logo
11 HAZİRAN 2026

Müslümanları Endülüs'ten atma seferberliği

09.06.2008 00:00:00
Müslümanlar Endülüs'te eşsiz bir medeniyet vücuda getirmişlerken topyekûn Hıristiyan İspanya, Müslümanları Endülüs'ten atmak için seferberlik halindeydi.

 

12.yy. başlarında papalık ve papalığın emrindeki İspanyol kilisesi Endülüs'ü Haçlı seferlerinin batı cephesi olarak ilan etmişti. Papalık tarafından İspanyol krallarına gönderilen mektuplarda Endülüs'ün kafirler olarak nitelenen Müslümanlardan kurtarılması ve bu ülkede tek bir Müslüman bırakılmaması isteniyordu. Ayrıca bu mücadeleye katılan herkese cennetin kapıları açılacağı da vaad ediliyordu.Papa 3. Innogent Hıristiyan İspanya'yı bütünüyle Müslümanların üzerine kışkırtmaktaydı. Müslümanları İspanya'dan çıkaracak olanlara büyük servetler ve şovalyelik payeleri verileceği ilan edildi. Fransa'nın güneyinde faaliyet gösteren Clluny rahipleri de papalığın gösterdiği hedeflerin gerçekleşmesi için İspanyol krallarına kılıçla birlikte kalemin de kullanılmasını telkin ediyorlardı.Bu şekilde Müslümanlar bir taraftan kılıçla imha edilirken diğer yandan da İslamı kötüleyici eserler sayesinde imanlarında şüpheler uyandırılacak ve bu vesileyle Hıristiyanlığa girmeleri kolaylaşacaktı. Kilisenin bu kışkırtması neticesinde Aragon kralı Ferdinand harekete geçti. Uzun süren savaşlar sonunda Gırnata'yı zaptederek 700 yıllık Endülüs devletine son verdi. Bu tarihten sonra Endülüs'te eşi görülmemiş bir vahşet ve zulüm yaşandı.Gırnata işgal edilir edilmez kilise çevreleri kral Ferdinand'ın ısrarla Muhammedin taifesinin kökünü kazıması için çalışmasını onlardan İspanya'da kalmak isteyenleri Hıristiyanlığa girmeye ya da İspanya'yı terk etmeye zorlamasını istediler. Bunu yapmalarının anlaşmaları ihlal etmek anlamına gelmediğine, ülkenin selameti için bunun gerekli olduğunu söylediler. Zira onlara göre Hıristiyanlarla Müslümanların bir arada yaşamaları mümkün değildi.İspanyol kilisesine bağlı olan kardinal Xımenez 1497 yılında Gırnata'ya girerek mal ve para dağıtmak suretiyle Müslümanları Hıristiyanlığa çekmek istedi ancak Gırnata Müslümanlarının bu teşebbüs karşısındaki tepkileri çok sert oldu. Dini ve Milli Bütünlüğümüze Yönelik Tehditler / Prof. Dr. Haydar Baş'ın kaleminden

Hüseyin Baş'tan Netanyahu'ya sert tepki

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alan açıklamalarına çok sert tepki göstererek, "Soykırımcı ve çocuk katili Netanyahu'nun ahlak dersi vermeye kalkışması ibret verici bir pişkinliktir" dedi

10.06.2026 19:00:00
Haber Merkezi
 Hüseyin Baş'tan Netanyahu'ya sert tepki
 Hüseyin Baş'tan Netanyahu'ya sert tepki
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, sosyal medya platformu X hesabı üzerinden paylaştığı mesajda, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Türkiye'ye yönelik sarf ettiği sözleri sert bir dille eleştirdi.

Baş, Netanyahu'nun adalet ve vicdan gibi kavramlar üzerinden konuşmasını "dünya kamuoyunun aklıyla alay etmek" olarak nitelendirdi.

"Kendi sicili ağır suçlarla dolu"

BTP lideri Hüseyin Baş, yaptığı yazılı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Soykırımcı ve çocuk katili İsrail Başbakanı Netanyahu'nun, Türkiye'ye ve Cumhurbaşkanına ahlak dersi vermeye kalkışması ibret verici bir pişkinliktir. Kendi sicili, ağır insan hakları ihlalleri, savaş suçları ve masum sivillere yönelik saldırılarla dolu bir kişinin adalet, vicdan ve ahlak üzerine konuşması, dünya kamuoyunun aklıyla alay etmektir."

Ankara-Tel Aviv hattında "ahlak dersi" gerilimi tırmanıyor

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, uluslararası arenada ve sosyal medyada Türkiye ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan suçlamalarına Türkiye'deki siyasi partilerden tepkiler gelmeye devam ediyor.

