"Bir ülkenin parasının değeri o ülke için Aşil'in topuğudur. Para çöktüğü takdirde kendisi ile birlikte her şey çöker. Günümüzde piyasalar karmaşık işlem stratejileri ile birbirine bağlandığı halde birçoğu hala bir ölçüde farklı olmaya devam etmektedir. Borsa çökebilir ancak aynı anda tahvil piyasasında fiyatlar artabilir. Yükselen faiz oranları nedeniyle tahvil piyasası çökebilir fakat altın ve petrolü de içeren emtia piyasaları bunun sonucunda yeni zirvelere ulaşabilir. Bir piyasa hızla düştüğü sırada bir başka piyasada para kazanmanın bir yolu daima vardır. Ancak hisseler, tahviller, emtialar, türevler ve diğer yatırımların hepsi ülke parası cinsinden fiyatlandırılır. Parayı tahrip ederseniz tüm piyasaları ve ülkeyi tahrip edersiniz. Bu yüzden herhangi bir finans savaşında nihai hedef bizzat paradır."
James Rickards, Kur Savaşları adlı eserinde para biriminin önemini yukarıdaki paragrafta çok net bir tarzda anlatmış.
"Parayı tahrip ederseniz ülkeyi tahrip edersiniz."
İşte meselenin can alıcı noktası budur.
Günümüzde Türk Lirasının istikrarının kaybolması, paranın fonksiyonlarını yerine getirememesi sanıldığından çok daha büyük bir problemdir.
Başta hükümet olmak üzere ithalatçılar, ihracatçılar, tüketiciler, üreticiler, yatırımcılar ve topyekün ekonominin paydaşları paranın istikrarının bozulmasından dolayı oluşan finansal kaoslarda büyük bir şaşkınlık içerisinde ne yapacaklarını bilemiyorlar.
Paranın istikrarının olmadığı bir ekonomide almak, satmak ve beklemek de belirsizliklerle beraber büyük riskler içeriyor.
Paranın istikrarını koruması beklenen Merkez Bankası çok stratejik bir yerde durmaktadır.
Merkez Bankasının tek vazifesi vardır: TL'nin istikrarını sağlamak.
Hafize Gaye Erkan bu amaçla Merkez Bankası Başkanı oldu ama şu ana kadar sadece faiz artırımı kararlarını aldı.
Politika faizi yüzde 17,5 seviyesine yükseltildi.
Fakat bu oran da yerli ve yabancı piyasalar tarafından tatminkar görülmediği için döviz kurunun verdiği tepki yukarı yönlü oldu.
Merkez Bankası sadece faiz silahıyla paranın istikrarını sağlayamaz.
Ekonominin tamamı sadece bir değişkene bağlı olmadığı için tek bir hamle ile ekonominin bütünü kurtarılamaz.
Bu sebeple sık sık "ekonomide bütüncül politikalar" kavramı zikredilmektedir.
Profesör Doktor Haydar Baş'ın kaleme aldığı Milli Ekonomi Modeli bütüncül politikaları içermesi bakımından benzersiz bir eserdir.
Prof. Dr. Haydar Baş ekonomiyi; devletle, milletle, kaynaklarla, çiftçi ile işçi ile ücretli ile emekli ile öğrenciyle kadını ve erkeğiyle ilişkilendirerek rasyonel bir zeminde yeniden tanımlamaktadır.
Her yazımızda belirtmeye çalıştığımız gibi sadece finans piyasaları ile oynamak ekonomik krizi çözmek için tek başına yeterli değildir.
Öncelikle yapısal problemlerin ne olduğunu, tanımlarını ve öncelik sırasını doğru tespit ederek işe başlamak gerekir.
Başta da ifade ettiğimiz gibi eğer TL'de istikrar korunamaz ise yani TL'nin tasarruf, tedavül ve üretilen mal ve hizmetlerin karşılığı olma fonksiyonları ile beraber güçlü bir para birimi olarak ekonomiyi tahrik eden yani hareketlendiren bir vasıf kazandırılmazsa atılacak diğer bütün adımlar maalesef boşa çıkacaktır.
Profesör Doktor Haydar Baş'a göre paranın 4 tane önemli fonksiyonu icra etmesi gerekir.
Bu özellikleri tekrar hatırlatalım:
Paranın mübadele özelliği yani paranın alışveriş kabiliyeti...
Günümüzde Türk Lirası alışveriş için kullanılabilmektedir. Fakat fiyatlar enflasyonist ortamda çok değişken olduğu için paranın bu özelliği örselenmiştir.
Paranı tasarruf kabiliyeti de yine yüksek enflasyondan dolayı paranın devamlı değer kaybetmesiyle TL ile tasarruf yapmanın pratik olmadığı ve elinde TL tutanın hatta faize yatıranın bile zarar ettiği bir ekonomik iklim yaratmaktadır.
Kişiler ve kurumlar zarar etmemek için ellerindeki TL'yi dövize altına borsaya veyahut da talebi öne çekerek gıdaya, giyime veya ileride ihtiyaç duyacağını hesapladığı ürünlere yatırmaktadır.
Kısacası TL, tasarruf kabiliyetini kaybettiği için TL'den kaçış son gaz devam etmektedir.
Paranın üretilen mal ve hizmetlerin karşılığı olması ve ekonomiyi hareketlendiren bir işlemci olması meselesi de Milli Para'nın kabulü ve inşası ile ilgilidir.
Sonuç olarak diyebiliriz ki, paranın istikrarı ekonomide her şeydir.
Anlaşıldığı üzere 21 yıldır ekonominin dümeninde olan mevcut iktidar bu meseleyi çözemeyeceğini bize kesin olarak ispatlamıştır.
Milli Ekonomi Modeli'nde tarif edilen Milli Para Sistemi, paranın istikrarını sağlayacak ve Türkiye'yi temmuz sıcağında Körfez Araplarından para dilenmekten kurtaracak tek sistemdir.
- İç cephe nasıl tahkim edilir? / 04.11.2024
- Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu / 03.11.2024
- Çözüm değil çözülme süreci / 25.10.2024
- Hazine üzerinde oturan dilenci olmayalım / 20.10.2024
- Hizbullah, İsrail'i frenlemeye devam ediyor -2- / 13.10.2024
- Hizbullah, İsrail'i frenlemeye devam ediyor / 06.10.2024
- Siper savaşları out Siber savaşları in / 23.09.2024
- Açlık sınırı = asgari ücret + 10.268 TL / 19.09.2024
- Lütfen herkes işini yapsın / 14.09.2024


























































