logo
09 NİSAN 2026

Otomotiv sektöründe şimdi de çip krizi

Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye AŞ, planlandığı üzere 7-12 Mart'ta yarı iletken parça problemi nedeniyle üretime ara veriyor

06.03.2022 18:24:00
Otomotiv sektöründe şimdi de çip krizi
Otomotiv sektöründe şimdi de çip krizi
Yapılan açıklamaya göre, geçen yıl 230 bin araç üreten Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye, bu araçların 188 binini ihraç etti.

2021 yılında 3 milyonuncu aracını üreten Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye, 3,6 milyar dolar tutarındaki ihracat gelir ile Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından "Türkiye'nin İkinci Büyük İhracatçısı" olarak ödüllendirilmişti.

İzmir'deki polis merkezi saldırısında sanıklar hakim karşısında

İzmir'in Balçova ilçesinde 3 polisin şehit düştüğü silahlı saldırıya ilişkin davanın sanıkları ilk kez hakim karşısına çıktı. Olayın faili tutuklu sanık E.B. mahkemedeki savunmasında, "Terör örgütüne üye değilim ancak DEAŞ'ı seviyorum. Polislerin kafir olduğunu biliyorum, ayrıca bu eylemden hiçbir haberi ve yönlendirmesi olmayan ailemi de kafir olarak görüyorum" dedi

09.04.2026 15:01:00
İhlas Haber Ajansı
İzmir'deki polis merkezi saldırısında sanıklar hakim karşısında
İzmir'deki polis merkezi saldırısında sanıklar hakim karşısında
Balçova ilçesinde 8 Eylül 2025 sabahı şüpheli E.B. (17) pompalı tüfekle polis merkezine ateş açtı. Saldırıda polis memurları Hasan Akın ve Ömer Amilağ ile silah sesleri üzerine bölgeye giden 1. Sınıf Emniyet Müdürü Muhsin Aydemir şehit oldu. Çıkan çatışmada şüpheli bacaklarından vurularak etkisiz hale getirildi. Olayın ardından hazırlanan 58 sayfalık iddianamenin kabul edilmesiyle sanıklar bugün hakim karşısına çıktı. İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada tutuklu sanık E.B. (17), tutuklu babası N.B. ve tutuksuz annesi A.B. müşteki avukatları, mağdur aileler ve saldırıda yaralanan polis memuru Murat Dağlı hazır bulundu. İddianamede adı geçen diğer 10 sanığın dosyası ise bu davadan ayrıldı. Sanıklar hakkında 'anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs', 'kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürme' ve 'öldürmeye teşebbüs' suçlarından 4'er kez ağırlaştırılmış müebbet ile 261'er yıla kadar hapis cezası talep edildi.

"Talimat almadım, DEAŞ'ı seviyorum"

DEAŞ örgütüyle organik bir bağlantısının bulunmadığını örgütün ideolojisini benimsediğini ve eylem kararını Ebubekir el-Bağdadi'nin çağrısı üzerine aldığını belirten tutuklu sanık E.B., "Anayasa'nın kaldırılmasına teşebbüs etmedim ve terör örgütüne üye değilim ancak DEAŞ'ı seviyorum. Faaliyetlerini ve örgüt liderlerinin videolarını internetten takip ediyordum. El Bağdadi'nin 'Türkiye'ye saldırın' şeklindeki paylaşımını gördüğüm için bu eylemi gerçekleştirdim. Bana doğrudan kimseden talimat gelmedi. Müslümanlara operasyon yapıldığı için devleti temsil eden en yakın karakola saldırmaya karar verdim" ifadelerini kullandı.

"Ailemi de kafir olarak görüyorum"

Saldırı hazırlıklarına yaz aylarından itibaren başladığını ve eylemde kullanmak amacıyla özel olarak patlayıcı yapımını öğrendiğini ifade eden E.B., "Silah kullanmayı havalı tabancalarla öğrendim. Tüfek fişeklerini ağustos ayında aldım ve bu olayda kullanmak için bomba yapıp hazırladım. Başlangıçta fuar veya barlara saldırmayı düşünsem de karakola saldırma kararını olay günü sabahı verdim. Sosyal medyada paylaştığım metni de ağustos ayında hazırladım. Polislerin kafir olduğunu biliyorum, ayrıca bu eylemden hiçbir haberi ve yönlendirmesi olmayan ailemi de kafir olarak görüyorum" şeklinde konuştu.

"Oğlum radikal eğilimliydi"

Oğlunun eylemlerinden dolayı utanç duyduğunu ve önceden bilmesi halinde kendi canı pahasına buna engel olacağını vurgulayan tutuklu sanık N.B., "Şehitlerin hepsini tanıyorum. DEAŞ en nefret ettiğim örgüttür ve anayasal düzene karşı değilim. Oğlum namaz kılardı ancak terörist düşüncelere sahip olduğunu bilmiyordum. Öğretmenleri beni okula çağırıp oğlumun radikal eğilimleri olduğunu söylediklerinde, durumun farkında olduğumu ilettim. Öğretmenlerine Atatürk'ü sevmediğimi ancak ona karşı bir kinim veya nefretim olmadığını da söyledim. Oğluma silah kullanmayı doğrudan ben öğrettim diyemem, astım hastası olduğu için onu ormanda kuş avına götürüyordum. İnternetteki oyunlarda gördüğü silahları benden istiyordu, ben de alıyordum. Evdeki tüfek fişeklerini, ülkede her zaman darbe ihtimali olduğunu düşünerek darbe döneminde önlem amacıyla alabildiğim kadar almıştım, en son bu yaz oğlumun isteği üzerine tekrar kurşun temin ettim. Boncuk atan tabancayı ise sabahları işe giderken korkan eşime, gerçeğe benzediği için yanında bulundurması amacıyla almıştım. Aslında milliyetçi bir çocuk olan oğlum, benden sürekli savaş malzemeleri, hatta uçaksavar ve benzeri silahlar istiyordu" şeklinde konuştu.

