logo
24 HAZİRAN 2026

'Otomotiv sektöründe çok ciddi çürük elmalar var'

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, otomotiv sektörü temsilcilerinin otomotiv sektörünün fahiş fiyat yapmakla ve stokçulukla anılmasını istemediğini dile getirerek, 'Otomotiv sektörünün temsilcileri, 'Otomotiv sektörünün bu şekilde gündemlerle anılmasından rahatsızlık duyuyoruz. Yapacağınız yönetmelik değişiklikleri, alacağınız kararlara desteğimiz tam' dediler. Aralarında çok ciddi çürük elmalar var, o çürük elmaları temizleme konusunda biz onların da gayret göstermelerini istedik. Ama biz tüketicilerimizin mağdur edilmesine ya da kazıklanmasına izin vermeyeceğiz' dedi

11.07.2023 12:12:00
İhlas Haber Ajansı
'Otomotiv sektöründe çok ciddi çürük elmalar var'
'Otomotiv sektöründe çok ciddi çürük elmalar var'
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, göreve başlamasının ardından ajansların, gazetelerin ve televizyon kanallarının Ankara temsilcileri ile tanışma yemeğinde bir araya geldi. Bakan Bolat, programda temsilcilerin ve muhabirlerin sorularını da yanıtladı. Bakan Bolat, yaptığı konuşmada göreve başlar başlamaz iş dünyasıyla yoğun temaslar içinde olduklarını ifade ederek, 'Hemen hemen bütün resmi, yarı resmi ve STK anlamındaki iş dünyası kuruluşlarımızla görüşüyoruz. Hemen daha birinci günden bu otomotiv konusunun alevli bir konu olduğunu gözlemledik ve ilk icraat olarak tebdili kıyafetle yoğun denetimlere girdik bayiler, galeriler. Arkadaşlarımız tespit ettikleri haksız, uygunsuz faaliyetler, stokçuluk faaliyetine ceza kestiler. Biliyorsunuz biz İl Ticaret Müdürlüklerimizin denetimleri ve Haksız Fiyat Düzenleme Kurulu üzerinden ceza kesebiliyoruz' dedi.

Bakan Bolat, ikinci el araç satışında tüketiciyi zorlama, aksesuarı zor alma, 'araç yok' bahanesi gibi uygulamalarla karşılaştıklarını dile getirerek, 'Bu minvalde biliyorsunuz bir sene önce Bakanlığımız bir karar almıştı, ikinci el satış için 6 ay ve 6 bin kilometre sınırlaması getirilmişti. Bu düzenleme yetkili kurumlar için getirilmişti. 1 Ocak'ta 6 ay süreli uzatıldı bu kısıtlama, şimdi 1 Temmuz'a geldiğimizde bu konu da önümüzdeydi. Biz yetkili satıcıların üzerindeki bu kısıtlamayı bireysel satışlar üzerinde de getirdik, 1 Temmuz 2023 itibarıyla hem yetkili satıcılar, hem bireysel satıcılar için bu düzenlemeyi getirdik' diye konuştu.

'Yaklaşık 4 bin 800 kişi 50'den fazla satış yapmış'

Bakan Bolat, bireysel araç satışında üçü aşan satışların yönetmelikte ticari satış olarak kabul edildiğini hatırlatarak, 'Yaklaşık 4 bin 800 kişi 50'den fazla satış yapmışlar. Bunlar ya kendileri bireysel, ya galeriler ya da bayilerin yanında çalışanlar, işte akrabaları vesaire üzerinden yapılan satışlar olduğu anlaşılıyor. Bunlardan savunma istendi ve gerekli savunmaları alınıyor, cezalar kendilerine gönderilecek' ifadelerini kullandı.

