Çağımızda ekonominin milletlerin tarihinde daha etkin rol oynadığı görüşünü savunanlar vardır. Bu görüş, bütünüyle doğruluk içermeyen bir görüştür. Çünkü ekonomi, her dönemde milletlerin tarihini ve hatta talihini tayin eden önemli bir faktör olmuştur. O bakımdan bir milletin tarihini iyi ve doğru bilmek, ancak onun ekonomi tarihini bilmekle mümkündür. Ne yazık ki, Osmanlı tarihini inceleyenler, en çok Osmanlı'nın ekonomi tarihini ihmal etmişlerdir. Bazı tarihçiler ise, bu konuda çok aşırı gitmiştir. Onlara göre, Osmanlı yöneticileri, ekonomiyle hiç ilgilenmemiş ve hiçbir ekonomi politikası izlememiştir.Söz konusu anlayışın, günümüzde de aynen sürdürülmesi, ekonomi alanında Osmanlı'dan örnek almamızı engellemektedir. Evet, geçmiş olduğu gibi bugüne aktarılmaz, ama geçmişten her zaman yararlanma imkânı mevcuttur. Osmanlı gibi büyük bir tecrübeden yararlanmamak, tarihi hatadır. Yabancılar, Osmanlı arşivlerinde araştırma yapıp, ondan yararlanma yolları ararken, mirasın asıl sahipleri olan bizlerin, afal afal bakması affedilmez bir suçtur. Osmanlı'yı inceleyen tarihçilerimiz, sürekli Osmanlı'nın ordusundan ve zaferlerinden söz ettiler. Fakat orduya güç veren ve zafer kazanmasını sağlayan etkin unsurun ekonomi olduğunu görmezden geldiler. Bilindiği üzere ekonomik güç ile askeri güç at başı yürür. Birinin olmadığı yerde, diğeri de olmaz. Bazı tarihçiler, Osmanlı'nın ekonomik gücünü yeni yeni keşfediyorlar. Diyorlar ki: "Osmanlı, dünyaya hükmettiği dönemlerde ekonominin de eksenindeydi. Bir başka deyişle Osmanlı, askeri olarak güçlü olduğu dönemlerde, ekonomide de güçlü idi." Deyim yerindeyse, Osmanlı, süper güç olduğu zamanlarda, ekonomik alanda da merkezdi ve dünyayı şekillendiriyordu.Özellikle 1400-1600 yılları arasında Osmanlı ekonomisi, dünya ekonomisini hem yönlendiriyor, hem de besliyordu. Batı dünyasında sömürgecilik dönemi başlayınca, Osmanlı'nın ekonomideki rolü zayıfladı. Bu zayıflık, tabii olarak beraberinde başka zayıflıkları da getirdi. Bunu Batılı tarihçiler de itiraf etmektedir. Fransız tarihçi Heers, "1400'lü yıllarda Batı Anadolu'dan Avrupa'ya 500 bin altın tutarında pamuğun ihraç edildiğini" söyler. O zamanki ekonomik yapı düşünüldüğünde, bu rakamın ne kadar büyük ve önemli olduğu idrak edilebilir. Özetle ifade edersek, ekonomi geçmişte de tarihe yön veren bir güçtü. Öyle ki ekonomi savaşların da, barışların da en temel sebeplerindendir. Osmanlı'nın güçlü olduğu dönemlerde de ekonomik savaşlar ve dolayısıyla ekonomik casusluklar olmuştur.Geçmişte ekonominin ana lokomotifi tekstil sektörü idi ve Osmanlı tekstilde liderdi. İngilizler ne yaptılarsa, bir türlü Osmanlı gibi pamuğu işleme başarısı gösteremediler. Sonunda hileye, sahtekârlığa, daha doğrusu casusluğa başvurdular. 18. yüzyılda İstanbul'dan Ermeni ve Rum ustaları İngiltere'ye kaçırdılar ve onlardan Osmanlı'nın pamuğu nasıl işlediğini öğrendiler. İngilizler, o Ermeni ve Rum ustalar sayesinde dünyada tekstil sektöründe söz sahibi oldular. Bu, ekonomi tarihinde İngilizlerin lehine, Osmanlı'nın aleyhine bir devrim olmuştur. Batılı bazı ekonomi tarihçileri, Avrupa'nın sanayileşmesinde ve kalkınmasında Osmanlı'nın büyük rol oynadığını söylerler. Örnek olarak da İngilizlerin kaçırdıkları tekstil ustalarını gösterirler. Gerçekten o ustalar, İngiltere'nin sanayileşmesinde etkili olmuşlardır. Çünkü tekstil, sanayileşmede tetikleyici görev yapmıştır. Batı ekonomisi, daha geniş anlamıyla dünya ekonomisi, artık tıkanma noktasına gelmiş ve yeni bir soluğa ihtiyaç duymaktadır. Görülen o ki, böyle bir soluğu MEM ile sunan tek kişi Prof. Dr. Haydar Baş'tır. Bu gerçek, ne kadar erken görülürse, insanlık için o kadar yararlı olacaktır.
M. Hilmi Yıldırım / diğer yazıları
- İnsan hakları ve ihlâlleri / 01.02.2019
- Sömürü ve şahsiyetli insan / 21.01.2019
- Ekonomik kararlar ve insan davranışları / 09.01.2019
- Medeniyetlerin etkileşimi / 20.12.2018
- Ekonomide bitmeyen tartışma / 12.12.2018
- İletişim çağında iletişimsizlik / 22.11.2018
- Öngörülerdeki isabetsizlikler / 09.11.2018
- Küresel ekonomi ve ülke ekonomileri / 22.10.2018
- Adaletsiz ekonomi / 11.10.2018
- Ekonomide milli strateji / 18.09.2018
- Sömürü ve şahsiyetli insan / 21.01.2019
- Ekonomik kararlar ve insan davranışları / 09.01.2019
- Medeniyetlerin etkileşimi / 20.12.2018
- Ekonomide bitmeyen tartışma / 12.12.2018
- İletişim çağında iletişimsizlik / 22.11.2018
- Öngörülerdeki isabetsizlikler / 09.11.2018
- Küresel ekonomi ve ülke ekonomileri / 22.10.2018
- Adaletsiz ekonomi / 11.10.2018
- Ekonomide milli strateji / 18.09.2018

























































