logo
28 EYLÜL 2026

'Otomotiv sektöründe çok ciddi çürük elmalar var'

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, otomotiv sektörü temsilcilerinin otomotiv sektörünün fahiş fiyat yapmakla ve stokçulukla anılmasını istemediğini dile getirerek, 'Otomotiv sektörünün temsilcileri, 'Otomotiv sektörünün bu şekilde gündemlerle anılmasından rahatsızlık duyuyoruz. Yapacağınız yönetmelik değişiklikleri, alacağınız kararlara desteğimiz tam' dediler. Aralarında çok ciddi çürük elmalar var, o çürük elmaları temizleme konusunda biz onların da gayret göstermelerini istedik. Ama biz tüketicilerimizin mağdur edilmesine ya da kazıklanmasına izin vermeyeceğiz' dedi

11.07.2023 12:12:00
İhlas Haber Ajansı
 
'Otomotiv sektöründe çok ciddi çürük elmalar var'
'Otomotiv sektöründe çok ciddi çürük elmalar var'
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, göreve başlamasının ardından ajansların, gazetelerin ve televizyon kanallarının Ankara temsilcileri ile tanışma yemeğinde bir araya geldi. Bakan Bolat, programda temsilcilerin ve muhabirlerin sorularını da yanıtladı. Bakan Bolat, yaptığı konuşmada göreve başlar başlamaz iş dünyasıyla yoğun temaslar içinde olduklarını ifade ederek, 'Hemen hemen bütün resmi, yarı resmi ve STK anlamındaki iş dünyası kuruluşlarımızla görüşüyoruz. Hemen daha birinci günden bu otomotiv konusunun alevli bir konu olduğunu gözlemledik ve ilk icraat olarak tebdili kıyafetle yoğun denetimlere girdik bayiler, galeriler. Arkadaşlarımız tespit ettikleri haksız, uygunsuz faaliyetler, stokçuluk faaliyetine ceza kestiler. Biliyorsunuz biz İl Ticaret Müdürlüklerimizin denetimleri ve Haksız Fiyat Düzenleme Kurulu üzerinden ceza kesebiliyoruz' dedi.

Bakan Bolat, ikinci el araç satışında tüketiciyi zorlama, aksesuarı zor alma, 'araç yok' bahanesi gibi uygulamalarla karşılaştıklarını dile getirerek, 'Bu minvalde biliyorsunuz bir sene önce Bakanlığımız bir karar almıştı, ikinci el satış için 6 ay ve 6 bin kilometre sınırlaması getirilmişti. Bu düzenleme yetkili kurumlar için getirilmişti. 1 Ocak'ta 6 ay süreli uzatıldı bu kısıtlama, şimdi 1 Temmuz'a geldiğimizde bu konu da önümüzdeydi. Biz yetkili satıcıların üzerindeki bu kısıtlamayı bireysel satışlar üzerinde de getirdik, 1 Temmuz 2023 itibarıyla hem yetkili satıcılar, hem bireysel satıcılar için bu düzenlemeyi getirdik' diye konuştu.

'Yaklaşık 4 bin 800 kişi 50'den fazla satış yapmış'

Bakan Bolat, bireysel araç satışında üçü aşan satışların yönetmelikte ticari satış olarak kabul edildiğini hatırlatarak, 'Yaklaşık 4 bin 800 kişi 50'den fazla satış yapmışlar. Bunlar ya kendileri bireysel, ya galeriler ya da bayilerin yanında çalışanlar, işte akrabaları vesaire üzerinden yapılan satışlar olduğu anlaşılıyor. Bunlardan savunma istendi ve gerekli savunmaları alınıyor, cezalar kendilerine gönderilecek' ifadelerini kullandı.

'İlan siteleri, 15 Temmuz'dan itibaren kesinlikle sıfır araç satış fiyatından daha yüksek ikinci el fiyatı koymamaları konusunda uyarıldı'

İkinci el araç satışına dair aldıkları bir başka önlemin ikinci el araçların 31 Aralık'a kadar sıfır araç fiyatından yüksek olamayacağı olduğunun altını çizen Bolat, 'Bunları nasıl uygulayacağız' İki aracımız var, birincisi, ilan siteleriyle görüşmeler yapıldı ve ilan siteleri 15 Temmuz'dan itibaren kesinlikle sıfır araç satış fiyatından daha yüksek ikinci el fiyatı koymamaları konusunda uyarıldı. İlan siteleri bu ilanları koymak isteyenleri uyaracaklar, buna uyulmadığı takdirde 300 bin liraya kadar ceza kesilecek' değerlendirmesini yaptı.

'İkinci el araç satıcılarında çok spekülasyon amaçlı ve manipülatif fahiş fiyat amaçlı ticaret yapma gayreti var'

Bolat, Türkiye Noterler Birliği ile iş birliği sağladıklarını ve 15 Temmuz itibarıyla noterlerin yılda üçten fazla bireysel satışın ticari satış kabul edilmesinden dolayı satışları gerçekleştirmeyeceklerine dikkati çekerek, 'Maalesef burada çok ciddi bir tamahkarlık ve aç gözlülük uygulamalarını gördük. Bir nevi ihtiyaçtan oto alımından ziyade, otoyu bir spekülasyon ve yatırım aracı, ama daha çok spekülasyon amaçlı ve manipülatif fahiş fiyat amaçlı ticaretini yapma gayretleri var. Biz aşağı yukarı son 2 haftadır bayramdan hemen önce başlattığımız, aldığımız tedbirlerle bu konuda çok önemli düzenlemeler yaptık. Sektörlerin içinde gerekli temaslar kuruyoruz fiyatlar noktasında ve satışlar noktasında bilgi alıyoruz. Bayilerin bir kısmının stokladıkları araçları artık mecbur kalıp piyasaya sürmeye başladıklarını ve araç yok dedikleri müşterilerini ve hatta galerileri arayıp, araç var, almak ister misiniz dediklerini müşahede ediyoruz. İkinci el satışlarında satışların gevşediğini müşahede ediyoruz. Fiyatlar noktasında da daha yüksek olan ikinci el satışların sıfır araç satış fiyatına doğru, aşağı doğru bir ivme kazandığı gözlemini yaptık. Birkaç hafta zaman alacak, ama tabi inşallah burada istikrarı sağlayacağız' dedi.