Türkiye, Gazze'deki askeri operasyonlar ve sivil ölümleri nedeniyle İsrail yönetimini uluslararası mahkemelerde savaş suçu işlemekle suçluyor. Ankara'nın sert yaptırım ve kınama mesajlarına, Netanyahu hükümeti "ahlak dersi almayacağız" savunmasıyla karşılık verdi. Muhalefet partileri de dahil olmak üzere Türkiye'deki siyasi liderler, dış politikada Netanyahu'nun haddi aşan beyanatlarına karşı ortak bir refleks gösteriyor.

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın bu çıkışı, İsrail'in Gazze ve Orta Doğu politikalarına karşı Türkiye'deki toplumsal ve siyasi mutabakatın bir parçası olarak değerlendirildi.


Irmak öğretmenin sır ölümünde soruşturma derinleşti

Ağrı'da evinde ölü bulunan 24 yaşındaki anasınıfı öğretmeni Irmak Ayşe Koparan'ın şüpheli vefatıyla ilgili adli süreç genişletildi. Genç öğretmenin maruz kaldığı darp ve baskıyı anlattığı ses kaydı ile sümen altı edilen dilekçeleri sonrası okul müdürü gözaltına alınırken, kamu görevlileri hakkında da inceleme başlatıldı

10.06.2026 15:00:00
Haber Merkezi
Irmak öğretmenin sır ölümünde soruşturma derinleşti
Irmak öğretmenin sır ölümünde soruşturma derinleşti
Ağrı'nın Hamur ilçesine bağlı Soğanlıtepe İlkokulu'nda görev yapan anasınıfı öğretmeni Irmak Ayşe Koparan, 7 Haziran 2026 tarihinde il merkezindeki evinde asılı halde ölü bulundu. İlk bulguların intihar ihtimaline işaret ettiği olay, genç kadının ardında bıraktığı şikayet dilekçeleri ve ses kayıtlarının ortaya çıkmasıyla "şüpheli ölüm" kapsamında geniş çaplı bir cezai soruşturmaya dönüştü.

Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, Koparan'ın daha önce defalarca şikayet ettiği Karakazan İlkokulu-Ortaokulu Müdürü Melahat İleri gözaltına alındı.

Tokat attı, darp raporu aldı, sürgün etti

Edinilen bilgilere göre olaylar silsilesi, İzmir nüfusuna kayıtlı Irmak Ayşe Koparan'ın elverişsiz yaşam koşulları ve ulaşım zorlukları nedeniyle geçici olarak Karakazan İlkokulu'nda görevlendirilmesiyle başladı. Koparan, bu okulda müdür Melahat İleri tarafından sistematik psikolojik tacize (mobbing) maruz bırakıldı.

İddialara göre okul servisinde yaşanan bir tartışma sırasında okul müdürü İleri, genç öğretmene hakaret ederek tokat attı. Skandalın ardından okul müdürünün asıl darp raporunu alan taraf olduğu, bunun üzerine başlatılan idari işlemle mağdur olan Irmak Ayşe Koparan'ın cezalandırılarak yeniden ilçenin en uzak noktalarından Soğanlıtepe İlkokulu'na gönderildiği öğrenildi.

9 dakikalık çığlık: "Sözleşmeli olduğum için ses çıkaramadım"

Koparan'ın ölümünün ardından sosyal medyada ve kamuoyunda infial yaratan 9 dakikalık bir ses kaydı ortaya çıktı. Parçalar halinde yayımlanan kayıtta Irmak öğretmenin hıçkırıklar içinde, "Müdür bana tokat attı. Sözleşmeli öğretmen olduğum için sesimi çıkaramadım, üzerime baskı kuruyorlar" diyerek maruz kaldığı şiddeti ve çaresizliği anlattığı duyuluyor.

Ayrıca genç öğretmenin, müdür hakkında resmi makamlara hakaret ve darp gerekçesiyle tutanak sunduğu, ancak bu idari başvuruların hiçbirinin işleme alınmadığı belirlendi.

Koparan'ın zorlu coğrafi şartlar, fahiş ulaşım masrafları ve can güvenliği riskleri nedeniyle İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile Kaymakamlığa yaptığı yer değişikliği taleplerinin de görmezden gelindiği belgelendi.

Soruşturma kamu görevlilerine uzanıyor

Ağrı Valiliği yaptığı açıklamada, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için adli sürecin titizlikle sürdüğünü ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde müfettiş görevlendirildiğini duyurdu.

Başsavcılığın, genç öğretmenin dilekçelerini sümen altı eden ve görevini ihmal eden dönemin Kaymakamı, İlçe Milli Eğitim Müdürü ve ilgili idari personel hakkında "görevi kötüye kullanma" ve "ölüme sebebiyet verme" suçlarından soruşturmayı genişletmesi bekleniyor.

Eğitim sendikaları ve kadın hakları savunucuları da konuyu yakından takip ettiklerini belirterek "Irmak Öğretmen için Adalet" çağrısında bulundu. Genç öğretmenin kesin ölüm nedeni yapılacak otopsi raporunun ardından netleşecek olup, cenazesinin ailesinin yaşadığı İzmir'de toprağa verilmesi bekleniyor.

