logo
05 EKİM 2026

Osmaniye'de 4,5 büyüklüğünde deprem

18.01.2009 00:00:00
 
Osmaniye'de 4,5 büyüklüğünde deprem meydana geldi. 

 

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsünden alınan bilgiye göre, 09.45'te merkez üssü Osmaniye olan 4,5 büyüklüğünde orta şiddette deprem kaydedildi. Depremin, Hatay, Adana'da da hissedildiği belirtildi.  Yetkililer, önceki akşam 23.54'te de Adana'nın Kozan ilçesine bağlı Tepecikören köyünde 3,0 büyüklüğünde deprem kaydedildiğini bildirdi. Bu arada, depremin hissedildiği yerlerden ihbarlar geldiğini belirten güvenlik güçleri, herhangi bir can kaybı, yaralanma ve mal kaybının olmadığını ifade etti.

Erdoğan 77. Uluslararası Uzay Kongresi Açılış Töreni'nde konuştu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye'nin uzay yarışında geri kalmasına asla müsaade etmedik. Önümüze çıkan engellere ve zorluklara rağmen kısa sürede kayda değer mesafe aldık" dedi

05.10.2026 19:20:00
AA
 
Erdoğan 77. Uluslararası Uzay Kongresi Açılış Töreni'nde konuştu
Erdoğan 77. Uluslararası Uzay Kongresi Açılış Töreni'nde konuştu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antalya NEST Kongre Merkezi'nde düzenlenen 77. Uluslararası Uzay Kongresi Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada, Akdeniz'in incisi Antalya'da böylesine kapsamlı bir organizasyonda katılımcıları misafir etmekten büyük bir memnuniyet duyduğunu söyledi.

77. Uluslararası Uzay Kongresi vesilesiyle dünyanın 111 ülkesinden Türkiye'yi teşrif edenlere "hoş geldiniz" diyen Erdoğan, "Türkiye'nin ilk kez ev sahipliği yaptığı bu büyük buluşmanın ülkelerimiz, halklarımız ve insanlığın ortak geleceği açısından hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Kongrenin düzenlenmesine destek olan, bu önemli uluslararası etkinliğin icrasında emeği geçen tüm kurumlarımızı canıgönülden tebrik ediyorum. 'Dünyanın daha fazla uzaya ihtiyacı var' temasıyla tertiplenen kongre kapsamındaki etkinliklerin yeni işbirliklerine kapı aralamasını diliyorum." dedi.

Erdoğan, öncelikle bir hususa dikkati çekmek istediğini belirterek, şöyle devam etti:

"Haberleşmeden güvenliğe, ekonomiden ulaşıma, tarımdan afet yönetimine, insanlığın her alanda katettiği mesafenin temelinde bilim ve teknoloji vardır. Bilim ve teknolojideki ilerlemenin doğrudan yansıdığı en kritik alan ise şüphesiz uzaydır. Dolayısıyla bugün uzayda daha fazla yer edinmek, aslında yeryüzünde insanlığın hayatını daha güvenli, daha müreffeh ve daha sürdürülebilir hale getirmek anlamına geliyor. Kongre münasebetiyle yapılacak toplantı, görüşme, sunum ve istişarelerin bu minvalde ufkumuzu aydınlatan tartışmalara vesile olacağına inanıyor, değerli fikirleriyle kongreye katkı sunacak herkese teşekkür ediyorum."

Türk milletinin gök bilimlerinde fevkalade zengin bir birikime tevarüs ettiğine dikkati çeken Erdoğan, ataların asırlar boyunca Türkistan coğrafyasının uçsuz bucaksız bozkırlarında güneşin ve ayın hareketlerini takip ettiklerini, kayıt altına aldıklarını, yıldızların dilini çözmeye çalıştıklarını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bilim tarihine şöyle bir baktığımızda 6. yüzyılda yaşamış Göktürkler döneminde özellikle astronomik gözlemlerle ve takvim bilgisine ilişkin önemli izlerle karşılaşıyoruz. Esasında tek başına 'Göktürk' ifadesi dahi milletimizin gökyüzü ile kurduğu güçlü bağın mahiyetini göstermesi açısından yeterlidir." diye konuştu.
 
"Medeniyet havzamızdaki pek çok alim gök bilimlerine eşsiz katkılar yapmıştır"
 
Kökleri 15 asır öncesine uzanan bu ilginin Türk milletinin İslam'la müşerref olması akabinde daha kurumsal bir hal aldığının altını çizen Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bağdat'tan Şam'a, Semerkant'tan Buhara'ya, Meraga'dan Kurtuba'ya, Kahire'den İstanbul'a uzanan geniş medeniyet havzamızdaki pek çok alim gök bilimlerine eşsiz katkılar yapmıştır. İlim ve bilim insanlarımız devrin karanlığında yol ve yön arayan insanlığı aydınlatmak üzere yeni kandiller yakmıştır. Düşünürlerimiz, bilginlerimiz o dönemlerde ilmi heyet olarak adlandırılan astronomiye çok önemli eserler kazandırmıştır. Mesela ayın evrelerini hesaplayıp haritasını ilk çıkaran Ali Kuşçu'dan, 16. yüzyılda alemin merkezinin yerin merkezi olduğunu söyleyen Seydi Ali Reis'e kadar bu alanda çığır açan nice isim bu topraklarda yaşamış, yetişmiş, talebe yetiştirmiş, bugün bile hayran kaldığımız ilmi keşiflere imza atmıştır."
 
