logo
11 HAZİRAN 2026

Pandemide psikolojik sorunlar arttı

Uzman Klinik Psikolog Elmas Merve Malas, uzmanların pandemi döneminde hastalıktan dolayı ortaya çıkan ruh sağlığı problemlerini 'ikinci dalga' olarak ifade ettiğini belirterek, bu dönemde psikolog ve psikiyatristlere başvuru sayısının da arttığını söyledi

12.07.2021 11:09:00
Pandemide psikolojik sorunlar arttı
Pandemide psikolojik sorunlar arttı
Uzman Klinik Psikolog Elmas Merve Malas, 2020 Mart ayından bu yana devam eden Covid-19 pandemisi ile mücadelede insan hayatının günlük rutinlerinde, alışkanlıklarında, planlarında ve önceliklerinde değişiklikler olduğunu ifade etti. Pandeminin başlangıcındaki durumla şimdiki durumu kıyaslayan Psikolog Malas, 'Pandemi sürecine alışmaya ve yeni bir hayat rutini oluşturmaya başladık. Hastalıkla ilgili artık daha fazla bilgi sahibiyiz. Bu süreçle beraber kendimizle de ilgili birçok şey öğrenmeye başladık. Bunların en başında, kendi sağlığımızın ve ailemizin sağlığının ne kadar önemli olduğunu anladık. Pandemi döneminde başta sağlık çalışanları olmak üzere pek çoğumuz sevdiklerine hastalık bulaştırma endişesiyle uzunca bir süre bir araya gelemedi. Yeri geldi hastalıktan dolayı sevdiklerimizle vedalaşma fırsatı bile bulamadık. Birbirimize vakit ayırmak için uygun zamanı beklemek yerine elimizdeki anı kullanmamız gerektiğini fark ettik. İkinci olarak; önceden yaparken farkında olmadığımız birçok şeyin, dışarıya çıkmak, alışveriş yapmak, işe, okula gitmek, birlikte vakit geçirmek vb. aktivitelerin bizim için ne kadar önemli olduğunu fark ettik. Pandemi de kısıtlamaların artması insanların günlük rutinlerinin değişmesine ve sosyal hayatlarındaki haraketliliklerin azalmasına neden oldu. Bu dönemde uyku ve yemek rutinimizin bozulmasıyla, bu iki rutinin düzenli ve planlı bir şekilde olmasının krizle baş etmede ne kadar önemli olduğunu anladık' dedi.

'Hastalık yüzünden herkes birbirinden korkar hale geldi"

Pandemi sürecinin ne kadar süre daha devam edeceğine dair belirsizliğin olmasının salgınla olan mücadeleyi zorlaştırdığını aktaran Malas, 'Bununla birlikte kriz durumunda bir şekilde çıkış yolu bularak süreçle nasıl baş ettiğimizi gördük. Elimizden bir şey gelmediği durumlarda da bunun aslında o kadar da kötü bir şey olmadığını sadece biraz sabretmemiz gerektiğini fark ettik. Fiziksel sağlığımızın yanında psikolojik sağlığımızın da ne kadar önemli olduğunu öğrendik. Pandemi döneminde uzmanlar, hastalıktan dolayı ortaya çıkan ruh sağlığı problemlerini 'ikinci dalga' olarak ifade etmektedir. Bu dönemde psikolog ve psikiyatristlere başvuru sayısı arttı. Bu zamana kadar yaşadığımız içsel sıkıntıları hep ikinci plana atmanın zor zamanlarda bizi ne kadar yıprattığını gördük. Bu süreçte kendimizle konuşmayı ve teselli etmeyi öğrendik. Her ne koşulda olursa olsun kendimizle ilgilenmemiz gerektiğini ve kendimize karşı anlayışlı ve şefkatli olmanın, zor durumların üstesinden gelirken bizi ne kadar güçlendirdiğini gördük. Yaşadığımız anın bizim için ne kadar değerli olduğunu anladık. Ertelediğimiz birçok şeyi yapacak fırsatımızın bir daha olamayacağını, bu sebeple istediğimiz şeyler için bir an önce harekete geçmemiz gerektiğini fark ettik. Yalnızlığın bizi Pandemiden daha çok etkilediğini gördük. Sosyalliğimizin azalması ve sevdiklerimizden uzak kalmak bizi daha fazla etkiledi. Hastalık yüzünden herkes birbirinden korkar hale geldi. İnsanların birbirinden uzak durması yalnızlığı daha fazla arttırdı. Yalnızlık birçok psikolojik sıkıntıyla ilişkilidir. Özellikle yalnızlık depresyona girme riskini arttırır' diye konuştu.