"Evde kar maskesiyle geziyordu"

Oğlunun işlediği suçtan dolayı büyük bir utanç ve telafisi olmayan bir pişmanlık duyduğunu belirten tutuksuz sanık A.B., "Çocuğumun can almasına inanamıyorum ve bu olaylar hakkında hiçbir ön bilgim yoktu. Onun radikalleştiğine dair hiçbir şüphem olmamasına rağmen, kendisini DEAŞ videoları izlerken gördüğümde kızarak uyarmıştım. Evde sürekli kar maskesi takıp özel harekatçılara özenen oğlum, tam bir asker edasıyla hareket ediyordu. Evime hiçbir zaman silah girmesini istememiş olsam da ona silah kullanmayı bizzat babası öğretmişti. Tüm bu tablonun içinde ondan şüpheleneceğimiz somut bir durum görmediğimiz için polise herhangi bir bildirimde bulunmadık" ifadelerini kullandı.

"Vururken tekbir getirdi"

Ailenin mağdur edebiyatı yaptığını ve şüphelinin saldırı esnasında tekbir getirdiğini vurgulayan yaralı polis memuru Murat Dağlı, "Bu aile mağdur değil, mağdur edebiyatı yapıyor. Kesinlikle milliyetçiliğe sığınmasınlar. Öğretmenleri uyarmasına rağmen aile hiçbir önlem almamış. Şüphelide hiçbir pişmanlık belirtisi yok, onun çocuk olduğunu da düşünmüyorum. Şüphelinin telefonunda çözülememiş gizli bir mesajlaşma uygulaması olduğunu duydum. Şüpheli beni vururken tekbir getirdi, ben attığı kurşunla yaralandıktan sonra ona ateş ettim. Anne ve babasının ruh sağlığının araştırılmasını istiyorum" ifadelerini kullandı.

"Silahını kasada saklardı"

Eşinin silahını evde her zaman kasada sakladığını ve karşı tarafın çocuklarına silah eğitimi vermesinin bu trajediye zemin hazırladığını vurgulayan şehit polis Hasan Akın'ın eşi Şule Akın, "1 yaşında ve 6 yaşında iki çocuğu var. Eşim polisti ve silahını eve getirdiğinde her zaman kasada saklardı. Ancak onlar çocuklarına silah kullanmayı öğretmiş, bu yüzden olayın ilk adımı atılmıştır. Babası milliyetçi olduğunu söylüyor, neden ona karşı böyle bir nefretleri var' Kafir dediği polis, beş vakit namazını kılan birisiydi" açıklamasında bulundu.

Eski eş dehşet saçtı

Nevşehir'de cezaevinden kısa süre önce çıktığı öğrenilen bir şahıs, iddiaya göre eski eşinin birlikte yaşadığı kişiyi başına taşla vurarak yaralarken o anlar da apartmanın güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı

09.04.2026 13:37:00
İhlas Haber Ajansı
Eski eş dehşet saçtı
Eski eş dehşet saçtı
Olay, 2000 Evler Mahallesi Mustafa Paslanmaz Caddesi üzerinde bulunan bir apartmanda meydana geldi. İddiaya göre, B.C. ayrıldığı eski eşi D. C. ile imam nikahlı olarak birlikte yaşayan A.B.'nin bulunduğu adrese gelerek A.B ile tartışmaya başladı. Tartışmanın kısa sürede büyümesi üzerine B.C., A.B.'ye önce yumrukla daha sonra da parke taşıyla saldırarak başından yaraladı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan A. B., hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Olayın ardından kaçan şüpheli B. C.'nin yakalanması için polis ekipleri çalışma başlatıldı.

Uzaklaştırma kararı olan B.C. yapılan çalışmalar sonucunda Yozgat ilinde gözaltına alınarak Nevşehir Emniyet Müdürlüğüne getirildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından Adli Makamlara sevk edilen B.C. "Kasten adam öldürmeye teşebbüs" suçundan tutuklandı.

Öte yandan, saldırı anı da apartmanın güvenlik kamerası tarafından kaydedildi.

MSB, C-130 uçağına ilişkin ön raporu açıkladı

Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılan basın bilgilendirme toplantısında 11 Kasım 2025'te düşen C-130 tipi askeri kargo uçağına ilişkin inceleme ve değerlendirmelere yer verildi

09.04.2026 11:03:00 / Güncelleme: 09.04.2026 11:11:04
AA
MSB, C-130 uçağına ilişkin ön raporu açıkladı
MSB, C-130 uçağına ilişkin ön raporu açıkladı
Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, Mavi Vatan-2026 Tatbikatı dolayısıyla TCG Anadolu'da düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu.

