logo
17 NİSAN 2026

Milyonlarca araç sahibini ilgilendiriyor

İkinci el araç fiyatlarının hararetinin arttığı şu günlerde Yargıtay'dan milyonlarca araç sahibini ilgilendiren emsal nitelikte bir karar geldi. Yüksek Mahkeme; piyasa değerinden ucuz alınan aracın 'pert olduğunun' bilindiği kanaatinin yanlış olduğuna, ağır hasarlı aracı herhangi bir bilgilendirme yapmadan vatandaşa satmanın yasal olmadığına hükmetti
 

11.07.2020 09:57:00
Milyonlarca araç sahibini ilgilendiriyor
Milyonlarca araç sahibini ilgilendiriyor
Bursa Tüketiciler Derneği Genel Başkanı Sıtkı Yılmaz, "6502 Sayılı Tüketici Kanunu tüm satışlarda tüketicinin doğru bir şekilde bilgilendirilmesini esas kılmıştır" dedi.  
 
Aracın pert olduğunu sigortada öğrendi
 
Aldığı maaşından tasarruf ederek yıllarca hayalini kurduğu aracı satın alan vatandaş, aracın sigortasını yaptırmak için gittiği acentada hayatının şokunu yaşadı. Aracın pert olduğunu öğrenen mağdur vatandaş, noter kanalıyla araçta gizli ayıp olduğunu satıcıya bildirdi. Buna rağmen taleplerine cevap alamayan mağdur tüketici, Asliye Hukuk Mahkemesi'nin yolunu tutttu. Aracın sigorta ve kasko işlemlerini yaptırmak için başvurduğu sırada pert kayıtlı olduğunu öğrendiğini, davalının satış öncesinde bu konuda kendisine bilgi vermediğini öne sürdü. Aracın pert kayıtlı olmasının gizli ayıp olarak değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek, gizli ayıplı aracın iadesine ve 14 bin 900 TL satış bedeli ile araç için yapmış olduğu 327 TL masraf dahil olmak üzere zararının davalıdan tahsiline karar verilmesini istedi. Davalı, davanın reddini diledi. 
 
"Aracı piyasanın altında aldı, pert kaydını bilmesi gerekirdi" 
 
Mağdur vatandaş, ikinci şoku mahkeme kararıyla yaşadı. Aracın piyasadan 6 bin lira daha düşük bir bedelle satın alınmasının pert kaydı olma ihtimalinin güçlendirdiğine dikkat çeken Mahkeme; aradaki bu farkın aracın ağır hasara uğramasından kaynaklanan değer kaybından kaynaklandığı ve davacının araçtaki ağır hasar durumunu bildiği veya bilebilecek durumda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verdi. Davacı, kararı temyiz edince devreye Yargıtay 13. Hukuk Dairesi girdi. Emsal nitelikte bir karara imza atan Daire; "Borçlar Kanununun 223. maddesi hükmüne göre, alıcı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılan da satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirim yapmayı ihmal ederse satılanı kabul etmiş sayılır. Adi bir muayene ile meydana çıkarılamayacak bir ayıp sonradan çıkarsa bunu da derhal satıcıya haber vermelidir. Aksi takdirde satılanı bu ayıplı hali ile kabul etmiş sayılır. Davacı öğrendiği gizli ayıbı noterden düzenlenen ihtarname ile davalıya bildirmiştir. Davacı gizli ayıp nedeniyle derhal satıcılara ihbarda bulunmakla satılanı, açıklanan kanun hükmü gereğince ayıplı haliyle kabul etmemiştir." ifadelerine yer verdi. 
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda aracın piyasa değerinden düşük satın alınması nedeniyle davacının ayıbı bildiğine kanaat getirilmiş ise de aracın piyasa değerinden düşük satın alınması davacının ayıbı bildiğine karine teşkil etmeyeceği vurgulandı. Dava konusu araçta bulanan ayıbın davacıdan gizlenmediğinin ispat yükü davalı tarafta olduğu hatırlatıldı. 
Kararda; "Hal böyle olunca; mahkemece, açıklanan hususlar göz önünde tutularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Kararının bozulmasına oy birliği ile hükmedilmiştir" denildi. 
 
"Kanunda tüketicinin doğru bilgilendirilmesi esas alınmıştır" 
 
Bursa Tüketiciler Derneği Genel Başkanı Sıtkı Yılmaz da konu ile ilgili kısa bir açıklama yaparak, "Araç satışları ile ilgili derneğimize ciddi şikayetler gelmektedir. Özellikle son dönemde faizlerin aşağı çekilmesiyle birlikte yoğun bir alım satım gerçekleşiyor. Bu işlemlerde de tüketici mağduriyetine yol açan bazı satışlar olmaktadır. Burada her şeyden önce altını çizmek istediğim konu, 6502 Sayılı Tüketici Kanunu tüm satışlarda tüketicinin doğru bir şekilde bilgilendirilmesini esas kılmıştır. Ayrıca Medeni Kanunumuzun ikinci maddesi de satıcıların dürüst bir satış yapmakla hükümlü olduklarına işaret etmektedir. Bu nedenle gerek sıfır, gerekse ikinci el satışlarda olsun satıcıların araçları ile ilgili tüketiciyi doğru bilgilendirmeleri gerekiyor. Aksi takdirde bu aracın iadesi ve kullandıkları paranın yasal faizi ile birlikte ödenmesini gerektiren süreç işletebilir" dedi. 
 
