logo
14 EYLÜL 2026

Oulai'nin yerine Fabinho'yu alan akıl

Oulai'nin 25 maçlık oturmuş sezon performansı ile Fabinho'nun Trabzonspor'daki 238 dakikalık adaptasyon sürecini kıyaslamak istatistiki olarak tam bir eşdeğerlik sunmasa da ilk 3 maçlık tablo, Trabzonspor'un dinamik bir "Box-to-Box" oyuncudan statik ve temposuz bir pasöre geçiş yaptığını kanıtlar nitelikte.
 

14.09.2026 12:41:00
Haber Merkezi
 
Oulai'nin yerine Fabinho'yu alan akıl
Oulai'nin yerine Fabinho'yu alan akıl
Trabzonspor kuruluş felsefesine ihanet etti... Önce menajerlerin önerdiği Mohamed Salah'ı veto etti, sonra da Salah'ın Liverpool'dan eski takım arkadaşı Fabinho'yu aldı.

Fabinho'nun unutturması gereken isim sadece Oulai'ydi. Geçen sezon Trabzonspor'a gelen, devre arasında Galatasaray'ın almak için Ertuğrul Doğan'ın telefonlarını kilitlediği Fildişili orta saha oyuncusu.






Trabzonspor daha değerini bulmadan 26 milyon Euro gibi bir rakama gönderdi Oulai'yi. Belki 5 kat kâr etti ama limitinin çok daha yüksek olduğunu herkes biliyordu.

Yerine gelen Fabinho ise Suudi Arabistan'da bile istenmeyen, bu yüzden sözleşmesi feshedilip serbest kalan, "önce para" diyen bir Brezilyalıydı.

Zaten bu durum daha ilk 3 maçtan rakamlara yansıdı bile.






Yaşının da getirdiğiyle Fabinho, Oulai'den 3.6 km/h daha yavaş kaldı. Maç başına top taşıma ve çalım atma becerisi sergileyemedi, hava topu mücadelesi kazanamadı.

Oulai orta sahada dikine oynayan, ceza sahasına yaklaşan ve yaratıcı (1.6 kilit pas, 2.38 xA) bir profildeyken; Fabinho 3 maçlık periyotta 0.3 kilit pas ve 0.10 xA'da kalarak hücuma neredeyse hiç katkı veremedi.






Yalnızca top çalma (3.0) ve pas isabetinde (%91) Oulai seviyesini korudu; ancak sahipsiz top kazanma (5.0'a karşı 2.7) ve genel ikili mücadele sayısında Oulai'nin enerjisini tutturamadı.

Bu kadro Sergen Yalçın'da olsaydı

Italiano mevkiler arası mesafeyi daraltan "makine" gibi çalışan bir yapı kurdu... Sergen Yalçın kalsaydı bu kadronun koşu mesafeleri düşerdi; ancak Vlahović ve Trossard'ın bireysel şovlarıyla maç kazanan, daha yetenek odaklı bir Beşiktaş izlerdik.
 

14.09.2026 12:47:00
Haber Merkezi
 
Bu kadro Sergen Yalçın'da olsaydı
Bu kadro Sergen Yalçın'da olsaydı
Beşiktaş Teknik Direktörü Vincenzo Italiano da Sergen Yalçın gibi tempolu ve hücuma dönük futbolu benimsiyor... Ancak mantalite ve saha içi organizasyonu açısından ikili arasında dağlar kadar fark var.

İtalyan teknik adam 4-2-3-1 veya 4-3-3 dizilişini tercih eder. Takım savunmasını en önde başlatır ve top rakipteyken alanı daraltarak boğucu bir pres uygulatır.






Katı şablonlar yerine yetenekli oyunculara saha içinde özgürlük tanımayı seven Sergen Yalçın'ın ise oyuncunun bireysel kalitesini ve yaratıcılığını öne çıkaran bir anlayışı vardır.

Sergen Yalçın, orta sahada Josef örneğinde olduğu gibi alanı tek başına kapatabilen, fiziksel olarak ezici veya Atiba gibi oyunu aklıyla yönlendiren isimleri sever. Salih gibi daha düz, pres odaklı ama yaratıcılığı sınırlı pasör profil yerine topu öne taşıyabilen "8/10 numara kırılımlı" oyuncuları tercih ederdi.






