logo
31 EKİM 2026

Peygamberimizin daveti

04.01.2004 00:00:00
 
Varlık sahnesine çıkmak bir seçilmişliktir. Hatta bir taş, bir ot, bir hayvan yahut başka bir canlı olarak değil de insan olarak dünyaya gelmek, daha özel bir seçilmişlik ve sevilmişliğin ifadesi sayılabilir. İnsan yahut başka bir varlık olmak noktasında yegane irade sahibi âlemlerin Rabbi olan Allah'tır. Bu açıdan yaratılmışların bir tercihi de sözkonusu değildir. Hiç kimse, insan olmayı arzuladığı ve istediği için insan olarak yeryüzüne gelmemiştir. Rabbi öyle seçmiş, öyle sevmiş ve yaratmıştır.

İnsanı seçen, seven ve yaratan Cenâb-ı Allah, ona mutluluk yollarını açıklamıştır. Zira insanı en iyi bilen ve tanıyan, onun Yaratıcısıdır. O, insan olmak nimetinin devamlılık kazanması, faziletlerle dolu mutlu bir hayatın yaşanması, bu seçilmişlikteki imtihan ve ardındaki hesap verme sırrına vakıf olunması için peygamberlerini, elçi ve dostlarını birer hidayet rehberi olarak göndermiştir. İlk insan olan Hz. âdem'i (as), aynı zamanda ilk peygamber kılmıştır. Kendilerine hidayet rehberleri göndermediği hiçbir kavme de azap etmeyeceğini haber vermiştir. Allah elçilerinin ilki olan Hz. Adem'den son peygamber Hz. Muhammed'e (sav) kadar nice Hak elçileri gelip geçmiştir. Bütün bu elçilerin getirdiği mesajda, takdim ettiği dinde temel esasların aynı olduğu gözlenmektedir. Nitekim Peygamberimizin (sav) daveti, diğer elçilerin davetlerini tevhid, tamamlama ve kemâle erdirme esası üzerine kurulmuştur.

Her Allah elçisinin davasının iki temel esas üzerine bina edildiğini söylemek mümkündür. Bunlardan biri akîde (inanç), diğeri ise teşri (şeriat koymak; insanın iç ve dış taibatına yönelik birtakım düzenlemeler getirmek). İman esasları diyebileceğimiz akîdenin temel prensipleri Hz. âdem'den son Peygamber Hz. Muhammed'e (sav) kadar değişmemiştir. Esasen, kaynağını Allah'tan alan, aynı davanın temsil ve tebliğcileri olan hak peygamberlerin, inanç konusunda ayrılığa düşmeleri, temel esaslarda farklı ölçülerle gönderilmeleri düşünülemez. Şeriat koyma konusunda, farklılıklar sözkonusu olabilir. Bu düzenlemelerin temeli, kulların dünya ve ahiret saadetini sağlama esasına dayanır. Toplumların genel karakteri, zaafiyet ve faziletleri, kâbiliyet ve teklifi kaldırabilme takatları -hikmet-i ilâhî gereği- kendilerine gönderilen şeriatlerin sunduğu mükellefiyetlerde farklılıklar gündeme getirmiştir. Zira, 'Allah, hiçbir kimseye kaldıramayacağı sorumluluğu yüklemez'. O, mutlak adalet ve merhamet sahibidir. Böylece; milletlerin ve ümmetlerin farklılığı, şeriatlerin çeşitliliğini doğurmuştur. Öyleyse; farklı ilâhî dinler yoktur, farklı şeriatler vardır.

Son Peygamber Hz. Muhammed'in (sav) gelişiyle; insanlığa, ilk peygamberden o güne dek gelen bütün şeriatleri kuşatan yegane bir din takdim edilmiştir. Hz. İsa'nın, Hz. Musa'nın, Hz. İbrahim'in ve Hz. âdem'in... Rabbi olan Allah, Hz. Muhammed'i en son ve en kâmil bir din ile göndermiştir. Esasen; Musa (as) da İslâm'ın peygamberidir, İsa (as) da, İbrahim ve Adem (as) da... Bunlardan herhangi birini inkâr, İslâm'ı inkâr gibidir. Küfrün ta kendisidir. İslâm'ı reddetmek ise, Allah'ı inkâr demektir. Zira, Hz. Musa'yı ve Hz. İsa'yı gönderen Cenâb-ı Hak, en son ve kâmil bir din ile Hz. Muhammed'i göndermiştir. Rablerinin kendilerine gönderdiği kitapları tahrif etmek suretiyle peygamberlerine en büyük ihaneti yapan insanların tek kurtuluş yolu, bütün peygamberleri ve şeriatlerini kuşatan en kâmil dine, 'Allah katında tek din'e tâbi olmaktır. O din, İslâmiyet'tir. Cenab-ı Hak, âl-i İmran sûresinin 19. âyetinde şöyle buyuruyor:

"Allah katında hak din İslâm'dır. (Daha önce) kitap verilmiş olanlar, kendilerine ilim geldikten sonra aralarındaki ihtirastan, kıskançlıktan ötürü ayrılığa düştüler. Kim Allah'ın âyetlerini inkâr ederse, bilsin ki Allah, hesabı çabuk görendir".