Bolat, bu yılın ilk 6 ayı itibarıyla Türkiye'de otomotiv üretiminde yüzde 30'luk artış olmasına karşın ithalatta 75 artış olduğunu belirterek, spekülasyon ve yatırım amaçlı aşırı talebin yüklenmesinden dolayı Türkiye'nin oto ithalatını ve döviz açısından kayıp getirdiğini dile getirdi.

'Otomotiv ithalatımızda ilk 6 ayda yüzde 75 bir artış var'

Bakan Bolat, bazı basın kuruluşlarında ikinci el araç ithalatına izin verileceği iddialarının yayımlanması hakkında görüşü sorulması üzerine şu ifadeleri kullandı:
'Şimdi zaten otomotiv ithalatımızda ilk 6 ayda yüzde 75 bir artış var. Geçen yılın aynı dönemine göre toplam ithalatta 11 milyar bir dolar artış var, bunun en büyük kaynağı altın ithalatıyla otomotiv ithalatındaki artış. Bu anlamda ikinci el oto ithalatı noktasında Bakanlığımızda şu anda herhangi bir çalışma yapılmadı, ama ekonomiyle ilgili kararlar yalnızca Bakanlığımızın alacağı bir karar olmayıp, Cumhurbaşkanımızın, Bakanlar Kurulunun da içinde yer aldığı geniş istişarelerle bu kararlar alınıyor. Biz de aldığımız kararları Kabinede paylaşıyoruz, istişare ediyoruz. Biz, Türkiye'nin otomotiv sektörünün yatırım ve üretim, istihdam anlamında, ihracat anlamında geldiği noktayı önemsiyoruz, daha da güçlendirme çabası içindeyiz. Türkiye, dünyada otomotiv sektöründe 13. sırada olan güçlü bir ülke, bunu daha iyi noktalara getirme hedefimiz var. Ama vurguncu, fırsatçı çabalarla, spekülatif fiyat şişirme çabalarına, arz-talep dengelerini bozucu çabalara karşı da savunma tedbirleriyle düzenleyici, denetleyici ve yaptırım uygulayıcı olma gayretimiz devam edecek.'

'Otomotiv sektöründe çok ciddi çürük elmalar var'

Bakan Bolat, ikinci el oto satışında stokçuluğu engellemek amacıyla 6 ay ve 6 bin kilometre zorunluluğunu içeren yönetmeliğin galericilerin fikrine başvurularak yapılıp yapılmadığı sorusuna ilişkin şu cevabı verdi:
'Otomotivdeki bu ikinci el satışlarla ve genel stokçuluk eğilimiyle ilgili mücadelemizde bayramdan önceki hafta otomotiv sektörünün bütün kesimleriyle toplantılar yaptık Bakanlıkta hepsini çağırdık ayrı ayrı çağırdık. Çünkü menfaatleri çatıştığı için aynı toplantıda da almadık onları ayrı ayrı onları dinledik. Biz tespitlerimizi söyledik ve buna izin vermeyeceğiz dedik. Üçü de, 'Bakanlığın yanındayız, biz de rahatsızız. Otomotiv sektörünün bu şekilde gündemlerle anılmasından rahatsızlık duyuyoruz. Yapacağınız yönetmelik değişiklikleri, alacağınız kararlara desteğimiz tam' dediler, bunu açıkça söyleyeyim. MASFED de bunlardan biriydi bayiler, OYDER, bir de distribütörler OMD hepsi bu konuda bize destek verdiler. Bütün iş dünyası kuruluşlarıyla görüştük bir beş haftalık görev süremiz içinde. 420 grupla görüştüm arkadaşlar yan 5 haftada 420 grupla görüşme yaptım ekonomi dünyasındaki aktörlerle ve kuruluşlarla. Dolayısıyla, aslında aralarında çok ciddi çürük elmalar var o çürük elmaları temizleme konusunda biz onların da gayret göstermelerini istedik. Ama biz tüketicilerimizin mağdur edilmesine ya da kazıklanmasına izin vermeyeceğiz. Müdahalelerimizi yapacağız dedik ve nitekim kararlılıkla yapıyoruz. Yani başka elimizde enstrümanlar da var adım adım gidiyoruz fark ettiyseniz. Yaklaşık 3 haftadır adım adım hep tedbirlerimizi aldık. 15 Temmuz'da yönetmelik yürürlüğe girince noterler bireysel satışları 3'ten fazla olmamak kaydıyla durduracaklar. İlan siteleri sıfır araçtan daha pahalı ilan koymama konusunda uyaracak, konulursa 300 bin lira ceza uygulaması yürürlüğe girecek. Daha başka enstrümanlarda arkadaşlarımız planlıyorlar bunu söyleyebilirim.'

