logo
19 HAZİRAN 2026

Özgür Özel, rıza göstereceği tek 'darbeyi' açıkladı

"Yarın yine gecenin 3'ünde telefon çalsın, darbe oluyor desinler ayağa kalkar fırlarım. Kim yaptığı ile ilgilenmem. Ama derlerse ki gençler yapıyor. Ama bütün partideki gençler. 40 yaşın üzerindeki bütün siyasiler tasfiye olacak, 40 yaşın altındakiler. Ben o darbeye teslim olurum."

19.03.2024 09:21:00 / Güncelleme: 19.03.2024 09:27:42
Haber Merkezi
Özgür Özel, rıza göstereceği tek 'darbeyi' açıkladı
Özgür Özel, rıza göstereceği tek 'darbeyi' açıkladı
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Dijital Gençlik Buluşmasında yaptığı konuşmada, 31 Mart yerel seçimlerinde çok sayıda genç ve kadının aday listelerinde yer aldığını belirterek, "Türkiye'nin yaş ortalaması 33 yaş 10 aydır. 33 yaşında Türkiye. Her geçen gün genç seçmen artıyor ve çoğalarak geliyor. Böyle de olması iyi bir şey ama bu insanlardan yaşlı bir siyasetle oy isteyemezsin" ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. Dijital Deneyim Müzesi'ndeki, Dijital Gençlik Buluşması'na katıldı. Genç başkan adaylarının yer aldığı programda değerlendirmelerde bulunan Özel, "Türkiye'de aday gösterdiğimiz 6 binin üzerinde belediye başkan adayımız ve belediye meclis üyesi adayımızla birlikte, gençlerle birlikte böyle bir dijital imkanla bir araya gelmek çok heyecan verici" dedi.

"KENDİ İÇİMİZE KAPANDIK, BEKA SORUNU YAŞADIK"

Özel, "Tabi Çanakkale denince hep akla o hepimizin yüreğini yakan 15'li türküsü geliyor. 15'li Hicri takvime göre 1315 yılında doğanlar. Yani 1898-99 yılına doğan ve Çanakkale Savaşı'nda 17 yaşında olan bir 15'lilerin tamamının şehit olduğu bir tugay var. O yaşa ait kimsenin geride kalmadığı, 15'lilerin hepsinin birden şehit olduğu bir savaştan bahsediyoruz. Bir tek şeyi hatırlatmak isterim. Bugünlerde çok konuşuluyor ya. Beka sorunu nedir? Çok basit anlamla ülkenin işgale uğraması ve egemenliğini kaybetme riskine beka sorunu diyoruz. Biz Çanakkale'de tabi Çanakkale'yi geçilmez kıldık ama sonra ülke 7 farklı ordu tarafından işgal edildi. Ne zaman beka sorunu yaşadık? Ne zaman ki 200 yıl boyunca matbaayı getirmedik, 33 yıl boyunca donanmayı hemen yan tarafta Haliç'e hapsettik. Kendi içimize kapandık, beka sorunu yaşadık. Matbaayı icat edenler bilime, fenne, icatlara önem verenler, düşünceye, felsefeye önem verenler, mühendisliğe önem verenler bu ülkeyi işgal etmeye kalktılar" ifadesini kullandı.

Özel, şunları kaydetti:

"CUMHURİYETİ GENÇLERE EMANET ETTİ"

"Bugün gelinen noktada yine birileri ülkede beka sorunundan bahsediyor. Ben beka sorununu şöyle tarifliyorum O günkü gibi bir beka sorunu olursa yine böyle birisi çağırıyor diye havaalanına gidip kot üstüne perdelik kumaştan kefen giyenler kurtarmayacak memleketi. Çanakkale'de dedesi kefensiz yatanların torunları, hep birlikte memleketi yine kurtarırız. Ama bu çağın beka sorunu öyle İngiliz zırhlılarının gelip sarayın karşısına demirlemesi ile olmayacak. Ya da orduların gelip işgal etmesiyle olmayacak. Bu yüzyılın beka sorunu dış güçlerin hayal kurduğu ülkenin gençlerinin başka ülkelerde hayal kurmasıyla olacak. Bugün 4 gençten üçü deyim yerindeyse bavulları kafada toplamış. Anketlerde yüzde 67 ile 75 arasında fırsatını bulursam yurtdışına gitmek, oraya yerleşmek ve orada kalmak istiyorum diyor. Bu memleketin en büyük beka sorunu bu. Ben sesimin eriştiği, sözümüze değer veren tüm gençleri hangi görüşten olurlarsa olsunlar siyasete davet ediyorum. Uygun görmeleri durumunda CHP'ye davet ediyorum. CHP gençlerin siyasette bundan sonra önlerindeki bütün engelleri kaldıracağız, onları her türlü olanağı sağlayacağız. Partinin genel başkanı olarak sorumluluğum sizlerden az. Çünkü partinin kurucusu Cumhuriyeti bana emanet edip gitmedi. Demedi ki Cumhuriyet CHP genel başkanlarına, büyükşehir belediye başkanlarına emanettir. Genelkurmay başkanlarına emanettir. Orduya bile emanet etmedi. Başkumandanı olduğu orduya emanet etmek en kolayıydı. Ama gençlere emanet etti. Biz de sizlere inanıyoruz. Sizlere güveniyoruz. Cumhuriyet size emanettir. CHP de sizin partinizdir. Her iki emanete de sahip çıkmanızı bekliyoruz."



"BAŞA BAŞ MÜCADELE EDİYORLAR"

"Aslında şöyle, çok sayıda genç arkadaşımızı adaylaştırdıktan sonra sizlerin kentleri gençler yönetecek diye lansman hazırlığı içindeydiniz. Bunu çok istiyorduk. Çünkü 6 bin genç arkadaşımız aday olmuş. Seçilecek yerden aday arkadaşlarımız var. Kadınlar ve gençler konusunda partideki büyük değişim ve dönüşümün görünür olması çok istediğimiz bir şeydi ama bir yandan kampanya başladı ve bütün arkadaşlar başa baş mücadele ediyor. Onları bir salona toplamak, 8 bin kişilik bir salon var Ankara'da. 6 bin 500 adayımızı oraya getirmek nasıl bir fikir diye konuşulurken, böyle bir fikir çıktı ortaya. Bu buluşmayı dijital olarak yapabiliriz, aynı anda 1800'ünü görebiliriz. 6 bini dönüşümlü olarak ekrana gelebilir ve biz onlarla sohbet edebiliriz diye."

"GENÇLER EKREM BAŞKANDAN MEMNUN"

"5 yıl önce İstanbul'un gençleri verdikleri oydan şimdi memnun. Benim bütün okuduğum araştırmalarda 5 yıl önce İmamoğlu'na oy vermiş gençler tekrar veriyor. Ama vermemiş gençlerin çok önemli bir kısmı yöneliyor. İstanbullu gençlerin buraya gösterdiği ilgi boşuna değil. Ben bir de genç seçmende şundan çok memnunum. Buna çok imrenerek bakıyorum. Her yaş grubuna örnek olması gereken bir şey. Bazı yaş gruplarında ağzınızla kuş tutsanız, ankette seçmen davranışında çok bariz şekilde partizanlık var. Yani kendi partisine ne olursa olsun yanlışı, eksiği, ayıbıyla oy veriyor. Siz ne yaparsanız yapın kolay kolay kabuğu kıramıyorsunuz. Ama gençler öyle değil. Gençler gerçekten emeğin karşılığını veriyorlar. Onlara bir adım atıldıysa, onlarla birlikte yönetilme, yönetme noktasında onların sesine kulak verildiyse, onların beklentileri doğrultusunda hizmet verildiyse, orada katı particilik yerine kabuklar çabuk kırılıyor, yeni kulaklar işitmeye başlıyor."