Kriz ve felaketlerin ne zaman geleceğine dair öngörüde bulunmanın zor olacağını aktaran Malas, "Bazen bilmediğimiz şeylerin olabileceğini ve öğrenme kapasitemizin hala olduğunu fark etmeliyiz. Hayatın bize ne getireceğini bilemeyiz. Her duruma karşı hazırlıklı olmalıyız. Elimizde limonlar varsa bunlardan limonata yapmayı öğrenmemiz gerekir" dedi.İHA

Küresel sıcaklık artışının 4 yıl içinde 1,5 derece eşiğini aşabileceği öngörülüyor

Dünyanın giderek hızlanan şekilde ısı biriktirdiğini ve sıcaklık artışının 2025'te sanayi öncesi dönem ortalamasına göre 1,37 dereceye ulaştığını tespit eden bilim insanları, bu seviyenin yaklaşık 4 yıl içinde 1,5 dereceyi aşabileceğini öngörüyor.

11.06.2026 15:45:00
AA
Küresel sıcaklık artışının 4 yıl içinde 1,5 derece eşiğini aşabileceği öngörülüyor
Küresel sıcaklık artışının 4 yıl içinde 1,5 derece eşiğini aşabileceği öngörülüyor
Dünya çapında 17 ülkedeki 56 kurumdan 70'in üzerinde bilim insanı tarafından hazırlanan ve Avrupa Komisyonu adına Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi (ECMWF) bünyesindeki Copernicus İklim Değişikliği Servisi (C3S) tarafından yürütülen Küresel İklim Değişikliği Göstergeleri raporunun temel bulguları Earth System Science Data dergisinde yayımlandı.

Rapora göre, tüm iklim sistemi hızla ısınmaya devam ediyor.

İnsan faaliyetlerinden kaynaklanan iklim değişikliği nedeniyle küresel sıcaklık artışı 2025'te sanayi öncesi dönem olan 1850-1900 yılları ortalamasının 1,37 derece üzerine çıktı. Geçen yılki ısınma hızı kayıtlardaki en yüksek seviye oldu.

Küresel sıcaklık artışı 2016-2025 döneminde ise 1,26 derece olarak ölçüldü.

Hızlanan ısınmada sera gazı emisyonlarındaki sert yükseliş etkili oluyor. Büyük ölçüde fosil yakıtların yakılmasından kaynaklanan sera gazı emisyonları 2024'te 56,8 milyar ton karbondioksit eş değeriyle tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı.

Rapordaki bulgular ayrıca 2025'in kayıtlardaki en sıcak üçüncü yıl olduğunu teyit etti.

Bilim insanları giderek hızlanan ısınma nedeniyle küresel sıcaklık artışının yaklaşık 4 yıl içinde 1,5 dereceyi aşabileceğini öngörüyor.

İklim değişikliğiyle mücadele kapsamında 2015'te imzalanan Paris Anlaşması kapsamında küresel sıcaklık artışının yüzyıl sonunda 1,5 dereceyle sınırlandırılması veya 2 derecenin altında tutulması hedefleniyor ancak bulgular bu eşiğin aşılma riskinin arttığını ortaya koyuyor.

Küresel sıcaklık artışını sınırlandırmak için ülkelerin 2030'a kadar karbonsuzlaşma çabalarını büyük ölçüde artırması gerekiyor.

Son 10 yıldaki ısınmanın neredeyse tamamı insan faaliyetlerinden kaynaklandı
ECMWF bünyesindeki C3S İklim Stratejik Lideri Samantha Burgess, rapora ilişkin değerlendirmesinde, son 10 yıldaki ısınmanın neredeyse tamamının insan faaliyetlerinden kaynaklandığını belirterek, "Bunun geçim kaynakları ve ekosistemler üzerindeki etkileri halihazırda dünyanın dört bir yanında hissediliyor ve sıcaklıklar yükselmeye devam ettikçe bu etkiler hızlanacak." ifadesini kullandı.

İngiltere Meteoroloji Ofisi (Met Office) Bilim Uzmanı Matt Palmer da dünyadaki sera gazı salımının her zamankinden daha yüksek olduğuna işaret ederek, "Bu da daha fazla ısının atmosferde hapsolmasına ve dünyanın enerji dengesinin giderek daha fazla bozulmasına yol açıyor." değerlendirmesinde bulundu.

Güney Kore Pusan Ulusal Üniversitesi İklim Bilimleri Araştırma Merkezi Profesörü June-Yi Lee, denizel sıcak hava dalgalarının giderek daha sık görüldüğünü dile getirdi.

Bu durumun okyanus yüzeyindeki süregelen ısınmayla tutarlı olduğunu kaydeden Lee, "Denizel sıcak hava dalgalarının yaşandığı gün sayısı, 1991 ve 2025 yılları arasında dünya genelinde üç katından fazla arttı. Bu olaylar deniz ekosistemlerine zarar verirken gıda üretimini, ekonomileri ve kıyı koruma sistemlerini de tehdit ediyor. Bu durum ayrıca okyanus-atmosfer karbon alışverişini, okyanusların asitlik ve oksijen seviyelerini bozuyor ve karalarda görülen aşırı hava olaylarını daha da şiddetlendirebiliyor." ifadelerini kullandı.

