logo
08 AĞUSTOS 2026

Mustafa Kemal Paşa’yı iyi tanımak lazımdır

Atatürk hakkında “dinsizdir” şeklinde ithamların henüz hayatta iken başladığını yazmıştık.

18.05.2026 00:47:00
Haber Merkezi
 
Mustafa Kemal Paşa’yı iyi tanımak lazımdır
Mustafa Kemal Paşa’yı iyi tanımak lazımdır
Atatürk hakkında "dinsizdir" şeklinde ithamların henüz hayatta iken başladığını yazmıştık.

Mesela, Falih Rıfkı gibi O'nunla yıllarını geçirmiş kader arkadaşlarının anılarında da hayatında bir kez dahi "Allah" dememiş bir Atatürk bulursunuz ve okurken bu sizi rahatsız eder.

Falih Rıfkı, "Atatürkçülük nedir?" kitabında, Atatürk'ün tezini kendi bakış açısı ile bakınız nasıl anlatır:

"Tanzimat'ın yapamadığı yapılmadıkça, medreseden yetişme şeriatçıların vicdanlar üzerindeki egemenliği yıkılıp laik bir devlet sisteminde dünya işlerini yalnız akıl yolu ile çözüp çevirmedikçe, dini sadece Tanrı ile kulu arasında bir vicdan işi olarak bırakmadıkça; baştaki istibdat yıkılsa bile Tanrı adına toplumu hükmü altında tutan geri medrese şeriatçılığının yarattığı yığın despotçuluğu önlenmedikçe; toplumu değiştirmeye, ilerletmeye, kalkındırmaya, vicdan ve kafa hürriyeti yolundan siyasî hürriyete kavuşturmaya, rejimi devamlı ve kararlı bir hürriyet rejimi yapmaya imkan yoktu." 







Yıllar boyu beraber devlet hizmetinde bulunduğu Celal Bayar, Atatürk'ün anlaşılması noktasında bir anıdan bahseder. Hem de ta seneler evvel, İstanbul'da Meclis-i Mebusan'ın başına geçmek istemesiyle alakalıdır bu anı…

"Atatürk, İstanbul'da açılacak Meclis-i Mebusan'a Rauf Bey gibi arkadaşlarının gitmemesi için önce çok ısrar etmiş fakat Rauf Bey ve Kazım Karabekir, Ali Furat Cebesoy gibi dava arkadaşları 'Şevketmeab'ın arzusu böyledir' diye direnince meclisin hiç değilse İstanbul dışında bir vilayette kurulmasını çünkü İstanbul resmen işgal edilmemiş olsa bile, fiilen işgal edilmiş sayıldığını ileri sürmüş ama yine de onları fikirlerinden vazgeçirememişti.

Atatürk'ün bu çalışmaları Nutuk'tan da biliniyor ancak şimdi söyleyeceğim teşebbüse bir yerde rastlamadım. Bunu Mazhar Müfit'ten dinledim. Biliyorsunuz, Mazhar Müfit, Atatürk'ün yakın arkadaşlarındandır. O sıralar Ankara'da Atatürk'le beraber bulunuyordu. Atatürk kendisini bir gün çağırmış ve şöyle demiş:







'Arkadaşları İstanbul meclisine gitmemeye ikna edemedim. Gidecekler! Şimdi sana bir vazife veriyorum; gittiğiniz zaman Felah-ı Vatan gurubuna ve İstanbul Meclis Başkanlığı'na beni getirmelerini teklif et ve bunu sağlamaya çalış.'

Mazhar Müfit kabul etmiş ve İstanbul'a geldiği zaman, Felahı Vatan gurubuna, Mustafa Kemal Paşa'ın bu arzusunu bildirmiş. Mazhar Müfit diyor ki:

'Arkadaşlar adeta şoke oldular. Mustafa Kemal'in ihtirasına yordular bu isteğini; müzakere etmek bile gerek görmediler. Ben de durumu olduğu gibi kendisine bildirdim.'

