logo
08 KASIM 2026

Okyanus kıskacındaki mega kentler için geri sayım

Deniz tabanındaki devasa depremler, heyelanlar veya volkanik patlamalarla tetiklenen tsunamiler, tarih boyunca kıyı medeniyetlerinin kâbusu oldu

14.06.2026 11:33:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Okyanus kıskacındaki mega kentler için geri sayım
Okyanus kıskacındaki mega kentler için geri sayım
Deniz tabanındaki devasa depremler, heyelanlar veya volkanik patlamalarla tetiklenen tsunamiler, tarih boyunca kıyı medeniyetlerinin kâbusu oldu. Günümüzde ise plansız kentsel büyüme, nüfus patlaması ve iklim krizine bağlı deniz seviyesi yükselmeleri, metropolleri dev dalgalara karşı hiç olmadığı kadar kırılgan hale getiriyor.

Bilim insanları, okyanus kıyısındaki mega kentlerin yanı sıra kapalı deniz havzalarının da (Akdeniz ve Marmara gibi) küçümsenemeyecek bir risk barındırdığı konusunda uyarıyor.







1. Risk Haritasının Zirvesindeki Şehirler

Dünyada tsunami riskinin en yoğun olduğu bölge, sismik aktivitenin kalbi sayılan Pasifik Ateş Çemberi'dir. Ancak risk sadece burayla sınırlı değil. İşte küresel ölçekte en tehlikeli koridorda yer alan o şehirler:

Tokyo ve Sendai (Japonya): 2011 yılındaki Tōhoku depremi ve tsunamisini yaşayan Japonya, dünyanın en gelişmiş erken uyarı sistemlerine ve tsunami duvarlarına sahip. Buna rağmen, sismik boşluklar nedeniyle Tokyo Körfezi hâlâ büyük bir tehdit altında.

Cakarta (Endonezya): Hem tektonik olarak aktif bir bölgede bulunması hem de yeraltı sularının aşırı çekilmesi nedeniyle hızla denize doğru batması, Cakarta'yı dev dalgalara karşı savunmasız bırakıyor.







Lima (Peru): Güney Amerika'nın batı kıyısındaki bu mega kent, Nazca ve Güney Amerika levhalarının çarpışma sınırında yer alıyor. Tarihte yıkıcı tsunamiler yaşayan şehirde, modern yapı stokunun zayıflığı endişeleri artırıyor.

Los Angeles ve Seattle (ABD): San Andreas ve Cascadia dalma-batma zonları, ABD'nin batı kıyılarında her an 30 metreyi bulabilecek dalgalar üretme potansiyeline sahip.







2. Akdeniz ve Marmara Havzası Güvende Mi?

Tsunami denildiğinde akla ilk olarak Pasifik veya Hint Okyanusu gelse de, tarihsel veriler Akdeniz havzasının da risk altında olduğunu gösteriyor. UNESCO verilerine göre, önümüzdeki 30 yıl içinde Akdeniz'de 1 metreyi aşan bir tsunami yaşanma ihtimali %95'in üzerinde.

Türkiye genelinde ise özellikle Marmara Denizi'ne kıyısı olan İstanbul ve Kocaeli gibi sanayi ve nüfus merkezleri ile Ege ve Akdeniz kıyılarındaki turizm kentleri (İzmir, Muğla, Antalya) mercek altında. Marmara'da meydana gelecek büyük bir depremin, deniz tabanındaki heyelanları tetikleyerek 5 ila 10 dakika içinde kıyılara ulaşacak tsunamilere yol açabileceği modelleniyor.







Savunma Stratejileri: Şehirler Kendini Nasıl Koruyabilir?

Doğal afetleri durdurmak mümkün olmasa da, doğru mühendislik ve planlama ile can kayıpları sıfıra indirilebilir. Uzmanlar kıyı şehirleri için acil eylem planlarını şöyle sıralıyor:

Erken Uyarı ve Yapay Zekâ: Deniz tabanına yerleştirilen basınç sensörleri, dalga hareketini saniyeler içinde algılayarak kıyıdaki halka haber ulaştırabiliyor. Günümüzde yapay zekâ entegrasyonu ile dalganın hangi sokağa kadar ilerleyeceği dakikalar öncesinden tahmin edilebiliyor.







Kıyı İmarı ve Yeşil Altyapı: Tsunami riski yüksek alanların imara kapatılması, kritik altyapıların (hastaneler, enerji santralleri) iç kesimlere kurulması gerekiyor. Ayrıca kıyılara dikilen mangrov ormanları ve kıyı koruma duvarları, dalganın enerjisini kıran doğal bariyerler işlevi görüyor.

