logo
25 HAZİRAN 2026

Mustafa Kemal Atatürk, 57'nci Alay'a iki kez ölme emri vermiş

Çanakkale Savaşları'nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadası'nda 111 yıl önce karadan çıkarma yapan İtilaf Devletleri'ne geçit vermeyerek büyük bir destan yazan 57. Alay'a, Anafartalar Kahramanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün iki kez ölme emri verdiği ortaya çıktı

26.04.2026 00:10:00
İHA
Mustafa Kemal Atatürk, 57'nci Alay'a iki kez ölme emri vermiş
Mustafa Kemal Atatürk, 57'nci Alay'a iki kez ölme emri vermiş
Tarihin en kanlı muharebelerinden birine sahne olan ve dünya harp tarihine geçen 'Çanakkale Geçilmez' destanının yazıldığı Çanakkale Savaşları'nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadasındaki Şehitler Abidesi, Seyit Onbaşı Heykeli, 57. Piyade Alayı Şehitliği, Conkbayırı, Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi, Kilitbahir Kalesi, Bigalı Kalesi ve Seddülbahir Kalesiyle her yıl binlerce ziyaretçiye Çanakkale ruhunu yaşatmaya devam ediyor. Adım atılan her noktasında Çanakkale Savaşları'nın izlerinin görülmesi mümkün olan, açık hava müzesi niteliği taşıyan Tarihi Gelibolu Yarımadası'nda, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı hayata geçirdiği ve geçireceği yeni projelerle, Çanakkale Ruhu'nu ve Çanakkale Destanı'nı daha fazla kişiye ulaştırmayı hedefliyor






Çanakkale Savaşları'nın yaşandığı, Tarihi Gelibolu Yarımadası'nda kahraman Mehmetçik 111 yıl önce dünyanın en güçlü donanmalarına geçit vermeyerek 'Çanakkale Geçilmez Destanı' yazdı. 18 Mart 1915 tarihinde Çanakkale Boğazı'nı donanmanın zorlamasıyla geçemeyen İtilaf güçleri 25 Nisan tarihinde karaya asker çıkararak kara muharebeleri başladı. Karadan çıkarma yapan İtilaf Devletleri'ne geçit vermeyerek, 57'nci Alay büyük bir destan yazdı.