Devam eden âyet-i kerîmelerde de, doğru yolu bulmanın en açık ölçüsü takdim edilir: "(Yegane hak din olan İslam konusunda) seninle tartışmaya girişirlerse, de ki: 'Ben kendimi Hakk'a teslim ettim; bana uyanlar da'. (Ve yine) kendilerine kitap verilenlere ve (kitap gönderilmeyen) ümmîlere de ki: 'Siz de İslâm oldunuz mu?' Eğer İslâm olurlarsa, doğru yolu bulurlar. Yok, eğer inadlarında ısrar eder yüz çevirirlerse, sana düşen, sadece duyurmaktır, tebliğdir. Allah, kullarını görmektedir".

Yahudiler, kendi dinlerinden başka bir din, kendi kabileleri dışından bir peygamber gelmeyeceğini düşündüler; bu noktada ısrar ettiler. Kendilerinden sonra gönderilen İsa'yı (as) inkâr ettiler; Hristiyanlığı tahrif etmeye giriştiler. Hristiyanlar da, Yahudilerin ihtirasına bürünerek, tahrif edilmeden önceki İncil'de geleceği müjdelenen Hz. Muhammed'e (sav) sırt çevirdiler. Allah'ın dininden uzak düştüler. Kendi elleriyle yazdıkları kitapları 'İncil' olarak takdim ettiler. Hak dini unuttular. Neticede ihtiraslar, iftira ve ihtilaflara dönüştü. Bu sebeple; ihtilâflardan kurtulmanın tek çaresi, bütün insanlığı -hatta cinleri de-kuşatan İslâm'a yönelmek; Cenâb-ı Allah'ın bizzat teminatı altında bulunan zikrine, yani Kur'ân'a sarılmaktır. İslâm'a gönül vermek, Hz. Muhammed Mustafa (sav)'in ümmeti ve vârislerinin bendesi olarak Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyan'ın hizmetinde bulunmak ne büyük bir nimettir!..

Tokat'ta görülmememiş olay!


 
Kelkit Çayı'nda adacığa bırakılan araç debinin yükselmesiyle sular altında kaldı.

31.10.2026 01:43:00
AA
 
Tokat'ta görülmememiş olay!
Tokat'ta görülmememiş olay!

Tokat'ın Erbaa ilçesinde balık tutmaya giden 4 kişinin aracı, suların yükselmesi sonucu Kelkit Çayı'nın içerisinde kaldı. Kelkit Çayı'na balık tutmak için giden 4 kişi, hafif ticari araçlarını adacığa park etti.

Debinin aniden yükselmesi sonucu araç su altında kaldı. İhbar üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. Yaklaşık 1 saatlik çalışma sonucu hafif ticari araç kepçe yardımıyla sudan çıkarıldı.

Erdoğan'dan Türk dünyasına mesaj: "Ayrılığa yer yok"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türk dünyasının aile fotoğrafında ayrılığa, gayrılığa, ihtilafa yer yoktur. Hepimiz biriz, beraberiz, ezelden ebede kadar inşallah kardeşiz" dedi

30.10.2026 17:20:00
AA
 
 Erdoğan'dan Türk dünyasına mesaj: "Ayrılığa yer yok"
 Erdoğan'dan Türk dünyasına mesaj: "Ayrılığa yer yok"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu'nda "Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik" temasıyla düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Devlet Başkanları Konseyi 13. Zirvesi'nde konuştu.

Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Erdoğan, "Dün Cumhuriyetimizin 103'üncü yıl dönümünü sizlerin katılımıyla büyük bir gurur ve coşkuyla idrak ettik. Bugün ise kardeş Türk devletlerinin liderleri olarak müşterek geleceğimizi konuşmak üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Öncelikle Cumhuriyet Bayramı sevincimizi paylaştığınız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı.

Dün açılışını yaptıkları Türk Devletleri Teşkilatı Medeniyet Parkı'na konuk devletlerin de özel hediyeleriyle aralarındaki birlikteliği daha da kökleştirdiğini belirten Erdoğan, "Dün ve bugün verdiğimiz aile fotoğrafı, hem geçmişimize duyduğumuz sadakatin hem de ortak geleceğimizi birlikte inşa etme irademizin sembolü olmuştur." diye konuştu.

Zirveyi merhum İsmail Gaspıralı'dan ilhamla "Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik" olarak belirlediklerini anımsatan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bize göre dilde birlik, ortak hazinemizi yaşatmak, geliştirmek ve birbirimizi aracısız anlayabilmektir. Fikirde birlik, ortak hedefler etrafında kenetlenmek ve müşterek bir strateji geliştirebilmektir. İşte birlik ise sözümüzü eyleme, irademizi esere, kararlarımızı neticeye dönüştürebilmektir. Bu anlayışla Türkiye olarak Teşkilatımızın dönem başkanlığını bugün Azerbaycan'dan devralıyoruz. Azerbaycanlı kardeşlerimize dönem başkanlıkları boyunca gösterdikleri çabalar dolayısıyla Teşkilatımız adına tebriklerimi iletiyorum.