"GENÇLERİN YÖNETECEKLERİNE İNANIYORUZ"

"Ben geçtiğimiz Pazar günü bir açılıştaydım. Açılış benim için kıymetliydi. Mustafa Necati adını taşıyan bir yurt açılışı var. Yurdu açan 32 yaşında Kartal Belediye Başkanı olmuş. 37 yaşına kadar görev yapmış. Yeniden adaylaştırdığımız Gökhan Başkanımız. Kartal Belediye Başkanı. Açtığı yurt kız öğrenci yurdu ve 500'ün üzerinde arkadaşımıza hizmet verecek. Adını da Mustafa Necati koymuş. Mustafa Necati 1'inci Dönem, o zamanki adıyla Saruhan, sonraki adıyla Manisa Milletvekilidir. 28 yaşında milletvekili, 29 yaşında bakan olmuş ve harf devriminin Milli Eğitim Bakanı. Sonra 35 yaşında bir kötü hastalıktan hayatını kaybetmiş. 32 yaşında adaylaştırdığımız Gökhan Yüksel, onun adına bir kız öğrenci yurdu açıyor. Cumhuriyet böyle hikayelerle dolu. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kendi yaşam hikayesi gençlere umut hikayesidir. Onun bakanları, mesela Hıfzıssıhhayı kuran Sağlık Bakanı 40 yaşındadır, 10 sene sonra hıfzıssıhha bütün Balkanlara ve Ortadoğu'ya ücretsiz aşı yollamıştır. Böyle bir hikayedir. Gençlerin önünde inanılmaz bariyerler var. Kadın ve genç adayların, hele genç kadın adayların iki kere var. 35 yaşında birisini belediye başkan adayı yapacaksınız, dönüyor, en güvendiğiniz, en inanacağınız insanlar dönüyor, ya o bütçeyi yönetebilir mi? Bakıyorsunuz, örneğin Deniz Baykal bu partinin iki önceki Genel Başkanı Allah rahmet eylesin, 35 yaşında, Maliye Bakanı. Kıbrıs Barış Harekatı yapılmış, ambargo var. Bu ülkenin maliyesi Baykal'a emanet. 39 yaşına geldiğinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı. Bütün madenleri kamulaştırıyor. O gün 35 yaşında Türkiye'nin maliyesini Ecevit, Baykal'a teslim ediyor. Bugün bir belediyeyi teslim edelim dediğinizde 30 yaşındakilere, çok genç değil mi? Yönetebilir mi diyorlar. Biz yöneteceklerine, başaracaklarına inandık."

"CUMHURİYETE YAKIŞIR BİR PARTİ"

"206 belediye başkan adayımız var genç arkadaşlarımızdan. Gökhan Başkan onların yolunu açtı. 29 yaşında Ordu'nun ilk belediye başkanı olan arkadaşımız, şimdi Ordu'nun en büyük belediyesine, Altınordu'ya aday ve 34 yaşında. Mesela onlar bu ekranlardaki binlerce kişinin önünü açtılar. 206 belediye başkanımız bu sefer 600 belediye başkanının önünü açacaklar. Ekranlardaki bin arkadaşımız ilerde daha önemli görevlere aday olacaklar ama belki 12 bin genç belediye başkanının önünü açacaklar. CHP gibi partide iki koltuk varsa, birini kadına vermiyorsan, Atatürk'e layık olamamışsın demektir. İki koltuk varsa, birini gence vermiyorsan Atatürk'ün partisi olamamışsın demektir. Biz bu seçimde çok iddialı şekilde yola çıktık. 43 yaşında bir parti meclisimiz var. Benden 6 yaş genç. 46 yaşında MYK'mız var. Benden 3 yaş genç ama halen çok yaşlıyız. 18 kişilik gölge kabinemiz var. 9'u kadın 9'u erkek. Biz ne zaman Türkiye'de 18 bakanın, 9'unu kadın, 9'unu erkek yapacağız, ne zaman bu parti bir koltuk öneriyorsa yarısı kadın ve yarısı erkek olacak. Yarısı genç. Hadi 35 yaşı sağlayamadık, 40 yaşı sağlayalım. Yarısı 40 yaş altında olacak. O zaman CHP, Atatürk'e ve 100 yıl önce kurulan genç Cumhuriyet'e yakışır bir parti haline gelecek. İlk adımı cesaretle ve hep beraber attık. Bundan sonraki adımları yine hep beraber ve cesaretle atacağız."

"GENÇLERE VE KADINLARA OY VERMEK, CUMHURİYETE OY VERMEKTİR"

"Ben bir gence inanıp da sükut-u hayale uğradığım çok istisnadır. Ama çok inandığım yaşıtlarım beni çok sükut-u hayale uğratmıştır. Siyasette gençler yedek kulübesinde yaşlandıkça ileride olmaması gerektiğini düşündüğümüz her şeyi yedek kulübesinde öğreniyorlar. Ama sahada hiç kötü bir şey öğrenmiyorlar, kötü bir şey yapmıyorlar. Onlara güvenmek, yolunu açmak ve onların kendinden daha gençlerin yolunu açması için onlara imkan tanımak çok önemli. Ben çok güveniyor ve inanıyorum. Bu seçimde bütün gençleri her yaştan Atatürk'ün gençlerine emanet ediyoruz. Bütün kadınları önce Türkiye'nin tam yarısı olan kadın seçmenlere sonra ben Atatürk'ü seviyorum, Cumhuriyet sahip çıkıyorum diyen herkese emanet ediyoruz. Gençler ve kadına oy vermek, Cumhuriyete oy vermektir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ortaya koyduğu vizyona oy vermektir. Yarınlardaki genç Türkiye Cumhuriyeti'nin başaracaklarına oy vermektir. Bütün genç adaylarımıza, kadın adaylarımıza, bilhassa genç kadın adaylarımıza çok inanıyorum. Hepsini başta gençlere, kadınlara ve her yaştan Cumhuriyetin gençlerine emanet ediyorum."

"ÜYE, GENÇLERİN HAKKINI TESLİM ETTİ"

"Dedik ki kotaları tam uygulayacağız. Çok büyük oranda uygulandı. Ama kota uygularken şöyle oluyor. 20 kişiden oraya 4 genç koyması lazım. Son 4'e konuluyor, kota tuttu gibi oluyor. Dedik ki pencere yapacağız. İlk 5'te bir genç, ikinci 5'te bir genç, 3 ve 4'te. Gençlere biz arkanızdayız dedik hep beraber. Onlar aday oldular. 865 birimde teklif ettik. 300'ü niyetlendi, 199 birimde ön seçim oldu. Ön seçimlerde kotalar kendiliğinden oluştu. Üyelerimiz pencereye gerek kalmadan mutlaka ilk beşe bir genci koydular. Genç arkadaşlar aday oldular. Anahtar listeler oldu, mücadeleler oldu. Ama bir baktık, Ankara'da mesela, Etimesgut ve Yenimahalle'nin birinci sıra adayları geldiler, fotoğraf çektirdiler. Hiç bize ihtiyaç olmadan kendileri ön seçimlerde bu başarıları elde ettiler. Yani üye, gençlerin hakkını teslim etti. Gençlerin cesareti onları iyi bir yere taşıdı, çok daha iyi yerlere taşıyacak."

"İLK ADIM BUGÜN ATILMADI"

"Bir genç aday MYK'nın gündemine geldiğinde geçmişte aralarında sorun olmuş arkadaşların bile ben birbirine sahip çıktığını gördüm. Şunu duydum, biz rakiptik, hatta kavga ettik. Hatta ben ona kızdım ve istifa ettim. Ama bu görevi layıkıyla yapacağına inanıyorum diye gençlerin birbirinin hakkını teslim ettiğine defalarca şahit oldum. Bazı kritik adaylıklar öncesi sizlerin son 4-5 gençlik kolları genel başkanı birlikte geldiğiniz, bu örgütümüzün ortak kararıdır, biz bunu talep ediyoruz dediğinizi büyük memnuniyetle gördüm. Genelde siyasette bütün partilerde ana kademe düzeyinde 3-4 kişi bir araya gelirse, birinin ayağını kaydırmak için gelirler. Hepimiz ondan şikayetçiyiz. Hiçbirimiz onu istemiyoruz demeye. Ama hepimiz birden bunu istiyoruz denmesi çok kıymetliydi. CHP'de gençlerle ilgili adımların atılması bugün başlamadı. Önceki Genel Başkanımız Sayın Kılıçdaroğlu döneminde gençlik kotası ve kadın kotasını tüzüğe girdiğini hatırlayalım. Bu kotaların artık şimdi istismardan, arkadan dolanmalara engel olarak desteklere ihtiyacı var. Mesela gençlik ve kadın kotasının birlikte uygulanmaması lazım. 30 yaş altında kadın olunca o her iki kotayı da tatmin etmiyor olması lazım, bu kotaların yeniden tartışılıyor olması lazım. Kadın kotası, eşit temsiliyet talebini önemsiyorum. Gençlik kotasının yüzde 10'dan 20'ye çıkması önemliydi, bunu belki birkaç yaş bareminde güvence altına almak gerekiyor. Benim en önemli beklentim, seçilen genç belediye başkanları ve meclis üyelerine bütün gençlik kollarının büyük bir imece ile destek olmalarıdır."