"Kişiden kişiye satışlara dikkat" 
 
Tüketicinin dikkat etmesi gereken noktaları da anlatan Yılmaz, "Kişiden kişiye satış olup olmadığına bakılması gerekiyor. Her ne kadar tüketici galeri üzerinden araç alıyor ise de notere gittiğinde şahıstan şahısa yapılıyor. Bu tür satışlarda tüketici, tüketici haklarından yararlanamamaktadır. Tüketici bu alım satımlarda bir tarafın mutlaka satıcı kimliğine sahip olması gerekmektedir. Aracı alırken, aracın trafiğe girdiği günden sattığı güne kadar olan sürecini, satıcı tarafından alıcı doğru bilgilendirilmesi gerekmektedir. Bu tüketicini kanunun bir hükmüdür" diye konuştu. 
Alıcının bir şeyi biliyor olma ihtimali üzerinden değil, satanın sorumluluğu açısından ayıbın söylenmesi gerektiğine vurgu yapan Yılmaz, "Satıcı ürünün ayıbını söyleyerek satması gerekmektedir. Bu şekilde yapmadığı takdirde fiyat üzerinden tüketici sorumlu tutması kabul edilemez. Orada ürünün tüketicinin idrakine bırakması da kanuni açıdan da doğru sonuç getirmez. Kendisinin bildiğini karşı taraftan saklamak iade için yeterli bir sebeptir" dedi. İHA

Antalya Diplomasi Forumu başladı

5. Antalya Diplomasi Forumu bugün başladı. 17-19 Nisan 2026 tarihlerinde Antalya’da toplanan dünya liderleri, Orta Doğu ateşkesinden küresel belirsizliklere kadar kritik konuları masaya yatıracak

17.04.2026 12:38:00
Eyüp Kabil
Antalya Diplomasi Forumu başladı
Antalya Diplomasi Forumu başladı
Antalya'nın mavi suları ve tarihi dokusu bu yıl da dünya liderlerini ağırlamaya hazırlanıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ev sahipliğinde başlayan Antalya Diplomasi Forumu, Orta Doğu'daki ateşkes umutlarıyla birleşince küresel diplomasinin yeni merkezine dönüştü. Peki bu forumdan neler çıkacak?

Forumun ilk günü liderler bir araya geliyor

Bugün kapılarını açan forumda, KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'ın Erdoğan'la yaptığı görüşme dikkat çekti. İki lider, Kıbrıs meselesinden enerji işbirliğine kadar kritik konuları masaya yatırdı. Forumun açılış oturumunda Erdoğan, "Diyalog ve barışın diliyle konuşuyoruz" mesajını verdi.

Yüzlerce diplomat, bakan ve düşünce liderinin katılımıyla devam eden etkinlik, özellikle Orta Doğu'daki son gelişmelerle daha da önem kazandı. İsrail-Lübnan 10 günlük ateşkesinin hemen ardından toplanan forum, bölgedeki gerilimin azaltılması için yeni fırsatlar sunuyor.

İran, Gazze ve enerji güvenliği ana gündem

Forum katılımcıları, Trump'ın İran'la olası kalıcı anlaşma sinyallerini yakından takip ediyor. Birçok uzman, Antalya'nın bu süreçte arabuluculuk rolü üstlenebileceğini belirtiyor. Türkiye'nin hem Batı hem Doğu ile köprü görevi görmesi, forumu benzersiz kılıyor.

Ayrıca enerji koridorları, göç krizi ve yapay zeka gibi küresel meseleler de masada. Avrupa'dan Asya'ya geniş bir coğrafyadan gelen temsilciler, "Yeni dünya düzeninde Türkiye'nin yeri neresi?" sorusuna yanıt arıyor.

İş dünyası da forumda

Sadece siyaset değil, ekonomi de ön planda. Türk iş dünyasının önde gelen isimleri, uluslararası yatırımcılarla ikili görüşmeler yapıyor. Özellikle savunma, yenilenebilir enerji ve turizm alanlarında yeni işbirliği anlaşmalarının imzalanması bekleniyor.

Antalya Diplomasi Forumu, pandemi sonrası dönemde Türkiye'nin "yumuşak güç" diplomasisini en güçlü şekilde gösterdiği platformlardan biri haline geldi.

Barışa katkı mümkün mü?

Uzmanlar, bu forumun sadece konuşmalardan ibaret kalmayacağını, somut adımlar atılabileceğini söylüyor. Özellikle Lübnan ateşkesinin uzatılması ve Gazze'deki insani krizin hafifletilmesi için Türkiye'nin önerileri masada olacak.

Antalya'nın palmiyeleri altında yürütülen bu görüşmeler, belki de yıllardır beklenen bölgesel barışın ilk adımlarını içerebilir. Dünya, Türkiye'nin ev sahipliğindeki bu forumdan çıkacak sonuçları merakla bekliyor.

Gülistan Doku soruşturmasında 7 şüpheli adliyeye sevk edildi

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmada gözaltına alınan şüphelilerden 7'si daha adliyeye sevk edildi

17.04.2026 10:51:00
Anadolu Ajansı
Gülistan Doku soruşturmasında 7 şüpheli adliyeye sevk edildi
Gülistan Doku soruşturmasında 7 şüpheli adliyeye sevk edildi

Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüphelilerden 7'sinin jandarmadaki sorguları tamamlandı.

Gülistan Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal A, Zeinal'ın annesi Cemile Y. ve üvey babası Engin Y. ile Uğurcan A, Celal A, Nurşen A. ve Ferhat Hanedan G, yoğun güvenlik önlemi altında adliyeye getirildi.

