logo
05 MAYIS 2026

O şeker müzede sergileniyor

Cumhuriyet döneminin ilk şeker fabrikalarından biri olan Nuri Şeker Uşak Şeker Fabrikası’nda üretilen ilk şeker Uşak Kent Tarihi Müzesi’nde sergileniyor
 

10.10.2018 00:00:00
O şeker müzede sergileniyor
O şeker müzede sergileniyor
Uşak Kent Tarihi Müzesi'nin nadide parçalarından birisi de Türkiye'de yerli olarak şeker pancarından üretilen ilk toz ve kalıp şeker yer alıyor. 17 Aralık 1926 tarihinde ilk üretimini yapan fabrikanın toz şeker ürünü, Eskişehir Kız Meslek Lisesinde özel olarak dokunan ipek kumaştan yapılan, o zamanın tarihi ve muhteviyatının Arapça olarak yazıldığı keselerle fabrikanın kurucusu Nuri Şeker tarafından Atatürk'e ve devlet adamlarına sunulmak üzere hazırlanmış. İçerisinde fabrikada üretilen ilk şekerin bulunduğu keselerden birisini de Nuri Şeker'in torunu Mehmet Şeker orijinal haliyle Uşak Kent Tarihi Müzesi'ne bağlayarak o tarihin yaşanmasını sağladı. 
 
Konuyla ilgili olarak müze görevlisi Arkeolog Haydar Doğan, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine şu açıklamalarda bulundu: 
"Konsepti itibarıyla ülke genelinde eşi bulunmayan Uşak Kent Tarihi Müzesi'nin en gözde parçalardan birisi de şehrimizde üretilen ülkenin ilk şeker pancarından elde edilen şekerinin sergilenmesidir. Yaklaşık 92 yıldır niteliğini yitirmeden muhafaza edilen bu şeker ve ipek kesesi müzemizde en çok ilgi çeken ve ziyaret edilen parçalar arasında.

Nuri Şeker'in girişimleriyle kurulan Türkiye'nin ilk Şeker Fabrikası olma özelliğine sahip yerde üretilen ilk şeker 17 Aralık 1926 üretilmiş ve ipek keselere konularak Atatürk ve dönemin devlet adamlarına sunulmak üzere hazırlanmıştır.

Bu örneklerden bir tanesi de fabrikanın kurucusu Nuri Şeker'in torunu Mehmet Şeker tarafından müzemize bağışlanmıştır. Bu 92 yıllık tarihi önem taşıyan şeker kesesi, toz şeker ve kalıp şeker, dönemin görselleri ve Nuri Şeker'in kişisel eşyalarıyla birlikte müzemizde sergilenmektedir." İHA
 

Yetersiz su tüketimi böbrek taşına yol açıyor


 
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Emre Salabaş, çay ve kahvenin sanıldığı gibi vücutta sıvı kaybına yol açmadığını, aksine böbrek taşı riskini azaltabildiğini belirterek, taş oluşumunda belirleyici faktörün çay tüketimi değil, yetersiz su alımı olduğunu bildirdi. 

05.05.2026 10:32:00
AA
Yetersiz su tüketimi böbrek taşına yol açıyor
Yetersiz su tüketimi böbrek taşına yol açıyor

Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Emre Salabaş, çay ve kahvenin sanıldığı gibi vücutta sıvı kaybına yol açmadığını, aksine böbrek taşı riskini azaltabildiğini belirterek, taş oluşumunda belirleyici faktörün çay tüketimi değil, yetersiz su alımı olduğunu bildirdi. Günde 4-6 bardak çay veya 3-5 fincan kahve tüketiminin hidrasyon açısından suyla benzer etki gösterdiğini aktaran Salabaş, düzenli tüketimde kafeinin 'sıvı attırıcı' etkisinin ortadan kalktığını ve klinik olarak anlamlı sıvı kaybı oluşmadığını aktardı.