İnşallah dönem başkanlığımızda Teşkilatımızın bugüne kadar oluşturduğu kurumsal birikimi daha somut kazanımlara tahvil etmeyi hedefliyoruz. Kardeşlik bağlarımızı pekiştirecek şekilde ortak dilin yaygınlaştırılması spor başta olmak üzere kültürel etkinliklerin desteklenmesi, ülkelerimiz arasında seyahatlerin kolaylaştırılması gibi alanlarda ilerleme kaydedelim diyoruz. Türk dünyasının geleceğini inşa ederken aile kurumunun güçlendirilmesine ve kadınların toplumlarımızdaki rolünün desteklenmesine önem veriyoruz."


"Türk dünyasının aile fotoğrafında ayrılığa, gayrılığa, ihtilafa yer yoktur"


Aile ve Kadın Konseyi Yüksek Onur Kurulu'nun ilk toplantısının eşi Emine Erdoğan'ın himayesinde yapılmasından büyük memnuniyet duyduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şunu, burada altını çizerek vurgulamak isterim: Türk dünyasının aile fotoğrafında ayrılığa, gayrılığa, ihtilafa yer yoktur. Hepimiz biriz, beraberiz, ezelden ebede kadar inşallah kardeşiz. Bu noktada aile meclisimizin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile temaslarını artıracağına inanıyorum. Bu vesileyle Türkmenistan'ın çalışmalarımıza sunduğu katkıları da takdirle karşıladığımızı vurgulamak istiyorum. Serdar kardeşimin dinamik liderliğinde Türkmenistan'ı en kısa zamanda tam üye olarak aile meclisimizde görmeyi temenni ediyoruz." şeklinde konuştu.


"Azerbaycanlı kardeşlerimizin Ermenistan ile yürüttüğü temasları destekliyorum"


"Barış ve istikrarın hakim olduğu bir Güney Kafkasya, bölge ülkeleriyle birlikte bütün Türk dünyasına önemli fırsatlar sunacaktır." diyen Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Azerbaycanlı kardeşlerimizin Ermenistan ile yürüttüğü temasları destekliyor, kalıcı barış için elimizden gelen katkıyı sunmaya devam edeceğimizi ifade ediyorum. Bölgemizde yaşanan ihtilafların hiçbir tarafa kazanç getirmediği gibi küresel ekonomi, ticaret ve enerji piyasaları üzerinde ağır sonuçları olmaktadır. İran ile son dönemde tekrar artan tansiyonun silahlar yerine diplomasiye tahvil edilmesi temennimizdir. Kanayan yaramız olan Filistin meselesinin adil çözümü için Türk devletleri olarak daha fazla çaba göstermemiz gerektiği kanaatindeyim. Gazze'ye insani yardımların ulaştırılması ve yeniden imar çalışmalarının bir an evvel başlatılması için gerekli katkıyı sağlamalıyız. 1967 sınırları temelinde ve başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen Filistin Devleti'nin hayata geçirilmesine destek vermeyi sürdürmeliyiz. Mazimiz gibi istikbalimiz, sıkıntılarımız gibi başarılarımızla ortaktır. Her bir üyemizin milli hassasiyetlerini gözeterek kazan kazan anlayışıyla ortak çıkarlarımızı büyütmeye gayret etmeliyiz. Ben inanıyorum ki Türk dünyasını doğudan batıya uzanan güçlü bir ticaret, ulaştırma ve enerji merkezine dönüştürmek bizlerin elindedir. Trans-Hazar-Doğu-Batı Orta Koridoru, yarının ticaretine yön verecek stratejik bir hattır."


"Ülkelerimizin pazarlarını tek bir çatı altında buluşturabiliriz"


Cumhurbaşkanı Erdoğan, siber güvenliğin kara, hava ve deniz güvenliği kadar hayati olduğunu vurguladı.

Siber güvenlik ve siber işbirliği mutabakatının en kısa sürede imzalanarak hayata geçirilmesini beklediklerini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Uzay alanında ortak uydu projemizin hızlandırılması önceliklerimiz arasında olmayı sürdürüyor. Ortak bir dijital ticaret platformu üzerinden ülkelerimizin pazarlarını tek bir çatı altında buluşturabiliriz. Oğuz, Kıpçak ve Karluk dil gruplarını kapsayacak büyük Türk dili modelinin geliştirilmesine yönelik çalışmalara bütün üye ülkelerimizin katkı sunmasını bekliyoruz. Dönem başkanlığımızda yapay zeka ve dijital kalkınma eylem planını sonuç odaklı ve mükerrerlikten uzak bir anlayışla ilerleteceğiz. 2027-2031 stratejisiyle Stratejik Ortaklık Ebedi Dostluk Anlaşması'nın nihayetlendirilmesini çok önemli buluyorum. Biliyorsunuz 11-12 Kasım tarihlerinde COP31 Liderler Zirvesi'ne Antalya'da ev sahipliği yapacağız. Siz değerli kardeşlerimin katılımını beklediğimi tekrar ifade etmek isterim."

Görev süresi sona eren TDT Genel Sekreteri Kubanıçbek Ömüraliyev'e 2022'den bu yana Teşkilata sunduğu hizmetler için teşekkür eden Erdoğan, yeni Genel Sekreter Mirvahid Azimov'a da başarılar diledi.

