logo
12 HAZİRAN 2026

Okkan suikastında itirafçı mı?

19.06.2001 00:00:00
Diyarbakır'da düzenlenen bir operasyonla yakalanan Hizbullah üyesi Bedran Salamboğa'nın, 24 Ocak 2001 tarihinde şehit edilen Gaffar Okkan suikastına katıldığını ve makam aracına ateş edenler arasında yer aldığını itiraf ettiği öne sürüldü. Diyarbakır'da terör örgütü Hizbullah'a karşı gerçekleştirilen operasyonlda, 14 öldürme ve 8 yaralama saldırısını gerçeleştirdikleri belirlenen 3 teröristin yakalanmasıyla 18 faili meçhul olay daha aydınlatıldığı iddia edildi.

Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'nce terör örgütü Hizbullah'a karşı geçen hafta içerisinde gerçekleştirilen 2 ayrı operasyonda, örgüt üyesi oldukları belirlenen "Tahir" ve "Musa" kod adlı "Faruk Esenkuş" adına düzenlenmiş sahte kimlikli Murat Kaya (26), "Salim" ve "Tarık" kod adlı "İsmail Gündüz" sahte kimlikli Hasan Gündüz (24) ve Reşat Ekitici (27) yakalandı.

Diyarbakır Valiliği'nden yapılan açıklamada, şahısların emniyetteki sorgulamalarında, 1993 yılında kent merkezinde Sümer Cami sorumlusu Veysi Selimoğlu isimli örgüt mensubundan 6-7 ay ders aldıkları, Selimoğlu'nun cami sorumluluğundan ayrılmasından sonra onun teklifi sonucu örgütün askeri kanadı içerisinde yer alarak silahlı eylemlere katıldıkları bildirildi.

Muhsin Yazıcıoğlu dosyasında yeni gelişme

Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin Kahramanmaraş'ta yürütülen ana soruşturma dosyası, "yetkisizlik" kararı verilerek Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildi. Bu kritik kararla birlikte, yıllardır aydınlatılamayan karanlık noktalar başkentte yeniden mercek altına alınacak

12.06.2026 15:10:00
Haber Merkezi
Muhsin Yazıcıoğlu dosyasında yeni gelişme
Muhsin Yazıcıoğlu dosyasında yeni gelişme
Türk siyasi tarihinin en tartışmalı olaylarından biri olan Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında bugün çok önemli bir hukuki kırılma noktası yaşandı. 25 Mart 2009 tarihinde Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesinde meydana gelen ve BBP Lideri Muhsin Yazıcıoğlu ile beraberindeki 5 kişinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan helikopter kazasına dair yürütülen ana soruşturmada yetkisizlik kararı çıktı.

Dosyadaki tüm deliller başkente taşınıyor

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından uzun yıllardır sürdürülen geniş kapsamlı ana soruşturma dosyası, alınan yetkisizlik kararının ardından resmi olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na devredildi. Kararla birlikte; olay gününe ait tüm radar kayıtları, teknik raporlar, tanık ifadeleri, dijital materyaller ve bugüne kadar toplanan tüm deliller Ankara'ya ulaştırılacak.

Soruşturma sil baştan incelenecek

Kamuoyunda suikast şüphelerinin ve ihmal iddialarının hiçbir zaman dinmediği olayla ilgili soruşturmanın yeni aşamasının başkentte yürütülecek olması, davanın seyri açısından tarihi bir dönüm noktası olarak görülüyor. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, özellikle geçmiş dönemde dosyaya yön veren şüpheli yapıların ve FETÖ müdahalesi iddialarının üzerine giderek soruşturmayı sil baştan, derinlemesine ele alması bekleniyor.