Adliye önünde bekleyen Doku'nun bazı yakınları, zanlılara tepki gösterdi. Bu sırada fenalık geçiren Doku'nun annesi Bedriye Doku, ambulansla hastaneye kaldırıldı.

Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile Vali Sonel'in o dönem korumalığını yapan Şükrü E'nin ise jandarmadaki işlemleri sürüyor.

2 zanlı tutuklanmıştı

Doku'nun kaybolmasına ilişkin 13 şüphelinin gözaltına alındığı soruşturma kapsamında, Gülistan Doku'nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok ile eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı tutuklanmış, Munzur Üniversitesinin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö. ise haklarında yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. 

Cani intihar etmemiş, ölüm nedeni farklı

Kahramanmaraş'ta okulda yaşanan kan donduran saldırı sırasında bir kahramanlık hikayesi yaşandığı ortaya çıktı. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü'nde aşçı olarak çalışan ve çocukları da aynı okulda öğrenim gören babanın silah seslerini duyar duymaz okula koşarak, saldırgana müdahale ettiği ortaya çıktı

16.04.2026 16:51:00 / Güncelleme: 17.04.2026 10:13:33
İhlas Haber Ajansı
Cani intihar etmemiş, ölüm nedeni farklı
Cani intihar etmemiş, ölüm nedeni farklı
Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu'nda öğrenci İsa Aras Mersinli'nin silahlı saldırı düzenlemesi sonucu 1'i öğretmen, 9'u öğrenci 10 kişi hayatını kaybetmiş, çok sayıda kişi de yaralanmıştı. Meydana gelen saldırıyla ilgili yeni bir gelişme ortaya çıktı. Olay günü evinde olan Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü'nde görevli aşçı Necmeddin Bekçi'nin duyduğu silah ve bağırma sesleri üzerine arka kapıdan okula girerek, saldırgana müdahale ettiği öğrenildi. Çocukları da aynı okulda öğrenim gören Bekçi'nin İsa Aras Mersinli'nin kaçmasına engel olmaya çalıştığı ortaya çıktı.

"Amacım onun kaçmasını ve başkalarına zarar vermesini önlemekti"

İfadesinde yaşananları anlatan Bekçi, saldırganın uzun saçlı, kapüşonlu ve iri yapılı biri olduğunu belirtti. Şahsın kurtulmaya çalıştığını söyleyen Bekçi, kaçmasını engellemek için hamle yaptığını ifade ederek, "Amacım onun kaçmasını ve başkalarına zarar vermesini önlemekti" dedi.

Bekçi'nin bazı velilerin öfkeyle Mersinli'ye saldırdığını ancak kontrolü kaybetmeden çocuğu etkisiz hale getirmeye çalıştığını söylediği de öğrenildi. Bekçi'nin saldırganın etkisiz hale getirilmesinin ardından diğer velilerle birlikte yaralı öğrencilere yardım etmeye çalıştığı öğrenildi. Bekçi'nin okuldaki kızının ise silah seslerini duyması üzere tuvalette saklanarak hayatta kalmayı başardığı belirtildi.

Silahlı suçların yüzde 85'i 'kayıtsız' silahlarla işleniyor

Kayseri'de silah satışı yapan işletme sahibi Taha Tayfun Bağcı, silahla işlenen suçların yüzde 85'inin kayıtsız silahlarla yapıldığını söyleyerek, "Yüzde 85'lik kayıt dışı kitle ile mücadele verilmesi lazım" dedi

16.04.2026 13:45:00 / Güncelleme: 16.04.2026 13:48:35
İHA
Silahlı suçların yüzde 85'i 'kayıtsız' silahlarla işleniyor
Silahlı suçların yüzde 85'i 'kayıtsız' silahlarla işleniyor
İçişleri Bakanlığı'nca yayınlanan raporda silahlı suçların yüzde 15'lik kısmının ruhsatlı olduğunu ve bunun da yüzde 90'ının ruhsat sahibi dışında işlendiğini söyleyen Taha Tayfun Bağcı, "Ülkemizde son günlerde üzücü olaylar ve hadiseler meydana gelmeye başladı. Öncelikle hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah rahmet eylesin diyorum. Yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum. Burada asıl sıkıntı silaha erişimden ziyade kayıtsız silaha erişim konusu. Silahları kayıtlı ve kayıtsız olarak değerlendirmek doğru olacaktır. Çünkü İçişleri Bakanlığı'nın bizlere 2021 yılında sunmuş olduğu raporda bu durum bariz bir şekilde ortada. İşlenen silahlı suçların yüzde 85'i kayıtsız silahlarla ve geri kalanı da kayıtlı silahlarla işleniyor. Bu yüzde 15'lik kesimin yüzde 90'ının da silah sahibi dışında işlendiği açıklanmıştı. Aslında yaşadığımız son 2 olay da bunu doğrular nitelikte. Olaylara baktığımızda kullanılan pompalı tüfek Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında yasaklanmış bir model. Yani yüzde 100 kayıtsız bir model. Emniyet yetkililerimiz zaten gerekli incelemeleri yapacaktır. Diğer kullanılan tabancalar da ruhsat sahibi dışında bir şahsın kullanmış olduğu öğrendiğimiz kadarıyla da babasına ait silahların kullanıldığı görünüyor. Bu da bakanlığın raporunu doğrular nitelikte aslında" dedi.