Erdoğan, "Bugün devraldığımız dönem başkanlığını ağır bir sorumluluk ve kıymetli bir emanet olarak görüyoruz. İnşallah bu emanete hakkıyla sahip çıkmanın gayretinde olacağız." diye konuştu.


Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Dilde, Fikirde, İşte Birlik' şiarımız rehberliğinde somut adımları belirledik


Zirvenin açılış konuşmasının ardından konuk devlet başkanları ve yetkililere söz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmalar sonrasında zirvenin tamamlandığını belirterek, "Bugün kabul ettiğimiz Ankara Bildirisi ve aldığımız kararlarla, 'Dilde, Fikirde, İşte Birlik' şiarımız rehberliğinde somut adımları belirledik. Kıymetli katkılarınız, yapıcı yaklaşımlarınız ve sergilediğiniz kardeşlik ruhu için her birinize teşekkür ediyorum." diye konuştu.

Erdoğan, konuşmasında, Dede Korkut'un "Kara dağların yıkılmasın, gölgelice büyük ağacın kesilmesin, taşkın akan görklü suyun kurumasın, koşar iken ak-boz atın sendelemesin, vuruştuğunda kara çelik öz kılıcın çentilmesin, ak sakallı babanın yeri cennet olsun, ak bürçekli ananın yeri cennet olsun, ahir sonu arı imandan ayırmasın, kadir mevlam seni namerde muhtaç eylemesin." duasına yer verdi.

Katılımcılara teşekkür eden Erdoğan, "Rabb'im, Türk devletleri olarak dayanışmamızı daim eylesin. Zirvemizin ve aldığımız kararların Türk dünyası için hayırlara vesile olmasını diliyor, sizleri Allah'a emanet ediyorum." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuk devlet başkanları ve yetkilileriyle TDT Devlet Başkanları Konseyi 13. Zirvesi ortak bildirisini imzaladı.

Erdoğan, Bayramov ile görüştü

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Dışişleri Bakanı Bayramov'u kabul etti

30.10.2026 17:03:00
AA
 
Erdoğan, Bayramov ile görüştü
Erdoğan, Bayramov ile görüştü
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov'u kabul etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başkentte "Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik" temasıyla düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Devlet Başkanları Konseyi 13. Zirvesi sonrası ikili görüşmelerini sürdürüyor.

Erdoğan, Azerbaycan Dışişleri Bakanı Bayramov'u Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kabul etti.

Görüşme, basına kapalı gerçekleştirildi.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, ilkokullarda 1 ve 2. sınıflar ile 3 ve 4. sınıfları farklı öğretmenlerin okutması fikrinin öğretmenlerle görüşüldüğünü açıkladı

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, ilkokullarda 1 ve 2. sınıflar ile 3 ve 4. sınıfları farklı öğretmenlerin okutması fikrinin öğretmenlerle görüşüldüğünü açıkladı. Henüz karar alınmadığını belirten Tekin, öğretmenlerin istememesi halinde öneriden vazgeçilebileceğini söyledi

30.10.2026 12:31:00
Haber Merkezi
 
 Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, ilkokullarda 1 ve 2. sınıflar ile 3 ve 4. sınıfları farklı öğretmenlerin okutması fikrinin öğretmenlerle görüşüldüğünü açıkladı
 Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, ilkokullarda 1 ve 2. sınıflar ile 3 ve 4. sınıfları farklı öğretmenlerin okutması fikrinin öğretmenlerle görüşüldüğünü açıkladı
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), ilkokullarda sınıf öğretmenlerinin 1 ve 2. sınıfları okutanlar ile 3 ve 4. sınıfları okutanlar şeklinde uzmanlaşması fikrini öğretmenlerle değerlendiriyor. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, konunun henüz tartışma aşamasında olduğunu, uygulamaya yönelik somut bir adım atılmadığını bildirdi.
Erzurum'da gazetecilerin sorularını yanıtlayan Tekin, önerinin bir öğretmenler odasındaki görüşmenin ardından haberleştirildiğini belirtti. Bakan, sınıf öğretmenliği uygulamasını değiştirmek üzere kesinleşmiş bir karar bulunmadığını vurguladı.

İlkokullarda öğretmen ayrımı nasıl olacak?
Görüşülen öneri, ilkokulun ilk iki sınıfında görev yapan öğretmenlerle son iki sınıfında görev yapan öğretmenlerin ayrılması üzerine kurulu. Fikir uygulamaya dönüşürse öğrencilerin 1 ve 2. sınıfları bir öğretmenle, 3 ve 4. sınıfları ise başka bir öğretmenle tamamlaması söz konusu olabilecek.
Tekin, önerinin gerekçesini açıklarken 1 ve 2. sınıfların yaş grubu bakımından birbirine, 3 ve 4. sınıfların da kendi aralarında daha yakın olduğunu belirtti. Bazı okullarda belirli derslere branş öğretmenlerinin girmesine yönelik talepler bulunduğunu da aktardı.

