O’ndan daha bâtın hiçbir şey yoktur
Nuru ile mahlûkattan gizlenen, zuhurunun şiddetinden dolayı onlardan gizli kalan Allah’ım! Seni bütün mevcudiyetimle tenzih ederim! Allah, Zahir’dir, hem de öylesine Zahir ki O’ndan daha zahir hiçbir şey yoktur. O, Batın’dır. Öylesine Batın ki, O’ndan daha batın hiçbir şey yoktur





(dünden devam…)
İmam Gazali Hazretleri, Allah'ın Zahir ve Batın isimlerini açıklamaya şöyle devam ediyor:
"Güneşin geceleyin gaybubeti, gündüzleri de karanlık cisimlerden uzaklaşması düşünüldüğünde, renkli olan şeylerden ederinin kesildiği görüldü. Ve böylece güneşin tesiri ile aydınlananla, ondan mahrum olan karanlık arasındaki fark anlaşıldı. Nurun varlığı, bu suretle nurun yokluğu ile meydana çıkmış oldu. Varlık haleti, yokluk haletine izafe edildiği vakit, her iki halde de renklerin kaybolmadığı görülerek aradaki fark hemen anlaşılır.
Eğer güneş devamlı olarak cisimleri aydınlatmakta devam etseydi, hiç gözden kayıp olmasaydı (geceleri olduğu gibi) o zaman aydınlığın, diğer renklerden farklı bir şey olduğu bilinemezdi. Hâlbuki o, eşyada en zahir olan bir şeydir. Hatta bütün eşyayı aydınlatan odur.
Eğer Allah-ü Teâlâ ve Tekaddes Hazretlerinin (hâşâ) yokluk veya bazı şeylerden gaybubeti düşünülseydi, gökler ve yerler ve nurundan mahrum olan her şey, yıkılırdı ve iki hâl arasındaki fark anlaşılıp kati suretle varlığı idrak edilirdi. Lâkin bütün eşya şehadet hususunda söz birliği ettiği çin, bu, gizli olmasına sebep olmuştur.
Nuru ile mahlûkattan gizlenen, zuhurunun şiddetinden dolayı onlardan gizli kalan Ulu Varlık! Seni bütün mevcudiyetimle tenzih ederim!
Evet, Allah, Zahir'dir, hem de öylesine Zahir ki O'ndan zahir hiçbir şey yoktur. O, Batın'dır. Öylesine Batın ki, O'ndan daha batın hiçbir şey yoktur!..
Allah'ın bu sıfatları hakkında verdiğimiz bilgiye hayret etme! İnsanı insan yapan da içi ve dışıdır. Tertipli ve düzenli hareketleri ile zahirdir.
His idraki yönünden incelendiği zaman da o batındır. Çünkü his, vücudunun zahirine taallûk eder. İnsan, ondan görünen bedeni ve eti ile insan değildir. Onun cildi hatta azalarından birkaç tanesi değişse bile yine o, odur. Ne var ki bazı azaları değişmiştir.
Belki de büyüdüğü zaman insan vücudunun aldığı deri ve parçaları, küçüklüğündekinden başkadır. Zamanla onlar, emsali ile gıda almak suretiyle değişmişlerdir ama yine de insan insandır. Hüviyeti değişmemiştir. İşte o hüviyet, duyulardan gizlidir, lâkin, eser ve fiilleri ile istidlal yolu ile akla zahirdir."
OKAN EGESEL















































































