logo
09 KASIM 2026

Okyanus kıskacındaki mega kentler için geri sayım

Deniz tabanındaki devasa depremler, heyelanlar veya volkanik patlamalarla tetiklenen tsunamiler, tarih boyunca kıyı medeniyetlerinin kâbusu oldu

14.06.2026 11:33:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Okyanus kıskacındaki mega kentler için geri sayım
Okyanus kıskacındaki mega kentler için geri sayım
Deniz tabanındaki devasa depremler, heyelanlar veya volkanik patlamalarla tetiklenen tsunamiler, tarih boyunca kıyı medeniyetlerinin kâbusu oldu. Günümüzde ise plansız kentsel büyüme, nüfus patlaması ve iklim krizine bağlı deniz seviyesi yükselmeleri, metropolleri dev dalgalara karşı hiç olmadığı kadar kırılgan hale getiriyor.

Bilim insanları, okyanus kıyısındaki mega kentlerin yanı sıra kapalı deniz havzalarının da (Akdeniz ve Marmara gibi) küçümsenemeyecek bir risk barındırdığı konusunda uyarıyor.







1. Risk Haritasının Zirvesindeki Şehirler

Dünyada tsunami riskinin en yoğun olduğu bölge, sismik aktivitenin kalbi sayılan Pasifik Ateş Çemberi'dir. Ancak risk sadece burayla sınırlı değil. İşte küresel ölçekte en tehlikeli koridorda yer alan o şehirler:

Tokyo ve Sendai (Japonya): 2011 yılındaki Tōhoku depremi ve tsunamisini yaşayan Japonya, dünyanın en gelişmiş erken uyarı sistemlerine ve tsunami duvarlarına sahip. Buna rağmen, sismik boşluklar nedeniyle Tokyo Körfezi hâlâ büyük bir tehdit altında.

Cakarta (Endonezya): Hem tektonik olarak aktif bir bölgede bulunması hem de yeraltı sularının aşırı çekilmesi nedeniyle hızla denize doğru batması, Cakarta'yı dev dalgalara karşı savunmasız bırakıyor.







Lima (Peru): Güney Amerika'nın batı kıyısındaki bu mega kent, Nazca ve Güney Amerika levhalarının çarpışma sınırında yer alıyor. Tarihte yıkıcı tsunamiler yaşayan şehirde, modern yapı stokunun zayıflığı endişeleri artırıyor.

Los Angeles ve Seattle (ABD): San Andreas ve Cascadia dalma-batma zonları, ABD'nin batı kıyılarında her an 30 metreyi bulabilecek dalgalar üretme potansiyeline sahip.







2. Akdeniz ve Marmara Havzası Güvende Mi?

Tsunami denildiğinde akla ilk olarak Pasifik veya Hint Okyanusu gelse de, tarihsel veriler Akdeniz havzasının da risk altında olduğunu gösteriyor. UNESCO verilerine göre, önümüzdeki 30 yıl içinde Akdeniz'de 1 metreyi aşan bir tsunami yaşanma ihtimali %95'in üzerinde.

Türkiye genelinde ise özellikle Marmara Denizi'ne kıyısı olan İstanbul ve Kocaeli gibi sanayi ve nüfus merkezleri ile Ege ve Akdeniz kıyılarındaki turizm kentleri (İzmir, Muğla, Antalya) mercek altında. Marmara'da meydana gelecek büyük bir depremin, deniz tabanındaki heyelanları tetikleyerek 5 ila 10 dakika içinde kıyılara ulaşacak tsunamilere yol açabileceği modelleniyor.







Savunma Stratejileri: Şehirler Kendini Nasıl Koruyabilir?

Doğal afetleri durdurmak mümkün olmasa da, doğru mühendislik ve planlama ile can kayıpları sıfıra indirilebilir. Uzmanlar kıyı şehirleri için acil eylem planlarını şöyle sıralıyor:

Erken Uyarı ve Yapay Zekâ: Deniz tabanına yerleştirilen basınç sensörleri, dalga hareketini saniyeler içinde algılayarak kıyıdaki halka haber ulaştırabiliyor. Günümüzde yapay zekâ entegrasyonu ile dalganın hangi sokağa kadar ilerleyeceği dakikalar öncesinden tahmin edilebiliyor.







Kıyı İmarı ve Yeşil Altyapı: Tsunami riski yüksek alanların imara kapatılması, kritik altyapıların (hastaneler, enerji santralleri) iç kesimlere kurulması gerekiyor. Ayrıca kıyılara dikilen mangrov ormanları ve kıyı koruma duvarları, dalganın enerjisini kıran doğal bariyerler işlevi görüyor.