'İlan siteleri, 15 Temmuz'dan itibaren kesinlikle sıfır araç satış fiyatından daha yüksek ikinci el fiyatı koymamaları konusunda uyarıldı'

İkinci el araç satışına dair aldıkları bir başka önlemin ikinci el araçların 31 Aralık'a kadar sıfır araç fiyatından yüksek olamayacağı olduğunun altını çizen Bolat, 'Bunları nasıl uygulayacağız' İki aracımız var, birincisi, ilan siteleriyle görüşmeler yapıldı ve ilan siteleri 15 Temmuz'dan itibaren kesinlikle sıfır araç satış fiyatından daha yüksek ikinci el fiyatı koymamaları konusunda uyarıldı. İlan siteleri bu ilanları koymak isteyenleri uyaracaklar, buna uyulmadığı takdirde 300 bin liraya kadar ceza kesilecek' değerlendirmesini yaptı.

'İkinci el araç satıcılarında çok spekülasyon amaçlı ve manipülatif fahiş fiyat amaçlı ticaret yapma gayreti var'

Bolat, Türkiye Noterler Birliği ile iş birliği sağladıklarını ve 15 Temmuz itibarıyla noterlerin yılda üçten fazla bireysel satışın ticari satış kabul edilmesinden dolayı satışları gerçekleştirmeyeceklerine dikkati çekerek, 'Maalesef burada çok ciddi bir tamahkarlık ve aç gözlülük uygulamalarını gördük. Bir nevi ihtiyaçtan oto alımından ziyade, otoyu bir spekülasyon ve yatırım aracı, ama daha çok spekülasyon amaçlı ve manipülatif fahiş fiyat amaçlı ticaretini yapma gayretleri var. Biz aşağı yukarı son 2 haftadır bayramdan hemen önce başlattığımız, aldığımız tedbirlerle bu konuda çok önemli düzenlemeler yaptık. Sektörlerin içinde gerekli temaslar kuruyoruz fiyatlar noktasında ve satışlar noktasında bilgi alıyoruz. Bayilerin bir kısmının stokladıkları araçları artık mecbur kalıp piyasaya sürmeye başladıklarını ve araç yok dedikleri müşterilerini ve hatta galerileri arayıp, araç var, almak ister misiniz dediklerini müşahede ediyoruz. İkinci el satışlarında satışların gevşediğini müşahede ediyoruz. Fiyatlar noktasında da daha yüksek olan ikinci el satışların sıfır araç satış fiyatına doğru, aşağı doğru bir ivme kazandığı gözlemini yaptık. Birkaç hafta zaman alacak, ama tabi inşallah burada istikrarı sağlayacağız' dedi.

Bolat, bu yılın ilk 6 ayı itibarıyla Türkiye'de otomotiv üretiminde yüzde 30'luk artış olmasına karşın ithalatta 75 artış olduğunu belirterek, spekülasyon ve yatırım amaçlı aşırı talebin yüklenmesinden dolayı Türkiye'nin oto ithalatını ve döviz açısından kayıp getirdiğini dile getirdi.

'Otomotiv ithalatımızda ilk 6 ayda yüzde 75 bir artış var'

Bakan Bolat, bazı basın kuruluşlarında ikinci el araç ithalatına izin verileceği iddialarının yayımlanması hakkında görüşü sorulması üzerine şu ifadeleri kullandı:
'Şimdi zaten otomotiv ithalatımızda ilk 6 ayda yüzde 75 bir artış var. Geçen yılın aynı dönemine göre toplam ithalatta 11 milyar bir dolar artış var, bunun en büyük kaynağı altın ithalatıyla otomotiv ithalatındaki artış. Bu anlamda ikinci el oto ithalatı noktasında Bakanlığımızda şu anda herhangi bir çalışma yapılmadı, ama ekonomiyle ilgili kararlar yalnızca Bakanlığımızın alacağı bir karar olmayıp, Cumhurbaşkanımızın, Bakanlar Kurulunun da içinde yer aldığı geniş istişarelerle bu kararlar alınıyor. Biz de aldığımız kararları Kabinede paylaşıyoruz, istişare ediyoruz. Biz, Türkiye'nin otomotiv sektörünün yatırım ve üretim, istihdam anlamında, ihracat anlamında geldiği noktayı önemsiyoruz, daha da güçlendirme çabası içindeyiz. Türkiye, dünyada otomotiv sektöründe 13. sırada olan güçlü bir ülke, bunu daha iyi noktalara getirme hedefimiz var. Ama vurguncu, fırsatçı çabalarla, spekülatif fiyat şişirme çabalarına, arz-talep dengelerini bozucu çabalara karşı da savunma tedbirleriyle düzenleyici, denetleyici ve yaptırım uygulayıcı olma gayretimiz devam edecek.'

