logo
24 HAZİRAN 2026

O kendiliğinden konuşmaz

Uzun bir zamandan beri İslam hakkında ileri geri konuşarak “Sünnet’e gerek yoktur”, “Sünnet olmasın, Kur’an bize yeter” diyen bir takım insanları ibretle izliyoruz. Bunlar, bu şekilde konuşarak milletimizin zihnini ve gönül dünyasını bulandırmaktadırlar

16.06.2026 00:43:00
Haber Merkezi
O kendiliğinden konuşmaz
O kendiliğinden konuşmaz
Uzun bir zamandan beri İslam hakkında ileri geri konuşarak "Sünnet'e gerek yoktur", "Sünnet olmasın, Kur'an bize yeter" diyen bir takım insanları ibretle izliyoruz. Bunlar, bu şekilde konuşarak milletimizin zihnini ve gönül dünyasını bulandırmaktadırlar.


Öncelikle şu hususların kesin olarak bilinmesi lazım: Sünnet, Kur'an'ın, İslam'ın dışında bir şey değildir. Sünnet, İslam'dır.


"Bu ne demek? İslam'ın farzı var, sünneti var. Böyle şey mi olur?" diye soranlara diyebiliriz ki; sünnet tamamen İslam'dır. Sünnet, farzın kendisidir. Cenab–ı Vacibül Vücud Hazretleri Kur'an'ında bir dinden bahsediyor, bir dini anlatıyor. Bize düşen anlatılan bu dini hayata geçirmektir. Peygamberin şahsında hayata geçirilip, insanlara gösterilen o dinin müşekkel, yani somut haline, insanlara gösterilen örnek haline sünnet denir.


Yani sünnet, Kur'an'ın kendisidir. Kur'an mücerrettir. Cenab–ı Vacibül Vücud Hazretleri, ayet–i kerimeleri mücerret olarak beyan ediyor. Bu ayetleri hayatında uygulayarak müşahhas hale Sevgili Peygamberimiz getiriyor.

Dolayısıyla, 'sünnetsiz İslam, sünnetsiz Kur'an' düşüncesi tamamen bâtıl ve yanlış bir mantalitedir.







1700'lü yıllarda Osmanlı İmpatorluğu'nun üç kıtadaki hakimiyetini büyük bir hayranlıkla izlemeye başlayan, bilhassa İngilizler; "Bu ne muazzam bir imparatorluk, bu kadar geniş zemin üzerinde kurulmuş imparatorlukta bu birlik nasıl sağlanıyor" sorusunu sormuşlar ve bu birlik anlayışını meydana getiren esasları araştırmaya başlamışlardır.


Bu araştırma neticesinde gördükleri şey şudur; Osmanlı'nın sahip olduğu bu ihtişam mutasavvıflar tarafından yaşanan Sevgili Peygamberimizin mübarek sünnetinin bütün İslam dünyasındaki hakimiyetidir. Öyleyse bu birliğin bozulması için sünnet kurumunun tahrif edilmesi gerekmektedir.


Hz. Peygamberin sünneti etrafında oluşturulan bu faaliyet Batılı devletlerin Osmanlının şahsında İslam âlemini yok etme mücadelesidir. Bu tahrip ve tahrifat çalışmasının unsurları o dönemde İngiliz Sömürgecilik Bakanlığı tarafından ajan olarak görevlendirilen Humpher'in hatıratında bütün detaylarıyla anlatılmaktadır.







Sünnet olmadan Kur'an anlaşılmaz


Dini anlamada ve yaşamada sünnetin yerini kavramamız için onun önemini iyi tespit etmek gerekir. Şu bir gerçektir ki, sünnet olmadan Kur'an anlaşılmaz. Bunun aksini iddia edenler, ya bu gerçeği ya da İslam'ı bilmemektedirler.


Peki sünnet nedir?


Bu sorunun cevabıyla başlayalım: Sünnet, Resulüllah'ın fiilleridir. O'nun yaptığı bütün işler sünnetir ve ibadettir.


Ama ne yaparsa yapsın, (mesela bir şeyi bir yerden alıp başka bir yere koysun) bu, sünnet hükmündedir. Resulullah'ın yaptığı herşey ibadettir. Çünkü O'nun yaptığı herşey Allah'ın kontrol ve murakabesinde gerçekleşir.


