABD'nin gücünün sınırlarını da ortaya koydu."

ABD halkı savaşı istemiyor

ABD halkının savaş istemediğini söyleyen Ciang, ne olursa olsun ABD'nin Orta Doğu'dan çekilmek zorunda kalma ve İsrail'in projesini gerçekleştirme ihtimalinin bulunduğunu dile getirdi.

ABD ordusu çok hantal

İsrail'in, ABD'yi Orta Doğu'dan çıkarabilmek için bu savaşa sürüklediği görüşünü paylaşan Carlson, İsrail'in bu hedefinde başarılı olup olmayacağını sordu. Ciang ise bu soruyu, "Savaşın gidişatına bakılırsa, bu plan işe yarayacak gibi görünüyor. Bunun nedeni ise ABD ordusunun yıllardır gerçek bir savaşta yer almamış olması" şeklinde yanıtladı.
İran'daki durumun 2003'teki Irak'tan çok daha farklı olduğunu vurgulayan Ciang, ABD ordusunun da bu savaşı istemediği değerlendirmesinde bulundu.

İran dronlarla devasa gemileri püskürttü

Ciang, ABD'nin "yıkıcı güce" sahip çok sayıda gemiyle İran'ı tehdit ettiğini ancak bu gemilerin dronların hedefi olmamak için İran'a çok yaklaşamadığını ve bu yüzden "işe yaramadığı"nı savundu. İran'ın 20 yıldan fazla süredir hazırlandığını ve ABD'nin hamlelerini bildiğini ifade eden Ciang, "ABD ordusu çok hantal ve İran ordusu kadar çevik ve dirençli değil." dedi.

İsrail rasyonel davranmıyor

ABD'nin İsrail'i kontrol altına almasının mümkün olup olmadığı sorusuna Ciang, İsrail'in "rasyonel" davranmadığı yanıtını verdi. Ciang, "İsrail'den gelen videolarda din insanları, savaşın Tel Aviv'i yerle bir etmesine rağmen iyi olduğunu çünkü bu sayede Mesih'in geleceğini söylüyorlar. İsrail'in en büyük baskı altında olduğunda ve varlığı tehdit edildiği zamanda Tanrı'nın müdahale edeceğine inanıyorlar" diye konuştu. Ciang, "Amerikalıların dörtte biri Evanjelik ve bu kişilerin çoğu da Hristiyan siyonist. Dolayısıyla, İsrail'in, Tanrı'nın planının gerçekleşmesi ve İsa'nın geri dönüşü için hayati bir öneme sahip olduğuna inanıyorlar." dedi. Milyonlarca üyesi olan "İsrail İçin Birleşen Hristiyanlar Örgütü"nü (CUFI) hatırlatan Ciang, "Bu kişiler, Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetlerini ve Orta Doğu'daki çatışmaların büyük kısmını finanse eden kişiler" ifadesini kullandı. Ciang ayrıca, "Hristiyan siyonizminin" ABD'de çok önemli bir siyasi güç olduğunu dile getirdi.

Türk tatilciler Yunanistan'ın Midilli Adası'nda mahsur kaldı

Ramazan Bayramı tatilini Yunanistan'ın Midilli Adası'nda geçiren Türk tatilciler, adada şap hastalığı salgını nedeniyle greve giden Midilli çiftçilerin başlattığı eylemler nedeniyle adada mahsur kaldı

21.03.2026 19:40:00 / Güncelleme: 21.03.2026 19:59:08
İHA
Türk tatilciler Yunanistan'ın Midilli Adası'nda mahsur kaldı
Türk tatilciler Yunanistan'ın Midilli Adası'nda mahsur kaldı
Midilli Adası'nda şap hastalığı salgını nedeniyle çiftçiler greve gitti. Limanın içinde de eylem yapan çiftçiler, limanın girişini ellerinde sopalarla kapatarak, Ayvalık ve Aliağa'ya dönmek isteyen feribotların iskeleden ayrılmasına engel oldu.