Sergen Yalçın bek ve stoperlerinde macera aramaz; pozisyon bilgisi yüksek, tecrübeli ve hamleli oyuncuları ister (Rosier veya Welinton tipi). Kassoum, Yalçın'ın savunma disiplini anlayışında çabuk kulübeye çekilirdi.






Yalçın kalsaydı Ernest Poku ve İlhan Fakılı'yı geçiş hamlesi olarak görürdü. Genç ve ham oyuncular yerine bitiriciliği ve skorerliği kanıtlanmış (Ghezzal, Larin tarzı) isimleri tercih ederdi.

Italiano itiraf ettirdi

Beşiktaş'ın ilk 5 haftada sahaya koyduğu futbol ve istatistikler şampiyonluk garantisi vermese de takımın bu sezon daha az üreten ve daha çok bireysel hataya açık yapısını geride bırakıp çok daha olgun, ceza sahası çevresinde bitirici bir takıma dönüştüğünü itiraf ediyor

14.09.2026 12:20:00
Haber Merkezi
 
Italiano itiraf ettirdi
Italiano itiraf ettirdi
Tabii ki daha çok erken... Tabii ki henüz ligin ilk 5 haftalık süreci tamamlandı. Konuşmak için her ne kadar çok erken olsa da siyah-beyazlıların aldığı galibiyetler, camia içindeki birleşme ve yayılan enerji Beşiktaş camiasının umutlarını artırıyor. Şampiyonluk konuşmak ya da büyük laflar söylemek için çok erken olsa da istatistikler siyah-beyazlıların bu sezon çok can yakacağını açık açık itiraf ediyor.






Bu sezon Beşiktaş İtalyanı ile topu değil, oyunu koşturan bir takım haline geldi. Takım maç başına 3.9 km daha fazla kat etmesine rağmen depar sayısı 155.5'ten 110.4'e düştü. Bu tezat, Beşiktaş'ın sahada kontrolsüzce koşturmak yerine pozisyon sadakatini artırdığını, topa sahip olarak rakibi yorduğunu net biçimde ortaya koyuyor.






Uzun top isabet oranının yüzde 48'den yüzde 64.6'ya yükselmesi ve isabetli uzun top sayısının 24.8'e çıkması, savunmadan çıkışların rastgele şişirme değil, bilinçli ve adrese teslim uzun paslarla yapıldığının en net göstergesi.






Topla oynamanın yüzde 61.2'ye çıkması ve rakip yarı sahada maç başına 238 isabetli pas yapılması (geçen sezona göre +48 pas), takımın artık ceza sahası çevresinde daha uzun süre baskı kurduğunu kanıtlıyor.






Geçen sezon 34 maçta gole neden olan 9 hata yapan takım, bu sezon ilk 5 haftada gole neden olan hata yapmadı. Maç başına yenilen golün 0.8'e gerilemesi savunma disiplininin arttığına da işaret ediyor.

Samsunspor ne oldu?

Geçtiğimiz sezonun flaş takımlarından Samsunspor hem taktiksel esnekliğini hem de fiziksel gücünü kaybetti. Acil bir fiziksel yükleme ve reaksiyon gösterilmezse Karadeniz ekibinin düşüşü durdurulamaz hâle gelecek

14.09.2026 11:40:00
Haber Merkezi
 
Samsunspor ne oldu?
Samsunspor ne oldu?
Son dönemin en popüler takımlarından birisi Samsunspor'du… Sadece başkanı Yüksel Yıldırım'ın yaptığı "aykırı" çıkışlarla değil; sahaya koyduğu oyun, aldığı skorlar ve özellikle geçen sezon ritim bozulana kadar Konferans Ligi'nde aldıkları skorlarla parmak ısırtıyordu.