'Otomotiv sektöründe çok ciddi çürük elmalar var'

Bakan Bolat, ikinci el oto satışında stokçuluğu engellemek amacıyla 6 ay ve 6 bin kilometre zorunluluğunu içeren yönetmeliğin galericilerin fikrine başvurularak yapılıp yapılmadığı sorusuna ilişkin şu cevabı verdi:
'Otomotivdeki bu ikinci el satışlarla ve genel stokçuluk eğilimiyle ilgili mücadelemizde bayramdan önceki hafta otomotiv sektörünün bütün kesimleriyle toplantılar yaptık Bakanlıkta hepsini çağırdık ayrı ayrı çağırdık. Çünkü menfaatleri çatıştığı için aynı toplantıda da almadık onları ayrı ayrı onları dinledik. Biz tespitlerimizi söyledik ve buna izin vermeyeceğiz dedik. Üçü de, 'Bakanlığın yanındayız, biz de rahatsızız. Otomotiv sektörünün bu şekilde gündemlerle anılmasından rahatsızlık duyuyoruz. Yapacağınız yönetmelik değişiklikleri, alacağınız kararlara desteğimiz tam' dediler, bunu açıkça söyleyeyim. MASFED de bunlardan biriydi bayiler, OYDER, bir de distribütörler OMD hepsi bu konuda bize destek verdiler. Bütün iş dünyası kuruluşlarıyla görüştük bir beş haftalık görev süremiz içinde. 420 grupla görüştüm arkadaşlar yan 5 haftada 420 grupla görüşme yaptım ekonomi dünyasındaki aktörlerle ve kuruluşlarla. Dolayısıyla, aslında aralarında çok ciddi çürük elmalar var o çürük elmaları temizleme konusunda biz onların da gayret göstermelerini istedik. Ama biz tüketicilerimizin mağdur edilmesine ya da kazıklanmasına izin vermeyeceğiz. Müdahalelerimizi yapacağız dedik ve nitekim kararlılıkla yapıyoruz. Yani başka elimizde enstrümanlar da var adım adım gidiyoruz fark ettiyseniz. Yaklaşık 3 haftadır adım adım hep tedbirlerimizi aldık. 15 Temmuz'da yönetmelik yürürlüğe girince noterler bireysel satışları 3'ten fazla olmamak kaydıyla durduracaklar. İlan siteleri sıfır araçtan daha pahalı ilan koymama konusunda uyaracak, konulursa 300 bin lira ceza uygulaması yürürlüğe girecek. Daha başka enstrümanlarda arkadaşlarımız planlıyorlar bunu söyleyebilirim.'