Türksat 6A
 
Türksat 6A'ya değinen Erdoğan, "Türksat 6A, Türkiye'nin mühendislik kabiliyetini, sanayi altyapısını, insan kaynağını ve uzay teknolojilerindeki özgüvenini de teyit etmiştir." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ay Araştırma Programı'na ilişkin şunları söyledi: "Ay Araştırma Programımız kapsamında geliştirdiğimiz ay uzay aracının üretim, montaj ve entegrasyon faaliyetlerini tamamladık." "Yaklaşık 3,5 ton ağırlığındaki ay uzay aracımızın, yüzde 80'in üzerinde yerlilik oranına sahip olması bizim için ayrıca büyük bir gurur kaynağıdır."
Uzayın silahlandırılmasına karşı çıkan Erdoğan, "Uzay önden gidenin el koyduğu bir ganimet değildir. Özellikle uzayı silahlandırmak ve burayı silahlanma yarışının aracı haline getirmek fevkalade yanlıştır." dedi. Erdoğan, "Uzay yarışı birkaç ülkenin kendi arasında yürüttüğü bir mücadele olamaz." diye konuştu.

Somali'deki projeye de değinen Erdoğan, "Projemizle Türkiye'nin uzaya erişim kapasitesini geliştirme yanında Afrika kıtasının uzay ekosisteminin gelişmesine de katkı sağlamayı hedefliyoruz." açıklamasında bulundu.

Şamil Tayyar ile Yeni Akit birbirine girdi

Sermaye piyasalarını sarsan dev fon vurgunu soruşturması, iktidar blokunda sert bir iç hesaplaşmaya dönüştü. Soruşturmanın arkasında MOSSAD ve ABD'nin olduğunu öne süren iddialara "Milletin aklıyla dalga geçmeyin" diyerek tepki gösteren eski AKP Milletvekili Şamil Tayyar, Yeni Akit Yazı İşleri Müdürü Ali Karahasanoğlu'nun hedefi oldu. Karahasanoğlu, Tayyar'ı Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı devirmeye çalışmakla suçlarken, Tayyar ise komplo teorilerini tiye alan ironik bir yanıtla "Peki, mevzu kapanmıştır" dedi

05.10.2026 17:10:00
Haber Merkezi
 
Şamil Tayyar ile Yeni Akit birbirine girdi
Şamil Tayyar ile Yeni Akit birbirine girdi
Türkiye gündemini sarsan borsa ve fon skandalı, yalnızca adli bir soruşturma olarak kalmayıp iktidara yakın çevrelerde "komplo teorileri" üzerinden büyük bir polemiğin fitilini ateşledi. Krizin faturasını dış mihraklara keserek iç unsurları aklama çabası olarak yorumlanan MOSSAD ve ABD iddiaları, AK Parti içindeki fikir ayrılıklarını gün yüzüne çıkardı.

Şamil Tayyar: "Vurgun mahallindekiler bizim çocuklardı"

Tartışma, Merkez Bankası Başkan Yardımcılığına atanan Yusuf Emre Akgündüz'ün babası Prof. Dr. Ahmet Akgündüz'ün, "Ulaşabildiğim bilgilere göre fon krizinin arkasında MOSSAD ve ABD var" iddiasıyla başladı. Bu iddialara sosyal medya hesabı üzerinden çok sert yanıt veren eski AKP Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar, "Vurgun mahallindekiler bizim çocuklardı. Yerli ve milliydiler" diyerek olayın tamamen içerideki aktörlerle ilgili olduğunu savundu.

Tayyar, dış güç söylemlerini hedef aldığı paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

"Fon krizinin arkasında ABD varmış, İsrail varmış. Hükümete darbe planıymış. Hanımefendinin 2.17 milyar liralık işlemden haberi yokmuş. Falan filan. Bunları geçin, milletin aklıyla dalga geçmeyin. Birileri finansal iktidarları için AK Parti ve devleti zehirledi. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan partiyi ve devleti bu öldürücü zehirden temizlemeye, tedaviye çalışıyor. Aksi, örtbas etmektir. Meselenin kısa özeti budur."

Yeni Akit: "Erdoğan'ı mı devirmeye çalışıyorsunuz?"