Dikey Tahliye Kuleleri: Yatay kaçış için zamanı olmayan yoğun nüfuslu düzlüklerde, dalga yüksekliğinin üzerinde inşa edilmiş betonarme "tsunami tahliye kuleleri" veya güvenli yüksek binalar hayat kurtarıyor.

Öfke toplumu olmamak için: Şiddet salgınına karşı acil eylem planı

Son dönemlerde ülkemizde kaygı verici bir hızla tırmanan şiddet sarmalı, tek bir nedene indirgenemeyecek kadar karmaşık, sosyo-ekonomik, psikolojik, kültürel ve hukuki dinamiklerin kesişiminden doğan yapısal bir krizdir

06.11.2026 14:15:00
Hasan Gündoğdu
 
Öfke toplumu olmamak için: Şiddet salgınına karşı acil eylem planı
Öfke toplumu olmamak için: Şiddet salgınına karşı acil eylem planı
Sokakta, okulda, trafikte ve dijital mecralarda karşımıza çıkan bu kontrolsüz öfke, esasen toplumsal bağların ve kurumsal güvenin zayıfladığının en somut göstergesidir.

Toplumda derinleşen şiddet eğiliminin temel nedenleri ve bu kördüğümü çözecek bütüncül stratejiler şu şekildedir:






Şiddet eğiliminin temel nedenleri

Ekonomik Bunalım ve Gelecek Kaygısı: Enflasyon, geçim sıkıntısı ve gelir adaletsizliği bireyler üzerindeki kronik stres yükünü artırmaktadır. Ekonomik daralma, temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan insanlarda çaresizlik hissi yaratmakta, bu his ise tolerans eşiğini düşürerek en ufak bir kıvılcımda öfke patlamalarına yol açmaktadır.

Hukuki Cezasızlık Algısı ve Adalet Duygusunun Aşınması: Toplumda suç işleyenin hak ettiği cezayı almayacağına dair oluşan "cezasızlık algısı" en büyük tetikleyicilerden biridir. İnfaz yasalarındaki boşluklar, denetimli serbestlik uygulamalarının suistimali ve yargı süreçlerine duyulan güvenin zayıflaması, potansiyel suçluları cesaretlendirirken mağdurları savunmasız bırakmaktadır.

Dijital Deformasyon ve Şiddetin Normalleşmesi: Sosyal medya algoritmalarının linç kültürünü, nefreti ve agresif söylemleri öne çıkarması toplumsal empatiyi köreltmektedir. Özellikle kontrolsüz dijital oyunlar, mafya ve suç temalı popüler diziler, şiddeti bir "güç ve saygınlık kazanma aracı" olarak sunarak genç zihinlerde normalleştirmektedir.






Toplumsal Kutuplaşma ve Empati Kaybı: Siyasi, kültürel ve sosyo-ekonomik eksenlerde yaşanan keskin kutuplaşma, "biz ve onlar" ayrımını derinleştirmektedir. Kendisinden olmayanı düşmanlaştıran bu dil, diyalog zeminini yok etmekte ve farklılıklara karşı tahammülsüzlüğü körüklemektedir.

Ruh Sağlığı Hizmetlerine Erişimsizlik: Yaşanan kolektif travmalar, stres ve gelecek kaygısı toplumsal ruh sağlığını bozmuştur. Buna karşın, nitelikli psikolojik destek ve psikiyatri hizmetlerine erişimin kısıtlı veya maliyetli olması, bireylerin öfke ve dürtü kontrol sorunlarıyla tek başlarına kalmalarına neden olmaktadır.






Yapısal ve bütüncül çözüm önerileri

Şiddeti azaltmak dönemsel operasyonlarla değil, devletin tüm kurumlarının ve sivil toplumun ortak iradesiyle hayata geçirilecek köklü reformlarla mümkündür.

Hukuki ve Cezai Reformlar (Caydırıcılık)

İnfaz Sisteminin Yeniden Yapılandırılması: Kamu düzenini bozan, kadına, çocuğa ve canlılara yönelik şiddet suçlarında "yatarı olmayan" cezalar tamamen kaldırılmalıdır. Suçluların denetimli serbestlik veya af benzeri düzenlemelerle kısa sürede sokağa dönmesi engellenmelidir.