Aynı Karadeniz ekibi bu sezona facia bir başlangıç yaptı. Dün de Çorum FK'ya sahasında 5-1 yenilmesi "Arıza nerede?" dedirtti. Bu durum, sadece teknik direktör değişikliğinin değil; pek çok konuda Samsunspor'un değişim geçirmesi gerektiğinin işareti gibi.






Samsunspor'un bu sezona yaptığı kâbus başlangıcın ve Çorum FK karşısındaki 5-1'lik ağır yenilginin ana nedeni; takımın fiziksel kapasitesindeki dramatik çöküş ile geçiş oyunu kimliğini tamamen kaybetmesi. Topla oynama oranı kâğıt üzerinde artmış görünse de takımın koşu mesafeleri, depar sayıları ve savunma direnci serbest düşüşe geçmiş durumda.






Geçen sezon yakalanan başarının temeli yüksek tempo ve ön alan presiydi. Bu sezon ise maç başına katedilen mesafe 97,3 km'den 79,8 km'ye, depar sayısı ise 151,5'ten 84,8'e geriledi. Takım neredeyse yarı yarıya daha az depar atıyor. Temposuzluk, rakip takımlara sahayı çok rahat katetme imkânı tanıyor.






Maç başına top çalma 15,9'dan 12,4'e düşerken kalecinin yapmak zorunda kaldığı kurtarış sayısı 2,3'ten 4,6'ya fırladı. Rakibe verilen rahat pozisyonlar yüzünden maç başına yenilen gol ortalaması 1,3'ten 2,2'ye yükseldi.

Salah alınsa Vlahovıc gelmeyecekti

Beşiktaş bu sezon Vincenzo Italiano sayesinde rüzgarı aldı

14.09.2026 11:06:00
Haber Merkezi
 
Salah alınsa Vlahovıc gelmeyecekti
Salah alınsa Vlahovıc gelmeyecekti
Vincenzo Italiano'nun Mohamed Salah için yapılan toplantıda Başkan Serdal Adalı'ya, "Hayır diyemem ama Dusan Vlahovic'i tercih ederim" sözleri Beşiktaş'ın bu sezonunun yol haritası oldu.






Beşiktaş bu sezon Vincenzo Italiano sayesinde rüzgarı aldı... Yelkenler fora gidiyor. Rakiplerini sadece yenmiyor; gidiyor Kadıköy'de bile Fenerbahçe'ye futbol olarak üstünlük kuruyor.






Siyah-beyazlıların çıkışının arkasındaki isimlerden birisi de Dusan Vlahovic. İşin ilginci ise bugün Trabzonspor'da çok tartışılan Mohamed Salah alınsaydı, siyah-beyazlıların Sırp golcüye verecek parası kalmayacaktı.






İddia o ki Salah için görüşmeler devam ederken bile Graf, Vlahovic ile hiç teması kesmedi. Hatta aynı dönemde Başkan Serdal Adalı ve Graf'la yaptığı toplantıda Italiano'nun, "Salah çok büyük oyuncu. Almayın diyemem ama eğer tek atışlık barutumuz varsa Vlahovic'i tercih ederim" anlamına gelen bir ifade kullandığı ortaya çıktı.






Zaten ligin ilk 5 haftası ve Avrupa kupaları performansına bakınca Italiano'nun haklılığı netleşti.






Salah istatistiki olarak oyuna daha çok dâhil olan, şans yaratan (16 kilit pas, 2 asist) ve topla daha çok buluşan (230 temas) bir profilde. Ancak Beşiktaş'ın Kadıköy deplasmanı dâhil yakaladığı ivmede aradığı şey, oyunu kurmaktan ziyade bitirecek saf bir 9 numaraydı. Vlahovic, 90 dakika başına ceza sahasında topla buluşma sayısında (8,10) Salah'ı (6,10) geride bırakarak ceza sahasını tamamen domine etti.

