logo
28 EYLÜL 2026

Özgür Özel'den erken seçim açıklaması

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "'2028' diyorlar, 31 Mart'ı bahane edip 'haydi hemen sandık' demem. Ama böyle giderse erken seçimi millet ister, önünde kimse duramaz. Bu kadar net." dedi.

04.06.2024 18:25:00
Anadolu Ajansı
 
Özgür Özel'den erken seçim açıklaması
Özgür Özel'den erken seçim açıklaması

Özel, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Anayasa Mahkemesi (AYM) kararları, yargılamalar ve anayasanın herkesin dilinde olduğunu belirtti.

Özgür Özel, "Burası hukuk devleti ise anayasaya uyacağız. Uyulmazsa, Meclis'te uyulmazsa görev bize ait. Grup başkan vekillerimiz, ilgili uzmanlarımızla çalışırlar. Anayasa'ya aykırı kanun ya da kanun hükmünde kararname ya da Cumhurbaşkanlığı kararnamesi varsa görev, milletvekillerine imza attırabilen CHP'dir. İkinci grup, ana muhalefet partisi olarak da CHP'nindir." diye konuştu.

Bu rejimin, 16 Nisan referandumunda rejime kasteden bir anayasa değişikliğinin OHAL şartlarında oya sunulmasıyla başladığını iddia eden Özel, ilk yapılacak seçimden önce yetki kanununun çıkarıldığını belirtti. Özel, yetki kanununun seçime kadar kullanılmadığını, seçimden kabine atanana kadar önceki yetki kanununa dayanarak, yasal boşlukla ve kanun sınırlarını aşarak 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle devletin baştan aşağıya dizayn edildiğini iddia etti.

"Durun, yapmayın, anayasaya aykırı" dediklerini anımsatan Özel, "Aykırıysa AYM'ye gidin dediler. 60 gün içinde iğneden ipliğe inceledik. Gıdım gıdım inceledik. Tuğla gibi bir başvuru yaptık. Bizim 60 günde inceleyip, iddia ettiğimiz aykırılıkları AYM 6 yıl inceledi. İki ayda teslim ettik, 72 ayda incelediler." ifadelerini kullandı.

Özel, bu süreçte Cumhurbaşkanlığı kabinesinin, bakanların, rektörlerin, genel müdürlerin atandığını, bunun üstüne bir seçim daha yaşandığını anımsattı.

AYM'nin, 2018 tarihli 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin bazı hükümleri kapsamında iptalin içeriğine değindiğini belirten Özel, şöyle devam etti:

"Bir yıl zaman verdi. CHP 2 ayda çalışacak, dört dörtlük yazacak. Günü gelince yetiştirecek, 6 yılda bakacaksın. Üstüne de bir yıl sonra yürürlüğe girmek üzere bunları iptal edeceksin. Dün akşam itibariyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kolonları kesiktir, kirişleri kırıktır, temeli kumdandır, devleti sakatlamışlardır. Bu devletin bu hale getirilmesinde AK Parti'yle MHP'nin anayasa tanımazlığı sebeptir. Bunu söylemeye devam edeceğiz. Tayyip Bey, Sayın Erdoğan soruyorum; yaptığınız her şeyi AYM iptal etti, 'CHP haklı' diyor. 'Hukuk varsa yapamazsın' diyor. 'O kanunla bu işler olmaz' diyor. CHP'yi AYM'ye çok gidiyor diye eleştirenler, 270 sayfa iptal var. Memleketin nasıl bir hukuksuzlukta, nasıl bir hukuksuzlukla yönetildiği gözler önüne serilmiştir. Bundan sonra kimse çıkıp yüksek perdelerden efendim, 'anayasa aykırı ise gidersiniz.' 6 yıl duruyor, bir yılda süre veriyor. Çoğu zaman için birden fazla hükümetin sığdığı bir dönem, devlet anayasasız, kanunsuz, mesnetsiz yönetiliyor. Bunu kim söylüyor' Ben mi söylüyorum' Ben mi atadım' Birisi hariç o birisini Sayın Abdullah Gül geri kalanını Recep Tayyip Erdoğan atadı. Atadığı hakimler dahi kuralsızlığı tarih önünde 'anayasaya uygundur' diyemedikleri için 6 yıl bekliyorlar. Kimi emekli oluyor kurtuluyor, kimi bekliyor bekliyor, en sonunda bu imzayı atıyor."

"Ucube" olarak nitelediği Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin kökten anayasaya aykırı olduğunu iddia eden Özel, şunları kaydetti:

"Yapılan uyum kanunlarının hepsi yetkisizdir ve bir yıl içinde Meclis'te bunlar anayasaya uygun kanun olarak çıkmazsa devlet bir başına kolonsuz, kirişsiz, temelsiz, çatısız kalacaktır. Bu yüzden anayasa istemek için önce mevcut anayasaya uymak, üzerine yemin edilen anayasaya sadakat göstermek, yetkiyi veren milletin aklıyla alay etmemek gerekmektedir."

-Depremzedelerin sorunları

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin üzerinden 16 ay geçtiğini anımsatan Özel, depremden sonra bir yılda 650 bin konutun teslim edileceğinin sözünün verildiğini ancak daha 79 bin konutun yani deprem konutlarının yüzde 12'sinin teslim ediğini söyledi.

Depremde hayatını kaybedenlerin hakkını arayan ailelerin kendisine dertlerini anlattıklarını aktaran Özel, "'Tek isteğimiz var bu adaletsizlikleri, haksızlıkları ülke duysun.' dediler" diye konuştu.

