logo
23 ŞUBAT 2026


Muhyiddin Arabî’nin İmam Mehdi hakkındaki görüşleri

İmam Şa’ranî der ki: Muhyiddin, “Futuhatu’l-Mekkîye” kitabının 366. bölümde şöyle yazar

23.06.2024 08:53:00
Haber Merkezi
Muhyiddin Arabî’nin İmam Mehdi hakkındaki görüşleri
Muhyiddin Arabî’nin İmam Mehdi hakkındaki görüşleri
Genel olarak Ehl-i Sünnet âlimleri ve özellikle Ehl-i Beyt bilginleri, onu âriflerin ileri gelenlerinden, Hakka ulaşan, şeriat, tarikat ve hakikatin reisi bilmişlerdir.

İmam Şa'ranî der ki: Muhyiddin, "Futuhatu'l-Mekkîye" kitabının 366. bölümde şöyle yazar:

"Mehdî zuhûr etmelidir. Ancak yeryüzü zulümle dolduktan sonra onu adaletle doldurmak için zuhûr edecektir. Dünyanın ömründen bir gün bile kalsa Allah Teâlâ o günü, bu halife, hilafete ulaşıncaya kadar uzatacaktır.

Mehdî, Resûlullah'ın (sallallâhu aleyhi ve âlihi) soyundan ve Fâtıma'nın (selâmullahi aleyha) evlatlarındandır.

Dedesi Hüseyin b. Ali b. Ebi Tâlib'dir. Babası, Ali b. Ebi Tâlib'in oğlu, İmam Hüseyin'in oğlu, İmam Zeynu'l-âbidîn'in oğlu, İmam Muhammed Bâkır'ın oğlu, İmam Ca'fer-i Sâdık'ın oğlu, Mûsâ Kâzım'ın oğlu, İmam Ali Rıza'nın oğlu, İmam Muhammed Takî'nin oğlu, İmam Ali Nakî'nin oğlu İmam Hasan Askerî'dir (aleyhi's-selâm).

Onun ismi Resûlullah'ın (sallallâhu aleyhi ve âlihi) ismiyle birdir. Müslümanlar Rükn ile Makam arasında O'na biat edeceklerdir. O Resûlullah (sallallâhu aleyhi ve âlih) gibidir. Ahlakî açıdan da O'na benzer."

Daha sonra İmam, İmam-ı Zaman'ın şeklini ve zuhûr edeceği zaman yapacağı işleri genişçe açıklamıştır. 

Muhyiddin el-Arabî, Futuhat'ın 463. bölümünde kutup hakkında bahsederken şöyle yazar:

"Bu ümmetin on iki kutbu vardır. İslam ümmeti o kutupların varlığı etrafında dönmektedir. Nitekim dünya ve ahirette madde âlemi de on iki burç üzerindedir."

Şeyh Sa'duddin Hamevî (h.650)

Şeyh Sa'duddin Hamevî, Şeyh Necmuddin-i Kübrâ'nın muavini diye tanınan, 618 yılında öldürülen meşhur ârif ve bilgin Sa'duddin Muhammed b. Mueyyid b. Ebi'l-Hüseyin b. Muhammed b. Hameviyye'dir.

Abdurrahman es-Sûfî'nin Mir'atu'l-Esrâr'da naklettiğine göre o, İmam-ı Zaman'ın sıfat ve özellikleri hakkında müstakil bir kitap yazmış ve Ehl-i Beyt ekolü akidesinde inanılan Sâhibe'z- Zaman'ın Hz. Mehdî olduğunu bildirmiştir.

Azizuddin en-Nesefî nübüvvet ve velâyet konusunda yazmış olduğu Farsça makalesinde şöyle der: "Şeyhlerin şeyhi Sa'duddin Hamevî buyuruyor ki: Peygamber Efendimizden önce geçmiş dinlerde 'veli' kelimesi yoktu, sadece 'nebi' vardı. O dönemlerde şeriat sahiplerinin mirasçıları olup Allah'a yakın olan herkese 'enbiya' deniyordu. Dinde de sadece bir şeriat sahibi vardı.

Hz. Âdem'in (aleyhi's-selâm) şeriatında birkaç peygamber vardı; onların hepsi Âdem'in (aleyhi's-selâm) mirasçıları olup insanları O'nun şeriatına davet ediyorlardı. Hz. Nûh'un, Hz. İbrahim'in, Hz. Mûsâ'nın ve Hz. İsa'nın (aleyhi's-selâm) şeriatında da böyleydi.