Fenerbahçe'de güvensizlik duygusu tavan yaptı

Fenerbahçeli futbolcular Gaziantep maçı öncesinde büyük bir belirsizlik, otorite boşluğunun getirdiği rahatsızlık ve kariyerlerini koruma içgüdüsüyle gelişen profesyonel bir bıkkınlık içinde

14.09.2026 11:01:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe'de güvensizlik duygusu tavan yaptı
Fenerbahçe'de güvensizlik duygusu tavan yaptı
Fenerbahçeli futbolcular Gaziantep maçı öncesinde büyük bir belirsizlik, otorite boşluğunun getirdiği rahatsızlık ve kariyerlerini koruma içgüdüsüyle gelişen profesyonel bir bıkkınlık içinde. Adeta bir cenderenin içine sürüklendiler. İsmail Kartal'a destek açıklaması yapmamaları da hocaya tepkiden çok, kulüp içindeki yangına benzin dökmeme ve kendilerini güvenli alanda tutma çabası olarak öne çıktı.






Hep camia, taraftar ya da kamuoyu tarafından bakıyoruz... Bir de bu işin asıl aktörleri var. Beşiktaş yenilgisi ile başlayan, Roma beraberliği ile yükselen ve İsmail Kartal'ın istifa edip döndüğü süreci birebir yaşayan Fenerbahçeli futbolcuların durumları neredeyse tamamen unutulmuş durumda.






Aslında Fenerbahçe'de yaşanan, Fatih Tekke'nin Ferencváros maçından sonra istifa edip döndürülüp Amed maçından sonra görevi bıraktığı sürece çok benzeyen bir süreç yaşanıyor.






İşin ilginci ise bu süreçte hiçbir Fenerbahçeli futbolcunun "Hocamıza inanıyoruz, onu geri istiyoruz" açıklaması yapmaması. Bu durum bile soru işareti yaratırken, sarı-lacivertli futbolcuların nasıl bir psikolojik durum içinde olduğu herkesin merak konusu.






İsmail Kartal'ın yaşadığı süreci yönetim ile hoca arasındaki bağın koptuğu şeklinde değerlendiren oyuncular var. Futbolcu grubu bu güvensizliği hisseder. "Yarın kimin kalacağı, hangi sistemle oynanacağı belirsiz" duygusu hâkim olmuş durumda. Futbolcuların saha içi motivasyonu ve hocaya olan bağlılık duygusu zedelendi.






Saha sonuçları ne olursa olsun, bir teknik adamın istifa noktasına gelmesi soyunma odasında suçluluk ve huzursuzluk yaratır. Üst üste gelen çalkantılı süreçler futbolcularda mental tükenmişlik oluşturdu. Hangi taktiğe, hangi disipline odaklanacaklarını şaşırmış durumdalar.






Takımdaki belirsizlik anlarında futbolcu, kolektif başarıdan ziyade kendi durumunu düşünmeye erken başladı.

İsmail Kartal: ‘Cengiz Ünder kalsın’

Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal'ın "kalsın" demesine rağmen Çorum'a cebine para konup bedava gönderilen Cengiz Ünder, Samsunspor'u dümdüz etti

14.09.2026 10:56:00
Haber Merkezi
 
İsmail Kartal: ‘Cengiz Ünder kalsın’
İsmail Kartal: ‘Cengiz Ünder kalsın’
Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal'ın "kalsın" demesine rağmen Çorum'a cebine para konup bedava gönderilen Cengiz Ünder, Samsunspor'u dümdüz etti... Çorum FK formasıyla çektiği 6 şutun 5'inde isabet sağlayan Cengiz, 0.39 gol beklentisinden 2 gol çıkardı. %83.3 şut isabeti yakaladı.






Fenerbahçe'de istifa edip geri dönen teknik direktör İsmail Kartal'ın Cengiz Ünder'in kalmasını istediği ortaya çıktı. Hatta milli futbolcuyu hazırlık maçlarında da kullandı. Admira'yı 5, Pogon'u 4 golle geçerek Şampiyonlar Ligi 2. turundaki Gornik maçı öncesi gövde gösterisi yapan Fenerbahçe'de Cengiz Ünder fırtınası esti o dönemde.






İsmail Kartal'ın iki maça da ilk 11'de başlattığı Cengiz, 121 dakikada attığı 2 gol, yüksek pas isabeti ve etkili dikine oyunuyla takımın en önemli hücum silahı olacağının işaretlerini verdi.