Bağcı, yüzde 85 olan kayıt dışı kitle ile mücadele edilmesi gerektiğini söyleyerek, "Burada yapılması gereken yüzde 85'lik ruhsatsız kitle ile önce mücadele verilmesi lazım. Bununla ilgili devletimizin çalışmaları illa ki vardır lakin sahadaki yansımalarını da analiz edip sektör temsilcileri, sivil toplum örgütleri ile bir araya gelip ciddi bir yönetmelik düzenlemesi yapılması da aşikardır. Çünkü baktığınız zaman silahlı suçlarla mücadele anlamında kaçak ve kayıtsız silah birçok operasyonda ele geçiriliyor. Yani bu yüzde 85'lik raporun her geçen gün artma riski ile karşı karşıya olma durumumuz var. Öncelikle kayıtsız silahla mücadelemiz daha sonra da sahadan kopuk olmayan kararlarla devam etmeliyiz. Daha sonra da kayıtlı silah sahiplerinin silahlarını muhafaza ile ilgili evlerinde yapması gereken önlemlerle ilgili de çalışma yapılması lazım. Bununla ilgili de kasa olabilir, sorumluluk sahibi olabilmesi için cezai yaptırımlar olabilir çeşitli çalışmalar ve görüşmeler yapılarak yönetmelikleştirilmesi lazım. Bunların ciddi bir etkisi olacaktır" ifadelerini kullandı.



Çocukların oyunlarda istedikleri silahları almaktan da etkilendiğini söyleyen Bağcı, "Bir evlat babası olarak ailelere de buradan seslenmek istiyorum. Sosyal medyada açıp baktığınız zaman herkesin dizilerden, filmlerden gördüğü birbirine zarar veren videolar mevcut. Oyunlara girdiğiniz zaman birbirlerini öldüren oyunlar mevcut. Akademik çalışmalara bakıldığında özellikle yurtdışında bireysel silahlanma alanında o yaş grubundaki çocukların ölümsüzlük duygusunu tattığını iddia eden akademisyenler var. Yani çocuk 10 defa bir oyunda ölüyor. İstediği silahı gidip alıyor ve burada tekrardan yaşama geri dönüyor. Bu da çocuklarda bir zaman sonra farklı bir psikolojiye yok açıyor ve sanki hayatın gerçek manası buymuş gibi oluyor. Yaşanan 2 okul saldırısı da bunu gösteriyor. Aslında bir oyunu yaşıyor çocuk orada" dedi.

Babanın ifadesi ortaya çıktı

Kahramanmaraş'taki okul saldırganının babasının ifadesi ortaya çıktı. Son dönemde oğlunun silahlara ilgisi başladığını belirten baba, oğlunun isteği üzerine onu poligona götürdüğünü söyledi

16.04.2026 13:04:00
Haber Merkezi
Babanın ifadesi ortaya çıktı
Babanın ifadesi ortaya çıktı
Kahramanmaraş'ta Ayser Çalık Ortaokulu'nda silahlı saldırı düzenleyen 8. sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli'nin gözaltına alınan babası, 1. Sınıf Emniyet Müdürü ve Polis Başmüfettişi Uğur Mersinli'nin ifadesi ortaya çıktı.

Uğur Mersinli ifadesinde, oğlunun tipik ergenlik dönemi ve sınav kaynaklı stresler yaşadığını belirtti. Bu nedenle oğlunu emniyetteki psikolog arkadaşlara götürdüğünü, ancak psikologların "olumsuz bir durum olmadığını, oğlunun çok zeki olduğunu" söylediklerini aktardı.

Mersinli, yaklaşık 2 aydır evlerinin yakınındaki özel bir uzman psikoloğa İsa Aras'ı götürdüğünü belirterek, psikoloğun "oğlunun topluma uyum noktasında problem yaşayabileceğini, biraz takip edilmesi gerektiğini ve ilerleyen zamanlarda psikiyatrik tedavi gerekebileceğini" ifade ettiğini kaydetti.

Baba, yaklaşık 1 ay önce oğlunun kendisine "arkadaşlarının silahla atış yaptığını, ne zaman kendisine de yaptıracağını" sorduğunu anlattı. Aynı dönemde işten gelip silahı kısa süreliğine yatak odasındaki şifoniyerin üzerine bıraktığını, oğlunun silahı eline almaya yeltendiğini gördüğünü ve kendisine kızdığını dile getirdi.

Silahlara merakı olduğunu fark ettiği için oğluna "silah kültürümüzden" bahsettiğini, silahın "namus" olarak adlandırıldığını anlattığını ve emekli olduğunda silahlardan birini kendisine bırakacağını söylediğini belirtti.

Uğur Mersinli, pazartesi günü emniyet poligonuna giderek kendi silahıyla atış yaptığını, oğluna da birkaç el atış yaptırdığını ifade etti. O sırada oğluna karşıdaki hedefi göstererek "silahın rastgele kullanılmayacağını, hedef alınarak atış yapılması gerektiğini" söylediğini aktardı.

Atış sırasında oğlunun fotoğraflarını ve videolarını çektiğini, amacının hatıra olarak saklamak ve hevesini köreltmek olduğunu belirten Mersinli, bu görüntüleri daha sonra WhatsApp üzerinden İsa Aras'a gönderdiğini kaydetti.

Baba, oğlunun interaktif (konuşmalı-çevrimiçi) oyunlar oynadığını, odasına girdiğinde ise her şeyi kapattığını ve kendilerine bir şey göstermek istemediğini söyledi. Bu nedenle bugüne kadar olumsuz bir durum tespit edemediklerini ifade etti.