Yazıcıoğlu ailesi ve kamuoyu adalet bekliyor

Aradan geçen 17 yıla rağmen maddi gerçeğin gizlendiğini ve delillerin karartıldığını savunan Yazıcıoğlu ailesi ile BBP camiası, bu gelişmenin ardından hukuki sürecin hızlanmasını umut ediyor. Ankara'daki özel birimlerin koordinasyonunda yürütülecek yeni soruşturma sürecinde, helikopterin düşüş nedeninden arama-kurtarma faaliyetlerindeki gecikmelere kadar karanlıkta kalan tüm soru işaretleri tek tek masaya yatırılacak.

Adalet arayışı bürokrasiye mi takıldı?

Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin yürütülen ana soruşturmada önemli bir hukuki gelişme yaşandı

12.06.2026 14:56:00
Haber Merkezi
Adalet arayışı bürokrasiye mi takıldı?
Adalet arayışı bürokrasiye mi takıldı?
Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin yürütülen ana soruşturmada önemli bir hukuki gelişme yaşandı.

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, dosya hakkında "yetkisizlik" kararı vererek soruşturmayı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na devretti.

Yetkisizlik kararı verildi



25 Mart 2009 tarihinde Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesindeki Keş Dağı'na düşen helikopterde Muhsin Yazıcıoğlu, pilot Kaya İstektepe, gazeteci İsmail Güneş, BBP yöneticileri Erhan Üstündağ, Yüksel Yancı ve Murat Çetinkaya hayatını kaybetmişti.

Olayın ardından Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde başlatılan ve yıllardır titizlikle yürütülen geniş kapsamlı ana soruşturma dosyasında yeni bir hukuki safhaya geçildi. Başsavcılık, yaptığı son incelemelerin ardından dosya üzerinde yetkisizlik kararı aldı.

Soruşturma başkentte devam edecek



Alınan yetkisizlik kararının ardından Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin ölümüne ilişkin tüm evrak ve delillerden oluşan ana soruşturma dosyası, resmi işlemlerin sürdürülmesi amacıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildi.

Türkiye siyaset tarihinin en çok tartışılan adli süreçlerinden biri olan bu soruşturma, bundan sonraki aşamada Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülecek ve başkent merkezli olarak derinleştirilecek.

YKS'ye sayılı günler kala sınav kaygısını yönetmenin 7 yolu

Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (YKS) günler kala milyonlarca adayda heyecan ve kaygı düzeyleri artıyor. İstanbul Arel Üniversitesi ARELPDR Müdürü Psikolog Yeliz Arda, sınav kaygısının doğru yönetildiğinde motivasyonu artırabileceğini; ancak aşırı düzeyde yaşandığında dikkat ve odaklanmayı olumsuz etkileyebileceğini belirtti

12.06.2026 14:30:00 / Güncelleme: 12.06.2026 14:33:13
İhlas Haber Ajansı
YKS'ye sayılı günler kala sınav kaygısını yönetmenin 7 yolu
YKS'ye sayılı günler kala sınav kaygısını yönetmenin 7 yolu
Üniversite hayaline ulaşmak isteyen öğrenciler için YKS'nin uzun ve yoğun bir emeğin son aşaması olduğunu hatırlatan Arda, adayların son günleri verimli ve sakin geçirebilmeleri için rehber niteliğinde yedi tavsiyede bulundu.

1-Yeni konulara değil, pekiştirmeye odaklanın

Sınava kısa süre kala eksik kalan tüm konuları yetiştirmeye çalışmak gereksiz bir baskı oluşturur. Bu dönemde yeni konular öğrenmek yerine mevcut bilgileri pekiştirmek çok daha faydalıdır.

Deneme sınavları çözün.

Yanlış yapılan soruları analiz edin.

Daha önce çalışılmış konuları tekrar ederek özgüveninizi artırın.

Günlük hedeflerinizi küçük ve ulaşılabilir tutarak başarı hissini destekleyin.

2-Düzenli uyku başarının anahtarı

Kaliteli uyku, öğrenilen bilgilerin hafızada kalıcı hale gelmesi için kritiktir ve günde ortalama 7-8 saat uyku gerekir. Biyolojik saatinizi sınav gününe göre düzenlemelisiniz. Son gece aniden erken yatmaya çalışmak yerine, son haftayı genel bir uyku rutini oluşturarak geçirmek çok daha sağlıklıdır.