Bakan Tekin: Öğretmenlerin görüşü alınıyor
Bakan Tekin, eğitimle ilgili konuları uygulamaya geçirmeden önce öğretmenlerle istişare ettiklerini söyledi. İlkokullardaki önerinin de bu kapsamda ele alındığını belirterek şu ifadeyi kullandı: "An itibarıyla karar verdiğimiz, yapacağız dediğimiz bir konu değil."
Tekin, gerekirse Temel Eğitim Genel Müdürlüğünün çalıştaylar düzenleyebileceğini, değerlendirmelerin ardından öğretmenlerin istememesi durumunda fikirden vazgeçilebileceğini bildirdi.

İlkokul modelinde uygulama takvimi var mı?
Yeni modele ilişkin açıklanmış bir uygulama takvimi bulunmuyor. Tekin, bakanlığın bu konuda somut ve olgunlaşmış bir adım atmadığını, değişikliğin kısa sürede hayata geçirilecek bir çalışma olmadığını ifade etti.
Açıklamaya göre süreç, öğretmen görüşlerinin alınması ve önerinin değerlendirilmesi aşamasında bulunuyor. Dolayısıyla 1 ve 2. sınıflar ile 3 ve 4. sınıflara farklı öğretmenlerin girmesi, henüz yürürlüğe konulmuş bir düzenleme niteliği taşımıyor.

Milletvekili Mustafa Sarıgül'ün eski eşi Aylin Kotil, oğulları Ömer ve Emir Sarıgül ile gazeteci Murat Ağırel'in tutuklandığı kara para aklama soruşturmasında yeni operasyon düzenlendi

Milletvekili Mustafa Sarıgül'ün eski eşi Aylin Kotil, oğulları Ömer ve Emir Sarıgül ile gazeteci Murat Ağırel'in tutuklandığı kara para aklama soruşturmasında yeni operasyon düzenlendi. Hakkında gözaltı kararı verilen 11 kişiden 10'u yakalanırken, bir kişinin yurt dışında olduğu belirlendi

30.10.2026 11:28:00
Haber Merkezi
 
Milletvekili Mustafa Sarıgül'ün eski eşi Aylin Kotil, oğulları Ömer ve Emir Sarıgül ile gazeteci Murat Ağırel'in tutuklandığı kara para aklama soruşturmasında yeni operasyon düzenlendi
Milletvekili Mustafa Sarıgül'ün eski eşi Aylin Kotil, oğulları Ömer ve Emir Sarıgül ile gazeteci Murat Ağırel'in tutuklandığı kara para aklama soruşturmasında yeni operasyon düzenlendi
Milletvekili Mustafa Sarıgül'ün ve ailesinin İstanbul'da yurt içi ve yurt dışında kurulan şirketler üzerinden kaynağı belirsiz yüksek miktarda paranın akladığı iddiasıyla yürütülen soruşturmada yeni bir operasyon daha yapıldı.

Önceki operasyonda Sarıgül'ün eski eşi Aylin Kotil, oğulları Ömer ve Emir Sarıgül ile gazeteci Murat Ağırel tutuklanırken şimdiki operasyonda 11 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. 10 kişi gözaltına alınırken bir kişinin ise yurt dışında olduğu öğrenildi.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan isimler arasında Mustafa Sarıgül'ün ağabeyi Metin Sarıgül, Şişli Meslek Yüksekokulu Kurucu Müdürü Aynur Aydın, Sarıgül'ün inşaat firması ortaklarından Meriç ailesine mensup çok sayıda kişi yer aldı. O isimler şu şekilde;

Metin Mevlüt Sarıgül

Ömer Yazıcı

Aynur Aydın

Gençağa Meriç

Ahmet Meriç

Berrak Çetinkaya

Davut Kaymak

Altuğ Altınbaş Sürer

Mehmet Meriç

Süreyya Kurtulan

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu'nda Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi Devlet Başkanları Konseyi Toplantısı'na katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türk dünyasının aile fotoğrafında ayrılığa, gayrılığa, ihtilafa yer yoktur. Hepimiz biriz, beraberiz, ezelden ebede kadar inşallah kardeşiz" dedi

30.10.2026 11:09:00
AA
 
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu'nda Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi Devlet Başkanları Konseyi Toplantısı'na katıldı
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu'nda Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi Devlet Başkanları Konseyi Toplantısı'na katıldı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu'nda Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi Devlet Başkanları Konseyi Toplantısı'na katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "(TDT Zirvesi) Dün ve bugün verdiğimiz aile fotoğrafı hem geçmişimize duyduğumuz sadakatin hem de ortak geleceğimizi birlikte inşa etme irademizin sembolü olmuştur." dedi.

Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi
[1/18] Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Devlet Başkanları Konseyi 13'üncü Zirvesi başladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde "Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik" temasıyla düzenlenen zirve öncesinde liderler, aile fotoğrafı için bir araya geldi. Fotoğrafta; Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ve Türk Devletleri Teşkilatı Genel Sekreteri Kubanıçbek Ömüraliyev de yer aldı.

Erdoğan, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

"(Türk Devletleri Teşkilatı) Dönem başkanlığımızda Teşkilatımızın bugüne kadar oluşturduğu kurumsal birikimi daha somut kazanımlara tahvil etmeyi hedefliyoruz.",

"Türk dünyasının aile fotoğrafında ayrılığa, gayrılığa, ihtilafa yer yoktur. Hepimiz biriz, beraberiz, ezelden ebede kadar inşallah kardeşiz."