Hz. Muhammed'e (sallallâhu aleyhi ve âlih) ise dinin en ekmeli olan İslam ve şeriat geldi. (Böylece nübüvvet tamamlandı.) Allah tarafından O'nun dininde 'veli' kelimesi ortaya çıktı.

Allah Teâlâ, Resûlullah'ın Ehl-i Beyt'inden on iki kişiyi seçerek onun mirasçıları yaptı, onları kendisine mukarreb (yakın) kıldı ve kendi velayetine has etti. Onları da Hz. Muhammed'in (sallallâhu aleyhi ve âlih) mirasçıları kıldı.

'Âlimler nebilerin mirasçılarıdır'   ve 'Ümmetimin âlimleri İsrailoğulları'nın peygamberleri gibidir'   hadislerini de onlar hakkında buyurdu. Ama son nâib olan son veli, Onikinci Nâib ve On ikinci Veli'dir. Velilerin sonuncusu ve Sâhibe'z-Zaman Mehdî de O'dur."

Şeyh buyurur ki: "Dünyadaki evliyanın sayısı on ikiden fazla değildir." 

Kemâluddin Muhammed b. Talha Şafiî (h. 650):

Tabâkâtu'ş-Şafiîyye'de şöyle yazar: "O mercilerden ve önde gelenlerden biriydi. Fıkıh ve diğer ilimleri öğrenmiş olup, akaid ve mezheplerin ileri gelen fakihlerinden sayılırdı.

Bir müddet sultanın kâtibiydi ve bu alanda yüksek bir makama ulaştı. Hadis ilmini de muhaddislerden öğrenmişti. Haleb ve Dimeşk'te hadis naklederdi. Hâfız Dimyatî ve Mecduddin b. Adim onun öğrencilerindendir."

İbn-i Talha, Arapça olan "Metâlibu's-Suûl fi Menâkıb-i Âl-i Resûl" adlı eserinin on ikinci bölümünü mâsum imamlara ayırmıştır.

Mesela, bir yerinde diyor ki: "On birinci bölüm: Ebu Muhammed Hasan 231 yılında dünyaya gelmiştir. Allah Teâlâ'nın O'na vermiş olduğu, daimî sıfatı kıldığı, dünyanın eksiltmeyeceği ve insanların dillerinden düşürmeyeceği fazilet ve özellik, Muhammed Mehdî'yi O'nun soyundan kılması ve O'nun oğlu etmesidir.

On ikinci bölüm: Ebu'l-Kâsım, Muhammed b. Hasan el-Hâlis b. Ali el-Mütevekkil b. Muhammedi'l Kâni' b. Ali er-Rıza b. Mûsâ el-Kâzım b. Ca'fer es-Sâdık b. Muhammed el-Bâkır b. Ali Zeynu- labidin b. Hüseyin ez-Zeki b. Ali el-Murteza Emîru'l-Mü'minîn b. Ebi Tâlib, el-Mehdî el-Hüccet, el-Halef es-Sâlihi'l-Muntazar."

İbn-i Talha "Dürrü'l-Munezzem"de şöyle diyor:

"Allah Teâlâ'nın, âhir zamanda yeryüzü zulümle dolduğu zaman zuhûr ederek adaletle dolduracak bir halifesi vardır. Allah Teâlâ'nın emriyle kıyam edecek olan bu İmam Mehdî bütün mezhepleri yok edecek ve sadece hâlis din (İslam) kalacaktır."

O "Metâlibu's-Suûl"de on ikinci bölümdeki şiirlerinde diyor ki:

"Son Hüccet'i Allah Teâlâ teyid etmiş ve bizi O'nu tanımakla doğru yola hidayet etmiştir. Resûlullah O'ndan söz etmiş ve biz (Ehl-i Sünnet) O'nu rivâyet etmişizdir. Ulemamız da O'nun mânâsını anlamış ve Mehdî hakkındaki hadislerin söylenene uygun olarak geldiğini görmüşlerdir.