Salabaş, "Yarım milyonu aşkın kişinin takip edildiği çalışmalarda düzenli çay içenlerde böbrek taşı riskinin yüzde 27'ye kadar daha düşük bulundu. Yüz binlerce kişiyi kapsayan başka araştırmalarda ise kahve tüketimi taş riskini yüzde 26 ile 31 arasında azalttığı kaydedildi. Türkiye verilerine göre böbrek taşı hastalarının yüzde 46'sı günde 1 litrenin altında su tüketiyor. Taş oluşumunda belirleyici faktör çay tüketimi değil, yetersiz su alımıdır. 'Çay dehidratasyon yapar' veya 'Her çayın yanında su içilmeli' gibi yaygın öneriler, güncel bilimsel verilerle desteklenmemektedir" ifadelerini kullandı.

Salabaş, günlük sıvı tüketiminin 2-2.5 litre olması gerektiğini belirterek, çay ve kahvenin bu miktara dahil edilebileceğini ancak su tüketiminin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı. Yeşil çayın antioksidan içeriği sayesinde böbrek sağlığını destekleyebileceğini de ifade eden Salabaş, yapılan laboratuvar çalışmalarında çayın içindeki doğal bileşenlerin taş kristallerinin böbrek dokusuna tutunmasını azalttığını belirtti.

Hatay'da 37 kaçak göçmen yakalandı

Hatay'da jandarma ekipleri tarafından gerçekleştirilen dron destekli operasyonda 37 göçmen yakalandı.

05.05.2026 10:14:00
İhlas Haber Ajansı
Hatay'da 37 kaçak göçmen yakalandı
Hatay'da 37 kaçak göçmen yakalandı
Hatay'da jandarma ekipleri tarafından gerçekleştirilen dron destekli operasyonda 37 göçmen yakalandı.

Hatay İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince göçmen kaçakçılığıyla mücadele çalışmaları aralıksız sürüyor. Jandarma ekiplerinin çalışmaları neticesinde; 4 Mayıs günü Yayladağı ilçesi Yukarıpulluyazı Mahallesi'nde dron destekli icra edilen faaliyet sonucunda yabancı uyruklu 37 düzensiz göçmen yakalandı.

Yakalanan şahıslar hakkında gerekli yasal işlemlerin yapıldığı öğrenildi.

Baharda cilt sorunlarına karşı 7 etkili önlem


 
Kış aylarının soğuk, rüzgarlı ve kurutucu etkisinin ardından bahar mevsimine geçiş, cildimiz için önemli bir adaptasyon sürecini beraberinde getiriyor. Kış boyunca düşük nem, soğuk hava ve kapalı ortamlarda geçirilen uzun süreler cildin bariyerini zayıflatabiliyor ve kuruluğa neden olabiliyor. 

05.05.2026 08:29:00
MURAT ÇORBACI
Baharda cilt sorunlarına karşı 7 etkili önlem
Baharda cilt sorunlarına karşı 7 etkili önlem

Kış aylarının soğuk, rüzgarlı ve kurutucu etkisinin ardından bahar mevsimine geçiş, cildimiz için önemli bir adaptasyon sürecini beraberinde getiriyor. Kış boyunca düşük nem, soğuk hava ve kapalı ortamlarda geçirilen uzun süreler cildin bariyerini zayıflatabiliyor ve kuruluğa neden olabiliyor. Bahar aylarıyla birlikte ise sıcaklık artıyor, nem oranı değişiyor ve güneş ışınları daha güçlü hissedilmeye başlıyor. Ayrıca bahar aylarında artan ağaç ve çimen polenleri ile küf sporları gibi çevresel alerjenler de daha yoğun hale geliyor. Bu çevresel etkenler nedeniyle, cilt bakımına dikkat edilmediğinde; ciltte kuruluk, hassasiyet, kızarıklık, pullanma,  lekelenme ve yağ üretiminin artmasına bağlı akne oluşumu gibi sorunlar gelişebiliyor. Dermatoloji Uzmanı Dr. Name Cemşitoğlu, "Kışın uygulanan yoğun ve besleyici bakım rutinlerinin bahar aylarına uygun şekilde yeniden düzenlenmesi, cildin bu geçiş sürecine daha sağlıklı  uyum sağlaması için çok önemlidir" dedi.

