logo
24 HAZİRAN 2026

Mustafa Kemal Atatürk, 57'nci Alay'a iki kez ölme emri vermiş

Çanakkale Savaşları'nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadası'nda 111 yıl önce karadan çıkarma yapan İtilaf Devletleri'ne geçit vermeyerek büyük bir destan yazan 57. Alay'a, Anafartalar Kahramanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün iki kez ölme emri verdiği ortaya çıktı

26.04.2026 00:10:00
İHA
Mustafa Kemal Atatürk, 57'nci Alay'a iki kez ölme emri vermiş
Mustafa Kemal Atatürk, 57'nci Alay'a iki kez ölme emri vermiş
Tarihin en kanlı muharebelerinden birine sahne olan ve dünya harp tarihine geçen 'Çanakkale Geçilmez' destanının yazıldığı Çanakkale Savaşları'nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadasındaki Şehitler Abidesi, Seyit Onbaşı Heykeli, 57. Piyade Alayı Şehitliği, Conkbayırı, Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi, Kilitbahir Kalesi, Bigalı Kalesi ve Seddülbahir Kalesiyle her yıl binlerce ziyaretçiye Çanakkale ruhunu yaşatmaya devam ediyor. Adım atılan her noktasında Çanakkale Savaşları'nın izlerinin görülmesi mümkün olan, açık hava müzesi niteliği taşıyan Tarihi Gelibolu Yarımadası'nda, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı hayata geçirdiği ve geçireceği yeni projelerle, Çanakkale Ruhu'nu ve Çanakkale Destanı'nı daha fazla kişiye ulaştırmayı hedefliyor






Çanakkale Savaşları'nın yaşandığı, Tarihi Gelibolu Yarımadası'nda kahraman Mehmetçik 111 yıl önce dünyanın en güçlü donanmalarına geçit vermeyerek 'Çanakkale Geçilmez Destanı' yazdı. 18 Mart 1915 tarihinde Çanakkale Boğazı'nı donanmanın zorlamasıyla geçemeyen İtilaf güçleri 25 Nisan tarihinde karaya asker çıkararak kara muharebeleri başladı. Karadan çıkarma yapan İtilaf Devletleri'ne geçit vermeyerek, 57'nci Alay büyük bir destan yazdı.








Atatürk 57. Alaya iki defa ölmeyi emretti

Arıburnu'nda 19 Mayıs 1915 tarihindeki başarısız Türk taarruzu sonrası Akdeniz Seferi Kuvvetleri Komutanı General Ian Hamilton, Seddülbahir'de yeni bir taarruz kararı aldı. 3. Kirte ismini alacak bu muharebe kapsamında da Arıburnu'ndaki Anzak Kolordusundan Türkleri oyalayacak bir takım girişimlerde bulunulması istendi. Buradan Seddülbahir'e birlik kaydırılmasının önüne geçilecekti. 4 Haziran gece saat 23.00'da Yarbay Brown komutasında Canterbury ve Auckland taburlardan seçilen gönüllü müfreze 57. Alay siperlerine ateş açmaya başladı ve bir müddet sonra ilerleyerek 31 ve 32 nolu siperleri ele geçirdi. Gecenin karanlığında bu durum fark edilemedi. Siperi ele geçiren Anzak askerlerinin 32 numaralı siperdeki tünelin ağzını kapatmasıyla burada 57. Alaya mensup 3 asker de mahsur kaldı. Bu sırada bir asker alay komutanının yanına kadar giderek siperlerin işgal edildiğini söyledi. Bunun üzerine Avni Bey, 3. Tabur Komutan Vekili Yzb. Mehmet Nuri Efendi'yi arayarak bu bilgiyi teyit etmek istedi. Mehmet Nuri Efendi böyle bir şeyin olmadığı cevabını verdi. Kısa bir süre sonra 27. Alay Komutanı Şefik Bey, Avni Bey'i arayarak 31 numaralı siperin boş olduğu haberini verdi. Bunun üzerine tekrardan Mehmet Nuri Efendi arandı ama yine haberin doğru olmadığı cevabı alındı. 27. Alaydan tekrardan alınan haberde bu kez siperin işgal edildiğinin belirtilmesi üzerine Mehmet Nuri Efendiyi bir daha aradı. Ancak bu zamana kadar kendisinden emin konuşan Tabur Komutanı, emin olunmadığı ve araştırılacağı cevabını verdi. 31 ve 32 nolu siperlere asker gönderildi. Ancak gece karanlığında buraya yaklaşan herkes vurulmaktaydı. Karanlığın örtüsü altında ne olup bittiği anlaşılamıyordu. Saat 03.05'de siperlerin işgal edilmiş olduğu netlik kazandı. Durum Tümen Komutanı Mustafa Kemal Bey'e de haber verildi ve 57. Alaydan yok olma pahasına siperlerin geri alınması istendi. 57. Alay siperleri almak için harekete geçeceği sırada 27. Alayın harekete geçtiği haberi geldi. Şefik Bey'in planına göre 3 bombacı asker 31 numaralı siperin önünde sürüne sürüne ilerlemiş ve üzerlerindeki bombaları bu siperi işgal eden Anzak askerlerinin üzerine attı. Halis Bey komutasındaki 3. Tabur aradaki barikatı yıkarak ve sağ kalan Anzak askerlerini süngüleyerek bu siperi kurtardı. Bunun üzerine 57. Alay da saat 07.20'de 32 numaralı sipere yönelerek burasını kurtardı. Böylece dehlizde 8 saattir mahsur kalan askerler de kurtarılmış oldu.