Bireysel Silahlanmaya Sıkı Denetim: İnternet üzerinden ruhsatsız silah, pompalı tüfek ve kesici alet satışına yönelik cezai yaptırımlar en üst seviyeye çıkarılmalıdır. Bireysel silah edinme şartları ağırlaştırılmalıdır.






Eğitim ve Dijital Alanın Regülasyonu (Önleyicilik)

Okullarda Öfke Kontrolü ve Medya Okuryazarlığı: Müfredata erken yaşlardan itibaren empati, akran zorbalığı ile mücadele, öfke yönetimi ve toplumsal cinsiyet eşitliği dersleri entegre edilmelidir.

Medya İçeriklerinin Sıkı Denetimi: Geleneksel televizyon dizilerinde ve dijital platformlarda suç örgütlerini, mafyatik ilişkileri ve kadına yönelik şiddeti estetize eden yapımlara yönelik yaptırımlar ekonomik cezaların ötesine geçmeli, lisans iptallerine kadar uzanmalıdır.






Sosyal Destek ve Sağlık Politikaları (Rehabilitasyon)

Ücretsiz Ruh Sağlığı Merkezleri: Her mahallede veya aile sağlığı merkezlerinde halkın ücretsiz yararlanabileceği Toplum Ruh Sağlığı Merkezleri (TRSM) yaygınlaştırılmalıdır. Psikolojik destek almak bir lüks olmaktan çıkarılmalıdır.

Suçluların Rehabilitasyonu: Cezaevleri sadece tecrit alanları değil, mahkumların öfke kontrolü ve psikolojik rehabilitasyondan geçerek topluma kazandırıldığı merkezler haline getirilmelidir. Rehabilitasyon sürecini tamamlamayanların tahliyesi zorlaştırılmalıdır.

Her şeyden önemlisi, ülkemizde doğru ekonomi politikalarıyla gelir adaletsizliği çözüme kavuşmalı, insanların ekonomik, siyasi, hukuki, toplumsal her sahada yeniden güven duygusunu kazanabilmesi sağlanmalıdır.

Sivas'ta kaybolan Büşra bebekten 2 aydır haber alınamıyor

Sivas'ın Divriği ilçesi kırsalında 57 gün önce kaybolan 11 aylık Büşra bebekle ilgili, devam eden geniş çaplı arama çalışmalarına rağmen hiçbir ize rastlanılamadı

06.11.2026 12:32:00
İHA
 
Sivas'ta kaybolan Büşra bebekten 2 aydır haber alınamıyor
Sivas'ta kaybolan Büşra bebekten 2 aydır haber alınamıyor
Sivas'ta 10 Eylül 2026'da Divriği ilçesine bağlı Göndüren köyü kırsalında hayvancılık yapan E.B.'nin (25) 11 aylık bebeğinin kaybolduğu ihbarı üzerine arama çalışmaları başlamıştı. Bebeğin bulunması için AFAD, Jandarma ve diğer ekipler tarafından kırsalda geniş çaplı arama çalışması başlatıldı. Çalışmalar sürerken, soruşturmayı yürüten Divriği Cumhuriyet Savcılığı verilen şüpheli ifadeler üzerine anne E.B(27) ve baba Y.B(41)'nin de aralarında bulunduğu 6 kişi tutuklanarak cezaevine konuldu.






Değişen ifadeler işi çıkmaza soktu

Aile bireyleri kolluk kuvvetlerine verdikleri ilk ifadede bebeğin yabani hayvanlar tarafından kaçırılmış olabileceği yönünde oldu. Anne E.B. daha sonra ifadesini değiştirip bebeği baba Y.B'nin öldürdüğünü iddia etti. Anne cezaevinde yine babayı suçlayarak babanın bebeği sattığını iddia etti. İddia üzerine Diyarbakır'da bebeği satın aldığı düşünülen M.K' gözaltına alınarak alınan ifadesinin ardından suçsuz olduğu düşünülüp serbest bırakıldı.

Adli Tıp Raporu bekleniyor

Arama çalışmalının ilk gününde Büşra ve ailesinin ikamet ettiği çadırdan yaklaşık 3 km uzaklıkta Büşra'ya ait olduğu değerlendirilen t-shirt, zıbın ve alt bebek bezi bulunmuştu. Buluntuların Büşra'ya ait olup olmadığının anlaşılması, üzerinde kan veya soruşturmaya etki edecek farklı bir bulgu yer alıp almadığının incelenmesi için adli tıp kurumuna gönderildi. Soruşturmadaki şüphelerin netleşmesi için adli tıp kurumundan gelecek sonuçlar bekleniyor.