Uğur Mersinli, soruşturma kapsamında gözaltına alındıktan sonra tutuklandı. Saldırıda 1 öğretmen ve 8 öğrenci olmak üzere toplam 9 kişi hayatını kaybetmiş, çok sayıda kişi de yaralanmıştı.

MSB: 'Komando tugaylarının sayısının artırılmasına yönelik çalışmalar başlatılmıştır'

Milli Savunma Bakanlığı, Rusya-Ukrayna savaşı ile ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarından elde edilen tecrübeler doğrultusunda teşkilat yapısının güncellendiğini belirtilerek, "Komando tugaylarının sayısının artırılmasına yönelik çalışmalar başlatılmıştır. Kurulacak yeni komando tugaylarının; mevcut teşkilat yapılarından farklı olarak, güncel tehdit değerlendirmeleri ve harekât konseptlerine uygun şekilde, modern bir anlayışla teşkil edilmesi planlanmaktadır" denildi

16.04.2026 12:25:00 / Güncelleme: 16.04.2026 12:32:06
İHA
MSB: 'Komando tugaylarının sayısının artırılmasına yönelik çalışmalar başlatılmıştır'
MSB: 'Komando tugaylarının sayısının artırılmasına yönelik çalışmalar başlatılmıştır'
Millî Savunma Bakanlığı (MSB) Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı, Millî Savunma Üniversitesi (MSÜ) Rektörlük Yerleşkesi'nde gerçekleştirildi. Toplantıda açıklamalarda bulunan MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Tuğamiral Aktürk, Kahramanmaraş'ta yaşanan saldırıya ilişkin başsağlığı dileklerini ileterek, "Dün Kahramanmaraş'ta gerçekleşen ve ülkemizi derin bir acıya boğan menfur saldırıda hayatını kaybeden evlatlarımız ile fedakâr öğretmenimize Allah'tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz" ifadelerini kullandı.

Millî Savunma Üniversitesi'nin Türk Silahlı Kuvvetleri için nitelikli personel yetiştirdiğini vurgulayan Tuğamiral Aktürk, "Millî Savunma Üniversitemiz; yerli ve millî savunma sanayiimizin ileri teknoloji sistemlerini etkin şekilde kullanacak kara, deniz ve hava kuvvetlerimizin lider personelini yetiştirerek, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin gücüne güç katmakta, bu onurlu yürüyüşe katılmak isteyen tüm gençlerimizi bünyesine davet etmektedir" dedi.



84 bin aday tercih yaptı

Öğrenci temin faaliyetlerine ilişkin bilgi veren Tuğamiral Aktürk, "2026 Yılı Millî Savunma Üniversitesi Harp Okulları ve Astsubay Meslek Yüksekokulları Askerî Öğrenci Aday Tercih İşlemleri kapsamında üç haftalık süreçte yaklaşık 84 bin aday tercihlerini tamamlamıştır. Millî Savunma Üniversitemize gösterilen yoğun ilgi, milletimizin Türk Silahlı Kuvvetlerimize duyduğu güvenin en somut göstergelerinden biridir" diye konuştu.

Aktürk, tercih işlemlerinin 24 Nisan'da sona ereceğini hatırlatarak, sözleşmeli bilişim personeli başvurularının ise 17 Nisan'da başlayıp 4 Mayıs'ta tamamlanacağını belirtirken Nisan, Haziran ve Temmuz 2026 dönemlerinde silahaltına alınacak yedek subay/astsubay adayları ile erlerin sınıflandırma sonuçlarının 17 Nisan'dan itibaren e-Devlet kapısından, askerlik şubelerinden ve MSB Mobil uygulamasından öğrenileceğini kaydetti.

Tatbikatlar devam ediyor

Türk Silahlı Kuvvetlerinin eğitim ve tatbikat faaliyetlerine aralıksız devam ettiğini belirten Aktürk, EFES-2026 Tatbikatı'nın komuta yeri safhasının tamamlandığını, fiilî safhanın ise 20 Nisan-21 Mayıs tarihlerinde İzmir'de gerçekleşeceğini söyledi.

Somali'de görev sürüyor

TSK'nin Somali'de deniz görevlerine ilişkin bilgi veren Aktürk, "TCG Gaziantep, TCG Bayraktar, TCG Bartın ve TCG Yzb. Güngör Durmuş ile Çağrı Bey Sondaj Gemisi ve beraberindeki destek gemileri 9-10 Nisan'da Mogadişu/Somali'ye ulaşmıştır. TCG Gaziantep fırkateynimiz ve TCG Yzb. Güngör Durmuş akaryakıt gemimiz Somali açıklarında Çağrı Bey Sondaj Gemisi'ne refakat ve koruma görevine devam etmektedir" ifadelerini kullandı.



Terörle mücadele sürüyor

Terörle mücadeleye ilişkin son verileri paylaşan Aktürk, "Geçtiğimiz hafta içerisinde 8 PKK'lı terörist teslim olmuş, 1 Ocak'tan bugüne kadar teslim olan terörist sayısı 75'e ulaşmıştır" dedi.

Suriye harekât alanlarında tünel imha faaliyetlerinin sürdüğünü belirten Aktürk, "Menbic'de imha edilen 4 kilometre tünel ile birlikte Suriye Harekât Alanlarında imha edilen tünel uzunluğu 772 kilometreye ulaşmıştır" bilgisini paylaştı.