'Tedarik fiyatına göre aşırı fahiş kar marjıyla satıp fahiş fiyattan satma gibi denetimlerde yakalandığında cezalar uygulanıyor'

Ticaret Bakanı Bolat, denetimlerin ne aşamada olduğuna ilişkin, 'İç Ticaret Genel Müdürlüğü ve il ticaret müdürlüklerindeki ekiplerimiz, denetimlerini aksaksız devam ettiriyorlar. Burada üç mekanizmayla bu denetimleri yapabiliyoruz, birincisi il ticaret müdürlüğündeki denetmenlerimizin sürekli yaptıkları denetimler ve buldukları yanlış uygulamalara karşı kestikleri cezalar var. Burada mesela şöyle söyleyeyim: 81 ilde 53 bin firma, 306 bin ürün denetimi yapılmış durumda şu ana kadar ve 212 milyon lira idari para cezası kesildi fahiş fiyat ve stokçuluk önlemlerine karşı. Değişik şeyler var, biri stokçuluk yakalandığı zaman, bir tanesi rafta olan fiyatla kasadaki fiyatın aynı olması, bir diğeri de tedarik fiyatına göre aşırı fahiş kar marjıyla satıp fahiş fiyattan satma gibi denetimlerde yakalandığında cezalar uygulanıyor. Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulumuz var. Fahiş fiyat ve stokçuluk cezalarına karşı işlem yapıyor ki ceza miktarları 30 bin lira ile 300 bin lira arasında değişiyor' dedi.
Bakan Bolat, Perakende Yasası'nı güncelleme noktasında sektördeki yetkililerle çalışmalar yürüterek istişare edeceklerine dikkati çekerek, 'Bütün olayın temelinde enflasyonla mücadelenin başarılması yatmakta. Çünkü şöyle düşünün; Türkiye'de 1973'ten 2004'e kadar çift haneli, üç haneli enflasyon vardı. 2004'ten 2019'a kadar olan sürede ise 1-2 yıl hariç tek haneli enflasyon dönemi başarıldı. AK Parti'nin 21 yıllık döneminde. Bu tek haneli enflasyon döneminde bu konular pek konuşulmuyordu, yani bizim Bakanlığımızda ağırlıklı olarak ihracat, gümrükler, döviz kazandırıcı faaliyetler, hizmetler ihracatı üzerinde yükleniyordu. O 2018'deki döviz atakları, döviz kuru atakları, ardından pandemiyle başlayan süreçte enflasyonist eğilimde ciddi bir yükseliş oldu, bu bütün dünyada oldu' ifadelerini kullandı.

'Tüketiciyi kazıklamayı amaçlayan türdeki uygulamaları cezalarla caydırmaya devam edeceğiz'

Amerika'da enflasyonun 10 kat arttığını hatırlatan Bolat, 'Yüzde 1'den yüzde 10'a çıktı. Avrupa Birliği'nde 10 katı arttı, yüzde yarımdan, yüzde 1'den yüzde 10'lara çıktı. Halen de yüzde 6 civarında avro bölgesinde ve Avrupa Birliği'nde. Onların faiz oranları yüzde 0'dan, 0,25'ten yüzde 5 noktasına yükseldi hem Avrupa'da, hem Amerika'da. Ya bu 5 katı faiz artışı demek ve bu enflasyonist dönem, bir de salgın veya savaş dönemlerinde stokçuluk yapma eğilimleri, vurgunculuk, yani mal saklama, malı 10 katına satma gibi çabalar artınca. Hatırlarsanız 1,5 yıl önce bir ayçiçeği fiyatları dalgalanması vardı, bunu yaşamıştık. Ben size maske, dezenfektan, kolonya örneğini vereyim. 1 Şubat 2020'de tanesi 15 kuruş olan maske 1 Mart 2020'de, 1 ay sonra 5 liraya çıktı, yüzde 3 binin üzerinde bir artışla, 3 bin 200 artışla. Anti-enflasyonist ekonomi politikalarıyla bu mücadelede başarılı oldukça bu fiyat tartışmaları da aşağı doğru gelecektir. 8 ay önce yüzde 85,5 olan TÜFE enflasyonu, Haziran itibariyle yüzde 38,20'ye düşürüldü. Bu başarıldı, 8 ayda başarıldı ve son aylarda da fiyatlarda, marketlerde biz takip ediyoruz, bizim birimlerimiz var, müdürlüklerimiz var. Nispeten geçen yılki dalgalanmalar boyu son aylarda bayağı kısaldı. Şimdi önümüzde tabii Temmuz ayı var, bu Temmuz ayında bir miktar KDV artışı kararları alındı biliyorsunuz, ama biz fahiş dediğimiz aşırı, vurgun yapmayı amaçlayan ya da tüketiciyi kazıklamayı amaçlayan türdeki uygulamalara elimizdeki yetkilerle müdahale etmeye, denetlemeye, cezalarla caydırmaya devam edeceğiz. Ama daha geniş planda sizin işaret ettiğiniz, kanunu düzenlemeler konusunda çalışmalarımızı sürdürüp bunu bir uygulama noktasına getirmek için çalışacağız inşallah' diye konuştu.

