logo
24 ŞUBAT 2026


Müzakereler başlasa ne olur?

31.07.2005 00:00:00
İngiltere Başbakanı Tony Blair'in "Protokol'ün imzalanması tanıma değildir" demesi bunun tanınma olmadığının teminatı ise bizimki de başbakan. O da desin ki imzaya ne hacet ben söz veriyorum, bizim üyelik gerçekleşsin o zaman tanırızı, şimdilik müzakere başlasın. Bakın hiç müzakereleri başlatırlar mı? ÜÇ dört gün önce yazdım... Er Coşkun Kırandi'yi kurtarınız. Yoksa kaçırmalar devam eder dedim... Sonra da, İşte çobanları da kaçırdılar, Kırandi'yi kurtarın diye yazdım. Perşembe günü de Bingöl'de bir Belediye Başkanı'nı kaçırdılar. Bir vali de bulunacağı törene katılamadan geri döndü: Suikast ihbarı almıştı.Sayın Başbakan bermutad, deplasmanda idi. İngiltere Başbakanı Blair'den AB'ye giriş izni koparmak davasındaydı. İktidarın kulağına kar suyu kaçmıştı. Çünkü görülmekteydi ki, Türk Hükümeti ne kadar bir adım önde ise onlar, birkaç adım geride kalmayı kar sayıyorlardı.İngiltere Başbakanı "Türkiye'nin protokolü imzalaması, Güney Kıbrıs Rum kesimini tanıması demek değildir" deyip çıktı işin içinden. Sanki devre başkanı olmak, tek yetkili olmakmış ve AB'nin bir iç mekaniği ve her üyenin veto hakkı yokmuş, orada asıl söz sahibi İngiltere'ye de kızan Almanya ve Fransa değilmiş gibi... Bunların üçü bir araya gelse, "Bu tanıma değildir" dese, inanan akıllı sayılmaz. Öyle ise neden başka ortaklarına uygulamadıkları bir şekilde bu protokolü bize imza ettirmek istiyorlar? Eğer, her yeni giren ortak bunu imzalamak mecburiyetinde deseler, belki diyelim. Ama sadece biz... Niçin? Sözler tutulsaydı...İmzaya ne hacet?Çünkü Rum kesimini bizden başka tanımayan yok. Olay bu kadar açık ve basit. Eğer milletlerarası diplomaside, verilen sözler tutulsaydı dünya bugünkü kaos içine düşer miydi? Dünya son bir hesaplaşmaya gidiyor. Eğer bir başbakanın 'tanıma değildir' demesi bunun tanınma olmadığının teminatı ise bizimki de başbakan. O da desin ki imzaya ne hacet ben söz veriyorum, bizim üyelik gerçekleşsin o zaman tanırızı, şimdilik müzakere başlasın. Bakın hiç müzakereleri başlatırlar mı? Müzakereler başlasa ne yazar?Halbuki başlatsalar ne olur? Hiçbir şey! Ucu açık, içi kaçık bir müzekere. Bizi sadece Avrupa'ya demir atmış halde tutmak için bile müzakereyi açarlar ve yirmi sene sürdürürler, sonra da almayıverirler. Ama arkadaş sen Güney Rum kesimini tanımış oldun, aç bakalım limanlarını hava sahanı deyiverirler.ABD verdiği hangi sözü tuttu? Her birisinin planı ve ayrı hesabı var, o olmazsa hiçbir şey yürümüyor. Üstelik her dönekliklerine de bir kılıf buluyor ve buna da diplomasi diyorlar. Bizimkilerin hali ise içler acısı... İşgal altındaki İstanbul'da mütareke basını, Türk Ordusu İzmir'e girince nasıl şapa oturduysa bizimkileri tutan basın da, bir dokuz eylül veya ekim günü öyle şapa oturacak gibi görünüyor.AB verdiği hangi sözü tuttu? Kendi içindeki durumuna bir bakınız. Bugünlerde AB'nin elinde en yağlı lokma AKP iktidarının elinde zebun kalan Türkiye. Sayın Başbakan "Ben Güneydoğu meselesine soğuk bakmıyorum. Bu işin milliyetçilikle halledileceğine kani değilim. Vatandaşlığı paylaşmaya taraftarım" buyurmaz mı? Buyurun, bir de buradan yakın. Son ümidimiz...Adamlar bambaşka ve ırkçı bir azınlık milliyetçiliğini AB kanalıyla sulayıp yeşertiyorlar, Başbakan da Türk milliyetçiliğiyle bir şey yapılamayacağını söyleyip duruyor. Bari, ırkçı azınlık milliyetçiliğinden ve ne yapmak istediğinden de bahsetse ya... Şu son hadiseleri düşünüyorum... Kıbrıs Rum kesiminin Trabzonspor'un gelişini bile takibe almasını ve biz onların ambargosunu delemeden onların bizim ambargomuzu delmelerine bakıyorum da, eeh aşkolsun, kabul etmek gerektir ki, hak onların diyorum. Vatanperverlik onlarda, fedekarlık onlarda, taviz vermezlik onlarda, milliyetçilik onlarda. Talat da, Tayyip Bey'le beraber bizde.Şu üçbeş yıldır, Türk'e ve Türkiye'ye kapkaç yapılıyor. Kimsenin de umurunda değil...  Son ümidimiz, toprağın üstündekiler değil, altındakiler. Ergun Göze / Halka ve Olaylara Tercüman