'Tedarik fiyatına göre aşırı fahiş kar marjıyla satıp fahiş fiyattan satma gibi denetimlerde yakalandığında cezalar uygulanıyor'

Ticaret Bakanı Bolat, denetimlerin ne aşamada olduğuna ilişkin, 'İç Ticaret Genel Müdürlüğü ve il ticaret müdürlüklerindeki ekiplerimiz, denetimlerini aksaksız devam ettiriyorlar. Burada üç mekanizmayla bu denetimleri yapabiliyoruz, birincisi il ticaret müdürlüğündeki denetmenlerimizin sürekli yaptıkları denetimler ve buldukları yanlış uygulamalara karşı kestikleri cezalar var. Burada mesela şöyle söyleyeyim: 81 ilde 53 bin firma, 306 bin ürün denetimi yapılmış durumda şu ana kadar ve 212 milyon lira idari para cezası kesildi fahiş fiyat ve stokçuluk önlemlerine karşı. Değişik şeyler var, biri stokçuluk yakalandığı zaman, bir tanesi rafta olan fiyatla kasadaki fiyatın aynı olması, bir diğeri de tedarik fiyatına göre aşırı fahiş kar marjıyla satıp fahiş fiyattan satma gibi denetimlerde yakalandığında cezalar uygulanıyor. Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulumuz var. Fahiş fiyat ve stokçuluk cezalarına karşı işlem yapıyor ki ceza miktarları 30 bin lira ile 300 bin lira arasında değişiyor' dedi.
Bakan Bolat, Perakende Yasası'nı güncelleme noktasında sektördeki yetkililerle çalışmalar yürüterek istişare edeceklerine dikkati çekerek, 'Bütün olayın temelinde enflasyonla mücadelenin başarılması yatmakta. Çünkü şöyle düşünün; Türkiye'de 1973'ten 2004'e kadar çift haneli, üç haneli enflasyon vardı. 2004'ten 2019'a kadar olan sürede ise 1-2 yıl hariç tek haneli enflasyon dönemi başarıldı. AK Parti'nin 21 yıllık döneminde. Bu tek haneli enflasyon döneminde bu konular pek konuşulmuyordu, yani bizim Bakanlığımızda ağırlıklı olarak ihracat, gümrükler, döviz kazandırıcı faaliyetler, hizmetler ihracatı üzerinde yükleniyordu. O 2018'deki döviz atakları, döviz kuru atakları, ardından pandemiyle başlayan süreçte enflasyonist eğilimde ciddi bir yükseliş oldu, bu bütün dünyada oldu' ifadelerini kullandı.

'Tüketiciyi kazıklamayı amaçlayan türdeki uygulamaları cezalarla caydırmaya devam edeceğiz'

Amerika'da enflasyonun 10 kat arttığını hatırlatan Bolat, 'Yüzde 1'den yüzde 10'a çıktı. Avrupa Birliği'nde 10 katı arttı, yüzde yarımdan, yüzde 1'den yüzde 10'lara çıktı. Halen de yüzde 6 civarında avro bölgesinde ve Avrupa Birliği'nde. Onların faiz oranları yüzde 0'dan, 0,25'ten yüzde 5 noktasına yükseldi hem Avrupa'da, hem Amerika'da. Ya bu 5 katı faiz artışı demek ve bu enflasyonist dönem, bir de salgın veya savaş dönemlerinde stokçuluk yapma eğilimleri, vurgunculuk, yani mal saklama, malı 10 katına satma gibi çabalar artınca. Hatırlarsanız 1,5 yıl önce bir ayçiçeği fiyatları dalgalanması vardı, bunu yaşamıştık. Ben size maske, dezenfektan, kolonya örneğini vereyim. 1 Şubat 2020'de tanesi 15 kuruş olan maske 1 Mart 2020'de, 1 ay sonra 5 liraya çıktı, yüzde 3 binin üzerinde bir artışla, 3 bin 200 artışla. Anti-enflasyonist ekonomi politikalarıyla bu mücadelede başarılı oldukça bu fiyat tartışmaları da aşağı doğru gelecektir. 8 ay önce yüzde 85,5 olan TÜFE enflasyonu, Haziran itibariyle yüzde 38,20'ye düşürüldü. Bu başarıldı, 8 ayda başarıldı ve son aylarda da fiyatlarda, marketlerde biz takip ediyoruz, bizim birimlerimiz var, müdürlüklerimiz var. Nispeten geçen yılki dalgalanmalar boyu son aylarda bayağı kısaldı. Şimdi önümüzde tabii Temmuz ayı var, bu Temmuz ayında bir miktar KDV artışı kararları alındı biliyorsunuz, ama biz fahiş dediğimiz aşırı, vurgun yapmayı amaçlayan ya da tüketiciyi kazıklamayı amaçlayan türdeki uygulamalara elimizdeki yetkilerle müdahale etmeye, denetlemeye, cezalarla caydırmaya devam edeceğiz. Ama daha geniş planda sizin işaret ettiğiniz, kanunu düzenlemeler konusunda çalışmalarımızı sürdürüp bunu bir uygulama noktasına getirmek için çalışacağız inşallah' diye konuştu.

'KDV farkı KDV olarak mı yansıtılıyor, yoksa üstüne çok daha fazla ekleyerek yine tüketici zararına bir çaba içine mi giriliyor bunu denetleyeceğiz'

KDV'de genel olarak 2 puanlık artış olduğunu savunan Bolat, 'Temizlik, kimyevi ürünlerde ise yüzde 8'den yüzde 20'ye çıkarıldı. Temel ihtiyaç maddelerinde ve gıda ürünlerinde yüzde 1'lik KDV'de herhangi bir artış yapılmadı. Bizim denetim ekiplerimizin zaten çalışmalarında bu KDV farkı KDV olarak mı yansıtılıyor, yoksa üstüne çok daha fazla ekleyerek yine tüketici zararına bir çaba içine mi giriliyor, bu denetimle devam edecek, yapılıyor yani bugünden itibaren' dedi.