Ramazan Bayramı tatilini Yunanistan'ın Midilli Adası'nda geçiren Türk tatilciler, eylemler nedeniyle adada mahsur kaldı.



Edinilen bilgilere göre, çiftçilerin liman içindeki Türk tatilcilerinin sadece iki feribotla geri dönmesi şartıyla Türkiye'ye dönmelerine izin verdikleri, ancak liman dışında kalan Türk tatilcilerin ise limana sokulmamalarına yönelik eylemlerini sürdürdükleri öğrenildi.

Bayramın ikinci gününde İstanbul'da trafik yoğunluğu

İstanbul'da trafik yoğunluğu bayramın ikinci gününde yağışında etkisiyle arttı. Trafik yoğunluğu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Cep Trafik verilerinde öğlen saatlerinde yüzde 62 olarak ölçüldü

21.03.2026 16:22:00 / Güncelleme: 21.03.2026 16:25:23
İHA
Bayramın ikinci gününde İstanbul'da trafik yoğunluğu
Bayramın ikinci gününde İstanbul'da trafik yoğunluğu
Ramazan Bayramı'nın ikinci gününde yağmurun da etkisini göstermesiyle birlikte İstanbul'da trafik yoğunluğu yaşanıyor.



İstanbul Büyükşehir Belediyesi Trafik Yoğunluğu Haritası verilerine göre, trafik yoğunluğu saat 13:28 itibarıyla yüzde 62'ye ulaştı.



Öğle saatlerinde Hacıoğlu E-5 Ankara istikametinde her uzun araç kuyrukları oluştu.

Deprem şehitliğinde hüzünlü bayram

Kahramanmaraş'ta depremzede vatandaşlar, Ramazan Bayramı'nın ilk günü yakınlarının kabirlerini ziyaret etti

20.03.2026 14:55:00 / Güncelleme: 20.03.2026 14:58:15
İHA
Deprem şehitliğinde hüzünlü bayram
Deprem şehitliğinde hüzünlü bayram
Kahramanmaraş merkezli depremlerde hayatını kaybeden binlerce kişi, Dulkadiroğlu ilçesi Kapıçam Şehir Mezarlığı'na defnedilmişti. Ramazan Bayramı'nın birinci gününde depremzedeler, yakınlarının kabirlerini ziyaret etti. Vatandaşlar, sevdiklerinin mezarlarında Kur'an-ı Kerim okuyarak, dua etti. Bayramı yakınlarından ayrı geçirmenin acısını yaşayan depremzedeler, bu yıl da bayram sevincinin yerini derin bir hüzne bıraktığını dile getirdiler.



Sultan Güzel, depremde hayatını kaybeden kızını ziyarete geldiğini kaydederek, "Duygularımız acı ve acımız da taze. Böyle yaşamaya çalışıyoruz" dedi.



Depremde yakınını kaybeden İsmail Nacar, "Unutamıyoruz, aynı gün gibi 6 Şubat hiç geçmiyor. Allah rahmet eylesin" ifadelerini kullandı.

Hatice Nacar ise, "2 aylık gelindi kızım. Daha kınası elinde duruyordu rahmetli oldu. Onun yanına geldik. Allah rahmet eylesin" dedi.



Devlet Daşçal da depremde yakınlarını kaybettiğini söyleyerek, "Yanımda hissediyorum. Gelip gidiyoruz, dualarımızı yapıyoruz ne yapalım. Hepsine rahmet olsun" diye konuştu.