'KDV farkı KDV olarak mı yansıtılıyor, yoksa üstüne çok daha fazla ekleyerek yine tüketici zararına bir çaba içine mi giriliyor bunu denetleyeceğiz'

KDV'de genel olarak 2 puanlık artış olduğunu savunan Bolat, 'Temizlik, kimyevi ürünlerde ise yüzde 8'den yüzde 20'ye çıkarıldı. Temel ihtiyaç maddelerinde ve gıda ürünlerinde yüzde 1'lik KDV'de herhangi bir artış yapılmadı. Bizim denetim ekiplerimizin zaten çalışmalarında bu KDV farkı KDV olarak mı yansıtılıyor, yoksa üstüne çok daha fazla ekleyerek yine tüketici zararına bir çaba içine mi giriliyor, bu denetimle devam edecek, yapılıyor yani bugünden itibaren' dedi.

Dolaylı vergilerinin payının genel olarak çok yüksek artırım olmadığını dile getiren Bolat, 'Yani KDV genel oranında 2 puanlık bir artırım yapıldı. Bizim görevimiz bunu denetlemek, ama bu paket niye ortaya çıkarıldı gayet açık arkadaşlar. Şimdi AK Parti döneminde sabit gelirlileri işçi, memur, emekli, çiftçilere, esnafımıza krediler, destekler ve çiftçilerimize taban fiyatı desteklemeler yoluyla daima enflasyonun üzerinde bir refah payıyla devlet gerekli kaynakları aktardı ve aktarmaya devam ediyor. Bu 14 Mayıs seçimlerinde verilen vaatler de bir bir gerçekleştiriliyor. Memur, emekli ücret artışlarında asgari memur ücretinde asgari emeklinin ücretinin Nisan ayında artırılmasında ve şimdi yeniden Temmuz artırımında. EYT'nin getirilmesinde ve bunlara rağmen AK Parti hükümetleri bütçe dengesine mali disipline hep riayet etmişler. Geçen yıl bile bütçe açığının milli gelir içindeki payı yüzde 1'in altındaydı. Avrupa Birliği Maastricht kriteri yüzde 3'e izin veriyor, birçok Avrupa Birliği ülkesi yüzde 3'ün üzerinde. Kamu borçlanmasının payı anlamında milli gelirin içindeki payı anlamında da Maastricht yüzde 60'a izin veriyor, Almanya bile yüzde 90'da. Avrupa Birliği, Avro ortalaması yüzde 90, yüzde 100 nispetinde. Türkiye'de bu rakam yüzde 35-36'larda. Yani kamu borçlanması ve bütçe açığını minimumda tutma noktasında ciddi bir mali disiplin hep uygulandı, ama buna rağmen oldukça cömert bir destekler politikası da her kesim için uygulanmış. Biz korkunç bir deprem yaşadık, ne zaman' 6 Şubat'ta. Yani 2023 bütçesi 4.2 trilyon liraydı biliyorsunuz gider bütçesi ve açığımız 673 milyar lira olarak programlanmıştı. Belki daha düşük olacaktı, ama 1 ay sonra deprem olunca o deprem Türkiye'nin nüfusunu ve topraklarının yüzde 12-13'nü ilgilendiriyor. Yani orada büyük bir yıkım ve yangın varken biz hiçbir şey olmamış gibi normal bir hayata devam etmemiz mümkün değil. Oraları kalkındırmak, ayağa kaldırmak, 12-13 milyon insanın yaralarını sarmak, fiziki yıkım ortadan kaldırmak zorundayız. Olay sadece konut yapmak da değil, orada ticari hayatın canlanması lazım' diye konuştu.