Dolaylı vergilerinin payının genel olarak çok yüksek artırım olmadığını dile getiren Bolat, 'Yani KDV genel oranında 2 puanlık bir artırım yapıldı. Bizim görevimiz bunu denetlemek, ama bu paket niye ortaya çıkarıldı gayet açık arkadaşlar. Şimdi AK Parti döneminde sabit gelirlileri işçi, memur, emekli, çiftçilere, esnafımıza krediler, destekler ve çiftçilerimize taban fiyatı desteklemeler yoluyla daima enflasyonun üzerinde bir refah payıyla devlet gerekli kaynakları aktardı ve aktarmaya devam ediyor. Bu 14 Mayıs seçimlerinde verilen vaatler de bir bir gerçekleştiriliyor. Memur, emekli ücret artışlarında asgari memur ücretinde asgari emeklinin ücretinin Nisan ayında artırılmasında ve şimdi yeniden Temmuz artırımında. EYT'nin getirilmesinde ve bunlara rağmen AK Parti hükümetleri bütçe dengesine mali disipline hep riayet etmişler. Geçen yıl bile bütçe açığının milli gelir içindeki payı yüzde 1'in altındaydı. Avrupa Birliği Maastricht kriteri yüzde 3'e izin veriyor, birçok Avrupa Birliği ülkesi yüzde 3'ün üzerinde. Kamu borçlanmasının payı anlamında milli gelirin içindeki payı anlamında da Maastricht yüzde 60'a izin veriyor, Almanya bile yüzde 90'da. Avrupa Birliği, Avro ortalaması yüzde 90, yüzde 100 nispetinde. Türkiye'de bu rakam yüzde 35-36'larda. Yani kamu borçlanması ve bütçe açığını minimumda tutma noktasında ciddi bir mali disiplin hep uygulandı, ama buna rağmen oldukça cömert bir destekler politikası da her kesim için uygulanmış. Biz korkunç bir deprem yaşadık, ne zaman' 6 Şubat'ta. Yani 2023 bütçesi 4.2 trilyon liraydı biliyorsunuz gider bütçesi ve açığımız 673 milyar lira olarak programlanmıştı. Belki daha düşük olacaktı, ama 1 ay sonra deprem olunca o deprem Türkiye'nin nüfusunu ve topraklarının yüzde 12-13'nü ilgilendiriyor. Yani orada büyük bir yıkım ve yangın varken biz hiçbir şey olmamış gibi normal bir hayata devam etmemiz mümkün değil. Oraları kalkındırmak, ayağa kaldırmak, 12-13 milyon insanın yaralarını sarmak, fiziki yıkım ortadan kaldırmak zorundayız. Olay sadece konut yapmak da değil, orada ticari hayatın canlanması lazım' diye konuştu.

'Bankalar kredi musluklarını açmaya başladılar'

Bolat, Eximbank kaynakları dışında ihracatın finansmanı için bankacılık sistemine talepleri olup olmadığı sorusu üzerine, 'Zaten Merkez Bankası politika faizlerini artırıp yüzde 15'e çıkardıktan sonra bankalar kredi musluklarını açmaya başladılar. Ondan önce vermek istemiyorlardı son 2-3 aydır biliyorsunuz. Çok yüksek oran talep edip aslında caydırmaya çalışıyorlardı. Ama görüşmelerimizde bankacılık sistemi özellikle kamu bankaları öncülüğünde kredi musluklarını açmaya başladılar. Merkez Bankamız ile de geçen hafta bir toplantı yaptık ihracatçılarımızın finansmana erişimi noktasındaki sıkıntılarını, kaygılarını ilettik. Merkez Bankamızda oldukça pozitif, olumlu bir bakış açısı görmekten çok memnunuz. İhracatçılarımız kaygı duymasınlar finansman kanalları açılıyor. En önemlisi bizim Eximbank'ta yaptığımız hamledir. Sermayeyi 3'te 1 nispetinde artırarak 6.8 milyar artırarak 20,6 Milyar TL'ye çıkardık en az 70 milyarlık bir kaynağı başta KOBİ'ler olmak üzere ihracatçılara sunabilmeyi başardık' ifadelerini kullandı.

'Hükümet olarak 1 yıl daha kiracılar üzerindeki fahiş artış baskısını hafifletebilmek için bu karar alındı'

Hükümetin kiracı kesimini desteklemek amacıyla yüzde 25 sınırlamasını getirdiğini hatırlatan Bakan Bolat, 'Şimdi bu yıla geldiğimizde bu düzenlemenin süresi 1 Temmuz'da bitiyordu. Bu konuda Hükümetin bir vaadi vardı ve bir de TEFE-TÜFE ortalaması olarak oran yüzde 61 gibi bir rakamı da gördük. Hükümet olarak 1 yıl daha kiracılar üzerindeki fahiş artış baskısını hafifletebilmek için bu karar alındı. Ama bunun yanında Adalet Bakanlığı biliyorsunuz bu kararı alıyor. Borçlar Kanununa bir geçici madde ekleyerek yapmıştı geçen sene. Arabulucu mekanizması getirilecek yakın bir zamanda. Bu şekilde ev sahibi, kiracı anlaşmazlıkları noktasında arabuluculuk mekanizması da devreye girecek. Enflasyonda bu fiyat istikrarı mücadelesinde sonuç aldıkça zaten geriye doğru bir geliş olduğunda bu yüzde 25 sınırlaması konusu da 1 yıl sonra yeniden ele alınabilecek' dedi.
Tanışma yemeği Bakan Bolat'ın temsilciler ve gazeteciler ile fotoğraf çektirmesinin ardından sona erdi.İHA

Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü

Osmaniye'de yeğeni tarafından görev yaptığı okulda silahla vurulan öğretmen hayatını kaybetti

28.09.2026 14:11:00 / Güncelleme: 28.09.2026 14:14:16
İHA
 
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Olay, merkez Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nde yaşandı.

Okulda görev yapan Edebiyat Öğretmeni Mehmet Bilgili, ilk bilgilere göre yeğeni olan A.B. tarafından silahla vuruldu.



İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekibi sevk edildi.

Sağlık ekiplerinin kontrollerinde Bilgili'nin hayatını kaybettiği belirlendi.

Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi

Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi. Bu kayıtlarla, tasfiye sürecine yaklaşılırken fonlardan gerçekleşen çıkışların büyüklüğü, zamanlaması ve yatırımcı bazındaki dağılımı soruşturma dosyasında incelenecek

28.09.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi
Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi
20 milyar dolarlık büyüklüğe ve 450 binin üzerinde hesap sahibine ulaşan fon soruşturmasında tasfiye koşulları netleşiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ekonomi kurmaylarıyla yaptığı toplantıda, öncelikle 1 milyon lira ve altındaki fon paylarının ödenmesinin gündeme geldiği belirtildi.

