Para basılıp halka dağıtılsın
İş dünyası ve uzmanlar, koronavirüs salgınının Türkiye ekonomisinde yol açtığı krize karşı hükümetin aldığı önlemler yetersiz bulunuyor. Türkiye'nin önde gelen üniversitelerinden çok sayıda iktisat bölümü öğretim üyesinin, bu süreçte Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'nde yer alan 'para basılıp halka dağıtılması' formülünü seslendirmesi dikkat çekiyor.
29.03.2020 16:29:00





YENİ MESAJ / DETAY HABER
Tüm dünyada sosyal ve ticari hayatı felce uğratan koronavirüs salgını, Türkiye ekonomisine de her geçen gün daha fazla zarar veriyor. Binlerce işletme salgın nedeniyle üretime ara verirken; turizm, inşaat, havacılık ve yeme-içme sektörleri gibi özellikle istihdam açısından stratejik öneme sahip sektörler durmuş durumda. Hükümetin bugüne kadar gerek şirketleri gerekse çalışan kesimi korumak için açıkladığı tedbirler ise yeterli bulunmuyor. Örnek vermek gerekirse ABD, 330 milyon nüfusu için 2 trilyon dolarlık teşvik paketi açıkladı. Aylık 75 bin dolardan düşük geliri olanlara kişi başına şimdilik bir defaya mahsus 1200 dolar ödemeyi resmileştirdi. Bu gelir dilimindeki ailelerin çocuklarına da 500 dolar verilecek. Örneğin karı-koca çalışan ve yıllık toplam geliri 145 bin dolar (920 bin TL!) olan 3 çocuklu bir aile toplamda 3900 dolar (25 bin TL) devlet desteği alacak. İşsizlik maaşı ise haftada 600 dolara çıkarıldı. KOBİ'lere, havacılık şirketlerine ciddi yardımlar yapılacak. Türkiye'de açıklanan paketin tutarı ise 15.5 milyar dolar. Türkiye ile aynı nüfusa sahip Almanya'da ise 800 milyar dolarlık paket ilan edildi. Almanya'nın milli geliri Türkiye'nin 5 katı. Bu hesapla bizim paket de en az 160 milyar dolar olmalıydı!
Yeni paketlere ihtiyaç var
Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan ve adına 'Ekonomik İstikrar Kalkanı' denen önlem paketi ile sonrasında Merkez Bankası, kamu ve özel bankalar öncülüğünde açıklanan faiz indirimleri ve kredi ötelemeleri ekonomiyi kurtarmada yeterli olacak mı? Türkiye'nin en etkili iş dünyası örgütü TÜSİAD'ın Cumhurbaşkanı Erdoğan'a gönderdiği mektupta, 'salgına karşı ekonomide daha sıkı tedbirler alınması ve daha büyük bir devlet desteğinin hayata geçirilmesi' talep ediliyor. DİSK tarafından hazırlanan raporda ise hükümetin salgın krizine karşı başta İşsizlik Fonu olmak üzere kamu kaynaklarını etkili biçimde kullanmadığı değerlendirmesi yapılıyor.
Çözüm önerileri MEM'den
Peki önde gelen üniversitelerde görev yapan iktisatçılar çıkışı nerede görüyor? Kestirmeden hemen söyleyelim, BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ın 2005 yılında yayınlanan Milli Ekonomi Modeli'nde (MEM)...
Bilkent Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erinç Yeldan, bugün karşı karşıya olunan ekonomik krizin bundan önce yaşanan hiçbir krize benzemediğine işaret ederek, "Salgın nedeniyle tüm ekonomi aktörleri durdu. Bu ne sadece finans, ne sadece üretim, ne de sadece talep krizi. Hepsinin aynı anda yaşandığı bir kriz. Türkiye hiç vakit kaybetmeden açıklanan önlemlerin çok ötesinde, tüm hanelere direk yardım sağlayacak geniş bir mali yardım paketi oluşturmalı" dedi. Bunun için gerekli kaynağın Merkez Bankası'nın para basması ile sağlanabileceğini ifade eden Prof. Yeldan, şunları söyledi: "Para basma ile oluşması muhtemel enflasyon ise bu dönemde problem edilmemeli. Önce işsizliğin, gelirsizliğin yol açacağı sosyal sorunları çözmek gerekiyor. Ama basılan para, hanelere değil bankacılık sistemine akıtılırsa kimseye faydası olmaz" şeklinde konuştu. İktidarın ekonomide alması gereken önlemler konusunda geç kalmaya başladığını kaydeden Yeldan, "Kaybedecek bir gün bile yok. Türkiye, bir iki ay sonra maaşları ödeyemeyecek konuma bile gelebilir" dedi.
Halka dağıtılan para enflasyona yol açmaz
Bilgi Üniversitesi Finansal Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ege Yazgan da, dünya ekonomilerinde yaşanan ağır tahribatın Türkiye'yi de derinden etkileyeceğini belirterek, "Para basma gibi seçenekler masada olmalı" dedi. Türkiye'nin şimdiye kadar salgınla mücadele için şirketlere finansal kredi desteği verme yolunu tercih ettiğini hatırlatan Prof. Yazgan, "Şimdi, asıl bundan sonra gelecek paketler önemli" diye konuştu. Salgın nedeniyle geliri kesilen insanlar için mutlaka bir yardım paketi hazırlanması gerektiğini vurgulayan Yazgan, şunları dile getirdi: "Bir an önce harekete geçilmesi gerekiyor. Bu yardım, ticaretin de devamını sağlar ve şirketleri de ayakta tutar. Basılacak paranın nereye gittiği de son derece önemli. Eğer para gerçekten ihtiyacı olan insanlara dağıtılırsa, ilerideki enflasyonist etkisi de az olacaktır." Böylece Milli Ekonomi Modeli'nde öngörüldüğü gibi 'halka dağıtılan para'nın enflasyona yol açmayacağını nihayet Türkiye'deki bazı iktisatçılar 15 yıl sonra da olsa görmüş oldu!
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.