Merkez Bankası faiz kartını çekti
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın her fırsatta seslendirdiği yüksek faiz karşıtı tavrını erken seçim öncesi Lira'yı kontrol altına almak için bir süreliğine bir kenara bırakan Merkez Bankası, piyasaların en çok seveceği adımı atarak, geç likidite penceresi faiz oranını yüzde 13.50'ye yükseltti
25.04.2018 00:00:00
Türk lirasının dolar karşısındaki değer kaybının devam etmesi üzerine Merkez Bankası dün faiz artırma kararı aldı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) yılın 3'üncü toplantısını dün gerçekleştirdi.
Politika faizi ve faiz koridorunda herhangi bir değişiklik yapmayan TCMB, geç likidite penceresi faizini 75 baz puan artırarak yüzde 13.50'ye çıkardı. Gecelik marjinal fonlama oranını yüzde 9.25'te ve gecelik borçlanma faiz oranını yüzde 7.25'te sabit tutan TCMB, bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını da (politika faizi) yüzde 8'de sabit bıraktı.
Merkez Bankası Para Politikası Kurulu tarafından, yapılan yazılı açıklamada, enflasyon ve enflasyon beklentilerinin bulunduğu yüksek seviyelerin fiyatlama davranışları üzerinde risk oluşturmaya devam ettiği belirtilerek, "Enflasyon ve enflasyon beklentilerinin bulunduğu yüksek seviyeler fiyatlama davranışları üzerinde risk oluşturmaya devam etmektedir. İthalat fiyatlarındaki yükseliş söz konusu riskleri artırmıştır. Bu çerçevede Kurul, fiyat istikrarını desteklemek amacıyla ölçülü bir parasal sıkılaştırma yapılmasına karar vermiştir. Enflasyon beklentileri, fiyatlama davranışları ve enflasyonu etkileyen diğer unsurlardaki gelişmeler yakından izlenerek ihtiyaç duyulması halinde ilave parasal sıkılaştırma yapılabilecektir" ifadesi kullanıldı.
Lafla peynir gemisi yürümüyor
Cumhurbaşkanı Erdoğan yüksek faizlere karşı olduğunu her fırsatta açıkladığı halde Merkez Bankası'nın bu faiz artırma kararı, 'lafla peynir gemisi yürümüyor' atasözünü akıllara getirdi.
Meydanlarda bu temenniler ifade ediliyor olsa da Merkez Bankası, erken seçim öncesi TL'deki değer kaybının önüne geçmek amaçlı olarak faizlerde artış kararı aldı. Merkez Bankası'nın faizlerde artışa gitmeseydi TL'de ciddi değer kaybı yaşanacağını ifade eden uzmanlara göre; geç likidite penceresi faizini 75 baz puan artırarak yüzde 13.50'ye çıkarılması piyasaların en çok sevdiği, beklenen senaryoydu. Ancak, bu adımın dolar kuru üzerindeki etkisinin kalıcı olacağına kimse inanmıyor.
7 Haziran kritik önemde
Bu bağlamda önümüzdeki dönemde yine faiz artışı gelebilir. Merkez Bankası'nın faiz kararı sonrasında Türk lirası karşısında dolar önce 4.03 seviyesine kadar inse de yeniden 4.06 civarına yükseldi.
Euro ise karar sonrası 4.94'ün altın görmesinin ardından 4.96 civarında dengelendi. Uzmanlara göre Merkez'in son hamlesi Türk Lirası'nı dolar karşısında 3.85-3.90 seviyelerine geri çekebilir.
24 Haziran seçimlerine kadar TL'nin istikrarlı kalmasını sağlamak için Merkez Bankası'ndan para politikasında daha da sıkılaştırmak amacıyla yeni hamleler gelebilmesi de mümkün görülüyor. Bu bağlamda 7 Haziran tarihi kritik önemde.
Çünkü Merkez Bankası Para Politikası Kurulu 24 Haziran seçimlerinden önceki son toplantısı 7 Haziran'da gerçekleşecek.
Politika faizi ve faiz koridorunda herhangi bir değişiklik yapmayan TCMB, geç likidite penceresi faizini 75 baz puan artırarak yüzde 13.50'ye çıkardı. Gecelik marjinal fonlama oranını yüzde 9.25'te ve gecelik borçlanma faiz oranını yüzde 7.25'te sabit tutan TCMB, bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını da (politika faizi) yüzde 8'de sabit bıraktı.
Merkez Bankası Para Politikası Kurulu tarafından, yapılan yazılı açıklamada, enflasyon ve enflasyon beklentilerinin bulunduğu yüksek seviyelerin fiyatlama davranışları üzerinde risk oluşturmaya devam ettiği belirtilerek, "Enflasyon ve enflasyon beklentilerinin bulunduğu yüksek seviyeler fiyatlama davranışları üzerinde risk oluşturmaya devam etmektedir. İthalat fiyatlarındaki yükseliş söz konusu riskleri artırmıştır. Bu çerçevede Kurul, fiyat istikrarını desteklemek amacıyla ölçülü bir parasal sıkılaştırma yapılmasına karar vermiştir. Enflasyon beklentileri, fiyatlama davranışları ve enflasyonu etkileyen diğer unsurlardaki gelişmeler yakından izlenerek ihtiyaç duyulması halinde ilave parasal sıkılaştırma yapılabilecektir" ifadesi kullanıldı.
Lafla peynir gemisi yürümüyor
Cumhurbaşkanı Erdoğan yüksek faizlere karşı olduğunu her fırsatta açıkladığı halde Merkez Bankası'nın bu faiz artırma kararı, 'lafla peynir gemisi yürümüyor' atasözünü akıllara getirdi.
Meydanlarda bu temenniler ifade ediliyor olsa da Merkez Bankası, erken seçim öncesi TL'deki değer kaybının önüne geçmek amaçlı olarak faizlerde artış kararı aldı. Merkez Bankası'nın faizlerde artışa gitmeseydi TL'de ciddi değer kaybı yaşanacağını ifade eden uzmanlara göre; geç likidite penceresi faizini 75 baz puan artırarak yüzde 13.50'ye çıkarılması piyasaların en çok sevdiği, beklenen senaryoydu. Ancak, bu adımın dolar kuru üzerindeki etkisinin kalıcı olacağına kimse inanmıyor.
7 Haziran kritik önemde
Bu bağlamda önümüzdeki dönemde yine faiz artışı gelebilir. Merkez Bankası'nın faiz kararı sonrasında Türk lirası karşısında dolar önce 4.03 seviyesine kadar inse de yeniden 4.06 civarına yükseldi.
Euro ise karar sonrası 4.94'ün altın görmesinin ardından 4.96 civarında dengelendi. Uzmanlara göre Merkez'in son hamlesi Türk Lirası'nı dolar karşısında 3.85-3.90 seviyelerine geri çekebilir.
24 Haziran seçimlerine kadar TL'nin istikrarlı kalmasını sağlamak için Merkez Bankası'ndan para politikasında daha da sıkılaştırmak amacıyla yeni hamleler gelebilmesi de mümkün görülüyor. Bu bağlamda 7 Haziran tarihi kritik önemde.
Çünkü Merkez Bankası Para Politikası Kurulu 24 Haziran seçimlerinden önceki son toplantısı 7 Haziran'da gerçekleşecek.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.


































































