Atatürk 57. Alaya iki defa ölmeyi emretti

Arıburnu'nda 19 Mayıs 1915 tarihindeki başarısız Türk taarruzu sonrası Akdeniz Seferi Kuvvetleri Komutanı General Ian Hamilton, Seddülbahir'de yeni bir taarruz kararı aldı. 3. Kirte ismini alacak bu muharebe kapsamında da Arıburnu'ndaki Anzak Kolordusundan Türkleri oyalayacak bir takım girişimlerde bulunulması istendi. Buradan Seddülbahir'e birlik kaydırılmasının önüne geçilecekti. 4 Haziran gece saat 23.00'da Yarbay Brown komutasında Canterbury ve Auckland taburlardan seçilen gönüllü müfreze 57. Alay siperlerine ateş açmaya başladı ve bir müddet sonra ilerleyerek 31 ve 32 nolu siperleri ele geçirdi. Gecenin karanlığında bu durum fark edilemedi. Siperi ele geçiren Anzak askerlerinin 32 numaralı siperdeki tünelin ağzını kapatmasıyla burada 57. Alaya mensup 3 asker de mahsur kaldı. Bu sırada bir asker alay komutanının yanına kadar giderek siperlerin işgal edildiğini söyledi. Bunun üzerine Avni Bey, 3. Tabur Komutan Vekili Yzb. Mehmet Nuri Efendi'yi arayarak bu bilgiyi teyit etmek istedi. Mehmet Nuri Efendi böyle bir şeyin olmadığı cevabını verdi. Kısa bir süre sonra 27. Alay Komutanı Şefik Bey, Avni Bey'i arayarak 31 numaralı siperin boş olduğu haberini verdi. Bunun üzerine tekrardan Mehmet Nuri Efendi arandı ama yine haberin doğru olmadığı cevabı alındı. 27. Alaydan tekrardan alınan haberde bu kez siperin işgal edildiğinin belirtilmesi üzerine Mehmet Nuri Efendiyi bir daha aradı. Ancak bu zamana kadar kendisinden emin konuşan Tabur Komutanı, emin olunmadığı ve araştırılacağı cevabını verdi. 31 ve 32 nolu siperlere asker gönderildi. Ancak gece karanlığında buraya yaklaşan herkes vurulmaktaydı. Karanlığın örtüsü altında ne olup bittiği anlaşılamıyordu. Saat 03.05'de siperlerin işgal edilmiş olduğu netlik kazandı. Durum Tümen Komutanı Mustafa Kemal Bey'e de haber verildi ve 57. Alaydan yok olma pahasına siperlerin geri alınması istendi. 57. Alay siperleri almak için harekete geçeceği sırada 27. Alayın harekete geçtiği haberi geldi. Şefik Bey'in planına göre 3 bombacı asker 31 numaralı siperin önünde sürüne sürüne ilerlemiş ve üzerlerindeki bombaları bu siperi işgal eden Anzak askerlerinin üzerine attı. Halis Bey komutasındaki 3. Tabur aradaki barikatı yıkarak ve sağ kalan Anzak askerlerini süngüleyerek bu siperi kurtardı. Bunun üzerine 57. Alay da saat 07.20'de 32 numaralı sipere yönelerek burasını kurtardı. Böylece dehlizde 8 saattir mahsur kalan askerler de kurtarılmış oldu.







Mustafa Kemal Atatürk'ün 31 ve 32 nolu siperleri ele geçiren Anzak askerlerine karşı 57'nci Alay'ın siperleri canları pahasına almaları konusunda verdiği emirle ilgili 27'nci Alay Kumandanlığına yazdığı emirde, "27'nci Âlây Kumandanlığına, Düşman 57'nci Âlâyın sağ cenâhındaki siperleri işgal etmişdir. Mezkûr Âlâyla îcâb ederse kâmilen mahv olarak siperlerin istirdâdını emr etdim. Siz de ihtiyât taburunuzu sol cenâhınıza yanaşdırarak iştirâk ediniz. Ben 57'nci Âlây nezdine gidiyorum. Benimle oraya muvâsalatıma kadar telefonla irtibâtda bulununuz. 19'uncu Fırka Kumandanı Mîr-alây [Albay] Mustafâ Kemal" ifadelerine yer verildi.






"57. Alay Çanakkale Muharebeleri tarihinde ikinci ölme emrini alarak tekrardan başarıya ulaşmış bir Alay olarak tarihe adını altın harflerle yazdırmıştır"
Çanakkale Kara Muharebelerinde, Anzaklar tarafından ele geçirilen 31 ve 32 nolu siperler için kurtarma harekatının başlatıldığını ve durumun 19'uncu Tümen Komutanı Mustafa Kemal Bey'e haber edildiğini belirten ÇOMÜ'den Dr. Öğretim Üyesi İsmail Sabah, "Mustafa Kemal Bey bu siperlere düşmanın girdiğini haber alır almaz, 57. Alaya Çanakkale Muharebeleri tarihinde ikinci bir ölüm emrini verir ve vermiş olduğu emirde şunu söyler. '57. Alay'dan yok olma pahasına bu siperleri tekrardan kurtarmasını ister.' Çünkü şu an bulunduğumuz hatta 31-32 nolu siperler, Arıburnu Cephesi'nin neredeyse merkezine denk geldiği için buradaki siperlerin kaybı Türk Cephesi'nin yarılması anlamına gelmektedir. Tümen Komutanı Mustafa Kemal Bey'den ikinci ölme emri anlamına gelen bu emri alan 57. Alay ve komşu 27. Alay'ın müşterek harekatıyla o gece buraya giren Anzak askerleri evvela el bombaları atılmak suretiyle ve ardından askerlerin bu sipere atlamasıyla hiçbiri kurtulmamacasına bu siperler tekrardan geri alınır. 57. Alay Çanakkale Muharebeleri tarihinde ikinci ölme emrini alarak tekrardan başarıya ulaşmış bir Alay olarak tarihe adını altın harflerle yazdırmıştır" dedi.














Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi

Bayraktar KIZILELMA, ASELSAN ve ROKETSAN tarafından geliştirilen TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ve Lazer Güdüm Kiti 82 ile hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 10:38:00
İhlas Haber Ajansı
Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi
Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi
TOYGUN Elektro-Optik Hedefleme Sistemi ile havalanan Bayraktar KIZILELMA, ASELSAN ve ROKETSAN tarafından geliştirilen TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ve Lazer Güdüm Kiti 82 ile hedefi tam isabetle vurdu.






Baykar tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen KIZILELMA insansız savaş uçağı, testlerine hız kesmeden ediyor. Bayraktar KIZILELMA, gövde kısmında taşıdığı TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ile başarılı atışlar gerçekleştirdi. KIZILELMA, ASELSAN tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen Lazer Güdüm Kiti 82 ve yine ROKETSAN tarafından geliştirilen TEBER Güdüm Kiti'yle başarılı atışlara imza attı.








Öte yandan TOYGUN EOTS, Bayraktar KIZILELMA'nın düşük görünürlük kabiliyetini koruyarak gelişmiş hedefleme yapabilmesini sağlıyor.

Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu

Kütahya'da okul etkinliğinde yedikleri yemeğin ardından rahatsızlanan ve sağlık kuruluşlarına başvuranların sayısı 114'e yükseldi. Öğrencilerden 113'ü taburcu edilirken, 1 kişinin ise tedavi ve gözlem süreci devam ediyor

24.06.2026 09:09:00
İHA
Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu
Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu
Olay, Meydan Mahallesi'ndeki Şule Mete Tetik İmam Hatip Ortaokulu'nda meydana geldi. Okulda gerçekleştirilen etkinlik kapsamında öğrenci ve davetlilere tavuklu pilav ikram edildi.








İkram sonrası rahatsızlanan çok sayıda kişi kendi imkanlarıyla ve ambulanslarla Kütahya Şehir Hastanesi ile çeşitli sağlık kuruluşlarına müracaat etti. Yapılan kontrollerin ardından zehirlenme şüphesiyle hastaneye başvuranların sayısının 96'sı öğrenci ve 18'i de yetişkin olmak üzere toplam 114 ulaştığı öğrenildi.








Tedavi altına alınan öğrencilerden 113'i taburcu edilirken, 1 kişinin ise hastanelerde müşahede altında tutulduğu ve kontrollerinin sürdüğü bildirildi.

Yasa dışı bahis çetesine dev darbe: 10 milyarlık vurgun ağı çökertildi

Samsun merkezli 7 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 52 şüpheli gözaltına alınırken, yaklaşık 10 milyar TL işlem hacmine sahip olduğu değerlendirilen organizasyona ağır darbe vuruldu

23.06.2026 19:00:00
İHA
Yasa dışı bahis çetesine dev darbe: 10 milyarlık vurgun ağı çökertildi
Yasa dışı bahis çetesine dev darbe: 10 milyarlık vurgun ağı çökertildi
Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Samsun Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yasa dışı bahis suçuna yönelik yürütülen soruşturma kapsamında geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi.






Yaklaşık 10 milyar TL işlem hacmine sahip olduğu değerlendirilen yasa dışı bahis organizasyonuna yönelik Samsun merkezli İstanbul, Batman, Antalya, Muğla, Aydın, Osmaniye ve Eskişehir'de eş zamanlı operasyon düzenlendi.