Hollanda Kraliyet Deniz Araştırmaları Enstitüsü Araştırma Lideri Aimee Slangen deniz seviyesindeki rekor artışa dikkati çekerek, şu bilgileri paylaştı:

"2025'te küresel deniz seviyesi, 1901'den beri toplam 23 santimetrelik yükselişle yeni bir rekora ulaştı. Bu yükseliş yılda yaklaşık 1,8 milimetrelik bir hızla gerçekleşiyor ve bu hız giderek artıyor. Bu küçük bir değişim gibi görünebilir, ancak bu düzeydeki bir yükseliş bile dünyanın birçok alçak kıyı bölgesinde kıyı taşkınlarını artırıyor, geçim kaynaklarına ve ekosistemlere zarar veriyor."

YKS'ye son 9 gün: Büyük maratonun son düzlüğüne girildi

Milyonlarca adayın geleceğine yön verecek olan Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS), bu yıl 20-21 Haziran 2026 tarihlerinde gerçekleşecek. Büyük bir maratonun son düzlüğüne girerken, geride kalan ayların emeğini taçlandırmak artık sadece çok çalışmaya değil, mevcut birikimi doğru yönetmeye bağlı

11.06.2026 13:47:00 / Güncelleme: 11.06.2026 13:52:24
Hasan Gündoğdu
YKS'ye son 9 gün: Büyük maratonun son düzlüğüne girildi
YKS'ye son 9 gün: Büyük maratonun son düzlüğüne girildi
Bu kritik dönemeçte hem akademik hazırlığı zirveye taşımak hem de zihinsel dayanıklılığı korumak için izlenmesi gereken stratejik yol haritasını iki temel başlık altında ele alalım






1) Akademik ve Pratik Hazırlık: Son Virajda Doğru Hamleler

Artık sıfırdan kalın konu kitaplarına başlayıp her şeyi öğrenmeye çalışmak yerine, eldeki sermayeyi en verimli şekilde kullanma zamanıdır.

Deneme Analizi" Altın Anahtardır

Bu aşamada sadece deneme çözmek yetmez; denemeden sonra yapılacak analiz, çözme eyleminden çok daha kıymetlidir.

Hata Defteri: Yanlış yapılan veya boş bırakılan soruları tespit edip anında o konunun püf noktalarına geri dönün. Aynı hatayı gerçek sınavda yapmamak için bu soruları bir "hata defteri" veya panosunda toplayın.

Zaman Yönetimi: Denemeleri kronometre eşliğinde, tıpkı gerçek sınav saatinde (sabah 10.15) başlatarak çözün. Hangi teste kaç dakika ayırdığınızı sabitleyin ve sınav anında asla radikal bir strateji değişikliğine gitmeyin.






Nokta Atışı Tekrarlar ve MEB Kazanımları

* Büyük konu anlatımlarından ziyade formül kağıtları, kısa özetler ve kavram haritaları üzerinden hızlı turlar atın.
* Özellikle AYT kısmında net getirisinin yüksek olduğunu bildiğiniz, tam oturmamış mini konulara (örneğin biyolojide bir sistem, fizikte bir formül veya edebiyatta nokta atışı bir dönem) odaklanın.
* Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) son yıllardaki soru tarzlarını ve kazanım testlerini mutlaka gözden geçirin.

Biyolojik Saati Sınava Senkronize Etmek

Vücudun da bir hafızası vardır. Sınavdan en az 10-12 gün önce biyolojik saatinizi 20-21 Haziran sabahına uyarlamalısınız.

* Her sabah en geç 07.30'da uyanmış olun.
* Zihninizin en açık, odaklanmanızın en yüksek olması gereken 10.15 - 13.00 saatleri arasını kesinlikle masada soru çözerek ya da deneme üzerinde geçirin. Bu saatlerde uyuklama veya yayılma alışkanlığınız varsa hemen terk edin.






2) Psikolojik Hazırlık: Zihni Sınavın Hakimi Yapmak

YKS sadece bir bilgi sınavı değil, aynı zamanda bir duygu yönetimi sınavıdır. Bilgiyi kağıda dökecek olan mekanizma, sakin ve odaklanmış bir zihindir.

Kaygıyı Yok Etmeye Değil, Yönetmeye Odaklanın

Uzmanların da belirttiği gibi, kaygı beynin doğal bir alarm sistemidir ve belirli bir düzeyde olması sizi zinde tutar.

Düşünceyi Dönüştürün: Zihninize üşüşen "Bu sınavda başarısız olursam hayatım biter" gibi yıkıcı cümleleri, gerçekçi olanlarla değiştirin: "Bu sınav geleceğim için önemli bir basamak ancak benim tek varlık sebebim ve hayatımın tek belirleyicisi değil. Ben elimden gelen emeği verdim."

Gerçekçi Olun: Her düşünce bir gerçeklik barındırmaz. Felaket senaryoları yazmayı bıraktığınız an, omuzlarınızdaki yükün hafiflediğini göreceksiniz.






Sosyal İzolasyon ve Kıyaslama Tuzağı

* Sosyal medyada dolaşan "Günde 15 saat çalışıyorum", "Denemelerde 115 netin altına düşmüyorum" tarzı paylaşımlardan ve forumlardan bu dönemde tamamen uzak durun.
* Sizin tek rakibiniz, bir önceki denemede yaptığınız hatalardır. Başkalarının süreçleri sadece sahte bir yetersizlik hissi doğurur.