Celal Bayar bunları anlattıktan sonra şöyle devam etti:

Mustafa Kemal Paşa'nın İstanbul Meclis Başkanlığı'nı istemesi, ileriyi doğru görüşünden başka bir şey değil.

Benim kanaatime göre eğer kendisini Meclis Başkanı seçmiş olsalardı, başkanlık etmek için İstanbul'a gitmeyeceğinden eminim. Fakat meclis dağıldığı zaman, başkan sıfatı ile meclisi Ankara'da toplantıya çağıracak ve meclisin meşruiyeti üzerinde açılan münakaşalar kendiliğinden ortadan kalkacaktı.







Mustafa Kemal Paşa'yı iyi tanımak lazımdır.

Mustafa Kemal Paşa ihtiras sahibi değildir, demek istemiyorum. Paşa'nın elbette iktidar ihtirası vardı fakat bu ihtiras, bir keman virtiözünün kemanını istemesi gibidir. Ondan bir kompozisyon çıkarmak için. Atatürk'ün elinde iktidar, bir virtiözün elindeki keman gibidir." 

Hakikaten Atatürk'ü iyi tanımak lazım. Aksi bir bakış açısı ile O'nu değerlendirmeye çalışmak O'nun ufkundan, yapmak istediklerinden uzaklaştıracaktır.

Atatürk'ün demokrat ve ileri görüşlülüğü hakkında örnekler veren Kılıç Ali, konu inanç olduğunda nedense topluma ters bir kimlik çizer:







"Millî Mücadele'nin ilk günleriydi. Memleket içeriden dışarıdan düşmanların tazyiki altında bulunuyordu. 'Dinsizler, imansızlar' feryadı ile memleketin her tarafında isyanlar başlamış. Vaziyet keşmekeş içinde, bir kördüğüm halindeydi.

İşte o günlerin birinde Mustafa Kemal Paşa ile bayram namazını kılmak için yanımızda bazı arkadaşlarda olduğu halde Ankara Hacı Bayram Veli Camii'ne gitmiştik.

Memleketin o günkü vaziyet ve manzarası ve yapılan birtakım kötü propagandalar karşısında Atatürk'ün bu bayram namazına gitmesi bir zaruret halini almıştı. Cami hıncahınç dolmuş, halk cami dışında sokaklarda, hasır, kilim, hatta paltolarını sererek üzerlerinde namaz kılmaya hazırlanmıştı.

İçeride yer bulamadığımız için araya araya sokakta diz çöküp halkın arasında müşkülatla bir yer bulduk ve biz de hasırların üzerine oturduk.







O esnada bir hoca vaaz ediyordu. Hoca bir günahkâr Müslümanın öldükten sonra yedi başlı bir yılandan çekeceği kabir azaplarını anlatıyordu.

Paşa, hocayı dinledikten sonra, bir aralık eğilerek kulağıma,'Sabretmek lazım! Bu saçmaları daha birkaç zaman çarnaçar dinleyeceğiz' diyerek hocanın masallarını sonuna kadar dinleme tahammülünü gösterdi." 

Şimdi düşününüz, bu anıdan, işgale karşı savaşmaya karar veren, işgal sonrasında kendini başa getirmek isteyen bunun için de halkın inancıyla oynamayı planlayan bir asker canlanıyor.

Bu asker, 8 yaşında hafızlık yapmış, ömrü savaş meydanlarında geçmiş, hayatını Türk milletinin ve hatta beyanlarına baktığınızda Müslüman Türk milletine adayan bir insanı böyle tanıtmanın amacı ne sizce?







Türk milleti Müslüman olacak, dinsiz Mustafa Kemal onları şahsî emelleri için kullanacak, bunun yolunu da Hıristiyan dünya ile savaşmakta bulacak?