Yalova'da bebeğin yaralandığı komşu kavgası güvenlik kamerasına yansıdı

Yalova'nın Çınarcık ilçesinde çocuk gürültüsü nedeniyle aralarında husumet olan komşularının saldırısına uğrayan babanın burnu kırılmış, kucağındaki 14 aylık kızının ise kafatası çatlamıştı. Olay günüyle ilgili güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı

24.02.2026 13:11:00
İhlas Haber Ajansı
Yalova'da bebeğin yaralandığı komşu kavgası güvenlik kamerasına yansıdı
Yalova'da bebeğin yaralandığı komşu kavgası güvenlik kamerasına yansıdı
Çınarcık'a bağlı Esenköy beldesinde bir sene önce aldıkları eve taşınan 4 çocuklu Baca ailesi ile aynı binada oturan E. ailesi arasında çocuk gürültüsü, park, kaçak balkon kapaması nedeniyle çok sayıda tartışma yaşandı. Son olarak 20 Şubat 2026 tarihinde yaşanan olayda Muhammed Baca (34), kucağında 14 aylık kızı İkra varken Şener E.'nin çocuk scooterı ile saldırısına uğradı. Saldırıda babanın burnu kırılırken, kucağındaki 14 aylık çocuğu İkra'nın ise kafatası çatladı. Yaralılar Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavi altına alındı.
Olay sonrası gözaltına alınan Şener E. çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Daha önce uzaklaştırma kararı verilen diğer şüpheli Selvet E. ise serbest kaldı. Minik İkra, 3 günlük tedavinin ardından taburcu edildi.
Güvenlik kamerası görüntüsü çıktı
Öte yandan, güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde, jandarma geldikten sonra taraflar arasında tartışma çıkıyor. Selvet E.'nin yumruk salladığı baba, sonrasında yukarı sokağa çıkıyor. Yukarı sokakta ise kadınlar arasında arbede yaşanıyor. Bu sırada Şener E. ise kamera açısında olmayan anda iddiaya göre baba ve kızını yaralıyor.

Bursa'nın barajlarından güzel haber

Bursa'da yağışlar ve zirvedeki karların erimeye başlamasının etkisiyle Uludağ'ın eteklerindeki kuruyan dereler yeniden akmaya başladı. Su seviyesi '0'a kadar düşen Nilüfer ve Doğancı barajının yeniden yükseldiğinin görülmesi yüzleri güldürdü. Son gelişmelere göre, Çınarcık'ta yüzde 77, Nilüfer'de yüzde 72, Doğancı'da yüzde 52 doluluk oranlarına ulaşıldı

24.02.2026 12:33:00 / Güncelleme: 24.02.2026 13:01:41
İHA
Bursa'nın barajlarından güzel haber
Bursa'nın barajlarından güzel haber
Bursa merkez ile özellikle tarımsal üretimin yapıldığı ilçelerde mevsim normallerinin üzerinde yağış gerçekleşti. Uzun yıllar şubat ayı ortalaması metrekareye yaklaşık 75 kilogram olan kaydedilen Bursa'da ayın ilk 23 günü 105 kilogram yağış düştü. İlçeler de benzer şekilde iyi yağış aldı. Evliya Çelebi'nin, "Su ve havasının güzelliğinden Bursalının yüzü kırmızıdır. Velhasıl Bursa, sudan ibarettir" diyerek bahsettiği Bursa'da yağışlar ve Uludağ'da eriyen karların etkisiyle baraj ve göletler yeniden doldu.