Dikey Tahliye Kuleleri: Yatay kaçış için zamanı olmayan yoğun nüfuslu düzlüklerde, dalga yüksekliğinin üzerinde inşa edilmiş betonarme "tsunami tahliye kuleleri" veya güvenli yüksek binalar hayat kurtarıyor.

Haince öldürülen 2'si öğretmen 8 kişi toprağa verildi

Afyonkarahisar'da dün silahlı saldırı sonucu öldürülen 8 kişi bugün gözyaşları arasında toprağa verildi. Hayatını kaybedenlerden ikisi öğretmendi. 2 yaşında çocuk annesi olan öğretmen Hilal Mete Afyonkarahisar'da, diğer öğretmen Ayşe Sena Demir Antalya'da son yolculuklarına uğurlandı

06.11.2026 16:10:00
AA
 
Haince öldürülen 2'si öğretmen 8 kişi toprağa verildi
Haince öldürülen 2'si öğretmen 8 kişi toprağa verildi
Afyonkarahisar'da silahlı saldırıda yaşamını yitiren Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Hilal Mete, son yolculuğuna uğurlandı.

İhsaniye ilçesine bağlı Yukarıtandır köyündeki ortaokulda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi  Öğretmeni olarak görev yapan Hilal Mete'nin Türk bayrağına sarılı cenazesi, Afyonkarahisar Devlet Hastanesi morgundan alınarak kent merkezindeki Paşa Camisi'ne getirildi.

Tabutun yanına gelen Hilal Mete'nin eşi ve yakınları, gözyaşı döktü. Aile üyeleri, burada taziyeleri kabul etti.

Mete'nin cenazesi, öğle namazının ardından kılınan cenaze namazını müteakip, Afyonkarahisar Bayraktepe Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Cenaze törenine, Mete'nin yakınları, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci, Vali Naci Aktaş, Belediye Başkanı Burcu Köksal, İl Milli Eğitim Müdürü İsmail Altınkaynak, Afyonkarahisar Milletvekili Mehmet Taytak, kurum müdürleri ve vatandaşlar katıldı.

Öte yandan Yukarıtandır Köyü Ortaokulu'nda bugün eğitime ara verildiği öğrenildi.

Hilal Mete'nin kuzeni Veysel Erbay, Hilal Mete'nin 2 yaşında çocuğunun olduğunu söyledi.

Erbay, katil zanlısının en ağır cezayla cezalandırılmasını istediklerini belirterek "Başka bir isteğimiz yok, devlet zaten yapması gereken her şeyi yapıyor" dedi.






Öğretmen Demir'in cenazesi Antalya'da toprağa verildi

Afyonkarahisar'da düzenlenen silahlı saldırıda hayatını kaybeden 8 kişiden biri olan öğretmen Ayşe Sena Demir'in cenazesi ise Antalya'da toprağa verildi.

Saldırıda yaşamını yitiren öğretmen Demir'in Türk bayrağına sarılı cenazesi Antalya'ya getirildi.

Demir için Muratpaşa Camisi'nde cuma namazının ardından cenaze töreni düzenlendi.

Törene, Antalya Valisi Hulusi Şahin, İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Yasin Eriş, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Hüseyin Bekmez, öğretmenin babası Ahmet ve annesi Hayrünisa Demir, öğretmenler, yakınları ve vatandaşlar katıldı.

İl Müftüsü Aydın Yığman, törende yaptığı konuşmada, insanlığını, İslam'ını ve ahlakını kaybetmiş bir kişinin yaptığı zulme şahit olduklarını belirterek, hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet diledi.

Cenaze namazının kılınmasının ve helallik alınmasının ardından Demir'in cenazesi, Aksu ilçesindeki Kurşunluğu Mezarlığı'nda defnedildi.






3 kişinin cenazesi Kırşehir'de defnedildi

Aynı saldırıda öldürülen 3 kişinin cenazesi de Kırşehir'de toprağa verildi.

Ahmet Uzel (57), Noman Toprak (56) ve Bekir Toprak'ın (50) cenazeleri, Afyonkarahisar'daki otopsi işlemlerinin ardından öğle saatlerinde Kırşehir'e getirildi.

Cenazeler için Medrese Mahallesi'ndeki Kümbetaltı Camisi'nde tören düzenlendi.

Burada öğle vakti kılınan cenaze namazının ardından 3 kişinin naaşı, Kümbetaltı Mezarlığı'nda defnedildi.