23 Haziran 2026 tarihinde sabah saatlerinde gerçekleştirilen operasyonlarda çok sayıda adreste arama, el koyma ve yakalama işlemi yapıldı. Operasyon kapsamında haklarında işlem yapılan 52 şüpheli gözaltına alınarak Samsun Emniyet Müdürlüğüne götürüldü.








Adreslerde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal ele geçirilirken, elde edilen delillerin incelenmesine devam edildiği öğrenildi. Operasyon anları ise polis kamerasınca kaydedildi.








Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürerken, soruşturmanın tüm yönleriyle devam ettiği bildirildi.













Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"

Henüz 4,5 ay önce, Milli Eğitim Bakanlığı'nın resmi planlaması doğrultusunda eğitime açılan Mamak İlkokulu, hiçbir bilimsel, pedagojik ve kamu yararına dayalı gerekçe ortaya konulmadan apar topar kapatılmak isteniyor. "Okullar rantın değil, halkındır!", "Çocukların eğitim hakkı pazarlık konusu değildir!" sloganlarıyla duruma tepki gösteren Eğitim-Sen'in Ankara 1 No'lu Şubesi tepkisini basın açıklaması yayımlayarak kamuoyuyla paylaştı

22.06.2026 16:25:00 / Güncelleme: 22.06.2026 18:22:01
Haber Merkezi
Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"
Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"
Eğitim-Sen'in Ankara 1 No'lu Şubesi konuyla ilgili açıklamasında şunları ifade etti:

"Henüz 4,5 ay önce, Milli Eğitim Bakanlığının resmi planlaması doğrultusunda eğitime açılan Mamak İlkokulu, bugün hiçbir bilimsel, pedagojik ve kamu yararına dayalı gerekçe ortaya konulmadan apar topar kapatılmak istenmektedir.

Çoğunluğu Ali Kuşçu İlkokulundan gelen 297 öğrenci ve 16 öğretmeniyle eğitim-öğretime başlayan Mamak İlkokulu, daha açıldığı ilk günde Mamak'ın eğitim ihtiyacına önemli ölçüde cevap vermiştir. Aradan yalnızca birkaç ay geçmişken aynı okulun kapatılmasının gündeme getirilmesi, eğitim planlamasının ciddiyetini sorgulatmaktadır. Şu anda okulun Okul Müdürü kadrosu ve müdür yardımcısı kadrosu sistemde açık. Eğer buradan haberleri yoksa kadroları çıktıktan sonra direk mağdur olacaklar.






Bu karar uygulanırsa yüzlerce çocuk yeniden kalabalık sınıflara mahkûm edilecek, ikili öğretim uygulamaları geri gelecek, öğrenciler alıştıkları okul ortamından ve öğretmeninden koparılacak, veliler ise yeni mağduriyetlerle karşı karşıya bırakılacaktır.

Ancak bu karar yalnızca öğrencileri ve velileri değil, eğitimin en önemli paydaşı olan öğretmenleri de doğrudan hedef almaktadır.

Mamak İlkokulunda görev yapan öğretmenlerin hiçbir görüşü alınmadan yürütülen bu süreç, birçok öğretmeni norm fazlası durumuna düşürecek. Ve öğretmenleri çok zor günler bekliyor olacak. Hemen şurada evini yeni almış bir öğretmenimiz var bu durum yüzünden belki Sincan'a gidecek.






Daha da vahimi, böylesine önemli bir karar eğitim emekçilerinden gizlenmiş, öğretmenlere tercih ve yer değiştirme haklarını kullanabilecekleri bir süreç tanınmamış, okulun kapatılacağı bilgisi eğitim-öğretim yılının son haftasına bırakılarak hukuki haklarını kullanmaları fiilen engellenmiştir. Şeffaflıktan uzak, kapalı kapılar ardında yürütülen ve oldu-bittiye getirilen bu anlayışı kabul etmiyoruz. Daha iki hafta önce İlçe Milli eğitim müdürü bu okula geldi. Ama bu drumu bilmesine rağmen hiçbir şey söylemeden gitti.






