logo
08 ŞUBAT 2026

Milletimizin ve özellikle Fenerbahçelilerin dikkatine!

08.10.2011 00:00:00
Geçen sezon Fenerbahçe averajla lider, Trabzonspor ise ikinci oldu. Lig bitti. Ama futbol gündemden düşmedi. Bir dizi operasyonlar başlatıldı futbolda şike iddialarını içeren. Gözaltılar ve tutuklamalar yaşandı. Birçok spor adamı, futbolcu ve yöneticiler hapse gönderildi. Dava devam ediyor. Bu süreçte tabi öne çıkan Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım oldu. Hakkında bir sürü iddialar gündem edildi, konuşuldu, yazıldı. Doğru veya yanlış. Haklı veya haksız, orasını bilemem. Olay yargıda. Benim dikkatimi çeken, Fener taraftarının başkanına ve kulüplerine sahip çıkması. Yarın başkanları suçluda bulunabilir, beraatta edebilir. Kulüpleri kümeden düşürülebilir, hakları iade de edilebilir. Orası da beni pek ilgilendirmiyor. Beni ilgilendiren her şartta, koşulsuz ve sorgusuz olarak kulüplerine taraftarının sahip çıkması. Doğru veya yanlış. Şu an itibarıyla buda önemli değil. Hayıflandığım ise; bir kulüp sevenleri, haklarındaki bu kadar iddia ve yargı sürecine rağmen tek yürek, tek bilek olmuş ama milletimiz iç ve dış politikada yaşanan bu kadar skandallara rağmen tek bilek, tek yürek olamamış. Dosta düşmana karşı ortak bir duruş gösterememiş olmasıdır. Benim gelmek istediğim asıl nokta ise 'dinlerarası diyalog' ve bu diyalog uğruna çıkarılan kanunlar ve Bülent Arınç. AKP azınlık mallarının iadesini öngören Kanun Hükmünde Kararname çıkardı. Hatta bu kararnameyi imzalayan Başbakan, papazlarla yaptığı bir iftarda, bu müjdeyi onlara verdi. Tabii ki sevindiler, mutlu oldular. Haliyle bunun Fenerbahçe ile ne ilgisi var? Diyeceksiniz. Onun cevabını araştırmacı yazar Aytunç Altındal veriyor.  Bu kararname ile Yunanistan'a göç eden Rumların, döndüğünü belirten Altındal "Büyük rant söz konusu. Rumlar, kendilerinin olmadığı halde sırf Papazın Çayırı üzerine yapıldı diye Saraçoğlu Stadı'nı sahiplenecek. Boğaz'daki taşınmazlar da tehlikede" diyor. Ayrıca açıklamasında; Azınlıklara iade edilecek arazilerin en önemli bölümünün Rumlara ait olduğuna dikkat çeken Altındal, "Buralara yapılacak olan inşaatlar, buralardan gelecek paralar hatta Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'nın ve tesislerinin yerleri bile tartışma konusudur. Fenerbahçe'nin stadı Papazın çayırı diye bilinen yerdi. Orasının bile iadesi gündeme gelebilecek. İade derken, tazminatının ödenmesiyle bu olay, yıllardır hazırlanmakta olan, AB tarafından da istenen büyük bir tazminat olayının bir parçası yani ortada bir tazminat var. Esas konu tazminat sonrasındaki durum..." diye konuştu.Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ise bulunduğu mevkiinin herhalde farkında değil ki (!) temsil ettiği devleti "gaspçı" olarak niteliyor. Bülent Arınç ve eşi Münevver Arınç ile birlikte üç semavi dinden, aralarında imam, rahip ve hahamın da bulunduğu Antakya Medeniyetler Korosu'nun Anemon Oteli'nde "Bin Yıllar Kadar Derinlere Uzanan Köklerden Göklere Kadim Eserler" başlıklı konserini izledi. Konser sonrası Arınç şöyle konuştu: "Kırkağaç'ta, Manisa'da yaşadılar. Bu topraklarda birlikte yaşadık. Osmanlı dönemi bu beraberliği gösterdi. Sonra yaşananları bir kenara koyun. Onlar farklı bir trajedidir. 160'dan fazla cemaat vakfı var ve onların pek çok gayrimenkulleri var. 1974'de el konulmuştu. Geçmiş günlerde Kanun Hükmünde Kararname çıkarttık. Gasp ettiğimiz gayrimenkullerini cemaat vakıflarına aynen iade ediyoruz. Bu Türkiye'nin yüz akıdır." (03 Ekim 2011)Evet, devletini "gaspçı" olarak niteleyen B. Arınç, bu çıkardıkları kanunla Türkiye'nin yüzünü aklandıracaklarını (!) ifade ediyor. Öyle fazla tarihin derinliklerine dalmadan, bu topraklarda beraber yaşadığımız bu azınlıklar, Osmanlının en zor döneminde bizi nasıl arkadan vurduklarını, kadınlarımıza, çocuklarımıza, yaşlılarımıza nasıl bir vahşet sergilediklerini hatırlayalım. Çanakkale'yi, Kurtuluş savaşını biz, kime karşı, niye yaptık, sorularını kendimize soralım. Daha 90'larda Bulgaristan'da soydaşlarımızın yaşadığı zulmü, sürgünü hatırlayalım. Sonra Bosna'yı, Kosova'yı, Karadağ'ı artı ermeni işgalindeki Karabağ'ı gözümüzün önüne getirip Bülent Arınç'ın yüzüne bakalım. Bir "aklık" gördünüz mü?Ortada büyük oyunlar dönüyor. NATO karargâhlarında farklı Türkiye haritaları dolaşıyor. "Sıfır sorun" mantığıyla teslim olduğumuz komşu devletler, vatandaşlarına Türk milletini işgalci ve bu toprakların kendilerinin olduğunu öğretiyorlar, açık hedef gösteriyorlar. Ülkemizde ise birileri ha bire çanak, çömlek arıyor. Bir tek Hıristiyan'ın olmadığı yerlerde kiliseler hükümet eliyle yaptırılıyor, onarılıyor. Birileri "ekümeniklik" iddiasında bulunuyor vs. Kısaca yarın diyecekler ki; bu topraklar bize ait, siz işgalcisiniz. Ya teslim olun, ya çekip gidin! Bu gidişatın sonucu bu. Yurt içinde bu söylemler henüz dillendirilmese de, batıda hafızalara çoktan kazındı bile.  İşte benim hayıflandığım; bu oyunu hala neden göremediğimiz? İçteki ve dıştaki düşmanlara karşı, neden (millet olarak) tek bilek tek yürek olamadığımız? Hükümete ise diyecek sözüm yok. Çünkü bizzat B. Arınç geçtiğimiz aylarda, iki papaz arasında yaptığı açıklamada "Azınlıklara haklarını vermek boynumuzun borcudur" dedi. Bu gerçeklere rağmen halk yüzde 50 dediyse ben ne diyeyim!
 
Akın Aydın / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.