Toplam büyüklüğü 20 milyar dolara ulaşan ve 450 binin üstündeki hesap sahibini doğrudan ilgilendiren fon kriziyle ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma giderek derinleştirilirken, kapatılan fonların tasfiyesine ilişkin koşullar da netleşmeye başladı. Bu kapsamda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ekonomi kurmaylarıyla yaptığı toplantıda, öncelikli olarak 1 milyon lira ve altındaki fon paylarının ödenmesi yönünde karar çıktığı ifade ediliyor. Son üç aylık dönem başta olmak üzere soruşturmaya konu fonlardaki tüm hesap hareketleri detaylıca incelenecek. Devam eden soruşturmada tutuklu sayısı 51'e yükselirken, 46 düzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin malvarlığı ise kaçırma, değer azaltma, üçüncü kişilere devrin önlenmesi amacıyla donduruldu.

Kapsamda hangi fonlar var?
Son dönemlerde çok sayıda operasyona imza atan Adalet Bakanlığı'nın en kapsamlı soruşturmasını fonlarla ilgili sürdürülen soruşturma oluşturuyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet suçları kapsamında yürüttüğü fon soruşturmasında, 7 yatırım şirketine ait fonların para ve yatırımcı trafiğinin ortaya çıkarılması için Merkezi Kayıt Kuruluşuna müzekkere yazdı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen 2026/149004 sayılı fon soruşturması kapsamında 22 Eylül'de Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan fonlara ilişkin ayrıntılı yatırımcı ve işlem kayıtlarını istedi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı MKK'ya yaptığı başvuruda, Pusula Finans Anonim Şirketi, Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş., Hedef Portföy Yönetimi A.Ş., Bulls Yatırım Menkul Değerler A.Ş., A1 Capital Menkul Değerler A.Ş., Atlas Menkul Kıymetler Yatırım Ortaklığı ile Pardus Menkul Kıymetler A.Ş. ile bağlantılı fonlara ilişkin kayıtların incelenmesini istedi. TCK'nın suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ile 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet suçları kapsamında yürütülen soruşturmada tasfiye tarihine kadar yapılan yatırımcı bazlı tüm hareketlerin tespiti istendi.

Para hareketleri ortaya çıkarılacak
Yatırımcıların fonlardaki alım-satım işlemlerinin TL karşılıkları, mevcut hesaplardaki katılma payı değerleri, pay oranları ve benzeri nitelikteki kayıtları isteyen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, fonlardaki yatırımcı hareketlerinin dönemsel olarak ortaya çıkarılarak, para trafiğinin ayrıntılı biçimde incelenmesini hedefliyor. Savcılığın MKK'dan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi. Bu kayıtlarla, tasfiye sürecine yaklaşılırken fonlardan gerçekleşen çıkışların büyüklüğü, zamanlaması ve yatırımcı bazındaki dağılımı soruşturma dosyasında incelenecek. Soruşturmaya ilişkin sosyal medya hesabından değerlendirmede bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek, amacın birikimlerin istismarına izin vermemek ve mağduriyetin kanunun öngördüğü koşullar çerçevesinde giderilmesinin amaçlandığını bildirdi. Bakan Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından "suç işlemek amacıyla örgüt kurma-üye olma", "nitelikli dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" ve "sermaye piyasası kanununa muhalefet" suçları kapsamında yürütülen soruşturmada, para hareketlerinin tüm yönleriyle ortaya çıkarılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü aktardı.

Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı

Osmaniye'nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü'nde, Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, saldırıyı gerçekleştirdiği belirtilen A.B.'nin yakalanarak gözaltına alındığını açıkladı

28.09.2026 13:44:00 / Güncelleme: 28.09.2026 13:50:04
Haber Merkezi
 
 Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı
 Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı
Osmaniye'nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü'nde, Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili ilahlı saldırı sonucu ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan öğretmen tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Osmaniye Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti, şüpheli A.B.'nin kısa sürede yakalanarak belirtirken saldırganın öğretmenin yeğeni olduğunu açıkladı.

Yeğeni olduğu ortaya çıktı
Valiliğin açıklamasına göre olay, 28 Eylül 2026 tarihinde meydana geldi. Merkeze bağlı Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde Türk dili ve edebiyatı öğretmeni Mehmet Bilgili, aralarında husumet bulunan yeğeni A.E. Bilgili'nin silahlı saldırısına uğradı. İhbar üzerine okula 112 Acil Sağlık ve jandarma ekipleri yönlendirildi.
Tabancayla açılan ateş sonucu ağır yaralanan öğretmen, ambulansla kaldırıldığı hastanede müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Okula giden Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, yetkililerden bilgi aldı.

Zanlının psikolojik sorunları olduğu açıklandı
Serdengeçti, gazetecilere, saldırının eğitim öğretimle alakası olmadığını söyledi.
Öğretmen ile yeğeni arasında husumet bulunduğunu dile getiren Serdengeçti, şöyle konuştu:
"Zanlı şizofren, psikiyatri bağlamında uzun yıllardır tedavisi devam ediyor. Daha önce öğretmenimizin kendisini yetiştirdiği, evlat olarak baktığına yönelik bilgiler var elimizde. Fakat son dönemlerde husumet oluşuyor, şizofreni kaynaklı çeşitli iddialardan kaynaklı bu menfur saldırıyı gerçekleştiriyor. Gerek kolluk kuvvetlerimizce gerek Cumhuriyet Başsavcılığınca aydınlatacaktır. Burada öğrenci ve eğitime dönük bir saldırı değil."
Vali Serdengeçti, saldırganın amcası olan öğretmeni hedef aldığını belirterek, "Okulumuzun bahçesinde hedef alıyor. Geçmiş olsun, başımız sağ olsun." dedi. Serdengeçti, şüphelinin yakalandığını ve olayda kullanılan ruhsatsız tabancanın ele geçirildiğini ifade ederek, "Kendisinin, öğretmene husumete dönük çeşitli iddiaları var fakat saldıran kişinin şizofreni belirtileri olduğunu biliyoruz." diye konuştu.