Tayyar'ın bu çıkışı, iktidara yakın Yeni Akit gazetesinde tepkiyle karşılandı. Yazı İşleri Müdürü Ali Karahasanoğlu, kaleme aldığı yazıda Tayyar'ı Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dış güçler söylemini itibarsızlaştırmakla ve Erdoğan'ı devirmeye çalışmakla suçladı. Karahasanoğlu şöyle yazdı:

"Mış-mış demesinden anlıyorsunuz; alay ediyor beyefendi... Tayyip Erdoğan'dan yana görünüp aslında Tayyip Erdoğan'ın "dış güçler" söylemi ile de alay ediyor... Biz, "AK Parti eski bakanı ve eşi hesap vermeli" diyoruz... Arkadaşlar daha fazlasını istiyor...  Daha fazlası ne? İsrail'e her fırsatta soykırımcı sıfatı ile hitap eden Tayyip Erdoğan'ı mı istiyorsunuz? Erdoğan'dan yana gibi görünüp Erdoğan'ı mı devirmeye çalışıyorsunuz?"

Tayyar'dan ironik yanıt

Şamil Tayyar, kendisine yöneltilen suçlamalara sosyal medya üzerinden ironik bir dille karşılık vererek, dış güçler ve komplo iddialarını tiye aldı. Akit yazarının açıklamaları doğrultusunda konuyu kapattığını belirtti. Şamil Tayyar Karahasanoğlu'na şu yanıtı verdi:

"Akit'in bilge yazarı Ali Karahasanoğlu da topa girdiğine göre pes ediyorum. Fon krizi, dış güçlerin CIA ve MOSSAD eliyle patlattığı bir operasyondur. Fatma Betül Sayan Kaya'nın AK Parti'yle ilgisi yoktur. 2.17 milyar liralık işlemi hanımefendinin haberi olmadan dış güçler yaptı. Fon soruşturmasındaki 217 şüpheli son gece Türkiye'ye gizlice sokuldular. Kamuoyunu aydınlattığı için yol gösterici bilge yazara ayrıca teşekkür ederim. Mevzu benim için kapanmıştır."

Kamuoyunda "hedef saptırma" algısı güçleniyor

Yaşanan bu polemik, fon krizindeki sorumluluğun dış aktörlere yüklenme çabasının bir hedef saptırma ve örtbas etme gayreti olarak değerlendirildiği görüşünü pekiştirdi.

Yasin Kol'un hesap hareketlerinde diğer hakemlerle para transferleri tespit edildi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen MHK soruşturması kapsamında gözaltına alınan Süper Lig hakemi Yasin Kol'un hesap hareketlerine ilişkin MASAK raporunun detayları ortaya çıktı. Raporda Kol'un aynı maçta görev aldığı bazı hakemlerle para transferleri gerçekleştirdiği kaydedildi. Ayrıca Kol ile aynı maçta görev alan hakemlerle aynı adı taşıyan 64 karşı tarafla yapılan bankacılık transferlerinin 50'sinin, birlikte görev alınan maçın 3 gün öncesi ile 2 gün sonrası arasındaki dönemde gerçekleştiği belirtildi

05.10.2026 16:54:00
İhlas Haber Ajansı
 
Yasin Kol'un hesap hareketlerinde diğer hakemlerle para transferleri tespit edildi
Yasin Kol'un hesap hareketlerinde diğer hakemlerle para transferleri tespit edildi
Yasin Kol hakkında hazırlanan bilirkişi raporunda yer verilen MASAK incelemesinde, şüphelinin 11 bankada 50 hesabı ve 41 farklı IBAN numarasının bulunduğu aktarıldı. Hesap kayıtlarında meslek bilgilerinin farklı şekillerde yer aldığı, SGK kayıtlarına göre ise Mart 2018-Ağustos 2026 arasında bir üniversitede güvenlik görevlisi olarak çalıştığı belirtildi. Raporda, Kol'un hesaplarındaki işlem hacminin 2020 yılından sonra belirgin şekilde arttığı, artışın 2024-2026 döneminde hızlandığı kaydedildi. 2026 yılında hesaplara yaklaşık 22,3 milyon lira giriş olurken, 40,8 milyon lira para çıkışı gerçekleştiği aktarıldı.

TFF'den 6,8 milyon lira ödeme

MASAK raporunda, Kol'un Türkiye Futbol Federasyonundan hakemlik ödemesi aldığı da belirtildi. 2018-2026 yılları arasında dış kaynaklı 25 milyon 57 bin 733 liralık transfer girişinin 6 milyon 883 bin lirasının TFF'den geldiği kaydedildi. Aynı dönemde Kol'un çalıştığı üniversiteden hesabına 2,5 milyon lira geldiği, iki kurumdan yapılan ödemelerin toplam dış kaynaklı girişlerin yaklaşık yüzde 37,45'ini oluşturduğu aktarıldı. Kalan 15 milyon 674 bin liranın ise gerçek kişiler ve diğer kurumlardan geldiği belirtildi. Raporda ayrıca 4 milyon 985 bin liralık transferin açıklama bölümünde "borç veya borç iadesi" ibaresinin bulunduğu ifade edildi.