"KURULTAY SEMBOLİK OLARAK SİVAS'TA TOPLANACAK"

"Objektif başarı kriterleri getireceğiz. 5 yılın sonunda şunun ölçülebilir olmasını istiyorum. Gençlerin yönettiği belediyelerde şu, şu, şu kriterlerde daha iyi tutmuş. Gençler bu işi daha iyi yapmış. Sizlerin önünü en çok açacak olan şey, sizlerin başarısı olacaktır. Ben milletvekili seçiminde de belediye başkanlığı seçiminde de yaşı genç olsun ama özellikle örgütten geliyor olsun. Bir genç CHP'ye baktığında şunu desin, bu partide siyaset yapıyorsan, sana hak ettiğin değeri veriyorlar. Milletvekilli, belediye başkanı oluyorken bu bir avantaj oluyor. Bu makamların, mevkileri ve emeği değerli kılan bir şey. Bunu yapacağız. Önümüzdeki 4 Eylül günü CHP'nin değişim ve dönüşüm kurultayı sembolik olarak Sivas'ta toplanacak. Sizlerle birlikte parti meclisi, milletvekilleri. 5 Eylül günü Ankara'ya döneceğiz ve tüzük komisyonun son toplantısı olacak. 6-7 Eylül günlerinde tüzüğümüzü gençlerin, kadınların ihtiyaç duyduğu değişimleri, parti içi demokrasinin ihtiyaç duyduğu değişimi tüzükte güvence altına alacak toplantımızı yapacağız. 8-9 Eylül günlerinde hep birlikte gelecekteki program kurultayımızın ilk 2 gününü, açılış toplantılarını yapacağız. Oraya Türkiye'deki genç üyelerimizden hem şimdi tüzüğe yönelik olarak, program kurultayına yönelik olarak gençlerin önünü birilerinin açmasına ihtiyaç olmadan, tüzük ve programla güvence altına alınmış değişiklikleri yapmak üzere katkı bekliyoruz. Kendi geleceğinize el koymanızı bekliyoruz. Genel Başkan olarak gençler hangi yetkiyi, hangi güvenceyi, program tanımlamalarını istiyorlarsa onun önündeki engeli kaldırmak için size dayanışma teklif ediyorum, söz veriyorum ve bu değişiklikleri hep birlikte yapmanızı bekliyorum."

"DEMOKRASİ VE SEÇİLMİŞ PARLAMENTONUN ARKASINDAYIZ"

"Lal Denizli'yi adaylaştırırken şöyle bir tepki geldi, tamam genç ama böyle de paraşütle gelmesin. Nasıl paraşütle? Lal Denizli, Mustafa Denizli'nin kızı, bilen var bilmeyen var. Babasının adı yüzünden 'paraşütle gelmiş.' Ağabey dedim, sen biliyor musun Lal'i? Dedim ki Lal, Adnan Polat'ın 1999 kampanyasında 8 yaşında kampanyanın maskotu olarak başladı CHP'de çalışmaya. 16 yaşında anons yapıyordu. Bayrak asıyordu. Babasının ismiyle değil. Bugüne kadar babasının adıyla bir yere gelmemiş kişidir ama bir dönem, Çeşme'de belediye başkanlığı yapsın. Mustafa Denizli'ye Lal Denizli'nin babası demeye başlayacaklar. Anadolu'nun bir kahvesindeyiz. Gençlerle ilgili bir şey söyleyince, bir AKP'li bana dedi ki gençler gençler diyorsun, gençler seni de götürür bak. Sen de çok genç değilsin ha. Dedim ki ben bütün darbelere karşıyım. 15 Temmuz darbe akşamı Meclis kapalıydı, Meclis'i açalım, darbeye direnelim diyen, Meclis Başkanını, arayan benim. Meclis'te konuşma yaptım. Dedim ki amca bak yarın yine gecenin 3'ünde telefon çalsın, darbe oluyor desinler ayağa kalkar fırlarım. Kim yaptığı ile ilgilenmem. Ama derlerse ki gençler yapıyor. Ama bütün partideki gençler. 40 yaşın üzerindeki bütün siyasiler tasfiye olacak, 40 yaşın altındakiler. Ben o darbeye teslim olurum. AKP, MHP, DEM, İYİ Parti'si, 40 yaş üzerinin tamamı gitsin, bütün partilerde 40 yaş altı siyasetçiler kalsın ben bu darbeye razıyım dedim. Gerçekten de razıyım."

"9 KADIN BELEDİYE BAŞKANI İZMİR'İ YÖNETECEK"

"Gençleri savunmak maliyetli. Çünkü belediyelerin çoğunun yaş ortalaması çok yüksek. Gençleri, kadınları savunmak maliyetli. Siyaset erkek egemen ve belli bir yaşın üzerinde. Zor olan gençleşmeyi savunmak. Ama meselenin özü şu, Türkiye'nin yaş ortalaması 33 yaş 10 aydır. 33 yaşında Türkiye. Her geçen gün genç seçmen artıyor ve çoğalarak geliyor. Böyle olması iyi bir şey ama bu insanlardan yaşlı siyasetle oy isteyemezsin. Şu anda bile içinde bulunduğumuz ortama bakın, bu ortamın içinde bulunduğu imkanlardan yararlanabilecekler belli bir yaş ve yeteneğe sahip insanlar. İzmir madem ki CHP'nin amiral gemisidir. 30'da 12, 40 yaş altı. Bu seçim akşamı 9 kadın belediye başkanı İzmir'i yönetecek. Yeter mi? İzmir'in hakkı 15'tir. Ne zaman 15 kadın belediye başkanı, 15 erkek belediye başkanı olacak, bu mücadele durabilir. Ne zaman 30 belediye başkanından kadın ya da erkek, 15 tanesi 40 yaş altı, bir sonraki seçim 35 yaş altı olacak, o zaman bu mücadele duracak. O zaman bu işi başarmış olacak. Atatürk'ün, Cumhuriyetin, Türkiye'ye demokrasiyi getiren parti cinsiyet ayrımcılığından kurtulduğunda ve yaş meselesi toplumdaki yaşla denk olduğunda, ben yaşlıları dışlayalım demiyorum. Belli bir yaşın üstündekiler de olsun ama Türkiye 35 yaşındaysa, 34 yaşındaysa CHP de 34 yaşında olacak. Şu anda 43 yaşındayız, 34'e çekene kadar mücadeleye devam edeceğiz."



"KADINLARIN VE GENÇLERİN AĞIRLIĞI VAR"

"Bundan sonraki süreçte her şey gençler için CHP'de daha kolay olacak. Çünkü gençlerin işini gençler kolaylaştıracak. Bugünkü PM üyeleri, saydığınız arkadaşlar müthiş emek verdiler. Ben hepsini o anlamda çok takdir ediyorum. MYK'da hem kadınların, hem gençlerin çok ciddi ağırlığı var. Onlar üzerine düşeni yaptı. Bundan sonraki süreçte CHP'ye gençleri davet etmek ve gençlerin CHP'de istedikleri, hayal ettikleri, katkı sağlayabileceklerini düşündükleri her pozisyona gelmelerinin kimsenin teveccühü ile değil kendi bileklerinin gücüyle, emekleriyle, sadece genç ve kadın oldukları için değil bu göreve layık oldukları, iyi eğitimli oldukları için bu noktalara gelebileceklerini görmeleri lazım. Ama şöyle bir cam tavan vardı. Ya bizi yapmazlar. Öyle bir cam tavan yok artık CHP'de. Genç olmak ve kadın olmanın dezavantaj değil avantaj olduğu bir süreç. Liyakatlerinin çarçur edileceğini kimse düşünmesin. O katkılar her düzeyde çok kıymetli alınacak."

