Numan Kurtulmuş’a Can Atalay çağrısı
Özbudun, “Bizim 16 Ağustos’ta TBMM’de toplanarak yapacağımız bir işlem yok. Meclis Başkanı, Anayasa Mahkemesi kararının gereği olarak İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesine bir yazı yazmalı ve kendisinin serbest bakmasını sağlamalı” dedi.
Bülent Tapıcı





Gündemde Anayasa Mahkemesi'nin Atalay hakkında verdiği "serbest bırakılmalı" kararı var.
Meclis'in bu konuda nasıl bir tavır ortaya koyacağı merak edilirken Gelecek Partisi Antalya Milletvekili Prof. Dr. Serap Yazıcı Özbudun TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'a çağrı yaptı.
Özbudun, "Bizim 16 Ağustos'ta TBMM'de toplanarak yapacağımız bir işlem yok. Meclis Başkanı, Anayasa Mahkemesi kararının gereği olarak İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesine bir yazı yazmalı ve kendisinin serbest bakmasını sağlamalı" dedi.
Özbudun şunları söyledi;
"Anayasamızın 83. maddesi dokunulmazlık güvencesini düzenlemektedir. Bu hüküm gereğince milletvekili seçilen kişi hakkında başlayan bir yargılama süreci olsa dahi o yargılama süreci bulunduğu yerde durur, dokunulmazlık güvencesinden yararlanır. Dolayısıyla eğer hakkında bir tutukluluk hali söz konusuysa da serbest bırakılması gerekir.
İşin en başına dönecek olursak 14 Mayıs 2023 parlamento seçimlerinin sonuçları resmi gazetede yayınlandığı andan itibaren Can Atalay'ın içeride tutuluyor olması ciddi bir anayasa ihlalidir, hukuk ihlalidir.
Peki niçin böyle olması gerekiyordu çünkü 83. maddenin açık hükmü var. O sebeple böyle olmalıydı aynı zamanda Anayasa Mahkemesinin Ömer Faruk Gergerlioğlu hakkında verdiği bir karar vardı ve karar gereğince de böyle olması gerekiyordu. Çünkü Anayasa Mahkemesi kararlarının hem sübjektif bağlayıcılığı vardır, hem objektif bağlayıcılığı vardır.
30 Ocak 2024 günü Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kürsüden bir karar okundu ve o kararın anayasanın 84. maddesinin 2. Fıkrası kapsamında olduğu belirtilerek Can Atalay'ın milletvekilliği statüsünün düştüğü beyan edildi. Bu çok vahim bir uygulamaydı ama neyse ki Anayasa Mahkemesi CHP'nin bu kararla ilgili Anayasa Mahkemesine yaptığı başvuru neticesinde bir karar verdi.
Anayasa Mahkemesi Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Can Atalay'ın milletvekilliğinin düşürülmesini sağlayan işlemin yok hükmünde olduğuna karar verdi.
Aslında bizim 16 Ağustos 2024'te Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde toplanarak yapacağımız bir işlem yok. Kim, ne yapmalı biliyor musunuz? Sayın Meclis Başkanı Anayasa Mahkemesi kararının gereği olarak idari bir işlem yapmak suretiyle Atalay'ın milletvekilliği statüsünün düşmediğini, bu statünün halen mevcut olduğunu belirterek İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesine bir yazı yazmalı ve kendisinin serbest bakmasını sağlamalı. Bakın anayasamızın maddesinde çok açık bir hüküm var ve ilk fıkra, 'Hiç ayrım gözetmeden Anayasa Mahkemesi kararları kesindir, yürütme ve yargı organlarını bağlar' diyor. Bakın zaten ilk fıkradaki 'kesindir' ifadesi bütün devlet makamlarını, organlarını bağladığı anlamına geliyor.
Devletin yetkili organ ve makamları böyle bir şey yokmuş gibi, sessiz davranarak bu süreç karşısında etkisiz olamazlar çünkü anayasa hepimiz için bağlayıcı hükümler içeriyor. "















































