Bakan Yusuf Tekin'den açıklama
 
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, AK Parti TBMM Grup Toplantısı öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
 
Ağrı'da, öğretmenlik yapan Irmak Ayşe Koparan'ın ölümüne ilişkin soru üzerine Tekin, olayla ilgili soruşturma açıldığını bildirdi.

Tekin, Koparan'ın ölümüyle ilgili mobbing ve şiddet iddialarının sorulması üzerine, şunları söyledi:
 
"Gazetelerin ve işin detayını bilmeyen insanların yaptığı yorumlara itibar etmeden hareket etmek lazım. Nihayetinde her bir sözümüzle bir temel hak ve hürriyeti ihlal ediyor, masum insanları lekeliyor olabiliriz. O yüzden Milli Eğitim Bakanlığı olarak temkinli konuşmayı tercih ediyoruz. Olayla ilgili hem adli makamlarla hem emniyet ile koordineli bir biçimde Teftiş Kurulumuz gerekli süreci başlattı. Bizim derdimiz, işimiz öğretmen arkadaşlarımızın hukukunu korumak, güvenli, sağlıklı, huzurlu ortamda çalışmasını sağlamak. Bunu temin edecek bütün tedbirleri alacağız. Orada da eğer öyle bir ihmali olan arkadaşımız varsa kim olursa olsun gözünün yaşına bakmadan gerekli işlem yapılacaktır."

YKS giriş belgeleri erişime açıldı

ÖSYM, 20-21 Haziran'da yapılacak Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (2026-YKS) giriş belgeleri erişime açıldı

 

10.06.2026 14:04:00
Anadolu Ajansı
YKS giriş belgeleri erişime açıldı
YKS giriş belgeleri erişime açıldı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığınca (ÖSYM), 20-21 Haziran'da yapılacak Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (2026-YKS) giriş belgeleri erişime açıldı.

ÖSYM'nin internet sitesindeki duyuruya göre, 20 Haziran'da uygulanacak 2026-YKS 1. Oturum Temel Yeterlilik Testi (TYT), 21 Haziran'da uygulanacak 2026-YKS 2. Oturum Alan Yeterlilik Testleri (AYT) ile 2026-YKS 3. Oturum Yabancı Dil Testi (YDT) adaylarının sınava girecekleri bina ve salonlara atanma işlemleri tamamlandı.

Adaylar, sınava girecekleri yer bilgisini gösteren sınava giriş belgesini ÖSYM'nin "ais.osym.gov.tr" adresinden T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle edinebilecek.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, "Öcalan'a özgürlük mitingleri yapacaklarmış, ben de 27 Haziran'da Tandoğan’a çıkacağım" dedi

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, "Neymiş, 27-28 Haziran'da 'Öcalan'a Özgürlük' mitingleri yapacaklarmış. Buyursunlar yapsınlar. Türkiye'yi sahipsiz zannediyorlar. Siz 27 Haziran'da hangi meydana çıkarsanız çıkın. Ben Müsavat Dervişoğlu olarak Türk milletini arkama alıp Tandoğan Meydanı'na çıkacağım. Herkesi 27 Haziran Cumartesi günü Tandoğan Meydanı'na bekliyorum" dedi

10.06.2026 13:50:00
Haber Merkezi
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat  Dervişoğlu, "Öcalan'a özgürlük mitingleri yapacaklarmış, ben de 27 Haziran'da Tandoğan’a çıkacağım" dedi
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat  Dervişoğlu, "Öcalan'a özgürlük mitingleri yapacaklarmış, ben de 27 Haziran'da Tandoğan’a çıkacağım" dedi
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin Meclis'te düzenlediği grup toplantısına katılarak gündeme dair açıklamalarda bulundu. Dervişoğlu, şunları kaydetti:

"Ne butlanmış arkadaş"
"Kendime de sizlere de bir soru sorarak başlamak istiyorum. Ekranlarda ne görüyoruz? Haberlerde ne duyuyoruz? Biz neler yaşıyoruz, neler konuşuyoruz? İki haftadır, sabahtan akşama, akşamdan sabaha kadar, her kanalda tek bir konu var. Tek bir başlık var. Tek bir gündem var ve bu konu, bu başlık, bu gündem salt bir parti meselesi, şahısların çekişmesi olarak ele alınıyor. O ekranları seyredince, Sanırsınız ki; memlekette başka bir şey olmuyor da bir siyasi parti içinde 'adil bir rekabet' yaşanıyor. Sanki hiç kimse, herhangi bir müdahalede bulunmamış da bir sorun kendi kendine oluşmuş, Türkiye de o sorunla uğraşıyor. Ayrıca bu sorun, bize diğer tüm sorunlarımızı da unutturmuş. Enflasyon ve hayat pahalılığı ortadan kalkmış. Ekonomi programı tıkır tıkır işliyor. Emekli ve asgari ücretli hakkını almış, alınteri karşılığını bulmuş. İşsizlik problemi aşılmış. Çiftçi ürettiğinin karşılığını alıyor. Asayiş diye bir derdimiz kalmamış. Kadınlar, gençler, çocuklar güvende. Esnaf, tüccar, sanayici halinden memnun. Dış politikada her şey güllük gülistanlık. Hukuk, adalet, demokrasi baharı yaşıyoruz öyle mi? İnsanın, 'ne butlanmış be arkadaş' diyesi geliyor.