Hudutlarda 270 kişi yakalandı

Hudut güvenliği faaliyetlerinin 7 gün 24 saat esası ile tesis edildiğine dikkati çeken Aktürk, "Son bir haftada 17'si terör örgütü mensubu olmak üzere 270 şahıs yakalanmış, yıl başından itibaren yakalananların sayısı 2 bin 92 olmuş, Engellenen 2 bin 625 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısı da 22 bin 617'ye ulaşmıştır" dedi.

İsrail'e tepki

Ortadoğu'daki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Aktürk, devam eden geçici ateşkesin daha karmaşık hale gelmeden kalıcı ateşkese dönüşmesi ve ardından kalıcı barışa ulaşılması için Türkiye'nin elinden geleni yapacağını vurguladı. Aktürk, şöyle devam etti:

"Bölgesel etkilerinin yanı sıra küresel etkileri de her geçen gün daha fazla hissedilen bu savaşın bir an önce sonlandırılmasını ve devam eden müzakere sürecinde tarafların yapıcı olmasını temenni ediyoruz. Öte yandan, İsrail'in bölgesel yayılmacılığının bir parçası olan saldırıları da devam etmektedir. Lübnan'daki saldırılar, sadece Lübnan'ın toprak bütünlüğüne değil, aynı zamanda bölgenin istikrar ve huzuruna zarar veren, devam eden müzakere sürecini de sekteye uğratan saldırılardır. İsrail ile Lübnan arasında Washington'da müzakerelerin başlatılmasını memnuniyetle karşılamakla birlikte İsrail'in, müzakere ruhuyla bağdaşmayan saldırılarının olumlu sonuç alınmasının önündeki en büyük engel olduğunu ifade ediyoruz."

Yeni sistemler envantere girdi

Türk Silahlı Kuvvetlerinin modernizasyon çalışmalarına da değinen Aktürk, "Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda; Fırtına-2 obüsü ile Akıncı Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA), muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanarak envantere alınmıştır. Yine, ASELSAN tarafından muhtelif miktarda ACAR 300-G Kara ve İHA Gözetleme Radarı Kara Kuvvetlerimize teslim edilmiştir. 2023-2027 dönemini kapsayan toplam 1,5 milyar dolarlık yatırım programını hayata geçiren Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz, kapsamlı yatırım programı ile 155 mm obüs mühimmatı, 76 mm Denizhan Millî Deniz Topu, topçu ve 2.75 inç roketi 60, 81 ve 120 mm havan mühimmatları, tank ve obüs silah sistemleri, keskin nişancı fişekleri ve hafif kalibre silah üretim kapasitesini önemli ölçüde artıracak, 2026 yılında üretime başlaması planlanan Kırıkkale'deki Hüseyin Kahya Enerjik Malzemeler Fabrikası'nda nitroselüloz, barut ve roket yakıtları başta olmak üzere birçok stratejik patlayıcının üretimi gerçekleştirilecek, ayrıca Derişik Nitrik Asit ve Katı TNT gibi enerjik malzemelerin üretimi ilk kez hayata geçirilecek, böylece Türkiye'nin patlayıcı ham madde konusunda dışa bağımlılığı tamamen sona erdirilmiş olacaktır" ifadelerini kullandı.

"Katar'dan tedarik edilmesi planlanan Eurofighter uçaklarına ilişkin son durum gözden geçirildi"

Toplantının ardından MSB, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in Katar'a gerçekleştirdiği ziyarete ilişkin bilgilendirme de yapıldı. Bakan Güler'in Katarlı mevkidaşı Şeyh Suud bin Abdurrahman bin Hasan Al Sani'nin daveti üzerine ziyaret gerçekleştirdiğini belirten MSB, "Ziyaret kapsamında Katar Türk Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığında inceleme ve denetlemelerde bulunan Sayın Bakanımız, Katar'da görevli Mehmetçiklerimizle de bir araya gelmiştir. Bakanımız ayrıca Katar Emiri, Katar Başbakanı ve Katar Savunma Bakanı ile ikili ve bölgesel konuların ele alındığı görüşmeler de gerçekleştirmiştir. Görüşmelerde, İsrail-ABD ile İran arasında yaşanan savaşın bölgeye etkileri değerlendirilmiş; iki ülke arasında başta savunma sanayii olmak üzere iş birliği imkânları ele alınmıştır. Ayrıca, Katar'dan tedarik edilmesi planlanan Eurofighter uçaklarına ilişkin son durum gözden geçirilmiştir" denildi.

"Komando tugaylarının sayısının artırılmasına yönelik çalışmalar başlatılmıştır"

Türk Silahlı Kuvvetlerinin teşkilat yapısına ilişkin planlamalara değinilen açıklamada MSB, komando tugay sayısının artırılmasına yönelik çalışmaların başlatıldığını belirterek şu ifadelere yer verdi:

"Bakanlığımız, harbin doğasında ve teknolojide meydana gelen değişimleri yakından takip etmektedir. Bu kapsamda Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; Rusya-Ukrayna çatışması ile ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları sonrasında elde edilen tecrübeler ve ihtiyaçlar doğrultusunda teşkilat yapısını sürekli olarak güncellemektedir. Bu çerçevede, komando tugaylarının sayısının artırılmasına yönelik çalışmalar başlatılmıştır. Kurulacak yeni komando tugaylarının; mevcut teşkilat yapılarından farklı olarak, güncel tehdit değerlendirmeleri ve harekât konseptlerine uygun şekilde, modern bir anlayışla teşkil edilmesi planlanmaktadır."