3-Kendinizi başkalarıyla kıyaslamayın

Sosyal medya, sınav döneminde kaygıyı en çok körükleyen unsurlardan biridir. Herkesin öğrenme biçimi ve ilerleme hızı farklıdır. Başkalarının deneme sonuçları ya da çalışma programlarıyla sürekli karşılaştırma yapmak motivasyonunuzu düşürür. Bu süreçte olumsuz duygular oluşturan sosyal medya içeriklerinden ve kıyaslama ortamlarından uzak durmalısınız.

4-Nefes egzersizleri ve kısa molalar verin

Kaygının ilk belirtileri nefes alışverişinde hızlanma ve kas gerginliğidir. Gün içerisinde nefes ve gevşeme egzersizlerine zaman ayırmak bu durumu dengeler. Diyafram nefesi gibi basit teknikler vücudun sakinleşmesini sağlar. Ayrıca kısa yürüyüşler ve hafif esneme hareketleri, stres hormonlarını azaltarak zihinsel rahatlama sunar.

5-Beslenme alışkanlıklarınıza dikkat edin

Fiziksel sağlık, zihinsel performansı doğrudan etkiler. Özellikle son günlerde aşırı kafein tüketiminden (kahve ve enerji içecekleri) kaçınılmalıdır, çünkü bu içecekler çarpıntıyı artırarak kaygıyı tetikler. Bunun yerine dengeli ve düzenli öğünlerle beslenmek, kan şekerini dengede tutarak dikkat ve odaklanmayı destekler.

6-Olumsuz düşünceleri gerçekçi şekilde değerlendirin

Sınav yaklaştıkça "Bu sınav her şeyi belirleyecek" veya "Kesin başarısız olacağım" gibi yapıcı olmayan düşünceler gelişebilir. Bu gerçek dışı düşünceleri sorgulayın. Bugüne kadar gösterdiğiniz çabayı ve emeklerinizi kendinize hatırlatarak daha gerçekçi ve yapıcı yaklaşımlar geliştirmeniz kaygınızı azaltacaktır.

7-Sınav günü hazırlıklarını önceden tamamlayın

Belirsizlik kaygıyı besler. Sınav günüyle ilgili tüm hazırlıkların önceden yapılması öğrencinin kendisini güvende hissetmesini sağlar.

-Kimlik ve sınav giriş belgesini hazır bulundurun.

-Ulaşım planını netleştirin (Tüm bu detayları sınavdan bir gün önce tamamlayın).

-Sınav sabahını zihninizde canlandırarak süreci önceden planlayın.

"Bu sınav hayatınızın tamamını belirlemiyor"

Psikolog Yeliz Arda, son olarak öğrencilere şu mesajı verdi:

"Öğrencilerimizin yıllardır verdikleri emeğe güvenmelerini istiyorum. YKS önemli bir sınav olsa da kişinin değerini, yeteneklerini veya gelecekteki başarısını tek başına belirlemez. Son günlerde yalnızca ders çalışmaya değil, zihinsel ve duygusal olarak dinlenmeye de zaman ayırmanız büyük önem taşıyor. Kendinize güvenin, bugüne kadar gösterdiğiniz çabayı hatırlayın ve sınava sakin bir şekilde girin."

Ege Üniversitesi'nde 3 milyarlık kamu zararı

İzmir merkezli 6 ilde, Ege Üniversitesi (EÜ) Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü ve satın alma birimlerindeki ihalelerde usulsüzlük yaparak yaklaşık 3 milyar 100 milyon lira kamu zararına neden oldukları iddiasıyla gözaltına alınan 47 şüpheliden 41'i adliyeye sevk edildi.