"Acıların sebebi Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemidir"
Yaşadığımız tüm bu krizlerin, Sokaktaki buhranın, cüzdandaki yangının, hanelerimizdeki acıların bir tek sebebi var! O da Türk Devletinin ve Türk Milletinin boynuna bir kement gibi geçirilen 'Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemidir'. Bunun kurbanı, eğilip bükülen siyasettir. Omurgası yok edilen bürokrasidir! Cübbesine düğme dikilen yargıdır! Paramparça edilen toplumsal ahdimizdir! Tek adamın dar kalıplarına hapsedilmek istenen, kısaca bir zümrenin tapulu malı, şahsi hırsların oyuncağı zannedilen Türkiye Cumhuriyeti'dir. Ve tüm bunların bedelini ödeyen, yaşadığı hayat burnundan fitil fitil getirilen bizim insanlarımızdır. Bu sisteme geçildiğinden beri devlet nizamının çivisi çıkmıştır. Hatırlayın, ormanlarımız günlerce cayır cayır yanarken kurumlar müdahale etmek için saatlerce bekledi. Neden? Çünkü bakanlar uçağa binmek için bile  'Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla' cümlesini kurmak zorundaydı. Şimdi yine yangın mevsimine giriyoruz. İktidarın ne kadar hazırlık yaptığını, Allah korusun kaç dönüm orman yandığıyla anlayacağız. Koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devleti tek bir imzayla, tek bir kararla yönetilen adeta tek bir gruba kâr payı dağıtan bir şirkete dönüştürülmüştür. Patrona sadakat de tek gaye haline getirilmiştir. Söylemeden geçmeyeyim."

"Kudüs'e vali bulurlar sen merak etme"
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin "Niyazım şuydu, Rabb'im bana bir gün de olsa Kudüs Valiliğini nasip et" sözlerini eleştiren Dervişoğlu, şunları kaydetti:

"Kudus'e vali bulurlar merak etme. Sen Mülki idareden geliyorsun, sen Mülkiyelisin yahu vali değilsin artık, Bakansın Bakan.  Türkiye Cumhuriyeti'nin İçişleri Bakanı olmak, seviyorsun eski tabirleri madem 'Dahiliye Nazırı' olmak, dünya hayatında erişilebilecek en şerefli görevlerden biridir. Anladık dindarsın da, hayatında güvenlik makalesi okumamış seleflerine özenmek seni yükseltmez. İşinize bakın. Sokaklar güvensizlik dolu, asayiş sorunları diz boyu. Çeteler semtleri, mahalleleri işgal etmiş halde, 7 günün, 24 saatini bunlara ayırsan belki yine kâfi gelmez. Bu memleketin diplomatik makamları var, ordusu var. Türkiye'yi sağa sola karikatürize sataşmalar yapan yöneticilerin ülkesine çevirmeyin arkadaş. Allah aşkına biriniz de işine baksın! İşini tam layıkıyla yapsın."

"Bu millet şehit analarının gözyaşlarını unutmamıştır"
Çözüm sürecine ilişkin yaşanan gelişmelere ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Dervişoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ve bir de güvenlik, beka meselesi var... DEM Partili Meclis Başkanvekili çıkmış, İmralı'yla görüşüp dönüyor ve  'Kök Yasa hazırlanacak' diyor. Neymiş? Belli örgüt mensuplarının Türkiye'ye gelmesinin önü açılacakmış. Bunun için de İmralı katiline özgürlük mitingleri yapacaklarmış. Hiç yadırgamıyorum. Siz İmralı'daki caniye 'kurucu önder' derseniz, komisyonu ayağına gönderirseniz elbetteki olacağı budur işte. Bunlara ne söylesek az ne söylesek faydasız. Açık ve net söylüyorum: Bu millet, şehit analarının gözyaşlarını unutmamıştır. Unutmayacaktır. Bu millet, terörün bedelini gencecik fidanlarıyla ödedi. O ödenen bedelleri, kapalı kapılar ardında 'bir sefere mahsus' diyerek sıfırlayamanıza izin vermeyecektir. Milletin iradesi İmralı'da değil, bu kürsüdedir, bu Meclis'tedir. Safımız bu iradenin hâkimiyetini savunmaktır. Kök yasa ne demektir? Kim uydurmuştur?

