Onlar, uyulan imamlardır
Huzeyme b. Sabit dedi ki: "Şahitlik ederim ki, ben Resûlullah'ın (s.a.a) şöyle dediğini duydum: Benim Ehl-i Beyt'im hak ile bâtılı birbirinden ayırır. Onlar, uyulan imamlardır"
Ammar b. Yasir de kanıtlarını ortaya koydu ve şöyle dedi: "Ey Kureyş topluluğu! Ve ey Müslümanlar! Şayet biliyorsanız, ne ala! Eğer bilmiyorsanız, bilin ki, Peygamberinizin (s.a.a) Ehl-i Beyt'i O'na daha yakındırlar, O'nun mirasçısı olmaya daha uygundurlar. Dinî hususları daha iyi ayakta tutabilirler. Onlar, mü'minler için daha güvencelidirler. Peygamber'in (s.a.a) getirmiş olduğu dini, daha iyi korurlar ve ümmet için en hayırlısını isterler. Gidin arkadaşınıza söyleyin; ipiniz iyice bir kör düğüme dönüşmeden, işlerinizde zayıflık baş göstermeden, aranızda ayrılıklar çıkmadan ve başınızdaki fitne iyice büyümeden hakkı sahibine iade etsin."
Sehl b. Huneyf de şunları söyledi: "Ey Kureyş topluluğu! Ben şahidim; Resûlullah (s.a.a) şûrada -Peygamber mescidini kastediyor- durdu Ali b. Ebu Tâlib'in (a.s) elinden tutarak şunları söyledi: Ey insanlar! Bu Ali, Benden sonra sizin imamınızdır. Ben yaşarken de, Benden sonra da Benim vasimdir. Borcumu ödeyendir, sözlerimi yerine getirendir. Havuzumun başında ilk önce Benimle musafahalaşacak olan da odur. Ne mutla ona uyan ve ona yardım edenlere. Yazıklar olsun ona karşı çıkanlara, onu yalnız bırakanlara."
Sonra Ebu'l-Heysem b Teyhan söz aldı ve şunları söyledi: "Ben şahidim; Resûlullah (s.a.a) Gadir-i Hum günü Ali'yi ayağa kaldırdı ve insanlara gösterdi. Ensar dedi ki: 'Resûlullah (s.a.a) onu halife olarak tayin etmek için ayağa kaldırdı.' Bazıları da şöyle dedi: 'Resûlullah (s.a.a), Kendisini mevla edinenlerin onu da mevla edinmesi için onu kaldırdı.' Bu konuyla ilgili çok tartışma çıktı. Sonra aramızdan bir adamı Resûlullah'a (s.a.a) gönderdik ve bunun ne anlama geldiğini sorduk. Buyurdu ki: 'O, Benden sonra mü'minlerin velisidir ve insanlar içinde ümmetimin hayrını en fazla düşünen kimsedir.' Ben bizzat yaşadığım bu olaya şahitlik ederim. Dileyen inansın, dileyen inkâr etsin. Hiç kuşkusuz hak ile bâtılın ayrılacağı hüküm günü, vakit olarak belirlenmiştir."
Başkaları da kalkıp konuştular. Bunlar arasında Ebuzer, Ebu Eyyub el-Ensarî, Utbe b. Ebu Leheb, Nu'man b. Aclan ve Selman-i Farisî gibi isimler vardı. Her biri karşı tarafın aleyhine somut kanıtlar ortaya koydular. (Tarih-u Ebi'l-Feda, 1/156; el-Hisal, Şeyh Saduk, s.432; el-İhticac, Tabersî, 1/186).
















































