Dermatoloji Uzmanı Dr. Name Cemşitoğlu, bahar aylarında cilt sağlığı için dikkat edilmesi gereken 7 kuralı anlattı.
1. Cildinizi günde iki kez temizleyin. Özellikle akşam temizliği; makyaj, güneş koruyucu ve gün boyunca biriken çevresel kirletici etkenlerin uzaklaştırılması açısından önemli.
2. Güneşten korunmayı rutin haline getirin. Bahar aylarında UV ışınlarının yoğunluğu artmaya başlıyor ve bu durum ciltte fotoaging (ışığa bağlı yaşlanma) ile pigmentasyon artışına, yani cilt lekelerinin gelişimine yol açabiliyor.

3. Mevsime uygun nemlendirici kullanın. Cilt bariyerinin sağlıklı olması, çevresel faktörlere karşı cildin direncini artırıyor. Ancak kış aylarında kullanılan yoğun ve yağ bazlı nemlendiriciler, bahar aylarında bazı cilt tiplerine ağır gelebiliyor ve gözeneklerin tıkanmalarına neden olabiliyor.
4. Mevsim geçişlerinde, cilt yüzeyinde biriken ölü hücreler, cildin mat ve cansız görünmesine yol açabiliyor. Cilt sağlığı için haftada 1-2 kez nazik peeling uygulamalarını önerdiklerine işaret etti.

5. Günde 2-2.5 litre su için. Yeterli sıvı alımı, vücudun genel metabolik fonksiyonlarının yanı sıra cilt sağlığı için de önem taşıyor.

6. Cilt bariyerini destekleyen içerikleri tercih edin. Mevsim geçişleri bazı kişilerde cilt hassasiyetini artırabiliyor. Bu nedenle cilt bakım ürünlerinde bariyer onarıcı içeriklerin bulunması fayda sağlayabilir. Güçlü bir cilt bariyeri cildin çevresel stres faktörlerine karşı daha dirençli olmasını sağlar. Seramidler, niasinamid, panthenol ve hyaluronik asit gibi içerikler cildimizin üst tabakasında bariyer fonksiyonunu destekleyerek, ciltten su kaybını azaltmaya yardımcı olur.

7. Cildi tahriş edebilen ürünlerden kaçının. Alkol oranı yüksek tonikler, yoğun parfüm içeren kozmetikler veya aşındırıcı peeling ürünleri bazı ciltlerde hassasiyeti artırabiliyor. Özellikle mevsim geçişlerinde cilt bariyeri daha kırılgan hale gelebileceği için bu tür ürünlerden kaçınılması öneriliyor.

Rusya'nın Balkanlar'a ilgisinin arka planı


 
Rus düşünce tarihi üzerine yaptığı akademik çalışmalarla öne çıkan Tayyip Çakan’ın kaleminden Balkanlar’ın tarihsel ve düşünsel arka planına odaklanan “Rus Düşünce Tarihinde Balkanlar (1711-1877)” kitabı okurlarla buluştu.
 

05.05.2026 08:21:00
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
 Rusya'nın Balkanlar'a ilgisinin arka planı
 Rusya'nın Balkanlar'a ilgisinin arka planı

"Rus Düşünce Tarihinde Balkanlar (1711-1877)" adlı eseri, 2026 yılının öne çıkan araşturma eserlerinden biri...
Kitap Osmanlı coğrafyasını konu alıyor. Rus zihniyetinin Balkanlara bakışı kitabın ana eksenini oluşturuyor. Özellikle Balkanlardaki isyanlarda Rus parmağı...
Hürriyet Kitap etiketiyle yayımlanan eser, Slavcılık ve Pan-Slavizm düşüncesinin yükselişiyle birlikte Balkan halklarının Rus düşünce dünyasında kazandığı anlamı, edebiyat ile tarih arasındaki etkileşim çerçevesinde ele alıyor.

