logo
17 MART 2026


Onlar birer örnek insandı

09.09.2004 00:00:00
Elim bir trafik kazası sonucu, dört genç yiğidimizi şehit verdik.

Teslimiyet, mahviyet ve hizmette zirveye tırmanmış arkadaşlarımızdı. Her biri kendi sahalarında uzman, iyi eğitimli, genç, dinamik ve çalışkan arkadaşlarımızdı. Engin Hüseyin Çamurdan, Lütfullah Dereci, Aziz Mete Bozdoğan ve İsrafil Aslan kardeşlerimiz kısacık bir ömre sığdırılan inanç dolu, hizmet dolu bir yaşam sürdüler.

Ülkemizin içine düştüğü işgal tablosundan kurtarılması için Prof. Dr. Haydar Baş tarafından başlatılan Kuvayı Milliye çalışmasında ilk günden itibaren vatan ve millet aşkıyla hareket eden arkadaşlarımızdı. Evet ömürlerini Allah'a ve vatana adamış örnek insanlardı.

Engin Hüseyin Çamurdan o kadar saf ve temiz idi ki ben ona takılır, Çamurdan değil, Nurdan diye seslenirdim. O ise her zaman olduğu gibi mütebbessim ve mahcup bir edayla başını eğerdi. Hayatının gayesi olarak, ahirette Peygamberimiz efendimize ve hocamıza komşu olmak ve manen yüksek mertebelere ulaşmak olduğunu ifade ederdi. Hayatı hep bu kulvarda koşmakla geçti. İnancıyla yaşadı; inancının yolunda can verdi.

Lütfullah Dereci BTP Gençlik kolları Genel Başkanı idi. Yaz aylarında tertiplenen BTP kamplarında gençlere hem babalık, hem ağabeylik, hem arkadaşlık yapmıştı. Gençlik kampı sonunda Kuvayı Milliye gençlere tavsiye olarak "her biriniz memleketinize döndüğünüzde örnek bir kuvva neferi olacaksınız" demişti. Evet bu seneki gençlik kamplarında bini aşkın genç milli ve manevi değerlerle yoğrulmuştu. Yurdun dört bir tarafından gelen gençlerin her birisi aldıkları vazifenin i şuuru içerisinde hareket ediyorlardı.

Aziz Mete Bozdoğan, delikanlı olduğu kadar uysal bir arkadaşımızdı. Aldığı her türlü görevi mutlaka başarı ile sonuçlandırırdı. Ne kadar zorlukla karşılaşırsa karşılaşsın, hedeften şaşmaz üstelik şikayetçi de olmazdı. İsrafil ise soy ismi gibi Aslan gibi delikanlı bir kardeşimizdi.

Cenaze namazlarına yurt içinden ve yurt dışından katılan binlerce insan, şehitlerimizin ne kadar seveni olduğunu gösteriyordu. Şehitlerimizin ayrılık acısı bütün sevenlerinin yüreğini dağlamıştı.

Son kez arkadaşlarımızın yüzüne baktığımızda ölü demek yanlış olurdu. Sanki de uyuyorlar, hatta uyanık da, sanki mütebbessim bir çehreyle gözlerini kapatıyorlar gibiydi. Evet şehitler ölü değildi. Ölümün soğuk yüzü yoktu onlarda; şeb-i aruz olmuştu ölüm onlar için. Ömürleri boyunca rızasına kavuşmak için mücadele verdikleri, Allah'a vuslatları gerçekleşmişti nihayet. Huzurlu, mütebbessim çehreleri bakanları rahatlatıyordu.

Elbette hayatlarıyla da ölümleriyle de örnek olan bu genç insanlar, bir mürebbinin elinde yetişmişlerdi. Onları yetiştiren üstat Prof. Dr. Haydar Baş beydi . Her biri üzerinde yirmi yılı aşkın emeği vardı. Bir baba şefkati ve disiplini içerisinde gece gündüz üstlerine titremişti. Zaten ölüm haberi alındığı andan itibaren, kendi evlatlarını kaybetmiş olmanın derin hasretini yaşıyordu.

Evet, Allah'tan geldiler ve aynı temizlikte görevlerini yerine getirerek yine Allah'a döndüler. Örnek insanlar olarak ne de güzel döndüler.
 
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.