Geçen yıl eylül ve ekim ayında 12 saatlik kesintiyle tarihinin en büyük su kriziyle karşı karşıya kalan Bursa'da barajlardaki su seviyesinin ortalama yüzde 60'ların üzerinde olması sevindirdi.



Bursa Ovası'nın sulanmasında değerlendirilen Gölbaşı Göleti de yağışlardan nasibini aldı. Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğünden alınan bilgilere göre, maksimum hacmi 14,24 milyon metreküp olan Gölbaşı Göleti'nin aktif hacmi 16 Şubat'ta 6,4 milyon metreküp olarak ölçüldü. Göldeki doluluk oranı yüzde 46,3'e ulaşırken, yağışların sürmesiyle bu oranın önümüzdeki günlerde daha da yükselmesi bekleniyor.



Öte yandan, Türkiye'nin önemli kış turizm merkezlerinden Uludağ'da kar yağışı hız kesmeden devam ederken, kar kalınlığı 145 santimetreye ulaştı. Hava sıcaklığının eksi 2 derece olarak ölçüldüğü bölgede, gece saatlerinde sıcaklığın eksi 6 dereceye kadar düşeceği tahmin ediliyor.

MİT ve Emniyetten FETÖ'nün kritik ismine operasyon

Milli İstihbarat Teşkilatı ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından Fetullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) yönelik yürütülen operasyonda, örgütün Deniz Kuvvetleri Komutanlığı yapılanmasındaki kritik ismi yakalandı. Hakkında 'silahlı terör örgütüne üye olma' suçundan arama kararı bulunan ve İçişleri Bakanlığınca hazırlanan Terörden Arananlar listesinde yer alan FETÖ'nün sözde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nın "müdürü" Bedrettin Günebakmaz sorguya alındı

24.02.2026 12:19:00 / Güncelleme: 24.02.2026 12:59:05
İHA
MİT ve Emniyetten FETÖ'nün kritik ismine operasyon
MİT ve Emniyetten FETÖ'nün kritik ismine operasyon
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) Deniz Kuvvetleri Komutanlığı yapılanmasına yönelik soruşturmada çok önemli bir operasyona imza atıldı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve İstihbarat Şube Müdürlüğü koordinesinde, Fetullahçı Terör Örgütü'nden (FETÖ) arananların yakalanmasına yönelik çalışma yürütüldü.

Örgüte yönelik yürütülen çalışmalarda, FETÖ/PDY kapsamında 'silahlı terör örgütüne üye olmak' suçundan aranması olan ve İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan Terör Arananlar Listesinde Sarı kategoride yer alan Bedrettin Günebakmaz'ın İstanbul'da saklandığı bilgisine ulaşıldı. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı mahrem yapılanmasında sözde "müdür" konumunda bulunan Günebakmaz hakkında yapılan teknik, fiziki takibin sonunda FETÖ üyelerince kullanılan kripto haberleşme uygulaması Bylock kullanan, Bank Asya'da hesap artışı ile örgütün yurt dışı yapılanmasında kaydı olduğu belirlenen ve hakkında Gölcük'te askerlerle ilgilenen kimya öğretmeni olduğu şeklinde beyanlar bulunan Günebakmaz, Üsküdar'da düzenlenen operasyonda gözaltına alındı.



Adres içerisinde yapılan arama ve incelemelerde ise şüphelinin kendini farklı biri olarak tanıtarak kira kontratı yaptığı, elektrik, su, doğal gaz abonelikleri başkaları adına açtırdığı ortaya çıkarılırken dışarı çıkması gerektiğinde kendini gizlemek ve kameralara yakalanmamak için çok sayıda şapka, bere ve gözlük bulundurduğu tespit edildi.

Örgütün sözde müdürü konumundaki kritik ismi, işlemleri için İstanbul TEM Şubeye götürüldü.

