logo
24 HAZİRAN 2026

Millet iradesini hiçe sayarak Cumhuriyet'i örselemek

22.11.2006 00:00:00
Merd-i Kıptî şecaat arz ederken sirkatin söyler, derler. AKP ve Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in hali bu kabilden? Ya da Türk Milleti, AKP hükümetini tam tanısın diye, Yüce Allah, bakanların-vekillerin bağladı basiretini, konuşturuyor.Ma'lumunuz, Avrupa Birliği şefleri, Türklüğe hakareti yasaklayan 301. maddenin değiştirilip serbest bırakılmasını talep ediyor. AKP hükümeti, "Türklüğe hakareti serbest bırakan" söz konusu yasa değişikliğinin hazırlığı içinde. Bu süreçte, Türk milletine hakaret eden "azınlık" sayıda birkaç yazar, Başbakan R. T. Erdoğan'ı sevindirecek ve AB'yi memnun edecek biçimde, beraat ediverdiler.AKP, böyle bir "AB talimatlı yasal düzenleme" içinde?Geçen Cuma günü Bakan Çiçek ne dese beğenirsiniz; aynen şöyle konuşuyor: "Herkes sanıyor ki, bu 301, sadece Türklükle ilgili. Oysa açılan davaların sadece yüzde 11'ü Türklüğü aşağılamakla ilgili. Buna karşın, Cumhuriyeti aşağılamak yüzde 23? Türklükle ilgili düzenleme yaptığında, sadece yüzde 11'i kurtarmış olursun. Peki, öbürlerine olacak? Sonra Cumhuriyeti aşağılamak ne olacak?"Cumhuriyeti korumakla mükellef Bakan'ın derdine bakın?Hasan Pulur, şu tavsiyede bulundu nitekim; "Dert ettiğiniz şeye bakın! Bir adalet bakanı böyle şey sorar mı; Cumhuriyeti aşağılayanı ne yapacağız? Başımıza taç yapacağız Sayın Bakan, taç!"AKP'nin Cumhuriyet bağlamında gelip dayandığı nokta işte burasıdır?BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Çağlayan meydanında "tarihi ve hayati" mesajlar verdi. Cumhuriyet darbe aldı, darbe alıyor, dedi.Somut ve reel gelişmelerden örnekler verdi.Cumhuriyet milletin iradesinin, yasama, yürütme ve yargı erkinde tecelli etmesi, temsil edilmesi, bu erklere yansımasıdır, tarifini yaptı Prof. Dr. Baş. Türk milletine şöyle seslendi: "Yasama senin iradendir, yürütme senin iradendir, yargı senin iradendir; Cumhuriyet milletin iradesidir, Cumhuriyetin tarifi budur. TBMM, senin iradeni temsil eden yerdir." Maşeri vicdanın ortak tarifidir bu. Bu tariften yola çıkarak, "kimlerin Cumhuriyet'i örselediğine" dikkat çekti. Şimdi bu iktidar ne yaptı, diye sordu ve cevapladı, Prof. Dr. Baş. "Anayasa'nın 90. maddesinde yaptığı değişiklik ile, Türk milletinin iradesini yani senin iradeni değil, Avrupa'nın iradesini üste çıkarttı. Türk'ün iradesi ve hukuku, Avrupa'nın hukukunun iradesine uymaya mecburdur. Nerede kaldı senin iraden? Nerede kaldı Cumhuriyetin manası? O halde demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti çok ciddi bir darbe almıştır."AKP hükümeti, Milletimizin iradesine ve Cumhuriyete, benzer darbeyi Irak işgalindeki tezkere sürecinde de vurmuştur. Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, tezkereye rağmen Amerikan savaş uçaklarına hava sahamızdan 4500'ü aşkın sorti imkanı verdik, diye şişinmiştir.AB, ABD, IMF ve Vatikan taleplerini "yasal düzenleme"lere dönüştürerek "milletin iradesi"ni ve dolayısıyla bu iradenin temsili demek olan "Cumhuriyet"i örseleyen ve darbe üstüne darbe vuran, sadece AKP hükümeti değildir.Tüm AB'ci ve IMF'ci partiler, Cumhuriyet'i örselemekte adeta yarışmışlardır. Onlara göz yumarak "örtüklü destek" verenler de, bu "ağır vebal"de pay sahibidirler.AB'nin