Nefes ve Gevşeme Egzersizleri

Deneme çözerken veya durup dururken kalbinizin hızlı çarptığını, nefesinizin daraldığını hissettiğiniz anlarda **4-4-4 tekniğini** uygulayın:

1. 4 saniye boyunca burnunuzdan derin bir nefes alın.
2. Bu nefesi 4 saniye boyunca içinizde tutun.
3. Ardından 4 saniyede ağzınızdan yavaşça üfleyerek verin.
Bu pratik, otonom sinir sisteminizi sakinleştirerek beyninize "her şey yolunda" mesajı gönderir.






Sınavdan Hemen Önceki Günler İçin Kısa Hatırlatmalar

* Ders Çalışmayı Ne Zaman Bırakmalı? Sınavdan 1-2 gün önce (genellikle Perşembe akşamı veya Cuma sabahı) yoğun akademik çalışmayı bırakın. Cuma gününü tamamen zihni dinlendirmeye, hafif yürüyüşler yapmaya ve sınav belgelerini kontrol etmeye ayırın.

* Beslenme ve Fiziksel Koruma: Daha önce hiç denemediğiniz yemekleri yemeyin. Sakatlanma riski barındıran ağır sporlardan veya fiziksel aktivitelerden uzak durun.

* Sınav Anı Taktikleri: Sınavda turlama tekniğini mutlaka kullanın. İnatlaştığınız bir soru size zaman kaybettirir ve moralinizi bozar. Soruyla kavga etmeyin; yanına bir işaret koyup geçin, vaktiniz kalırsa geri döneceksiniz.

Unutmayın; 20-21 Haziran tarihlerinde o kitapçık önünüze geldiğinde, sorulan sorular uzaydan gelmiş olmayacak. Aylardır çözdüğünüz, üzerine kafa yorduğunuz kavramların birer benzeri olacak. Kendinize, uykusuz kaldığınız sabahlara ve akıttığınız alın terine güvenin.

12. kattan düşen çocuk hayati tehlikeyi atlattı

Adana'da apartmanın 12. katındaki pencereden düşmesi sonucu ağır yaralanan 14 yaşındaki çocuğun sağlık durumu iyiye gidiyor

 

11.06.2026 13:30:00
Anadolu Ajansı
12. kattan düşen çocuk hayati tehlikeyi atlattı
12. kattan düşen çocuk hayati tehlikeyi atlattı

Adana'nın merkez Yüreğir ilçesi Dadaloğlu Mahallesi'nde 4 Haziran'da Ecrin Karaca, apartmanın bahçesinde oynayan kardeşini kontrol etmek için 12. katın koridorundaki pencereden sarktığı sırada düştü.

Bina girişindeki metal sundurmaya çarpıp zemine düşmesi nedeniyle ağır yaralanan Karaca, evinin yakınındaki özel hastanede yapılan müdahalelerin ardından Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildi.

Hastanede ameliyat edilen kız çocuğu, hayati tehlikeyi atlattı.

Çocuğun, metal sundurmaya çarparak zemine düşmesi binanın güvenlik kamerasınca kaydedildi. Kayıtta, annenin aralarında olduğu bina sakinlerinin çocuğun başında toplanması da yer aldı.

"Kızım elini uzatarak 'Baba sizi bırakmayacağım' dedi"

Baba Hakan Harput Karaca, hastanede gazetecilere, olay sırasında apartmanın bahçesinde bulunan eşinin düşen kişinin kızları olduğunu fark edince şoke olduğunu söyledi.

Sağlık çalışanı komşularının kızının yardımına koştuğunu, sonrasında hastaneye gittiklerini dile getiren Karaca, "Hastanede polis kardeşlerimizden biri beni çağırdı. İşte umutlar o zaman yeşerdi. Bana kızımın bilincinin yerinde olduğunu ve konuştuğunu söylediler. Çok kısa görüntüsünü gösterdikten sonra mucizelerin devamı geldi çok şükür, elhamdülillah." dedi.

Karaca, kızını görme şansı bulduğunu belirterek, şöyle konuştu:

"Kızım sürekli 'Babamı istiyorum' demiş. Çok kısa süreliğine beni çağırdılar. Kızım elini uzatarak 'Baba sizi bırakmayacağım' dedi. Hayatımın çok farklı bir dönüm noktasıydı. Şu an çok şükür iyi. 12. kattan düşmesine rağmen herhangi bir solunum cihazına bağlanmadı, bilinç kaybı yaşamadı. Gece 4 saat süren ameliyat oldu. Çok şükür kısa süre sonra da doktorumuz çocuğumuzun kalkıp rahat şekilde yürüyebileceğini söyledi."

"12. kattan düşüp de böyle olanıyla ilk defa karşılaştım"

Ameliyatı gerçekleştiren ekipte yer alan Op. Dr. Mesut Uluöz de düşen çocuğun çarpmasıyla çöken metal sundurmanın "hava yastığı" görevi gördüğünü anlattı.