Bugünkü yasa dışı bahis operasyonunda 72 gözaltı, 3 milyar 400 milyon TL'lik işlem hacmi

Antalya merkezli 8 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 72 şüpheli için gözaltı kararı verilirken, şahısların hesaplarında 3 milyar 400 milyon TL'lik işlem hacmi tespit edildi

24.02.2026 11:39:00
İhlas Haber Ajansı
Bugünkü yasa dışı bahis operasyonunda 72 gözaltı,  3 milyar 400 milyon TL'lik işlem hacmi
Bugünkü yasa dışı bahis operasyonunda 72 gözaltı,  3 milyar 400 milyon TL'lik işlem hacmi
Antalya merkezli 8 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 72 şüpheli için gözaltı kararı verilirken, şahısların hesaplarında 3 milyar 400 milyon TL'lik işlem hacmi tespit edildi.

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü görevlileri tarafından yasa dışı bahis oynatılmasına yönelik çalışmalar soncu 3 adet yasa dışı bahis ofisi tespit edildi.

Yapılan teknik ve fiziki çalışmalar sonucu Antalya'da 56 ve diğer 7 ilde ise 16 olmak üzere toplam 72 şüphelinin yasa dışı bahis oynadıkları tespit edildi.

Şüpheli şahısların hesaplarında yapılan incelemede toplam 3 milyar 400 milyon TL hacim olduğu belirlendi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı talimatı doğrultusunda 72 şüphelinin yakalanmasına yönelik eş zamanlı operasyon başlatıldı.

Akdeniz'de 4 büyüklüğünde deprem

Akdeniz'de saat 09.28'de 4 büyüklüğünde deprem meydana geldi

 

24.02.2026 11:14:00 / Güncelleme: 24.02.2026 11:51:03
Anadolu Ajansı
Akdeniz'de 4 büyüklüğünde deprem
Akdeniz'de 4 büyüklüğünde deprem

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Akdeniz olan 4 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Antalya'nın Kaş ilçesine 145,52 kilometre uzaklıkta olan depremin, 19,27 kilometre derinlikte meydana geldiği tespit edildi.

Antalya Valiliğinden yapılan açıklamada, deprem sonrası 112 Acil Çağrı Merkezi'ne herhangi bir olumsuz ihbarın ulaşmadığı bildirildi.

Açıklamada, ilgili kurumlarla yapılan görüşmelerde olumsuz bir durum tespitinin yapılmadığı kaydedildi.
 

FETÖ'nün sözde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı sorumlusu yakalandı

Hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan yakalama kararı bulunan FETÖ'nün sözde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı sorumlusu Bedrettin Günebakmaz, İstanbul'da gözaltına alındı

 

24.02.2026 11:01:00
Anadolu Ajansı
FETÖ'nün sözde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı sorumlusu yakalandı
FETÖ'nün sözde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı sorumlusu yakalandı

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve İstihbarat Şube Müdürlüğü koordinesinde, FETÖ kapsamında aranan kişilerin yakalanmasına yönelik çalışma yürütüldü.

Çalışmalarda, "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan aranan, İçişleri Bakanlığınca yayımlanan "Terör Arananlar" listesinde sarı kategoride yer alan ve örgütün Deniz Kuvvetleri Komutanlığı mahrem yapılanmasında sözde "müdür" konumunda bulunan Bedrettin Günebakmaz'ın kentte olduğu tespit edildi.

Yapılan teknik ve fiziki takipte Günebakmaz'ın, örgütün kripto haberleşme programı ByLock kullandığı, Bank Asya'da hesap artışı ile örgütün yurt dışı yapılanmasında kaydı olduğu ve hakkında Gölcük'te askerlerle ilgilenen kimya öğretmeni olduğu şeklinde beyanlar bulunduğu anlaşıldı.

Şüpheli, Üsküdar'da düzenlenen operasyonda yakalandı.

Yapılan incelemede, şüphelinin kendini farklı biri olarak tanıtarak kira kontratı yaptığı, elektrik, su, doğal gaz aboneliklerini başkaları adına açtırdığı, dışarı çıkması gerektiğinde kendini gizlemek ve kameralara yakalanmamak için çok sayıda kep, bere ve gözlük bulundurduğu belirlendi.

Gözaltına alınan zanlı, işlemleri için emniyete götürüldü. 