Depremde yıkılan bazı site ve apartmanların ismini okuyan Özel, "Bu insanlar ev istemiyorlar, bu insanlar para istemiyorlar. Bu insanlar bu devletten adalet istiyorlar. 'Adam kayırmacılık olmasın, evlatlarımızın kanı yerde kalmasın' diyorlar. Sonuna kadar arkanızdayız. Sonuna kadar hakkınızı ararken, biz sizin yanınızdayız." dedi.

Özel, Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı'nın davaları takip ettiğinin altını çizerek, bu apartmanların ve sitelerin davaları için hem PM hem milletvekillerini görevlendirdiklerini anımsattı. Özel, şöyle konuştu:

"Diyorlar ki 'yastayız, adalette ısrarlıyız.' Ezgi Apartmanı'na adalet gelmezse, ablamın gönlü adaletle ferahlamazsa, bu çektiği acı hepimizin utancıdır. Biz sorumluluğu bulunan kamu görevlilerinin partizanca ayrılmasına karşı, yargılamaya ilişkin izinlerin verilmesini istiyoruz.

Firarilerin yakalanması için kırmızı bülten istendiğinde meşhur bir avukat, televizyonlarda bolca bulunan hiçbirimizi beğenmeyen, herkese laf söyleyen bir avukat, orada Ezgi Apartmanı'nın mağdurlarının değil, Ezgi Apartmanı'ndaki sorumluların avukatı 'yurt dışına kaçtı' demişler ve mağdurların avukatı 'kırmızı bülten' istemiş. Dönüyor azarlıyor avukatı. Anneleri, evlatları azarlıyor. 'Bir kırmızı bültenin bu ülkeye maliyeti kaç para biliyor musunuz'' Bu sözü söyleyen adam herkesten çok hukuk biliyor, herkesten çok adalet biliyor, hiçbirimizi beğenmiyor, kimseleri beğenmiyor. Sana da yazıklar olsun kardeşim."

-"Bakanlar değişmekte, atayan kalem değişmemektedir"

Bugün büyük bir yıkımın daha yıl dönümü olduğunu ifade eden Özel, "Sayın Bakan Nebati'den kurtuluşun, Sayın Bakan Şimşek'e tutuluşun yıl dönümü. Önceki irasyoneldi, bu rasyonel. Önceki iş bilmezdi, bu işi çok iyi biliyor. Önceki kaçarak gitti, çiçeği havaya attı. Bu kasıla kasıla geldi. Önceki gittiğinde dolar 20 lira 89 kuruştu. Bugün 32 lira 21 kuruş. Önceki irrasyonel gittiğinde benzin 20 lira 52 kuruştu. Rasyonelin döneminde 41 lira 36 kuruş." dedi.

TÜİK'in yıllık enflasyonu yüzde 75,45 olarak açıkladığını belirterek, bunun son 18 ayın en yüksek enflasyonu olduğunu vurgulayan Özel, "Mehmet Şimşek döneminde geçen 12 ay, irrasyonel Nebati döneminde geçen 6 ayın en yüksek günü bugün. Enflasyonun düşmesi, fiyatların düşmesi demek değildir. Enflasyon sıfır olursa, fiyatlar sabit kalır. Enflasyon ancak eksi olursa fiyatlar düşmeye başlar." diye konuştu.

TÜRK-İŞ'in hesabına göre açlık sınırının 19 bin lira olduğuna dikkati çeken Özel, emekliye verilen maaşın 10 bin lira, bütün emeklilerin aldığı ortalama maaşın 12 bin 500 lira, asgari ücretin 17 bin 2 lira olduğunu söyledi. Özel, "3 aydır asgari ücret, bir yıldır emekli maaşları açlık sınırının altındadır." dedi.

Özel, rakamlara göre Türkiye'nin, Avrupa'da enflasyonu açık ara en yüksek ülke olduğunu ifade etti. Türkiye'nin dünyada Arjantin ve Suriye'den sonra enflasyonu en yüksek ülke olduğunu belirten Özel, "Gana, Zimbabwe, Eritre, Çad, Sudan'ın enflasyonları bizden düşüktür." diye konuştu.

Ekonominin kötü yönetildiğini iddia eden Özel, "Bakanlar değişmekte, atayan kalem değişmemektedir. Mürekkep aynı mürekkeptir. Bu sorunun sebebi Recep Tayyip Erdoğan'dır." dedi.

-Özel sektörde çalışan öğretmenlerin talebi

Özel sektörde çalışan öğretmenlerin 2014'te kaldırılan taban maaş uygulamasının yeniden gelmesine yönelik talebine değinen Özel, "Devlet 5 yıllık öğretmene ne maaş veriyorsa 5 yıllık öğretmene özel sektörde o maaşı verecek. Devlet ilkokul öğretmenine 20 yıllık, ne veriyorsa özel sektörde onu verecek. Bir gece bir torba kanunda ansızın getirdiler. CHP yapmayın dedi. 'Yanlış' dedik. AKP oylarıyla kalktı, indi. Öğretmenler asgari ücrete mahkum edildi. İşte ona isyan ediyorlar. Taban maaşı olsun. 'Kamudaki maaş tabanımız olsun, hiç olmazsa kamu kadar maaş alalım' diyor." ifadelerini kullandı.