Bu alanda Resûlullah'ın, 'O Zehra'nın soyundandır' diye buyurmuş olması yeterlidir. Hiç kimse hiçbir zaman Allah Teâlâ'nın Mehdî'ye verdiği belirtilere sahip olmamıştır." (Prof. Dr. Haydar Baş Hasan el-Askeri ve İmam Mehdi eserinden)

Gazeteci Fatih Ergin, İmam Hatiplerden deist ve ateist yetişiyor diyerek, bunun Türkiye'de ilk defa AKP döneminde görülen bir şey olduğunu söyledi

Gazeteci Fatih Ergin, İmam Hatiplerden deist ve ateist yetişiyor diyerek, bunun Türkiye'de ilk defa AKP döneminde görülen bir şey olduğunu söyledi

23.02.2026 15:41:00
Ahmet Turan Yiğit
Gazeteci Fatih Ergin, İmam Hatiplerden deist ve ateist yetişiyor diyerek, bunun Türkiye'de ilk defa AKP döneminde görülen bir şey olduğunu söyledi
Gazeteci Fatih Ergin, İmam Hatiplerden deist ve ateist yetişiyor diyerek, bunun Türkiye'de ilk defa AKP döneminde görülen bir şey olduğunu söyledi
Gazeteci Fatih Ergin, İmam Hatiplerden deist ve ateist yetişiyor diyerek, bunun Türkiye'de ilk defa AKP döneminde görülen bir şey olduğunu söyledi.
Fatih Ergin, "Türkiye'de ilk defa AKP döneminde görülen bir şey oldu. İmam hatiplerden de ateist yetişiyor. Evet. Siz normal okulları müfredatınızla bu dizi etkinliklerinizle bir medreseye çevirmeye çalışırken sizin açtığınız
imam hatiplerde deist ve ateistler yetişiyor. Yani bizim millet olarak İslam'la bir derdimiz yok. Ama İslam adına öne çıkan insanların liyakatlı olmadıklarını görüyoruz" dedi.

Gazeteci Fatih Ergin'in konuşmasını izleyin:

Kızılırmak'ın debisi son 15 yılın en yüksek seviyesine ulaştı

Sivas'ta kar sularının hızla erimesiyle Kızılırmak'ın debisi yükseldi

23.02.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.02.2026 14:04:10
İHA
Kızılırmak'ın debisi son 15 yılın en yüksek seviyesine ulaştı
Kızılırmak'ın debisi son 15 yılın en yüksek seviyesine ulaştı
Kentte ısınan havayla birlikte kar sularının erimesi şehrin birçok noktasında derelerin taşmasına yol açtı. Eriyen karların oluşturduğu yoğun akış, Türkiye'nin en uzun nehri olan Kızılırmak'ın debisini de önemli ölçüde yükseltti.



Bölgedeki vatandaşlar, ırmak debisinin bu kadar arttığına daha önce şahit olmadıklarını belirtti.



Yıllardır Sivas'ta yaşayan Necati Başara, "Son 15 yıldır böyle bir manzara görmedik. Debi çok yüksek, su oldukça bol. Su tarlalara ve bitkilere büyük fayda sağlıyor. Suyun değeri kesinlikle hafife alınmamalı" dedi.

Yağışlar İstanbul'un barajlarına yaradı

Yağışlar İstanbul'un barajlarına yaradı. İSKİ’nin verilerine göre kent genelindeki baraj doluluk oranı yüzde 43,14’e ulaştı

23.02.2026 12:58:00
İHA
Yağışlar İstanbul'un barajlarına yaradı
Yağışlar İstanbul'un barajlarına yaradı
İstanbul'daki barajlarda su seviyesi yükselmeye devam ediyor. İSKİ'nin Şubat 2026 verilerine göre kent genelindeki baraj doluluk oranı yüzde 43,14'e ulaştı.  

İSKİ verilerine göre, Aralık 2025'te yüzde 18,54 olan doluluk oranı Ocak 2026'da yüzde 28,24'e yükselirken, Şubat ayında yüzde 43,14 olarak ölçüldü. Şubat 2026 verilerine göre İstanbul'da en düşük doluluk oranı yüzde 26,98 ile Sazlıdere Barajı'nda kaydedilirken, en yüksek doluluk oranı ise yüzde 90,21 ile Elmalı Barajı'nda ölçüldü.

Kentin önemli su kaynaklarından biri olan Ömerli Barajı'nda ise Şubat ayı doluluk oranı yüzde 59,23 olarak belirlendi. Yağışların etkisiyle su seviyesi yükselen baraj havadan görüntülendi.