İsmail Kartal da Dorgeles Nene'nin satılıp Cengiz'in sağ kanat rotasyonunda kalmasını istiyordu. Ancak Aziz Yıldırım yönetimi, tecrübeli oyuncuya yerleri olmadığını iletti. Kartal da Cengiz'i önce hazırlık maçlarının kadrosundan, sonra da yönetimin isteğiyle UEFA kadrosundan çıkardı.






Yönetim de Cengiz'in sözleşmesini feshedip Çorum'a gitmesinin önünü açtı. Cengiz, dün Çorum'un Samsunspor'u 5-1 yendiği maçta adeta şov yaptı; performansıyla "buradayım" dedi.






Çorum formasıyla 0.39 beklenen gol (xG) üretmesine rağmen tam 2 gol çıkardı. Kaleyi bulan şutlarının kalitesini gösteren xGOT değerinin 1.05 olması, vuruş tekniğinin ve kaleyi gördüğündeki tehdidinin ne kadar yüksek olduğunu bir kez daha hatırlattı. Çektiği 6 şutun 5'inde isabet sağlaması (%83.3 şut isabeti), hücumda ne kadar odaklı ve etkili hareket ettiğini gösterdi.

İsmail Kartal ne zaman bırakacak?

İsmail Kartal’ın 'dönmemek üzere' gittiği, Aziz Yıldırım’ın 'dönecek' demesine rağmen dönmediği ancak ertesi gün idmana çıktığı süreçte Fenerbahçe’nin psikolojisi bozuldu. Oyuncular 'Bugün var, yarın var mı?' diye soruyor

13.09.2026 17:38:00
Haber Merkezi
 
İsmail Kartal ne zaman bırakacak?
İsmail Kartal ne zaman bırakacak?
Aziz Yıldırım ise kendisinin ikna edemediği Kartal'ın Cihan Kamer ve Oğuz Çetin tarafından ikna edilmesiyle karizmayı çizdirdi. Taraftar 'samimiyetsizlik' seziyor. Kartal ise ilk kötü sonuçta koltuğunun sallanacağından emin.






İsmail Kartal gitti, geldi. Gitti, yeniden geldi. Dün idmana çıkmayan Fenerbahçe Teknik Direktörü, bugün takımının başında Gaziantep maçı hazırlıklarına katıldı.
 
Kartal'ın "bir daha dönmemek üzere" gitmesine rağmen dönmesi; Aziz Yıldırım'ın "dönecek" demesine rağmen Kartal'ın dönmemesi ama kendisini Cihan Kamer ile Oğuz Çetin'in ikna etmesi camiada, taraftarda ve futbolcular arasında değişik psikolojik bir ortam oluşturdu.







Bir gün önce "bir daha dönmemek üzere" veda edip antrenmana çıkmayan bir teknik adamın iki gün içinde geri dönmesinin, oyuncularda profesyonel güven kaybı yaratması muhtemel. Hoca ve oyuncular arasındaki otorite bağı zedelenirken, "Bugün var, yarın var mı?" düşüncesi takımdaki ciddiyeti ve odaklanmayı olumsuz etkileyebilir.






Yıldırım'ın "Dönecek" demesine rağmen hocanın ikna olmaması, ardından devreye Kamer ve Çetin gibi aracıların girmesiyle geri dönmesi, Yıldırım'ın otorite çatlağını ortaya çıkardı. Yönetimin kriz çözme becerisi bilmeden de olsa tartışmaya açıldı. Krizin farklı figürlerle çözülmesi iç dinamiklerdeki zafiyet olarak yansıdı.






Taraftar arasında tam bir "kaos ve samimiyetsizlik" havası hâkim. Bir yanda kulübe ve yönetime karşı derin bir güvensizlik oluşurken diğer yanda "kulübün profesyonellikle değil, hatır-gönül ve kişisel ilişkilerle yönetildiği" algısı pekişti. Bu da camiada umutsuzluk ve kutuplaşmayı artırdı.
 