Tuğamiral Aktürk, Mavi Vatan Tatbikatı'nın, Deniz Kuvvetlerinin harekatı sevk ve idare etkinliğinin değerlendirilmesi, tatbikata katılan unsurların çok tehditli ortamda muhakeme, öngörü ve karar verme yeteneklerinin geliştirilmesi, diğer Kuvvet Komutanlıkları ile müşterek çalışabilirlik usullerinin denenmesi amacıyla 3-9 Nisan arasında Karadeniz, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz'de gerçekleştirildiğini hatırlattı.

Tatbikat kapsamında, harekata hazırlık eğitimleri, fiili silah atışları, lojistik bütünleme faaliyetleri ile çok tehditli ortamda harekat eğitimleri yapıldığını belirten Aktürk, şu bilgileri paylaştı:

"Deniz Kuvvetlerimizin yanı sıra Kara ve Hava Kuvvetlerimiz ile Sahil Güvenlik Komutanlığından toplam 120 gemi, 50 hava aracı ve 15 bin personelin yer aldığı Mavi Vatan Tatbikatında, TCG Anadolu'dan kalkan TB-3 SİHA ile bir kamikaze insansız deniz aracı (KİDA) ilk kez imha edilmekte, milli üretim 'AKYA Ağır Sınıf Harp Torpidosu' Sakarya denizaltısından ilk kez ateşlenmektedir. Deniz Kuvvetlerimiz, sahip olduğu modern, yüzer, dalar ve uçar unsurlarıyla, başta Mavi Vatanımız olmak üzere sınırlarımızın ötesinde ve dünya denizlerinde hak ve menfaatlerimizin korunması, etkinliğimizin sürdürülmesi ve caydırıcılığımızın pekiştirilmesi amacıyla azim, kararlılık ve üstün bir görev anlayışıyla faaliyetlerine kesintisiz devam edecektir."

Terörle mücadele

Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, sayısı ve kapsamı her geçen yıl artan tatbikatlarla karada, denizde, havada ve siber alandaki etkinlik ve caydırıcılığını daha da artırdığına dikkati çekerek, "Devam eden operasyon ve arama tarama faaliyetleri kapsamında hafta içerisinde, 10 PKK'lı terörist daha teslim olmuş, kalıcı güvenliği tesis etmek amacıyla sınırlarımızda ve ötesinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiştir." ifadelerini kullandı.

Terör örgütü tarafından kullanılan tünel sistemlerinin imhasına yönelik çalışmaların da başarıyla devam ettiğini belirten Aktürk, Suriye harekat alanlarında ise Münbiç bölgesinde imha edilen tünel uzunluğunun 768 kilometreye ulaştığını söyledi.

Hudut güvenliği

Aktürk, kesintisiz devam eden hudut güvenliği faaliyetleri çerçevesinde son bir haftada sınırlardan yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 2'si terör örgütü mensubu olmak üzere 127 şahsın yakalandığını ifade ederek, 1095 kişinin ise hududu geçemeden engellendiğini söyledi.

Böylece, yıl içerisinde sınırlardan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısının 1822 olduğunu aktaran Aktürk, hududu geçemeden engellenen kişi sayısının da 19 bin 992'ye ulaştığını bildirdi.

Bölgedeki son durum

Tuğamiral Aktürk, bölgedeki son duruma ilişkin bilgileri de paylaştı.

Ortadoğu'daki gelişmeler kapsamında, bölgede bir ayı aşkın süredir devam eden savaşta geçici ateşkes tesis edilmesinden memnuniyet duyduklarını belirten Aktürk, şunları kaydetti:

"Temennimiz, ateşkes şartlarının harfiyen uygulanması ve bu iki haftalık geçici ateşkes süresinin yapıcı adımlar ile değerlendirilerek kalıcı ateşkese ve barışa evrilmesi, bölgede istikrar, huzur ve güvenliğin tesis edilmesidir. Öte yandan İsrail'in, Lübnan'ın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal eden ve bölgedeki istikrarsızlığı derinleştiren saldırılarının da derhal durdurulmasını bekliyoruz. Ayrıca İsrail'in yöneticileri tarafından Mescid-i Aksa'ya yapılan baskınları kınıyor, Mescid-i Aksa'nın ibadete açılması ve Kudüs'te ibadet özgürlüğünü engelleyen tüm kısıtlamaların kaldırılması gerektiğini vurguluyoruz."

Tatbikatlar ve eğitim faaliyetleri

Tuğamiral Aktürk, TSK'nın etkin ve caydırıcı faaliyetlerinin yanı sıra eğitim ve tatbikatlarını da sürdürdüğünü belirterek, şu bilgileri paylaştı:

"29 Mart-10 Nisan tarihleri arasında Isparta ve Ankara'da Türkiye-Pakistan Ortak Komando ve Özel Kuvvet, 2-22 Nisan tarih aralığında Kars'ta Türkiye-Azerbaycan Haydar Aliyev Fiili Atışlı Müşterek Tabur Görev Kuvveti, 6-17 Nisan tarihleri arasında Konya'da Uluslararası Anadolu Ankası tatbikatı icra edilmektedir. 11-17 Nisan arasında, İstanbul ve İzmir'de EFES-2026 Birleşik Müşterek Harekat Tatbikatı'nın Bilgisayar Destekli Komuta Yeri Safhası, 15-21 Nisan tarihleri arasında Doğu Akdeniz'de Dynamic Minotaur/Kurtaran Denizaltı Arama-Kurtarma tatbikatlarının icra edilmesi, 13 Nisan-1 Mayıs tarih aralığında ise Libya ve Fildişi Sahili'nde Flintlock Tatbikatı'na katılım sağlanması planlanmaktadır."