aklıyla önceki "DSP-MHP-ANAP" koalisyonunun ve milliyetçi ortağı MHP'nin çıkarttığı Tahkim Yasası, Cumhuriyet'e darbedir."Milletin iradesinin tecelligâhı" olan "Bağımsız Türk mahkemeleri"nin verdiği "Apo kararı"nı, AB'ci ortaklarıyla MHP'nin sümenaltı etmesi ve şimdi aynı MHP'nin o sümenaltı dosyalarından "F tipi söylemler" devşirecek kadar şaşırması, yargı erkini ve Cumhuriyet'i örselemektir.MHP ve ortaklarının IMF talimatıyla düzenledikleri, Türk çiftçisinin anasını ağlatan Tütün Kanunu, Şeker Kanunu, buğdaya kota düzenlemeleri Cumhuriyet'e darbenin ta kendisidir. Sadece milletin tarımına vurulmuş bir darbe değil, aynı zamanda millet iradesine indirilmiş bir darbedir.Vatikan Papalık Din Devleti'nin 1963'ten bu yana "resmi kurumu ve resmi yayılma planı" olan "dinler arası diyalog" projesi kapsamında, İmar Kanununda değişiklikler yaparak bir tek Hıristiyan'ın dahi bulunmadığı Müslüman mahallelerde mantar ginbi 40 bini aşkın "kilise ev"ler türetmek hem Cumhuriyet'e hem laikliğe vurulmuş en ağır darbelerdir.Bunlar, sadece birkaç örnek? Saymakla bitmez.Partilerimizin adı sanı ne olursa olsun, AB, ABD, IMF veya Vatikan talimatlarıyla malul siyasi programlarla, ne devlet, ne millet iradesi, ne de Cumhuriyet muhafaza edilebilir.Bütün bu olup bilenler karşısında partisinde Halk ve Cumhuriyet kavramlarını birleştirmiş gibi görünen CHP, maalesef bir nevi nam partisi olmuştur, levha partisi olmuştur; AB'ye uyum namına, AB'ci iktidarın payandasıdır, süklüm-büklüm vaziyettedir. Hangi Allah kulu, CHP'den ve sayın Deniz Baykal'dan, millet iradesini adeta hiçe sayarak Cumhuriyeti örseleyenlere karşı, BTP Genel Başkanı'nın Çağlayan'da ortaya koyduğu böylesine "soylu, köklü ve nitelikli bir Cumhuriyet tepkisi" duymuştur Allah aşkına!? AB tiyatrosunda, AKP'nin destekçisi ve payandası olmaktan gayrı pozisyon alamayan CHP'nin de maalesef, ne halk ile, ne halkın iradesi ile, dolayısıyla ne Cumhuriyet ile bağı ve bağlantısı kalmıştır. Maalesef bu bağlamda CHP'nin de yeri, Cumhuriyet'i örseleyenler kervanındadır. CHP'nin ve Baykal'ın yerli-yersiz kuru sıkı haykırışları ve sair nümayişler, haftasonu Kocaeli'nde Erdoğan'ın da dikkat çektiği gibi, sadece AKP'nin ekmeğine yağ sürmek ve AKP'yi cilalamaktır; CHP'lilerin niyetleri belki bu değildir, fakat bu ortaya çıkan hasılat budur.Siyasi yelpazenin en sağından en soluna bakınız, cumhuriyeti ve millet iradesini koruyup kollayacak projesi, programı, çözümü, temiz sicili ve donanımlı yüreği olan bir tek parti kalmamıştır. Dolayısıyla Anayasal görevi, "Türk devletini ve Cumhuriyeti ilelebet koruyup kollamak olan" Türk askerinin, en büyük zorluğu da burada düğümlenmektedir; Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın, bu görev, sivil-asker hepimizindir, devlet-millet hepimizindir hatırlatması, çok önemlidir.Bu bağlamda BTP, milli modeli ile, milli kalkınma projeleriyle, milli devlet-sosyal teziyle, Kuvay-ı Milliye ruhuyla, devletin ve milletin, Cumhuriyet ve demokrasinin siyasi teminatıdır. Bugün, siyaset düzleminde milletin ve devletin, halkın ve Cumhuriyet'in tek sahibi kalmıştır, o da BTP'dir. BTP'nin duruşu milli, soylu ve somut bir duruştur. Topyekün yetmiş milyonun tek adresi kalmıştır, o da BTP'dir.
 
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.