Deprem bölgesindeki özel okullarda çalışan öğretmenlerin okulların yıkılması ve öğrencilerin başka şehirlere gitmesiyle işsiz kaldıklarını ifade eden Özel, bu öğretmenlerin ek atama ve kadro talepleri bulunduğunu kaydetti. Özel, bu öğretmenlerin sesini duyurmanın CHP'lilerin boynunun borcu olduğunu söyledi.

-Siyasette normalleşme süreci

Siyasette yaşanan normalleşme sürecine de değinen Özel, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Son seçimlerde Türkiye'nin birinci partisi olmanın sorumluluğuyla milletin ihtiyaçlarını dile getirmek, ilgilileriyle müzakere etmek, ikna edebilirsek birlikte çözmek, çözemezsek hak arayanın yanında durmak. Sokaksa sokak, meydansa meydan doldurmak, mücadele etmek üzere yola çıktık. Muhataplarımızı ziyaret ettik, el sıkıştık, raporlar sunduk, talepler ilettik. Bu sürece kamuoyu 'normalleşme' süreci dedi. Katkı, kredi verdi. Bütün yapılan anketlerde siyasi liderlerin görüşmesini, CHP'nin müzakere etmesini, önce müzakere, sonra mücadele etmesini... Mücadelenin bir yanını meydan, bir yanını sokak, bir yanını masa, bir ucunu Meclis, bir ucunu meydan olarak görmesine kamuoyu çok büyük bir destek verdi."

Bu sürece birilerinin "yumuşama", birilerinin "normalleşme" dediğini ifade eden Özel, şunları belirtti:

"2014 yılında eğer emekli 10 bin lira alıyorsa, asgari ücretliye temmuzda zam yapmamak planlanıyorsa, bir milyon öğretmenden 20 bini atanıyorsa, staj çıraklık mağdurları ortada bir başlarına duruyorsa, kademe bekleyenlerin sesini kimse duymuyorsa, şuursuzca boyacı kufi gibi müfredat yapılıp, kimse dinlenmeden yine kötü bir eğitim sistemi bu ülkeye dayatılıyorsa, bunları önce anlatmak, konuşmak, itiraz etmek, müzakere etmek yoksa onların sesini duyurmak CHP'nin boynunun borcudur. Normali budur, normalleşmenin gereği budur. İnsanlar açken, işsizken, yoksulken 'küstüm konuşmuyorum, sokağa çıkmıyorum, bizi darbeci sanmasınlar. Onlarla muhatap olmuyorum, asla görüşmüyorum, miting yapmıyorum, sokakları karıştırmasınlar' anlayışı, bugün işçi sınıfının, emekçilerin, emeklilerin, asgari ücretlilerin, köylülerin, fındıkçının, çay üreticisinin, bağcının, tütün üretenlerin beklentisi değildir."

Özel, beklentinin CHP'nin bu kesimlerin sesini duyması, tüm Türkiye'ye duyurması olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

"Bu süreçte 'yumuşama' ifadesi satın alınınca, 'normalleşme' büyük bir toplumsal destek bulunca, partilerin içindeki bazı odaklar bugün ittifak halinde iktidarda olanlar içindeki bazı odaklar, efendim normalleşme olursa bize ihtiyaç kalmaz. Sen de duy. Söz verip de unuttuğun uzman çavuş'un, emekli astubayın, binbaşının sesini sen de duy. Emeklinin sesini duy. Öğretmenin, çiftçinin, işçinin sesini duy. Elini tutan mı var' Hayır. Kavga edelim, didişelim, hükümet bunları etsin, muhalefet sussun, biz oturalım. Öyle yağma yok. Efendim, normalleşme olursa biz kıyıda mı kalırız ya da büyük ortakta' Normalleşme 'demokrasi' demek, normalleşme 'yumuşamak' demek, 'biz artık geri dönülemez bir yerdeyiz. Biz otoriter bir iktidarız. Yumuşarsak düşeriz, sonumuz kötü olur mutlaka sertleşmeliyiz, daha da sertleşmeliyiz.' Şimdi Türkiye bir yol ayrımında. Bir karar verecek, milletten aldığımız vazifenin gereğini yapmak boynumuzun borcu.

Ancak birileri 'yumuşama' derken, 'kırmızı çizgilerim var' diye bir hat çekip sakın o hattın arkasına saklanıp, anayasaya uymamayı, AYM'yi tanımamayı, kayyum politikalarıyla halkın iradesine el koymayı, toplantı ve gösteri yürüyüşünü gasp etmeyi, yok sayılan toplum kesimlerini daha da ezmeyi kırmızı çizgi görüyorsa, orada ne yumuşamadan ne normalleşmeden bahsedilemez. Vera'yı babası elinden tutup okuluna götüremeyecekse, Gezi'de hepimiz adına yatan kardeşlerimiz halen daha haksız yere orada tutulacaksa, hasta tutuklu ve hükümlüler çok büyük bir kısmı halen daha içeride kalacaksalar ve birileri anayasaya uymamayı milli bir tutum gibi pazarlayacaksa o zaman bu millet normalleşmeye verdiği krediyi size tanımaz. Birisi 'istemiyor' diye, kriminal tipler normalleşmeden 'korkuyor' diye genel başkanlarına hakaret ettirip, bizimle kavga ettiremezler."