Son zamanlarda bu şeyleri iki kişi uyduruyor elbette terör hükümlüsü Öcalan. Onun ulağı Pervin Buldan ve avanesi de bunu Ankara'ya taşımak istiyor. 'Bir sefere mahsus' diyerek terör hükümlülerine, eli kanlı katillere arka kapıdan af getirmeye, devleti kökünden sarsmaya çalışacağını bize gösteriyor. Biz görmüyor muyuz, anlamıyor muyuz onu anlayacağız. Tohumu ihanet olanların, gövdesi kan ve gözyaşı üstüne yükselenlerin, dalları bu milletin evlatlarının canına uzananların kökü olmasına izin vermeyecektir bu millet. Köksüzler başkasının suyuyla, başkasının rüzgarıyla büyürler. Köksüzler bir katile ram olarak, Türkiye'ye hayır gelmeyeceğini de aslında çok iyi bilirler. Ve o rüzgâr kesilince devrilip gideceklerini gayet iyi biliyorlar. Bizler ise bu toprakta kök saldık. Çanakkale'de, Sakarya'da, Dumlupınar'da. O kökler bu milletin şehit kanıyla sulandı. O kökler bu milletin analarının yaşıyla beslendi.

"27 Haziran'da Ankara gelincik tarlasına dönecek"
Neymiş, 27-28 Haziran'da 'Öcalan'a Özgürlük' mitingleri yapacaklarmış. Buyursunlar yapsınlar. Türkiye'yi sahipsiz zannediyorlar. Siz 27 Haziran'da hangi meydana çıkarsanız çıkın. Ben Müsavat Dervişoğlu olarak Türk milletini arkama alıp Tandoğan Meydanı'na çıkacağım. Sağcısı solcusu, doğulusu batılısı... Bayrak sevdalısı herkesi, sevdası Türkiye, kaygısı Türkiye Cumhuriyeti'nin geleceği olan herkesi 27 Haziran Cumartesi günü Tandoğan Meydanı'na bekliyorum. Şanlı bayrağımızı ellerine alıp gelsinler. O gün bütün Ankara gelincik tarlasına dönecek ve kırmızı beyaz olacak Allah'ın izniyle. O gün elinde Türk bayrağı olan herkesi elimde Türk bayrağıyla karşılayacağım."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP'de yaşananları "salon kapma savaşı" şeklinde tanımladı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu. Erdoğan, CHP'de yaşananları "salon kapma savaşı" şeklinde tanımladı

10.06.2026 13:19:00
AA
Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP'de yaşananları "salon kapma savaşı" şeklinde tanımladı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP'de yaşananları "salon kapma savaşı" şeklinde tanımladı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu. Erdoğan, CHP'de yaşananları "salon kapma savaşı" şeklinde tanımladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan konuşmasında CHP'yle ilgili şunları söyledi:

"Kendi aralarındaki anlaşmazlıkları yargı kararları çerçevesinde suhulet ve sükûnetle çözmek yerine, kimi zaman bizi, kimi zaman mahkemeleri, kimi zaman da medyayı suçlayarak yine kendilerine toz kondurmuyorlar. Oysa biz ilk günden itibaren hep şunu dedik. CHP'nin 38. Kurultayı'na ilişkin tartışmalarda kurultayı yapan da, kurultaya şaibe bulaştığını iddia eden de, bu iddiaları belgeleriyle birlikte mahkemeye götürüp hakkını arayan da CHP'lilerdir. Gazi Mustafa Kemal'in kurduğu partiyi, affınıza sığınarak söylüyorum, pavyon masalarına düşürenler yine kendileridir. Kardeşlerim, "Rüşvet aldım, rüşvet verdim, şu kişiye şu kadar para verdim." diyenler aynı şekilde kendileridir. Dün halkın umudu dediklerine bugün hain damgası vuranlar da kendilerinden başkası değildir.

Tüm tarafların CHP'li olduğu hukuki bir ihtilafta belge ve bilgiler ışığında yargı gerekli değerlendirmeleri yapmış, neticede hükmünü vermiştir. Mahkeme kararı sonrası yaşananlar bizim haklılığımızı teyit etmiştir. Dikkat ederseniz, partimize yönelik edep, adap ve siyasi nezaket dışı onca hakarete rağmen karar sonrasında da tartışmaların uzağında durduk. Hiç elimizi dilimizi bulaştırmadık. Siyaset bezirgânlarının sataşmalarına kulak asmadık. Medyadaki silahşorlerin tuzaklarına düşmedik. Aklı ile ağzı arasındaki rabıta kopmuş olan çapsızlara prim vermedik. Hadiseleri ve tartışmaları güvenli bir mesafeden takip etmekle yetindik. Aynı tavrımızı koruyoruz.