Cenaze törenine, Toprak ve Uzel ailelerinin yakınları ile çok sayıda vatandaş katıldı.

Kentte esnaf olan Uzel ve Toprak ailelerinin 20 yılı aşkın süredir biçerdöver alım satımı yaptıkları öğrenildi.

Yabanlılar Köyleri Derneği Başkanı İdris Durmuş, gazetecilere yaptığı açıklamada, menfur bir saldırıda iki aileden 3 kişiyi kaybettiklerini söyledi.

Allah'tan rahmet dileyen Durmuş, "Kendileri şehrimizde tanınan, toplumda sevilen, ticaretle uğraşan insanlardı. Maalesef saldırıya kurban gittiler" dedi.






Hayatını kaybeden çiftin cenazesi de defnedildi

Afyonkarahisar'daki silahlı saldırıda hayatını kaybeden çift de son yolculuğuna uğurlandı.

Saldırıda yaşamını yitiren Seydi Ahmet Aydoğmuş (73) ve eşi Satı Aydoğmuş'un (69) cenazeleri, yakınları tarafından hastane morgundan alındı.

İhsaniye ilçesine bağlı Kıyır köyünde cuma vakti kılınan cenaze namazının ardından çiftin naaşı, köy mezarlığında toprağa verildi.

Cenazeye çiftin yakınları ile Kaymakam Koray Yanıktepe, Afyonkarahisar Vali Yardımcısı Lütfullah Göktaş ve vatandaşlar katıldı.






İsmail Şen de son yolculuğuna uğurlandı

Aynı silahlı saldırıda hayatını kaybeden İsmail Şen de son yolculuğuna uğurlandı.

İhsaniye ilçesinde yaşamını yitirenlerden İsmail Şen'in cenazesi, yakınları tarafından hastane morgundan alındı.

Cenaze aracıyla İscehisar ilçesi Olukpınar köyüne getirilen Şen'in cenazesi, Cuma namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından köy mezarlığında toprağa verildi.

Cenaze törenine Şen'in yakınlarının yanı sıra İscehisar Kaymakamı Enis Akdağoğlu ve Afyonkarahisar Vali Yardımcısı Celil Ateşoğlu ve çok sayıda vatandaş katıldı.






Olay

Afyonkarahisar'da dün düzenlenen silahlı saldırıda 8 kişinin hayatını kaybetmesi ve 1 kişinin yaralanması üzerine, 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarda bulunulmasıyla bölgeye jandarma ekipleri sevk edilmişti.

Ayazini köyü mevkisinde 3 kişinin, Kıyır köyü mevkisinde de 3 kişinin silahla öldürüldüğü belirlenmişti.

Yukarıtandır köyünde ise yaralı bulunan 2 kadın, kaldırıldıkları hastanede hayatını kaybetmişti.

Yaralı bulunan başka bir kişi de tedavi altına alınmıştı.

Olayda hayatını kaybedenlerin Ahmet Uzel (57), Bekir Toprak (50), Noman Toprak (56), Seydi Ahmet Aydoğmuş (73), Satı Aydoğmuş (68), İsmail Şen (61), Hilal Mete (31) ve Ayşe Sena Demir (46) olduğu öğrenilmişti.

Eskişehir'e kaçan şüpheli, Seyitgazi ilçesi kırsal Kırka Mahallesi'nde bir aracı gasbetmiş, vatandaşlar, şüphelinin ilçeye bağlı kırsal Taşlık Mahallesi'nde olduğu yönünde 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarda bulunmuştu.

Jandarma ekipleri, şüphelinin kullandığı aracı kırsal Taşlık Mahallesi'nde çamura saplanmış şekilde bulmuştu. Araçta pompalı tüfek ile çok sayıda fişek ele geçirilmişti.
Şüpheli, dün Eskişehir'de güvenlik güçlerince yakalanmıştı.






Öfke toplumu olmamak için: Şiddet salgınına karşı acil eylem planı

Son dönemlerde ülkemizde kaygı verici bir hızla tırmanan şiddet sarmalı, tek bir nedene indirgenemeyecek kadar karmaşık, sosyo-ekonomik, psikolojik, kültürel ve hukuki dinamiklerin kesişiminden doğan yapısal bir krizdir

06.11.2026 14:15:00
Hasan Gündoğdu
 
Öfke toplumu olmamak için: Şiddet salgınına karşı acil eylem planı
Öfke toplumu olmamak için: Şiddet salgınına karşı acil eylem planı
Sokakta, okulda, trafikte ve dijital mecralarda karşımıza çıkan bu kontrolsüz öfke, esasen toplumsal bağların ve kurumsal güvenin zayıfladığının en somut göstergesidir.