Eyüpsultan'da Oğuz Murat Aci'nin öldüğü kazaya ilişkin iddianamenin detaylarına ulaşıldı

Eyüpsultan'da 2024 yılında Oğuz Murat Aci'nin hayatını kaybettiği kazayla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında, şüpheliler Eylem Tok ve Bülent Cihantimur'un da aralarında bulunduğu 5 şüpheli hakkında hazırlanan iddianamenin detaylarına ulaşıldı

24.02.2026 07:14:00
AA
Eyüpsultan'da Oğuz Murat Aci'nin öldüğü kazaya ilişkin iddianamenin detaylarına ulaşıldı
Eyüpsultan'da Oğuz Murat Aci'nin öldüğü kazaya ilişkin iddianamenin detaylarına ulaşıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Özer Aci, Şükriye Aci, Pervin Aci ile Ezgi Hilal Büyük "müşteki", Hasan Topal, İbrahim Gümüş, Süleyman Keçici ve Tahsin Arslan "mağdur", Bülent Cihantimur, Eylem Tok, Adem Kızıltepe, Ayşe Ceren Saltoğlu ve Berna Öcalgiray ise "şüpheli" sıfatıyla yer aldı.

İddianamede, 1 Mart 2024'te şüpheliler Eylem Tok ve Bülent Cihantimur'un oğlu olan ve yaşı küçük olması nedeniyle cumhuriyet başsavcılığının 2024/56530 soruşturma numaralı dosyasında "hakkında taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan ayrı soruşturma yürütülen Timur Cihantimur'un, kullanımında olan araç ile trafik kazası yaptığı belirtildi.

Kaza sonucunda Oğuz Murat Aci'nin hayatını kaybettiği aktarılan iddianamede, Süleyman Keçici, İbrahim Gümüş, Hasan Topal ve Tahsin Arslan'ın yaralandığı aktarıldı.

İddianamede, ifadeleri alınan bilgi sahiplerinin, olay günü Timur Cihantimur'un kullandığı araçla seyir halinde olduklarını, aracı hızlı kullandığını, kazanın ardından olay yerinden ayrıldıklarını, Timur'un sürekli telefonla konuştuğunu ve sonrasında yaşananları görmediklerini söyledikleri ifade edildi.

Şüpheli Cihantimur'un öncelikle şoförü olan şüpheli Adem Kızıltepe ile irtibata geçtiği, sonrasında annesi Eylem Tok ile irtibat kurduğu belirtilen iddianamede, şüpheli Tok'un kaza haberini aldığında yanında şüpheli Ayşe Ceren Saltoğlu'nun bulunduğu kaydedildi.

İddianamede, Tok'un eski eşi şüpheli Bülent Cihantimur'a haber verdiği, böylelikle şüphelilerin kaza gerçekleştikten sonra kazadan haberlerinin olduğu aktarıldı.

Şüpheliler fikir ve eylem birliği içinde hareket etti

İddianamede, şüpheli Tok ve şüpheli Saltoğlu'nun birlikte hareket ederek, Timur Cihantimur'u olay yerinden alarak Tok'a ait ikamete götürdükleri anlatıldı.

Kazada yaralanan İbrahim Gümüş'e ait cep telefonunun olay yerinde bilgi sahibi Z.H. tarafından alındığı, daha sonra K.A. aracılığıyla Kemer Country sitesinin duvarına bırakıldığı ve site güvenliği tarafından muhafaza altına alındığı, bu durumun kamera kayıtlarıyla sabit olduğu belirtilen iddianamede, şüpheliler Adem Kızıltepe, Eylem Tok ve Berna Öcalgiray'ın, "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçunun delili niteliğindeki telefonu almak amacıyla siteye gittikleri aktarıldı.

İddianamede, güvenlik amiri tarafından telefonun Öcalgiray'a teslim edildiğinin kamera görüntüleri ve bilirkişi raporuyla doğrulandığı, her ne kadar Öcalgiray telefonu almadığını savunsa da mevcut delillerin bu beyanla çeliştiği, telefonun daha sonra şüpheli Adem Kızıltepe tarafından kolluk görevlilerine teslim edildiği, bu kapsamda şüphelilerin fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek delili ele geçirdiklerinin değerlendirildiği ve savunmalarına itibar edilmediği ifade edildi.

