logo
22 ŞUBAT 2026


Milli tarım siyaseti kaçınılmaz bir zaruret

31.10.2014 00:00:00
Bugün Türkiye'de AB uyum yasaları kapsamında çıkarılan kanunlar ve IMF talepleri sonucu tarım ve hayvancılık, neredeyse yok edilmiştir. Halbuki Türkiye, tarım ve hayvancılıkta kendi kendine yeten bir ülkeydi. Türk tarımı, Avrupa, Amerika ve İsrail'e bağımlılıktan kurtarılmalı, neyin ekilip neyin ekilmeyeceğine tarım, hayvancılık, gıda, çevre, orman ve köy politikalarına sadece Türk milletinin bağımsız siyasi iradesi karar vermelidir. Vatanımıza özgü yerli tarımsal, bitkisel ve hayvansal zenginliklerimiz ve özgünlüklerimiz titizlikle korunmalı, tohum dahil bütün tarımsal alanlarda yabancılara bağımlılık yok edilmelidir. Türk tarımını geliştirmek için en modern bilim ve teknoloji yöntemleri kullanılmalı, geleneksel tarımla modern tarım, en akılcı şekilde birleştirilerek, Türk toprağı en üst düzeyde verim alınabilecek şekilde işlenip yeniden yapılandırılmalıdır. Doğal ve organik tarıma bir an önce geçilmelidir. Türk köylüsünün, toprağının sahibi olarak kalması, toprağını yabancılara satmaması için bütün önlemler alınmalıdır. Türk köylüsünün köyünü ve toprağını boşaltıp büyük şehirlerde toplaşmasının önüne geçilmelidir. Millî Türk kültür ve geleneklerinin yaşatıldığı Türk köyü, sağlanacak olan her türlü imkânla canlı tutulmalı ve geliştirilmelidir.43 bin olan köy sayımız bugün 25 bine inmiştir. 1986'dan bu yana keçi, koyun, manda, sığır sayısında yarı yarıya bir azalma vardır. 1935'te toplam nüfusumuzun yüzde 76.5'i köylerde ve kırsal bölgelerde yaşarken bu oran, 2012 yılında ise yüzde 22.7'ye düştü. 2002 yılında iş başına gelen AKP hükûmeti, Avrupa Birliği'ne (AB) tarım nüfusunu 15 milyona indirme sözü vermişti. Bu doğrultuda süren politikalar sonucu köyle boşaltılmakta ve şehirlere yığılmaktadır. Türkiye 30 yıl önce tarım ürünlerinde kendi kendine yeten dünyanın 7 ülkesinden birisiydi. Bugün ise âdeta dünyaya avuç açan tarım fukarası bir ülke haline geldi. Bunun sonu felakettir, bir an önce tedbir alınmalıdır.Şu ya da bu yolla yabancıların eline geçmiş olan en verimli tarım arazileri, en uygun yöntemlerle Türk milletine iade edilmelidir.- Türk çiftçisi, iç ve dış bütün engel ve dikenli tellerden kurtarılıp özgürleştirilmelidir. - Yabancı kaynaklı ve yabancı sermaye endeksli bütün politikalar yok edilmelidir.- Çiftçilere verilen destekler arttırılarak, ürün girdileri çok uluslu şirketlerin insafına bırakılmamalıdır. - Çiftçilerin ürünleri, hakça, tatminkâr bir karşılıkla ücretlendirilmelidir. - Ülkemizde üretilen tarım ürünlerini dışarıdan ithal etmemeli, yerli üretimi teşvik etmeliyiz.- Üretici ve tüketici arasındaki aracıların aşırı kâr etmeleri engellenmeli, hem üretici hem tüketicinin menfaatini gözeten bir sistem getirilmelidir.- Tarım ve hayvancılık ürünlerinin ihracatı için her türlü imkân sağlanmalıdır.- Ziraat mühendislerimizin ve veteriner hekimlerimizin en yeni ve modern tarım ve hayvancılık tekniklerini uygulamaya dönüştürmeleri için her türlü kolaylık ve imkân sağlanmalıdır.- Miras yoluyla veya başka yollarla bölünmüş ve kendi başına kullanılamaz hale gelen tarım arazileri birleştirilerek daha verimli bir üretim alanına dönüştürülmelidir. - Gübre, ilaç, tohum, tarımsal alet edevat ve makinelerin tamamı yerli, millî üretimle sağlanmalı, bu alanlarda yabancılara bağımlılıktan kurtulmalıdır.Yedi Türk devleti arasında, mümkünse diğer Türk topluluklarının da katılımıyla "Türk Tarım Havzası" kurulmalıdır. Bu yapı içinde tarım üretim, şekil ve ürünleri işbirliğine ve karşılıklı ihtiyaç paylaşımına dayalı olarak en verimli ve en ucuz şekilde teşkilatlandırılmalıdır.Ayrıca Prof. Dr. Haydar Baş Hocanın bütün dünyada büyük bir beğeniyle kabul gören Millî Ekonomi Modeli, bütün partiler tarafından ekonomi programı haline getirilip, iktidar tarafından uygulanmalıdır.İlkemiz: İthal eden değil, üreten millet.
 
Prof. Dr. Nurullah Çetin / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.