'Bankalar kredi musluklarını açmaya başladılar'

Bolat, Eximbank kaynakları dışında ihracatın finansmanı için bankacılık sistemine talepleri olup olmadığı sorusu üzerine, 'Zaten Merkez Bankası politika faizlerini artırıp yüzde 15'e çıkardıktan sonra bankalar kredi musluklarını açmaya başladılar. Ondan önce vermek istemiyorlardı son 2-3 aydır biliyorsunuz. Çok yüksek oran talep edip aslında caydırmaya çalışıyorlardı. Ama görüşmelerimizde bankacılık sistemi özellikle kamu bankaları öncülüğünde kredi musluklarını açmaya başladılar. Merkez Bankamız ile de geçen hafta bir toplantı yaptık ihracatçılarımızın finansmana erişimi noktasındaki sıkıntılarını, kaygılarını ilettik. Merkez Bankamızda oldukça pozitif, olumlu bir bakış açısı görmekten çok memnunuz. İhracatçılarımız kaygı duymasınlar finansman kanalları açılıyor. En önemlisi bizim Eximbank'ta yaptığımız hamledir. Sermayeyi 3'te 1 nispetinde artırarak 6.8 milyar artırarak 20,6 Milyar TL'ye çıkardık en az 70 milyarlık bir kaynağı başta KOBİ'ler olmak üzere ihracatçılara sunabilmeyi başardık' ifadelerini kullandı.

'Hükümet olarak 1 yıl daha kiracılar üzerindeki fahiş artış baskısını hafifletebilmek için bu karar alındı'

Hükümetin kiracı kesimini desteklemek amacıyla yüzde 25 sınırlamasını getirdiğini hatırlatan Bakan Bolat, 'Şimdi bu yıla geldiğimizde bu düzenlemenin süresi 1 Temmuz'da bitiyordu. Bu konuda Hükümetin bir vaadi vardı ve bir de TEFE-TÜFE ortalaması olarak oran yüzde 61 gibi bir rakamı da gördük. Hükümet olarak 1 yıl daha kiracılar üzerindeki fahiş artış baskısını hafifletebilmek için bu karar alındı. Ama bunun yanında Adalet Bakanlığı biliyorsunuz bu kararı alıyor. Borçlar Kanununa bir geçici madde ekleyerek yapmıştı geçen sene. Arabulucu mekanizması getirilecek yakın bir zamanda. Bu şekilde ev sahibi, kiracı anlaşmazlıkları noktasında arabuluculuk mekanizması da devreye girecek. Enflasyonda bu fiyat istikrarı mücadelesinde sonuç aldıkça zaten geriye doğru bir geliş olduğunda bu yüzde 25 sınırlaması konusu da 1 yıl sonra yeniden ele alınabilecek' dedi.
Tanışma yemeği Bakan Bolat'ın temsilciler ve gazeteciler ile fotoğraf çektirmesinin ardından sona erdi.İHA

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez


 
Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
 

23.06.2026 14:36:00
MURAT ÇORBACI
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez

Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek, "Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor" dedi. Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı.

Göğüs ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.

Nefes darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.

Baş dönmesi ve bayılma hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.

Soğuk terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Halsizlik ve aşırı yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Nabzın düzensiz hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.

Çarpıntının uzun sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.

Dinlenirken ortaya çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavisi kolaylaştı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirtti.