İBB davasının 88. duruşması başladı

İBB davasına ilişkin 57'si tutuklu 436 sanığın yargılandığı davanın 88. duruşması başladı

28.09.2026 12:09:00
Anadolu Ajansı
 
İBB davasının 88. duruşması başladı
İBB davasının 88. duruşması başladı

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda görülen duruşmaya, görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık ve Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun'un da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bazı tutuksuz sanıklar ile avukatlarının da bulunduğu duruşmada, sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Duruşma, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İBB Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

İddianamede, 16 kişi "müşteki", 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaat ile sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğuna" ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş, Adem Soytekin, Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu, kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma" ve "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet" ve 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Birleşen dosya

Beyoğlu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan İnan Güney'in de aralarında bulunduğu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.

İddianamede, sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan, Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl 8 aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Birleşen ikinci dosya

Ağaç ve Peyzaj AŞ üzerinden usulsüzce kurgusal ihale sistematiği işletilerek ihalelere fesat karıştırıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturma tamamlanmış ve 29 sanık hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.

Sanıklar Ekrem İmamoğlu, Fatih Keleş ve Ali Sukas'ın "ihaleye fesat karıştırma", "resmi belgede sahtecilik", "rüşvet alma ve verme" ile "rüşvete aracılık etme" suçlarından 62'şer yıldan 168'er yıla kadar hapisle cezalandırılmaları, diğer 26 sanık hakkında ise aynı suçlardan 3 yıldan 168 yıla kadar değişen sürelerde hapis cezası isteniyor.

Yargılama sürecinde, birleşen dosyalarla birlikte 59 sanığın tahliye edilmesiyle davada 57 tutuklu sanık bulunuyor.

Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor

28.09.2026 11:30:00
Haber Merkezi
 
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor.

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor.

İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen iddianameye göre bu suçlamalar, "cumhurbaşkanına hakaret", "halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama" ve "suçu ve suçluyu övme" olarak sıralanıyor.

Göktaş'ın X hesabından yapılan 27 Eylül'de yapılan bir paylaşımda komedyenin yeni bir mektubu yer aldı.

Duruşmayı hatırlatarak başlayan mektupta, "88 gün sonra ilk kez kelepçeleneceğim ve araba kornası duyacağım. Kelepçeyi özlemediğim kesin, bakalım araba kornasını özlemiş miyim? İyiyim. Güneş olmadan da yaşanıyormuş, güneş abartılmış bir balonmuş" ifadeleri yer aldı.

32 yaşındaki Göktaş, "kuyu tipi" olarak adlandırılan Tekirdağ Karatepe Cezaevi'nde güneş görmeyen bir hücrede tutuluyor.

Gösterisindeki ifadeleri nedeniyle 29 Haziran'da hakkında soruşturma başlatılan Göktaş, yurtdışı tatili dönüşünde 2 Temmuz'da havalimanında gözaltına alınmış ve 3 Temmuz'da tutuklanmıştı.

28 Ağustos'ta komedyen hakkında "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ve "cumhurbaşkanına hakaret" suçlamalarından tahliye kararı verilmiş ancak cezaevinden çıkmadan "suçu ve suçluyu övmek" suçlamasıyla yeniden tutuklanmıştı.

Ancak savcılık Göktaş'ın tahliye kararının kaldırılarak üzerine atılı suçlardan yeniden tutuklanmasını talep etti ve komedyenin "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ile "cumhurbaşkanına hakaret" suçlarından ayrı ayrı tutuklanmasına oy birliğiyle karar verildi.

Daltonlar isimli suç örgütünün eylemlerini övme suçu işlediği iddiasıyla mahkemeye çıkarılan Göktaş, SEGBİS ile yaptığı savunmada suçlamayı reddetmişti.

Göktaş uzun süredir sergilediği gösteriyi 24 Haziran'da YouTube'a yüklemişti.

Video üç ayda 15 milyondan fazla izlendi.

İddianamede neler var?
İddianamede Göktaş'ın "Ölü Deniz" adlı gösterisinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında kullandığı bazı ifadelerin eleştiri sınırlarını aştığı ve Cumhurbaşkanı'nın şeref ve saygınlığını zedelediği öne sürülüyor.

Savcılık ayrıca gösteride yer alan bazı bölümlerin, İslam dininin mensuplarını ve dini pratikleri konu alan ifadeler nedeniyle toplumun bir kesimini diğer kesimine karşı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği görüşünü dile getiriyor.

Bu bölümde özellikle oruç tutan canlı bombalar ve Kur'an konulu şakalar ile Göktaş'ın dalgıçlarla ilgili sözlerinin haşema giyen kadınlarla ilgili olduğu çıkarımı yer alıyor.

Bir diğer suçlama ise kamuoyunda "Daltonlar" olarak bilinen suç örgütüne ilişkin stand-up bölümüne dayanıyor.

Savcılık, bu bölümdeki ifadelerin suç örgütünün faaliyetlerini övücü ve meşrulaştırıcı nitelik taşıdığını savunarak "suçu ve suçluyu övme" suçunun oluştuğunu ileri sürüyor.

İddianamede, gösteriyle ilgili 500'den fazla CİMER başvurusu ve çok sayıda şikâyet dilekçesi verildiği belirtildi.

Söz konusu ifadelerin kamu düzeni açısından "açık ve yakın tehlike" oluşturduğu değerlendirmesi de yer aldı.

Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu

Gazeteci Fatih Altaylı, AK Parti eski Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa ve fon iddialarını köşesinde değerlendirdi

28.09.2026 10:08:00
Haber Merkezi
 
Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu
Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu
Fatih Altaylı, Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa iddialarını köşesine taşıdı. Altaylı, Kaya ve eşinin Tera üzerinden yaptığı öne sürülen işlemlerdeki yüksek getiriyi gündeme getirirken, soruşturmanın toplam büyüklüğü olarak dile getirilen 25 milyar dolara dikkat çekti: "Fatma Betül Kaya'dan 45 milyon doları çıktı. Gerisi nereden çıkacak?"

