'Pansumana değil reforma ihtiyaç var'
TÜRKONFED Yönetim Başkanı Orhan Turan, ekonomide enflasyondan büyümeye şu an yaşanmakta olan kronik hastalığın dermanının doğru teşhis ve doğru tedavide olduğunu ifade ederek, "İyileşme için hem ekonomik hem de demokratik alanda yapısal reformlara imza atılmalı" dedi
10.12.2018 00:00:00





Aralarında TÜSİAD dahil 150'ye yakın dernek ve federasyonun çatı örgütü olan Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu'nun (TÜRKONFED) Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan, üçüncü çeyrek büyüme rakamına ilişkin değerlendirmede bulundu.
Ağustos ve Eylül aylarında TL'de yaşanan değer kaybının özellikle inşaat ve makine yatırımlarında daralmaya ve sanayi üretiminde yavaşlamaya yol açtığını dile getiren Turan, "Büyüme verisi, uzun süredir sürdürülebilirliği tartışılan ekonomik büyüme modelinde değişiklik işaretleri göstermesi açısından oldukça dikkat çekici. Büyümenin itici gücünün iç tüketim değil, net ihracat verileri olması önemli. Beklentilerin altında gerçekleşen bu büyüme oranı ile Türkiye'nin yılı artık yüzde 3'ün altında bir büyüme ile kapatacağını söyleyebiliriz" dedi.
Türkiye'nin potansiyeli var
Türkiye ekonomisinin geçmişte olduğu gibi yüzde 5 ve üstünde büyüme oranlarına imza atabilecek nitelik ve güçte olduğunu kaydeden Turan, şunları söyledi: "Enflasyondan büyümeye, şu an yaşamakta olduğumuz ve ara sıra ateşimizi de yükselten kronik hastalığımızın dermanının ise doğru teşhis ve doğru tedavi olduğunu düşünüyoruz. Ekonomide geçici pansumanlara değil aksine kalıcı tedaviye ihtiyacımız var. Kalkınma odaklı sürdürülebilir büyümenin yolu, hem ekonomik hem de demokratik alanda yapısal reformlara imza atabilmekten geçiyor. Ekonomide yavaşlama sinyalinin en çok KOBİ'lerimizi etkileyeceği de açıktır. Ülkenin can damarları olan KOBİ'lerimizin kırılgan yapılarını güçlendirecek adımlar atılması hayati önemdedir. Finansmana erişimde sıkıntı yaşayan, yüksek teknoloji kullanımı, yüksek katma değerli üretim ve ihracat gücü sınırlı olan KOBİ'ler için nakit akışının devamlılığı oldukça kritiktir."
HABER MERKEZİ
Ağustos ve Eylül aylarında TL'de yaşanan değer kaybının özellikle inşaat ve makine yatırımlarında daralmaya ve sanayi üretiminde yavaşlamaya yol açtığını dile getiren Turan, "Büyüme verisi, uzun süredir sürdürülebilirliği tartışılan ekonomik büyüme modelinde değişiklik işaretleri göstermesi açısından oldukça dikkat çekici. Büyümenin itici gücünün iç tüketim değil, net ihracat verileri olması önemli. Beklentilerin altında gerçekleşen bu büyüme oranı ile Türkiye'nin yılı artık yüzde 3'ün altında bir büyüme ile kapatacağını söyleyebiliriz" dedi.
Türkiye'nin potansiyeli var
Türkiye ekonomisinin geçmişte olduğu gibi yüzde 5 ve üstünde büyüme oranlarına imza atabilecek nitelik ve güçte olduğunu kaydeden Turan, şunları söyledi: "Enflasyondan büyümeye, şu an yaşamakta olduğumuz ve ara sıra ateşimizi de yükselten kronik hastalığımızın dermanının ise doğru teşhis ve doğru tedavi olduğunu düşünüyoruz. Ekonomide geçici pansumanlara değil aksine kalıcı tedaviye ihtiyacımız var. Kalkınma odaklı sürdürülebilir büyümenin yolu, hem ekonomik hem de demokratik alanda yapısal reformlara imza atabilmekten geçiyor. Ekonomide yavaşlama sinyalinin en çok KOBİ'lerimizi etkileyeceği de açıktır. Ülkenin can damarları olan KOBİ'lerimizin kırılgan yapılarını güçlendirecek adımlar atılması hayati önemdedir. Finansmana erişimde sıkıntı yaşayan, yüksek teknoloji kullanımı, yüksek katma değerli üretim ve ihracat gücü sınırlı olan KOBİ'ler için nakit akışının devamlılığı oldukça kritiktir."
HABER MERKEZİ
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.































































