Diğer hakemlerle para transferleri

Raporda, şüpheli Kol'un "dolandırıcılık", "bilişim yoluyla hırsızlık", "banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması" gibi suç kayıtları bulunan kişilerle para giriş ve çıkışlarının olduğu belirtilirken, maç takvimi ile diğer hakemlerle gerçekleştirdiği transferlere ilişkin tespitlere de yer verildi. Raporda, Kol ile aynı maçta görev alan hakemlerle aynı adı taşıyan 64 karşı tarafla yapılan bankacılık transferlerinin 50'sinin, birlikte görev alınan maçın 3 gün öncesi ile 2 gün sonrası arasındaki dönemde gerçekleştiği belirtildi. Söz konusu transferlerin 47'sinin Kol tarafından ekipteki yardımcı ve dördüncü hakemlere gönderilen 100 lira ile 5 bin lira arasındaki ödemeler olduğu, bu ödemelerin 44'ünde Kol'un ilgili maçın hakemi olduğu aktarıldı. Ödemelerin 40'ının maç başladıktan sonra yapıldığı kaydedildi.

Raporda söz konusu ödemelerin nedeninin mevcut kayıtlardan belirlenemediği belirtilerek, şu ifadeler yer aldı:

"Yasin Kol'la aynı maçta görev alan hakemlerle aynı adı taşıyan 64 karşı tarafla bankacılık transferlerinin 50'si birlikte görev alınan bir maçın 3 gün öncesi ile 2 gün sonrası arasındadır, bunların 47'si Yasin Kol'dan ekipteki yardımcı ve dördüncü hakemlere yapılan 100 lira ile 5 bin lira arasındaki ödemelerdir. Bu ödemelerin 44'ünde Yasin Kol ilgili maçın hakemidir ve 40'ı maçın başlamasından sonra yapılmıştır."

Raporda ayrıca O.T.'ye 12 işlemle 1 milyon 880 bin lira, aynı adı taşıyan vergi kimlik numarasından ise 1 işlemle 100 bin lira geldiği, karşı yönde transfer bulunmadığı aktarıldı. K.S.'ye ise 358 bin 900 lira gönderildiği belirtildi.

Yasin Kol tutuklama talebiyle sevk edildi

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Yasa Dışı Bahis ve Spor Suçları Bürosunun koordinasyonunda yürütülen soruşturma kapsamında MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu ile bazı hakem ve gözlemciler hakkında işlem yapılmıştı.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Süper Lig hakemi Yasin Kol ile Süper Lig yardımcı hakemi Göktuğ Hazar Erel'in emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildiği, Kol'un "şike ve teşvik primi", Erel'in ise "resmi belgede sahtecilik" suçundan tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildiği belirtildi.

Dışişleri Bakanlığı'ndan İsrail'in Suriye topraklarındaki ihlallerine ilişkin kınama

Dışişleri Bakanlığınca İsrail'in Suriye'de sözde 'Sufa 53 hattı' üzerindeki çalışmalarını yeniden başlatması kınandı

05.10.2026 14:09:00
İHA
 
Dışişleri Bakanlığı'ndan İsrail'in Suriye topraklarındaki ihlallerine ilişkin kınama
Dışişleri Bakanlığı'ndan İsrail'in Suriye topraklarındaki ihlallerine ilişkin kınama
Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, "İsrail'in, Suriye'nin Kuneytra vilayetinde sözde 'Sufa 53 hattı' üzerindeki çalışmalarını yeniden başlatarak 1974 Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması'nı aşındırmasını ve Suriye'de yeni oldubittiler oluşturmaya yönelik faaliyetlerini en güçlü şekilde kınıyoruz.

İsrail'in bölgede gerilimi tırmandıran yayılmacı politikalarına son vermesi ve işgal ettiği Suriye topraklarından çekilmesi için uluslararası toplumu gecikmeksizin etkili ve kararlı adımlar atmaya davet ediyoruz.

Türkiye, Suriye'nin egemenliği, siyasi birliği ve toprak bütünlüğüne desteğini kararlılıkla sürdürecek; bölge ülkeleriyle birlikte bu doğrultuda gerekli adımları atmaya devam edecektir" ifadelerini yer verdi.