-"CHP'yi iktidar yapmak inancına sahip olmayanlar"

Özel, birileri istemiyor diye bu hak arama mücadelesinden geri durmayacağını, muhatabıyla müzakereden sonuç alamazsa üstüne düşeni yapacağını vurgulayarak, "Ama öz güvenli bu siyasete öz güvenli bu siyasete ayak uyduramayanlar CHP'nin 47 yıl sonra birinci parti olmasını görmek istemeyenler, CHP'nin 3 aydır yapılan bütün anketlerde birinci parti oluşunu, en düşük ölçenin 32, 33, yüksek ölçenin 36, 37. Otuzun altında hiç yok. AK Parti'nin seçimden beri 30 altında oluşunu en yüksek 28 var, 26'dan aşağısı var. Görmeyenler, bu özgüvenli siyasetin partiye kazandırdığını, Atatürk'ün partisini 100 yıl sonra yeniden iktidar yapmak CHP'yi iktidar yapmak inancına sahip olmayanlar." dedi.

Özel, yollarının özgüvenli, cesur, kararlı, demokratik, hedefini ve nereye doğru yürüdüğünü bilen yol olduğunu ifade ederek, şu değerlendirmede bulundu:

"Gücümüzü 31 Mart'ta bize destek veren Türkiye İttifakı'ndan ve 2 büyük eserimden biri diye söylediği, 'biri Cumhuriyetse diğeri CHP' diyen kurucumuzdan alıyoruz. Bu yolu hep beraber milletvekilleriyle PM üyeleriyle, partinin il ilçe başkanlarıyla, kadınlarıyla her hafta sayısı 8 bin, 10 bin artan gençleriyle ümitle, kararlılıkla, cesaretle sürdüreceğiz. Bir tek hedefim var, ben 31 Mart akşamı yaptığımı tekrar edeceğim. '2028' diyorlar, 31 Mart'ı bahane edip 'haydi hemen sandık' demem. Ama böyle giderse erken seçimi millet ister, önünde kimse duramaz. Bu kadar net. Millet sesini duymayana duyurur, kendini görmeyene gösterir. Önümüzdeki demokratikleşme, normalleşme ve mağdura sahip çıkma, emeklinin yüzünü güldürme, asgari ücretliye sahip çıkma dönemini okuyan okur, okumayana bu millet okumadığı mektubu genel seçimlerde okutur."

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

28.09.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
Yeni Parti'nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara'da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu.

Yeni Parti'nin ilçe ön seçimleri 26-27 Eylül tarihlerinde, Türkiye genelinde kurulan sandıklarla gerçekleştirildi. 26 Ağustos tarihine kadar partiye üye olan tüm üyelerin oy kullanabildiği seçimlerde, Ankara'da da 13 ilçede sandık kuruldu. Ön seçim sonuçlarına göre Ankara'nın 13 ilçe başkanı şöyle:

Akyurt - Yalçın İpek

Altındağ - Gökhan Urun

Ayaş - Fatih Öztürk

Çankaya - Ercan Başal

Elmadağ - Mehmet Kurusakız

Etimesgut - Özgür Şahbaz

Gölbaşı - Nazım Sağlam

Keçiören - Görkem Cevahir Yıldırım

Mamak - Şeref Demirbaş

Nallıhan - Mustafa Sarıkaya

Pursaklar - Hüseyin Benek

Sincan - Önder Ağdede

Yenimahalle - Halil Alankuş

Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor

28.09.2026 11:30:00
Haber Merkezi
 
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor.

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor.

İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen iddianameye göre bu suçlamalar, "cumhurbaşkanına hakaret", "halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama" ve "suçu ve suçluyu övme" olarak sıralanıyor.

Göktaş'ın X hesabından yapılan 27 Eylül'de yapılan bir paylaşımda komedyenin yeni bir mektubu yer aldı.

Duruşmayı hatırlatarak başlayan mektupta, "88 gün sonra ilk kez kelepçeleneceğim ve araba kornası duyacağım. Kelepçeyi özlemediğim kesin, bakalım araba kornasını özlemiş miyim? İyiyim. Güneş olmadan da yaşanıyormuş, güneş abartılmış bir balonmuş" ifadeleri yer aldı.

32 yaşındaki Göktaş, "kuyu tipi" olarak adlandırılan Tekirdağ Karatepe Cezaevi'nde güneş görmeyen bir hücrede tutuluyor.

Gösterisindeki ifadeleri nedeniyle 29 Haziran'da hakkında soruşturma başlatılan Göktaş, yurtdışı tatili dönüşünde 2 Temmuz'da havalimanında gözaltına alınmış ve 3 Temmuz'da tutuklanmıştı.

28 Ağustos'ta komedyen hakkında "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ve "cumhurbaşkanına hakaret" suçlamalarından tahliye kararı verilmiş ancak cezaevinden çıkmadan "suçu ve suçluyu övmek" suçlamasıyla yeniden tutuklanmıştı.

Ancak savcılık Göktaş'ın tahliye kararının kaldırılarak üzerine atılı suçlardan yeniden tutuklanmasını talep etti ve komedyenin "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ile "cumhurbaşkanına hakaret" suçlarından ayrı ayrı tutuklanmasına oy birliğiyle karar verildi.

Daltonlar isimli suç örgütünün eylemlerini övme suçu işlediği iddiasıyla mahkemeye çıkarılan Göktaş, SEGBİS ile yaptığı savunmada suçlamayı reddetmişti.

Göktaş uzun süredir sergilediği gösteriyi 24 Haziran'da YouTube'a yüklemişti.

Video üç ayda 15 milyondan fazla izlendi.

İddianamede neler var?
İddianamede Göktaş'ın "Ölü Deniz" adlı gösterisinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında kullandığı bazı ifadelerin eleştiri sınırlarını aştığı ve Cumhurbaşkanı'nın şeref ve saygınlığını zedelediği öne sürülüyor.