Toplumsal barışa, kamu düzenine ve siyaset kurumuna zarar vermediği sürece CHP'deki anafor bizi zerre ilgilendirmiyor. Biz bu girdabın içine sürüklenmek veya çekilmek asla istemiyoruz. Koltuk ve salon kapmaca savaşının tarafı değiliz ve olmayacağız. Esasen milletimizin arzusu ve bizden beklentisi de bu yöndedir. Biz kendimize yakışanı yapmakla mükellefiz. Nitekim bunu yapıyoruz. AK Parti olarak samimi temennimiz, suç örgütlerinin güdümünden çıkamayan kimi tiplerin sorumsuz tavırları sebebiyle saatli bir bombaya dönüşen bu krizin bir an önce aşılmasıdır. Milletimizin huzuruna, Gazi Meclisimizin mehabetine, demokrasimizin ve ülkemizin itibarına zarar vermeye başlayan bu kavganın yargı kararları çerçevesinde demokratik bir olgunlukla çözüme kavuşturulmasıdır.

Bakın, açık söylüyorum. Siyasette rakibimiz dahi olsa bu yüce çatı altında milleti temsil eden hiçbir partinin kavgayla, çatışmayla, sokaklara ve Meclis koridorlarına taşan güç mücadelesiyle anılmasını biz arzu etmeyiz. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin terörize edilmesine, Gazi Meclisin nümayiş arenasına dönüştürülmesine de rıza göstermeyiz. Az dinleyip çok bağırarak, az düşünüp çok konuşarak siyaset yapılmaz. Herkes 86 milyona karşı sorumluluk duygusuyla hareket etmelidir. Siyasette polarizasyonu artıracak adımlardan herkes uzak durmalıdır.

Burada şu gerçeğin de bilinmesinde fayda görüyorum. CHP'nin genel başkanlık koltuğunu kimin işgal ettiğinin bizim nazarımızda hiçbir kıymetiharbiyesi yoktur. Bugüne kadar bizim şahıslarla işimiz olmadı. Bundan sonra da olmayacak. Çünkü AK Parti hareketi olarak bizim mücadelemiz kişilerle değil, CHP'nin halk düşmanı, millî irade düşmanı ideolojisiyledir. Bizim mücadelemiz başörtülü kızlarımızı üniversite kapılarında ağlatan 28 Şubat zorbalarıyladır. Bizim mücadelemiz milletin inancına, kutsalına, değerlerine dil uzatan, millete tepeden bakan Jakoben zihniyetledir. Bizim mücadelemiz hacca gitmek için yardım isteyen vatandaşa, "Boş ver, Araplara paranı kaptırma." diyen gafillerledir. Bizim mücadelemiz milletin kaynaklarını siyasi ikballerine basamak yapan yağmacılarladır. Bizim mücadelemiz Batılı patronlarından aferin alabilmek için Türkiye'yi yurt dışına şikâyet eden mandacılarladır. Ellerine fırsat geçse Türkiye'yi tek parti karanlığına tekrar götürecek faşizm hevesleriyle mücadelemiz sürecektir. Bizim mücadelemiz Mehter Marşı'ndan rahatsız olanlarla, okullarımızda Ramazan etkinliklerine tahammül edemeyenlerle, laikliği siper alarak milletin inanç değerlerine ateş edenlerledir. Bizim mücadelemiz Sultan Fatih'in emaneti aziz İstanbul'un duvarlarını "Zulüm 1453'te başladı." yazılarıyla kirleten mankurtlarladır. Bu makamlarda olduğumuz müddetçe mücadelemiz devam edecektir."

Esenyurt'ta Yapı Kredi Bankası şubesine silahlı saldırı

İstanbul Esenyurt'ta bulunan Yapı Kredi Bankası şubesi, kimliği belirsiz kişilerce kurşunlandı. Polis ekipleri, zanlıların yakalanması için çalışma başlattı

10.06.2026 12:16:00
İHA
Esenyurt'ta Yapı Kredi Bankası şubesine silahlı saldırı
Esenyurt'ta Yapı Kredi Bankası şubesine silahlı saldırı
Edinilen bilgilere göre, Esenyurt Doğan Araslı Bulvarı'nda bulunan Yapı Kredi Bankası Şubesi'ne sabaha karşı gelen motosikletli şahıslar silahlı saldırı düzenledi. Sabah banka şubesini açan personel, camdaki kurşun izlerini görünce polise haber verdi.

Banka şubesi geçici olarak kapatılırken çevrede geniş güvenlik önlemleri alındı.

Banka şubesi ve çevredeki esnafın güvenlik kameralarını inceleyen polis, saldırganların yakalanması için çalışma başlattı.

Olay yeri inceleme ekipleri banka şubesinde delil topladı. Ekiplerin olay yerindeki çalışması sürüyor.

Kılıçdaroğlu CHP’sinde gündem ihraçlar: Kılıçdaroğlu'nun gözü vekillerde... MYK bugün toplanıyor

CHP’de grup toplantısı krizi sonrası gözler milletvekillerine çevrildi. Kılıçdaroğlu’nun bugün toplayacağı MYK’da, parti içindeki gerilime dahil olduğunu düşündüğü vekillerin disipline sevki ve olası ihraç süreci masaya yatırılacak

10.06.2026 11:50:00
Haber Merkezi
Kılıçdaroğlu CHP’sinde gündem ihraçlar: Kılıçdaroğlu'nun gözü vekillerde... MYK bugün toplanıyor
Kılıçdaroğlu CHP’sinde gündem ihraçlar: Kılıçdaroğlu'nun gözü vekillerde... MYK bugün toplanıyor
Mahkeme kararıyla Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) genel başkanlığına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, daha önce TBMM'de CHP Grup Toplantısı'nda konuşacağını açıkladı ancak dün (9 Haziran) sabah saatlerinden itibaren yaşanan gerginlik sonrası kendisini desteklemeye gelen vekilleri ve partilileri parti genel merkezine çağırarak burada konuştu.

