logo
14 MART 2026


Numan Kurtulmuş, Numan Beyi hatırlar mı?

25.10.2025 00:00:00
Numan Bey dedim ama sorum iktidar ve muhalefetin tamamına. Sahi ne oldu sizlere? Geçmişinizi ne çabuk unuttunuz?

Üzerinizden kalem mi kaldırıldı? İlahi mahkemede söylediklerinizden, yaptıklarınızdan sorumlu tutulmayacağınıza dair bir garanti filan mı aldınız?

Neden kendinizi yalanlıyorsunuz? Neden tarihi yalanlıyorsunuz? Neden milli ve manevi ölçüleri yok sayıyorsunuz?

Numan Beye gelirsek!

Meclis Başkanı sıfatı ile malum komisyon başkanlığına atandı. Her şey bir tarafa yine geçmişini unuttu.

Diyarbakır'da camiden çıktı ve PKK'yı meşrulaştırma, bebek katilini halk kahramanı yapma başlığında konuştu!

"Bu sefer ya biz başaracağız ya da emperyalistler başaracak. Mutlaka başaracağız' dedi.

Sayın Erdoğan'da, sayın Numan'da emperyalistlerden şikayetçi.

Allah aşkına! Kim bu emperyalistler? Boeing, doğalgaz alarak, vergi sıfırlayarak randevu kabul edenler mi? Kim?

Sonra neyi başaracaksınız? Paris konferansına davet edilen İzzet Paşa'nın haritasını mı?

Sevr'in 62, 63, 64, 88, 89, 90 maddelerindeki özerklik, resmi ve dil ve her halkın kendi geleceğini tayin etme hakkı adı altında bağımsızlıklarını mı başaracaksınız?

Numan Bey, 'ana dilin, ana sütü kadar helal" olduğunu ifade etti. Kürtçe bir dörtlükle "Birlikte olalım dil dil, el ele; aramızda barış bol olsun' dedi.

Bak, Kürtçe okudunuz. Bu ülkede haramları kanunla helal yapanları sizde biliyorsunuz. Bu ülkede Kürtçenin, Lazcanın, Gürcücenin vs. haram olduğunu iddia eden var mı?

Muhataplarınız, 'Kürtçenin' resmi dil olmasını açıkça söylüyor. Siz ise açıkça 'devletin dili birdir ve o dil Türkçedir' neden diyemiyorsunuz?

Eski Numan Beyi hatırlar mısınız?

2009'da: "Bu açılım, emperyalist güçlerin böl-parçala-yönet stratejisinin bir parçasıdır. PKK gibi terör örgütleri üzerinden yürütülen bu oyunlar, Osmanlı'nın yıkılışındaki taktiklerin tekrarıdır. Milli birliğimizi bozacak her türlü bölücü harekete karşıyız; ümmet birliğini savunuyoruz' diyordu.

2010'da: 'PKK terör örgütü, emperyalist güçlerin taşeronluğunu yapmaktadır. İngiliz istihbaratının tarih boyunca yaptığı gibi, bugün de ABD ve İsrail destekli bölücü hareketler üzerinden Türkiye'yi zayıflatmaya çalışıyorlar. Bu alçak saldırılar, milli iradeye karşıdır ve lanetliyoruz 'diyordu.

Aynı yıl: "Bu referandum, bölücü unsurların önünü açacak. PKK ve yandaşları, açılım adı altında federasyon hayali kuruyor. Ümmetçi bakışla bölücülüğe hayır diyoruz; emperyalizmin Kürt kardeşlerimizi kandırmasına izin vermeyelim' diyordu.

Hayırdır! Ümmetten mi vaz geçtiniz? Yoksa ABD-İsrail, Türkiye'yi zayıflatmaktan mı vaz geçti?

Kendini unutan başkaları da var

2015 yılıydı. Devlet Bahçeli'nin fotoğrafını okşadığı Sırrı Süreyya Önder, TBMM kürsüsünden bugün Sırrı Sakık'ın kurduğu cümleleri kurmuş ve eklemişti:

'Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, bu topraklarda da, dünyanın bütün geri bıraktırılmış bölgelerinde de özellikle İngiliz emperyalizminin başını çektiği bütün istihbarat örgütleri başta Türk milliyetçileri olmak üzere, altını kazıdığınızda arkasından hep İngiliz amiraller çıkmıştır' demişti.

Oturumu yöneten MHP'li Celal Adan'dan 'pzvenkler' sesi geldi. Meğer mikrofon açıkmış.

DEM'liler, 'özür dile' dediler.

Celal Adan özür yerine: 'Bu üslup milli değerlere saldırı, emperyalizme arka çıkanlar milliyetçiliği kirletiyor. Sırrı Süreyya Önder'in sözleri, Türk milliyetçilerine hakarettir ve meclis tutanaklarına kınama önergesi veriyoruz' dedi.

Devlet Bahçeli ise "Çözüm süreci emperyalistlerin oyunu, İngiliz amirallerin torunları hâlâ iş başında' demişti.

Dün pzvnler, dedikleriyle bugün beraber yürüyorlar.

Bu yürüyüşün sonucunu ise AK Parti'li Mehmet Metiner açıkladı: "Çok güçlü bir Kürt milliyetçiliği dalgası geliyor. Türkiye buna bir mecra açmazsa, çok daha farklı bir sorunla karşı karşıya gelebiliriz."

Başka unuttukları da var

Bebek katilini asacaktı. Önder yaptı.

Devletin, milletin, yetimin, fakirin, fukaranın malını sattırmayacaktı. Satanlarla dost oldu.

17-25 Aralık'ın hesabını soracaktı. Unuttu.

'Ver Bilal'i al hilali' resti çekti. Hilali verdi, Bilal'i alamadı.

Andımızı Saray'da okutacaktı, kendisi bile unuttu.

Erdoğan'dan cumhurbaşkanı olmayacaktı. Oldu.

5 bin kurt ile Musul'a gidecekti. Barzani geldi.

Rum Patriği 20 yıldır ortalıkta ekümenik-devlet başkanı unvanı ile dolaşıyor. Sesi çıkmadı.

'Yunan Bağımsızlık Günü' resepsiyonuna katılan Amerika Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu Elpidoforos, Trump'ı "Roma İmparatoru Büyük Konstantin'e" benzetip 'size bu Kutsal Haç'ı sunmak benim için büyük bir onurdur, git ve zafer kazan (İstanbul'u al) dedi. Sesi çıkmadı.

İstanbul'un fethinin 572. yılında, Yunan Genelkurmay Başkanı Hupis'in Fener Rum Patriği'ne İstanbul ve Trakya'yı Yunan toprağı gibi gösteren harita hediye etti. Sesi çıkmadı.

Mora katliamının hesabını soracaktı. Yunan 20'den fazla adamızı işgal edip, asker çıkarıp, bayrak astı. Sesi çıkmadı.

Kandil'den, İmralı'dan, Meclis'ten Türk milletini, devletini, tarihini karalayan iftiraların ardı arkası kesilmiyor. Bırak karşı çıkmayı hepsine sahip çıktı.

Diyarbakır'da bebek katili afişleriyle polisimize, askerimize hakaret ederek yürüyenlere sesi çıkmadı.

Hakikatleri anlatanlar ise hain ilan edildi.

 
Akın Aydın / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.