Savcılık ayrıca gösteride yer alan bazı bölümlerin, İslam dininin mensuplarını ve dini pratikleri konu alan ifadeler nedeniyle toplumun bir kesimini diğer kesimine karşı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği görüşünü dile getiriyor.

Bu bölümde özellikle oruç tutan canlı bombalar ve Kur'an konulu şakalar ile Göktaş'ın dalgıçlarla ilgili sözlerinin haşema giyen kadınlarla ilgili olduğu çıkarımı yer alıyor.

Bir diğer suçlama ise kamuoyunda "Daltonlar" olarak bilinen suç örgütüne ilişkin stand-up bölümüne dayanıyor.

Savcılık, bu bölümdeki ifadelerin suç örgütünün faaliyetlerini övücü ve meşrulaştırıcı nitelik taşıdığını savunarak "suçu ve suçluyu övme" suçunun oluştuğunu ileri sürüyor.

İddianamede, gösteriyle ilgili 500'den fazla CİMER başvurusu ve çok sayıda şikâyet dilekçesi verildiği belirtildi.

Söz konusu ifadelerin kamu düzeni açısından "açık ve yakın tehlike" oluşturduğu değerlendirmesi de yer aldı.

Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi

Emniyet Teşkilatı Sendikası’nın 28 Eylül’de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından “polisler greve gidiyor” iddiaları gündeme geldi

28.09.2026 10:37:00
Haber Merkezi
 
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın 28 Eylül'de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından "polisler greve gidiyor" iddiaları gündeme geldi. Emniyet Genel Müdürlüğü ise eylemin polisleri kapsamadığını açıkladı.

Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), sosyal medya ve bazı haber sitelerinde yayılan "polisler 28 Eylül'de iş bırakacak" iddialarına ilişkin açıklama yaptı. EGM, iş bırakma kararı alan sendikanın üyelerinin sivil personelden oluştuğunu belirterek polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

Sendika neden iş bırakma kararı aldı?

Tartışmanın başlangıcında ise Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın açıklaması bulunuyor. Sendika, 28 Eylül Pazartesi günü öğleden sonra Türkiye genelinde iş bırakma eylemi yapacağını duyurdu.

Sendika kararının gerekçeleri arasında emniyet teşkilatındaki intihar vakaları, ekonomik ve sosyal sorunlar, ağır çalışma koşulları, mobbing, emeklilikte yaşanan gelir kayıpları ve özlük haklarındaki eşitsizlikler gösterildi.

Sendika ayrıca son beş günde yedi emniyet teşkilatı mensubunun yaşamına son verdiğini, Bursa ve İstanbul'da iki teşkilat mensubunun ise intihar girişiminde bulunduğunu açıkladı. Anayasa Mahkemesi önündeki eylem sırasında emekli bir emniyet mensubunun yaşamına son vermesi de açıklamada hatırlatıldı.

"Bu tablo artık görmezden gelinemez"

Sendika, yaşananların ardından yalnızca sorunların dile getirilmesinin yeterli olmadığını belirterek eylem kararı aldığını duyurdu. Açıklamada 3600 ek gösterge, yardımcı hizmetler sınıfının sorunları, eşit işe eşit ücret ve Emniyet Meslek Kanunu gibi başlıklarda çözüm bekleyen sorunlara da dikkat çekildi.

EGM: Polisler eyleme katılmayacak

Tartışmaların "polisler bugün görev bırakacak" şeklinde yayılması üzerine EGM devreye girdi. Kurum, 28 Eylül'deki iş bırakma kararının sendika üyesi sivil personeli ilgilendirdiğini, polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların ise gerçeği yansıtmadığını açıkladı.

Böylece 28 Eylül'deki iş bırakma tartışmasının, emniyet teşkilatındaki çalışma koşulları ve özlük haklarına ilişkin sorunlardan kaynaklandığı; ancak EGM'ye göre eylemin görevdeki polisleri kapsamadığı ortaya konuldu.

İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

İstanbul'da, haftanın ilk iş günü sabah saatlerinde yağışın da etkisiyle bazı bölgelerde trafik yoğunluğu oluştu

28.09.2026 09:10:00 / Güncelleme: 28.09.2026 09:35:10
AA
 
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

Anadolu Yakası'nda, D-100 kara yolunda Tuzla'da başlayan yoğunluk Avrasya Tüneli girişine kadar ulaşıyor.

TEM Otoyolu'nda Sultanbeyli'de yoğunlaşan trafik, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne kadar devam ediyor.

Otoyolda Fatih Sultan Mehmet Köprüsü istikametinde, Şile Otoyolu'nda ise Altunizade'den Ümraniye'ye kadar araçlar ağır seyrediyor.

Avrupa Yakası'nda D-100 kara yolunda Haliç Köprüsü, Halıcıoğlu, Edirnekapı ve Cevizlibağ çevresinde trafik yoğunluğu yaşanıyor.

Mecidiyeköy'de yağışın da etkisiyle trafik yoğunluğu çift yönlü etkili oluyor.

TEM Otoyolu Bahçeşehir, Saadetdere ve Beylikdüzü'nde trafik ağır seyrediyor.

Öte yandan tramvay, metro, otobüs ve metrobüs duraklarında yolcu yoğunluğu yaşanıyor.

Zincirlikuyu, Cevizlibağ, Uzunçayır ve Altunizade gibi aktarma merkezlerine gelen vatandaşlar araçlara binmek için sıra bekliyor.