12.06.2026 11:47:00
İhlas Haber Ajansı
Ege Üniversitesi'nde 3 milyarlık kamu zararı
Ege Üniversitesi'nde 3 milyarlık kamu zararı
İzmir merkezli 6 ilde, Ege Üniversitesi (EÜ) Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü ve satın alma birimlerindeki ihalelerde usulsüzlük yaparak yaklaşık 3 milyar 100 milyon lira kamu zararına neden oldukları iddiasıyla gözaltına alınan 47 şüpheliden 41'i adliyeye sevk edildi.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, EÜ Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü ve satın alma birimlerinde görev yapan kamu görevlileri ile çeşitli firma yetkililerine yönelik yolsuzluk soruşturması başlatıldı. Şüphelilerin, örgütlü şekilde hareket ederek kamu ihaleleri ile doğrudan temin süreçlerinde usulsüzlük yaptıkları, rekabet şartlarını ortadan kaldırarak belirli firmalara menfaat sağladıkları tespit edildi. Soruşturma kapsamında 47 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmesinin ardından ekipler, 9 Haziran'da İzmir merkezli 6 ilde eş zamanlı operasyon düğmesine bastı.

Eski Başhekim ve Genel Sekreter de gözaltında



Gerçekleştirilen operasyonlarda aralarında eski Ege Üniversitesi Hastanesi Başhekimi D.B. ve eski Ege Üniversitesi Hastanesi Genel Sekreteri M.A.'nın da bulunduğu 47 şüpheli kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda 2 adet ruhsatsız tabanca ele geçirilirken, incelenmek üzere çok sayıda dijital materyale el konuldu.

Sayıştay raporuna yansıyan 3.1 milyar TL'lik zarar

Yürütülen soruşturma kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmelerde; Sayıştay raporlarında da tespit edildiği üzere, kurum yöneticileri ile bazı şirket temsilcilerinin organize şekilde hareket ettiği ve gerçekleştirilen alım işlemleri nedeniyle yaklaşık 3 milyar 100 milyon Türk Lirası kamu zararının oluştuğu değerlendirildi.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüphelilerden 6'sı ifadelerinin ardından serbest bırakılırken, 41 şüpheli sabah saatlerinde geniş güvenlik önlemleri altında adliyeye sevk edildi. Şüphelilerin adliyedeki işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Aykut Çelik, Ankara Başsavcısı oldu

İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Aykut Çelik, Ankara Başsavcısı oldu

12.06.2026 11:26:00 / Güncelleme: 12.06.2026 11:32:06
Haber Merkezi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Aykut Çelik, Ankara Başsavcısı oldu
İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Aykut Çelik, Ankara Başsavcısı oldu
İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Aykut Çelik, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na atandı. Çelik, İBB Baikanı Ekrem İmamoğlu ile diğer CHP'li belediye başkanları hakkında başlatılan İBB soruşturması ve Aziz İhsan Aktaş soruşturmalarında da görev yapmıştı. Çelik, CHP lideri Özgür Özel hakkındaki iki dosyayı da fezleke düzenlenmek üzere Ankara'ya gönderen isimdi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Gökhan Karaköse, önceki gün Yargıtay üyeliğine seçilerek görevine veda etti.

Karaköse, "Başkentimizde Cumhuriyet Başsavcılığı görevini yaptığım süre boyunca şahsıma güvenini ve desteğini her zaman hissettiğim sayın Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı arz ediyorum" dedi ve Adalet Bakanı Akın Gürlek'e de teşekkür etti.

Akın Gürlek'in kendi kadrosunu kuracağı konuşuluyordu
Gürlek'in Adalet Bakanlığı'na getirilmesinin ardından yargı kulislerinde Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Gökhan Karaköse'nin Yargıtay üyeliğine seçileceği konuşuluyordu.

Karaköse'nin yerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Can Tuncay'ın ismi öne çıkıyordu. Ancak Can Tuncay, Adalet Bakan Yardımcısı olarak atanmıştı.

İstanbul'dan atama
Ancak bugün Hâkimler ve Savcılılar Kurulu (HSK) kararnamesiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na, İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Aykut Çelik atandı.