Scooter kullanımı özellikle büyükşehirlerde hem şikayetleri hem de kazaları artırabiliyor. Kullanıcısı her geçen gün çoğalsa da ilgili mevzuat tam olarak bilinmiyor

Scooter kullanımı özellikle büyükşehirlerde hem şikayetleri hem de kazaları artırabiliyor. Kullanıcısı her geçen gün çoğalsa da ilgili mevzuat tam olarak bilinmiyor. Peki scooter kullanımı kuralları neler? Kural ihlalinde ceza kesiliyor mu? Kaldırımlara yanlış park edilen scooterların cezası ne? TÜKONFED Başkan Vekili Güllü açıkladı

05.10.2026 13:15:00 / Güncelleme: 05.10.2026 14:03:44
Haber Merkezi
 
 Scooter kullanımı özellikle büyükşehirlerde hem şikayetleri hem de kazaları artırabiliyor. Kullanıcısı her geçen gün çoğalsa da ilgili mevzuat tam olarak bilinmiyor
 Scooter kullanımı özellikle büyükşehirlerde hem şikayetleri hem de kazaları artırabiliyor. Kullanıcısı her geçen gün çoğalsa da ilgili mevzuat tam olarak bilinmiyor
Scooterların trafikteki sayısı artıyor. Özellikle büyükşehirlerde hem şahsi scooterını kullananların hem de paylaşımsal scooterları kullananlar bir hayli arttı. Sayının artmasıyla trafik kazalarının çoğalması da kaçınılmaz oldu. Peki 2020 yılında hayatımıza giren, yönetmeliği 2021'de hazırlanan ve cezalarının da 2025 yılında güncellendiği scooter kullanımına ilişkin kurallar neler? Scooter kullanıcıları bu kuralları biliyor mu? TÜKONFED (Tüketici Konfederasyonu) Başkan Vekili avukat İbrahim Güllü Sputnik Türkiye'ye konuştu ve scooter kullanımına dair bilinmeyenleri anlattı.

Scooter mevzuatı yeterli mi, yasal düzenleme ne aşamada?
Türkiye'de elektrikli scooterların kullanımını düzenleyen mevzuat bulunuyor. Mevzuatın bulunması, kuralların sahada etkili biçimde uygulandığı anlamına gelmiyor. Tüketici açısından temel mesele, yalnızca scooter kiralama ücretleri değil; güvenli ulaşım, doğru bilgilendirme, kazalarda sorumluluk ve ihlaller karşısında etkili denetimdir. Elektrikli scooterlar, 2020 yılında 7261 sayılı Kanun ile Karayolları Trafik Kanunu kapsamına alındı. 2021 yılında ise Elektrikli Skuter Yönetmeliği yürürlüğe girdi. Bu düzenlemelerle scooterların nerelerde kullanılabileceği, yaş ve hız sınırları, işletmeci izinleri ve denetim esasları belirlendi. 2 Aralık 2025 tarihli değişikliklerle paylaşımlı scooter işletmecilerinin coğrafi sınırlandırma, kullanıcı bilgilendirmesi, kaza verilerinin bildirilmesi ve park ihlallerine müdahale gibi yükümlülükleri de düzenlendi. Mevzuatın temel eksikliği, kuralların varlığından çok uygulama, denetim ve sorumlulukların sahada etkin biçimde işletilmesiyle ilgilidir.

Scooterlarda hız sınırı var mı?
"Elektrikli scooterların teknik olarak ulaşabileceği azami hız 25 km/saat" ifadesini kullanan Güllü, "Bununla birlikte, yerel trafik komisyonları ve UKOME tarafından belirli bölgelerde daha düşük hız sınırları getirilebilir. Paylaşımlı scooter firmaları, belirlenen hız sınırlarını yazılım ve coğrafi çitleme sistemleriyle uygulamakla yükümlüdür. Bazı bölgelerde hızın düşürülmesi, belirli alanlarda ise sürüşün kısıtlanması gerekir. Burada önemli olan, scooterın yalnızca teknik hız sınırına uygun olması değil, kullanıcının bulunduğu yolun şartlarına uygun hızda seyretmesidir. Özellikle yaya yoğunluğunun bulunduğu alanlarda yüksek hız, ciddi yaralanmalara neden olabilir." dedi.

Scooterların girmesi yasak olan yollar var mı?
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 66. maddesi ve Elektrikli Skuter Yönetmeliği uyarınca scooterların kullanılması yasak olan yollar bulunuyor:
Otoyollar,
Şehirler arası karayolları,
Azami hız sınırı 50 km/saati aşan karayolları,
Yaya yolları ve kaldırımlar,
Ayrı bisiklet yolu veya bisiklet şeridi bulunan yerlerde, bu yol yerine taşıt yolunu kullanması,
Yetkili kurumlarca ayrıca belirlenen yasaklı bölgeler de bulunmaktadır.
Ayrıca scooterla başka bir araca tutunmak, manevra dışında tek elle sürmek, bir scooter üzerinde birden fazla kişi taşımak ve taşıt yolunun bir şeridinde ikiden fazla scooterın yan yana seyretmesi de yasak.

