Gençler, siz bilmezsiniz, bir zamanlar bizim ömrümüz kuyruklarda geçerdi.
Bu gece yarısından itibaren akaryakıta zam gelecekmiş, koşun akaryakıt kuyruğuna.
Et ve Süt Kurumunun koca istanbul'da tek satış mağazasında, kasapların fiyatlarının epey aşağısında et ve kıyma satılıyormuş, fenerleri yak, koş kuyruğa.
Fırınların sattıkları fiyatın yarısına belediyeler ekmek satıyormuş, koş ekmek kuyruğuna.
Pazar pazar, bakkal bakkal, market market gez dolaş, beş kuruş aşağısına süt mü bulursun, peynir mi bulursun, yumurta mı bulursun hemen gir kuyruğa.
Bu arada, bizim Erzurum'un önceki dönem iktidar vekillerinden biri vardı, ara-sıra engin komedi kabiliyeti ile, hiç de gülecek durumda olmayan halkı güldürmeyi başarırdı, mesela; benzin istasyonlarındaki araba kuyruklarının akaryakıt zammından dolayı değil de araba çokluğundan kaynaklandığını hiç gülümsemeden söylerdi.
Gençler, siz bilmezsiniz, bizler, bundan önceki, hemen önceki iktidar döneminde kuyruklardan neler çektik.
Çeşitli temel gıda maddelerine ulaşmak için, birazcık indirimli alabilmek için emekliler iki büklüm kuyruklarda beklerken, sosyal medya ile biraz ilgili olanların telefonlarından, iktidarın üç maaşlı, beş maaşlı, hatta on, on beş maaşlı üst düzey bürokratlarının isim listelerini dinler ve derin derin ah çeker ve 'yazıklar olsun, zıkkım olsun' türünden cümleler havada uçuşurdu.
Demek öyle diyorsunuz?
Sözü edilen kuyruklarda değişen hiç bir şey olmadı mı?
Yeni hükümet, eski hükümetten devraldığı o kuyrukları kat kat artırarak sürdürüyor mu?
Öyleyse, seçimi niye yaptık ki, seçim neyi değiştirdi ki?
Söylendiğine göre, bizim en büyük banknotumuz olan 200 TL, yaklaşık on üç sene evvel ilk çıktığında 130 dolar alıyormuş, şimdi ise alabildiği dolar miktarı sekize düşmüş galiba...
Dünya üzerinde var olan para birimleri arasında bizimki kadar günlük koca koca değer kaybına uğrayan başka para birimi yok.
O kuyruklar neydi öyle ve bu kuyruklar nedir böyle?
Demek ki havuzdaki delikler artarak devam ediyor, havuz dolacak, giden zeytinlerden bir kaçını soframıza doğru itecek diye boşuna bekliyoruz.
Yöneticiler katında aşırı konfor düşkünlüğü, aşırı israf hastalığı ve aşırı hak-hukuk tanımazlığı sürdükçe bu sefalet sürüp gidecek galiba.
- Ufuklar karanlık vicdanlar kara saymakla biter mi dert sıra sıra / 01.02.2026
- Yanlışta ısrar yöneticilerin ayrılmaz sıfatı olmuş / 31.01.2026
- İniltileri ninni zanneden mutlu azınlık / 30.01.2026
- Çok mu fena duydukların? / 29.01.2026
- Garibanlar / 25.01.2026
- Oylar garibandan koylar kimlere? / 24.01.2026
- Kaldıysa ağızlarda diş kalanı da sıfırlayacak bu gidiş / 23.01.2026
- Üç aylardan biri bitti kaldı ikisi / 22.01.2026
- Bu kırmızı ışığı ihlal edenlerin vay haline / 21.01.2026


























































