Ecrin'in vücudunda ciddi kırıklar olmasına rağmen hayatta kaldığını ve genel durumunun iyi olduğunu aktaran Uluöz, şunları kaydetti:

"Uyluk ve kaval kemiğinde, dirseğinde iki ayrı kemikte parçalı kırıkları var. Dün akşam itibarıyla iki ekip girdik ve başarılı şekilde ameliyatlarını tamamladık. Çocuk olduğu için yaralanması kötü ama inşallah biz muvaffak olacağımıza inanıyoruz. İyi bir rehabilitasyonla işi çözeceğiz inşallah. 12. kattan düşüp de böyle olanıyla ilk defa karşılaştım. Dünya literatüründe de tahmin ediyorum çok olan bir vaka değil. Çok büyük bir şans." 

İBB davasının 49. gününde savunma yapan Medya A.Ş. Halkla İlişkiler Müdürü Elif Güven: Yurt dışındayken kendi ayağıyla dönen ben, kaçma şüphesiyle tutuklandım

İBB'ye yönelik 'yolsuzluk' davasında aralarında tutuklanarak görevinden uzaklaştırılan CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 68 tutuklu ve çok sayıda tutuksuz sanık, ilk duruşmanın 49. gününde hâkim karşısına çıktı

11.06.2026 13:00:00
Haber Merkezi
İBB davasının 49. gününde savunma yapan Medya A.Ş. Halkla İlişkiler Müdürü Elif Güven: Yurt dışındayken kendi ayağıyla dönen ben, kaçma şüphesiyle tutuklandım
İBB davasının 49. gününde savunma yapan Medya A.Ş. Halkla İlişkiler Müdürü Elif Güven: Yurt dışındayken kendi ayağıyla dönen ben, kaçma şüphesiyle tutuklandım
İBB davası başladı. Dün iş insanı Nihat Sütlaş ve eski Kültür A.Ş. Satın Alma Müdürü Halil Burak Atalan savunmasını yapmıştı.

Duruşmada, "etkin pişmanlık" ifadesini geri çeken Medya A.Ş. Halkla İlişkiler Müdürü Elif Güven, savunması için söz aldı. Güven, "20 yıldır iş hayatımda profesyonel olarak çalışıyorum. Hiçbir suç işlemedim. Kariyerimi tırnaklarımla kazıyarak oluşturdum. Bugün karşınıza özgürlüğümden mahrum bırakılarak tutuklu sanık olarak çıkıyorum" dedi.

Güven, 19 Mart'ta yıllık izinde olduğunu ve İtalya'da bulunduğunu belirtti. Telefondan hakkında gözaltı kararı olduğunu öğrendiğini söyleyen Güven, "Annem haberi duyunca fenalaştı. Annemi sakinleştirdim, hemen sonra toparlandık ve beraber Türkiye'ye döndük. Havalimanında gözaltına alınmış oldum. Kaçma şüphesiyle tutuklandım. Soruyorum başkanım, yurt dışındayken kendi ayağıyla dönen ben, kaçma şüphesiyle tutuklandım" dedi.

Nevşehir merkezli dolandırıcılık operasyonu: 41 gözaltı

Nevşehir merkezli 19 ilde düzenlenen ve yaklaşık 120 milyon liralık dolandırıcılık ağının deşifre edildiği operasyonda 41 şüpheli gözaltına alındı

11.06.2026 12:55:00
İHA
Nevşehir merkezli dolandırıcılık operasyonu: 41 gözaltı
Nevşehir merkezli dolandırıcılık operasyonu: 41 gözaltı
Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince 13 ay süren projeli çalışma kapsamında, sosyal medya üzerinden vatandaşları dolandıran şüphelilere yönelik geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi.






Bir vatandaşın Facebook üzerinden gördüğü faizsiz kredi ilanı nedeniyle iletişime geçtiği kişilerce toplam 1 milyon 255 bin 900 lira dolandırıldığı yönündeki başvurusu üzerine yapılan çalışmalarda aynı dosya kapsamında 3 kişinin daha ürün satışı ve yatırım vaadiyle dolandırıldığı belirlendi. Ekiplerin yürüttüğü teknik ve fiziki takip sonucunda, şüphelilerin ülke genelinde çok sayıda vatandaşı benzer yöntemlerle yaklaşık 120 milyon lira dolandırdığı tespit edildi. 






Dolandırıcılıktan elde edilen paraların ödeme kuruluşları ve banka hesapları aracılığıyla kripto para borsalarına aktarıldığı, ardından soğuk cüzdanlar arasında transfer edilerek izinin kaybettirilmeye çalışıldığı belirlendi. Ayrıca suçtan elde edilen gelirlerle ev ve araç satın alındığı, şüphelilerin lüks yaşam sürdükleri tespit edildi. Nevşehir merkezli olmak üzere Adana, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Batman, Bursa, Düzce, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Kocaeli, Manisa, Mardin, Mersin, Osmaniye, Tokat ve Van'da 52 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 45 şüpheliden 41'i yakalanırken, firari 4 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi.








Şüphelilere ait çok sayıda dijital materyale el konulurken, emniyetteki işlemleri tamamlanan 31 şüpheli adliyeye sevk edildi.