15 yaş altına elektrikli scooter yasak
Elektrikli scooter kullanımında yaş sınırı 15 yaşını doldurmuş olmaktır. Paylaşımlı scooter işletmecileri 15 yaşını bitirmemiş kişilere hizmet veremez. Bu nedenle kiralama uygulamalarında yaş doğrulaması önemlidir. Başka bir kişinin hesabı üzerinden yaş sınırını karşılamayan bir çocuğun scooter kullanması, hem güvenlik hem de sorumluluk açısından sorun yaratabilir. Ebeveynler, çocuklarının başka kişilerin hesabıyla scooter kiralamasına izin vermemeli; yaş sınırının yanı sıra çocuğun trafik deneyimini ve güvenli sürüş becerisini de dikkate almalıdır.

Türkiye'de, 65-74 yaş aralığında yapay zeka kullanan bireylerin oranı geçen yıl yüzde 1,7 iken, bu yıl yüzde 5,1'e çıktı

Türkiye'de, 65-74 yaş aralığında yapay zeka kullanan bireylerin oranı geçen yıl yüzde 1,7 iken, bu yıl yüzde 5,1'e çıktı

05.10.2026 11:48:00 / Güncelleme: 05.10.2026 14:48:38
AA
 
 Türkiye'de, 65-74 yaş aralığında yapay zeka kullanan bireylerin oranı geçen yıl yüzde 1,7 iken, bu yıl yüzde 5,1'e çıktı
 Türkiye'de, 65-74 yaş aralığında yapay zeka kullanan bireylerin oranı geçen yıl yüzde 1,7 iken, bu yıl yüzde 5,1'e çıktı
AA muhabirinin, Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) "Yapay Zeka İstatistikleri 2026" bülteninden derlediği bilgilere göre, ülkede bilgisayar sistemlerinin metin, görüntü, ses gibi farklı büyük veri türlerini işleyerek, orijinal içerik oluşturmasına yarayan üretken yapay zekayı kullandığını beyan eden bireylerin oranı 2025'te yüzde 19,2 iken, bu yıl yüzde 37,6'ya yükseldi.

Yapay zeka kullanımı yaş gruplarına göre incelendiğinde, yaşlı bireylerin yapay zeka kullanım oranının bu yıl, geçen yıla göre büyük oranda arttığı görüldü. Bu doğrultuda, 65-74 yaş grubunda yapay zeka kullanımı geçen yıl yüzde 1,7 iken, bu yıl yüzde 5,1'e ulaştı. Böylece, bir yılda yapay zeka kullanan yaşlı nüfusun oranı, 3 katına çıkmış oldu.

Öte yandan, yaşlı erkek bireylerde yapay zeka kullanım oranı yüzde 2'den yüzde 5,3'e çıkarken, kadınlarda yüzde 1,2'den yüzde 4,9'a ulaştığı hesaplandı. Buna göre, yaşlı kadınlardaki yapay zeka kullanım oranı da bu yıl 2025'e göre 4 katına çıktı.

Gençlerin yarısından fazlası yapay zeka kullanıyor

Rakamlar, gençlerin büyük kısmının yapay zekayı gündelik hayatına entegre ettiğini de ortaya koydu.

Verilere göre, 16-24 yaş aralığındaki bireylerin yapay zeka kullanım oranı 2025'te yüzde 39,4 iken, bu yıl yüzde 64,9'a çıktı.

Öte yandan, 25-34 yaş grubunda ise bu teknolojinin kullanım oranı, aynı dönemlerde sırasıyla yüzde 30 ve yüzde 55,7 olarak kayıtlara geçti.

Yaş grupları ilerlediğinde bu teknolojinin kullanım oranı gerilerken, 35-44 yaş grubunda geçen yıl yüzde 15,5 olan yapay zeka kullanımı bu yıl yüzde 38,1'i buldu.

Ayrıca, 45-54 yaş grubunda aynı dönemlerde yapay zeka kullanım oranı yüzde 7,1'den yüzde 20,6'ya, 55-64 yaş aralığında da yüzde 3,1'den yüzde 10,6'ya çıktı.

Adana'da depremler devam ediyor: AFAD ön değerlendirme raporunu açıkladı

Adana'nın Saimbeyli ilçesinde 4,1 büyüklüğünde bir deprem daha meydana geldi. AFAD, dün 14.43'te merkez üssü yine Saimbeyli ilçesinde olan 5,2 büyüklüğündeki deprem ile ilgili ön değerlendirme raporunu açıklamıştı

05.10.2026 07:00:00
AA
 
Adana'da depremler devam ediyor: AFAD ön değerlendirme raporunu açıkladı
Adana'da depremler devam ediyor: AFAD ön değerlendirme raporunu açıkladı

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, saat 01.51'de, merkez üssü Saimbeyli olan 4,1 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Depremin, yerin 7 kilometre derinliğinde meydana geldiği belirlendi. 