Savunma sanayi

TSK'nın, modern ve etkin savunma kapasitesinin yerli ve milli savunma sanayi ürünleriyle daha da geliştiğini belirten Aktürk, "Bu kapsamda, Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda TB-3 SİHA ile ilk kez olmak üzere Elektronik Devreli El Yapımı Patlayıcı Düzeneklerini Tespit ve Zararsız Hale Getirme Sistemi, Hava Kuvvetleri Komutanlığımızca ise çeşitli miktarda Aksungur ve Akıncı insansız hava araçları ile CATS Elektro-Optik/Kızılötesi Kamera Sistemi, muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanarak envantere alınmıştır." bilgisini verdi.

Aktürk ayrıca, temin edilmesi planlanan 8 "Yeni Tip Çıkarma Gemisi Projesi" kapsamında 3 Nisan'da ikinci geminin hizmete alındığını, üçüncü geminin liman kabul testlerinin de tamamlandığını söyledi.

Personel ve askeri öğrenci temin işlemlerinin de planlanan takvime uygun şekilde devam ettiğini belirten Aktürk, şöyle devam etti:

"25 Mart'ta başlayan 2026 Yılı Milli Savunma Üniversitesi Harp Okulları ve Astsubay Meslek Yüksekokulları Askeri Öğrenci Aday Tercih İşlemleri kapsamında ilk 2 haftada 70 bin aday tercihlerini tamamlamıştır. Yoğun ilgi gösteren gençlerimize ve ailelerine teşekkür ediyoruz. Bölgesel Kariyer Fuarları kapsamında, 13-14 Nisan'da Antalya'daki Batı Akdeniz, 15-16 Nisan'da Aydın'daki Ege Kariyer fuarlarına katılım sağlanacaktır. 6 Nisan'da başlayan ve İŞKUR'a yapılmakta olan Engelli ve Terörle Mücadelede Malul Sayılmayacak Şekilde Yaralananlardan Sürekli İşçi Temini başvuruları yarın sona erecektir."

"Açıklamalar Kıbrıs'taki güven ortamına zarar veriyor"

Mavi Vatan-2026 Tatbikatı kapsamında TCG Anadolu'da düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısının ardından Bakanlık, basın mensuplarının soruları üzerine açıklamalarda bulundu.

Terör örgütü EOKA'nın kuruluş yıl dönümünde Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde yapılan açıklamalar ve faaliyetlere ilişkin sorular üzerine, "Terör örgütü EOKA'nın geçmişte Kıbrıs adasında yürüttüğü şiddet eylemlerinin tek taraflı ve çarpıtılmış anlatımlarla 'özgürlük mücadelesi' olarak sunulması, adadaki kalıcı çözüm çabalarına ve mevcut güven ortamına zarar vermektedir." ifadeleri kullanıldı.

EOKA terör örgütünün kuruluş yıl dönümünde yapılan açıklama ve etkinliklerin, tarihi gerçeklerin çarpıtılarak yorumlanmaya devam ettiğinin açık bir göstergesi olduğuna işaret edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Söz konusu yaklaşımın, Kıbrıs Rum kesimindeki çocuk ve gençlere gerçeğe aykırı şekilde aktarılması, adadaki karşılıklı diyalog ve anlayış zeminini zayıflatmaktadır. Son dönemde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki sivilleri hedef alan provokatif eylemler de bu çarpık zihniyetin günümüzdeki yansımaları olarak ortaya çıkmaktadır. Kıbrıs Türk tarafı, her zaman olduğu gibi adada adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözümün tesisi yönündeki yapıcı ve iyi niyetli tutumunu sürdürmektedir. Bu kapsamda, Kıbrıs Türk halkının güvenliği ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin egemenliğine yönelik her türlü tehdit ve şiddet eylemi karşısında gerekli tedbirleri kararlılıkla aldığımızı bir kez daha ifade ediyoruz. Adada gerilimi artırabilecek girişimlerden kaçınılması ve sağduyunun hakim kılınması, 1974 Kıbrıs Barış Harekatı ile sağlanan barış ve huzur ortamının korunması açısından büyük önem arz etmektedir."

C-130 uçağına ilişkin ön rapor

Bakanlık açıklamasında, 11 Kasım 2025'te düşen C-130 tipi askeri kargo uçağına ilişkin inceleme ve değerlendirmelere de yer verildi. Açıklamada, şunlar kaydedildi:

"11 Kasım 2025 tarihinde 68-1609 Kanat Numaralı C-130E uçağının geçirdiği kaza-kırım sonrası Hava Kuvvetleri Komutanlığımız koordinesinde yapılan teknik inceleme heyetinin faaliyetleri, önce Gürcistan'daki enkaz alanında, sonrasında da enkazın getirildiği 2'nci Hava Bakım Fabrika Müdürlüğü Kayseri tesislerinde aralıksız olarak devam etmektedir. Detaylı incelemeler koordineli olarak icra edilmekte ve bu süreçte 1'nci Hava Bakım Fabrika Müdürlüğü Eskişehir, 12'nci Hava Ulaştırma Ana Üs Komutanlığı, TUSAŞ, MKE ve Jandarma Genel Komutanlığı ilgili uzman birimleriyle ortak çalışmalar yürütülmektedir.