Metro İstanbul'un sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Hava muhalefeti nedeniyle TF1 Maçka-Taşkışla Teleferik Hattı'nda seferler yapılamamaktadır." ifadesi kullanıldı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Cep Trafik Haritası verilerine göre, kent genelindeki trafik yoğunluğu sabah saatlerinde yüzde 72'ye kadar çıktı.

Yoğunluk, Anadolu Yakası'nda yüzde 89, Avrupa Yakası'nda ise yüzde 58 olarak ölçüldü.
 

İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

İstanbul'da gök gürültülü sağanak hayatı olumsuz etkiledi, birçok ilçede su baskınları yaşandı

28.09.2026 06:30:00
AA
 
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde kısa süreli etkili olan kuvvetli yağış nedeniyle cadde ve sokaklarda su birikintileri oluşurken bazı alt geçitleri, evleri ve iş yerlerini su bastı.

Avrupa Yakası'nda Beşiktaş, Fatih, Şişli, Bakırköy, Sultangazi, Eyüpsultan, Esenler, Küçükçekmece ve Kağıthane ilçelerinde gök gürültülü sağanak etkisini gösterdi.

Yoğun yağış nedeniyle Zincirlikuyu'daki su basan alt geçitte ekiplerin çalışmaları devam ediyor. Araç trafiğine kapatılan alt geçidin su tahliyesinin sabah saatlerine kadar süreceği öğrenildi.

Fatih'teki Zeyrek Mahallesi Eski Mutaflar Caddesi'nde bir otomobil ile kamyonet çökme sonucu meydana gelen çukura girdi. Çevredeki vatandaşlar araçları iterek, bulundukları yerden çıkardı. Yola şerit çekilerek trafiğe kapatıldı.

Eyüpsultan Merkez Mahallesi Sayfiye Sokak'ta ise binaların arasında kalan arsada yağışın etkisiyle toprak kayması yaşandı. İhbar üzerine bölgeye gelen itfaiye ve AFAD ekiplerince çevredeki binalarda yaşayan 25 kişi tahliye edildi. Bölge, şerit çekilerek emniyete alındı.

Esenler'de Mehmet Akif İnan Caddesi'nde seyir halindeki motosiklet, yağış nedeniyle sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrildi. Kazada sürücü ve motosiklet savrulurken, olay anı güvenlik kamerasınca kaydedildi.

Küçükçekmece Kanarya Mahallesi Çalıkuşu Sokak'ta ise bir binanın bodrum katındaki otoparkı su bastı. Vatandaşlar otoparktaki araçlarını kendi imkanlarıyla dışarı çıkardı.

Yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor. 

Kabine yarın Beştepe'de Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak

Kabine yarın Beştepe'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak

27.09.2026 19:57:00
Haber Merkezi
 
  Kabine yarın Beştepe'de Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak
  Kabine yarın Beştepe'de Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak
Kabine yarın Beştepe'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlık edeceği toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak. Konunun mali ve adli boyutlarına ilişkin son durum hakkında Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Adalet Bakanı Akın Gürlek'in kurul üyelerine bilgi vermesi bekleniyor.

Toplantıda fon krizi nedeniyle mağdur olanlar için atılacak adımlarla, benzer sorunların yaşanmaması için alınacak idari ve finansal tedbirler değerlendirilecek.

Toplantıda terörsüz Türkiye sürecinde terör örgütünün silah bırakma süreci de değerlendirilecek. Sincar dahil Irak'ın kuzeyindeki PKK unsurlarının silah bırakma süreci ile Suriye'de YPG'nin entegrasyonuna ilişkin süreçteki son durum istihbarat raporları eşliğinde masada olacak.

Kabine toplantısında dış politika başlıkları da konuşulacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler Zirvesi'nde gerçekleştirdiği görüşmeler konusunda kurul üyelerini bilgilendirmesi bekleniyor.

Ukrayna-Rusya savaşı ve Karadeniz'deki seyir güvenliği, ABD-İran gerilimi ve ateşkes çabaları, Husilerin Suudi Arabistan'a dönük saldırıları, ve Gazze gibi başlıkların da kabinede değerlendirileceği belirtiliyor.

Toplantıda 1 Ekim'de başlayacak yeni yasama yılı öncesinde meclis gündemine getirilecek öncelikli yasa teklifleri de masada olacak.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Erzurum İl Kongresi'nde "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin konuştu

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Erzurum İl Kongresi'nde "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin konuştu. Hatimoğulları, ekim ayının silahların sustuğu yeni bir dönemin başlangıcı olmasını istediklerini söyledi

27.09.2026 18:00:00
Haber Merkezi
 
 DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Erzurum İl Kongresi'nde "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin konuştu
 DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Erzurum İl Kongresi'nde "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin konuştu
Erzurum'daki bir otelde düzenlenen DEM Parti 2. Olağan İl Kongresi'ne katılan Hatimoğulları, Türkiye'deki sürecin toplumun tüm kesimleri tarafından yakından takip edildiğini belirtti.

Süreç kapsamında bir çerçeve yasanın ortaya çıktığını ifade eden Hatimoğulları, yasanın ne zaman uygulanacağı ve sonuçlarının nasıl hayata geçirileceği konusunda toplumda beklenti bulunduğunu söyledi.

Hatimoğulları, yasanın Türkiye açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirterek, demokratik, adil ve eşit bir yaşamın önünün açılabileceğini dile getirdi.