Esendere Sınır kapısı bu bayram sessizlik yaşıyor

ABD, İsrail ve İran arasındaki gerilimin tırmanması ve bölgede ilan edilen yas süreci, Hakkari'nin Yüksekova ilçesindeki Esendere Gümrük Kapısı'nda Ramazan Bayramı sessizliğine neden oldu

20.03.2026 14:52:00 / Güncelleme: 20.03.2026 14:55:10
İHA
Esendere Sınır kapısı bu bayram sessizlik yaşıyor
Esendere Sınır kapısı bu bayram sessizlik yaşıyor
Edinilen bilgiye göre, Orta Doğu'da tırmanan bölgesel gerilim ve güvenlik riskleri nedeniyle sınır hatlarında önlemler en üst seviyeye çıkarıldı.

İran tarafındaki Urmiye-Sero Gümrük Kapısı yetkililerinin aldığı kısıtlama kararının ardından, Yüksekova'da bulunan Esendere Gümrük Kapısı'nda yolcu trafiğinde düzenlemeye gidildi.



Günübirlik geçişlere kısıtlama getirildi



Güvenlik gerekçesiyle alınan karar kapsamında, sınır kapısında ticari araç geçişleri devam ederken, günübirlik yolcu geçişlerine kısıtlama getirildi. Mağduriyet yaşanmaması adına vatandaşların ülkelerine dönüşlerine ise kontrollü olarak izin veriliyor. Bu çerçevede, İran'da bulunan Türk vatandaşlarının Türkiye'ye girişine, Türkiye'de bulunan İran vatandaşlarının ise ülkelerine dönmelerine müsaade ediliyor.



"Bayramda sessizlik hakim"



Normal şartlarda Ramazan Bayramı dönemlerinde yoğun yolcu trafiğinin yaşandığı sınır hattı, bu yıl tarihinin en sakin günlerinden birini yaşıyor. Bölgedeki gerilimin yanı sıra İran tarafında ilan edilen 40 günlük yas nedeniyle sınırın karşı tarafına asılan dev siyah bayraklar dikkati çekiyor.
Hem güvenlik tedbirleri hem de yas süreci sebebiyle Esendere ve Sero gümrük kapıları, Ramazan Bayramı'nı sessizlik içerisinde geçiriyor.İHA

Diyanet İşleri Başkanı'ndan Ramazan Bayramı mesajı

Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş bayram mesajında, "Bayram günlerini birlik ve beraberliğimizi pekiştirmek, gönülden gönüle köprüler kurmak için bir fırsat olarak değerlendirelim" ifadelerini kllandı

20.03.2026 10:19:00
Anadolu Ajansı
Diyanet İşleri Başkanı'ndan Ramazan Bayramı mesajı
Diyanet İşleri Başkanı'ndan Ramazan Bayramı mesajı

Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, "Bayramlar, kardeşlik bilincinin güçlendiği, muhabbet ve dayanışmanın çoğaldığı ve bizi biz yapan değerlerin hayat bulduğu bereketli zamanlardır. Bu sebeple bayram günlerini birlik ve beraberliğimizi pekiştirmek, gönülden gönüle köprüler kurmak için bir fırsat olarak değerlendirelim." ifadesini kullandı.

Arpaguş, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, zamanın insana emanet edilen en kıymetli hazine olduğunu belirtti.

Ömür sermayesi durmaksızın akıp giderken insanın bu yolculukta en büyük kazancının, vaktin değerini hakkıyla idrak edebilmesi ve onu en güzel şekilde değerlendirebilmesi olduğuna işaret eden Arpaguş, şunları kaydetti:

