logo
23 MAYIS 2026

'O güneş doğacak evlat'

31.12.2017 00:00:00
Yazar, yazar ya gönlündeki hüznü. O müthiş tümcelerle yüreklere dokunarak? "Hüzünlü bir sonbahar günüydü" diye başlar ya derdini anlatmaya. Yaprakların dallardan ayrılışını, yavuklusundan ayrılır gibi anlatır ya?
İşte öyle bir gündü. Yeni Mesaj elimde, usulca yokuşu tırmanıyordum. Kararmaya başlamıştı hava, ülkem misali. Çok şükür, elimde "karanlıktan şikayet etmek yerine, aydınlık için bir mum yakma" azminde ve inancında olan bir gönül kadrosunun fikir dünyası vardı. Yokuşun sonundaki banka oturdum ve başladım o dünyanın perdelerini aralamaya.
Çok geçmeden yaşlı bir amca geldi bankın önüne. "Müsaade var mı delikanlı?" dedi. Tabii, diyerek okumaya devam ettim Yeni Mesaj'ımı. Zorlanarak yürüyordu yaşlı amca. Yavaşça oturdu. Gazeteye baktı önce. Hatırımda doğru kaldıysa manşette Prof. Dr. Haydar Baş ve kadrosu vardı.
Sohbeti kim başlattı hatırlamıyorum, kısa bir hasbihâlden sonra başladı anlatmaya: "Haydar Hoca, şöyle önemli bir insandır. Kadrosunda şöyle değerli insanlar var..." cümlesini tamamladıkça ben konuşuyor idim, beni tasdik edip konuşmaya devam ediyordu yaşlı amca.
O bölgede oturanları tanırım fakat ilk kez görmüştüm kendisini. "Nerelisiniz?" dedim. "Buralı değilim, misafirliğe geldim buraya" dedi. Dörtyollu olduğunu, Yeni Mesaj'ı öğrencileri vasıtasıyla okuduğunu söyledi. Sonra döndü dolaştı, ülkenin karanlık durumuna geldi sohbet.
Bu ana kadar zaten yaşadıklarım pek olağan değildi. Genellikle ben gidip anlatırdım veya yanıma oturan sorardı bana. Dediğim gibi çok farklıydı bu. En son bu satırları yazmama vesile olan belki de hiç unutamayacağım o cümleleri söyledi yaşlı amca ve sonra gitti: "Karanlığın içindeyiz ama her karanlığın ardından doğan bir güneş vardır. O güneş doğacak."
Daha önce güneşin geleceğini vaad eden, güneş kisvesiyle halkı karanlığa boğan çok insan görmüştüm fakat yaşlı amca; karanlığın da, güneşin de ne olduğunu çok iyi biliyordu. Farklıydı. Ben o cümleleri unutmadım. Nedense tesir etti bana o cümleler, bizim oraların deli poyrazı gibi. Ümitle bekledim o "Güneş"i.
Ardından birkaç ay sonra müthiş bir duygu selinin arasında, aynı duyguları yaşayan muazzam bir kalabalığın içinde buldum kendimi. "Hoş Geldin Atatürk" diyordu milyonlar? Sinevizyon başladı ardından, müthiş bir atmosfer oluştu salonda. Sinevizyonun sonunda Prof. Dr. Haydar Baş'ın, "Yeni bir güneş doğuyor, Bağımsız Türkiye 'Güneş'i doğuyor, Mustafa Kemal'in 'Güneş'i doğuyor! O asker Mustafa Kemal, buradaki Hoca Mustafa Kemal!" sözleri tüm yüreklerde çınladı. Anladım ki, "Güneş" iki kardeşin dev buluşmasıydı. 
O yaşlı amca haklı çıktı?
 
Cihan Erdoğan Yılmaz / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.