Sürecin başarıya ulaşması için somut adımlar atılması gerektiğini vurgulayan Hatimoğulları, "Ekim ayı silahların sonsuza dek sustuğu, gençlerin çatışmalar yaşamadığı bir dönemin miladı olsun istiyoruz" dedi.

Sürecin yalnızca Türkiye açısından değil, bölge açısından da önemli olduğunu ifade eden Hatimoğulları, DEM Parti tabanının süreci izlemekle yetinmemesi gerektiğini söyledi.

Barış sürecinin kendiliğinden gerçekleşmeyeceğini belirten Hatimoğulları, geçmişte yürütülen mücadelelere ve ödenen bedellere dikkat çekerek daha güçlü bir örgütlenme ve çalışma yürütülmesi gerektiğini kaydetti.

Milyarlık iddia yanıtsız kaldı

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, fon ve borsa işlemleriyle ilgili tartışmaların ardından görevlerinden istifa etti

27.09.2026 12:56:00
Haber Merkezi
 
Milyarlık iddia yanıtsız kaldı
Milyarlık iddia yanıtsız kaldı
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, fon ve borsa işlemleriyle ilgili tartışmaların ardından görevlerinden istifa etti. Kaya, hakkındaki iddiaların tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulması amacıyla görevlerinden ayrıldığını belirtti.

Ancak istifanın ardından gözler, YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre'nin Kaya ve eşi İlyas Kaya'nın Özata Denizcilik hisselerindeki işlemlerine ilişkin ortaya attığı milyarlık iddialara çevrildi.

Emre, Kaya'nın 8 Nisan'da yaklaşık 255 lira seviyesinden 250 bin adet Özata Denizcilik hissesi aldığını, bunun için yaklaşık 63 milyon 359 bin lira yatırdığını ve hisseleri eylül ayında yaklaşık 4 bin 482 liradan satarak 1 milyar 344 milyon lira çektiğini ileri sürdü. Emre, Kaya'nın eşi İlyas Kaya için de benzer işlemler yapıldığı ve yaklaşık 826 milyon lira çekildiği iddiasında bulundu.

Emre ayrıca işlemlerin fon soruşturmasının kamuoyuna yansımasından önce gerçekleştirildiğini savunarak, paraların eylül ayında peş peşe çekildiğini iddia etti.

Şamil Tayyar: "Doğruysa hemen istifa etmeli"

İddiaların ardından AK Parti eski Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar da dikkat çeken bir açıklama yaptı.

Tayyar, Kaya ve eşine ilişkin iddiaların "çok vahim" olduğunu belirterek, iddialar doğruysa istifa edilmesi gerektiğini, doğru değilse de iddiaların derhal yalanlanarak hukuki yollara başvurulması gerektiğini söyledi.

Tayyar ayrıca kamuoyuna yansıyan iddialara o aşamada Kaya ve eşinden açıklama gelmemesine dikkat çekerek, "Açıkçası yorum için biraz da onu bekledim" ifadelerini kullandı.

Tayyar'ın değerlendirmesinin ardından Kaya'nın istifa etmesi dikkat çekti.

"Neden ayrıntılı açıklama yapılmadı?"

Söz konusu iddialar kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, Kaya'nın ilk aşamadaki yanıtı ise ayrıntılı bir açıklama yerine "Müsait değilim" şeklinde oldu. Kaya'nın daha sonra yaptığı istifa açıklamasında da Emre'nin gündeme getirdiği 63 milyon liralık alım, 1 milyar 344 milyon liralık çekim ve işlem tarihleri gibi somut iddialara tek tek yanıt verilmedi.

Dolayısıyla kamuoyunun yanıt beklediği temel sorular arasında, hisse alım-satımlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, işlemlerin hangi tarihlerde yapıldığı, satışlardan ne kadar gelir elde edildiği ve iddialarda belirtilen para transferlerinin doğru olup olmadığı bulunuyor.

Öte yandan iddialar şu aşamada Zeynel Emre'nin açıklamalarına dayanıyor; kamuoyuna açık MKK veya aracı kurum kayıtlarıyla bağımsız biçimde doğrulanmış değil. Ayrıca SPK'nın 25 Eylül tarihli kararında OZATD pay piyasasındaki işlemler nedeniyle 11 kişi hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği, ancak Kaya ve eşinin isimlerinin bu kararda yer almadığı bildirildi.

Ömer Çelik: "Tavizsiz mücadele"

İstifanın ardından AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik ise fon tartışmasına ilişkin açıklamasında, "Her türlü yanlış, yolsuzluk, istismar ve usulsüzlükle mücadele tavizsiz verilecektir" mesajını verdi.

Çelik ayrıca fon krizi olarak adlandırılan gündemin her bir maddesinin, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla ilk andan itibaren partinin yetkili kurumlarınca takip edildiğini söyledi.

Kaya'nın istifasıyla siyasi sorumluluk tartışması yeni bir boyut kazanırken, kamuoyunda milyarlık hisse işlemi iddialarının belgeleri ve ayrıntıları konusunda yapılacak açıklamalar bekleniyor.

Vücudunuz kışa hazır mı?

Mevsim geçişlerinde ani sıcaklık dalgalanmaları bağışıklık sistemini zorluyor. Yapay takviyelere sarılmadan önce, bilimin ışığında vücudunuzu bir kalkana dönüştürecek en etkili doğal yöntemleri ve uzman tavsiyelerini bir araya getirdik

27.09.2026 11:40:00
Eyüp Kabil
 
Vücudunuz kışa hazır mı?
Vücudunuz kışa hazır mı?
Mevsim geçişleri, hava sıcaklıklarındaki dalgalanmalar ve azalan güneş ışığı nedeniyle bağışıklık sistemimizin en çok zorlandığı dönemlerin başında geliyor.