Teknik rapor çalışmaları devam etmekte olup kaza incelemesine yönelik mevcut durumda, Uçuş Veri Kayıt Cihazı (Flight Data Recorder/FDR) kayıtları incelendiğinde, kaza anına kadar dijital veri kayıtlarında uçuş ekibinin konuşmalarında ve uçağın sistemlerinde her şeyin normal devam ettiği, bir aksaklık tespit edilmediği, olayın ani geliştiği, uçak kuyruk konisi bölgesinin uçak gövdesinden ayrılması nedeniyle FDR'ye ait güç ve veri kablolarının kopması sonucu kaydın sonlandığı, dolayısıyla kayıt cihazında kazayı aydınlatacak ilave veriler bulunmadığı tespit edilmiştir. Uçağın motorları ve pervaneleri üzerinde yapılan detaylı incelemeler sonucunda, motor ve pervanelerin kaza anına kadar sorunsuz bir şekilde çalıştığı tespit edilmiştir.

Pervane kopmasından kaynaklı uçak gövdesinin hasarlandığına dair bir durum tespit edilmemiştir. Jandarma Kriminal Başkanlığı tarafından uçak enkazından alınan numunelerin incelenmesi sonucunda, içeriden ve dışarıdan patlayıcı madde artığına rastlanılmamıştır. Uçak enkazından alınan parçalar üzerindeki yapısal hasar ve izlere yönelik ilave metalurjik incelemeler ve analizler detaylı olarak devam etmektedir. Malzemelerde tespit edilen kırık-kesit analizlerinin raporlanması beklenmekte olup, gelinen aşamada kırılmaların yorulma kaynaklı başlamadığı ancak çekme testlerinde malzemelerin gevrek yorgunluk davranışı sergilediği tespit edilmiştir."

"Provokatif söylemlere itibar edilmemeli"

Basında çıkan "azot tüpüyle ilgili haberlerin" gerçeği yansıtmadığı belirtilen açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:

"Aslında uçakta yangın söndürme mayisi bulunan ve uçak içinde sabitlenmiş 19 kilogramlık iki adet yangın tüpü olduğu, bunların uçak enkazında sağlam biçimde ve herhangi bir yere çarpma izi olmaksızın bulunduğu belirlenmiştir. Her iki kanadın üst kısmında bulunan dingilerden birinin yanıcı/patlayıcı olmayan karbondioksit gazı ile dolu tüpüyle beraber yuvasından çıkmış, uçağın sol kuyruk-gövde kısmına temas etmiş, oradan da dinginin dikey stabilizeyi kavramış olabileceği, tüpün vurmasıyla gövdeye, dikey ve yatay stabilizeye yapısal hasar vermiş olabileceği, bunun da uçağın düşmesine yol açmış olabileceği değerlendirilmiş olup, bulgulara yönelik metalurjik ve teknik incelemeler laboratuvarlarda devam etmektedir. Halkımızın ve kamuoyunun resmi açıklamalar dışındaki provokatif söylemlere itibar etmemesi önemlidir. Daha önce de ifade ettiğimiz gibi ilgili süreçlerin tamamlanmasının ardından hazırlanacak nihai rapor, kamuoyu ile şeffaf bir şekilde paylaşılacaktır."

Rekor yağışlar İzmir'deki barajları doldurdu

İzmir'de yılın ilk çeyreğinde etkili olan yoğun yağışlar, kentin en büyük içme suyu kaynağı Tahtalı Barajı'nda doluluk oranını yüzde 52,30 seviyesine taşıdı. Daha bir kaç ay önce hayvanların otladığı alanda, barajın simgesi haline gelen eski minarenin çevresi yine suyla doldu. Artan yağış grafiğiyle birlikte il genelindeki diğer barajların da su seviyelerinde belirgin bir yükseliş kaydedildi

09.04.2026 10:24:00 / Güncelleme: 09.04.2026 10:32:35
İhlas Haber Ajansı
Rekor yağışlar İzmir'deki barajları doldurdu
Rekor yağışlar İzmir'deki barajları doldurdu
Yılın ilk çeyreğinde kente düşen yağışlar barajların su seviyesini hızla yükseltti. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre; ocak ayında metrekareye 223,7 kilogram, şubatta 300,3 kilogram ve gayriresmi verilere göre mart ayında 74 kilogram yağış düştü. Yılın ilk üç ayında metrekareye düşen toplam yağış miktarı 598 kilograma ulaştı. Şehir merkezinde 2025 yılının tamamında metrekareye toplam 432,1 kilogram yağış düşerken, bu yıl sadece ilk çeyrekte geçen yılın toplamı geride bırakıldı. Bu dönemdeki yağışların etkisiyle, kentin içme suyu ihtiyacının büyük bölümünü karşılayan Tahtalı Barajı'nda su seviyesi hızla toparlandı. Geçtiğimiz yılın sonunda doluluk oranı yüzde 0,13'e kadar gerileyerek kuruma noktasına gelen Tahtalı Barajı'nda su seviyesi toparlanarak yüzde 52,30'a ulaştı.