"Ramazan, bizlere vaktin önemini yeniden hatırlatan, hayatın geçici telaşları içinde yorulan kalplerimizi ibadet bilinciyle imar eden, iman, sabır ve şükür denkleminde yaşamayı öğreten ilahi bir mektep oldu. Bizler, oruç ibadetiyle açlık ve susuzluk karşısında sabrı öğrendik. Sahip olduklarımızın kıymetini daha iyi idrak ederek şükre yöneldik. Sahur ve iftar sofralarında kardeşliğimizi pekiştirdik. Camilerin manevi ikliminde huzur bulduk. Mukabele meclislerinde ilahi kelamın nuruyla ruhlarımızı aydınlattık. İtikafın deruni ikliminde iç dünyamızı yeniden inşa etme fırsatı bulduk. Zekat, sadaka ve infaklarımızla Rabb'imizin rızasını kazanmaya çalıştık. Bize yaşattıkları ve öğrettikleri ile ramazan ayı, hayatımızda silinmez izler bıraktı. Şimdi bizlere düşen, bu kutlu ayda elde ettiğimiz tüm güzellikleri hayatımızın tamamına yaymaktır. İman, ibadet ve iyilik yolunda attığımız adımları bundan sonra da büyük bir azim ve kararlılıkla devam ettirmektir. Zira kulluk, bir aya hasredilmeyecek kadar büyük, hayatın tamamını kuşatacak kadar uzun bir yolculuktur."

Arpaguş, Ramazan-ı Şerif'in ardından bayrama kavuşmanın huzur ve sevincini yaşadıklarını aktararak, bu kutlu vakte ulaşmayı lütfeden Allah'a hamdetti.

Bayramların, müminlerin sevinç ve neşe günleri olduğuna dikkati çeken Arpaguş, şu ifadeleri kullandı:

"Bayramlar, kardeşlik bilincinin güçlendiği, muhabbet ve dayanışmanın çoğaldığı ve bizi biz yapan değerlerin hayat bulduğu bereketli zamanlardır. Bu sebeple bayram günlerini birlik ve beraberliğimizi pekiştirmek, gönülden gönüle köprüler kurmak için bir fırsat olarak değerlendirelim. Kalplerimizi daraltan kırgınlıkları ve küskünlükleri bir kenara bırakıp gönüller kazanmaya, iyilikleri çoğaltmaya çalışalım. Bayram vesilesiyle başta aile büyüklerimiz olmak üzere eş, dost ve akrabalarımızı ziyaret ederek onların hayır dualarını alalım. Dar-ı bekaya irtihal eden yakınlarımızı rahmetle yad edelim. Bayram sevincinden mahrum kalan yetim, öksüz, garip, hasta ve yaşlıların da bayram sevinci yaşamalarına vesile olalım."

"Dayanışma ve yardımlaşma anlayışına her zamankinden daha çok ihtiyacımız var"

Arpaguş, gönül coğrafyasının pek çok yerinde Müslümanların bayram sevincine hasret kaldığını vurgulayarak, şu değerlendirmede bulundu:

"Filistin'de, Lübnan'da, Yemen'de, Sudan'da, Somali'de, İran'da ve dünyanın daha pek çok bölgesinde Müslümanlar, emperyalist güçlerin menfur emellerine kurban edilmektedir. Hak, hukuk, vicdan ve ahlak tanımayan odaklar tarafından binlerce insan hunharca katledilmektedir. Körpecik bebekler ömürlerinin baharında hayattan koparılmakta, masum insanlar yurtlarından edilmekte ve Müslümanlara hayat zindan edilmektedir. Dolayısıyla bugün İslam'ın kardeşlik bilincine, ümmet şuuruna, dayanışma ve yardımlaşma anlayışına her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. Dünyanın neresinde olursa olsun mazlum kardeşlerimizin acılarına karşı daha duyarlı olmak zorundayız. Maddi ve manevi tüm imkanlarımızla onlara destek olmak mecburiyetindeyiz. Bilmeliyiz ki Ankara ile Tahran'ın, Kudüs ile Rabat'ın, Kahire ile Cakarta'nın, Riyad ile İslamabad'ın, Şam ile Saraybosna'nın kaderi birdir. İslam beldelerinde yaşanan bütün acılar bizim acımız, bütün sevinçler bizim sevincimizdir.