"DOĞRUDAN KATKI SAĞLANACAK"

"Bizim bir dijital demokratik katılımla ilgili iddiamız vardı. Aslında teknik olarak altyapıyı hazırladık ama yerel seçim gündemi bütün gündemleri yutuyor. Biz dünyada bu işe ilk adım atan partiyiz. Bütün kurullar kendi üst kuruluna kendi görüşünü dijital olarak aktaracaklar. Hatta 1,5 milyonun üzerindeki üyelerin doğrudan fikirlerini aldığımız, anket gibi de değil doğrudan yönetime kattığımız bir süreci hazırlıyoruz. 1 Nisan'dan sonra bunu olgunlaştıracağız. Örneğin sorulan soruya cinsiyet kırılımı, yaş kırılımı ile neler söylenmiş, hangi öneriler gelmiş? Yani hepimiz cep telefonlarımız üzerinden partinin yönetimine doğrudan katkı ve katılım sağlayabileceğimiz bir süreç olacak. Bunun için bütün gençleri, siyasete meraklı olsun ya da mücadeleye meraklı olsun, söz söylemeye meraklı olsun. CHP üyesi olmaya ve dijital demokratik katılım platformunda yerlerini almaya davet ediyoruz. 1 yıl sonra eğer amaçladığımızı başarabilirsek bu katılımcılığın, bütün dünyadaki siyasi partiler CHP'yi, CHP'deki dijitalleşme ve gençleşmeyi konuşuyor olacaklar. Ben bu anlamda bütün arkadaşlara teşekkür ediyorum."

2 çocuk annesini öldüren sanığa ağırlaştırılmış müebbet

Kayseri'de 2 çocuk annesi Ebru Kekilli'yi av tüfeği ile vurarak öldüren sanığa indirimsiz ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi

18.06.2026 19:30:00
İhlas Haber Ajansı
2 çocuk annesini öldüren sanığa ağırlaştırılmış müebbet
2 çocuk annesini öldüren sanığa ağırlaştırılmış müebbet
2025 Kasım ayında 2 çocuk annesi Ebru Kekilli'nin öldürülmesinin ardından sanık A.A. hakkında açılan davada, karar duruşması bugün Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Bugün 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya hayatını kaybeden Ebru Kekilli'nin eşi ve avukatları, tutuklu sanık A.A. ve avukatı katıldı. Karar öncesi son sözü sorulan sanık A.A.; hayatını kaybeden Ebru Kekilli hakkında çeşitli ithamlarda bulundu ancak sanığın, av tüfeği ile vurduğu Ebru Kekilli hakkında '6 aydan beri görüşme talebime karşılık vermiyordu. Pişmanım. Keşke olmasaydı" sözleri dikkat çekti.

Sanığın, öldürülen kadın Ebru Kekilli'yi daha önce de yazılı bir kağıt göndererek ölümle tehdit ettiği mahkeme tutanaklarında yer aldı.

Aile adına savunma yapan avukat ise sanığın sözlerine binaen; "Bu bir boşanma davası değil kasten öldürme davasıdır. İki insan arasındaki ilişki ile insan öldürme arasında bir alaka yoktur ve sanık hayatını kaybeden Ebru'yu itibarsızlaştırmak istemektedir. Sanığın en üst hadden cezalandırılmasını istiyoruz" dedi.

Tanık dinleme talebini de reddeden mahkeme heyeti sanık A.A.'ya kadına karşı kasten öldürme suçundan indirimsiz ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi.



Olay

26 Kasım 2025 tarihinde meydana gelen olayda Demokrasi Mahallesi Celal Bayar Sokak'ta, A.A. (41) ile 2 çocuk annesi Ebru Kekilli (36) arasında henüz bilinmeyen bir sebepten tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine A.A. tüfekle kadını vurup kaçtı. Sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrollerde genç kadının hayatını kaybettiğini belirledi. Hayatını kaybeden kadının cenazesi öğlen namazını müteakip Talas Dedeoğlu Cami'de kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi.

Tanju Özcan hakkında bir tutuklama kararı daha

Görevden uzaklaştırılan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan hakkında yürütülen "nitelikli cinsel saldırı" soruşturmasında tutuklama kararı çıktı. Sincan Cezaevi'nde bulunan Özcan, bu son kararla birlikte toplamda 3 ayrı suçlamadan tutuklanmış oldu

18.06.2026 19:00:00
Haber Merkezi
Tanju Özcan hakkında bir tutuklama kararı daha
Tanju Özcan hakkında bir tutuklama kararı daha
Bolu Belediyesi'ne yönelik rüşvet ve irtikap soruşturması kapsamında tutuklanan ve ardından İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılan Tanju Özcan hakkındaki hukuki süreç derinleşiyor. Ankara Sincan Cezaevi'nde tutuklu bulunan Özcan hakkında, bugün çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliği tarafından "nitelikli cinsel saldırı" iddiasıyla yeni bir tutuklama kararı daha verildi. Bu gelişmeyle birlikte Özcan hakkındaki toplam tutuklama kararı sayısı 3'e yükseldi.

Şantaj davası yeni soruşturmayı beraberinde getirdi

Yeni tutuklama kararına gerekçe olan soruşturmanın detayları ortaya çıktı. Bolu 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen bir "şantaj" davasında müşteki sıfatıyla yer alan Ö.Ç. isimli kadının ifadeleri, savcılığı harekete geçirdi.

Müşteki Ö.Ç.; eski erkek arkadaşı M.E.A.'nın yanı sıra Tanju Özcan, Özel Kalem Müdürü Ö.N.Y. ve şoför S.Ç. hakkında şikayetçi oldu. Şikayet üzerine başlatılan "nitelikli cinsel saldırı" soruşturması kapsamında adliyeye sevk edilen Tanju Özcan ve şoförü S.Ç., nöbetçi hakimlikçe tutuklanarak cezaevine gönderildi.

263 yıl hapis istemiyle yargılanacak

Tanju Özcan'ın cezaevine girmesine neden olan ana süreç, 28 Şubat 2026'da düzenlenen büyük bir operasyonla başlamıştı. Bolu Belediyesi'ne yönelik "icbar suretiyle irtikap" (baskı yoluyla rüşvet/yolsuzluk) suçlamasıyla gözaltına alınan Özcan, 2 Mart'ta tutuklanmış ve 3 Mart'ta da İçişleri Bakanlığı kararıyla görevinden uzaklaştırılmıştı.

Geçtiğimiz günlerde hazırlanan ve mahkeme tarafından kabul edilen iddianamede, aralarında Tanju Özcan'ın da bulunduğu sanıklar hakkında "irtikap" suçundan 263 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Bugün verilen kararla birlikte Özcan; yolsuzluk, şantaj ve cinsel saldırı dosyalarının merkezinde yer alarak 3 ayrı suçlamadan tutuklu duruma düştü.

Siyasi arenada da deprem: CHP'den istifa etmişti

Hukuki sürecin yanı sıra siyasi tarafta da hareketli günler yaşanıyor. Haziran ayının ortalarında CHP'nin butlan yönetiminin Merkez Yönetim Kurulu (MYK) tarafından "kesin ihraç" istemiyle Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edilen Tanju Özcan, ihraç kararını beklemeden hamle yapmıştı. Özcan, 12 Haziran 2026'da sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamayla "siyasi cunta işgali bitinceye kadar" CHP üyeliğinden istifa ettiğini duyurmuştu.

Özcan suçlamaları reddetti: "İtibar suikastı"

Hakkındaki tüm iddiaları cezaevinden yaptığı açıklamalarla reddeden Tanju Özcan, yaşananların kendisine yönelik sistemli bir "itibar suikastı ve algı operasyonu" olduğunu savunuyor. Banka hesaplarında hiçbir şüpheli para hareketinin bulunmadığını ileri süren Özcan, öğrencilere burs sağladığı ve ihtiyaç sahiplerine yardım ettiği için hedef tahtasına oturtulduğunu iddia ediyor.

Soruşturmaya ilişkin yeni ekoseptler ve adliye koridorlarından gelecek ek bilgiler ulaştıkça aktarmaya devam edeceğiz.

YKS için güvenlik tedbirleri tamamlandı: 44 bin 886 personel görev yapacak!