Olay gecesi bahse konu telefon şüpheliler tarafından alındıktan sonra, Timur Cihantimur'un bulunduğu eve şüpheliler Eylem Tok, Bülent Cihantimur, Ayşe Ceren Saltoğlu ve Adem Kızıltepe'nin gittiği aktarılan iddianamede, Timur Cihantimur'ın annesi ve babasının bir süre bu ev içerisinde kaldıkları, şüpheli Saltoğlu ve Kızıltepe'nin evin dışarısında bekledikleri daha sonra ise Bülent Cihantimur'a ait araç ile Timur Cihantimur ve babasının yola çıktıları belirtildi.

İddianamede, şüpheliler Tok ve Saltoğlu'nun bu aracı takip ettiği, bir süre sonra Bülent Cihantimur'un aracının yolda durduğu, kendilerini takip eden Ayşe Ceren Saltoğlu'nun kullanımındaki araca Timur Cihantimur'un bindiği, bu esnada valizin de şüpheli Bülent Cihantimur'un aracından Saltoğlu'nun aracına aktarıldığı anlatıldı.

Bülent Cihantimur'un aracının havalimanı istikametinde kaldığı aktarılan iddianamede, dosya içerisinde mevcut görüntü izleme tutanaklarında, havaalanına Timur Cihantimur, Eylem Tok ve Ayşe Ceren Saltoğlu'nun birlikte gittiklerinin görüldüğü kaydedildi.

İddianamede, Eylem Tok ile Timur Cihantimur'un havalimanı noktasından geçiş yaptıktan sonra Mısır'a uçtukları ve dönmedikleri ifade edildi.

Suç işleyen bir kişiyi yakalanmaktan kurtarmak için imkan sağladılar

Somut olayda öncül suçun "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" olduğu belirtilen iddianamede, bu suçun trafik kazası sonucunda meydana geldiği, trafik kazalarında en önemli delillerden birinin alkol testi, birinin de şüpheli ifadesi olduğu, olayda yaralanan mağdurlardan bir tanesinin cep telefonunun da bu suçun delili olduğu kaydedildi.

İddianamede, şüpheliler Eylem Tok, Bülent Cihantimur, Ayşe Ceren Saltoğlu ve Adem Kızıltepe'nin yaşı küçük Timur Cihantimur'u alkol testi yapılmadan ve ifadesi alınmadan yurt dışına çıkarttıkları, şüpheliler Eylem Tok, Adem Kızıltepe ve Berna Öcalgiray'ın, kazada yaralanan mağdur İbrahim Gümüş'e ait olan, kaza anında olay yerinde bulunan ve suçun delili olan telefonu gizledikleri, şüphelilerin fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek üzerlerine atılı "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçunu işledikleri vurgulandı.

Şüpheliler Eylem Tok, Bülent Cihantimur, Adem Kızıltepe ve Ayşe Ceren Saltoğlu'nun, Timur Cihantimur'un kaza yaptığını ve yurt dışına çıkacağını en başından itibaren bildikleri vurgulanan iddianamede, ifadelerinin suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, böylelikle suç işleyen bir kişiyi yakalanmaktan kurtarmak için imkan sağladıkları ifade edildi.

İddianamede, yaşı küçük Timur Cihantimur ve şüpheli Eylem Tok'un olay gecesi uçak ile Mısır'a, Mısır'dan da Amerika Birleşik Devletleri'ne geçtikleri, olayın üzerinden yaklaşık 2 yıl geçmesine rağmen dönmedikleri, böylelikle şüphelilerin fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek üzerlerine atılı "suçluyu kayırma" suçunu işledikleri belirtildi.

Şüpheli Eylem Tok hakkında İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliğinin kararı ile tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarıldığı ve henüz yakalanmadığının görüldüğü kaydedilen iddianamede, şüpheli Tok'un yurt dışında olması nedeniyle hakkında kırmızı bülten formu düzenlendiği bildirildi.

Hazırlanan iddianamede, şüpheliler Bülent Cihantimur, Eylem Tok, Adem Kızıltepe ve Ayşe Ceren Saltoğlu'nun "suçluyu kayırma" ve "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçlarından 10'ar yıla, Berna Öcalgiray'ın ise "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan 5 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep ediliyor.