Din, hem dünya hayatını güzelleştirmek, hem de ahiret hayatını kazanmak maksadıyla var olduğuna göre, Peygamber Efendimizin mübarek sakalını taramasından aynaya bakmasına, insanlarla musafaha yapmasından uyumasına kadar her şeyi ibadettir. Bunların hepsi bizim
için mukaddes ve muazzezdir. Bir müminin bu sünnetlerin hiçbirini diğerinden ayırt etme hakkı yoktur.








"O kendiliğinden konuşmaz"


Gelelim sünnetin dinde delil olmasına... Cenab–ı Hak bu konuda Kur'an'ında şöyle buyuruyor: "Peygamber size ne verdiyse onu alın, size ne yasakladıysa ondan da sakının. Allah'tan korkun. Çünkü Allah'ın azabı çetindir" (Haşr, 59/7).


"Çünkü ümmilere içlerinden kendilerine ayetlerini okuyan, onları temizleyen, onlara kitabı ve hikmeti öğreten bir Peygamber gönderen O'dur. Kuşkusuz onlar önceden apaçık bir sapıklık içindeydiler" (Cuma, 62,2).


Ayette geçen 'kitab' ifadesinin Kur'an–ı Kerim'i, 'hikmet' ifadesinin hadis–i şerifleri işaret ettiği konusunda İslam uleması ittifak içindedirler.


Bir başka ayette ise, "Eğer bir hususta anlaşmazlığa düşerseniz –Allah'a ve ahirete gerçekten inanıyorsanız– onu Allah'a ve Resule götürün (onların talimatına göre halledin), bu hem hayırlı ve hem de netice bakımından daha güzeldir" (Nisa 4/59) buyurulmaltadır.


Sünnetin delil olduğuna dair ayetler pek çoktur. Bunlardan biri de Necm sûresinin 53. ayet–i kerimesidir:

"O arzusuna göre konuşmaz. O (bildirdikleri) vahyedilenden başkası değildir". Yani Allah'ın Sevgilisi heva–i nefsinden konuşmaz, O'nun söyledikleri vahiyden başkası değildir.







Peygamberimizin konuşmaları vahiy olduğuna göre, karşımıza iki türlü vahiy çıkmaktadır: Vahy–i metluv, vahy–i gayri metluv. Özetlersek; Kur'an ayetleri de vahiydir, Resulüllah'ın mübarek ağzından çıkan sözleri ve fiilleri de vahiydir.


Peygamberimizin sünnetinin biz müminler için delil–kaynak olduğunu gösteren bir ifade de bizzat Veda Hutbesi'nde geçmektedir: "Ey insanlar! Size, sımsıkı sarıldıkça asla sapıtmayacağınız iki emanet bırakıyorum. Allah'ın kitabı ve İtretim (Ehl-i Beyt)" (Muvatta, Kader, 3 (2.899) İbn–i Hişam, Sire C.3, s.251; Taberi, Tarih c.3,s.169).


Yine Kur'an–ı Kerim'inde "En güzel ahlak üzere olan Peygamberim size ne verdiyse alın, neyi nehyettiyse vazgeçin" emrini buyuran Allah'tır. Öyleyse, Resulüllah'ın neyi emrettiğini, neyi nehyettiğini bilmeyen bir mantık bugün Kur'an–ı Kerim ayetlerini nasıl okuyup anlayacak, nasıl yorumlayacak? Burada, Peygamberimizin sünnetine olan ihtiyacımız apaçık ortadadır; O'nun tefsiri ve izahı olmadan ayetlerin manalarını kavramak mümkün değildir.







Bu konuyu önemine binaen biraz açalım. Bazı ayetlerde bazı kelimeler aynı olmasına rağmen anlam bakımından farklılıklar arzeder. Mesela 'salat' kelimesini ele alırsak; bazı ayetlerdeki karşılığı 'namaz'dır fakat bir başka ayette 'selam' manasına gelmektedir. Bir başka manası ise 'dua'dır. "Muhakkak ki Allah ve melekleri Muhammedine salat ve selam okurlar. Ey iman edenler! Siz de okuyun" (Ahzab 33/56 ) ayetinde 'salat' kelimesi 'Resulüllah'a selam' manasında kullanılmıştır.


"Rabbin için namaz kılın" (Kevser: 106/2" ayetinde 'namaz' yerine kullanılan 'salat' kelimesi, "Ey müminler! Dua ve sabırla Allah'tan isteyiniz" (Bakara: 2/45) ayetinde ise 'dua' anlamında kullanılmıştır. Şimdi biz Kur'an'da aynı kelimeye verilen üç farklı manayı nasıl anlayacağız?