Van ve Hakkari'de yarım tona yakın uyuşturucu madde ele geçirildi

Van ve Hakkari'de uyuşturucu madde imalatçıları ve satıcılarına yönelik Jandarma Genel Komutanlığınca düzenlenen operasyonlarda 406 kg uyuşturucu madde ele geçirildiği belirtildi

23.02.2026 11:04:00
İhlas Haber Ajansı
Van ve Hakkari'de yarım tona yakın uyuşturucu madde ele geçirildi
Van ve Hakkari'de yarım tona yakın uyuşturucu madde ele geçirildi
Van ve Hakkari'de uyuşturucu madde imalatçıları ve satıcılarına yönelik Jandarma Genel Komutanlığınca düzenlenen operasyonlarda 406 kg uyuşturucu madde ele geçirildiği belirtildi.

Uyuşturucuyla mücadele aralıksız sürerken, İçişleri Bakanlığı Van ve Hakkari'de uyuşturucu madde imalatçıları ve satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonlarda 406 kilogram uyuşturucu madde ve 2 bin 540 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini duyurdu.

İçişleri Bakanlığı konuya ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:

"Van ve Hakkari'de uyuşturucu madde imalatçıları ve satıcılarına yönelik Jandarma Genel Komutanlığı tarafından düzenlenen operasyonlarda 406 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi. Van, Gevaş, Çaldıran, Başkale ve Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde, Van ve Hakkari İl Jandarma Komutanlıkları tarafından yapılan istihbari çalışmalar kapsamında düzenlenen operasyonlarda, 271 kilogram metamfetamin, 96 kilogram skunk, 39 kilogram esrar olmak üzere toplam 406 kilogram uyuşturucu madde ile 2 bin 540 adet uyuşturucu hap ele geçirildi.

Uyuşturucu imalatçısından, satıcısına kadar uyuşturucu ile mücadelemize kararlılıkla devam ediyoruz. Cumhuriyet Başsavcılıklarımız, Van ve Hakkari İl Jandarma Komutanlıklarımız ile emeği geçenleri tebrik ediyoruz."

İstanbul Valiliği, "İstanbul'da kuduz vakalarında patlama" şeklindeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını bildirdi:

İstanbul Valiliği, "İstanbul'da kuduz vakalarında patlama" şeklindeki haber, yayın ve paylaşımların gerçeği yansıtmadığını bildirdi

23.02.2026 00:36:00
AA
İstanbul Valiliği, "İstanbul'da kuduz vakalarında patlama" şeklindeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını bildirdi:
İstanbul Valiliği, "İstanbul'da kuduz vakalarında patlama" şeklindeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını bildirdi:

Valilikten yapılan açıklamada, çeşitli medya ve sosyal medya mecralarında "İstanbul'da kuduz vakalarında patlama" şeklinde haber, yayın ve paylaşımlar yapıldığı belirtildi.

Kentte yapılan kuduz aşısı sayıları baz alınarak yapılan bu haber ve paylaşımların gerçeği yansıtmadığı vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"İstanbul'da son kuduz vakası 2007 yılında görülmüştür. Bu tarihten beri, şehrimizde herhangi bir canlıya kuduz teşhisi konulmamıştır. 2025 yılında İstanbul genelinde toplam 123 bin 538 kuduz aşısı uygulanmış olup, bu uygulamaların tamamı tedbir amacıyla yapılan aşılarıdır. Tedbir aşılamalarının bir kısmı sahipsiz sokak hayvanı saldırı sonucu, bir kısmı ise sahipli hayvanların tırmalama, salya bulaşması ve benzeri sebeplerle oluşan durumlarda uygulanmıştır."

Otel yangınında mahsur kalan 8 kişi kurtarıldı

Karabük'ün Safranbolu ilçesinde bir otelde çıkan yangında mahsur kalan 8 kişi itfaiye ekiplerince kurtarıldı

21.02.2026 18:19:00 / Güncelleme: 21.02.2026 18:24:01
İHA
Otel yangınında mahsur kalan 8 kişi kurtarıldı
Otel yangınında mahsur kalan 8 kişi kurtarıldı
Olay, Yeni Mahalle Ünsal Tülbentçi Sokak üzerinde bulunan bir otelde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, otelin zemin katında henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Kısa sürede yoğun dumanın binayı sarması üzerine durum 112 Acil Çağrı Merkezine bildirildi.



İhbar üzerine olay yerine polis, itfaiye, AFAD ve 112 Acil Servis ekipleri sevk edildi. Oteli saran duman nedeniyle içeride mahsur kalan 8 kişi, itfaiye ekipleri tarafından merdiven yardımıyla bulundukları yerden çıkarıldı.



