Merhaba kelimesini âdet ve geleneğimizde selamdan sonra söyleriz. "Gönül selamıyla, benden emin ol, safa geldin, ben senin kıymetini bilirim" demektir.
Ramazan-ı Şerif'e merhaba demek ise çok anlamlıdır. Hele camilerde ilk günlerde kasidelerle merhaba demek ne tesirlidir.
Çocukluğumuzda, Beykoz Çamlıbahçe Camii'nde Abdülkadir amcamız vardı. Musikişinas, sesi ve sedası ile etkileyici biriydi. Onun "Merhaba ya Şehr-i Ramazan merhaba" diyerek okumaları bugün bile aradığım, özlediğim nağmeler...
İşte bir örnek:
Merhaba ey Şehr-i Ramazan
"On bir aylık yoldan geldin
Merhaba ey Şehr-i Ramazan merhaba
Bizlere misafir oldun
Merhaba ey Şehr-i Ramazan merhaba
Rahmet ayıdır Ramazan
Mağfiret ayıdır Ramazan
Cennet ayıdır Ramazan
Merhaba ey Şehr-i Ramazan merhaba
Müminler camiye koşar
Camiler dolar taşar
Bütün herkes sevinç yaşar
Merhaba ey Şehr-i Ramazan merhaba
Göklerin kapısı açılır
Alemlere rahmet saçılır
Güzel hulleler biçilir
Merhaba ey Şehr-i Ramazan merhaba
Ne güzeldir savm, salat
Teravihler olur dilşad
Cehennemden olur azat
Merhaba ey Şehr-i Ramazan merhaba
Gönlümüze dolunca nur
Hepimize geldi huzur
Bu ay bize verdi sürûr
Merhaba ey Şehr-i Ramazan merhaba."
Ramazana mahsus şiirler bestelenir. Âşıkları hayran bırakır. Her yer canlanır. Bir seferberlik başlar. Yine kelamları özetleyen, Ramazana merhabanın beğendiğim bir şiiri:
"Dağıldı karanlıklar, nura ğark oldu cihan
Merhaba, hoş gelmişsin ey mübarek Ramazan
Merhaba, ey ayların şehinşahı sultanı
Merhaba, ay Allah'ın eşsiz lütfu ihsanı
Çok şükür Rabbimize, kavuştuk san tekrar
Artık her şey bizimdir bahtiyarız bahtiyar
Doğup bir güneş gibi yurdumun bahtına
Hoş geldin safa geldin gönlümüzün tahtına."
(F. Cemal Oğuz Öcal, Hoş Geldin Şiiri, Kaynak: Dr. Filiz Kılıç, Yrd. Doç. Dr. Muhsin Macit, Türk Edebiyatında Ramazan şiirleri, TDVY, Ankara, 1995, Bursa Araştırma Küt. 6548).
Sevgi, selam ile merhaba ile karşılıyoruz, kutlu Ramazan'ı. Annemizle, babamızla, akraba ve dostlarımızla, güler yüzle, tatlılıkla merhaba diyoruz. Kundaktaki sabilerle, nine ve dedelerimizle merhaba diyoruz. Fakirlerimiz, zenginlerimiz, öksüzlerimizle merhaba diyoruz. Gelişinle sevindiğimiz, murada erdiğimiz, Allah'ın ihsanına kavuştuğumuz, sahur, iftar, sadaka, zekât, teravih bereketine erdiğimiz için merhaba diyoruz. Allah Resulü (s.a.v) buyurdu: "Ramazanın ilk gecesi geldiği zaman, bütün cennet kapıları açılır. Bu kapılardan hiçbiri Ramazan ayınca kapanmaz. Allah bir münadiye şöyle nida etmesini emreder: 'Ey hayır isteyen, gel. Ey şer yolunda olan (azgınlığından) vazgeç.' Sonra der ki: 'İstiğfar eden yok mu? İstiğfar eden bağışlanacak. İsteyen yok mu? İstediği kendisine verilecek. Tevbe den yok mu? Tevbesi kabul olunacak.' Bu çağırmalar şafak atıncaya kadar devam eder."
(Kalplerin Keşfi, İmam Gazali, s.685).
İşte bu af ve tevbelere, rahmetin eşiğine geldiğimiz için, "merhaba ey mağfiret ayı Ramazan" diyoruz.
Ramazan-ı Şerif'e merhaba demek ise çok anlamlıdır. Hele camilerde ilk günlerde kasidelerle merhaba demek ne tesirlidir.
Çocukluğumuzda, Beykoz Çamlıbahçe Camii'nde Abdülkadir amcamız vardı. Musikişinas, sesi ve sedası ile etkileyici biriydi. Onun "Merhaba ya Şehr-i Ramazan merhaba" diyerek okumaları bugün bile aradığım, özlediğim nağmeler...