Baştan sona bizim tarihimiz

"Rus Düşünce Tarihinde Balkanlar", I. Petro döneminden 93 Harbi'ne (1877) kadar uzanan süreçte Balkan isyanlarını yalnızca askerî ve diplomatik gelişmeler çerçevesinde değil; Rus aydınları, yazarları ve basınının perspektifinden inceleyerek çok katmanlı bir okuma sunuyor. Tayyip Çakan, "Bu eser, I. Petro döneminden 93 Harbi'ne kadar geçen sürede Rusya'nın Balkanlara yönelik giderek büyüyen ilgisini incelemektedir. Eser, yakınçağ Osmanlı tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan 93 Harbi öncesinde gerçekleşen Balkan isyanlarını, Rus aydınlarının ve basınının perspektifinden incelemeyi amaçlamaktadır" sözleriyle kitap hakkındaki düşüncelerini aktarıyor.
"Rus Düşünce Tarihinde Balkanlar", tarih ve düşünce dünyasına ilgi duyan okurların yanı sıra Osmanlı-Rus ilişkilerini farklı bir perspektiften değerlendirmek isteyen geniş bir okuyucu kitlesine hitap ediyor. Disiplinlerarası yapısıyla, edebiyat, basın ve tarih ekseninde derinlikli bir analiz sunan eser, Balkan meselesine çok yönlü bir bakış geliştirmek isteyenler için önemli bir kaynak niteliği taşıyor.

Dr. Tayyip Çakan, ilk, orta ve lise öğrenimini Antalya'da tamamladı. 2016 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Rus Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden mezun oldu. 2017 yılında Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Anabilim Dalı'nda yüksek lisans eğitimine başladı. "Nikolay Leskov ve Rusya'da Edebiyat ve İdeoloji" başlıklı tezini tamamlayarak 2020 yılında yüksek lisans derecesini aldı. Aynı yıl İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Bölümü Yakınçağ Tarihi Anabilim Dalı'nda doktora programına başladı. "Rus Edipleri ve Basını Çerçevesinde 1875 Bosna-Hersek ve 1876 Bulgaristan Ayaklanmaları" başlıklı doktora tezini tamamlayarak doktor unvanını aldı. Rus düşünce tarihi üzerine çalışmalarını sürdürmektedir.

İstanbul'da Halk Ekmek'e zam geldi

İBB iştiraki Halk Ekmek AŞ, normal ve kepekli ekmek fiyatlarına yüzde 25 zam yaptı. Zamla birlikte 250 gramlık normal ve kepek ekmeğin fiyatı 10 liradan 12,5 liraya yükseldi 

04.05.2026 18:35:00
Haber Merkezi
İstanbul'da Halk Ekmek'e zam geldi
İstanbul'da Halk Ekmek'e zam geldi
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki Halk Ekmek AŞ, normal ve kepekli ekmek fiyatlarına yüzde 25 zam yaptı. Zamla birlikte 250 gramlık normal ve kepek ekmeğin fiyatı 10 liradan 12,5 liraya yükseldi. Yeni fiyatlar bugün itibarıyla tüm Halk Ekmek satış noktalarında uygulanmaya başlandı.

Halk Ekmek AŞ'den yapılan açıklamada, zam kararının artan üretim maliyetleri nedeniyle zorunlu hale geldiği belirtildi. Un fiyatlarındaki yükseliş, enerji giderleri, nakliye maliyetleri ve genel enflasyon baskısı, şirketin bu adımı atmasında etkili oldu. Yetkililer, kaliteli ve hijyenik üretimi sürdürmek için fiyat güncellemesinin kaçınılmaz olduğunu vurguladı. Diğer ekmek çeşitleri ve ambalajlı ürünlerde ise şu an için bir değişiklik yapılmadığı öğrenildi.

Halk Ekmek, İstanbul'da dar gelirli vatandaşların temel gıda maddesi olan ekmeğe erişimini kolaylaştırmak amacıyla faaliyet gösteren önemli bir kurum. Şehir genelinde yüzlerce satış noktasıyla hizmet veren şirket, özellikle emekliler, öğrenciler ve düşük gelir grupları için uygun fiyatlı ekmek alternatifi sunuyor. Ancak son dönemde yaşanan genel ekonomik sıkıntılar, un ve enerji gibi girdi maliyetlerini önemli ölçüde artırdı. Türkiye genelinde de fırıncılar benzer maliyet baskıları nedeniyle zamlara gitmiş, standart ekmek fiyatlarında da artışlar yaşanmıştı.

Vatandaşlar arasında zam tepkileri hızlı yükseldi. Sosyal medyada birçok kullanıcı, "Ekmeğe her zam daha da zorlaştırıyor" yorumlarını yaparken, bazıları da maliyet artışlarını anlayışla karşıladıklarını ifade etti. Özellikle büyükşehirlerde yaşam maliyeti yüksek olduğu için bu tür zamlar dar kesimleri doğrudan etkiliyor. Bir ailenin günlük ekmek tüketimi göz önüne alındığında, aylık bütçeye yansıyacak ek yükün 100-150 lirayı bulabileceği hesaplanıyor.