"(Türk Devletleri Teşkilatı) Aile meclisimizin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile temaslarını artıracağına inanıyorum."

"Barış ve istikrarın hakim olduğu bir Güney Kafkasya, bölge ülkeleriyle birlikte bütün Türk dünyasına önemli fırsatlar sunacaktır."

"Serdar (Berdimuhammedov) kardeşimin dinamik liderliğinde Türkmenistan'ı en kısa zamanda tam üye olarak aile meclisimizde görmeyi temenni ediyoruz."

"İran'la son dönemde tekrar artan tansiyonun silahlar yerine diplomasiye tahvil edilmesi temennimizdir."

"Kanayan yaramız olan Filistin meselesinin adil çözümü için Türk devletleri olarak daha fazla çaba göstermemiz gerektiği kanaatindeyim."

"Gazze'ye insani yardımların ulaştırılması ve yeniden imar çalışmalarının bir an evvel başlatılması için gerekli katkıyı sağlamalıyız."

"Mazimiz gibi istikbalimiz, sıkıntılarımız gibi başarılarımız da ortaktır. Her bir üyemizin milli hassasiyetlerini gözeterek 'kazan kazan' anlayışı ile ortak çıkarlarımızı büyütmeye gayret etmeliyiz."

"Türk dünyasını doğudan batıya uzanan güçlü bir ticaret, ulaştırma ve enerji merkezine dönüştürmek bizlerin elindedir. Trans-Hazar Doğu-Batı Orta Koridoru yarının ticaretine yön verecek stratejik bir hattır."

Peribacası çöktü ölenler var

UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan Kapadokya’nın kalbi Göreme’de, aşırı yağışların tetiklediği toprak kayması nedeniyle dev bir peribacası çöktü. İlk belirlemelere göre olayda 3 kişi hayatını kaybederken, enkaz altında kalma ihtimali olan diğer kazazedeler için bölgede geniş çaplı arama-kurtarma çalışması yürütülüyor

29.10.2026 18:45:00
Haber Merkezi
 
Peribacası çöktü ölenler var
Peribacası çöktü ölenler var
Türkiye'nin en önemli turizm merkezlerinden biri olan Kapadokya bölgesinden acı haber geldi. Bugün saat 15.15 sıralarında, Nevşehir'in merkez ilçesine bağlı Göreme beldesinde bulunan, yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası Göreme Açık Hava Müzesi girişindeki ikonik bir peribacası büyük bir gürültüyle çöktü.

Aşırı yağışların yol açtığı toprak kayması ve kaya düşmesi sonucu meydana gelen faciada 3 kişi hayatını kaybetti, yaralanan 5 kişi ise hastaneye sevk edildi.


Vali Kök: "Aşırı yağış kaynaklı toprak kayması"


Olayın hemen ardından kriz masası oluşturulurken, bölgeye çok sayıda AFAD, UMKE, jandarma, polis, sağlık ve arama-kurtarma ekibi sevk edildi. Olay yerine giderek çalışmaları yakından takip eden Nevşehir Valisi Hüseyin Kök, basın mensuplarına yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

"Saat 15.15 itibarıyla aşırı yağıştan kaynaklanan bir toprak kayması oldu. Göreme beldemizde meydana gelen kaya düşmesi nedeniyle şu an itibarıyla maalesef 2 vatandaşımızın cenazesine ulaştık. Yaralılarımız hastaneye kaldırıldı. Devletimiz tüm imkanlarıyla, personeliyle arama kurtarma çalışmalarına devam ediyor."


Bakanlıktan adli soruşturma açıklaması


Yaşanan facianın ardından adli süreç de gecikmeden başlatıldı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, peribacası çökmesine ilişkin Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ivedilikle soruşturma başlatıldığını duyurdu.

Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması amacıyla 1 Cumhuriyet Başsavcı Vekili ile 2 Cumhuriyet Savcısı görevlendirildi.


Hassas dinleme çalışmaları sürüyor


Bölgede kopan dev kaya kütlelerinin altında başka kazazedelerin bulunup bulunmadığını tespit etmek amacıyla ekipler adeta zamanla yarışıyor. Arama-kurtarma ekipleri, göçük alanında periyodik olarak sessizlik sağlanmasını isteyerek hassas cihazlarla dinleme çalışmaları yürütüyor. Güvenlik çemberine alınan bölge, dronlar vasıtasıyla havadan da saniye saniye taranıyor.


Doğal yapının kırılganlığı ve koruma çalışmaları yeniden gündemde


Uzmanlar, Kapadokya genelindeki peribacalarının milyonlarca yıl önce volkanik tüflerin aşınmasıyla oluşan, doğası gereği oldukça hassas yapılar olduğuna dikkat çekiyor. Kaya çatlaklarına sızan yağmur ve kar sularının, ani sıcaklık değişimleriyle birlikte bloklarda kopma ve kaymalara yol açabildiği belirtiliyor.