Toplumda derinleşen şiddet eğiliminin temel nedenleri ve bu kördüğümü çözecek bütüncül stratejiler şu şekildedir:






Şiddet eğiliminin temel nedenleri

Ekonomik Bunalım ve Gelecek Kaygısı: Enflasyon, geçim sıkıntısı ve gelir adaletsizliği bireyler üzerindeki kronik stres yükünü artırmaktadır. Ekonomik daralma, temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan insanlarda çaresizlik hissi yaratmakta, bu his ise tolerans eşiğini düşürerek en ufak bir kıvılcımda öfke patlamalarına yol açmaktadır.

Hukuki Cezasızlık Algısı ve Adalet Duygusunun Aşınması: Toplumda suç işleyenin hak ettiği cezayı almayacağına dair oluşan "cezasızlık algısı" en büyük tetikleyicilerden biridir. İnfaz yasalarındaki boşluklar, denetimli serbestlik uygulamalarının suistimali ve yargı süreçlerine duyulan güvenin zayıflaması, potansiyel suçluları cesaretlendirirken mağdurları savunmasız bırakmaktadır.

Dijital Deformasyon ve Şiddetin Normalleşmesi: Sosyal medya algoritmalarının linç kültürünü, nefreti ve agresif söylemleri öne çıkarması toplumsal empatiyi köreltmektedir. Özellikle kontrolsüz dijital oyunlar, mafya ve suç temalı popüler diziler, şiddeti bir "güç ve saygınlık kazanma aracı" olarak sunarak genç zihinlerde normalleştirmektedir.






Toplumsal Kutuplaşma ve Empati Kaybı: Siyasi, kültürel ve sosyo-ekonomik eksenlerde yaşanan keskin kutuplaşma, "biz ve onlar" ayrımını derinleştirmektedir. Kendisinden olmayanı düşmanlaştıran bu dil, diyalog zeminini yok etmekte ve farklılıklara karşı tahammülsüzlüğü körüklemektedir.

Ruh Sağlığı Hizmetlerine Erişimsizlik: Yaşanan kolektif travmalar, stres ve gelecek kaygısı toplumsal ruh sağlığını bozmuştur. Buna karşın, nitelikli psikolojik destek ve psikiyatri hizmetlerine erişimin kısıtlı veya maliyetli olması, bireylerin öfke ve dürtü kontrol sorunlarıyla tek başlarına kalmalarına neden olmaktadır.






Yapısal ve bütüncül çözüm önerileri

Şiddeti azaltmak dönemsel operasyonlarla değil, devletin tüm kurumlarının ve sivil toplumun ortak iradesiyle hayata geçirilecek köklü reformlarla mümkündür.

Hukuki ve Cezai Reformlar (Caydırıcılık)

İnfaz Sisteminin Yeniden Yapılandırılması: Kamu düzenini bozan, kadına, çocuğa ve canlılara yönelik şiddet suçlarında "yatarı olmayan" cezalar tamamen kaldırılmalıdır. Suçluların denetimli serbestlik veya af benzeri düzenlemelerle kısa sürede sokağa dönmesi engellenmelidir.

Bireysel Silahlanmaya Sıkı Denetim: İnternet üzerinden ruhsatsız silah, pompalı tüfek ve kesici alet satışına yönelik cezai yaptırımlar en üst seviyeye çıkarılmalıdır. Bireysel silah edinme şartları ağırlaştırılmalıdır.






Eğitim ve Dijital Alanın Regülasyonu (Önleyicilik)

Okullarda Öfke Kontrolü ve Medya Okuryazarlığı: Müfredata erken yaşlardan itibaren empati, akran zorbalığı ile mücadele, öfke yönetimi ve toplumsal cinsiyet eşitliği dersleri entegre edilmelidir.

Medya İçeriklerinin Sıkı Denetimi: Geleneksel televizyon dizilerinde ve dijital platformlarda suç örgütlerini, mafyatik ilişkileri ve kadına yönelik şiddeti estetize eden yapımlara yönelik yaptırımlar ekonomik cezaların ötesine geçmeli, lisans iptallerine kadar uzanmalıdır.