İşte bir örnek:
Merhaba ey Şehr-i Ramazan
"On bir aylık yoldan geldin
Merhaba ey Şehr-i Ramazan merhaba
Bizlere misafir oldun
Merhaba ey Şehr-i Ramazan merhaba
Rahmet ayıdır Ramazan
Mağfiret ayıdır Ramazan
Cennet ayıdır Ramazan
Merhaba ey Şehr-i Ramazan merhaba
Müminler camiye koşar
Camiler dolar taşar
Bütün herkes sevinç yaşar
Merhaba ey Şehr-i Ramazan merhaba
Göklerin kapısı açılır
Alemlere rahmet saçılır
Güzel hulleler biçilir
Merhaba ey Şehr-i Ramazan merhaba
Ne güzeldir savm, salat
Teravihler olur dilşad
Cehennemden olur azat
Merhaba ey Şehr-i Ramazan merhaba
Gönlümüze dolunca nur
Hepimize geldi huzur
Bu ay bize verdi sürûr
Merhaba ey Şehr-i Ramazan merhaba."
Ramazana mahsus şiirler bestelenir. Âşıkları hayran bırakır. Her yer canlanır. Bir seferberlik başlar. Yine kelamları özetleyen, Ramazana merhabanın beğendiğim bir şiiri:
"Dağıldı karanlıklar, nura ğark oldu cihan
Merhaba, hoş gelmişsin ey mübarek Ramazan
Merhaba, ey ayların şehinşahı sultanı
Merhaba, ay Allah'ın eşsiz lütfu ihsanı
Çok şükür Rabbimize, kavuştuk san tekrar
Artık her şey bizimdir bahtiyarız bahtiyar
Doğup bir güneş gibi yurdumun bahtına
Hoş geldin safa geldin gönlümüzün tahtına."
(F. Cemal Oğuz Öcal, Hoş Geldin Şiiri, Kaynak: Dr. Filiz Kılıç, Yrd. Doç. Dr. Muhsin Macit, Türk Edebiyatında Ramazan şiirleri, TDVY, Ankara, 1995, Bursa Araştırma Küt. 6548).
Sevgi, selam ile merhaba ile karşılıyoruz, kutlu Ramazan'ı. Annemizle, babamızla, akraba ve dostlarımızla, güler yüzle, tatlılıkla merhaba diyoruz. Kundaktaki sabilerle, nine ve dedelerimizle merhaba diyoruz. Fakirlerimiz, zenginlerimiz, öksüzlerimizle merhaba diyoruz. Gelişinle sevindiğimiz, murada erdiğimiz, Allah'ın ihsanına kavuştuğumuz, sahur, iftar, sadaka, zekât, teravih bereketine erdiğimiz için merhaba diyoruz. Allah Resulü (s.a.v) buyurdu: "Ramazanın ilk gecesi geldiği zaman, bütün cennet kapıları açılır. Bu kapılardan hiçbiri Ramazan ayınca kapanmaz. Allah bir münadiye şöyle nida etmesini emreder: 'Ey hayır isteyen, gel. Ey şer yolunda olan (azgınlığından) vazgeç.' Sonra der ki: 'İstiğfar eden yok mu? İstiğfar eden bağışlanacak. İsteyen yok mu? İstediği kendisine verilecek. Tevbe den yok mu? Tevbesi kabul olunacak.' Bu çağırmalar şafak atıncaya kadar devam eder."
(Kalplerin Keşfi, İmam Gazali, s.685).
İşte bu af ve tevbelere, rahmetin eşiğine geldiğimiz için, "merhaba ey mağfiret ayı Ramazan" diyoruz.
Feyyaz inanç / diğer yazıları
- İnsanı bilmek insanca davranmak / 09.06.2019
- Eski Boğaziçi'nden Türkiye'ye baktım? / 30.06.2017
- Dini, menfaate alet etmek / 29.06.2017
- Çok şükür bayrama eriştik / 24.06.2017
- Elveda yâ Şehr-i Ramazan / 23.06.2017
- Zekât kimlere verilmez? / 22.06.2017
- Kadir gecesine erişmek / 21.06.2017
- Zekât kimlere verilir? / 20.06.2017
- Zekat kimlere, nelerden verilir? / 19.06.2017
- Bir hatırlatma ve sadakanın fazileti / 18.06.2017
- Eski Boğaziçi'nden Türkiye'ye baktım? / 30.06.2017
- Dini, menfaate alet etmek / 29.06.2017
- Çok şükür bayrama eriştik / 24.06.2017
- Elveda yâ Şehr-i Ramazan / 23.06.2017
- Zekât kimlere verilmez? / 22.06.2017
- Kadir gecesine erişmek / 21.06.2017
- Zekât kimlere verilir? / 20.06.2017
- Zekat kimlere, nelerden verilir? / 19.06.2017
- Bir hatırlatma ve sadakanın fazileti / 18.06.2017

























