Kapadokya Alan Başkanlığı yetkilileri, bölgenin kırılgan yapısı nedeniyle deformasyon riski taşıyan peribacalarını korumak amacıyla bir süredir yoğun çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti. Son dönemde riskli olduğu saptanan 5 peribacasında koruma uygulamalarının gerçekleştirildiği, müze girişindeki bu acı olayın ardından bölgedeki diğer riskli yapıların da süratle incelemeye alınacağı bildirildi. Bölgedeki gelişmeler ve kimlik tespit çalışmaları anlık olarak takip ediliyor.

TBMM'ye sunulan ve özel sektör öğretmenlerini ilgilendiren yeşil pasaport düzenlemesine göre en az on yıl öğretmenlik yaptığını belgelendiren öğretmenlere yeşil pasaport verilmesi öngörülüyor

TBMM'ye sunulan ve özel sektör öğretmenlerini ilgilendiren yeşil pasaport düzenlemesine göre bir veya birden fazla kurumda toplam en az on yıl öğretmenlik yaptığını belgelendiren öğretmenlere yeşil pasaport verilmesi öngörülüyor

29.10.2026 16:00:00 / Güncelleme: 29.10.2026 16:04:46
Haber Merkezi
 
 TBMM'ye sunulan ve özel sektör öğretmenlerini ilgilendiren yeşil pasaport düzenlemesine göre en az on yıl öğretmenlik yaptığını belgelendiren öğretmenlere yeşil pasaport verilmesi öngörülüyor
 TBMM'ye sunulan ve özel sektör öğretmenlerini ilgilendiren yeşil pasaport düzenlemesine göre en az on yıl öğretmenlik yaptığını belgelendiren öğretmenlere yeşil pasaport verilmesi öngörülüyor
Özel okul öğretmenleri için hazırlanan ve TBMM'ye sunulan yeşil pasaport düzenlemesinin detayları belli oldu.

Teklifte MEB'e bağlı devlet okullarında olduğu gibi özel öğretim kurumlarında, bir veya birden fazla kurumda toplam en az on yıl öğretmenlik yaptığını belgelendiren öğretmenlere yeşil pasaport verilmesi öngörüldü.

Teklifin gerekçesinde şunlara dikkat çekildi:

"Öğretmenlik mesleği, yalnızca bir iş değil, toplumun geleceğini kuran kamusal bir görevdir. Bu görev, çalışılan kurumun kamu ya da özel olmasıyla değişmez. Bir öğretmenin dünyayı tanıması, farklı eğitim sistemlerini yerinde görmesi, uluslararası eğitim projelerine, çalıştaylara ve değişim programlarına katılabilmesi doğrudan sınıfa, dolayısıyla çocuklara yansıyan bir kazanımdır. Vize ve pasaport maliyetleri ise düşük ücretle çalışan eğitim emekçileri için çoğu zaman aşılması güç bir yük oluşturmaktadır.

Eğitim hizmetinin yükünü omuzlayan özel okul öğretmenlerinin emeğinin karşılıksız ve görünmez bırakılmaması, kamu görevlisi emsallerine tanınan benzer imkânlardan keyfi biçimde dışlanmaması gerekmektedir. Bu teklifle, özel öğretim kurumlarında en az on yıl öğretmenlik yapmış emekçilere hususi damgalı pasaport verilmesi öngörülmektedir. On yıllık süre şartı, rastgele bir ayrıcalık değil, uzun yıllara yayılan mesleki emeğin karşılığıdır."

MEB'in verilerine göre özel eğitim kurumlarında şu anda 1 milyon 485 bin öğretmen görev yapıyor. Ancak bunların kaçının 10 yıl veya üstünde görev yaptıkları ise bilinmiyor.

Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanarak tahliye edildi

Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanarak tahliye edildi

29.10.2026 14:18:00
Haber Merkezi
 
Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanarak tahliye edildi
Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanarak tahliye edildi
Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanarak tahliye edildi.

Avukat Akın Atalay, tahliye başvurusu üzerine müvekkili ve Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın ev hapsi şeklindeki adli kontrol tedbiriyle cezaevinden tahliyesine karar verildiğini duyurdu.

"Rüşvet", "irtikap" ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme" iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Dedetaş, 31 Temmuz'da tutuklanmıştı.

Mankenler kraliçesi Aslı Baş'ın babası: " Kızım cinayete kurban gitti"

Muğla'nın Bodrum ilçesinde 2010 yılında şüpheli şekilde hayatını kaybeden ve Yargıtay'ın kararı bozması ile yeniden görülmeye başlanan 2003 Türkiye Mankenler Kraliçesi Aslı Baş davası, Baş ailesinin mazeret bildirmesiyle ertelendi. 16 yıldır hukuk mücadelesi veren baba Mehmet Yavuz Baş, kızının cinayete kurban gittiğini iddia etti. Acılı baba, "Kızımın telefonundaki kayıtlar 16 senede çözülemez duruma geldi. 16 senedir biz bir hukuk mücadelesi veriyoruz. "Dava başladığında 62 yaşındaydım, şimdi 78. Benim ölümü mü bekliyorlar' Öldüğümde mahkeme sonuçlanacak mı' Adalete olan inancım bugün olmazsa yarın tabii ki sonuçlanacak. Benim ahım var" dedi