İBB yetkilileri, zamın sınırlı tutulduğunu ve Halk Ekmek'in sosyal sorumluluk misyonunu sürdüreceğini belirtti. Şirket, üretimde verimlilik artırıcı önlemlerle maliyetleri kontrol altında tutmaya çalışacağını açıkladı. Önümüzdeki dönemde un destekleri veya belediye sübvansiyonları gibi adımların gündeme gelip gelmeyeceği ise merak konusu.

Yağışlar İstanbul'daki barajlara yaradı

İstanbul'da etkili olan yağışlı havanın ardından megakente su sağlayan barajlardaki doluluk oranı yüzde 71,7 oldu   

04.05.2026 17:29:00
İHA
Yağışlar İstanbul'daki barajlara yaradı
Yağışlar İstanbul'daki barajlara yaradı
Megakent İstanbul'da hafta sonu soğuk ve yağış hava etkili oldu. Özellikle dün gün boyu etkili olan yağışlı havanın ardından barajlarda doluluk oranı bir nebze olsun yükseldi. İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre barajlardaki genel doluluk oranı yüzde 71,7'ye yükseldi. Dün ise bu oran 71,35 olarak kayıtlara geçmişti. Öte yandan en dolu baraj yüzde 94,86 ile Ömerli, en az doluluk oranına sahip baraj ise yüzde 46,11'le Istrancalar oldu.

İSKİ'nin verilerine göre 4 Mayıs  itibarıyla İstanbul'da baraj doluluk oranları şöyle:

Ömerli Barajı: Yüzde 94,86

Darlık Barajı: Yüzde 89,37

Elmalı Barajı: Yüzde 94,37

Terkos Barajı: Yüzde 58,73

Alibey Barajı: Yüzde 67,28

Büyükçekmece Barajı: Yüzde 56,83

Sazlıdere Barajı: Yüzde 46,11

Istrancalar Barajı: Yüzde 46,83

Kazandere Barajı: Yazde 60,08

Pabuçdere Barajı: Yüzde 60,34

İstanbul'da metroda su sızıntısı seferleri durdurdu

İBB, Yıldız-Mahmutbey Metro Hattı'nın Mecidiyeköy istasyonunda onarım çalışması başlatıldığını duyurdu. Yapılan açıklamada 'tünelde makas bölgesinde, yer altı suyu akış kaynağındaki artış sebebiyle ray hattının bir kısmında onarım gerekliliği ortaya çıktığı belirtilmişti

04.05.2026 12:45:00 / Güncelleme: 04.05.2026 12:51:08
Haber Merkezi
İstanbul'da metroda su sızıntısı seferleri durdurdu
İstanbul'da metroda su sızıntısı seferleri durdurdu
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), M7 Yıldız–Mahmutbey Metro Hattı'nın Mecidiyeköy istasyonunda onarım çalışması başlatıldığını duyurdu. Yapılan açıklamada, 'Mecidiyeköy-Çağlayan istasyonları arasındaki tünelde makas bölgesinde, yer altı suyu akış kaynağındaki artış sebebiyle ray hattının bir kısmında onarım gerekliliği ortaya çıktı" ifadeleri yer aldı. Hattın çalışma süresince Mahmutbey-Nurtepe arasında hizmet vereceği, Nurtepe istasyonundan yolcuların otobüsle Mecidiyeköy'e ulaştırılacağı belirtildi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, M7 Yıldız–Mahmutbey Metro Hattı üzerinde bulunan Mecidiyeköy istasyonunda onarım çalışmalarının başlatıldı. Yapılan açıklamaya göre, çalışmalar tamamlanana kadar Mahmutbey–Nurtepe arasında hizmet verecek olan hatta yolcular, Nurtepe istasyonunda otobüslere aktarma yaparak Mecidiyeköy'e ulaşabilecek. Yenikapı–Hacıosman Metro Hattı ile Mecidiyeköy–Yıldız Metro Hattı üzerindeki Mecidiyeköy istasyonunun ise normal şekilde yolcu kullanımına açık olduğu belirtildi. Yetkililer, çalışmaların güvenli ve hızlı şekilde tamamlanması için süreç boyunca alternatif ulaşım düzeninin geçerli olacağını kaydetti.