Gazeteci Fatih Altaylı, AK Parti eski Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa ve fon iddialarını köşesinde değerlendirdi.

Altaylı, Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre'nin Kaya hakkında ortaya attığı iddiaları ilk duyduğunda bunların gerçeği yansıtmayacağını düşündüğünü belirtti. Ancak daha sonra gündeme gelen rakamların dikkat çekici olduğunu ifade etti.

63 MİLYON TL'DEN 1,3 MİLYAR TL'YE

Altaylı'nın aktardığı iddiaya göre Kaya, nisan ayında Tera üzerinden yaklaşık 63 milyon TL tutarında yatırım yaptı. İddiaya göre bu para eylül ayında yaklaşık 1 milyar 344 milyon TL olarak geri çekildi.

Altaylı, söz konusu rakamları dolar üzerinden de hesaplayarak, yaklaşık 1 milyon 432 bin dolarlık yatırımın 5 ay içerisinde 28 milyon dolara ulaştığı iddiasını gündeme getirdi. Yazar, bunun dolar bazında yaklaşık yüzde 2 binlik artış anlamına geldiğini yazdı.

EŞİNE AİT İŞLEMLER DE GÜNDEMDE

Altaylı, Kaya'nın eşi İlyas Kaya hakkındaki iddiaları da yazısına taşıdı.

Buna göre İlyas Kaya'nın nisan ayında yaklaşık 99 milyon TL yatırdığı, eylül ayında ise yaklaşık 826 milyon TL ile çıktığı öne sürüldü.

Altaylı, bu rakamların dolar karşılığının yaklaşık 2 milyon 250 bin dolardan 17 milyon 210 bin dolara yükselmek anlamına geldiğini belirterek, işlemlerin fonun batmasından hemen önce gerçekleştiği iddiasına dikkat çekti.

"SADECE FATMA BETÜL SAYAN KAYA MI?"



Altaylı'nın yazısının odağındaki soru ise fon soruşturmasının tamamına ilişkin oldu.

Yazar, "Sadece Fatma Betül Sayan Kaya mı yapmıştır bu işi? Başka kimler böyle servet edindi?" sorusunu gündeme getirdi.

Altaylı, ardından soruşturmayla bağlantılı olarak dile getirilen 25 milyar dolarlık toplam büyüklüğe dikkat çekerek şu soruyu sordu:

"Fatma Betül Kaya'dan 45 milyon doları çıktı. Gerisi nereden çıkacak! Çıkacak mı?"

ESKİ DOSYA: İBB'DEN 85 BİN 791 DOLARLIK EĞİTİM ÖDEMESİ

Kaya'nın adı daha önce de ABD'deki eğitimi nedeniyle İBB iştiraki İSBAK'tan aldığı öne sürülen ödemelerle gündeme gelmişti.

İBB'nin eski yönetimi döneminde, Kaya'nın 14 Kasım 2008'de İSBAK AŞ'de elektrik-elektronik mühendisi olarak işe başladığı, yaklaşık iki ay sonra da ABD'de eğitim için İBB bursuyla gönderildiği kamuoyuna yansıyan kayıtlarda yer aldı.

İSBAK tarafından Kaya'ya yurtdışı eğitim sözleşmesi kapsamında 85 bin 791 dolar ve 20 bin 289 TL ödeme yapıldığı belirtildi.

İBB PARAYI GERİ İSTEMİŞTİ

Konu 2021 yılında İBB Teftiş Kurulu'nun incelemesiyle yeniden gündeme geldi.

Dönemin İBB yönetimi, Kaya'dan ve kefil olan aile üyelerinden 85 bin 791 dolar ile 20 bin 289 TL'nin, masraflar ve yasal faiziyle birlikte geri ödenmesini talep etti. Ayrıca dönemin bazı İSBAK yöneticileri hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunuldu.

İBB müfettişlerinin raporuna ilişkin haberlerde, yurtdışı eğitim sözleşmesindeki bazı hükümlerin ihlal edildiği iddiaları da yer aldı. Bunlar arasında eğitim sonrasında İSBAK'ta çalışma yükümlülüğü ve eğitim süresinin uzatılmasına ilişkin sözleşme hükümleri tartışma konusu oldu.

Ancak bu eski dosyada da önemli bir ayrım bulunuyor: Kaya hakkında 2021 sonunda işlem başlatıldığı, sonrasında takipsizlik kararlarının verildiği basına yansıdı. Ayrıca Kaya'nın başvurusu üzerine İBB bursuyla ilgili çok sayıda internet içeriğine 2024'te erişim engeli getirildi.

ALTAYLI'NIN VURGUSU NE?



Altaylı'nın yazısındaki temel vurgu, yalnızca Kaya hakkındaki iddialar değil. Yazar, Kaya üzerinden ortaya çıkan rakamların, eğer soruşturmadaki toplam para büyüklüğü iddiasıyla birlikte değerlendirilecekse, "başka kimlerin bu sistemden ne kadar kazanç sağladığı" sorusunu gündeme getirdiğini belirtiyor.

Dolayısıyla "25 milyar doların 45 milyonu eski Bakan'dan çıktı" ifadesi, 25 milyar dolarlık toplam büyüklüğün tamamının Kaya'ya ait olduğu anlamına gelmiyor. Altaylı, Kaya hakkında öne sürülen yaklaşık 45 milyon dolarlık tutarı, soruşturmada konuşulan 25 milyar dolarlık toplam rakamla karşılaştırarak geriye kalan miktarın akıbetini sorguluyor.

Kaya ise iddiaların ardından AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı ve diğer görevlerinden istifa etti. Hakkındaki borsa işlemlerine ilişkin iddiaların hukuki olarak kesinleşmiş bir suç veya mahkûmiyet anlamına gelmediği de ayrıca belirtilmeli.