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, 20 - 21 Haziran 2026 tarihlerinde yapılacak Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) için ülke genelinde güvenlik tedbirlerinin alındığını açıkladı. Sınav süresince 11 bin 883 okulda 44 bin 886 personel ve 6 bin 907 ekip görev yapacak

18.06.2026 17:10:00
Haber Merkezi
YKS için güvenlik tedbirleri tamamlandı: 44 bin 886 personel görev yapacak!
YKS için güvenlik tedbirleri tamamlandı: 44 bin 886 personel görev yapacak!
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, 20 - 21 Haziran 2026 tarihlerinde yapılacak Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) için ülke genelinde güvenlik tedbirlerinin alındığını açıkladı. Sınav süresince 11 bin 883 okulda 44 bin 886 personel ve 6 bin 907 ekip görev yapacak.

20-21 Haziran 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek YKS'ye yönelik güvenlik hazırlıkları tamamlandı.

Mustafa Çiftçi, X hesabından yaptığı açıklamada, sınava katılacak 2 milyon 425 bin 560 adayın "huzur ve güven içerisinde sınava girebilmesi" için tüm birimlerle hazırlıkların tamamlandığını belirtti.

Çiftçi, ülke genelinde 11 bin 883 okulda 44 bin 886 personel ve 6 bin 907 ekibin görev yapacağını bildirdi.

Sınav merkezleri önceden kontrol edilecek
Açıklamaya göre sınav merkezleri, sınavdan bir gün önce ekipler tarafından kontrol edilecek. Sınav binaları ve çevresinde güvenlik, trafik ve gürültüye ilişkin tedbirler uygulanacak.

Sınava geç kalma riski bulunan adaylara destek sağlanacak, ihtiyaç duyulan noktalarda hazır kuvvet ve takviye ekipler görevlendirilecek.

Kopya girişimlerine karşı önlem
Organize kopya girişimleri ve sınav düzenini bozabilecek olumsuzluklara karşı istihbari, teknik ve önleyici tedbirlerin en üst seviyede uygulanacağı belirtildi. Sınav evraklarının nakli sırasında da güvenliğin kesintisiz sağlanacağı ifade edildi.

Nüfus müdürlükleri açık olacak
Kimlik kartını kaybeden adayların mağduriyet yaşamaması için sınav merkezi olan il ve ilçelerdeki 355 nüfus müdürlüğü açık tutulacak.

Nüfus müdürlükleri, 20 Haziran Cumartesi günü 07.00 - 17.00, 21 Haziran Pazar günü ise 07.00 - 15.30 saatleri arasında hizmet verecek.

Ege Üniversitesi'nde ihalelerde usulsüzlük operasyonunda araç ve taşınmazlara el konuldu

İzmir'deki Ege Üniversitesi'nde (EÜ) "usulsüzlük" iddiaları sonrası başlatılan soruşturma kapsamında, 26 şüpheli ile 16 şirkete ait olduğu belirlenen toplam 150 araç ve 49 taşınmaza el konuldu

18.06.2026 14:52:00
Haber Merkezi
Ege Üniversitesi'nde ihalelerde usulsüzlük operasyonunda araç ve taşınmazlara el konuldu
Ege Üniversitesi'nde ihalelerde usulsüzlük operasyonunda araç ve taşınmazlara el konuldu
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, EÜ Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü ve satın alma birimlerinde görev yapan kamu görevlileri ile çeşitli firma yetkililerinin, örgütlü şekilde hareket ederek kamu ihaleleri ve doğrudan temin süreçlerinde usulsüzlük yaptıkları iddialarına ilişkin olarak soruşturma başlattı. Başsavcılığın koordinesinde Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yapılan çalışmada; 2019 yılı sonrasında kurum yöneticilerinin birim içerisinde organize bir yapı oluşturdukları, Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü'nde koşulsuz şartsız verilen talimatları yerine getirecek yönetici, memur ve işçilerin görev almaya başladığı, üniversitede iş yapan/alan şirket yöneticisinin üniversite yöneticisi gibi görev aldığı öne sürüldü.

"Talimatları yerine getirmeyi kabul etmeyen kamu görevlileri uzaklaştırıldı" iddiası
Kurum yöneticileri tarafından verilen talimatları yerine getirmeyi kabul etmeyen kamu görevlilerinin birimden uzaklaştırıldıkları, EÜ Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen ihale ve doğrudan temin alımlarında gerçek bir piyasa fiyat araştırması ve yaklaşık maliyet tespiti yapılmadan hep aynı ve idareye yakın olan firmalardan alımların yapıldığı, Sayıştay Raporu'nda EÜ Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü tarafından yapılan ihale ve doğrudan temin alımlarında Ege Üniversitesi'nin yaklaşık 3 milyar 100 milyon TL kamu zararına uğratıldığı tespit edildi.

27 tutuklama kararı
Bu kapsamda belirli firmalara menfaat sağladıkları ve kamu zararına neden oldukları gerekçesiyle 47 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Ekipler, 9 Haziran'da İzmir merkezli 6 ilde eş zamanlı operasyon düzenledi. Operasyonda; eski EÜ Hastanesi Başhekimi Devrim Bozkurt ve eski EÜ Hastanesi Genel Sekreteri Muhterem Adak'ın da yer aldığı 47 kişi gözaltına alındı. Ayrıca operasyonda 2 ruhsatsız tabanca ele geçirilirken, çok sayıda dijital materyale de incelenmek üzere el konulduğu bildirildi. Polisteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 41 kişiden aralarında eski EÜ Hastanesi Başhekimi Devrim Bozkurt, eski EÜ Hastanesi Genel Sekreteri Muhterem Adak ve eski EÜ Hastanesi Başmüdürü Ömer Özcoşar'ın da yer aldığı 27'si tutuklandı. Diğer şüpheliler adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

150 araç ve 49 taşınmaza el konuldu
Operasyonda yeni bir gelişme daha yaşandı. Soruşturma kapsamında 26 şüpheli ile 16 şirkete ait olduğu belirlenen mal varlıklarının suçtan elde edildiği gerekçesiyle şirketlere ait 150 araç ve 49 taşınmaza el konuldu.

Kene tehdidine karşı bakanlıktan hayati uyarı

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte kene vakalarında artış yaşandığını belirten Sağlık Bakanlığı, özellikle açık alanlarda vakit geçiren vatandaşları uyardı. Halk Sağlığı Genel Müdürü Erdoğan Öz, vücuda tutunan kenelerin kesinlikle çıplak elle çıkarılmaması ve doğrudan en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurguladı

18.06.2026 14:15:00
Eyüp Kabil
Kene tehdidine karşı bakanlıktan hayati uyarı
Kene tehdidine karşı bakanlıktan hayati uyarı
Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesiyle birlikte doğada kene hareketliliği hız kazandı. Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) gibi ölümcül hastalıklara yol açabilen kene yapışmalarına karşı Sağlık Bakanlığı'ndan kritik bir açıklama geldi. Vatandaşların açık alanlarda, piknik yerlerinde ve hayvancılık yapılan bölgelerde çok daha dikkatli olması gerektiği belirtildi.

"Telaşlanmayın ama doğru müdahale edin"

Konuya ilişkin önemli açıklamalarda bulunan Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürü Erdoğan Öz, vücutta kene fark edildiği an sakin kalınması gerektiğini ifade etti. Ancak yapılan en büyük hatanın kene ile doğrudan temas etmek olduğunu belirten Öz, şu ifadeleri kullandı:

"Kene vücuda temas ettiği zaman telaşlanmamak gerekiyor. Ancak kesinlikle çıplak elle keneye dokunulmamalı, ezilmemeli ve üzerine kimyasal madde dökülmemelidir. En güvenli yol, vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurarak kenenin uzman bir hekim tarafından çıkarılmasını sağlamaktır."

Açık alanlarda alınması gereken önlemler

Haber sitelerinde yer alan bilgilere göre uzmanlar, kene kaynaklı enfeksiyonlardan korunmak için şu temel önlemlerin alınmasını tavsiye ediyor:

Doğru Kıyafet Seçimi: Park, bahçe veya ormanlık alanlara gidilirken vücudu örten, kapalı ve açık renkli kıyafetler tercih edilmelidir.