Metro İstanbul'dan daha önce yapılan açıklamada, "M7 Yıldız-Mahmutbey Metro Hattı'nın Mecidiyeköy-Çağlayan istasyonları arasındaki tünelde makas bölgesinde yer altı suyu akışı kaynağındaki artış sebebiyle ray hattının bir kısmında onarım gerekliliği ortaya çıkmıştır." ifadesi kullanılmıştı.

Antalya Büyükşehir iştiraki ANSET'e operasyonda 14 şüpheli tutuklandı

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "ihaleye fesat karıştırma, rüşvet ve suçtan elde edilen gelirin aklanması" suçları kapsamında Antalya Büyükşehir Belediyesi iştiraki ANSET'e yönelik yürütülen soruşturmada adliyeye sevk edilen 27 kişiden 14'ü tutuklandı. Savcılık sorgusunun ardından 11 kişi serbest bırakılırken, 2 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

04.05.2026 08:23:00
İHA
Antalya Büyükşehir iştiraki ANSET'e operasyonda 14 şüpheli tutuklandı
Antalya Büyükşehir iştiraki ANSET'e operasyonda 14 şüpheli tutuklandı
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Antalya Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından Antalya Büyükşehir Belediyesi iştiraki ANSET'e yönelik çalışma başlatıldı.

Mülkiye Başmüfettişi tarafından hazırlanan tevdi raporu ve emniyet birimlerince yapılan araştırmalar doğrultusunda, ANSET tarafından gerçekleştirilen ihalelerde usulsüzlük tespit edildiği öğrenildi. Soruşturma kapsamında, ihalelerde yetkili olan kişiler ile aralarında suçtan elde edilen geliri aklama amacıyla para geçişleri tespit edilen şüpheliler hakkında işlem başlatıldı. Dosyada, 113 milyon 426 bin TL kamu zararı tespit edildiği bildirildi.


7 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi



Şüphelilerin yakalanması ve suç unsurlarının ele geçirilmesine yönelik 30 Nisan 2026 tarihinde Antalya merkezli olmak üzere İstanbul, Ankara, İzmir, Muğla, Denizli ve Edirne'de eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Soruşturma kapsamında ilk etapta 34 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Süreç içinde 1 kişinin daha gözaltına alınmasıyla dosya kapsamındaki kişi sayısının 35'e yükseldiği öğrenildi.


Muhittin Böcek ve Cansel Tuncer de dosyada yer alıyor



Dosya kapsamında, İçişleri Bakanlığı kararıyla Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek ile Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cansel Tuncer'in de aralarında bulunduğu isimler hakkında işlem yapıldı.


27 kişi adliyeye sevk edildi



Operasyon kapsamında gözaltına alınan şüphelilerden 27'si, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Savcılık sorgusunun ardından 11 kişi serbest bırakıldı. Sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 14'ü tutuklanırken, 2 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Dosya kapsamında 2 kişinin emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakıldığı, 1 kişinin hastanedeki tedavisinin sürdüğü, 3 firari şüpheli hakkında yakalama çalışmalarının devam ettiği, 2 kişinin ise cezaevinde bulunduğu öğrenildi.İi

İstanbul Boğazı'nda arıza yapan gemi kurtarıldı

Panama bayraklı kuru yük gemisi, İstanbul Boğazı geçişi sırasında makine arızası yaptı. Bölgeye Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü römorkörleri sevk edildi. Ekipler çalışmalar sonunda gemiyi kurtarmayı başardı

03.05.2026 16:40:00 / Güncelleme: 03.05.2026 18:24:53
İhlas Haber Ajansı
İstanbul Boğazı'nda arıza yapan gemi kurtarıldı
İstanbul Boğazı'nda arıza yapan gemi kurtarıldı
Panama bayraklı kuru yük gemisi, İstanbul Boğazı geçişi sırasında makine arızası yaptı. Bölgeye Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü römorkörleri sevk edildi. Panama bayraklı kuru yük gemisi, İstanbul Boğazı geçişi sırasında makine arızası yaptı. Gemi, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ekipleri tarafından kurtarıldı.
Zaltron isimli Panama bayraklı 185 metrelik kuru yük gemisi, İstanbul Boğazı geçişi sırasında Galatasaray Adası önlerinde makine arızası verdi. İstanbul Boğazı çift yönlü gemi trafiğine kapatılmıştı. İHA

Doğru gıda takviyesi nasıl seçilir?