29.10.2026 14:03:00 / Güncelleme: 29.10.2026 14:09:11
İhlas Haber Ajansı
 
Mankenler kraliçesi Aslı Baş'ın babası: " Kızım cinayete kurban gitti"
Mankenler kraliçesi Aslı Baş'ın babası: " Kızım cinayete kurban gitti"
2003 yılında düzenlenen 'Miss Model Of Turkey' yarışmasında birinci olan Aslı Baş, 21 Temmuz 2010'da gece saatlerinde turizmci Ahmet Bayer'in Bodrum'da bulunan Tatil Köyündeki villasının 6,5 metre yüksekliğindeki balkonundan düşerek hayatını kaybetmişti. Aslı Baş'ın Bodrum'daki şüpheli ölümüyle ilgili kararın Yargıtay tarafından bozulmasının ardından Muğla 1'inci ağır Ceza Mahkemesinde tekrar başlayan duruşmanın bugün yapılan celsesine Aslı Baş ailesinin avukatı ve ailenin mazeret bildirmesi nedeniyle 21 Ocak 2027 tarihine ertelendi.

"16 senedir hukuk mücadelesi veriyoruz"

Aslı Baş'ın Antalya'da yaşayan babası Mehmet Yavuz Baş, rahatsızlığı nedeniyle ertelenen duruşmaya katılamadığını kaydetti. 16 yıldır hukuk mücadelesi verdiklerini belirten ve kızının cinayete kurban gittiğini savunan acılı Baba, "Kızımın telefonundaki kayıtlar 16 senede çözülemez duruma geldi. 16 senedir biz bir hukuk mücadelesi veriyoruz. Onun çözülmesi, teknik sorunların giderilmesi, o telefon konuşmalarının ne olduğu, teknik olarak ortaya çıkması için araştırma yapıldı. Bir sonuç alınamadı. Ve Yargıtay'ın beraat kararını bozmasından sonra üç mahkemeye girdik. Dördüncü mahkemede ben rahatsızlandım. Gidemeyecek durumdaydım. Avukatlarım ile mazeret bildirerek bu mahkemeye katılamadık" dedi.

"Çitli bitkiden atlamış olsaydı eteği bir yerlere takılırdı"

Olayın gerçekleştiği günden bahseden Mehmet Yavuz Baş, "Cinayetin işlendiği gece 112 aranıyor. Oradaki eleman, 'Ne var'' diyor. 'Bir düşme hadisesi var. Merdivenlerden düştü, kafası kanıyor' diyor. 'Kim bu'' 'Müşteri.' 'Evet, müşteri.' diyor. Aslı'dan bahsediyor. Ambulans üç saat sonra geliyor. Yani bu arada da benim görüşüm, benim tahminim, ölmesi bekleniyor. Merdivenlerden düştü, başı kanıyor dediğiniz insan kendini nasıl yüksekten atıp da intihar etti deniyor' Şahitlerden bir tanesi diyor ki, şahitlerden bir tanesi, 'Çit bitkisini balıklama atladı.' Bir tanesi diyor ki, 'Sportif atladı.' Diğer bir tanesi diyor ki, 'Bitkileri araladı, arasından" Bakın, bu yüksekliği bir metre, eni 80 santim bir bitkiden üzerinde entarisi olan bir kişi buradan balıklama dahi atlasa eteği oralardan bir yere takılır, yırtılır. Böyle bir şey de yok. Zaten bunlar da saklanmış, gizlenmiş. Yani elbisesi de verilmedi. Yırtık da yok zaten. Öyle bir şey de söz konusu değil" diye konuştu.



"Mazlumun ahı indirir şahı"

Baba Baş, olay zamanında 62 yaşında olduğunu, şuanda yaşının 78 olduğuna dikkat çekerek, yine de adalete olan inancını yitirmediğini söyledi. Baş, "Benim ölümümü mü bekliyor' Ben ölünce mahkeme bitecek mi' Adalete olan inancım bugün olmazsa yarın tabii ki sonuçlanacak. Mazlumun ahı indirir şahı. Benim ahım var" ifadelerini kullandı.

"Yaşama sevincimizi elimizden aldılar"

Kızının her zaman hayata pozitif bakan ve daima gülümseyen bir kız olduğunu ifade eden Baş,

"Onun canına kıyanlar da kendilerine göre, affedersiniz, psikopat. Benim kızım dünya güzeli. Yani fizikselden hariç, ölümünden üç dört gün evvel doğaya teşekkür ediyor. Yani yaşama teşekkür ediyor. Her şeyin çok güzel olduğunu, dünyaya pozitif olarak baktığı için teşekkür ediyor her şeye. Bu sevgimizi elimizden aldılar. Bize dünyayı kapkara yaptılar. Yaşama sevincimizi elimizden aldılar. Dünya kapkara bir hâl alıyor. En büyük acının evlat acısı olduğunu biz de tattık. Yani ateş düşmüyor, ateşi düşürüyorlar. Ateş ediyorlar bize. Biz ateşin düştüğü yerde değil, ateş altında kaldık" dedi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.