İsmail Kartal ise karar alma süreçlerinde yönetimle zaman zaman görüş ayrılıkları yaşayarak hareket alanını daralttı. Sahaya çıktığında üzerindeki beklenti ve baskı çok daha yüksek olacak; olası bir puan kaybında bu yönetimsel süreçler yeniden gündeme gelecektir.

Uğurcan Çakır korkutuyor!

Uğurcan şu ana kadar Galatasaray'a doğrudan maç kaybettirmedi; doğrudan gole sebebiyet veren büyük bir hatası da yok. Ancak 7.16'lık ortalama reytingi ve özellikle Sporting ile Çorum FK maçlarındaki düşük performansı, ritim kaybının Dünya Kupası'ndan beri sürdüğünü gösteriyor.
 

13.09.2026 16:50:00
Haber Merkezi
 
Uğurcan Çakır korkutuyor!
Uğurcan Çakır korkutuyor!
Uğurcan Çakır, geçen sezon transfer olduğu Galatasaray'da beklentilerin de üzerine çıkarak şampiyonlukta pay sahibi olmuştu. Ancak özellikle Dünya Kupası'nda kötü oynaması ve o dönemde başlayan performans düşüklüğü bu sezona da sirayet etti.






Uğurcan Çakır belki de şu ana kadar bariz hatalar yapmadı, Galatasaray'a maç kaybettirmedi; ancak bu sezon hiçbir maçta öne çıkıp maç kazandıran isim de olmadı.

Çıktığı maçlarda 11 şutun 4'ünü gol olarak kalesinde gördü. Kurtarış yüzdesinin %63.6 seviyesinde kalması, kalesine gelen neredeyse her üç şuttan birinin golle sonuçlandığını gösteriyor.






Engellenen gol beklentisi verisi -0.24 (diğer veride -1.23) olarak ölçülmüş. Bu tablo, Uğurcan'ın yememesi gereken veya çıkarabileceği pozisyonlarda ekstra bir hamle yapıp "maç kazandıran" kurtarış üretemediğini doğruluyor.

Kalesinde gördüğü 4 golün 2'si ceza sahası dışından. Üst düzey bir kalecinin ceza sahası dışı şutlarda bu oranda gol yemesi, konsantrasyon ve reaksiyon süresindeki düşüşe işaret ediyor.






Vlahovic Beşiktaş'a neden gitti?

İtalyan ekibiyle sözleşme yenilemeyerek Beşiktaş'a transfer olan Dusan Vlahovic'in kararını eski takım arkadaşı eleştirdi

13.09.2026 07:14:00
Haber Merkezi
 
Vlahovic Beşiktaş'a neden gitti?
Vlahovic Beşiktaş'a neden gitti?
Juventus'un eski oyuncularından Claudio Marchisio, İtalyan ekibiyle sözleşme yenilemeyerek serbest statüde Beşiktaş'a transfer olan Dusan Vlahovic'in kararını eleştirdi.






Marchisio, Corriere dello Sportun YouTube kanalında yayımlanan "Se Fossi Tu" (Senin Yerinde Olsaydım) programında Vlahovic'in ayrılık sürecini değerlendirdi. Eski İtalyan millî takım oyuncusu, Sırp santrforun yerinde olması hâlinde Juventus'un sunduğu fırsatları ve 9 numaralı formayı paradan üstün tutacağını savundu. Juventus'ta kalmak adına daha yüksek bir maaş teklifini reddedeceğini ifade eden Marchisio, Vlahovic'in Şampiyonlar Ligi'nde yer almayan bir takıma gidişini sorguladı.






"Onun yerinde olsaydım tamamen farklı davranırdım. Juventus'un ona sunduğu fırsatı —sadece maddi yönden değil— 9 numaralı formayı giyme, ilk 11'de yer alma ve kulübün birincil forveti olma ayrıcalığını her şekilde değerlendirirdim."






"Sonuçta kendimi Şampiyonlar Ligi'nde oynamayan ama yine de önemli bir kulüp olan Beşiktaş'ta bulmuş bir Vlahovic var. Ben bu süreci kesinlikle farklı yönetirdim. Juventus'ta kalabilmek adına daha yüksek bir maaş teklifinden vazgeçer miydim? Kesinlikle evet."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.