Sosyal Destek ve Sağlık Politikaları (Rehabilitasyon)

Ücretsiz Ruh Sağlığı Merkezleri: Her mahallede veya aile sağlığı merkezlerinde halkın ücretsiz yararlanabileceği Toplum Ruh Sağlığı Merkezleri (TRSM) yaygınlaştırılmalıdır. Psikolojik destek almak bir lüks olmaktan çıkarılmalıdır.

Suçluların Rehabilitasyonu: Cezaevleri sadece tecrit alanları değil, mahkumların öfke kontrolü ve psikolojik rehabilitasyondan geçerek topluma kazandırıldığı merkezler haline getirilmelidir. Rehabilitasyon sürecini tamamlamayanların tahliyesi zorlaştırılmalıdır.

Her şeyden önemlisi, ülkemizde doğru ekonomi politikalarıyla gelir adaletsizliği çözüme kavuşmalı, insanların ekonomik, siyasi, hukuki, toplumsal her sahada yeniden güven duygusunu kazanabilmesi sağlanmalıdır.

Sivas'ta kaybolan Büşra bebekten 2 aydır haber alınamıyor

Sivas'ın Divriği ilçesi kırsalında 57 gün önce kaybolan 11 aylık Büşra bebekle ilgili, devam eden geniş çaplı arama çalışmalarına rağmen hiçbir ize rastlanılamadı

06.11.2026 12:32:00
İHA
 
Sivas'ta kaybolan Büşra bebekten 2 aydır haber alınamıyor
Sivas'ta kaybolan Büşra bebekten 2 aydır haber alınamıyor
Sivas'ta 10 Eylül 2026'da Divriği ilçesine bağlı Göndüren köyü kırsalında hayvancılık yapan E.B.'nin (25) 11 aylık bebeğinin kaybolduğu ihbarı üzerine arama çalışmaları başlamıştı. Bebeğin bulunması için AFAD, Jandarma ve diğer ekipler tarafından kırsalda geniş çaplı arama çalışması başlatıldı. Çalışmalar sürerken, soruşturmayı yürüten Divriği Cumhuriyet Savcılığı verilen şüpheli ifadeler üzerine anne E.B(27) ve baba Y.B(41)'nin de aralarında bulunduğu 6 kişi tutuklanarak cezaevine konuldu.






Değişen ifadeler işi çıkmaza soktu

Aile bireyleri kolluk kuvvetlerine verdikleri ilk ifadede bebeğin yabani hayvanlar tarafından kaçırılmış olabileceği yönünde oldu. Anne E.B. daha sonra ifadesini değiştirip bebeği baba Y.B'nin öldürdüğünü iddia etti. Anne cezaevinde yine babayı suçlayarak babanın bebeği sattığını iddia etti. İddia üzerine Diyarbakır'da bebeği satın aldığı düşünülen M.K' gözaltına alınarak alınan ifadesinin ardından suçsuz olduğu düşünülüp serbest bırakıldı.

Adli Tıp Raporu bekleniyor

Arama çalışmalının ilk gününde Büşra ve ailesinin ikamet ettiği çadırdan yaklaşık 3 km uzaklıkta Büşra'ya ait olduğu değerlendirilen t-shirt, zıbın ve alt bebek bezi bulunmuştu. Buluntuların Büşra'ya ait olup olmadığının anlaşılması, üzerinde kan veya soruşturmaya etki edecek farklı bir bulgu yer alıp almadığının incelenmesi için adli tıp kurumuna gönderildi. Soruşturmadaki şüphelerin netleşmesi için adli tıp kurumundan gelecek sonuçlar bekleniyor.








Arama çalışmaları sürüyor

Adli Tıp Kurumu'ndan bebeğe ait kıyafetlerle ilgili sonuç beklenirken AFAD ve Jandarma ekipleri, 57. Gününde kırsaldaki arama çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdürüyor, Köpek ve dron da kullanılarak yapılan arama çalışmalarında aradan yaklaşık 2 ay geçmesine rağmen herhangi bir ize rastlanılamadı.

İstanbul'da karaya oturan gemideki 13 personel kurtarıldı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İstanbul Boğazı'nın kuzey çıkışında makine arızası nedeniyle karaya oturan Saint Kitts ve Nevis bayraklı BYB OTHELLO isimli genel kargo gemisindeki 13 personelin Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü (KEGM) ekipleri tarafından emniyetli şekilde tahliye edildiğini açıkladı

06.11.2026 11:56:00
İHA
 
İstanbul'da karaya oturan gemideki 13 personel kurtarıldı
İstanbul'da karaya oturan gemideki 13 personel kurtarıldı
Bakan Uraloğlu, Kocaeli'den Ukrayna'nın İzmail Limanı'na seyir halindeyken makine arızası yaşayan 97 metre uzunluğundaki gemiden ilk ihbarın saat 02.41'de alındığını belirtti. Uraloğlu, "İstanbul Boğazı'nın kuzey çıkışında makine arızası nedeniyle karaya oturan BYB OTHELLO isimli gemide bulunan 13 gemi personelini Kıyı Emniyeti ekiplerimizin müdahalesiyle emniyetli şekilde tahliye ettik" dedi.