Karayalçın'dan kritik uyarı: 'Biz tartışırken erken seçim gelebilir'

Eski SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın, CHP'de devam eden "mutlak butlan" ve kurultay tartışmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Karayalçın, partinin olağanüstü kurultaya gitmesi gerektiğini savunurken, AKP'nin bu süreçte erken seçim kararını gündeme taşıyabileceğini öne sürdü

11.06.2026 12:21:00
Haber Merkezi
Karayalçın'dan kritik uyarı: 'Biz tartışırken erken seçim gelebilir'
Karayalçın'dan kritik uyarı: 'Biz tartışırken erken seçim gelebilir'
CHP'de yargı kararının ardından başlayan "mutlak butlan" tartışmaları ve kurultay polemikleri sürerken, eski SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın'dan dikkat çeken değerlendirmeler geldi. Sözcü TV'de İpek Özbey'in sunduğu programa konuk olan Karayalçın, CHP'nin mevcut süreçten çıkabilmesi için olağanüstü kurultaya gitmesi gerektiğini söyledi.

Karayalçın, CHP'nin iç tartışmalarla meşgul olduğu bir dönemde iktidarın erken seçim hamlesi yapabileceğini savundu.

Bu ihtimalin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Karayalçın, "Biz olağanüstü kurultay tartışmalarını sürdürürken bir anda AKP'nin erken seçim konusunu gündeme getirdiğini görebiliriz. Hatta bu kararın, bizim tartışmalarımızın en yoğun olduğu dönemde gündeme taşınacağını düşünüyorum. Bu ihtimali de dikkate almak zorundayız" ifadelerini kullandı.

Olağanüstü kurultay sürecinin önemine dikkat çeken Karayalçın, delegeler ve parti üyelerinin de bu yönde beklenti içinde olduğunu söyledi.

Parti tüzüğünde yer alan hükümlere işaret eden Karayalçın, gerekli sayıda imzanın toplandığını belirterek, "Tüzüğümüzün öngördüğü süreçler işletildi ve gerekli sayıda arkadaşımız bu talebi imzaladı. Bu noktadan sonra Sayın Kılıçdaroğlu'nun bunu yürürlüğe koymaması mümkün değildir" dedi.

Karayalçın, olağanüstü kurultay talebinin tüzükte belirtilen şartları taşıması halinde Genel Başkan'ın bu süreci işletmekle yükümlü olduğunu savundu.

Karayalçın, "Genel Başkan, usulüne uygun şekilde hazırlanmış ve gerekli şartları taşıyan olağanüstü kurultay talebini yürürlüğe koymak zorundadır. Bunun herhangi bir tedbir ya da benzeri bir süreçle ilgisi yoktur" ifadelerini kullandı.

Diyarbakır'da Yapı Kredi Bankası şubesine silahlı saldırıyla ilgili 2 tutuklama

Diyarbakır'ın merkez Sur ilçesindeki Yapı Kredi Bankası şubesine düzenlenen silahlı saldırıya ilişkin 2 kişi şüpheli tutuklandı

11.06.2026 08:00:00
İHA
Diyarbakır'da Yapı Kredi Bankası şubesine silahlı saldırıyla ilgili 2 tutuklama
Diyarbakır'da Yapı Kredi Bankası şubesine silahlı saldırıyla ilgili 2 tutuklama
Diyarbakır'ın merkez Sur ilçesindeki Yapı Kredi Bankası şubesine düzenlenen silahlı saldırıya ilişkin 2 kişi şüpheli tutuklandı

İl Emniyet Müdürlüğünün sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda şunlar ifade edildi:

"Sur ilçesindeki bir banka şubesine yönelik 8 Haziran 2026 günü 02.20 sıralarında gerçekleştirilen kurşunlama olayı ile ilgili olarak; Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) ile çevre iş yeri kameraları üzerinden yapılan tespitler ve araştırmalar neticesinde başlatılan operasyonda, kurşunlama olayındaki silahı kullanan Ö.M. ve olaya iştirak ettiği anlaşılan M.K. isimli şahıslar Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği tarafından aynı gün içerisinde yakalanarak gözaltına alınmıştır.



Emniyetteki işlemlerinin ardından 10 Haziran 2026 günü adliyeye sevk edilen her iki şüpheli de çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilmiştir."

102 yıl 4 ay hapse mahkum edilmişti

Kamuoyunda "yüksek karlı gizli fon" adıyla bilinen dolandırıcılık davasında yerel mahkemece verilen 102 yıl 4 ay hapis cezasına ilişkin hüküm İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince bozulan Seçil Erzan, 11 Eylül'de yeniden hakim karşısına çıkacak

10.06.2026 20:00:00
Anadolu Ajansı
102 yıl 4 ay hapse mahkum edilmişti
102 yıl 4 ay hapse mahkum edilmişti

Kamuoyunda "yüksek karlı gizli fon" adıyla bilinen dolandırıcılık davasında yerel mahkemece verilen 102 yıl 4 ay hapis cezasına ilişkin hüküm İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince bozulan Seçil Erzan, 11 Eylül'de yeniden hakim karşısına çıkacak.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, kamuoyunda "yüksek karlı gizli fon" adıyla bilinen dolandırıcılık davasına ilişkin Seçil Erzan'ın da arasında olduğu bazı sanıklar yönünden kurulan hükümleri bozmasının ardından dosya, İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi.