HSK Birinci Dairesi'nin Adli Yargı Kararnamesi kapsamında HSK Genel Sekreter Yardımcısı Ömer Örücü ise Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği görevine getirildi.

Ankara Cumhuriyet Savcısı olarak görev yapan ve Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nde vekaleten Genel Müdür Yardımcılığı görevini yürüten Ahmet Akdeniz de Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği'ne atandı.

CHP'de Gökhan Günaydın ve Ali Mahir Başarır'ın grup başkanvekillikleri düştü

CHP'de Gökhan Günaydın ve Ali Mahir Başarır'ın grup başkanvekillikleri düştü

12.06.2026 11:01:00 / Güncelleme: 12.06.2026 11:33:02
Haber Merkezi
CHP'de Gökhan Günaydın ve Ali Mahir Başarır'ın grup başkanvekillikleri düştü
CHP'de Gökhan Günaydın ve Ali Mahir Başarır'ın grup başkanvekillikleri düştü
Cumhuriyet Halk Partisi'nde hareketli günler yaşanmaya devam ediyor.

Partinin grup başkanvekilliğini yürüten Gökhan Günaydın ve Ali Mahir Başarır'ın grup başkanvekillikleri kaldırıldı.

TBMM'nin resmi sitesinde de görev tanımları düşürüldü. Böylece, CHP'nin Meclis Grup Başkanvekili olarak Murat Emir kalmış oldu.

Günaydın konuyla ilgili yaptığı ilk açıklamada, "Olmayan MYK'nın verdiği hukuksuz bir karardır. TBMM'nin buna uymasını üzüntüyle karşılamak lazım, biz gerekli duruşumuzu bozmadan devam ederiz" diye konuştu.

Küresel sıcaklık artışının 4 yıl içinde 1,5 derece eşiğini aşabileceği öngörülüyor

Dünyanın giderek hızlanan şekilde ısı biriktirdiğini ve sıcaklık artışının 2025'te sanayi öncesi dönem ortalamasına göre 1,37 dereceye ulaştığını tespit eden bilim insanları, bu seviyenin yaklaşık 4 yıl içinde 1,5 dereceyi aşabileceğini öngörüyor.

11.06.2026 15:45:00
AA
Küresel sıcaklık artışının 4 yıl içinde 1,5 derece eşiğini aşabileceği öngörülüyor
Küresel sıcaklık artışının 4 yıl içinde 1,5 derece eşiğini aşabileceği öngörülüyor
Dünya çapında 17 ülkedeki 56 kurumdan 70'in üzerinde bilim insanı tarafından hazırlanan ve Avrupa Komisyonu adına Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi (ECMWF) bünyesindeki Copernicus İklim Değişikliği Servisi (C3S) tarafından yürütülen Küresel İklim Değişikliği Göstergeleri raporunun temel bulguları Earth System Science Data dergisinde yayımlandı.

Rapora göre, tüm iklim sistemi hızla ısınmaya devam ediyor.

İnsan faaliyetlerinden kaynaklanan iklim değişikliği nedeniyle küresel sıcaklık artışı 2025'te sanayi öncesi dönem olan 1850-1900 yılları ortalamasının 1,37 derece üzerine çıktı. Geçen yılki ısınma hızı kayıtlardaki en yüksek seviye oldu.

Küresel sıcaklık artışı 2016-2025 döneminde ise 1,26 derece olarak ölçüldü.

Hızlanan ısınmada sera gazı emisyonlarındaki sert yükseliş etkili oluyor. Büyük ölçüde fosil yakıtların yakılmasından kaynaklanan sera gazı emisyonları 2024'te 56,8 milyar ton karbondioksit eş değeriyle tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı.

Rapordaki bulgular ayrıca 2025'in kayıtlardaki en sıcak üçüncü yıl olduğunu teyit etti.

Bilim insanları giderek hızlanan ısınma nedeniyle küresel sıcaklık artışının yaklaşık 4 yıl içinde 1,5 dereceyi aşabileceğini öngörüyor.