"Gördes ve diğer barajlarda doluluk arttı"

Yılın ilk çeyreğindeki yağışlar, kentteki diğer su kaynaklarının seviyelerini de yukarı taşıdı. İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi verilerine göre geçtiğimiz yılın sonu ve ocak ayı başlarında doluluk oranı yüzde 0,42'ye kadar gerileyerek kuruma noktasına gelen Gördes Barajı'nda su seviyesi yüzde 39,57'ye çıktı. Balçova ve Ürkmez barajlarında doluluk oranı yüzde 100 seviyelerine yaklaştı. Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı'nda ise doluluk yüzde 82,38 olarak belirlendi. Geçen yıla kıyasla ilk çeyrek itibarıyla İzmir barajlarının tamamında yüz güldüren bir artış yaşandı.

"Önümüzdeki yedi sekiz yıl ortalamanın üzerinde olacak"

Kurak yılların ardından şiddetli yağışların geldiğini ve önümüzdeki on yıllık sürecin büyük kısmında yağışların ortalamanın üzerinde seyredeceğini belirten Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, "Çok kurak yılları mutlaka çok yağışlı yıllar takip eder. 2024-2025 dönemi gerçekten müthiş kuraktı. 2026'ya geldiğimizde ise daha önce belirttiğimiz gibi bol yağışlı ve selli geçme ihtimali yüksek bir yıl olarak rekorlar kırıldı. Gerçekten son 80 yılın en yağışlı dönemini yaşıyoruz. 4 Nisan itibarıyla nisan ortalamalarını geçtik, olağanüstü bir yağış var. Bütün toprak iyice doydu ve suların tamamı barajlara gelerek buraları doldurdu. Bundan sonra önümüzdeki 10 yıllık sürecin yedi sekiz yılı yağışlar açısından ortalamanın üzerinde olacaktır. Bu nedenle artık barajlarda su sorunumuz kalmayacaktır ancak 2036'dan sonra bu barajlar yine tamamen boşalacaktır. Asıl sorun, bu barajlar boşalmadan önlemleri alabilmektir. Mümkün olduğunca yeraltı barajları yapmalıyız. Türkiye'de kişi başı su potansiyeli 1300 metreküpken, İzmir'de bu oran 600 metreküp seviyesindedir. Yaklaşık 12-13 yıldır gündemde olan ancak henüz yapılmayan Düvertepe Barajı gibi projelere ağırlık verilmeli, olabilecek her yere baraj yapılmalıdır. Barajların tamamen sıfırlandığı çok şiddetli kurak yıllar dışında yeraltı sularını kesinlikle kullanmamalıyız." ifadelerini kullandı.

"Suyu bilimsel olarak kullanmalıyız"

Arıtma tesislerinden çıkan suyun tarımda değerlendirilmesi gerektiğinin ve taban sularının doğal bir şekilde çok yükseldiğinin altını çizen Yaşar, "Yağışlar henüz en üst akiferlere inmedi, oralara ulaşması çok uzun yıllar alacaktır. Ancak taban suları çok yükseldi ve İzmir'de binaların bodrumlarından su fışkırmaya başladı. Bu doğal bir durum çünkü son 80 yılın en olağanüstü yağışını aldık. Temel mesele suyu dikkatli ve bilimsel olarak kullanmaktır. Bilimle hareket edersek hiçbir sorunumuz kalmaz. Arıtmadan çıkan suyu tarıma kazandırmalı ve yapılabilecek her alana bol bol baraj inşa etmeliyiz. Örneğin, tabanı onarılan Gördes Barajı'nda doluluk oranı yüzde 40'lara yaklaştı. Gördes, Tahtalı'dan yüzde 50 daha büyük, devasa bir barajdır. Gördes ve Tahtalı barajlarını dikkatli bir şekilde yönetir ve Çiğli Arıtma'dan çıkan suyu da sisteme dâhil edersek İzmir'in hiçbir su sorunu kalmayacaktır" dedi.

CHP Ankara İl Başkanı gözaltına alındı

CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol, İzmir'deki kooperatif soruşturması kapsamında Ankara'da gözaltına alındı

09.04.2026 10:16:00 / Güncelleme: 09.04.2026 10:43:38
Haber Merkezi
CHP Ankara İl Başkanı gözaltına alındı
CHP Ankara İl Başkanı gözaltına alındı
CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol, İzmir'de yürütülen kooperatif soruşturması kapsamında bugün Ankara'da gözaltına alındı. Erkol, Ankara'daki emniyet işlemlerinin ardından İzmir'e sevk edilecek.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın koordinasyonunda devam eden soruşturma, İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON A.Ş. üzerinden yürütülen kentsel dönüşüm projeleri ve konut yapı kooperatiflerindeki usulsüzlük iddialarını kapsıyor. Gaziemir Konut Yapı Kooperatifi'ne yönelik son operasyon dalgasında Erkol'un yanı sıra kooperatif üyelerinden Ayşe Cansu Ayhan ve Pakize Kavak da gözaltına alındı. Şüpheliler, ifadeleri alınmak üzere emniyete götürüldü.