Kahraman öğretmenin okul arkadaşı konuştu

Kahramanmaraş'ta ortaokul öğrencisi tarafından gerçekleştirilen silahlı saldırıda kendisini öğrencilere siper ederek hayatını kaybeden öğretmen Ayla Kara, memleketi Manisa'nın Turgutlu ilçesini hüzne boğdu

16.04.2026 12:17:00 / Güncelleme: 16.04.2026 12:21:58
İhlas Haber Ajansı
Kahraman öğretmenin okul arkadaşı konuştu
Kahraman öğretmenin okul arkadaşı konuştu
Kahramanmaraş Merkez Onikişubat ilçesi Haydarbey Mahallesi'ndeki Ayser Çalık Ortaokulu'nda ortaokul öğrencisi tarafından gerçekleştirilen silahlı saldırıda kendisini öğrencilerine siper ederek hayatını kaybeden öğretmen Ayla Kara'nın Manisalı olduğu öğrenildi. Öğretmen Ayla Kara'nın 1984 yılında Urganlı Ortaokulu'ndan mezun olduğu, ardından eğitimine Turgutlu Lisesi'nde devam ettiği ve 1987 yılında buradan mezun olduğu, daha sonra devam eden eğitim hayatının ardından Kahramanmaraş'ta öğretmenliğe başladığı belirtildi.

Ayla Kara'nın ortaokuldan sınıf arkadaşı olan Urganlı Mahalle Muhtarı Şaban Duman açıklamalarda bulundu. Olayı öğrendikten sonra tüm mahalle olarak yasa boğulduklarını belirten muhtar Duman, "Arkadaşımız Ayla Kara ile Manisa'nın Turgutlu ilçesi Urganlı Mahallesi'nde beraber okuduk. Ortaokulu birlikte bitirdikten sonra kendisi Turgutlu Lisesi'ni bitirdikten sonra Kahramanmaraş'ta öğretmenliğe başlamıştı. Kendisini öğrencilerine siper ederek hayatını kaybettiğini öğrendiğimizde tüm Turgutlu olarak hüzne boğulduk. Kendisine ve ailesine baş sağlığı diliyoruz. Buraya defalarca da ziyarete gelmiştir" dedi.



Nevzat Bahtiyar'ın yeniden yargılanmasına devam ediliyor

Diyarbakır'da Narin Güran cinayetinde 4 buçuk yıl hapis cezası Yargıtay tarafından bozulan Nevzat Bahtiyar'ın yeniden yargılandığı duruşmanın ikinci celsesi başladı

16.04.2026 10:51:00 / Güncelleme: 16.04.2026 10:54:01
İhlas Haber Ajansı
Nevzat Bahtiyar'ın yeniden yargılanmasına devam ediliyor
Nevzat Bahtiyar'ın yeniden yargılanmasına devam ediliyor
Merkez Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe Mahallesi'nde 21 Ağustos 2024'te kaybolan ve 8 Eylül 2024'te Eğertutmaz Deresinde cansız bedenine ulaşılan Narin Güran'ın öldürülmesine ilişkin yargılanan tutuklu sanıklar anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a 'iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet, Nevzat Bahtiyar'a ise 'suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme' suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası verilmişti.



Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, ilk derece mahkemesinin sanıklara verdiği hükmü hukuka uygun bulmuştu. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Narin Güran cinayeti davasında anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a verilen ağırlaştırılmış müebbet ile Nevzat Bahtiyar'a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezasının onanması istenmişti. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, tutuklu sanıklar anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını onamış, Nevzat Bahtiyar'a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezasını ise 'eylemin nitelikli kasten öldürme suçuna yardım' kapsamında değerlendirilmesi adına bozmuştu.

Nevzat Bahtiyar'ın yeniden yargılanmasına geçtiğimiz hafta Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlanmıştı. Yapılan savunmaların ardından mahkeme duruşmayı bugüne ertelemişti. Bugün tekrar görülen duruşmaya Nevzat Bahtiyar ile avukatları ve Güran ailesi katıldı.

Katliamı önceden planlamış

14 yaşındaki İsa Aras Mersinli’nin bilgisayarında 11 Nisan 2026 tarihli ‘yakın dönemde büyük eylem’ notu bulundu. Saldırgan okulu kana bulamadan 4 gün önce katliamı planlamış

16.04.2026 10:34:00
Haber Merkezi
Katliamı önceden planlamış
Katliamı önceden planlamış
Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu'nda dün meydana gelen silahlı saldırıda 14 yaşındaki 8. sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli, babasına ait 5 tabanca ve 7 şarjörle iki sınıfa girerek rastgele ateş açtı. Saldırıda 8 öğrenci ve 1 öğretmen olmak üzere 9 kişi hayatını kaybetti, 6'sı ağır toplam 13 kişi yaralandı. Saldırgan, olay yerinde intihar etti. Soruşturma kapsamında dijital materyaller incelenirken, olayın önceden planlandığı belirlendi.

Saldırıyı 11 Nisan'da planladığı anlaşıldı

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı'nın açıklamasına göre, saldırganın evinde ele geçirilen bilgisayar ve cep telefonu kayıtlarında kritik bulgulara ulaşıldı. İncelemelerde, İsa Aras Mersinli'nin bilgisayarında 11 Nisan 2026 tarihli bir belgeye rastlandı. Bu belgede, "yakın dönemde büyük bir eylem gerçekleştireceğine" dair ifadeler yer alıyor. Savcılık, telefon ve bilgisayar kayıtlarının detaylı incelemesine devam ediyor. İlk bulgular, olayın terör bağlantısı taşımadığını ve bireysel bir saldırı olduğunu gösteriyor.