İklim değişikliğiyle mücadele kapsamında 2015'te imzalanan Paris Anlaşması kapsamında küresel sıcaklık artışının yüzyıl sonunda 1,5 dereceyle sınırlandırılması veya 2 derecenin altında tutulması hedefleniyor ancak bulgular bu eşiğin aşılma riskinin arttığını ortaya koyuyor.

Küresel sıcaklık artışını sınırlandırmak için ülkelerin 2030'a kadar karbonsuzlaşma çabalarını büyük ölçüde artırması gerekiyor.

Son 10 yıldaki ısınmanın neredeyse tamamı insan faaliyetlerinden kaynaklandı
ECMWF bünyesindeki C3S İklim Stratejik Lideri Samantha Burgess, rapora ilişkin değerlendirmesinde, son 10 yıldaki ısınmanın neredeyse tamamının insan faaliyetlerinden kaynaklandığını belirterek, "Bunun geçim kaynakları ve ekosistemler üzerindeki etkileri halihazırda dünyanın dört bir yanında hissediliyor ve sıcaklıklar yükselmeye devam ettikçe bu etkiler hızlanacak." ifadesini kullandı.

İngiltere Meteoroloji Ofisi (Met Office) Bilim Uzmanı Matt Palmer da dünyadaki sera gazı salımının her zamankinden daha yüksek olduğuna işaret ederek, "Bu da daha fazla ısının atmosferde hapsolmasına ve dünyanın enerji dengesinin giderek daha fazla bozulmasına yol açıyor." değerlendirmesinde bulundu.

Güney Kore Pusan Ulusal Üniversitesi İklim Bilimleri Araştırma Merkezi Profesörü June-Yi Lee, denizel sıcak hava dalgalarının giderek daha sık görüldüğünü dile getirdi.

Bu durumun okyanus yüzeyindeki süregelen ısınmayla tutarlı olduğunu kaydeden Lee, "Denizel sıcak hava dalgalarının yaşandığı gün sayısı, 1991 ve 2025 yılları arasında dünya genelinde üç katından fazla arttı. Bu olaylar deniz ekosistemlerine zarar verirken gıda üretimini, ekonomileri ve kıyı koruma sistemlerini de tehdit ediyor. Bu durum ayrıca okyanus-atmosfer karbon alışverişini, okyanusların asitlik ve oksijen seviyelerini bozuyor ve karalarda görülen aşırı hava olaylarını daha da şiddetlendirebiliyor." ifadelerini kullandı.

Hollanda Kraliyet Deniz Araştırmaları Enstitüsü Araştırma Lideri Aimee Slangen deniz seviyesindeki rekor artışa dikkati çekerek, şu bilgileri paylaştı:

"2025'te küresel deniz seviyesi, 1901'den beri toplam 23 santimetrelik yükselişle yeni bir rekora ulaştı. Bu yükseliş yılda yaklaşık 1,8 milimetrelik bir hızla gerçekleşiyor ve bu hız giderek artıyor. Bu küçük bir değişim gibi görünebilir, ancak bu düzeydeki bir yükseliş bile dünyanın birçok alçak kıyı bölgesinde kıyı taşkınlarını artırıyor, geçim kaynaklarına ve ekosistemlere zarar veriyor."

Merkez Bankası, politika faizini yüzde 37'de sabit bıraktı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37'de sabit tuttu

11.06.2026 14:43:00
AA
Merkez Bankası, politika faizini yüzde 37'de sabit bıraktı
Merkez Bankası, politika faizini yüzde 37'de sabit bıraktı
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37'de sabit tuttu.

TCMB'den faiz oranlarına ilişkin yapılan duyuruda, TCMB Başkanı Fatih Karahan başkanlığında toplanan Kurul'un, politika faizinin yüzde 37'de sabit kalmasına karar verdiği bildirildi.

Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranının yüzde 40'ta, gecelik vadede borçlanma faiz oranının da yüzde 35,5'te sabit tutulduğu bildirilen duyuruda, şu ifadelere yer verildi:

"Yılın ilk aylarındaki yükselişinin ardından enerji fiyatlarının da etkisiyle nisan ayında artan enflasyonun ana eğilimi, mayıs ayında bir miktar gerilemiştir. Jeopolitik gelişmeler eşliğindeki belirsizlikler neticesinde enerji fiyatlarında oynaklık ve yüksek seyir sürmektedir. İlk çeyreğe ait veriler iktisadi faaliyetin yavaşlamaya devam ettiğini gösterirken, öncü veriler iç talepteki zayıf seyrin sürdüğüne işaret etmektedir."

Duyuruda, jeopolitik gelişmelerin maliyet kanalı, iktisadi faaliyet ve beklenti kanalı üzerinden enflasyon görünümüne etkilerinin yakından takip edildiği belirtildi.

Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşunun talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendireceği vurgulanan duyuruda, Kurulun politika faizine ilişkin atılacak adımları, enflasyon gerçekleşmelerini, ana eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak ara hedeflerle uyumlu biçimde dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleyeceği kaydedildi.

Duyuruda, şu değerlendirmelere yer verildi:

"Para politikası kararları enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla alınmaktadır. Enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır. Kurul enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı duruşunu vurgulamıştır. Kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler olması halinde parasal aktarım mekanizması ilave makroihtiyati adımlarla desteklenecektir. Likidite koşulları yakından izlenmeye ve likidite yönetimi araçları etkili şekilde kullanılmaya devam edilecektir."

Kurulun politika kararlarını enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyeceği ve kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacağı belirtilen duyuruda, Para Politikası Kurulu Toplantı Özetinin beş iş günü içinde yayımlanacağı bildirildi.

12. kattan düşen çocuk hayati tehlikeyi atlattı

Adana'da apartmanın 12. katındaki pencereden düşmesi sonucu ağır yaralanan 14 yaşındaki çocuğun sağlık durumu iyiye gidiyor

 

11.06.2026 13:30:00
Anadolu Ajansı
12. kattan düşen çocuk hayati tehlikeyi atlattı
12. kattan düşen çocuk hayati tehlikeyi atlattı

Adana'nın merkez Yüreğir ilçesi Dadaloğlu Mahallesi'nde 4 Haziran'da Ecrin Karaca, apartmanın bahçesinde oynayan kardeşini kontrol etmek için 12. katın koridorundaki pencereden sarktığı sırada düştü.

Bina girişindeki metal sundurmaya çarpıp zemine düşmesi nedeniyle ağır yaralanan Karaca, evinin yakınındaki özel hastanede yapılan müdahalelerin ardından Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildi.

Hastanede ameliyat edilen kız çocuğu, hayati tehlikeyi atlattı.

Çocuğun, metal sundurmaya çarparak zemine düşmesi binanın güvenlik kamerasınca kaydedildi. Kayıtta, annenin aralarında olduğu bina sakinlerinin çocuğun başında toplanması da yer aldı.

"Kızım elini uzatarak 'Baba sizi bırakmayacağım' dedi"

Baba Hakan Harput Karaca, hastanede gazetecilere, olay sırasında apartmanın bahçesinde bulunan eşinin düşen kişinin kızları olduğunu fark edince şoke olduğunu söyledi.

Sağlık çalışanı komşularının kızının yardımına koştuğunu, sonrasında hastaneye gittiklerini dile getiren Karaca, "Hastanede polis kardeşlerimizden biri beni çağırdı. İşte umutlar o zaman yeşerdi. Bana kızımın bilincinin yerinde olduğunu ve konuştuğunu söylediler. Çok kısa görüntüsünü gösterdikten sonra mucizelerin devamı geldi çok şükür, elhamdülillah." dedi.