"Mutlak butlan davasını bu partinin başına bela edenlerden hesap sormazsam namerdim" diyen Kılıçdaroğlu, "Kim bu işe bulaştıysa, kim kirlilikten medet umduysa, kim pavyon köşelerinde para aldıysa onlara güle güle diyeceğiz" ifadelerini kullandı.

İddiaya göre bugünkü MYK toplantısında ihraçlar gündeminde hem Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) tarafından MYK'ya gönderilen ve 4-5 Kasım 2023 tarihinden sonra yapılan tüm ihraçların yok hükmünde kabul edilmesini talep eden yazı hem de "parti suçu işleyen üyeler" hakkında yeni kararlar alınması değerlendirilecek. TBMM önünde partililer arasında yaşanan tartışmalara dahil olan bazı isimlere ilişkin disiplin sürecinin başlatılabileceğini söyleyen kurmaylar, "Genel başkanına 'hain' diyen biri nasıl bu partide barınacak?" ifadelerini kullandı.

Başta Kılıçdaroğlu'na ve partililere hakaretler edildiğini bunların tamamını izlediklerini belirten Kılıçdaroğlu'na yakın isimler, arınma sürecini ise ikiye ayırdıklarını belirtiyor. Bunlardan ilki belediye başkanlarına ilişkin süren davalarken, ikincisinin mutlak butlan davası dahil partinin kurumsal kimliğine yönelik iddialar olduğunu kurgulayan kurmaylar, "Önceliğimiz milletvekili grubu olacak" dedi.

"MYK'nın vekilleri doğrudan disipline sevk etme yetkisi var" iddiasında bulunan kurmaylar, bu yetkinin Parti Meclisi'nde olduğu yönündeki değerlendirmelere ilişkin "o konuda yorumlamalarımız farklı" yanıtını vererek milletvekillerinin MYK tarafından ihraç talebiyle YDK'ya sevk edilebileceğini savunuyor.

Mutlak butlan kararı sonrası Kılıçdaroğlu cephesi 25-26 Temmuz 2020 tarihlerinde yapılan 37'inci Olağan Kurultay döneminde yürürlükte olan ve 2018 yılında kabul edilen tüzüğün geçerli olduğunu savunuyor. Bu tüzüğün "Yetki" başlıklı bölümünde yer alan 63'üncü maddenin 1'inci bölümüne göre vekiller dahil partinin üst kurullarında yer alan üyeler PM kararıyla disipline sevk edilebiliyor.

Tüzüğün bu bölümünde "Parti Meclisi üyelerinin, Yüksek Disiplin Kurulu başkan ve üyelerinin, TBMM üyelerinin ve partili büyükşehir belediye başkanlarının parti suçu oluşturan eylemleri Parti Meclisinin istemi üzerine Yüksek Disiplin Kurulunca karara bağlanır" ifadelerine yer veriliyor.

Burada yaptığı konuşmanın ardından kurmaylarıyla genel merkezde bir araya gelen Kılıçdaroğlu, bugün 13.00'te Merkez Yönetim Kurulu'nu (MYK) toplantıya çağırdı. Kılıçdaroğlu, istinaf kararı sonrası MYK üyelerini 2 Haziran'da belirledi, aynı gün ilk toplantı yapıldı. İkinci toplantı ise 5 Haziran'da gerçekleşti. Bugün yapılacak üçüncü toplantıyla CHP MYK sekiz günde üç kez toplanmış olacak.

Öte yandan, mutlak butlan kararı ile göreve dönen CHP 37'inci Olağan Kurultayı'nda seçilen PM üyeleri kararın ardından ilk kez Kılıçdaroğlu başkanlığında toplanacak. Mahkeme kararıyla genel başkanlıktan uzaklaştırılan Özgür Özel'e yakın isimlerin de katılacağı toplantı 11 Haziran Perşembe günü CHP Genel Merkezi'nde gerçekleşecek.

Antalya merkezli 27 ilde eş zamanlı yasa dışı bahis operasyonu: 79 gözaltı

Antalya merkezli 27 ilde 84 şüpheliye yönelik düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 79 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin banka hesaplarında yapılan incelemede, yıllık işlem hacminin 8 milyar lira olduğu tespit edildi

10.06.2026 07:00:00
İHA
Antalya merkezli 27 ilde eş zamanlı yasa dışı bahis operasyonu: 79 gözaltı
Antalya merkezli 27 ilde eş zamanlı yasa dışı bahis operasyonu: 79 gözaltı
Serik Cumhuriyet Başsavcılığının talimatları doğrultusunda, Antalya İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar kapsamında, sosyal medya platformu üzerinden yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik inceleme başlatıldı.