Dumandan etkilenen 1 kişi ise tedbir amacıyla hastaneye kaldırıldı.



Yangın, ekiplerin hızlı müdahalesi sonucu kontrol altına alınarak söndürülürken, olayla ilgili inceleme başlatıldı.

Meriç Nehri'nden taşan sular yaşam alanlarına kadar ulaştı

Yatağından taşan Meriç Nehri suları, Edirne'nin Küplü beldesinde yaşam alanlarının yaklaşık 25 metre yakınına kadar ulaştı. Bölgede yaşanan taşkın sonrası suyun yerleşim alanlarına yaklaşması endişe ediliyor

21.02.2026 18:14:00 / Güncelleme: 21.02.2026 18:20:02
İHA
Meriç Nehri'nden taşan sular yaşam alanlarına kadar ulaştı
Meriç Nehri'nden taşan sular yaşam alanlarına kadar ulaştı
Bölgede son günlerde etkili olan yağışların yanı sıra Bulgaristan'daki baraj kapaklarının açılmasıyla nehre bırakılan suyun da debiyi artırdığı değerlendiriliyor. En son 2018 yılında yaşanan taşkın ardından artan su yükü, Meriç Nehri'nde taşkın riskini yükseltti.



Meriç ilçesine bağlı Küplü beldesi Belediye Başkanı Gökmen Altay, taşkınla ilgili yaptığı açıklamada, nehirdeki debinin 1.350 metreküp/saniye seviyesine çıktığını belirtti. Altay, "Devlet Su İşleri verilerine göre 1350 metreküp/saniye olan su miktarı yaşam alanlarımıza kadar geldi. Meriç Nehri kenarında bulunan menfezlerden açılan su buralara kadar ulaştı. Yerleşim yerimize yaklaşık 25 metreye kadar geldi" dedi.




Pompa istasyonu uyarısı



Bölgede suyun tahliyesi için kurulan istasyonun çalışmadığını ifade eden Altay, durumun ciddi risk oluşturduğunu vurguladı. Altay, "Gelen suyun atılması için yapılan su istasyonunun çalışmaması büyük tehlike oluşturuyor. Yağışlar bu şekilde devam eder ve bu istasyon çalışmaz ise tehlike daha da büyüyecektir. Yetkililere buradan sesleniyorum" ifadelerini kullandı.

TBMM'de Öcalan ittifakı: CHP de AKP, MHP ve DEM ile birlikte iş tuttu Prof. Dr. Süheyl Batum anlattı

"TBMM'de Öcalan ittifakı kuruldu. CHP de AKP, MHP ve DEM ile birlikte iş tuttu" ifadelerini kullanan Prof. Dr. Süheyl Batum, "Atlantik ötesinde hazırlanan anayasayı Türkiye'ye kabul ettirmek istiyorlar. CHP komisyona katılmasaydı bu iş buraya kadar gelmezdi" dedi

21.02.2026 16:31:00
Ahmet Turan Yiğit
TBMM'de Öcalan ittifakı: CHP de AKP, MHP ve DEM ile birlikte iş tuttu Prof. Dr. Süheyl Batum anlattı
TBMM'de Öcalan ittifakı: CHP de AKP, MHP ve DEM ile birlikte iş tuttu Prof. Dr. Süheyl Batum anlattı
Anayasa hukukçusu ve eski CHP Genel Sekreteri Prof. Dr. Süheyl Batum, anayasa değişikliği tartışmaları, "umut hakkı" söylemi ve Meclis'te kurulan komisyon sürecine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Batum konuşmasında: "Umut hakkı" tartışmasının gerçek amacının ne olduğunu, bir terör örgütü liderinin siyasi temsil konumuna yerleştirilmesi iddialarını, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kurulan komisyonun rolünü, Cumhuriyet Halk Partisi'nin süreçteki pozisyonunu, Türkiye'nin "mezhepsel/etnik kota" modeline sürüklenip sürüklenmediğini, Tarihsel olarak 1876 Anayasası ve Osmanlı deneyimi üzerinden yaptığı uyarıları detaylı biçimde değerlendirdi. "Macun tüpten çıkarsa geri dönmez" diyen Batum, etnik ve mezhepsel temsile dayalı bir sistemin Türkiye açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini savundu.