Olumsuz hava şartlarına rağmen tahliye tamamlandı

İhbarın ardından KURTARMA-6 ve KURTARMA-11 römorkörleri ile BAYRAK-1 botunun bölgeye sevk edildiğini bildiren Uraloğlu, olumsuz hava şartlarının denizden müdahaleyi güçleştirdiğini ifade etti. Geminin saat 03.56'da karaya oturduğunu belirten Uraloğlu, gemi kaptanının tahliye talebi üzerine kara tahlisiye ekiplerinin çalışma başlattığını kaydetti. Uraloğlu, "Olumsuz hava şartlarına rağmen kara tahlisiye ekiplerimizin kurduğu geleneksel varagele sistemiyle gemideki tüm personelin tahliyesini tamamladık" ifadelerini kullandı.
Varagele sisteminin saat 06.12'de kurulduğunu ve ilk personelin saat 06.28'de tahliye edildiğini belirten Uraloğlu, 13 personelin tamamının saat 06.55 itibarıyla emniyetli şekilde kurtarıldığını kaydetti.








Personelin sağlık durumunda olumsuzluk yok

Tahliye edilen personelin sağlık durumuna ilişkin de bilgi veren Uraloğlu, "Tahliye edilen 13 personelin sağlık durumunda herhangi bir olumsuzluk bulunmuyor. İlk gözlemlerde denizde gözle görülür bir kirliliğe rastlanmadı" açıklamasında bulundu.






Apartman dairesi alev alev yandı

Bursa'nın İnegöl ilçesinde 4 katlı apartmanın son katında çıkan yangın korku dolu anlara neden oldu. Alevlerin sardığı daire kullanılamaz hale gelirken, dumandan etkilenen anne ve 2 çocuğu hastaneye kaldırıldı

06.11.2026 11:54:00
İHA
 
Apartman dairesi alev alev yandı
Apartman dairesi alev alev yandı
Yangın, saat 09.30 sıralarında Hamidiye Mahallesi Kurtuluş Sokak üzerinde bulunan 4 katlı binanın 4'üncü katındaki dairede meydana geldi.






Edinilen bilgilere göre, dairede henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Alevleri ve dumanları gören vatandaşlar durumu İnegöl İtfaiyesine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi.








Olay yerine gelen ekipler, alevlere müdahale ederek yangını yaklaşık 1 saatlik çalışma sonucu kontrol altına alıp söndürdü. Yangın sonucunda daire kullanılamaz hale geldi.

Yangın sırasında dumandan etkilenen anne İsra A. (28) ile çocukları Muhammed E. (5) ve Reyyan E. (4), olay yerine sevk edilen ambulanslarla İnegöl Devlet Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı.








Polis ekipleri yangının çıkış nedenine ilişkin inceleme başlattı.

Amasya'da kafede yangın: 3 kişi dumandan etkilendi

Amasya'da bir kafede çıkan yangında içeride bulunan 3 kişi dumandan etkilendi

05.11.2026 11:56:00
İHA
 
Amasya'da kafede yangın: 3 kişi dumandan etkilendi
Amasya'da kafede yangın: 3 kişi dumandan etkilendi
Edinilen bilgiye göre, Sultan II. Bayezid Camii yanındaki bir kafeden dumanların yükseldiğinin bildirilmesi üzerine olay yerine itfaiye, polis ve acil sağlık ekipleri yönlendirildi






Yangının çıktığı alana itfaiye ekibi müdahale etti. İçerideki çalışan olduğu öğrenilen 2 kişi ve bitişikteki işyerindeki 1 kişi dumandan etkilendi. Ambulanslarla hastaneye kaldırılan çalışanların hayati tehlikelerinin bulunmadığı öğrenildi.








Söndürülen yangının çıkış nedenine ilişkin inceleme başlatıldı.