Ne bu Atatürkçülüktür, ne de bu zihniyet Atatürk'ü anlamaktır." (Prof. Dr. Haydar Baş Hoş Geldin Atatürk eserinden)

Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

Amasya'da vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

05.08.2026 10:48:00
İhlas Haber Ajansı
 
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'nın Taşova ilçesinde vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor. Yukarı Baraklı ve Özbaraklı köylüleri, yıllardır büyükşehirlere göç veren bölgedeki durumun baraj sayesinde tersine döneceğine inanıyor.






Baraklı Şelalesi'nin de bulunduğu bölgede inşa edilecek barajın 20 yıldır gündemde olduğunu hatırlatan Yukarı Baraklı Köyü Muhtarı Osman Yıldız, "Yetkililer bize 2006 yılında baraj yapılacağını söylemişti. Tüm aşamalar geçildi. ÇED raporu hazırlandı. Fakat henüz faaliyete geçip kazmayı vuramadık. Baraj olmadığından dolayı suyumuz boşa gitmektedir" dedi. Önceden belde olan iki komşu köyün toplam arazisinin 8 bin dönüm olduğunu anlatan Yıldız, "Çevremizde de su ihtiyacı olan komşu köyler var. Eğer baraj yapılsaydı komşu köylerin içme suyu ihtiyacı da karşılanabilir" diye konuştu.








"Baraj yapıldığı an köye geri dönüşler başlayacak"

Birçok arkadaşının büyükşehirlerden köye dönüş planı yaptığına değinen Özbaraklı köyünden Hasan Ünkan, "Büyük şehirlerde yaşamak çok sıkıntılı hale geldi. Nüfus yoğunluğu var. Köylerde ise hayvancılık artıyor. Sulama sıkıntısından dolayı köyümüze geri dönüş yapamıyoruz. Baraj yapıldığı an geri dönüşler başlayacak. Köyler canlanacak" dedi. Köylerinin etrafında geniş ormanlar bulunduğunu vurgulayan Ünkan, "Orman yangınlarının arttığı günümüzde burada baraj olması muhtemel yangın tedbirleri açısından çok önem arz etmektedir" ifadelerini kullandı.







Yıllardır barajın inşa edilmesini beklediklerini söyleyen Yukarı Baraklı Derneği Başkanı Ömer Evci ise, dereye yakın arazilerde elektrik pompaları kullanılarak sulama yapılan sebze ve meyve üretiminde barajın etkisiyle artış olacağına inandığını belirtti.








Ev hanımı Nevin Ünkan ile kahveci İsmail Kılıç da yetkililerden baraj konusunda destek beklediklerini söyledi.

Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı

Büyükçekmece'de meydana gelen göçükte 2 kişinin toprak altında kaldığı ihtimali üzerine başlatılan arama kurtarma çalışmaları, göçük altında kimsenin bulunmadığının tespit edilmesinin ardından sona erdi

04.08.2026 00:30:00 / Güncelleme: 04.08.2026 06:17:18
İHA
 
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Mimar Sinan Sahili'nde meydana gelen toprak kaymasının ardından göçük altında 2 kişinin bulunduğu iddiasına ilişkin yürütülen arama kurtarma çalışmaları sona erdi. AFAD, itfaiye, sağlık ve polis ekiplerinin iş makineleri desteğiyle yürüttüğü çalışmalarda herhangi bir kişiye rastlanmadı. Çalışmaların tamamlanmasının ardından ekipler bölgeden ayrıldı.