 
Modern yaşam hızlandı, beslenme düzeni değişti, güneşle temas azaldı, yeni trend takviyeler ise hayatın tam ortasına yerleşti. Raflar vitamin, mineral ve bitkisel desteklerle dolup taşarken, her gün yeni bir madde gündeme geliyor. Ancak “Her düşük değer takviye gerektirir mi?" gibi sorular giderek daha fazla önem kazanmaya başladı.

02.05.2026 10:28:00
MURAT ÇORBACI
Doğru gıda takviyesi nasıl seçilir?
Doğru gıda takviyesi nasıl seçilir?

Günümüzde pek çok kişi, yaşam temposu ve beslenme düzenindeki değişiklikler nedeniyle eksik kaldığını düşündüğü vitamin ve mineralleri takviyelerle tamamlamaya yöneliyor. Geleneksel beslenme biçimlerinin yerini işlenmiş gıdalara bırakması, taze sebze-meyve tüketiminin azalması mikro besin alımını düşürürken; kapalı ofislerde uzun saatler çalışma, güneş ışığına daha az maruz kalma gibi modern yaşam faktörleri özellikle D vitamini başta olmak üzere çeşitli eksiklikleri artırıyor. Öte yandan gelişmiş laboratuvar testleri sayesinde belirti vermeyen eksiklikler daha sık tespit ediliyor, sosyal medya ve pazarlama dili ise 'doğal, mucize, hızlı etki' söylemleriyle takviyelere olan ilgiyi körüklüyor.

Takviyelere ne zaman ihtiyaç duyulur?

Bu noktada laboratuvar değerlerinin tek başına belirleyici olmadığına dikkat çeken Prof. Dr. İsmet Tamer, "Tahlilde değerin düşük çıkması her zaman takviye başlanacağı anlamına gelmez. Eksikliğin derecesi, klinik bulgular ve risk faktörleri birlikte değerlendirilmelidir. Bazı hafif düşüklüklerde yaşam tarzı düzenlemesi yeterliyken, ciddi düzeylerde hedefe yönelik tedavi gerekebilir" diyerek bilinçli yaklaşımın önemini vurguluyor.

Takviyelerin içeriği boş olabilir!

Vitamin ve bitkisel takviyelerin içerik güvenilirliğinin hem dünyada hem Türkiye'de en çok tartışılan başlıklardan biri olduğunu belirten Prof. Dr. İsmet Tamer, "Bağımsız laboratuvarların yaptığı analizlerde zaman zaman ürün etiketinde yazan etken maddenin ya çok düşük oranda bulunduğu ya da hiç bulunmadığı tespit edilebiliyor. Bu durum şaşırtıcı değil. Gıda takviyeleri ilaçlar kadar sıkı onay süreçlerinden geçmediği için kalite kontrol üreticinin beyanına ve uyguladığı standartlara bağlıdır. Bağımsız kuruluşlarca test yapılmadığında etiket ile içerik arasında tutarsızlık görülebilir. Özellikle online satış platformlarındaki her ürün denetimlerden geçmediği için dikkatli olunması gerekiyor" diye konuştu.

Doğru takviye nasıl seçilir?

Tüketicilerin takviye seçerken dikkat etmesi gereken noktalar konusunda pratik bir 'alışveriş kontrol listesi' hazırlayan Prof. Dr. İsmet Tamer, şunları söyledi: "Etiket mutlaka incelenmeli. Etken maddenin adı ve miktarı şeffaf şekilde yazıyor mu? Her bileşenin dozu belirtilmiş mi? Yan etki, gebelik-emzirme ve çocuk kullanımı uyarıları yer alıyor mu? Üretim yeri, marka iletişim detayları net olmalı. İlaç kullanıyorsanız dikkat! Bitkisel ve doğal takviyeler ilaçlarla etkileşime girebilir. Düzenli ilaç kullananlar mutlaka hekim görüşü almalı."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.