Paçaları Çorap İçine Sokmak: Kenelerin vücuda tırmanmasını önlemek adına pantolon paçalarının çorapların içine sokulması basit ama etkili bir korunma yöntemidir.

Vücut Kontrolü: Açık alanlardan eve dönüldüğünde, özellikle kulak arkası, koltuk altı, kasıklar ve diz arkası gibi bölgeler başta olmak üzere tüm vücut kene yönünden kontrol edilmelidir.

Sağlık Bakanlığı, özellikle hayvancılıkla uğraşan kırsal kesimdeki vatandaşların ve yaz tatilini açık alanlarda geçiren ailelerin bu dönemde kene belirtilerine karşı (yüksek ateş, halsizlik, baş ağrısı) duyarlı olmalarını ve bu semptomları gösteren kişilerin acilen bir sağlık kurumuna müracaat etmesi gerektiğini hatırlattı.

Nüfus müdürlükleri hafta sonu YKS adayları için açık olacak

Bu hafta sonu yapılacak olan YKS adayları için nüfus müdürlüklerinin açık olacağı duyuruldu

18.06.2026 11:37:00
İhlas Haber Ajansı
Nüfus müdürlükleri hafta sonu YKS adayları için açık olacak
Nüfus müdürlükleri hafta sonu YKS adayları için açık olacak
Bu hafta sonu yapılacak olan Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) adayları için nüfus müdürlüklerinin açık olacağı ve işlemlerin randevusuz gerçekleştirileceği duyuruldu.

Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "20 Haziran Cumartesi ve 21 Haziran Pazar Günü gerçekleştirilecek 2026-YKS için nüfus müdürlüklerimiz açık olacaktır. İşlemler randevusuz olarak gerçekleştirilecektir. Sınava girecek adaylara başarılar dileriz" ifadelerine yer verdi.

'Aziz İhsan Aktaş' davasının 35. duruşması başladı

Aziz İhsan Aktaş suç örgütüne ilişkin, 7'si tutuklu toplam 200 sanığın yargılandığı davanın 35. duruşması başladı

18.06.2026 11:30:00
Anadolu Ajansı
'Aziz İhsan Aktaş' davasının 35. duruşması başladı
'Aziz İhsan Aktaş' davasının 35. duruşması başladı

Aziz İhsan Aktaş suç örgütüne ilişkin, 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 7'si tutuklu toplam 200 sanığın yargılandığı davanın 35. duruşması başladı.

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara ile Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin'in aralarında olduğu tutuklu sanıklar katıldı.

Bazı tutuksuz sanıklar da duruşmada hazır bulundu.

Sanıkların yakınlarının izleyici olarak salonda yer aldığı duruşmada, cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasına karşı sanıkların savunmaları alınıyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan, 579 sayfalık iddianamede Beşiktaş Belediyesi, Avcılar Belediyesi, Esenyurt Belediyesi, İstanbul ASFALT Fabrikaları San. ve Tic. AŞ ile İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü "suçtan zarar gören", 19 kişi "mağdur", 200 kişi ise "sanık" olarak yer alıyor.

İddianamede, sanıklardan Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 42 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 4 farklı fiilden "edimin ifasına fesat karıştırma", 5 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 21 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 10 farklı fiilden "rüşvet verme", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "gerçeğe aykırı fatura düzenleme" suçlarından 187 yıldan 450 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan sağladığı mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara'nın 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve "rüşvet alma" suçlarından 5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilen iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer'in 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve 2 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik" suçlarından 3 yıldan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılması iddianamede öngörülüyor.

İddianamede, görevlerinden uzaklaştırılan Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile hakkındaki adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin "rüşvet alma" suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talebinde bulunuluyor.

Ayrıca iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın "suç örgütüne üye olma", 26 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 3 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 19 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 4 farklı fiilden "rüşvet alma", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme" suçlarından 133 yıldan 337 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan elde ettiği mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

Mütalaadan

Cumhuriyet savcısının 14 Mayıs'ta mahkeme heyetine sunduğu mütalaada ise tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 29 kez "ihaleye fesat karıştırma", 19 kez "özel belgede sahtecilik", 4 kez "resmi belgede sahtecilik", 3 kez "rüşvet" ve 3 kez "edimin ifasına fesat karıştırmak" suçlarından toplam 103 yıldan 280 yıla kadar hapsi talep edildi.

Mütalaada, tutuksuz sanık Baki Nugay'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 30 kez "ihaleye fesat karıştırma", 19 kez "özel belgede sahtecilik", 4 kez "resmi belgede sahtecilik", 7 kez "rüşvet", 3 kez "edimin ifasına fesat karıştırmak" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından toplam 119 yıldan 328 yıla kadar hapsi istendi.

Aziz İhsan Aktaş ve Baki Nugay'ın soruşturma aşamasında yakalanarak tutuklandıktan sonra dosyaya konu örgüt faaliyeti çerçevesinde gerçekleşen rüşvet eylemleri hakkında savcılığa verdikleri bilgiler nedeniyle haklarında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması talep edildi.

Tutuklu sanık Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın 30 kez "ihaleye fesat karıştırma", 17 kez "özel belgede sahtecilik", 2 kez "resmi belgede sahtecilik", 1 kez "nitelikli dolandırıcılık", 2 kez "rüşvet", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme, mal kaçırma veya gizleme" suçlarından toplam 86 yıldan 234 yıla kadar hapsi istenen mütalaada, tutuksuz sanık Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Yılmaz'ın 21 kez "ihaleye fesat karıştırma", 17 kez "özel belgede sahtecilik", 2 kez "resmi belgede sahtecilik" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlarından toplam 64 yıl 6 aydan 179 yıla kadar hapsi öngörüldü.

Tutuksuz sanık Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Alican Abacı hakkında mütalaada, "ihaleye fesat karıştırma", "özel belgede sahtecilik", "resmi belgede sahtecilik", "nitelikli dolandırıcılık" ve 3 kez "rüşvet" suçlarından toplam 21 yıl 6 aydan 75 yıla kadar hapis cezası istendi.

Mütalaada, adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, görevlerinden uzaklaştırılan tutuksuz sanıklar Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ile eşi tutuklu sanık Celal Tekin'in "rüşvet" suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talebinde bulunuldu.

Esenyurt Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuksuz sanık Ahmet Özer'in 2 kez "ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma" suçundan 6 aydan 2 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendiği mütalaada, tutuklanmasının ardından Avcılar Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Utku Caner Çaykara'nın "ulaşım araçlarının hareketinin engellenmesi, kaçırılması veya alıkonulması" suçundan beraati, "rüşvet" suçundan ise 4 yıldan 12 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.

Mütalaada, toplam 26 sanık hakkında "örgüte üye olma" suçundan 2 yıldan 5'er yıla kadar hapis cezası talebinde de bulunuldu.

ABD-İran Mutabakatı resmen imzalandı


 
Pakistan, ABD-İran mutabakat metninin iki ülke arasında elektronik olarak imzalandığını duyurdu. Bir ABD'li yetkili de 14 maddelik metni açıkladı.

18.06.2026 04:20:00 / Güncelleme: 18.06.2026 05:04:58
HABER MERKEZİ/AA
ABD-İran Mutabakatı resmen imzalandı
ABD-İran Mutabakatı resmen imzalandı

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ABD ve İran'ın "İslamabad Mutabakat Anlaşması"nı elektronik olarak imzaladığını açıkladı.
ABD merkezli sosyal medya platformu X üzerinden açıklama yapan Şerif, mutabakat anlaşmasına dair detayları paylaştı.

Başkanlar imzaladı

İki ülkenin "İslamabad Mutabakat Anlaşması"nı elektronik olarak imzaladığını belirten Şerif, anlaşmanın iki ülkenin başkanları tarafından elektronik olarak imzalandığını aktardı.
Şerif, "Bu anlaşmanın ilgili hükümetlerin en üst düzeyinde imzalanması, her iki tarafın da çatışmanın diplomatik yollarla çözülmesine olan bağlılığını göstermektedir. İslamabad Mutabakat Anlaşması derhal yürürlüğe girecek ve ilk adım olarak İran, Hürmüz Boğazı'nı derhal yeniden açacak, ABD ise deniz ablukasını derhal kaldıracaktır" ifadelerini kullandı.