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ankara'da seyir halindeki Berşan Yücel idaresindeki 06 FFA 414 plakalı otomobil, akaryakıt istasyonunun önünde park halindeki 04 AAV 432 plakalı kamyona çarptı. Feci kazada 4 kişi hayatını kaybetti

23.06.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Ankara'nın Polatlı ilçesinde otomobilin kamyona çarpması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.  

Kaza, Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi Borsa Yolu üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle önünde bulunan kamyona çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, araçta bulunan 4 kişiden Hasan Devran Kart (20), Berşan Yücel (24) ve Şükran Yanok (21) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan 1 kişi ise olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Araçtan ağır yaralı halde çıkarılan Raziye Yanok (21) ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi

22.06.2026 23:10:00
Haber Merkezi
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kendisini resmi bir kurum yetkilisi gibi göstererek bir alışveriş merkezinde (AVM) "denetim" adı altında incelemelerde bulunan ve bu anları sosyal medyada paylaşan Ferhat Aydoğan (F.A.) hakkında geniş çaplı bir soruşturma başlattı.

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi.

Kamu görevini usulsüz üstlenme ve sicil detayı



Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülen tahkikatta, şüphelinin eylemleri Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) ilgili maddelerince "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında değerlendirildi.

Soruşturmanın derinleştirilmesiyle birlikte şüpheli Ferhat Aydoğan hakkında çarpıcı bir detay daha ortaya çıktı: Şahsın geçmiş dönemde "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sicil kaydının bulunduğu belirlendi.

Gözaltı, arama ve el koyma talimatı verildi

Herhangi bir resmi ve hukuki dayanağı bulunmayan "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" unvanını kullanarak esnafı ve vatandaşı manipüle etmeye çalışan şahsa yönelik savcılık kararları netleşti:

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kolluk kuvvetlerine şüphelinin derhal yakalanması için gözaltı talimatı verdi.

Şahsın ikamet ve gösterdiği adreslerde eş zamanlı olarak arama yapılması ve dijital materyaller dahil delil niteliğindeki unsurlara el konulması kararlaştırıldı.

Olayın geçmişi

Sosyal medya platformlarında paylaşılan video görüntülerinde; Ferhat Aydoğan'ın arkasındaki kalabalık bir grupla AVM'ye girdiği, buradaki esnafları ve işletme yönetimini yetkili bir devlet kurumu müfettişi gibi sorguya çekerek sözde denetim gerçekleştirdiği görülmüştü.

Görüntülerin kurgu bir "denetim tiyatrosu" olduğunun anlaşılması üzerine güvenlik güçleri şahsı adli makamlara sevk etmek üzere işlemleri başlattı.

Şüphelinin emniyetteki ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilerek hakim karşısına çıkarılması bekleniyor.

Kim bu şahıs?

Ferhat Aydoğan, kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtan, medya sektöründe yöneticilik yaptığını iddia eden ve daha önce de benzer suçlamalarla yargılanmış bir isimdir.

Geçmişte "Türkiye Ak Gençlik Ocakları" adını kullanan bu yapı, Mart 2026'da isim değişikliğine giderek "Cumhur İttifakı Ocakları" adını almıştır.

Kendisini gazeteci olarak da tanıtan Aydoğan, Temmuz 2024'te sahte kimlik ve kartlar basarak nüfuz ticareti yaptığı gerekçesiyle "nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından tutuklanmıştır.

Güncel adli kayıtlarda "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sabıkası bulunan şahıs, geçmişte organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı'nın basın danışmanı olduğu iddiasıyla da medyada yer almıştır.

Son olarak Haziran 2026'da bir AVM'de esnafı sorguladığı sahte denetim videolarının ardından "kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi" suçundan hakkında yeniden gözaltı ve arama kararı verilmiştir.

Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara’da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi

22.06.2026 21:30:00
Haber Merkezi
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara'da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi.

