Pentagon'da 'Mossad' alarmı
Washington ve Tel Aviv arasındaki askeri ortaklık, siber casusluk ve derin güvensizlik iddialarıyla sarsılıyor. Pentagon, en büyük müttefiki İsrail’i en üst seviye güvenlik tehdidi ilan etti
Haber Merkezi





ABD Savunma İstihbarat Teşkilatı (DIA) tarafından hazırlanan ve Amerikan medyasında geniş yankı uyandıran 7 sayfalık gizli bir değerlendirme raporu, iki ülke arasındaki istihbarat savaşını gözler önüne serdi. Raporda, İsrail istihbarat servislerinin (Mossad ve askeri istihbarat birimi Aman) ABD'li yetkililere yönelik "agresif" casusluk faaliyetlerinde bulunduğu belirtilerek İsrail, ABD için "en yüksek düzeyde karşı istihbarat tehdidi" olarak sınıflandırıldı.
Trump'ın İran kurmayları hedefte
Sızan istihbarat raporlarına göre İsrail'in birincil hedefi, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran politikasını şekillendiren çekirdek kadrosu oldu. İsrail'de görevli veya bölgeyi ziyaret eden Amerikan savunma personelinin telefonlarına gizlice dinleme ve veri sızdırma yazılımlarının yüklendiği adli olarak tespit edildi.
Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Pentagon'un en üst düzey politika yetkilisi Elbridge A. Colby ve yardımcısı Michael P. DiMino IV gibi isimlerin İsrail tarafından dinlendiği ve yakından izlendiği iddia edildi. Washington kaynakları, İsrail'in bu sızma hamlesini, ABD'nin İran ile yürüttüğü arka kapı diplomasisini, olası ateşkes müzakerelerini ve Washington'ın Tel Aviv'e yönelik net askeri pozisyonunu öğrenmek için yaptığını belirtiyor.
Pentagon'da "MOSSAD" tedbirleri
Casusluk krizinin ardından Pentagon, kendi içinde eşi benzeri görülmemiş güvenlik önlemleri almaya başladı. Bakanlık binası içerisinde bilgi sızıntılarını önlemek amacıyla kritik kararlar devreye sokuldu.
Pentagon, daha önce medya mensuplarının serbestçe girebildiği basın ofisini ani bir kararla "gizli alan" ilan etti ve gazetecilerin girişini tamamen yasakladı. Savunma Bakanı Pete Hegseth'in kıdemli danışmanlarından Dan Caldwell, bakanlık içindeki bilgi sızıntısı soruşturmaları kapsamında zorunlu idari izne çıkarılarak güvenlik eşliğinde binadan uzaklaştırıldı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ile İsrail ordusu arasındaki ortak askeri planlamalarda, İsrail subaylarıyla paylaşılan istihbarat verilerine çok katı sınırlamalar getirilmesi gündeme geldi.
Geçmişten bugüne sızıntılar
İki müttefik arasındaki bu çatlak aslında bir güvensizlik silsilesinin son halkası. Pentagon ve FBI, daha önce de ABD istihbaratına ait (Ulusal Jeouzamsal İstihbarat Ajansı - NGA) "Çok Gizli" belgelerin Telegram kanallarına sızmasıyla sarsılmıştı. Söz konusu sızıntılarda, İsrail Hava Kuvvetleri'nin İran'a yönelik saldırı planları ve mühimmat sevkiyatları deşifre olmuş, ABD içerisinde sızıntıyı yapan Asif Rahman gibi istihbarat analizcileri tutuklanmıştı. Ayrıca Pentagon'un Tel Aviv'e gönderdiği 4 milyon merminin kaybolduğuna dair denetim raporları da iki ülke arasındaki lojistik güveni derinden sarsmıştı.
Savaşın görünmeyen yüzü
Kriz yalnızca ikili ilişkilerle sınırlı değil. Pentagon, Orta Doğu'daki çatışma bölgelerinden elde edilen ticari uydu görüntülerinin Çinli şirketler tarafından yapay zeka analizleriyle işlenerek İran ve diğer unsurlara lojistik rehberlik sağlama potansiyelinden de büyük endişe duyuyor. Amerikan F-22 savaş uçakları ve B-52 bombardıman uçaklarının bölgedeki anlık hareketlerinin bu şekilde deşifre olması, Pentagon'daki alarm durumunu küresel bir boyuta taşıyor.
Washington ve Tel Aviv resmi olarak casusluk iddialarını reddetmeye veya sessiz kalmaya çalışsa da, Pentagon'un İsrail'i resmen "kritik tehdit" ilan etmesi, iki ülke arasındaki askeri entegrasyonun geleceğini tehlikeye atıyor.












































