Beşiktaş'ta binanın istinat duvarı çöktü: Mahsur kalan çifti itfaiye kurtardı

Beşiktaş Etiler'de bir inşaat alanının yanındaki binanın giriş kısmındaki istinat duvarı çöktü. 4 katlı binanın girişindeki merdivenler de çökerken, içerde mahsur kalan çifti itfaiye ekipleri kurtardı

04.11.2026 12:42:00
İHA
 
Beşiktaş'ta binanın istinat duvarı çöktü: Mahsur kalan çifti itfaiye kurtardı
Beşiktaş'ta binanın istinat duvarı çöktü: Mahsur kalan çifti itfaiye kurtardı
Olay, Beşiktaş ilçesi Etiler semtinde saat 10.40 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, inşaat alanının bitişiğinde bulunan binanın giriş kısmındaki istinat duvarı henüz bilinmeyen bir nedenle çöktü.






Duvar inşaat alanına doğru çökerken, binanın merdivenleri de kullanılamaz hale geldi. Bölgede büyük panik yaşanırken; ihbar üzerine olay yerine itfaiye, polis, sağlık ve belediye ekipleri sevk edildi. 






Olayda ölen ya da yaralananın olmadığı bildirildi. 4 katlı binanın giriş merdivenleri de çökünce bina içerisinde bulunan iki kişiyi itfaiye ekipleri tahliye etti. Belediye ekiperi, binada çalışma başlattı.








"Yan apartman yıkıldı sandık"

Bina içerisinde bulunan ve itfaiye tarafından çıkarılan Emre Kunt, "Binada bodrum katta oturuyorum. Saat 10.45'te binadan çıkacaktık. Merdivendeydik. Büyük bir yıkım sesi geldi. Biz yan apartman yıkıldı sandık. Bulunduğumuz yer yıkılmadığı için öyle düşündük. Çıktık ki kapının önü yıkılmış. Binada mahsur kaldık. Eşimle ikimizi itfaiye çıkardı. Binada başka kimse yoktu. Allah'tan bina çökmedi. Hasar tespiti yapılıyor" dedi.






Dilovası'ndaki fabrika yangını davasının 5. duruşması başladı

Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği kozmetik fabrikası yangınına ilişkin, 10'u tutuklu, 1'i firari 23 sanığın yargılandığı davanın 5. duruşması başladı

03.11.2026 13:27:00 / Güncelleme: 03.11.2026 13:30:41
İHA
 
Dilovası'ndaki fabrika yangını davasının 5. duruşması başladı
Dilovası'ndaki fabrika yangını davasının 5. duruşması başladı
Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'nde görülen duruşma öncesinde sivil toplum kuruluşları, kadın dernekleri ve hayatını kaybedenlerin yakınları açıklama yaptı. Yangında hayatını kaybeden Esma Gikan'ın eşi Aytekin Gikan, sanıkların tahliye edilmemesini istediklerini söyledi. Gikan, "8 Kasım 2025'te Dilovası'nda canlarımızı diri diri yaktılar. Oransal ailesinin sermaye hırsı, para hırsı yüzünden insanların canı yandı. 7 kişi cayır cayır yandı. Acil çıkış kapısı yok, merdiven yok, yangına karşı hiçbir önlem yok. İnsan canı bu kadar ucuz olamaz. Biz burada hiçbir sanığın tahliye edilmesini istemiyoruz çünkü bir kişi bile tahliye edilirse bizim canımız bir kez daha yanacak. Buradaki sanıklar, 'Bizim can güvenliğimiz yok' diyor. Peki, benim şu anda evde 3 evladım var. Onların can güvenliği nerede' Lütfen artık adalet yerini bulsun. Biz adalet istiyoruz" dedi.






"Benim ablam artık yok"

Ölen Şengül Yılmaz'ın kardeşi Emine Bulut ise "Bu süreç çok zor bir süreç. Giren çıkıyor, çok fazla adaletsizlik var. Suçluların kim olduğu, neyin ne olduğu, olayın nasıl planlandığı zaten ortada. Aradan bir yıl geçti, hala ceza alan olmadı. Ben artık bu sürecin tamamlanmasını, cezaların en ağır şekilde verilmesini ve adaletin yerini bulmasını istiyorum çünkü 8 Kasım'da bir yıl olacak. Benim ablam artık yok. Onların, yani katillerin akrabaları, aileleri buraya geliyor. Ancak bizim insanlarımız yok. Onlar öldüler. Biz onları bir daha göremiyoruz. Ben adalet istiyorum. Suçluların en ağır şekilde cezalandırılmasını ve yıllarca içeride yatmalarını istiyorum. Bizim sevdiklerimiz nasıl öldüyse, onlar da içeride ölsünler" şeklinde konuştu.