Resmi tören 19 Haziran'da İsviçre'de

Pakistan'ın, eş arabulucu Katar'ın desteğiyle teknik düzeydeki görüşmeleri başlatmak üzere planlandığı gibi 19 Haziran 2026'da İsviçre'de resmi tören düzenleyeceğini kaydeden Şerif, konuya ilişkin ABD Başkanı Donald Trump'a teşekkürlerini sundu.
İran lideri Mücteba Hamaney ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'a derin saygı ve takdirlerini sunan Şerif, İran Meclis ve Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi'nin de aralarında bulunduğu İran müzakere ekibinin çabalarını da takdir ettiğini belirtti.
Şerif, "Özellikle, bu noktaya ulaşılmasına yardımcı olan Katar liderlerinin samimi çabalarını ve yapıcı katılımını takdir etmek isterim. Ayrıca, Suudi Arabistan, Türkiye ve Mısır liderlerine, bu konudaki vazgeçilmez rolleri ve paha biçilmez katkıları nedeniyle büyük takdirlerimi sunarım." ifadelerini kullandı.
Şerif son olarak, bu mutabakat zaptının, tüm bölge için daha fazla "anlayış, karşılıklı saygı ve ortak refahın kalıcı bir temeli" olmasını dilediğini kaydetti.

14 maddelik mutabakat da açıklandı

Üst düzey ABD'li bir yetkili, ABD ile İran arasında varılan ve nihai anlaşma için 60 günlük müzakere süresi öngören 14 maddelik mutabakat metnini ilk kez kamuoyuyla paylaştı.
ABD'li üst düzey bir yetkili, düzenlediği telekonferansta basın mensuplarına, ABD ile İran arasında varılan ve 14 maddeden oluşan mutabakat metninin detaylarını açıkladı.
Mutabakat metninin tamamını okuduğunu ve metin üzerinde kapsamlı değerlendirmelerde bulunduğunu belirten yetkili, İran'ın bu mutabakatla nükleer silaha sahip olmayacağını kabul ettiğini söyledi. Yetkili, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılacağını, İran'ın elindeki nükleer stokların imha sürecinin ve ülkenin 300 milyar dolarlık dondurulmuş fonlarının serbest bırakılmasına ilişkin sürecin ise derhal müzakereye açılacağını ifade etti.

ABD'li yetkilinin daha sonra tamamını okuduğu 14 maddelik mutabakat metni şu maddelerden oluşuyor:


1- ABD ile İran İslam Cumhuriyeti, Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerdeki askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak sona erdirildiğini ilan etmek, bundan böyle birbirlerine karşı herhangi bir savaş veya askeri operasyon başlatmamayı taahhüt etmek, birbirlerine karşı güç kullanmaktan veya güç kullanma tehdidinde bulunmaktan kaçınmak ve Lübnan'ın toprak bütünlüğünü ve egemenliğini güvence altına almak amacıyla bu mutabakat zaptını imzalamaktadırlar. Nihai anlaşma, Lübnan dahil olmak üzere tüm cephelerdeki savaşın kalıcı olarak sona erdirilmesini ve bu paragrafın diğer hükümlerini teyit edecektir.

2- ABD ve İran İslam Cumhuriyeti, birbirlerinin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı göstermeyi ve birbirlerinin iç işlerine karışmamayı taahhüt ederler.
YORUM: ABD, İran'da rejim değişikliği peşinde olmayacak.

3- ABD ve İran İslam Cumhuriyeti, en fazla 60 gün içinde nihai anlaşmayı müzakere edip sonuçlandırmayı taahhüt eder, bu süre, karşılıklı rıza ile uzatılabilir.

4- Bu mutabakat zaptının imzalanmasının hemen ardından ABD, İran İslam Cumhuriyeti'ne yönelik deniz ablukasını ve her türlü engellemeyi veya aksaklığı kaldırmaya başlayacak ve deniz ablukasını 30 gün içinde tamamen sona erdirecektir. Bu süre zarfında, gemilerin trafiği, İran İslam Cumhuriyeti tarafından yeniden tesis edilen savaş öncesi trafik hacmine orantılı olacaktır. ABD ayrıca, nihai anlaşmanın imzalanmasından sonraki 30 gün içinde İran İslam Cumhuriyeti sınırları yakınındaki kuvvetlerini geri çekmeyi taahhüt eder.

5- Bu mutabakat zaptının imzalanmasının ardından İran İslam Cumhuriyeti, ticari gemilerin İran Körfezi'nden Umman Denizi'ne ve tersi yönde, yalnızca 60 gün süreyle, ücretsiz ve güvenli bir şekilde geçiş yapabilmeleri için elinden gelen tüm çabayı göstererek gerekli düzenlemeleri yapacaktır. Ticari gemilerin trafiği derhal başlayacak ve İran İslam Cumhuriyeti tarafından teknik ve askeri engellerin kaldırılması ve mayın temizliği gerekliliği göz önünde bulundurularak, bu düzenlemeler 30 gün içinde yürürlüğe girecektir. İran İslam Cumhuriyeti, geçerli uluslararası hukuk ve Hürmüz Boğazı kıyı devletlerinin egemenlik hakları çerçevesinde, diğer Basra Körfezi kıyı devletleriyle görüşerek Hürmüz Boğazı'ndaki gelecekteki idare ve denizcilik hizmetlerini belirlemek üzere Umman Sultanlığı ile diyalog kuracaktır.

6- ABD, bölgesel ortaklarıyla birlikte İran İslam Cumhuriyeti'nin yeniden inşası ve ekonomik kalkınması için en az 300 milyar ABD doları tutarında, kesin ve karşılıklı olarak mutabık kalınan bir plan hazırlamayı taahhüt etmektedir. Bu planın uygulanmasına yönelik mekanizma, 60 gün içinde imzalanacak nihai anlaşmanın bir parçası olarak kesinleştirilecektir. İlgili finansal işlemler için gerekli olan tüm lisanslar, muafiyetler ve izinler ABD tarafından verilecektir.
YORUM: Bu madde hayata geçerse, İran savaşı yüzde 100 kazanan taraf olarak ilan edilebilir. Çünkü en çok istediği şeyi, dondurulmuş varlıklarını geri alacak.

7- ABD, nihai anlaşmanın bir parçası olarak, üzerinde mutabık kalınan bir takvime göre, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Yönetim Kurulu kararları, tüm tek taraflı ABD yaptırımları, birincil ve ikincil yaptırımlar dahil olmak üzere kaldırmayı taahhüt eder. İran İslam Cumhuriyeti ve ABD, yukarıda bahsedilen yaptırımların kaldırılması konusunun kritik önemini kabul eder ve bu konularda karşılıklı mutabakat sağlamak amacıyla müzakerelerde bu meseleleri derhal ele alma niyetlerini ifade ederler.

8- İran İslam Cumhuriyeti, nükleer silah temin etmeyeceğini veya geliştirmeyeceğini bir kez daha teyit etmektedir. ABD ve İran İslam Cumhuriyeti, yedinci paragrafta belirtilen takvime uygun olarak karşılıklı olarak mutabık kalınacak bir mekanizma çerçevesinde, zenginleştirilmiş malzeme stoklarının imhasını, UAEA gözetimi altında yerinde seyreltme yoluyla gerçekleştirilecek asgari yöntemle çözüme kavuşturmak üzere anlaşmışlardır. Taraflar ayrıca, nihai anlaşmada üzerinde mutabık kalınacak tatmin edici bir çerçeve temelinde, zenginleştirme meselesini ve İran İslam Cumhuriyeti'nin nükleer ihtiyaçlarıyla ilgili diğer karşılıklı olarak kararlaştırılan konuları görüşmeyi kabul etmişlerdir. Nihai anlaşma, bu paragrafın hükümlerini teyit edecek ve İran İslam Cumhuriyeti, yukarıda belirtilen nükleer meselelerin hayati önemini kabul edecektir. Taraflar, bu meseleler üzerinde karşılıklı mutabakat sağlamak amacıyla müzakerelerde bu konuları derhal ele alma niyetlerini ifade etmektedirler.