Mustafa Kemal Atatürk'ün 31 ve 32 nolu siperleri ele geçiren Anzak askerlerine karşı 57'nci Alay'ın siperleri canları pahasına almaları konusunda verdiği emirle ilgili 27'nci Alay Kumandanlığına yazdığı emirde, "27'nci Âlây Kumandanlığına, Düşman 57'nci Âlâyın sağ cenâhındaki siperleri işgal etmişdir. Mezkûr Âlâyla îcâb ederse kâmilen mahv olarak siperlerin istirdâdını emr etdim. Siz de ihtiyât taburunuzu sol cenâhınıza yanaşdırarak iştirâk ediniz. Ben 57'nci Âlây nezdine gidiyorum. Benimle oraya muvâsalatıma kadar telefonla irtibâtda bulununuz. 19'uncu Fırka Kumandanı Mîr-alây [Albay] Mustafâ Kemal" ifadelerine yer verildi.






"57. Alay Çanakkale Muharebeleri tarihinde ikinci ölme emrini alarak tekrardan başarıya ulaşmış bir Alay olarak tarihe adını altın harflerle yazdırmıştır"
Çanakkale Kara Muharebelerinde, Anzaklar tarafından ele geçirilen 31 ve 32 nolu siperler için kurtarma harekatının başlatıldığını ve durumun 19'uncu Tümen Komutanı Mustafa Kemal Bey'e haber edildiğini belirten ÇOMÜ'den Dr. Öğretim Üyesi İsmail Sabah, "Mustafa Kemal Bey bu siperlere düşmanın girdiğini haber alır almaz, 57. Alaya Çanakkale Muharebeleri tarihinde ikinci bir ölüm emrini verir ve vermiş olduğu emirde şunu söyler. '57. Alay'dan yok olma pahasına bu siperleri tekrardan kurtarmasını ister.' Çünkü şu an bulunduğumuz hatta 31-32 nolu siperler, Arıburnu Cephesi'nin neredeyse merkezine denk geldiği için buradaki siperlerin kaybı Türk Cephesi'nin yarılması anlamına gelmektedir. Tümen Komutanı Mustafa Kemal Bey'den ikinci ölme emri anlamına gelen bu emri alan 57. Alay ve komşu 27. Alay'ın müşterek harekatıyla o gece buraya giren Anzak askerleri evvela el bombaları atılmak suretiyle ve ardından askerlerin bu sipere atlamasıyla hiçbiri kurtulmamacasına bu siperler tekrardan geri alınır. 57. Alay Çanakkale Muharebeleri tarihinde ikinci ölme emrini alarak tekrardan başarıya ulaşmış bir Alay olarak tarihe adını altın harflerle yazdırmıştır" dedi.














Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu

Kütahya'da okul etkinliğinde yedikleri yemeğin ardından rahatsızlanan ve sağlık kuruluşlarına başvuranların sayısı 114'e yükseldi. Öğrencilerden 113'ü taburcu edilirken, 1 kişinin ise tedavi ve gözlem süreci devam ediyor

24.06.2026 09:09:00
İHA
Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu
Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu
Olay, Meydan Mahallesi'ndeki Şule Mete Tetik İmam Hatip Ortaokulu'nda meydana geldi. Okulda gerçekleştirilen etkinlik kapsamında öğrenci ve davetlilere tavuklu pilav ikram edildi.








İkram sonrası rahatsızlanan çok sayıda kişi kendi imkanlarıyla ve ambulanslarla Kütahya Şehir Hastanesi ile çeşitli sağlık kuruluşlarına müracaat etti. Yapılan kontrollerin ardından zehirlenme şüphesiyle hastaneye başvuranların sayısının 96'sı öğrenci ve 18'i de yetişkin olmak üzere toplam 114 ulaştığı öğrenildi.








Tedavi altına alınan öğrencilerden 113'i taburcu edilirken, 1 kişinin ise hastanelerde müşahede altında tutulduğu ve kontrollerinin sürdüğü bildirildi.

Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte yükselen sıcaklıklar, günlük hayatı zorlaştırmanın ötesinde ciddi sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Vücudumuz, ortam sıcaklığına uyum sağlamak için harika bir mekanizmaya (terleme) sahip olsa da extreme sıcaklarda bu sistem yetersiz kalabilir

18.06.2026 13:00:00
Hasan Gündoğdu
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Aşırı sıcakların olumsuz etkilerinden korunmak, konforlu ve en önemlisi sağlıklı bir yaz geçirmek için dikkat etmeniz gereken temel unsurları sizler için derledik.






Sıvı Dengesi: Susamayı Beklemeyin

Vücudumuzun %60'ından fazlası sudan oluşur ve sıcak havalarda terleme yoluyla inanılmaz bir hızla su kaybederiz.

Düzenli Su Tüketimi: "Susamak", vücudun çoktan susuz kaldığının bir alarmıdır. Bu yüzden susamayı beklemeden, gün boyunca saat başı 1-2 bardak su içmeyi alışkanlık haline getirin.

Mineral Takviyesi: Terle sadece su değil, sodyum ve potasyum gibi hayati mineralleri de kaybederiz. Tansiyon probleminiz yoksa günde 1 şişe maden suyu içmek mineral dengesini korumaya yardımcı olur.

Tuzak İçeceklerden Kaçının: Alkol, aşırı kafeinli içecekler (kahve, koyu çay) ve şekerli asitli içecekler sanılanın aksine vücuttan su atılmasını hızlandırır (diüretik etki). Sıcak günlerde bu içecekleri minimumda tutun.






Beslenme Düzeni: Hafif ve Serinletici

Sıcak havalarda sindirim sistemi fazladan çalışarak vücut ısısını daha da artırabilir. Bu yüzden beslenme alışkanlıklarını mevsime göre revize etmek şarttır.

Ağır Yemeklere Elveda: Yağlı, kızartmalı, aşırı baharatlı ve protein ağırlıklı ağır yemekler yerine; sindirimi kolay, su oranı yüksek besinleri tercih edin.

Mevsim Meyve ve Sebzeleri: Karpuz, kavun, salatalık, domates, kabak ve semizotu gibi hem su hem de vitamin deposu olan besinleri sofranızdan eksik etmeyin.

Az ve Sık Beslenin: Tek bir öğünde çok fazla yemek yerine, porsiyonları küçülterek az ve sık yemek vücudun üzerindeki metabolik yükü azaltır.






Giyim ve Kişisel Bakım: Doğru Kumaş, Doğru Koruma

Güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde cildimizi ve başımızı korumak hayati önem taşır.