Buraya Yunus  Emre Mesleki ve Teknik Anadolu lisesini getirecekler. Yunus Emre MTAL nin yerine de Mamak İlçe MEM taşınacak. Tam bir garabet. Dört yıldır Mevlana Lisesinde eğitim öğretime devam eden, mağdur edilen Yunus Emre Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmenleri ve öğrencileri de kendi okullarına dönmek istemektedir. Ancak görüyoruz ki bir mağduriyet başka bir mağduriyet yaratılarak giderilmeye çalışılmaktadır. Bir okulun sorununu çözmenin yolu, başka bir okulu kapatmak değildir.






Biz bugün asıl soruyu soruyoruz:

Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Yunus Emre MTAL binasına taşındıktan sonra boşalan iki kamu binasını hangi amaçla kullanacaktır?

Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Milli Eğitim Bakanlığı derhal kamuoyuna açık, şeffaf ve tatmin edici bir açıklama yapmak zorundadır. Bugün İlçe Milli eğitim Müdürünün makamına gittik bizimle görüşmedi. Odasında kimse yoktu. Uygundu ama müsait değilim dedirtti.






Çünkü bugün yaşananlar, eğitim planlamasından çok başka hesapların devrede olduğu yönündeki kaygıları büyütmektedir.

Şimdi bize çıkıp "nüfus azalıyor" diyerek bu kararı meşrulaştırmaya çalışmayın.

Henüz birkaç ay önce 297 öğrenciyle açılan bir ilkokulu nüfus bahanesiyle kapatamazsınız. Müfettiş raporu ile kapatıyorlar. Peki ısmarlama roporu hazırlayan müfettiş kim? Çankaya'da Mimar Kemal Orta okulunu kapatan müfettiş. Şaşırmıyoruz tabi ki !

Herkes bilir ki üç çeşit yalan vardır: Yalan, kuyruklu yalan ve istatistiksel yalan. Çocuklarımızın eğitim hakkını masa başında üretilen istatistiklerle ortadan kaldıramazsınız.






Bu mesele çocukların eğitim hakkıdır.

Bu mesele öğretmenlerin açıkça ortada bırakılmasıdır.

Bu mesele velilerin yaşadığı belirsizlik ve kaygılardır.

Bu mesele kamusal eğitimin geleceğidir.

Ve bu mesele, kamu kaynaklarının kimlerin çıkarı için kullanıldığı sorusudur.

Eğitim Sen Ankara 1 No'lu Şube olarak bu hukuksuzluğa sessiz kalmayacağız.

Mamak İlkokulunun kapatılmasına ilişkin sürecin; eğitim hakkına, kamu yararına, hukuka ve eğitim emekçilerinin kazanılmış haklarına açıkça aykırı olduğu kanaatindeyiz.

Bu nedenle İdare Mahkemesinde iptal davası açılması için hukuki hazırlıklarımızı başlatmış bulunuyoruz. Çocuklarımızın, velilerimizin ve eğitim emekçilerinin telafisi güç mağduriyetler yaşamaması için yürütmenin durdurulmasını da talep edeceğiz.






Buradan Milli Eğitim Bakanlığınave Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne sesleniyoruz:

Bu yanlıştan derhal vazgeçin.
Mamak İlkokulunu kapatmayın.
Çocuklarımızın eğitim hakkını, öğretmenlerin emeğini ve Mamak halkının iradesini yok saymayın.

Eğitim Sen olarak çocuklarımızın, eğitim emekçilerinin ve kamusal eğitimin yanında olmaya; hukuk önünde de, alanlarda da mücadele etmeye devam edeceğiz.

Okullar rantın değil, halkındır!
Çocukların eğitim hakkı pazarlık konusu değildir!
Eğitim Sen Ankara 1 No'lu Şube"
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.