AFAD, Adana'daki depreme ilişkin ön değerlendirme raporunu yayınlamıştı 

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Adana'nın Saimbeyli ilçesinde meydana gelen depremin ardından bölgeye ilişkin ön değerlendirme raporunu yayımladı.

AFAD Deprem Dairesi Başkanlığınca hazırlanan ön değerlendirme raporunda, dün 14.43'te merkez üssü Adana'nın Saimbeyli ilçesinde 5,2 büyüklüğünde deprem meydana geldiği belirtildi.

Yerin 7 kilometre derininde meydana gelen bu depremin en yakın yerleşim birimi olan Adana'nın Feke ilçesine bağlı Akoluk köyüne uzaklığının 7,114 kilometre olduğu ifade edilen raporda, "Ana şoktan, 12.58'e kadar geçen zamanda, büyüklükleri 1 ile 2,4 arasında değişen 16 artçı deprem kaydedilmiştir." bilgisine yer verildi.

Raporda, depremin hangi faydan kaynaklandığının yapılacak ayrıntılı sismolojik ve saha çalışmaları ile belirleneceği kaydedildi.

Bölgede 1900'dan bu yana büyüklüğü 4 ve üzerinde 32 depremin meydana geldiği, bunların en büyüğünün 5,7 olduğu bildirilen raporda, bölgede ayrıca 1900 yılı öncesine ait 3 tarihsel dönem deprem kaydının bulunduğu aktarıldı.

Rapordaki bilgilerin depremin meydana gelmesini takiben 1 saatlik sürede üretilen verilerin kullanılarak derlendiği ifade edildi. 

Erdoğan “Eylül’de ortaya çıktı” dedi…

Erdoğan: “Eylül ayında sorun ortaya çıktı” dedi… Ancak soruşturmanın izi ağustosa, düzenleyici kurumların çalışmaları ise 2025’e uzanıyor

04.10.2026 12:00:00
Haber Merkezi
 
Erdoğan “Eylül’de ortaya çıktı” dedi…
Erdoğan “Eylül’de ortaya çıktı” dedi…
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesi Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada fon piyasasındaki gelişmelere ilişkin, "Eylül ayında fon piyasasının belli bir alanında bir sorun ortaya çıktı" dedi. Erdoğan, devletin ilgili kurumlarıyla harekete geçtiğini belirterek, haksız kazanç elde edenlerin adalete hesap vereceğini söyledi.

Ancak soruşturmanın resmi kronolojisi, sorunun yalnızca eylül ayında ortaya çıktığı şeklindeki anlatımın sorgulanmasına yol açıyor.

SORUŞTURMANIN TARİHİ: 19 AĞUSTOS

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturmasına ilişkin yayımlanan kronolojiye göre dosyanın başlangıcı 19 Ağustos 2026 tarihli müzekkereye dayanıyor.

Soruşturmanın odağında bazı Borsa İstanbul hisselerindeki olağan dışı fiyat hareketleri ve yatırım fonları üzerinden gerçekleştirildiği ileri sürülen işlemler bulunuyordu.

Yani adli soruşturmanın başlangıç tarihi, Erdoğan'ın işaret ettiği eylül ayından yaklaşık bir ay öncesine denk geliyor.

DAHA DA GERİSİ VAR: ARALIK 2025

Dosyanın geçmişi ise yalnızca ağustosla sınırlı değil.

SPK'nın 18 Eylül 2026 tarihli resmi açıklamasına göre, 2 Aralık 2025'te Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığındaki Finansal İstikrar Komitesi'nde yatırım fonlarıyla ilgili gelişmeler gündeme geldi.

SPK, bazı portföy yönetim şirketlerinin fonlarının, fiili dolaşımı düşük paylarda ekonomik gerçeklik ve şirketlerin temel finansal büyüklükleriyle açıklanamayacak fiyat hareketlerine neden olduğunun gözlemlendiğini açıkladı.

FİK toplantısının ardından 3 Aralık 2025'te SPK bünyesinde bir çalışma grubu kuruldu.

Üstelik dönemin SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül, 5 Aralık 2025'te yaptığı açıklamada fonlar konusunda yeni düzenlemeler üzerinde çalışıldığını söylemişti.

Gönül, "kötü niyetli kullanımların önüne geçeceğiz" ifadesini kullanarak fonlarla ilgili tedbir ve değişiklik çalışmalarının sürdüğünü belirtmişti.

Bugün ise aynı Gönül, fon soruşturması kapsamında "şüpheli" sıfatıyla savcılıkta ifade verdi.

AĞUSTOSTA SPK HAREKETE GEÇTİ

Soruşturmanın kamuoyuna geniş biçimde yansımasından önce de piyasada önemli gelişmeler yaşandı.

SPK'nın aldığı kararların ardından 131 yatırım fonunun tasfiye sürecine alınması, bazı fonların TEFAS'ta işlemden kaldırılması ve yatırımcıların durumunun gündeme gelmesi eylül ayındaki büyük krizin öncesine dayanıyordu. SPK'nın açıklamasına göre tasfiye kapsamındaki 131 fonda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunuyordu.