Gazeteci Fatih Ergin, İmam Hatiplerden deist ve ateist yetişiyor diyerek, bunun Türkiye'de ilk defa AKP döneminde görülen bir şey olduğunu söyledi

Gazeteci Fatih Ergin, İmam Hatiplerden deist ve ateist yetişiyor diyerek, bunun Türkiye'de ilk defa AKP döneminde görülen bir şey olduğunu söyledi

23.02.2026 15:41:00
Ahmet Turan Yiğit
Gazeteci Fatih Ergin, İmam Hatiplerden deist ve ateist yetişiyor diyerek, bunun Türkiye'de ilk defa AKP döneminde görülen bir şey olduğunu söyledi
Gazeteci Fatih Ergin, İmam Hatiplerden deist ve ateist yetişiyor diyerek, bunun Türkiye'de ilk defa AKP döneminde görülen bir şey olduğunu söyledi
Gazeteci Fatih Ergin, İmam Hatiplerden deist ve ateist yetişiyor diyerek, bunun Türkiye'de ilk defa AKP döneminde görülen bir şey olduğunu söyledi.
Fatih Ergin, "Türkiye'de ilk defa AKP döneminde görülen bir şey oldu. İmam hatiplerden de ateist yetişiyor. Evet. Siz normal okulları müfredatınızla bu dizi etkinliklerinizle bir medreseye çevirmeye çalışırken sizin açtığınız
imam hatiplerde deist ve ateistler yetişiyor. Yani bizim millet olarak İslam'la bir derdimiz yok. Ama İslam adına öne çıkan insanların liyakatlı olmadıklarını görüyoruz" dedi.

Gazeteci Fatih Ergin'in konuşmasını izleyin:

Kızılırmak'ın debisi son 15 yılın en yüksek seviyesine ulaştı

Sivas'ta kar sularının hızla erimesiyle Kızılırmak'ın debisi yükseldi

23.02.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.02.2026 14:04:10
İHA
Kızılırmak'ın debisi son 15 yılın en yüksek seviyesine ulaştı
Kızılırmak'ın debisi son 15 yılın en yüksek seviyesine ulaştı
Kentte ısınan havayla birlikte kar sularının erimesi şehrin birçok noktasında derelerin taşmasına yol açtı. Eriyen karların oluşturduğu yoğun akış, Türkiye'nin en uzun nehri olan Kızılırmak'ın debisini de önemli ölçüde yükseltti.



Bölgedeki vatandaşlar, ırmak debisinin bu kadar arttığına daha önce şahit olmadıklarını belirtti.



Yıllardır Sivas'ta yaşayan Necati Başara, "Son 15 yıldır böyle bir manzara görmedik. Debi çok yüksek, su oldukça bol. Su tarlalara ve bitkilere büyük fayda sağlıyor. Suyun değeri kesinlikle hafife alınmamalı" dedi.

Yağışlar İstanbul'un barajlarına yaradı

Yağışlar İstanbul'un barajlarına yaradı. İSKİ’nin verilerine göre kent genelindeki baraj doluluk oranı yüzde 43,14’e ulaştı

23.02.2026 12:58:00
İHA
Yağışlar İstanbul'un barajlarına yaradı
Yağışlar İstanbul'un barajlarına yaradı
İstanbul'daki barajlarda su seviyesi yükselmeye devam ediyor. İSKİ'nin Şubat 2026 verilerine göre kent genelindeki baraj doluluk oranı yüzde 43,14'e ulaştı.  

İSKİ verilerine göre, Aralık 2025'te yüzde 18,54 olan doluluk oranı Ocak 2026'da yüzde 28,24'e yükselirken, Şubat ayında yüzde 43,14 olarak ölçüldü. Şubat 2026 verilerine göre İstanbul'da en düşük doluluk oranı yüzde 26,98 ile Sazlıdere Barajı'nda kaydedilirken, en yüksek doluluk oranı ise yüzde 90,21 ile Elmalı Barajı'nda ölçüldü.

Kentin önemli su kaynaklarından biri olan Ömerli Barajı'nda ise Şubat ayı doluluk oranı yüzde 59,23 olarak belirlendi. Yağışların etkisiyle su seviyesi yükselen baraj havadan görüntülendi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.