Mevsim geçişlerinde bipolar affektif bozukluğa dikkat!
Uzmanlar, bipolar affektif bozukluğun iki farklı hastalık dönemiyle karakterize bir psikiyatrik bozukluk olduğunu belirtiyor
23.08.2024 13:03:00
Yenal Arman
Yenal Arman





Uzmanlar, bipolar affektif bozukluğun iki farklı hastalık dönemiyle karakterize bir psikiyatrik bozukluk olduğunu belirtiyor. Bu bozuklukta, kişinin duygu durumu manik ve depresif dönemler arasında değişkenlik gösterir. Manik dönem, coşkunluk ve taşkınlık ile karakterize edilirken, depresif dönem çökkünlük ile tanımlanır. Bu iki zıt dönem, yatışma ve alevlenmelerle seyreder ve hastalık dönemleri dışında kişi normal ruh haline dönerek gündelik hayatına devam edebilir.
Manik dönemde hastalar aşırı coşkunluk, normalin çok üzerinde neşe ve enerji hali, düşüncelerde hızlanma, konuşma miktarında ve hızında artış, uyku ihtiyacında azalma, özgüvende artış, büyüklük düşünceleri, aşırı para harcama, hızlı araba kullanma, riskli cinsel aktiviteler gibi dürtüsel davranışlar, sinirlilik ve agresif davranışlar sergileyebilir.
Manik atakların gelişmesinde genetik nedenler önemli bir rol oynar. Stresli veya travmatik olaylar da bipolar bozukluğun ilk hastalık döneminin ortaya çıkmasına neden olabilir.
Erken müdahale tedavi yanıtını artırır. Uyku düzenini korumak, gece uykusuna özen göstermek, taşkınlaşma riski nedeniyle kredi kartlarını hastadan uzak tutmak, araba anahtarını kontrollü vermek, ilişki kurduğu arkadaşlarını takip etmek ve manik belirtilerden şüphelenildiğinde vakit kaybetmeden doktora başvurmak önemlidir.
İlaç tedavisinin yanı sıra yaşamın düzene sokulması, sağlıklı beslenme, düzenli uyku ve egzersiz, alkol ve madde kullanım alışkanlıklarını sonlandırma, pozitif düşünme ve davranma becerilerini geliştirme, hobi ya da uğraşılara vakit ayırma, stresle başa çıkma stratejilerini öğrenme ve hastalığın seyri konusunda bilgi sahibi olma önemli tedavi stratejileridir. Bipolar bozukluğun tedavisinde, hastalık dönemlerinin tedavi edilmesi kadar, hastanın yeniden hastalanmasını engellemek adına koruyucu tedaviler de büyük önem taşır.
Depresif dönem sıklığı kadınlarda, mani dönem sıklığı ise erkeklerde daha fazladır. Hastalık genellikle 20-25 yaş civarında başlar ve toplumda görülme sıklığı yaklaşık yüzde 1 civarındadır.
Bipolar bozukluğu olan bireylerin yaklaşık dörtte birinde mevsim geçişleri mani ya da depresyon atağına neden olabilir. İlkbahar/yaz aylarında aşırı hareketlilik, uykusuzluk, taşkınlık ve coşkunluk yaşanırken, sonbahar/kış aylarında enerji düzeyinde azalma, uyku ihtiyacında artma, çökkünlük ve durgunluk hissedilir. İlkbahardan yaz aylarına geçiş, mani tablosunun ortaya çıkması açısından en riskli dönemdir. Bu dönemde özgüvende artış, dürtüsel ve taşkın davranışlar, saldırganlık eğiliminde artma, öfke patlamaları, aşırı para harcama ve anormal düzeyde hareketlilik sıkça görülen belirtilerdir.
Manik dönemde hastalar aşırı coşkunluk, normalin çok üzerinde neşe ve enerji hali, düşüncelerde hızlanma, konuşma miktarında ve hızında artış, uyku ihtiyacında azalma, özgüvende artış, büyüklük düşünceleri, aşırı para harcama, hızlı araba kullanma, riskli cinsel aktiviteler gibi dürtüsel davranışlar, sinirlilik ve agresif davranışlar sergileyebilir.
Manik atakların gelişmesinde genetik nedenler önemli bir rol oynar. Stresli veya travmatik olaylar da bipolar bozukluğun ilk hastalık döneminin ortaya çıkmasına neden olabilir.
Erken müdahale tedavi yanıtını artırır. Uyku düzenini korumak, gece uykusuna özen göstermek, taşkınlaşma riski nedeniyle kredi kartlarını hastadan uzak tutmak, araba anahtarını kontrollü vermek, ilişki kurduğu arkadaşlarını takip etmek ve manik belirtilerden şüphelenildiğinde vakit kaybetmeden doktora başvurmak önemlidir.
Tedavi stratejileri nasıl olmalı?
İlaç tedavisinin yanı sıra yaşamın düzene sokulması, sağlıklı beslenme, düzenli uyku ve egzersiz, alkol ve madde kullanım alışkanlıklarını sonlandırma, pozitif düşünme ve davranma becerilerini geliştirme, hobi ya da uğraşılara vakit ayırma, stresle başa çıkma stratejilerini öğrenme ve hastalığın seyri konusunda bilgi sahibi olma önemli tedavi stratejileridir. Bipolar bozukluğun tedavisinde, hastalık dönemlerinin tedavi edilmesi kadar, hastanın yeniden hastalanmasını engellemek adına koruyucu tedaviler de büyük önem taşır.
Depresif dönem sıklığı kadınlarda, mani dönem sıklığı ise erkeklerde daha fazladır. Hastalık genellikle 20-25 yaş civarında başlar ve toplumda görülme sıklığı yaklaşık yüzde 1 civarındadır.
Mevsimsel etkiler de rol oynuyor
Bipolar bozukluğu olan bireylerin yaklaşık dörtte birinde mevsim geçişleri mani ya da depresyon atağına neden olabilir. İlkbahar/yaz aylarında aşırı hareketlilik, uykusuzluk, taşkınlık ve coşkunluk yaşanırken, sonbahar/kış aylarında enerji düzeyinde azalma, uyku ihtiyacında artma, çökkünlük ve durgunluk hissedilir. İlkbahardan yaz aylarına geçiş, mani tablosunun ortaya çıkması açısından en riskli dönemdir. Bu dönemde özgüvende artış, dürtüsel ve taşkın davranışlar, saldırganlık eğiliminde artma, öfke patlamaları, aşırı para harcama ve anormal düzeyde hareketlilik sıkça görülen belirtilerdir.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.



























































