Olayın geçmişi

Dilovası ilçesi Mimar Sinan Mahallesi'ndeki Ravive isimli kozmetik dolum tesisinde 8 Kasım 2025'te çıkan yangında çalışanlardan Hanım Gülek (65), Esma Gikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ve Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetmiş, 6 kişi yaralanmıştı. Fabrika sahiplerinden Kurtuluş Oransal ise tutuklu bulunduğu cezaevinde geçirdiği kalp krizi sonrası kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti.








İddianamede Ravive Kozmetik yetkilileri İsmail Oransal ile ağabeyi Altay Ali Oransal, ortak üretim yaptığı öne sürülen LYKEE Kozmetik firmasının yetkilileri Aleyna Oransal ve Gökberk Güngör hakkında "muhtemel kastla öldürme" suçundan 7'şer kez müebbet, "nitelikli mala zarar verme" suçundan ise 3'er kez 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

Fabrikaya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti veren firmanın işletmecisi firari Ümit Ç., sorumlu müdürü Ünal A., iş güvenliği uzmanları Muhammet D. ile Seyfullah Ç., fabrika binasının eski sahibi Güven D. ile binayı satın alan şirketin yetkilileri Caner Özgür Y., Özcan Y. ve Özkan Y.'nin "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılmaları istendi. Ali Osman Akat, Onay Y., Ömer A. ve Abdurrahman B. hakkında ise "suçluyu kayırma" suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası talep edildi.








7 kamu görevlisine 22 yıl 6 aya kadar hapis talebi

Gebze Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve ana dosyaya dahil edilen iddianamede ise eski İmar ve Şehircilik Müdürü H.Ö., eski Yapı Kontrol Müdürü C.S., Yapı Kontrol Müdürleri S.S. ve M.T., Belediye Başkan Yardımcısı N.T., eski Zabıta Müdürü C.T. ile Zabıta Müdür Vekili N.B. hakkında "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma" suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi.













Tekirdağ'da sağanak yağış

Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün uyarılarının ardından Tekirdağ'ın Süleymanpaşa ilçesinde sağanak yağış etkili oldu. Aniden bastıran yağmura hazırlıksız yakalanan vatandaşlar, yağıştan korunmak için kapalı alanlara ve iş yerlerinin tenteleri altına sığındı. Bazı vatandaşlar ise şemsiyelerini açarak yollarına devam etti

03.11.2026 13:17:00
İHA
 
Tekirdağ'da sağanak yağış
Tekirdağ'da sağanak yağış
Kent merkezinde etkisini gösteren sağanak yağış, günlük yaşamı da etkiledi. Yağmura sokakta yakalanan vatandaşlar, korunmak için çevredeki kapalı alanlara yönelirken, yanında şemsiye bulunanlar ise yağışa aldırış etmeden yürümeyi sürdürdü.






Süleymanpaşa'da yağmur altında yürüyen vatandaşlar ve sağanak sırasında yaşanan hareketlilik kameralara yansıdı.













Esenyurt'ta yağmur sonrası yol çöktü: Ticari taksi çukura düştü

İstanbul Esenyurt'ta aniden bastıran yağışın ardından yolda çökme meydana gelirken, bir ticari taksi oluşan dev çukura düştü

03.11.2026 00:04:00 / Güncelleme: 03.11.2026 00:09:23
İHA
 
Esenyurt'ta yağmur sonrası yol çöktü: Ticari taksi çukura düştü
Esenyurt'ta yağmur sonrası yol çöktü: Ticari taksi çukura düştü
Olay, Esenyurt Bağlarçeşme Mahallesi Ahmet Arif Caddesi üzerinde meydana geldi. Aniden bastıran yağmurun ardından yol çöktü. O sırada caddedeki çukuru fark edemeyen ticari taksi sürücüsü, aracıyla çukura düştü.






İhbar üzerine bölgeye polis, zabıta ve belediye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri ve çevredeki vatandaşların yardımıyla çukurdan çıkarılan araçta hasar meydana geldi. Olayda yaralanan olmadığı öğrenildi.








Yağışın devam etmesiyle birlikte yoldaki çukurun giderek genişlediği görüldü. Ekipler, açılan çukurun çevresine güvenlik şeridi çekerek önlem aldı. Cadde üzerinde trafik akışı kontrollü şekilde sağlanırken, bölgede ekiplerin çalışmaları sürdü.






logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.