İşte bu sorunun cevabı Peygamber Efendimizin sünnetidir. Çünkü O'nun hayatı Kur'an'dır, Kur'an'ın kendisidir. Peygamberin şahsında yaşadığı İslam, Allah'ın Kur'an'da anlattığı İslam'dır. Bu sebepten Kur'an–sünnet ayrılığından söz edilemez; sünnetle Kur'an birdir.







"Kur'an bize yeter" diyen insanlara bu örneklerle gerekli cevabı vermiş olduk ama bir misali daha zikretmekte fayda var. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyuruyor ki: "Öyle bir gün gelecek ki, rahat koltuğuna yaslanarak, 'helal–haram hükmünü hadislerde aramaya gerek yok. Kur'an'a bakarak anlarız' diyenler çıkacaktır. Onlar okun yaydan çıktığı gibi dinden çıkacaklardır" (Ebu Davud, Sünnet, h.no: 4605; Tirmizi, İlim, 10; Hakim, Müstetrek, 1, 108).


Bu hadis, günümüzü göstermesi bakımından hem bir mucize, hem de din üzerinde oynanan oyunları göstermesi bakımından önemli bir ikazdır. Sözün özü; sünnetsiz Kur'an'ı anlamak ve yaşamak mümkün değildir.


Milli birlik ve beraberliğimizi de tehdit eden bu tür faaliyetlere karşı Allah'ın Kitabına ve Peygamberimizin sünnetine sarılmak tek çıkar yoldur. Bu manada, milletimiz tarihte ortaya koyduğu güzel örneği unutmayarak, günümüzde karşımıza çıkan bu badirelerden kurtulmayı başaracaktır. Buna inancımız tamdır. (Prof. Dr. Haydar Baş İcmal Dergisi 22-11-2009)

Yasa dışı bahis çetesine dev darbe: 10 milyarlık vurgun ağı çökertildi

Samsun merkezli 7 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 52 şüpheli gözaltına alınırken, yaklaşık 10 milyar TL işlem hacmine sahip olduğu değerlendirilen organizasyona ağır darbe vuruldu

23.06.2026 19:00:00
İHA
Yasa dışı bahis çetesine dev darbe: 10 milyarlık vurgun ağı çökertildi
Yasa dışı bahis çetesine dev darbe: 10 milyarlık vurgun ağı çökertildi
Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Samsun Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yasa dışı bahis suçuna yönelik yürütülen soruşturma kapsamında geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi.






Yaklaşık 10 milyar TL işlem hacmine sahip olduğu değerlendirilen yasa dışı bahis organizasyonuna yönelik Samsun merkezli İstanbul, Batman, Antalya, Muğla, Aydın, Osmaniye ve Eskişehir'de eş zamanlı operasyon düzenlendi.








23 Haziran 2026 tarihinde sabah saatlerinde gerçekleştirilen operasyonlarda çok sayıda adreste arama, el koyma ve yakalama işlemi yapıldı. Operasyon kapsamında haklarında işlem yapılan 52 şüpheli gözaltına alınarak Samsun Emniyet Müdürlüğüne götürüldü.








Adreslerde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal ele geçirilirken, elde edilen delillerin incelenmesine devam edildiği öğrenildi. Operasyon anları ise polis kamerasınca kaydedildi.








Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürerken, soruşturmanın tüm yönleriyle devam ettiği bildirildi.













Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte yükselen sıcaklıklar, günlük hayatı zorlaştırmanın ötesinde ciddi sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Vücudumuz, ortam sıcaklığına uyum sağlamak için harika bir mekanizmaya (terleme) sahip olsa da extreme sıcaklarda bu sistem yetersiz kalabilir

18.06.2026 13:00:00
Hasan Gündoğdu
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Aşırı sıcakların olumsuz etkilerinden korunmak, konforlu ve en önemlisi sağlıklı bir yaz geçirmek için dikkat etmeniz gereken temel unsurları sizler için derledik.






Sıvı Dengesi: Susamayı Beklemeyin

Vücudumuzun %60'ından fazlası sudan oluşur ve sıcak havalarda terleme yoluyla inanılmaz bir hızla su kaybederiz.