Uzmanlar, enfeksiyon riskine karşı hazır olmak için bağışıklık sistemini destekleyecek doğal yöntemlerin hayati önem taşıdığını belirtiyor. Yapay takviyeler yerine doğru beslenme, kaliteli uyku ve stres yönetimi gibi temel yaşam alışkanlıklarını değiştirmek, vücudun savunma mekanizmasını kalıcı olarak güçlendiriyor.

İşte son bilimsel araştırmalar ve uzman tavsiyeleri ışığında, mevsim değişikliklerinde hastalıklardan korunmanızı sağlayacak en etkili ve doğal formüller:

Renkli beslenin: Tabaklarınızı antioksidanlarla doldurun

Bağışıklık sisteminin hücresel düzeyde savaşabilmesi için antioksidanlara ve vitaminlere ihtiyacı vardır. Tek bir mucizevi besine odaklanmak yerine, beslenmenizde çeşitlilik yaratmak en doğru yaklaşımdır.

• C Vitamini Depoları: Portakal ve mandalina gibi klasik narenciyelerin yanı sıra kivi, kuşburnu, kırmızı kapya biber ve brokoli gibi yüksek oranda C vitamini içeren besinleri günlük diyetinize ekleyin.

• Mor ve Kırmızı Meyveler: Yaban mersini, böğürtlen ve mürdüm eriği gibi koyu renkli meyveler, hücre hasarını önleyen güçlü bileşenler (antosiyaninler) içerir.

• Doğal Antibiyotikler: Sarımsak, soğan ve zencefil içerdikleri kükürtlü bileşikler ve aktif maddeler sayesinde antimikrobiyal özellik gösterir.

Bağırsak sağlığı: Savunma hattı burada başlıyor

İnsan bağışıklık sisteminin yaklaşık yüzde 70'i bağırsaklarda yer alır. Güçlü bir mikrobiyota, virüs ve bakterilere karşı en büyük kalkanınızdır.

• Fermente Gıdalar: Ev yapımı yoğurt, kefir, lahana turşusu (sauerkraut) ve tarhana gibi probiyotik zengini besinler bağırsaktaki dost bakterileri artırır.

• Prebiyotik Desteği: Dost bakterileri beslemek için pırasa, enginar, kereviz, muz ve yulaf gibi lifli gıdalara sofranızda daha fazla yer açın.

Uyku ve stres yönetimi: Görünmez kahramanlar

Yetersiz uyku ve kronik stres, bağışıklık sistemini doğrudan baskılayarak vücudu enfeksiyonlara açık hale getirir.

• Kaliteli Melatonin Salgısı: Vücudun kendini yenilediği ve bağışıklık hücrelerinin üretildiği 23.00 ile 03.00 saatleri arasında derin uykuda olmaya özen gösterin.

• Kortizol Seviyesini Düşürün: Kronik stres, kortizol hormonunu artırarak bağışıklık yanıtını zayıflatır. Gün içinde yapacağınız 15-20 dakikalık yürüyüşler veya nefes egzersizleri bu yükü hafifletir.

Bitki çaylarının gücünden faydalanın

Doğru demlenen bitki çayları, üst solunum yolu enfeksiyonlarına karşı koruyucu bir duvar örebilir.

• Ekinezya ve Adaçayı: Ekinezya bitkisinin bağışıklık hücrelerini aktive ettiği bilinmektedir. Adaçayı ise ağız ve boğaz mukozasını koruyan antiviral bileşenler içerir.

• Ihlamur ve Karanfil: Göğsü yumuşatan ıhlamuru, karanfil ve bir çay kaşığı ham bal ile tatlandırarak tüketebilirsiniz.

Mevsim dönümlerinde vücudunuzun sesine kulak vermek ve bu basit ama etkili alışkanlıkları hayatınıza dahil etmek, sizi kış aylarındaki salgınlardan korumanın en güvenli yoludur.

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 2 şüpheli hakkında yakalama kararı

İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında 2 şüpheli hakkında yakalama kararı çıkarıldı

27.09.2026 01:15:00
AA
 
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 2 şüpheli hakkında yakalama kararı
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 2 şüpheli hakkında yakalama kararı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar sürüyor.

Soruşturma kapsamında hakkında yurt dışı çıkış yasağı uygulanan Tera Yatırım CEO'su Emir Münir Sarpyener ve Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel hakkında yakalama kararı çıkarıldı.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temin edilmesi talep edilmişti.

Şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, bunların 2024'ten bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi istenmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yapılan soruşturmada, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi tutuklanmıştı.

Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya, savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan da adliyeye sevk edilmiş ve tutuklanmıştı.

Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Furkan Baki, Murat Keçeci, Ramazan Erbey, İlhan Aygül, Salih Can Bülbül, Selçuk Kahya, Uğur Akkafa, Samet Çetinel, Celal Yarız, İsmail Ege, Mehmet Yıldırım, Lütfi Çetinel, Berkan Gülen ve Mehmet Erbey'in tutuklanmasına, 3 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilmişti.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen 19 şüphelinin tutuklanmasına, 2 zanlının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verilmişti.

Devam eden soruşturmada 8 şüpheli daha gözaltına alınmış, 6'sının tutuklanmasına hükmedilmişti.

Böylece soruşturmada tutuklananların sayısı 51'e ulaşmıştı.

 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.