Soruşturma kapsamında, 7258 Sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun'a muhalefet suçuna ilişkin elde edilen dijital materyaller analiz edildi.








Analiz programları aracılığıyla para transferine aracılık ettiği değerlendirilen 84 şüphelinin banka hesaplarında yapılan incelemelerde, bir yıllık işlem hacminin yaklaşık 8 milyar lira olduğu belirlendi. Bu kapsamda Antalya merkezli 27 ilde 9 Haziran Salı saat 06.00'da 84 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Operasyonda 79 şüpheli gözaltına alınırken, 5 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi. Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda 64 cep telefonu, 65 SIM kart, 10 bilgisayar, 4 tablet, 2 USB bellek ve 1 hafıza kartı ele geçirildi.

Bayrampaşa'da trafoda yangın çıktı: Tramvay seferleri aksadı

İstanbul Bayrampaşa'da Bosna Çukurçeşme Tramvay Durağı yakınındaki trafoda yangın çıktı. Enerjisi kesilen T4 Topkapı-Mescidi Selam tramvay hattında ulaşım aksadı

10.06.2026 06:00:00
İHA
Bayrampaşa'da trafoda yangın çıktı: Tramvay seferleri aksadı
Bayrampaşa'da trafoda yangın çıktı: Tramvay seferleri aksadı
Olay, İstanbul Bayrampaşa Eski Edirne Asfaltı Caddesinde meydana geldi. İddiaya göre, Topkapı-Mescidi Selam Tramvay Hattı'na enerji sağlayan, Bosna Çukurçeşme Durağı yakınındaki trafoda henüz bilinmeyen nedenle dumanlar yükselmeye başladı.








İhbar üzerine olay yerine polis, sağlık, itfaiye ve doğalgaz ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri yolu trafiğe kapatırken, itfaiye ekipleri yangına müdahale etti. Trafoda çıkan yangın nedeniyle T4 Topkapı-Mescidi Selam tramvay hattında ulaşım aksadı. 






Tramvaylardaki yolcular, inerek ray üzerinde yürümeye başladı. Yangın, itfaiye ekiplerinin müdahalesinin ardından söndürüldü.

BİK Analitik’te yeni dönem: Versiyon 2, Temmuz ayında devreye alınıyor

Basın İlan Kurumu tarafından internet haber sitelerinin ziyaretçi trafiğinin ölçümlenmesi amacıyla geliştirilen BİK Analitik sistemi, dijital yayıncılık ekosisteminin değişen dinamikleri ve güncel ihtiyaçlar doğrultusunda güncelleniyor. Yeni versiyon, Temmuz ayı itibarıyla kademeli olarak uygulamaya alınacak

09.06.2026 17:23:00
Haber Merkezi
BİK Analitik’te yeni dönem: Versiyon 2, Temmuz ayında devreye alınıyor
BİK Analitik’te yeni dönem: Versiyon 2, Temmuz ayında devreye alınıyor
Basın İlan Kurumu görev alanındaki internet haber sitelerinin ziyaretçi trafiklerini ölçümleyen BİK Analitik sistemi; ziyaretçi davranışları, cihaz çeşitliliği ve erişim kanallarında yaşanan gelişmeler dikkate alınarak yeniden yapılandırıldı.

BİK Analitik Versiyon 2'de ölçümleme yöntemleri; yeni nesil cihaz ve uygulama mimarileri ile güncel izleme ve doğrulama ihtiyaçlarını kapsayacak şekilde revize edilirken, ziyaretçilerin haber okuma davranışlarını ve etkileşim düzeyini yansıtan parametreler ölçümleme kriterlerine dâhil edildi.

Yeni altyapının geliştirme ve test süreçleri, ölçümleme işleyişinde herhangi bir kesintiye yol açılmaması amacıyla mevcut sistemle eşgüdümlü şekilde yürütüldü. Bu kapsamda internet haber siteleri, eş zamanlı olarak Versiyon 2 altyapısı üzerinden de izlenerek sistemin işleyişi değerlendirildi.

Yeni versiyona ilişkin politika belgesi 6 Temmuz 2026 tarihinde yayımlanacak. Geçiş süreci ise yayın kategorileri dikkate alınarak Temmuz ayı boyunca kademeli şekilde yürütülecek. Genel Kategoride yer alan internet haber sitelerinde Versiyon 2 ölçümleri 10 Temmuz'dan itibaren esas alınmaya başlanacak olup, diğer Kategorilerdeki geçişlerin ise ay sonuna kadar tamamlanması planlanıyor.

Teknik yönlendirmeler, uygulanacak işlemler ve geçiş takvimine ilişkin internet haber sitelerine ayrıca yazılı bildirim yapılacak.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.