Kumaş Seçimi: Sentetik, naylon ve dar giysiler cildin nefes almasını engeller ve isiliğe, mantara ya da ısı çarpmasına yol açar. Bunun yerine pamuklu, keten, gevşek dokulu ve açık renkli kıyafetleri tercih edin. Açık renkler güneş ışığını yansıtırken, koyu renkler ısıyı hapseder.

Aksesuarlar: Geniş siperlikli şapkalar ve UV korumalı güneş gözlükleri sadece birer tarz ögesi değil, başınızı ve gözlerinizi koruyan birer kalkandır.

Güneş Kremi: Dışarı çıkmadan en az 20 dakika önce, en az 30 (ideali 50+) faktörlü, geniş spektrumlu bir güneş kremini açıkta kalan tüm bölgelerinize uygulayın ve her 2-3 saatte bir yenileyin.






Zaman Yönetimi: Güneşin Zirve Noktası

Günün her saati aynı risk derecesine sahip değildir. Zamanı doğru yönetmek riskleri yarı yarıya azaltır.

Kritik Saatler: Güneş ışınlarının en dik ve zararlı olduğu 10:00 ile 16:00 saatleri arasında zorunlu olmadıkça dışarı çıkmayın.

Egzersiz Zamanlaması: Spor yapmayı seviyorsanız, bunu günün en sıcak saatlerinde değil, sabahın ilk ışıklarında veya akşam güneş battıktan sonra yapın. Ağır kardiyo hareketlerinden kaçının.






Yaşam Alanlarının Serin Tutulması

Sadece dışarısı değil, ev ve ofislerin içindeki sıcaklık da sağlığı etkiler.

Doğru Havalandırma: Gündüz saatlerinde dışarıdaki sıcak havanın içeri girmemesi için pencereleri ve panjurları kapatın, perdeleri çekin. Havalandırma işlemini hava sıcaklığının düştüğü gece veya sabaha karşı yapın.

Klima Kullanımı: Klima harika bir kurtarıcıdır ancak oda sıcaklığını aniden çok düşük derecelere (örneğin 18°C) getirmek yerine 23-24°C civarında sabitleyin. Dışarı ile içerisi arasındaki sıcaklık farkının 7-8 dereceden fazla olması felç, kas tutulması ve klima çarpması gibi riskleri doğurur.






Isı Çarpması Belirtilerine Dikkat Edin!

Aşırı halsizlik, baş dönmesi, mide bulantısı, baş ağrısı, hızlı nabız ve cildin aşırı kuru/kırmızı olması "Isı Çarpması" (Güneş Çarpması) belirtisi olabilir. Bu durumda kişi hemen serin bir yere alınmalı, giysileri gevşetilmeli, vücudu ıslak bezlerle serinletilmeli ve bilinci yerindeyse su verilmelidir. Durum kötüye gidiyorsa vakit kaybetmeden tıbbi yardım çağrılmalıdır.

Aşırı sıcaklar özellikle yaşlılar, kronik hastalığı olanlar (tansiyon, kalp, şeker), hamileler ve bebekler için çok daha büyük risk taşır. Kendinizi korurken çevrenizdeki bu hassas grupları ve sokaktaki can dostlarımız için kapınızın önüne bir kap temiz su koymayı da lütfen unutmayın.

Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti

Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi 'Saipem 7000'in İstanbul Boğazı'ndan geçti. Geminin Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün altından geçtiği anlar havadan görüntülendi

17.06.2026 12:04:00
İHA
Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti
Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti
Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi olan devasa boyutlardaki "Saipem 7000", sabah erken saatlerinde İstanbul Boğazı'na giriş yaptı.






Kritik geçiş nedeniyle İstanbul Boğazı'ndaki gemi trafiği, sabah saat 06.00'dan itibaren çift yönlü olarak askıya alınmıştı. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ekiplerinin geniş güvenlik önlemleri altında gerçekleştireceği geçişte, dev gemiye çok sayıda kurtarma römorkörü ve kılavuz kaptan eşlik etti. 






Dev geminin Yavuz Sultan Selim Köprüsünün altından geçiş anları havadan görüntülendi.













logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.