Düzenli Su Tüketimi: "Susamak", vücudun çoktan susuz kaldığının bir alarmıdır. Bu yüzden susamayı beklemeden, gün boyunca saat başı 1-2 bardak su içmeyi alışkanlık haline getirin.

Mineral Takviyesi: Terle sadece su değil, sodyum ve potasyum gibi hayati mineralleri de kaybederiz. Tansiyon probleminiz yoksa günde 1 şişe maden suyu içmek mineral dengesini korumaya yardımcı olur.

Tuzak İçeceklerden Kaçının: Alkol, aşırı kafeinli içecekler (kahve, koyu çay) ve şekerli asitli içecekler sanılanın aksine vücuttan su atılmasını hızlandırır (diüretik etki). Sıcak günlerde bu içecekleri minimumda tutun.






Beslenme Düzeni: Hafif ve Serinletici

Sıcak havalarda sindirim sistemi fazladan çalışarak vücut ısısını daha da artırabilir. Bu yüzden beslenme alışkanlıklarını mevsime göre revize etmek şarttır.

Ağır Yemeklere Elveda: Yağlı, kızartmalı, aşırı baharatlı ve protein ağırlıklı ağır yemekler yerine; sindirimi kolay, su oranı yüksek besinleri tercih edin.

Mevsim Meyve ve Sebzeleri: Karpuz, kavun, salatalık, domates, kabak ve semizotu gibi hem su hem de vitamin deposu olan besinleri sofranızdan eksik etmeyin.

Az ve Sık Beslenin: Tek bir öğünde çok fazla yemek yerine, porsiyonları küçülterek az ve sık yemek vücudun üzerindeki metabolik yükü azaltır.






Giyim ve Kişisel Bakım: Doğru Kumaş, Doğru Koruma

Güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde cildimizi ve başımızı korumak hayati önem taşır.

Kumaş Seçimi: Sentetik, naylon ve dar giysiler cildin nefes almasını engeller ve isiliğe, mantara ya da ısı çarpmasına yol açar. Bunun yerine pamuklu, keten, gevşek dokulu ve açık renkli kıyafetleri tercih edin. Açık renkler güneş ışığını yansıtırken, koyu renkler ısıyı hapseder.

Aksesuarlar: Geniş siperlikli şapkalar ve UV korumalı güneş gözlükleri sadece birer tarz ögesi değil, başınızı ve gözlerinizi koruyan birer kalkandır.

Güneş Kremi: Dışarı çıkmadan en az 20 dakika önce, en az 30 (ideali 50+) faktörlü, geniş spektrumlu bir güneş kremini açıkta kalan tüm bölgelerinize uygulayın ve her 2-3 saatte bir yenileyin.






Zaman Yönetimi: Güneşin Zirve Noktası

Günün her saati aynı risk derecesine sahip değildir. Zamanı doğru yönetmek riskleri yarı yarıya azaltır.

Kritik Saatler: Güneş ışınlarının en dik ve zararlı olduğu 10:00 ile 16:00 saatleri arasında zorunlu olmadıkça dışarı çıkmayın.

Egzersiz Zamanlaması: Spor yapmayı seviyorsanız, bunu günün en sıcak saatlerinde değil, sabahın ilk ışıklarında veya akşam güneş battıktan sonra yapın. Ağır kardiyo hareketlerinden kaçının.






Yaşam Alanlarının Serin Tutulması

Sadece dışarısı değil, ev ve ofislerin içindeki sıcaklık da sağlığı etkiler.

Doğru Havalandırma: Gündüz saatlerinde dışarıdaki sıcak havanın içeri girmemesi için pencereleri ve panjurları kapatın, perdeleri çekin. Havalandırma işlemini hava sıcaklığının düştüğü gece veya sabaha karşı yapın.

Klima Kullanımı: Klima harika bir kurtarıcıdır ancak oda sıcaklığını aniden çok düşük derecelere (örneğin 18°C) getirmek yerine 23-24°C civarında sabitleyin. Dışarı ile içerisi arasındaki sıcaklık farkının 7-8 dereceden fazla olması felç, kas tutulması ve klima çarpması gibi riskleri doğurur.






Isı Çarpması Belirtilerine Dikkat Edin!