Arama çalışmaları sürüyor

Adli Tıp Kurumu'ndan bebeğe ait kıyafetlerle ilgili sonuç beklenirken AFAD ve Jandarma ekipleri, 57. Gününde kırsaldaki arama çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdürüyor, Köpek ve dron da kullanılarak yapılan arama çalışmalarında aradan yaklaşık 2 ay geçmesine rağmen herhangi bir ize rastlanılamadı.

İstanbul'da karaya oturan gemideki 13 personel kurtarıldı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İstanbul Boğazı'nın kuzey çıkışında makine arızası nedeniyle karaya oturan Saint Kitts ve Nevis bayraklı BYB OTHELLO isimli genel kargo gemisindeki 13 personelin Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü (KEGM) ekipleri tarafından emniyetli şekilde tahliye edildiğini açıkladı

06.11.2026 11:56:00
İHA
 
İstanbul'da karaya oturan gemideki 13 personel kurtarıldı
İstanbul'da karaya oturan gemideki 13 personel kurtarıldı
Bakan Uraloğlu, Kocaeli'den Ukrayna'nın İzmail Limanı'na seyir halindeyken makine arızası yaşayan 97 metre uzunluğundaki gemiden ilk ihbarın saat 02.41'de alındığını belirtti. Uraloğlu, "İstanbul Boğazı'nın kuzey çıkışında makine arızası nedeniyle karaya oturan BYB OTHELLO isimli gemide bulunan 13 gemi personelini Kıyı Emniyeti ekiplerimizin müdahalesiyle emniyetli şekilde tahliye ettik" dedi.






Olumsuz hava şartlarına rağmen tahliye tamamlandı

İhbarın ardından KURTARMA-6 ve KURTARMA-11 römorkörleri ile BAYRAK-1 botunun bölgeye sevk edildiğini bildiren Uraloğlu, olumsuz hava şartlarının denizden müdahaleyi güçleştirdiğini ifade etti. Geminin saat 03.56'da karaya oturduğunu belirten Uraloğlu, gemi kaptanının tahliye talebi üzerine kara tahlisiye ekiplerinin çalışma başlattığını kaydetti. Uraloğlu, "Olumsuz hava şartlarına rağmen kara tahlisiye ekiplerimizin kurduğu geleneksel varagele sistemiyle gemideki tüm personelin tahliyesini tamamladık" ifadelerini kullandı.
Varagele sisteminin saat 06.12'de kurulduğunu ve ilk personelin saat 06.28'de tahliye edildiğini belirten Uraloğlu, 13 personelin tamamının saat 06.55 itibarıyla emniyetli şekilde kurtarıldığını kaydetti.








Personelin sağlık durumunda olumsuzluk yok

Tahliye edilen personelin sağlık durumuna ilişkin de bilgi veren Uraloğlu, "Tahliye edilen 13 personelin sağlık durumunda herhangi bir olumsuzluk bulunmuyor. İlk gözlemlerde denizde gözle görülür bir kirliliğe rastlanmadı" açıklamasında bulundu.






Apartman dairesi alev alev yandı

Bursa'nın İnegöl ilçesinde 4 katlı apartmanın son katında çıkan yangın korku dolu anlara neden oldu. Alevlerin sardığı daire kullanılamaz hale gelirken, dumandan etkilenen anne ve 2 çocuğu hastaneye kaldırıldı

06.11.2026 11:54:00
İHA
 
Apartman dairesi alev alev yandı
Apartman dairesi alev alev yandı
Yangın, saat 09.30 sıralarında Hamidiye Mahallesi Kurtuluş Sokak üzerinde bulunan 4 katlı binanın 4'üncü katındaki dairede meydana geldi.






Edinilen bilgilere göre, dairede henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Alevleri ve dumanları gören vatandaşlar durumu İnegöl İtfaiyesine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi.








Olay yerine gelen ekipler, alevlere müdahale ederek yangını yaklaşık 1 saatlik çalışma sonucu kontrol altına alıp söndürdü. Yangın sonucunda daire kullanılamaz hale geldi.

Yangın sırasında dumandan etkilenen anne İsra A. (28) ile çocukları Muhammed E. (5) ve Reyyan E. (4), olay yerine sevk edilen ambulanslarla İnegöl Devlet Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı.








Polis ekipleri yangının çıkış nedenine ilişkin inceleme başlattı.