Prof. Dr. Süheyl Batum'un konuşmasını izleyin:

Ölü bulunan kurdun genetik analizi yapılacak


 
 
Fethiye'de yol kenarında ölü bulunan kurtun genetik analizi yapılacak. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) Biyolojik Çeşitlilik Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Yasin İlemin, kurtların ekosistemin sigortası olduğunu söyledi.

21.02.2026 15:15:00
AA
Ölü bulunan kurdun genetik analizi yapılacak
Ölü bulunan kurdun genetik analizi yapılacak

Muğla'nın Fethiye ilçesinde, bir kurt yol kenarında ölü bulundu. Fethiye-Antalya kara yolu kenarında bir hayvan ölüsünü görenler durumu, Fethiye Doğa Koruma ve Milli Parklar Şefliğine bildirdi. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) Biyolojik Çeşitlilik Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Yasin İlemin, hayvan üzerinde inceleme yaptı.

Hayvanın genç ve erkek bir kurt olduğunu tespit eden İlemin, hayvanın araç çarpması sonucu öldüğünü söyledi.
Kurdun genetik analizlerde kullanılması için doku örneği alındığını belirten İlemin, "Trafik kazaları, özellikle yayılma ve alan arayışı dönemindeki genç bireyler için önemli bir ölüm nedenidir. Kurtlar (Canis lupus) son yıllarda özellikle kış aylarında Ege ve Akdeniz kıyı şehirlerine kadar yaklaşabiliyor. Bunun başlıca nedeni, insanlar tarafından beslenmeye alıştırılan yaban domuzlarını takip ederek yerleşim alanlarının çevresine gelmeleri" dedi.

İlemin, yaban domuzlarının şehir kenarlarında artan varlığının, kurtların da bu alanlara yönelmesine yol açabildiğini dile getirdi. Şehir çevresine yaklaşan kurtların zaman zaman sahipsiz sokak köpekleri ile melezleştiğini ifade eden İlemin, bu durumun kurtların genetik bütünlüğünde bozulmalara, insandan daha az kaçınma gibi davranışsal değişimlere yol açabildiğini kaydetti.

Kurtlar ekosistemin sigortası

Doğal koşullarda kurtların insanlardan uzak durduğunu ve ekosistemlerin "sigorta türü" olarak dengeyi sağladıklarını vurgulayan İlemin, şöyle konuştu: "Girişimsel melezleşme, genetik veya demografik baskınlaşma yoluyla saf kurt popülasyonlarını uzun vadede yok olma girdabına sürükleyebilecek ciddi bir tehdittir. Bu kapsamda, TÜBİTAK 1001 destekli 'Ülke Çapında Kurtlara Dair Kapsamlı Bir Araştırma: Mekansal Genetiği, Ekoloji ve Hibridizasyonu' adıyla yeni bir proje yürütülüyor. Proje, Sakarya Üniversitesinden Doç. Dr. Morteza Naderi yürütücülüğünde ve geniş bir uzman ekibin katılımıyla gerçekleştirilmektedir. Projenin temel amaçları, Türkiye genelinde kurtların genetik yapısını ve çeşitliliğini ortaya koymak, köpeklerle melezleşme düzeyini belirlemek, popülasyonların genetik dayanıklılığını değerlendirmek ve ekosistem üzerindeki kilit taşı rolünü korumaya yönelik bilimsel veri üretmek."

İlemin, kurtların genetik bütünlüğünün korunmasının yalnızca türün geleceği açısından değil, aynı zamanda ülke genelinde ekolojik bozulmanın en aza indirilmesi açısından da kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.

Tunceli'de polis kalbine yenik düştü


 
Tunceli'de evinde kalp krizi geçiren polis memuru yaşamını yitirdi.

21.02.2026 15:09:00
AA
Tunceli'de polis kalbine yenik düştü
Tunceli'de polis kalbine yenik düştü

Tunceli'de evinde kalp krizi geçiren polis memuru yaşamını yitirdi.
İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü kadrosunda görevli polis memuru Erhan Orhan, evinde aniden fenalaşınca Tunceli Devlet Hastanesine kaldırıldı.

Kalp krizi geçirdiği belirlenen Orhan, müdahaleye rağmen kurtarılamadı.
Orhan'ın cenazesinin, Özel Harekat Şube Müdürlüğünde yapılacak törenin ardından memleketi Bolu'ya gönderileceği öğrenildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.