23 Eylül'de yayımlanan kapsamlı soruşturma kronolojisinde de SPK'nın 17 Eylül'de Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1, Pardus ve Bulls portföy şirketlerinin kurduğu bazı fonlar hakkında işleme kapatma ve tasfiye kararları aldığı aktarılıyor.

9 EYLÜL'DE KAMUOYUNA YANSIDI

Fon krizinin kamuoyunda görünür hale geldiği tarih ise 9 Eylül.

Tera Yatırım'ın Pusula Finans Holding ve bağlı şirketlerini devralmak üzere görüşmelere başladığını açıklamasıyla konu daha geniş biçimde gündeme geldi. 13 Eylül'de Pusula Finans Holding yöneticilerinin istifaları kabul edildi; 14 Eylül'de Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız tutuklandı.

Ardından operasyonlar hızlandı.

18 Eylül'de Adalet Bakanı Akın Gürlek, sermaye piyasalarındaki şüpheli işlemler kapsamında 4 kişinin tutuklandığını, 51 kişi hakkında adli kontrol uygulandığını ve 246 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildiğini açıkladı.

19 Eylül'de Tera ve Pusula yöneticilerinin de aralarında bulunduğu 5 kişi gözaltına alındı.

"EYLÜLDE ORTAYA ÇIKTI" MI, YOKSA EYLÜLDE PATLADI MI?

Ortaya çıkan kronoloji önemli bir ayrım gösteriyor:

Aralık 2025: Finansal İstikrar Komitesi fon piyasasındaki gelişmeleri gündeme aldı.

3 Aralık 2025: SPK çalışma grubu oluşturdu.

18 Aralık 2025: Nitelikli yatırımcı kriterindeki finansal varlık sınırı 1 milyon TL'den 10 milyon TL'ye çıkarıldı.

19 Ağustos 2026: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmasının müzekkere tarihi.

9 Eylül 2026: Tera-Pusula görüşmeleriyle kriz kamuoyunda görünür hale geldi.

14-19 Eylül: Tutuklama ve gözaltı dalgası başladı.

17 Eylül: Çok sayıda fon için işlemden kaldırma ve tasfiye kararları gündeme geldi.

26 Eylül: Fatma Betül Sayan Kaya hakkında borsa işlemlerine ilişkin iddialar kamuoyuna taşındı.

29 Eylül: Kaya ve eşi İlyas Kaya'nın tüm mal varlıklarının dondurulmasına ilişkin yazının ilgili kurumlara gönderildiği açıklandı.

30 Eylül: Eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla ifade verdi.

MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu, görevinden istifa etti

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanı Ferhat Gündoğdu, görevinden istifa etti

04.10.2026 06:00:00
AA
 
MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu, görevinden istifa etti
MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu, görevinden istifa etti

Gündoğdu'nun avukatlarından yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olan soruşturma kapsamında İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliğince, görevi kötüye kullanma ve tehdit suçları yönünden savcılığın tutuklama talebi reddedilmiş, kişisel verilerin kaydedilmesi suçu yönünden ise tutuklama tedbirine başvurulmuştur.

Adli süreç, vekilleri olarak tarafımızca titizlikle takip edilmekte olup, müvekkilin masumiyetine ve yakın zamanda özgürlüğüne kavuşacağına inancımız tamdır.

Bununla birlikte; Türkiye Futbol Federasyonunun devam eden soruşturma sürecinde yıpratılmaması, adli sürecin işleyişine zarar gelmemesi adına, müvekkilimiz Merkez Hakem Kurulu Başkanlığı görevinden 03.10.2026 tarihi itibarı ile istifa etmiş ve istifa dilekçesi tarafımızca Türkiye Futbol Federasyonuna iletilmiştir." 

Abdullah Gül, amcasının cenazesine katıldı


 
11. Cumhurbaşkanı Gül, Kayseri'de amcasının cenaze törenine katıldı.
 

03.10.2026 17:46:00
AA
 
Abdullah Gül, amcasının cenazesine katıldı
Abdullah Gül, amcasının cenazesine katıldı


11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, vefat eden amcası Mustafa Gül'ün memleketi Kayseri'de düzenlenen cenaze törenine katıldı. Rahatsızlığı nedeniyle 88 yaşında vefat eden Mustafa Gül'ün cenazesi, Orgeneral Hulusi Akar Camisi'ne getirildi.

Burada ikindi namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrasında Gül'ün cenazesi, Kayseri Şehir Mezarlığı'na defnedildi.

Cenaze törenine Mustafa Gül'ün ailesi ve yakınları ile Vali Gökmen Çiçek, TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, il protokolü, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile vatandaşlar katıldı. Abdullah Gül, 75 yaşında...
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.