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

28.09.2026 06:00:00
AA
 
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar sürüyor.

Soruşturma kapsamında Başsavcılığın ilgili kurumlara yazdığı müzekkerede kişi ve kurumların hesaplarında bulunan sermaye piyasası araçlarının dondurulmasının talep edildiği bildirildi.

Yazıda, ilgili kurumlar nezdinde mal varlığı ve para hareketlerine yönelik tedbir uygulanan firmalar ve fonlarla alakalı olarak, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve ilgili kurullar tarafından yeni değerlendirme ve bildirimlerin yapıldığı belirtildi.

Bu doğrultuda, söz konusu tedbirlerin ve mal varlığının dondurulması kararının kaldırılmasına karar verildiği kaydedildi.

Soruşturmada tedbir kararı kaldırılan 45 firma ile 19 fonun bulunduğu, gerçek kişiler üzerindeki tedbirin ise devam ettiği öğrenildi.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temini talep edilmişti.

Şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, bunların 2024'ten bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi istenmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturmada, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi tutuklanmıştı.

Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya, savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan da adliyeye sevk edilmiş ve tutuklanmıştı.

Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Furkan Baki, Murat Keçeci, Ramazan Erbey, İlhan Aygül, Salih Can Bülbül, Selçuk Kahya, Uğur Akkafa, Samet Çetinel, Celal Yarız, İsmail Ege, Mehmet Yıldırım, Lütfi Çetinel, Berkan Gülen ve Mehmet Erbey'in tutuklanmasına, 3 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar verilmişti.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen 19 şüpheli tutuklanmış, 2 zanlı ise adli kontrol şartıyla salıverilmişti.

Devam eden soruşturmada 8 zanlı daha gözaltına alınmış, 6'sının tutuklanmasına hükmedilmişti.

Böylece soruşturmada tutuklananların sayısı 51'e ulaşmıştı.

Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener'le birlikte hakkında yakalama kararı çıkarılan Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel de gözaltına alınmıştı. 

İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı

İstanbul'da etkili olan sağanak nedeniyle su basan Zincirlikuyu'daki alt geçit, araç trafiğine kapatıldı

28.09.2026 00:10:00
AA
 
İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı
İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezinin (AKOM) uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde sağanak etkisini gösterdi.

Yağış nedeniyle caddelerde su birikintileri oluştu, sürücüler ve yayalar zor anlar yaşadı.

Yoğun yağış nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı. Alt geçidin araç trafiğine kapatılması nedeniyle bazı otobüsler seferlerini yapamadı.

Kağıthane'de de Güzeldere Caddesi'nde su birikintisi oluştu. Caddede ilerleyen araçlar güçlük çekti.

Beylikdüzü, Esenyurt ve Sultangazi'de de yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor.

 

Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 252. maddesi kapsamında resen soruşturma başlattı. Başsavcılığın açıklamasında soruşturmanın ayrıntılarına yer verilmedi

27.09.2026 21:00:00
Haber Merkezi
 
Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı
Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 252. maddesi kapsamında resen soruşturma başlattı. Başsavcılığın açıklamasında soruşturmanın ayrıntılarına yer verilmedi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında "rüşvet" suçundan resen soruşturma başlattı. Başsavcılık açıklamasında, soruşturmanın TCK'nin 252. maddesi uyarınca yürütüldüğü belirtildi.

Soruşturmayı ekonomik suçlar bürosu yürütüyor
Açıklamaya göre dosya, Başsavcılığın Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülüyor. Soruşturma kapsamında elde edilen deliller üzerine resen işlem başlatıldığı bildirildi.

Başsavcılık ayrıntı paylaşmadı
Başsavcılığın kamuoyuna duyurduğu açıklamada, iddianın dayanağına, soruşturmanın kapsamına veya izlenecek adımlara ilişkin ek bilgi verilmedi.

Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu

Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu

27.09.2026 19:06:00 / Güncelleme: 27.09.2026 19:08:31
Haber Merkezi
 
Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu
Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu
Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin olarak başlatılan soruşturmada daha önce gözaltına alınıp 4 gün önce serbest bırakılan cezaevi doktoru Turgay Tamer, Büyükçekmece'deki evinde ölü bulundu. Tamer'in kesin ölüm nedeni, otopsinin ardından belirlenecek.

Kozinoğlu'nun 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde ölümüne ilişkin olarak yeniden başlatılan soruşturmada cezaevi ve sağlık kayıtlarında dikkat çeken ayrıntılar ortaya çıkmış, Kozinoğlu'nun ilk yardım çağrısının ardından cezaevi görevlilerinin koğuş kapısını yaklaşık 10 dakika sonra açtığı, 112'ye ise olaydan yaklaşık 17 dakika sonra haber verildiği tespit edilmişti. Ayrıca Kozinoğlu'nun ilk yardım çağrısından sağlık ekibinin kendisine ulaşmasına kadar 29 dakika 36 saniye geçtiği belirlenirken, kampüste bulunması gereken ambulans ekibinin yemek için Silivri merkeze gittiği, nöbetçi doktorun ise olaydan haberdar edilmediğini söylediği belirtilmişti.

Başsavcılık tarafından yapılan bilgilendirmede, Tamer'in Kozinoğluna herhangi bir tıbbi müdahalede bulunmadığını belirtildi.

Serbest bırakıldı, 4 gün sonra öldü
Soruşturmada ikinci dalga operasyon düzenlenmiş, operasyonda cezaevi doktoru Tamer de gözaltına alınmıştı. Tamer, serbest bırakılmasından 4 gün sonra Büyükçekmece'deki evinde ölü bulundu.

Tamer'in hâlihazırda el ayak iltihabı rahatsızlığının bulunduğu ve iltihap şişliklerinden dolayı yürümekte dahi zorlandığı; bu sebeple bir süredir doktorluk mesleğini de yapamadığı belirtildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.