Karaman'da yolcu minibüsü ile cip çarpıştı: 4 yaralı

Karaman'da yolcu minibüsü ile cipin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında 4 kişi yaralandı

05.11.2026 11:45:00
İHA
 
Karaman'da yolcu minibüsü ile cip çarpıştı: 4 yaralı
Karaman'da yolcu minibüsü ile cip çarpıştı: 4 yaralı
Kaza, Tabduk Emre Mahallesi Şehit Hakan Yılmaz Caddesi üzerinde bulunan üst geçidin altındaki kavşakta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, A.F. idaresindeki 70 M 0205 plakalı yolcu minibüsü ile A.G. yönetimindeki 70 ABP 578 plakalı cip kavşakta çarpıştı.






Çarpışmanın şiddetiyle kontrolden çıkan minibüs savrularak kaldırıma çıktı. Kazada minibüs sürücüsü A.F. ile minibüste bulunan 2 yolcu ve cipteki 1 kişi olmak üzere toplam 4 kişi yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. 






Yaralılar, ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Kazayla ilgili tahkikat başlatıldı.






Sakarya'da işçilerin kaldığı konteynerde yangın: 12 yaralı

Sakarya'nın Adapazarı ilçesinde işçilerin konakladığı 64 yataklı konteynerde çıkan yangında yaralanan 12 kişiden 3'ünün durumunun ağır olduğu öğrenildi

04.11.2026 13:59:00
İHA
 
Sakarya'da işçilerin kaldığı konteynerde yangın: 12 yaralı
Sakarya'da işçilerin kaldığı konteynerde yangın: 12 yaralı
Adapazarı ilçesi Korucuk Mahallesi'ndeki inşaat alanında dün akşam saat 19.27 sıralarında meydana gelen olayda, işçilerin konakladığı konteynerlerde henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıkmış, Sakarya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye ekiplerinin 9 araç ve 21 personelle müdahale ettiği alevler kısa sürede söndürülmüştü.






64 yataklı konteynerin küle döndüğü yangının ardından yaralı sayısı da netleşti. Edinilen bilgilere göre, çıkan yangında 9'u hafif, 3'ü ağır olmak üzere toplam 12 kişi yaralandı. Olay yerinde sağlık ekiplerince ilk müdahaleleri yapılan yaralılar, ambulanslarla 






kaldırıldıkları hastanelerde tedavi altına alındı. Yaralıların tedavilerinin devam ediyor. Olayla ilgili başlatılan inceleme sürüyor.

Beşiktaş'ta binanın istinat duvarı çöktü: Mahsur kalan çifti itfaiye kurtardı

Beşiktaş Etiler'de bir inşaat alanının yanındaki binanın giriş kısmındaki istinat duvarı çöktü. 4 katlı binanın girişindeki merdivenler de çökerken, içerde mahsur kalan çifti itfaiye ekipleri kurtardı

04.11.2026 12:42:00
İHA
 
Beşiktaş'ta binanın istinat duvarı çöktü: Mahsur kalan çifti itfaiye kurtardı
Beşiktaş'ta binanın istinat duvarı çöktü: Mahsur kalan çifti itfaiye kurtardı
Olay, Beşiktaş ilçesi Etiler semtinde saat 10.40 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, inşaat alanının bitişiğinde bulunan binanın giriş kısmındaki istinat duvarı henüz bilinmeyen bir nedenle çöktü.






Duvar inşaat alanına doğru çökerken, binanın merdivenleri de kullanılamaz hale geldi. Bölgede büyük panik yaşanırken; ihbar üzerine olay yerine itfaiye, polis, sağlık ve belediye ekipleri sevk edildi. 






Olayda ölen ya da yaralananın olmadığı bildirildi. 4 katlı binanın giriş merdivenleri de çökünce bina içerisinde bulunan iki kişiyi itfaiye ekipleri tahliye etti. Belediye ekiperi, binada çalışma başlattı.








"Yan apartman yıkıldı sandık"

Bina içerisinde bulunan ve itfaiye tarafından çıkarılan Emre Kunt, "Binada bodrum katta oturuyorum. Saat 10.45'te binadan çıkacaktık. Merdivendeydik. Büyük bir yıkım sesi geldi. Biz yan apartman yıkıldı sandık. Bulunduğumuz yer yıkılmadığı için öyle düşündük. Çıktık ki kapının önü yıkılmış. Binada mahsur kaldık. Eşimle ikimizi itfaiye çıkardı. Binada başka kimse yoktu. Allah'tan bina çökmedi. Hasar tespiti yapılıyor" dedi.