Bu mühim hakikati hakkıyla idrak edip Müslümanların vahdetine vesile olacak azmi kuşandığımızda elbette bayramlar gerçek anlamını bulacaktır. Bu duygu ve düşüncelerle aziz milletimizin ve alemi İslam'ın Ramazan Bayramı'nı içtenlikle tebrik ediyorum. Bu mübarek günler vesilesiyle Müslümanlar arasında sevgi, kardeşlik, dostluk duygularının pekişmesini, İslam beldelerine barış, huzur ve güven ikliminin hakim olmasını yüce Rabb'imizden niyaz ediyorum." 

Antalya'da yangın faciası

Antalya'da bir konteynerde çıkan yangında anne ve 5 çocuğu hayatını kaybetti, 5 kişi de yaralandı

 

20.03.2026 10:04:00
Anadolu Ajansı
Antalya'da yangın faciası
Antalya'da yangın faciası

Antalya'nın Kepez ilçesinde bir konteynerde çıkan yangında anne ve 5 çocuğu hayatını kaybetti, 5 kişi de yaralandı.

Gaziler Mahallesi'nde yabancı uyruklu sera işçilerinin kaldığı konteynerde henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.

İhbar üzerine bölgeye polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Yangın, ekiplerin müdahalesiyle söndürüldü.

Konteynerde yapılan incelemede, anne Leyla Elali Ahmed ile çocukları Muna Ahmed (9), Hayat Ahmed (7), Iman Ahmed (5), Fatma Ahmed (8), Mahmud Ahmed'in (4) öldüğü belirlendi.

Dumandan etkilenen Şevvah Ahmed (29), Mahmud Ahmed (53), Ahmed Ahmed (2), ismi öğrenilemeyen bir kişi ile işletme sahibi Rahman Genç (51) hastaneye kaldırıldı.

Öte yandan, yangında hayatını kaybeden anne Leyla Elali Ahmed'in, hamile olduğu öğrenildi.

Cenazeler, Antalya Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü.

Ekiplerin olaya ilişkin incelemesi sürüyor.

Olayla ilgili 3 kişi gözaltına alındı

Antalya Valisi Hulusi Şahin, olay yerine giderek incelemede bulundu.

Burada gazetecilere açıklama yapan Şahin, bayram sabahına acı bir haberle uyandıklarını söyledi.

Kepez ilçesinde sera işçilerinin kaldığı konteynerlerde yangın çıktığını dile getiren Şahin, "3 konteyner alev alıyor ve burada 1 anne ile yaşları 4 ila 9 arasında değişen 5 çocuğu kaybettik. Hepsine Allah'tan rahmet diliyorum." dedi.

Olayda 5 yaralının da bulunduğunu anlatan Şahin, "Yaralılardan biri hayati tehlike kaydıyla takip ediliyor, diğerlerinin durumu iyi. 3 kişi gözaltına alındı. Soruşturmaya devam ediliyor. Milletimizin başı sağolsun, yaralılara acil şifalar diliyorum." diye konuştu.

Şahin, yaralıların 3 ayrı hastanede tedavilerinin yapıldığını bildirdi.

Yangının çıkış sebebinin araştırıldığını aktaran Şahin, "Sebebi de araştırıyoruz ama dışarıda bir soba var, orada bir mangal yapılmış. Herhalde söndürmeden yattılar, öyle anlaşılıyor. Ama şu an için net 'bu sebepten oldu' diyemeyiz. Detaylı araştırmayı itfaiye ekiplerimiz yapıyor." diye ifade etti.

Vali Şahin, Cumhuriyet savcısının adli soruşturmayı başlattığını ve sürecin devam ettiğini belirterek, yangının çıkış sebebinin İncelemeden sonra netleşeceğini dile getirdi. 