Mahkeme heyetince hazırlanan tensip zaptında, sanıklar Seçil Erzan ve Rüya Sağır'ın müşteki Fatih Terim'e yönelik eylemleri nedeniyle dosyanın ayrılmasına karar verildiği belirtildi.

Tensip zaptında, Erzan'ın müştekiler Arda Turan, Buse Terim, İsmail İbrahim Çağlar, Selçuk İnan, Fernando Muslera, Musa Mert Çetin, Ömer Kahraman, İbrahim Kocabaldır, Uğur ve Nurettin Gözaçan, Nuray Şengüler, Kaan, Sevgi ve Tursun Sinih, Fatih Altıntaş, Melis Özsüt Şener, Emre ve Emrah Çolak, Bülent ve İnci Çeviker, Mert Zeydanlı, Volkan Bahçekapılı, Deniz Güzel, Emre Belözoğlu, Burhan Taşpolat ve Evrim Pınar Güzel'e yönelik eylemlerinin, uzlaştırma kapsamında kalması ihtimaline binaen dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği kaydedildi.

Sanık Nazlı Can'ın, müştekiler Ömer Kahraman, İbrahim Kocabaldır ve Deniz Güzel'e yönelik eylemlerinin, sanık Hüseyin Eligül'ün de müştekiler Hacer ve Hasan Çorbacı, Nesrin Çakır ile İbrahim Kocabaldır'a yönelik eylemlerinin, katılan-sanık Nur Erkasap'ın ise müştekiler Volkan Bahçekapılı, Emre Belözoğlu, Mert Zeydanlı ve Ömer Kahraman'a yönelik eylemlerinin de uzlaştırma kapsamında kalması ihtimaline binaen dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği kaydedildi.

Tensip zaptında, dosyada tutuklu bulunması nedeniyle, tüm katılanlar hakkında zorla getirme emri düzenlenmesine hükmeden mahkeme, duruşmanın 11 Eylül'de yapılmasını kararlaştırdı.

Karar

Davayı 1 Aralık 2025'te karara bağlayan İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi, sanık Seçil Erzan'ı 27 müştekiye karşı "nitelikli dolandırıcılık", "özel belgede sahtecilik" ile "güveni kötüye kullanma" suçlarından toplam 102 yıl 4 ay hapis ile toplam 753 bin 880 lira adli para cezasına çarptırmıştı.

Mahkeme heyeti, kararında, sanık Erzan hakkında "özel belgede sahtecilik" suçundan her bir katılana yönelik ayrı ayrı ceza istemiyle kamu davası açıldığını anımsatarak, bu suçun mağdurunun kamu olduğunu, sanığın eyleminin de tek olduğunun kabul edildiğini belirtmişti.

Kararda ayrıca "özel belgede sahtecilik" suçundan verilen 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar veren heyet, Erzan'ın bu suç yönünden 5 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına hükmetmişti.

Erzan'ın, katılanlar Nesrin Çakır, Kaan Sinih, Sevgi Sinih, Tursun Sinih, Erkan Karaca, Atilla Baltaş, Ercüment Gülen, Bakiye Gülen, Kemal Tanın Yılmaz, Merve Özer Yılmaz ile müşteki sanıklar Mojtaba Haghani, Nur Erkasap ve Süleyman Arslan'a yönelik eyleminden dolayı da beraatine karar verilmişti.

Diğer sanıklara verilen cezalar

Heyet, sanık Ali Yörük'ü, 4 müştekiye karşı "nitelikli dolandırıcılık" suçundan 15 yıl 1 ay 15 gün hapis ile 150 bin lira para cezasına, sanık Atilla Yörük'ü de 4 müştekiye karşı aynı suçtan 7 yıl 6 ay 17 gün hapis ile 75 bin lira para cezasına çarptırmıştı.

Sanık Nur Erkasap'ı 3 müştekiye karşı "nitelikli dolandırıcılık" suçundan 9 yıl 4 ay 15 gün hapis ile 79 bin 160 lira para cezasına çarptıran heyet, sanık Hüseyin Eligül'e de 3 müştekiye karşı aynı suçtan 5 yıl 2 ay hapis ile 7 bin 600 lira para cezası vermişti.

Heyet, sanık Nazlı Can'ı 3 müştekiye karşı "nitelikli dolandırıcılık" suçundan 4 yıl 5 ay 20 gün hapis ile 31 bin 500 lira para cezasına çarptırırken, sanık hakkında 6 müştekiye karşı bu suçtan beraat hükmü kurmuştu.