Antalya'da denizde bir kişinin cansız bedeni bulundu

Antalya'da balık tutan vatandaşların fark etmesi üzerine denizde 30'lu yaşlarda bir erkeğe ait cansız beden bulundu

03.11.2026 13:16:00
İHA
 
Antalya'da denizde bir kişinin cansız bedeni bulundu
Antalya'da denizde bir kişinin cansız bedeni bulundu
Olay, sabah 09.30 sıralarında Muratpaşa ilçesi Güzeloba Mahallesi Lara Caddesi'nde bulunan Düden Şelalesi'nin denize döküldüğü noktada meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bölgede balık tutan vatandaşlar deniz yüzeyinde üzerinde kıyafetleri bulunan bir şahsın hareketsiz şekilde durduğunu fark etti.






Durumun 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirilmesi üzerine adrese Antalya Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü'ne bağlı bot sevk edildi. İhbar üzerine bölgeye ulaşan deniz polisi suda hareketsiz şekilde yatan şahsın bota alarak Kaleiçi Yatlimanı'na getirdi.








Üzerinden kimlik çıkmadı

Burada sağlık ekiplerinin yaptığı kontrollerde kimliği belirsiz şahsın hayatını kaybettiği belirlendi. Üzerinden kimlik çıkmayan 30'lu yaşlarındaki şahsın kimliğinin tespit edilmesi için Olay Yeri İnceleme ekipleri parmak izi aldı. 






Falezlerden düşerek hayatını kaybettiği değerlendirilen şahsın cenazesi Olay Yeri İnceleme ekibinin çalışmasının ardından kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.






Esenyurt'ta yağmur sonrası yol çöktü: Ticari taksi çukura düştü

İstanbul Esenyurt'ta aniden bastıran yağışın ardından yolda çökme meydana gelirken, bir ticari taksi oluşan dev çukura düştü

03.11.2026 00:04:00 / Güncelleme: 03.11.2026 00:09:23
İHA
 
Esenyurt'ta yağmur sonrası yol çöktü: Ticari taksi çukura düştü
Esenyurt'ta yağmur sonrası yol çöktü: Ticari taksi çukura düştü
Olay, Esenyurt Bağlarçeşme Mahallesi Ahmet Arif Caddesi üzerinde meydana geldi. Aniden bastıran yağmurun ardından yol çöktü. O sırada caddedeki çukuru fark edemeyen ticari taksi sürücüsü, aracıyla çukura düştü.






İhbar üzerine bölgeye polis, zabıta ve belediye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri ve çevredeki vatandaşların yardımıyla çukurdan çıkarılan araçta hasar meydana geldi. Olayda yaralanan olmadığı öğrenildi.








Yağışın devam etmesiyle birlikte yoldaki çukurun giderek genişlediği görüldü. Ekipler, açılan çukurun çevresine güvenlik şeridi çekerek önlem aldı. Cadde üzerinde trafik akışı kontrollü şekilde sağlanırken, bölgede ekiplerin çalışmaları sürdü.






Sivas'ta kaybolan Büşra bebek 53 gündür aranıyor

Sivas'ta kaybolan 11 aylık Büşra bebeğin arama çalışmaları jandarma ve AFAD ekiplerince sürdürülürken aradan geçen 53 güne rağmen hiçbir ize rastlanılamadı

02.11.2026 13:05:00
İHA
 
Sivas'ta kaybolan Büşra bebek 53 gündür aranıyor
Sivas'ta kaybolan Büşra bebek 53 gündür aranıyor
Sivas'ta 10 Ekim 2026'da Divriği ilçesine bağlı Göndüren köyü kırsalında hayvancılık yapan E.B.'nin (25) 11 aylık bebeğinin kaybolduğu ihbarı üzerine ekipler harekete geçmişti.






Olayla ilgili başlatılan soruşturma genişletilerek aile bireyleri gözaltına alınmış, verdikleri çelişkili ifadeler sonrası anne ve baba dahil toplam 6 kişi tutuklanmıştı. İhbarın ardından harekete geçen İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü ile jandarma timleri, arazide Büşra bebeğe dair iz arama çalışmalarına başlamıştı.








Köyün çevresinde AFAD, UMKE, Jandarma ve diğer ekipler tarafından iz takip köpeği ve dron ile birlikte aralıksız sürdürülen çalışmalar, aradan geçen 53 güne rağmen sonuç vermedi. 






Kayıp Büşra bebeğe canlı veya ölü ulaşamayan ekipler çalışmalarını sürdürürken konuyla ilgili soruşturma sürüyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.