Ayrıca saldırganın WhatsApp profil fotoğrafında, 2014 yılında ABD'de 6 kişiyi öldüren Elliot Rodger'a ait görseller kullandığı tespit edildi. Bu detay, soruşturmada "ilham kaynağı" olarak değerlendiriliyor.

Aileye yönelik soruşturma 

Soruşturma kapsamında 3 cumhuriyet başsavcıvekili ve 4 savcı görevlendirildi. Saldırganın babası Uğur Mersinli (1. Sınıf Emniyet Müdürü, Polis Başmüfettişi, eski Diyarbakır İstihbarat Şube Müdürü), dün gözaltına alındı. İkametinde ve aracında dijital materyallere el konuldu. Uğur Mersinli aynı gün adliyeye sevk edilerek tutuklandı. Ardından annesi Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni Peyman Pınar Mersinli de gözaltına alındı. Anne ve babanın emniyetteki işlemleri sürüyor; silahların evde muhafaza edilmesindeki olası ihmaller derinlemesine araştırılıyor.

Emniyet Genel Müdürlüğü, olay yeri incelemelerinin tamamlandığını, kamera kayıtları ve tüm delillerin titizlikle değerlendirildiğini açıkladı. Eğitim ve öğretime Kahramanmaraş'ta 2 gün ara verildi.

Caninin babası tutuklandı

İçe kapanık, yalnız ve derste defterini saatlerce karalayan 14 yaşındaki İsa Aras, babasının silahlarıyla okulu kana buladı. Emniyetçi babası tutuklandı, öğretmen annesi gözaltında

16.04.2026 10:21:00
Haber Merkezi
Caninin babası tutuklandı
Caninin babası tutuklandı
Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu'nda dün meydana gelen silahlı saldırıda 14 yaşındaki 8. sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli, babasına ait silahlarla 1'i öğretmen 9 kişiyi öldürmüş, 13 kişiyi yaralamış ve ardından intihar etmişti. Emniyet Genel Müdürlüğü'nün açıklamalarına göre soruşturma kapsamında saldırganın babası Uğur Mersinli dün gözaltına alınmış ve çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı. Annesi Peyman Pınar Mersinli ise öğretmen olarak görev yaptığı okulun ardından gözaltına alındı. Soruşturma devam ediyor.

Saldırı detayları

14 yaşındaki İsa Aras Mersinli, okula sırt çantasında babasına ait 5 tabanca ve 7 şarjörle gelerek iki ayrı sınıfta rastgele ateş açtı. Matematik öğretmeni Ayla Kara'nın da aralarında bulunduğu 9 kişi olay yerinde hayatını kaybetti. Saldırgan, aynı silahla kendisine ateş ederek intihar etti. Olay yeri incelemeleri tamamlandı, kamera kayıtları ve deliller titizlikle inceleniyor. Emniyet Genel Müdürlüğü, ilk bulguların olayın terör bağlantısı taşımadığını ve bireysel bir saldırı olduğunu gösterdiğini duyurdu. Saldırganın WhatsApp profil fotoğrafında 2014 ABD'li katliamcı Elliot Rodger'ın görselini kullandığı da tespit edildi.

Aileye yönelik soruşturma

Soruşturma kapsamında Cumhuriyet Başsavcılığı 3 başsavcıvekili ve 4 savcı görevlendirdi. Saldırganın babası Uğur Mersinli (1. Sınıf Emniyet Müdürü ve Polis Başmüfettişi, eski Diyarbakır İstihbarat Şube Müdürü) dün gözaltına alındı. İkametinde ve aracında dijital materyaller ele geçirildi. Uğur Mersinli aynı gün adli mercilere sevk edilerek tutuklandı.

Ardından annesi Peyman Pınar Mersinli (Sevim Şırıkçı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni) de gözaltına alındı. Anne ve babanın emniyetteki işlemleri sürüyor; annenin adliyeye sevk edilmesi bekleniyor. Yetkililer, silahların evde muhafaza edilmesindeki ihmali soruşturuyor.

İsa Aras Mersinli nasıl bir çocuktu?

Sınıf arkadaşları ve öğretmenleri, İsa Aras Mersinli'yi "içe kapanık, yalnız ve farklı" bir çocuk olarak tanımlıyor. Öğretmenlerinden biri, "Çok doğal bir çocuk değildi. Kendi içine kapanık bir çocuktu. Çocuklar ders dinlerken o dinlemezdi, saatlerce defterini karalardı" diye konuştu. Sınıfta sürekli başını sıraya dayayıp derse ilgi göstermediği, çok az arkadaşı olduğu ve oyun bağımlısı olduğu belirtiliyor.

Haftalar önce sınıfta kaydedilen bir videoda da tuhaf davranışları dikkat çekmişti. Bazı iddialara göre yıllardır psikolojik sorunlar yaşadığı ve okulda sosyal uyum sağlayamadığı öne sürülüyor. Saldırı öncesi bilgisayarından çıkan belgeler de soruşturma kapsamında inceleniyor.

'Terör bağlantısı yok'

Emniyet Genel Müdürlüğü, olayın terörle bağlantısının olmadığını tekrarladı ve dijital incelemelerin sürdüğünü açıkladı. Olay, Türkiye'de okul güvenliği tartışmalarını alevlendirdi. Soruşturma kapsamında aile bireylerinin sorumluluğu, silah erişimi ve olası ihmal yönünden derinlemesine araştırılıyor. Yetkililer, kamuoyunu bilgilendirmeye devam edeceklerini bildirdi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.