Sanık Süleyman Aslan da "tefecilik" suçundan 2 yıl 6 ay hapis ile 20 bin lirayla cezalandırılırken, Mojtaba Haghani, Asiye Öztürk, Mehmet Aydoğdu, Hakan Ateş, Rüya Sağır, Kerem Can ve Candaş Gürol'ün ise beraatine karar verilmişti.

İstinaf kararı

Gerekçeli kararın yazılmasının ardından dosya istinafa taşınmıştı.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi, ilk derece mahkemesinin hüküm kurulurken birleşen dosya bilgilerine yer vermediği ve bunun da denetim güçlüğüne sebebiyet verdiği gerekçesiyle itirazları yerinde görmüştü.

Ceza Dairesi, sanık Erzan'ın yargılanması sırasında bazı usullerin uygulanmadığını belirterek, kararın bozularak dosyanın yerel mahkemeye geri gönderilmesine hükmetmişti.

Bazı sanıklar hakkında verilen hapis cezası kararlarını da bazı usullerin uygulanmadığı gerekçesiyle bozan daire, bir kısım sanıklar yönünde verilen kararları hukuka uygun bulmuştu. 

Mustafa Bozbey’e 402 yıl hapis isteniyor

Görevden uzaklaştırılan ve tutuklu bulunan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey hakkında yürütülen yolsuzluk soruşturmasında iddianame kabul edildi. 862 sayfalık dev dosyada Bozbey için "suç örgütü kurmak ve yönetmek" ile "rüşvet" suçlarından 402 yıla kadar hapis cezası talep edilirken, eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem için istenen ceza 946 yılı buldu

10.06.2026 17:20:00
Haber Merkezi
Mustafa Bozbey’e 402 yıl hapis isteniyor
Mustafa Bozbey’e 402 yıl hapis isteniyor
Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen fahiş rüşvet, usulsüzlük ve organize suç örgütü soruşturmasında çok önemli bir eşik daha aşıldı. Geçtiğimiz Nisan ayında tutuklanan ve İçişleri Bakanlığı tarafından geçici tedbirle görevden uzaklaştırılan CHP'li Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey hakkındaki iddianame, mahkeme tarafından resmi olarak kabul edildi.

862 sayfalık iddianame kabul edildi

Cumhuriyet savcılarının titizlikle hazırladığı 862 sayfalık kapsamlı iddianame, yargılamanın önünü açtı. Toplam 63 sanığın yer aldığı dev dosyada, Mustafa Bozbey'in yanı sıra eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem, belediye çalışanları ve çok sayıda müteahhit hakim karşısına çıkacak. Şüphelilerin, paravan şirketler ve usulsüz imar ruhsatları üzerinden organize biçimde fahiş miktarda haksız kazanç sağladıkları ileri sürülüyor.

Ağır suçlamalar: Örgüt liderliği ve kara para aklama

Mahkeme tarafından kabul edilen dosyada Mustafa Bozbey'e yönelik suçlamalar oldukça ağır. Soruşturma kapsamında "suç örgütü lideri" olmakla suçlanan Bozbey'e şu cezaların verilmesi talep ediliyor:

• Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme

• Rüşvet almak ve usulsüzlük yapmak

• Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aile bireyleri eliyle aklamak

• İmar kirliliğine neden olmak ve kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi

Bozbey suçlamaları reddetti

Daha önce savcılıkta verdiği ifadeleri ortaya çıkan Mustafa Bozbey, hakkındaki tüm iddiaları "iftira" olarak nitelendirmişti. Nilüfer Belediye Başkanlığı dönemine ait şirket hisselerini 1999 yılında seçildikten hemen sonra aile bireylerine devrettiğini savunan Bozbey, suç örgütü kurmadığını ve kimseden rüşvet almadığını beyan ederek etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istemediğini belirtmişti.

Yargılama süreci başlıyor

Nisan ayından bu yana cezaevinde olan Mustafa Bozbey ve diğer tutuklu sanıkların yapılan ara kararda tutukluluk hallerinin devamına hükmedilmişti. İddianamenin kabul edilmesiyle birlikte, davanın önümüzdeki günlerde Bursa 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nde duruşma takviminin netleşmesi ve yargılamanın başlaması bekleniyor.

Dışişleri Bakanı Fidan, haftaya Rusya'ya gidecek

Nisan ayında Lavrov'u Antalya'da ağırlayan Fidan, Moskova'ya giderek Rus mevkidaşıyla bir kez daha durum değerlendirmesi yapacak

10.06.2026 14:01:00
Haber Merkezi
Dışişleri Bakanı Fidan, haftaya Rusya'ya gidecek
Dışişleri Bakanı Fidan, haftaya Rusya'ya gidecek
Nisan ayında Lavrov'u Antalya'da ağırlayan Fidan, Moskova'ya giderek Rus mevkidaşıyla bir kez daha durum değerlendirmesi yapacak.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın önümüzdeki hafta Moskova'yı ziyaret edeceği açıklandı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Fidan'ın 15-17 Haziran tarihlerinde Moskova'yı ziyaret edeceğini bildirdi.

Zaharova, Fidan'ın Moskova'daki temasları sırasında Rus mevkidaşı Sergey Lavrov'la görüşeceğini kaydetti.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.