Soruşturma, kooperatifler aracılığıyla kamu zararına yol açıldığı, inşaat süreçlerindeki finansal hareketler ve yönetimsel kararlarla ilgili usulsüzlükler iddialarına dayanıyor. Emniyet kaynakları, belgelerin ve ilk ifadelerin incelenmesiyle soruşturmanın yeni halkalarla genişleyebileceğini ve önümüzdeki saatlerde ek gözaltı kararları çıkabileceğini belirtiyor.

Bu gelişme, 2025 yılında başlayan ve eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ile birçok isim ve Ümit Erkol'un oğlu Fırat Erkol'un da yer aldığı geniş kapsamlı "kooperatif davası"nın devamı niteliğinde. Soruşturmada nitelikli dolandırıcılık, ihaleye fesat karıştırma gibi suçlamalar ön planda yer alıyor.
 

Eski MASAK Başkan Yardımcısı gözaltına alındı

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında eski MASAK Başkan Yardımcısı Ramazan Başak gözaltına alındı

08.04.2026 14:50:00 / Güncelleme: 08.04.2026 15:25:33
Haber Merkezi
Eski MASAK Başkan Yardımcısı gözaltına alındı
Eski MASAK Başkan Yardımcısı gözaltına alındı
Mali Suçları Araştırma Kurulu'nun (MASAK) eski Başkan Yardımcısı Ramazan Başak hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca "borsa manipülasyonu" ve 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' iddialarıyla soruşturma başlatıldı.

Jandarma ekipleri tarafından evinde gerçekleştirilen operasyonun ardından Başak, sorgulanmak üzere emniyete götürüldüğü belirtildi.

Başak'ın bugün Bakırköy Adliyesi'ne sevk edilmesi bekleniyor.

Soruşturmanın ayrıntılarına ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

Hatay'da silahlı faaliyetlere katılan 4 DEAŞ'lı tutuklandı

Hatay'da polis ekipleri tarafından gerçekleştirilen operasyonda yakalanan 4 DEAŞ terör örgütü mensubu mahkemece tutuklandı.

08.04.2026 11:11:00
İhlas Haber Ajansı
Hatay'da silahlı faaliyetlere katılan 4 DEAŞ'lı tutuklandı
Hatay'da silahlı faaliyetlere katılan 4 DEAŞ'lı tutuklandı
Hatay'da polis ekipleri tarafından gerçekleştirilen operasyonda yakalanan 4 DEAŞ terör örgütü mensubu mahkemece tutuklandı.



Hatay Emniyet Müdürlüğü görevlilerince DEAŞ terör örgütü faaliyetlerinin tespit ve deşifre edilmesine yönelik çalışmalar aralıksız sürüyor.

Yürütülen koordineli çalışmalar neticesinde; DEAŞ terör örgütü içerisinde silahlı faaliyetlerde bulundukları ve çatışma bölgeleriyle bağlantılı oldukları yönünde haklarında bilgiler bulunan 4 şahıs, 3 Nisan günü Erzin ilçesinde gerçekleştirilen operasyonda yakalanarak gözaltına alındı.

Şahıslar çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine sevk edildiler.

Osmaniye'de selde hayatını kaybeden 2 kişinin kimlikleri belirlendi

Osmaniye'de etkili olan sağanakta Bülbül Deresi'nin taşması sonucu selde sürüklenen araçta hayatını kaybeden 2 kişinin kimlikleri belirlendi

08.04.2026 01:32:00 / Güncelleme: 08.04.2026 06:36:16
AA
Osmaniye'de selde hayatını kaybeden 2 kişinin kimlikleri belirlendi
Osmaniye'de selde hayatını kaybeden 2 kişinin kimlikleri belirlendi

Kadirli ilçesinde dün akşam saatlerinde etkili olan sağanakta ilçe merkezinden geçen Bülbül Deresi'nin taşması sonucu sel sularına kapılan otomobilde hayatını kaybeden 2 kişinin cenazeleri, bulundukları yerden ekiplerin çalışmasıyla çıkarıldı.

Sudan çıkartılan araçta hayatını kaybedenlerin Hüseyin Kul ile Fatih Anbarcıoğlu (69) olduğu tespit edildi.

Cenazeler, yapılan incelemenin ardından Kadirli Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.



Öte yandan, ekiplerin taşkından etkilenen alanlarda su tahliye işlemleri ve temizlik çalışmaları devam ediyor.

Osmaniye'nin Kadirli ilçesinde dün akşam saatlerinde etkili olan sağanakta Bülbül Deresi'nin taşması sonucu bazı araçlar akıntıya kapılmış, bazıları da sular altında kalmıştı. Selde sürüklenen bir araçtaki 2 kişi hayatını kaybetmişti. 