Bayram tatili yolunda feci kaza: 1 ölü, 4 yaralı

Bayram tatili için İstanbul'dan Kastamonu'nun Araç ilçesine gelen ailenin bulunduğu otomobilin şarampole uçması neticesinde meydana gelen kazada 1 kişi öldü, 4 kişi de yaralandı

19.03.2026 15:16:00
İhlas Haber Ajansı
Bayram tatili yolunda feci kaza: 1 ölü, 4 yaralı
Bayram tatili yolunda feci kaza: 1 ölü, 4 yaralı
Kaza, Kastamonu'nun Araç ilçesi İstanbul-Kastamonu kara yolu Karabük sınırında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ramazan Bayramı'nı Kastamonu'nun Araç ilçesinde geçirmek için İstanbul'dan yola çıkan ailenin bulunduğu, Hasan Buğra Yütük (34) idaresindeki 34 EA 9253 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesine yoldan çıkarak yol kenarında bulunan şarampole uçtu.

Kazada araç sürücüsü ile yolculardan Kadriye Yütük (33), B.Y. (8) ve A.Y. (4) yaralandı. Araçta bulunan Satılmış Yütük (69) ise yaralı olmadığını belirterek, hastaneye gitmeyi kabul etmedi. Yaralılar, olay yerine sevk edilen ambulanslarla Karabük ve Kastamonu'daki hastanelere sevk edildi. Araçta bulunan 67 yaşındaki Dudu Yütük ise aracın altında kalarak olay yerinde hayatını kaybetti.

Cumhuriyet savcısının ve ekiplerin incelmesinin ardından ardından Dudu Yütük'ün cenazesi, Araç Devlet Hastanesi'nin morguna kaldırıldı. Kaza sonrası olay yerine gelen Yütük ailesinin yakınları fenalaştı. Ekipler, vatandaşları sakinleştirmeye çalıştı.

Testo Taylan'a tutuklama talebi

Fenomen Testo Taylan'ın hesabından yayınlanan 'Sosyal Mühendis Akademi' başlıklı videoya ilişkin, 'sosyal deney' adı altında kadınlara yönelik aşağılayıcı ve müstehcen nitelikteki davranışlara yer verildiği iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında, Savcılığa ifade veren şüpheli 'halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme' suçundan tutuklama talebiyle nöbetçi hakimliğe sevk edildi

18.03.2026 14:39:00
İHA
Testo Taylan'a tutuklama talebi
Testo Taylan'a tutuklama talebi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu tarafından, 'Testo Taylan' olarak bilinen sosyal medya fenomeni Taylan Özgüç Danyıldız'ın hesabından yayınlanan 'Sosyal Mühendis Akademi' başlıklı videoya ilişkin, 'sosyal deney' adı altında kadınlara yönelik aşağılayıcı ve müstehcen nitelikteki davranışlara yer verildiği iddiasıyla soruşturma başlatılmıştı.

Soruşturma kapsamında, bu davranışların toplum nezdinde sıradan ve kabul edilebilir eylemler gibi sunulduğu, bu suretle kadınların aşağılanması ve kadınlara yönelik taciz eylemlerinin normalleştirilmesine elverişli bir algı oluşturma tehlikesi barındırdığı, bununla birlikte bazı içeriklerde müstehcen nitelik taşıyan görüntü ve davranışlara yer verilmek suretiyle genel ahlakı zedeleyebilecek paylaşımların bulunduğu ve bu içeriklerin sosyal medya platformları aracılığıyla geniş kitlelere ulaştırıldığı öne sürülmüştü.

Soruşturma çerçevesinde haklarında gözaltı kararı verilen şüpheli Danyıldız Kocaeli'nde, şüpheliler Y.H. ve U.U. İstanbul'da 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama' ve 'müstehcenlik' suçlarından gözaltına alınmış, daha sonra dün adliyeye sevk edilen şüpheliler Y.H. ile U.U. çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe tutuklanmıştı.

Tutuklama talebi

Şüpheli Danyıldız ise emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Çağlayan'da bulunan İstanbul Adalet Sarayı'na sevk edildi. Burada Savcılığa ifade veren şüpheli Danyıldız, daha sonra 'halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme' suçundan tutuklama talebiyle nöbetçi hakimliğe çıkarıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.