Akşam saatlerinde olay yerinde inceleme yaparak bilgi alan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Vekili Nuri Arslan, "Saat 18.00 civarı, Büyükçekmece Mimar Sinan Mahallesi'nde bir toprak kayması oldu. Olay duyulunca itfaiye, AFAD ekiplerimiz, Büyükçekmece Belediye Başkan Vekilimiz, Kaymakamımız, Valiliğimizle berabere olay yerine geldik. Şu an itibariyle toprak kayması olduğu yerde, toprak kaldırıldı. Şu ana kadar herhangi bir olumsuzluk yok. Hiçbir can kaybı ile karşı karşıya değiliz, şu an itibariyle de olay yeri temizlenmiş durumda. Burası, kum kaya dediğimiz bir sistem üzerine oturtulmuş ama yukarıda anladığım kadarıyla, tarım yapmış veya yoğun bahçe sulama nedeniyle oluşan bir toprak kayması. İlk ihbar, bir anne ve bir çocuk kaldığı, sonra üç kişi diye bir ihbar geldi ama tüm yetkililerle birlikte bir çalışma yaptık ve olumsuz bir şeye rastlamadık" dedi.








Toprak kayması anında bölgede olduğunu belirten Metin Küçük isimli bir vatandaş, "Buradan geçip sahile giderken bir patırtı koptu. Orada bir aile gördüm. Toprak gelince aile kalktı, oradan çıktılar" diye konuştu.

Olay hakkında konuşan görgü tanığı Çağlayan İşgören ise, "Yıkım anını görmedim ama ambulanslarla itfaiyeyi görünce yangın vardır diye tahmin ettim. Merak edip aşağı indim. Bir anne ile çocuğunun toprak altında kaldığını söylediler ama tam belli değildi. Allah'tan pazar günü olmadı. Yoksa çok insan altında kalırdı. Çünkü pazar günü iğne atsan yere düşmüyor buralarda" şeklinde konuştu.
 

Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz

Balıkesir'in Ayvalık ilçesi, son yılların en büyük orman yangınlarıyla mücadele ederken, Balıkesir Valiliği'nin 5 Mayıs 2026 tarih ve 2026/1 sayılı Orman Yangınları ile Mücadele Komisyonu Kararı kapsamında, 15 Haziran-30 Eylül 2026 tarihleri arasında belirlenen mesire alanları ve izin verilen noktalar dışında ormanlara giriş yasaklanmasına rağmen özellikle Ayvalık'taki bazı koy ve ormanlık alanlarda vatandaşların denetimsiz şekilde ormana girmeye devam ettiği gözleniyor

01.08.2026 11:41:00 / Güncelleme: 01.08.2026 11:45:00
İHA
 
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Balıkesir Valiliğinin aldığı karar doğrultusunda, yangın sezonu boyunca yalnızca belirlenen orman parkları ve mesire alanlarında belirli kurallar çerçevesinde piknik yapılmasına izin verilirken, bunun dışındaki tüm ormanlık alanlara giriş 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında yasak bulunuyor.






Geçtiğimiz yıl söz konusu yasaklar Jandarma ekipleri tarafından sıkı şekilde denetlenirken, bu yıl denetim görevinin Orman İşletme Müdürlüğü ekiplerine bırakıldığı öğrenildi. Ancak sahadaki görüntüler, denetimlerin yeterli düzeyde yapılmadığı yönünde eleştirilere neden oluyor.








Objektiflere yansıyan fotoğraflarda, çok sayıda vatandaşın ormanlık alan içerisindeki sahillere rahatlıkla girerek gün boyu vakit geçirdiği görülüyor. Özellikle yoğun sıcakların ve kuvvetli rüzgârın etkili olduğu günlerde bu durumun, oluşabilecek bir ihmal veya dikkatsizlik sonucu yeni orman yangınlarına zemin hazırlayabileceği değerlendiriliyor.








Son günlerde Ayvalık, Gömeç ve çevresinde binlerce hektarlık alanın kül olduğu büyük orman yangınlarının ardından, vatandaşlar denetimlerin artırılmasını ve yasakların sadece kâğıt üzerinde kalmayıp sahada da etkin şekilde uygulanmasını istiyor.

Uzmanlar ise orman yangınlarıyla mücadelede en etkili yöntemin, yangın çıkmadan önce riskleri ortadan kaldıracak önleyici tedbirlerin eksiksiz uygulanması olduğuna dikkat çekiyor.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.