Türkiye ekonomisi, açıklanan son verilerle birlikte emekçiler ve emekliler için sürdürülebilir olmaktan uzak bir noktaya sürüklendi.
TÜRK-İŞ, DİSK-AR ve bağımsız ekonomistlerin ortaya koyduğu rakamlar, vatandaşı kuşatan ekonomik krizin ve derinleşen yoksulluğun boyutlarını tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.
Mutfak enflasyonu açlık sınırını zirveye taşıdı
TÜRK-İŞ tarafından açıklanan Temmuz 2026 Açlık ve Yoksulluk Sınırı verileri, geçim sıkıntısının boyutunu net bir şekilde ortaya koyuyor.
Rapora göre, dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken asgari gıda harcamasını ifade eden açlık sınırı 36 bin 940 TL'ye yükseldi.
İnsan onuruna yaraşır bir yaşam için gerekli olan yoksulluk sınırı ise 120 bin 325 TL seviyesine ulaştı.
Mutfak enflasyonu aylık bazda yüzde 3,30 artarken, son 12 aylık dönemdeki artış yüzde 39,85'e, yılın ilk 7 ayındaki tırmanış ise yüzde 22,54'e ulaştı.
Bugün net 28 bin 75 TL seviyesinde bulunan asgari ücret, açlık sınırının 8 bin 864 lira altında kalmış durumdadır.
Tek başına yaşayan bekar bir çalışanın aylık yaşama maliyetinin 47 bin 758 TL'ye ulaştığı bu tabloda, uygulanan yanlış ekonomi politikaları neticesinde milyonlarca vatandaş adeta açlığa ve umutsuzluğa mahkûm edilmiştir.
İşsizlik rakamlarındaki maske ve gerçekler
Ekonomik kriz halkın alım gücünü düşürüp iç pazarı daraltırken, resmi veriler ile saha gerçekleri arasındaki makas giderek açılıyor.
TÜİK, Haziran 2026'da dar tanımlı işsizlik oranını yüzde 7,6 ve işsiz sayısını 2 milyon 688 bin kişi olarak açıklasa da DİSK-AR verileri bambaşka bir tablo çiziyor.
DİSK-AR'ın Hanehalkı İşgücü Araştırması değerlendirmesine göre, geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 28,8'e, geniş tanımlı işsiz sayısı ise 11 milyon 643 bine ulaştı.
3,9 milyon kişi eksik istihdamda yer alırken, 5,1 milyon kişi iş bulma umudunu kaybettiği için iş aramaktan vazgeçti.
Kadınlarda geniş tanımlı işsizliğin yüzde 37,4'e fırladığı bu sistemde, resmi işsizlerin yaklaşık yüzde 83'ü işsizlik ödeneğinden dahi yararlanamıyor.
Gerçek işsizleri yok sayarak bu derin sorunu çözmek bilimsel olarak mümkün değildir.
Çözüm yolu ve Milli Ekonomi Modeli
Son ekonomik verileri değerlendiren Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, ortaya çıkan tablonun Türk ekonomisinin karnesi olduğunu belirtti.
Baş, "5 emekli maaşını birleştirince ancak 1 yoksul ediyor. 4,2 asgari ücretli maaşını birleştirince ancak 1 yoksul edebiliyor" sözleriyle durumun vahametine dikkat çekti.
En düşük emekli maaşının açlık sınırının 13 bin 388 TL altında kaldığını ve İstanbul'da ev kiralarının 40 bin liradan başladığını vurgulayan Baş, halkın çaresiz bırakıldığını ifade etti.
Tablonun karamsarlığına rağmen çözümün var olduğunu belirten BTP lideri, parti programları olan Milli Ekonomi Modeli'ni işaret etti.
Kaynakların yabancılara ve yandaşlara değil, doğrudan millete akacağını vurgulayan Hüseyin Baş, Milli Ekonomi Modeli ile sosyal devlet anlayışını hakim kılmak için nihai kararı yüce Türk milletinin vereceğini belirterek, "Milletimiz 'Bağımsız Türkiye' dediği gün makûs talihimiz değişecektir" dedi.
- Körfez'de çok yönlü satranç ve vekalet savaşları / 01.08.2026
- İran’ın Hürmüz stratejisi ve İsrail-ABD hattındaki gizli trafik / 31.07.2026
- Kıbrıs’ta taviz mi, tam bağımsızlık mı? / 30.07.2026
- İsrail’in suni intifada hesabı ve işgalin yeni aşaması / 29.07.2026
- Küresel savaşın eşiğindeki satranç / 28.07.2026
- Batı Şeria’da ilhakın yeni perdesi / 27.07.2026
- Savaşların arka planı: Finansal egemenlik mücadelesi / 26.07.2026
- ABD’nin İran’a saldırılarının gölgesinde İsrail’in korunma stratejisi / 25.07.2026
- Sevr'in karanlığından Lozan'ın aydınlığına / 24.07.2026

























