Karaca, kızını görme şansı bulduğunu belirterek, şöyle konuştu:

"Kızım sürekli 'Babamı istiyorum' demiş. Çok kısa süreliğine beni çağırdılar. Kızım elini uzatarak 'Baba sizi bırakmayacağım' dedi. Hayatımın çok farklı bir dönüm noktasıydı. Şu an çok şükür iyi. 12. kattan düşmesine rağmen herhangi bir solunum cihazına bağlanmadı, bilinç kaybı yaşamadı. Gece 4 saat süren ameliyat oldu. Çok şükür kısa süre sonra da doktorumuz çocuğumuzun kalkıp rahat şekilde yürüyebileceğini söyledi."

"12. kattan düşüp de böyle olanıyla ilk defa karşılaştım"

Ameliyatı gerçekleştiren ekipte yer alan Op. Dr. Mesut Uluöz de düşen çocuğun çarpmasıyla çöken metal sundurmanın "hava yastığı" görevi gördüğünü anlattı.

Ecrin'in vücudunda ciddi kırıklar olmasına rağmen hayatta kaldığını ve genel durumunun iyi olduğunu aktaran Uluöz, şunları kaydetti:

"Uyluk ve kaval kemiğinde, dirseğinde iki ayrı kemikte parçalı kırıkları var. Dün akşam itibarıyla iki ekip girdik ve başarılı şekilde ameliyatlarını tamamladık. Çocuk olduğu için yaralanması kötü ama inşallah biz muvaffak olacağımıza inanıyoruz. İyi bir rehabilitasyonla işi çözeceğiz inşallah. 12. kattan düşüp de böyle olanıyla ilk defa karşılaştım. Dünya literatüründe de tahmin ediyorum çok olan bir vaka değil. Çok büyük bir şans." 

İBB davasının 49. gününde savunma yapan Medya A.Ş. Halkla İlişkiler Müdürü Elif Güven: Yurt dışındayken kendi ayağıyla dönen ben, kaçma şüphesiyle tutuklandım

İBB'ye yönelik 'yolsuzluk' davasında aralarında tutuklanarak görevinden uzaklaştırılan CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 68 tutuklu ve çok sayıda tutuksuz sanık, ilk duruşmanın 49. gününde hâkim karşısına çıktı

11.06.2026 13:00:00
Haber Merkezi
İBB davasının 49. gününde savunma yapan Medya A.Ş. Halkla İlişkiler Müdürü Elif Güven: Yurt dışındayken kendi ayağıyla dönen ben, kaçma şüphesiyle tutuklandım
İBB davasının 49. gününde savunma yapan Medya A.Ş. Halkla İlişkiler Müdürü Elif Güven: Yurt dışındayken kendi ayağıyla dönen ben, kaçma şüphesiyle tutuklandım
İBB davası başladı. Dün iş insanı Nihat Sütlaş ve eski Kültür A.Ş. Satın Alma Müdürü Halil Burak Atalan savunmasını yapmıştı.

Duruşmada, "etkin pişmanlık" ifadesini geri çeken Medya A.Ş. Halkla İlişkiler Müdürü Elif Güven, savunması için söz aldı. Güven, "20 yıldır iş hayatımda profesyonel olarak çalışıyorum. Hiçbir suç işlemedim. Kariyerimi tırnaklarımla kazıyarak oluşturdum. Bugün karşınıza özgürlüğümden mahrum bırakılarak tutuklu sanık olarak çıkıyorum" dedi.

Güven, 19 Mart'ta yıllık izinde olduğunu ve İtalya'da bulunduğunu belirtti. Telefondan hakkında gözaltı kararı olduğunu öğrendiğini söyleyen Güven, "Annem haberi duyunca fenalaştı. Annemi sakinleştirdim, hemen sonra toparlandık ve beraber Türkiye'ye döndük. Havalimanında gözaltına alınmış oldum. Kaçma şüphesiyle tutuklandım. Soruyorum başkanım, yurt dışındayken kendi ayağıyla dönen ben, kaçma şüphesiyle tutuklandım" dedi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.