Aşırı halsizlik, baş dönmesi, mide bulantısı, baş ağrısı, hızlı nabız ve cildin aşırı kuru/kırmızı olması "Isı Çarpması" (Güneş Çarpması) belirtisi olabilir. Bu durumda kişi hemen serin bir yere alınmalı, giysileri gevşetilmeli, vücudu ıslak bezlerle serinletilmeli ve bilinci yerindeyse su verilmelidir. Durum kötüye gidiyorsa vakit kaybetmeden tıbbi yardım çağrılmalıdır.

Aşırı sıcaklar özellikle yaşlılar, kronik hastalığı olanlar (tansiyon, kalp, şeker), hamileler ve bebekler için çok daha büyük risk taşır. Kendinizi korurken çevrenizdeki bu hassas grupları ve sokaktaki can dostlarımız için kapınızın önüne bir kap temiz su koymayı da lütfen unutmayın.

Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti

Bolu'nun Mengen ilçesinde maden ocağında meydana gelen göçükte 1 işçi hayatını kaybetti

17.06.2026 12:18:00
İHA
Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Olay, Mengen ilçesine bağlı Gökçesu beldesindeki maden ocağında sabah saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, maden ocağında işçilerin çalışması esnasında henüz bilinmeyen bir nedenle göçük meydana geldi.






112 Acil Çağrı Merkezine yapılan ihbar üzerine olay yerine jandarma, çok sayıda sağlık, İtfaiye ve AFAD ekibi sevk edildi. Yapılan ilk çalışmalarda maden işçisi Muhammet Özkul'un cansız bedenine ulaşıldı.








Ekiplerin göçük altında kalan maden ocağındaki çalışmaları devam ediyor.






Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı

Antalya'nın Korkuteli ilçesinde 3 kişinin yaşamını yitirdiği, 9 kişinin yaralandığı kazaya ilişkin davanın 12'nci duruşmasında savcı, tutuksuz yargılanan sanığın "taksirle ölüme neden olma" suçundan cezalandırılmasını talep etti. Mütalaaya karşı savunma yapan sanık, "Kaza sırasında 4 evladım ve eşim vardı arabanın içinde, çok üzgünüm, keşke böyle bir kaza yaşanmasaydı" dedi

17.06.2026 12:01:00
İHA
Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı
Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı
Kaza, 16 Haziran 2023 tarihinde Korkuteli-Elmalı yolu Beğiş Yaylası Öküzgözü mevkiinde meydana geldi. Erhan Deniz yönetimindeki 07 YBN 01 plakalı otomobil, emniyet şeridinde bulunan Muharrem Ertör yönetimindeki 07 L 9456 plakalı araca arkadan çarptı. Kazada Muharrem Ertör olay yerinde hayatını kaybetti.






Aynı araçta bulunan Gülten Ertör (59), Berra Türkmen (8), Kübra Türkmen (34), Beyza Türkmen (4), Abdullah Türkmen (34) ile 07 YBN 01 plakalı otomobilin sürücüsü Erhan Deniz ve araçta yolcu olarak bulunan Sudenaz Deniz (13), Dürdane Deniz (8), Veli Deniz (10), Emine Deniz (35) ve Hatice Nur Deniz yaralandı. Durumu ağır olan Gülten Ertör ile torunu Berra Türkmen, sevk edildikleri hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Yaralılar Elmalı Devlet Hastanesi ve Korkuteli Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alınırken, yaşamını yitiren Muharrem Ertör'ün cenazesi otopsi işlemleri için Korkuteli Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Tedavisinin ardından otomobil sürücüsü Erhan Deniz, jandarma ekipleri tarafından gözaltına alındı.








Taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırılması talep edildi

Olayın ardından hakkında "taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma" suçundan iddianame hazırlanan Erhan Deniz'in yargılanmasına Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. 12'nci duruşmaya tutuksuz sanık Erhan Deniz, mağdurlar Abdullah Türkmen, Kübra Türkmen, Rasim Ertör ve taraf avukatları katıldı.








Müştekiler sanığın cezalandırılmasını talep ederken, Cumhuriyet savcısı ise sanığın "taksirle ölüme neden olma" suçundan cezalandırılması yönünde mütalaa verdi.

Sanık Erhan Deniz, mütalaaya karşı yaptığı savunmada suçlamaları kabul etmediğini belirterek, "Atılı suçları kabul etmiyorum. Kaza sırasında 4 evladım ve eşim vardı arabanın içinde, çok üzgünüm, keşke böyle bir kaza yaşanmasaydı" ifadelerini kullandı.








Mahkeme heyeti, dosyadaki eksik hususların giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.






logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.