9- Nihai anlaşma imzalanana kadar, ABD ve İran İslam Cumhuriyeti mevcut durumu korumayı kabul ederler. İran İslam Cumhuriyeti nükleer programının mevcut durumunu koruyacak, ABD ise herhangi bir yeni yaptırım uygulamayacak ve bölgeye ilave asker konuşlandırmayacaktır.

10- ABD, bu mutabakat zaptının imzalanmasının hemen ardından ve yaptırımların sona ermesine kadar, ABD Hazine Bakanlığının İran ham petrolü, petrol ürünleri ve türevlerinin ihracatı ile bankacılık işlemleri, sigortacılık, nakliye vb. dahil olmak üzere tüm ilgili hizmetler için muafiyetler vereceğini taahhüt eder.

11- ABD, bu mutabakat zaptının yürürlüğe girmesiyle birlikte İran İslam Cumhuriyeti'ne ait dondurulmuş veya kısıtlanmış fon ve varlıkların kullanımına tam olarak açılmasını taahhüt eder. ABD ile İran İslam Cumhuriyeti, müzakereler sırasında bu fonların serbest bırakılmasına ilişkin usuller üzerinde karşılıklı olarak mutabık kalacaktır. Bu fonlar, ister asıl hesaptan ister havale yoluyla elde edilsin, İran İslam Cumhuriyeti Merkez Bankası tarafından belirlenen nihai lehtara yapılacak ödemeler için tam olarak kullanılabilir hale getirilecektir. ABD, buna uygun olarak gerekli tüm lisans ve izinleri vermeyi taahhüt eder.

12- ABD ve İran İslam Cumhuriyeti, bu mutabakat zaptının başarılı bir şekilde uygulanmasını ve nihai anlaşmaya gelecekte uyulmasını izlemek üzere bir yürütme mekanizmasının kurulacağı konusunda mutabık kalmışlardır.

13- Bu mutabakat zaptının imzalanmasının ardından, bu mutabakat zaptının 1, 4, 5, 10 ve 11. paragraflarının uygulanmaya başlanması ve bu tedbirlerin uygulanmaya devam edilmesi koşuluyla, ABD ve İran İslam Cumhuriyeti, nihai anlaşma konusunda münhasıran diğer paragraflar üzerinde müzakerelere başlayacaktır.

14- Nihai anlaşma, bağlayıcı bir BM Güvenlik Konseyi kararıyla onaylanacaktır.

BTP lideri Hüseyin Baş: ‘Bu savaşı İran kazandı’

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, ABD ile İran arasında varılan anlaşmayı değerlendirirken, Trump yönetimine güvenilmeyeceğini vurguladı ve İsrail'in açıklamalarının yeni bir çatışma riskine işaret ettiğini belirtti

17.06.2026 15:10:00
Haber Merkezi
BTP lideri Hüseyin Baş: ‘Bu savaşı İran kazandı’
BTP lideri Hüseyin Baş: ‘Bu savaşı İran kazandı’
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, Orta Doğu'daki son gelişmeleri ve ABD-İran arasındaki yeni uzlaşıyı analiz etti. Baş, bölgede uzun süredir Büyük Orta Doğu Projesi (BOP) kapsamında kan döken ABD ve İsrail ikilisinin, ilk kez gerçek bir devlet iradesiyle karşı karşıya gelerek geri adım atmak zorunda kaldığını belirtti.

"Emperyalist ikili ilk kez gerçek bir devletle karşılaştı"

Açıklamasında Gazze'den Afganistan'a kadar uzanan kanlı sürece dikkat çeken Hüseyin Baş, İran halkının emperyalizme karşı gösterdiği duruşu tebrik etti. Savaşın kazananının net bir şekilde İran olduğunu savunan BTP lideri, şu ifadeleri kullandı:

"Şunu açıkça ifade edelim ki; bu savaşı İran kazandı, ABD-İsrail ikilisi kaybetti. Uzun yıllardır Gazze'den Afganistan'a kadar bölgemizde BOP kapsamında kan döken, sınırlar değiştiren kanlı ikili ilk kez gerçek bir devletle karşı karşıya geldiler ve gereken cevabı aldılar. İran halkını emperyalizm karşısındaki korkusuz duruşlarından dolayı tebrik ediyorum."

"Trump ve ABD olunca güvenmek mümkün değil"

Varılan anlaşmaya temkinli yaklaşılması gerektiğinin altını çizen Baş, Washington yönetiminin ve ABD Başkanı Donald Trump'ın güvenilmez politikalarına işaret etti. İsrail cephesinden gelen "Bu anlaşma bizi bağlamaz" çıkışının bölgesel barış önündeki en büyük tehdit olduğunu belirten Baş, tehlikenin geçmediğini vurguladı:

"Evet... Bir anlaşma sağlandı ancak söz konusu ABD ve Trump olunca buna güvenmek asla mümkün değil. Özellikle İsrail'in 'bu anlaşma bizi bağlamaz' açıklaması bombaların her an yeniden patlayacağının açık bir göstergesi."

Tek çözüm: "Yurtta sulh cihanda sulh"

Mesajının son bölümünde Orta Doğu'ya kalıcı barışın gelmesi temennisinde bulunan Hüseyin Baş, küresel ve bölgesel huzurun şifresi olarak Mustafa Kemal Atatürk'ün vizyonunu adres gösterdi. Baş, "Bölgemize bir an önce barışın gelmesi, emperyalist planların boşa çıkması en büyük dileğimizdir. Mustafa Kemal Atatürk'ün, 'Yurtta Sulh Cihanda Sulh' sözü insanlığın aradığı huzuru getirecek anlayıştır" diyerek açıklamasını noktaladı.


Açlık grevinin 3. gününde öğretmenlere, polis müdahalesi!

Açlık grevinin 3. gününde Meclis’e yürümek isteyen öğretmenlere polis sert müdahalede bulundu ve çok sayıda eğitimci ters kelepçeyle gözaltına alındı

17.06.2026 14:35:00
Haber Merkezi
Açlık grevinin 3. gününde öğretmenlere, polis müdahalesi!
Açlık grevinin 3. gününde öğretmenlere, polis müdahalesi!
Açlık grevinin 3. gününde Meclis'e yürümek isteyen öğretmenlere polis sert müdahalede bulundu ve çok sayıda eğitimci ters kelepçeyle gözaltına alındı.

Ankara'da taban maaş hakkı, güvencesiz çalışma koşullarının son bulması ve mülakat mağduriyetlerinin giderilmesi talebiyle Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu çatısı altında bir araya gelen öğretmenlerin eylemleri kararlılıkla sürüyor.

Taleplerine yanıt alamadıkları için süresiz açlık grevi başlatan öğretmenler, eylemlerinin 3. gününde seslerini duyurmak amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) doğru yürüyüşe geçti.

Meclis önünde barikat ve müdahale

Sendika binası önündeki bekleyişlerinin ardından, siyasi parti ve kitle örgütü temsilcileriyle birlikte TBMM Çankaya Kapısı önünde toplanan öğretmenlerin önü polis ekipleri tarafından kesildi. Basın açıklaması yapılmasına izin verilmeyeceğini belirten emniyet güçleri, öğretmenleri kalkanlarla duvara doğru sıkıştırdı. Yaşanan arbedede öğretmenlerden "Ankara'yı Kerbela'ya çevirdiniz" tepkisi yükseldi.

Çok sayıda gözaltı

Açlık grevi nedeniyle bitkin düştükleri gözlenen öğretmenlere yönelik müdahale sertleşirken, çok sayıda eğitimci ters kelepçe takılarak gözaltı araçlarına bindirildi. Eylemin ilk günlerinden bu yana devam eden polis ablukası ve müdahalelerine rağmen öğretmenler geri adım atmayacaklarını vurguladı.

Görüşme talepleri karşılıksız kaldı

Açlık grevindeki öğretmenlerin idari makamlar ve siyasi parti gruplarıyla temas kurma çabaları ise sonuçsuz kaldı. Muhalefet partileriyle Meclis'te görüşme gerçekleştiren öğretmen heyetinin, AK Parti ve MHP grup başkanvekilliklerinden talep ettiği randevular karşılık bulmadı. Öğretmenler, taleplerini görüşmek üzere Milli Eğitim Komisyonu toplanana kadar Ankara'da ve Türkiye genelinde açlık grevi eylemlerine devam edeceklerini ilan etti.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.