15 Haziran'dan bu yana taban maaş, güvenceli çalışma hakları ve mülakatların kaldırılması talebiyle direnen öğretmenler, sağlık sorunlarına ve polis müdahalelerine rağmen eylemlerini kararlılıkla sürdürüyor.

Öğretmenlerin Hayati Mücadelesinde 8. Gün: Sağlık Durumları Kritik, Direniş Sürüyor

Ankara'da Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası genel merkezi önünde nöbet tutan öğretmenlerin açlık grevi eylemi birinci haftasını geride bırakarak 8. gününe ulaştı.

Günlerdir yalnızca su, şeker ve B12 vitaminiyle beslenen eğitimcilerin sağlık durumları giderek kritik bir aşamaya evriliyor. Süreç içerisinde ciddi sağlık sorunları yaşayan bazı öğretmenlerin hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.

Talepler Net: "Taban Maaş ve Güvenceli Çalışma"



Özel kurumlarda çalışan ve ataması yapılmayan öğretmenler, yaşam standartlarının iyileştirilmesi ve mesleki onurlarının korunması için şu temel talepleri öne sürüyor:

Özel sektördeki eğitim emekçileri için taban maaş uygulamasının yeniden yasal koruma altına alınması.

Atamalarda adaletsizliğe yol açtığı belirtilen mülakat sisteminin son bulması ve verilen sözlerin tutulması.
Kısa süreli sözleşme dayatmalarına son verilmesi ve eksiksiz sigorta primi yatırılması.

Baskı ve Engellemelere Rağmen Geri Adım Yok

Eylemin başından bu yana öğretmenler pek çok kez emniyet güçlerinin sert müdahaleleriyle karşı karşıya kaldı. Geçtiğimiz günlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde açıklama yapmak isteyen 9 öğretmen gözaltına alınmış ve saatler sonra serbest bırakılmıştı.

Son olarak Ankara Kızılay'daki Madenci Anıtı'na yürümek isteyen eğitimcilerin önü polis barikatlarıyla kesildi ve öğretmenler biber gazlı müdahaleye maruz kaldı. İstanbul Taksim'de TÖZOK önünde destek eylemi yapan öğretmenlere de müdahale edilerek gözaltılar gerçekleştirildi.

Siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin ve sendikaların ziyaret ederek destek verdiği öğretmenler, "Milli Eğitim Komisyonu Toplansın" çağrısını yineleyerek talepleri karşılanana kadar Ankara'daki nöbet alanını terk etmeyeceklerini vurguluyor.

Tablo vahim!

76 ilde düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilo uyuşturucu madde ile 2 milyonun üzerinde hap ele geçirildi

22.06.2026 21:10:00 / Güncelleme: 22.06.2026 21:17:41
İhlas Haber Ajansı
Tablo vahim!
Tablo vahim!
İçişleri Bakanlığı, 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik polis ekiplerince düzenlenen operasyonlar sonucu 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini bildirdi.

İçişleri Bakanlığı, İl Emniyet Müdürlükleri tarafından 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini, operasyonlar kapsamında bin 926 şüphelinin yakalandığını açıkladı.



Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "76 ilde 'uyuşturucu madde satıcılarına' yönelik polisimiz tarafından son 2 haftada düzenlenen operasyonlarda; 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildi, bin 926 şüpheli yakalandı.

Şüphelilerden; 976'sı tutuklandı, 376'sı hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor. Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüklerince toplam 76 ilde 2 bin 889 ekip, 5 bin 455 personel, 25 hava aracı ve 53 narkotik dedektör köpeğinin katılımıyla operasyonlar düzenlendi.

Gençlerimizin geleceğini, ailelerimizin huzurunu ve toplumumuzun güvenliğini hedef alan zehir tacirlerine asla fırsat vermiyor, uyuşturucuya yönelik operasyonlarımızı kesintisiz şekilde sürdürüyoruz. Kahraman polislerimizi, Başkanlığımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verdi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.