Ekrem İmamoğlu ile duruşma savcısı arasında gerginlik

Ekrem İmamoğlu'nun "Bu dosyada tek suç örgütü var, iddia makamıdır" şeklindeki sözleri hakkında duruşma savcısı "Ekrem Bey dün bir beyanda bulunmuşsunuz iddia makamı hakkında. Bu sözleri kabul etmiyoruz. Haddinizi aşarsanız haddinizi bildiririz" dedi. Duruşmada bu sözler üzerine tartışma yaşandı

07.04.2026 11:47:00
İHA
Ekrem İmamoğlu ile duruşma savcısı arasında gerginlik
Ekrem İmamoğlu ile duruşma savcısı arasında gerginlik
İBB davasının ilk duruşmasının 17. oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülen duruşmada, duruşma savcısı Ekrem İmamoğlu'na soru sordu. Duruşma savcısı "Dün bir beyanda bulunmuşsunuz iddia makamı hakkında. İddia makamı hakkında söyledikleriniz doğru mu' Bu sözleri kabul etmiyoruz. Haddinizi aşarsanız haddinizi bildiririz" dedi.

Dün görülen duruşmada "Bu dosyada tek suç örgütü var, iddia makamıdır" şeklinde söylemde bulunan ve hakkında 'kamu görevlisine görevi nedeniyle hakaret' suçundan resen soruşturma başlatılan Ekrem İmamoğlu ise "Kabadayılık bu" şeklinde cevap verdi. Ardından Ekrem İmamoğlu'nun avukatları da savcıya tepki gösterdi. Tartışma yaşanması üzerine mahkeme başkanı duruşma savcısına kişisel münakaşaya girmemesi gerektiğini söyledi.

Mahkeme başkanı daha sonra İBB'de yazılım koordinatörü olarak görev yapan tutuklu sanık Emrah Yüksel'i kürsüye çağırdı. Sanık Yüksel'in çapraz sorgusunda, Ekrem İmamoğlu söz aldı.

İmamoğlu, Yüksel'e iddianamede örgüt yönetici olarak yer alan sanık Hüseyin Gün'ü tanıyıp tanımadığını sordu. Yüksel'in "Hayır" cevabını vermesi üzerine İmamoğlu, "Bu nasıl bir örgüt ki örgüt üyesi yöneticiyi tanımıyor. İddia makamını eleştiren olarak değil, yargılayan makamı olarak olması nedeniyle kınıyorum. Niçin burada olduğunu biliyorum o yüzden rahatım. Bu çalışma arkadaşım 6-7 aydır iddia makamı yüzünden evlatlarından uzak. İddia makamının vesile olduğu casusluk davasını yazan da aynı iddia makamı. Bu bir siyasi davadır. Çökmüştür. Ana şemada örgüt üyesi örgüt liderini tanımıyorsa dava baştan çökmüştür. Çöken bir makam daha vardır, o da iddia makamıdır. İftiraname siyasi bir şeye dönüştürülmüştür, az önceki harareti de ben ona bağlıyorum" dedi.

Duruşma Emrah Yüksel'in çapraz sorgusu ile sürüyor.

Adalet Bakanı çarpıcı rakamları açıkladı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Mart ayında, uyuşturucu, yasa dışı bahis ve sanal kumara yönelik 729 operasyon düzenlendiğini, 9 bin 185 şüpheli hakkında işlem yapıldığını, 2 bin 996 kişinin tutuklandığını açıkladı

07.04.2026 11:11:00
Anadolu Ajansı
Adalet Bakanı çarpıcı rakamları açıkladı
Adalet Bakanı çarpıcı rakamları açıkladı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, mart ayında uyuşturucu, yasa dışı bahis ve sanal kumar suçlarına yönelik 729 operasyon gerçekleştirildiğini, işlem yapılan 9 bin 185 zanlıdan 2 bin 996'sının tutuklandığını, 820'si hakkında adli kontrol tedbiri uygulandığını bildirdi.

Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada uyuşturucu, yasa dışı bahis ve sanal kumar suçlarının, gençleri bağımlılık ve suça sürükleyen, toplumun huzurunu ve geleceğini tehdit eden çok yönlü bir tehlike olduğunu bildirdi.

Bu suçların, aile yapısını zayıflattığını, toplumsal dokuya zarar verdiğini belirten Gürlek, ayrıca bireyleri ve aileleri telafisi güç mağduriyetlerle karşı karşıya bıraktığını aktardı.

Gürlek, söz konusu suçlara yönelik mart ayında 729 operasyon gerçekleştirildiğini ifade ederek, soruşturma içeriklerine ilişkin şunları kaydetti:

"2026 yılı mart ayı içerisinde, 81 ilimizde 171 Cumhuriyet başsavcılığımızın koordinasyonunda uyuşturucu, yasa dışı bahis ve sanal kumar suçlarına yönelik toplam 729 operasyon gerçekleştirilmiş, 9 bin 185 şüpheli hakkında adli işlem yapılmış, 2 bin 996 şüpheli tutuklanmış, 820 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmıştır. Operasyonların büyük çoğunluğunu oluşturan uyuşturucu suçlarına yönelik 669 operasyonda, 7 bin 568 şüpheli hakkında işlem yapılmış, 2 bin 541 kişi tutuklanmıştır. Yasa dışı bahis operasyonları kapsamında ise 56 operasyonda 1608 şüpheli hakkında işlem yapılmış, 455 kişi tutuklanmıştır. En fazla işlem yapılan ilimiz İstanbul olmuştur."

Operasyonlarda görev alan tüm yargı teşkilatı mensupları ile adli kolluk birimlerine teşekkür eden Gürlek, "Toplumumuzu, aile yapımızı ve gençlerimizin geleceğini hedef alan bu suçlara karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz." açıklamasını yaptı. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.