HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 19 EYLÜL 2021, PAZAR

Problem temelde

10.04.2010 00:00:00
Varlık âleminin ve hayatımızın maddi ve manevi olmak üzere iki temel unsuru vardır. İnsanda bu gerçek beden ve ruh olarak tecelli eder. Hemen her inanç, her düşünce ve her toplum bu gerçeği kabul eder. Ancak ihtilaf ve anlaşmazlık maddenin ve mananın, daha hususi manada beden ve ruhun mahiyetini anlamada, algılamada ve tarifinde başlıyor. Ve bu ihtilaf Hz. Adem'in oğulları ile başlayarak günümüze kadar devam ede gelmiştir. Kıyamete kadar da devam edecektir. O halde şöyle bir temel tespit yapmakta zaruret var. Mesele insan ve eşyada değil, mesele insanı ve eşyayı tanımada ve anlamada... Örneklemek gerekirse insan gerçeğini ele alabiliriz. Mesela ileri demokrasi ve uygarlık ülkeleri olarak kabul edilen Batı'da "insan"; "düşünen hayvan" diye tarif edilmiştir. Ama İslam, insanı "Zübde-i kâinat, halifetullah ve İnsan-ı Kamil" olarak ifade ve tarif etmiştir. Ve Batı'da insan hala, günahkâr doğar ve onun için vaftiz edilir. Bizde ise insan, tertemiz ve masum olarak doğar. İşte siyasi, ekonomik ve kültürel alanlardaki bütün ihtilafların, zıtlıkların ve tersliklerin temeli buraya dayanmaktadır. Bu gerçek hayatımızın her anı ve her noktası için geçerlidir. Yaşanan ve yaşanmakta olan her doğrunun ve her yanlışın asıl ve değişmez adresini insanın tarifinde aramak lazım. Hayatımızın maddi ve manevi bütün boyutlarıyla mahiyeti bu tarife bağlı. Ve buna bağlı olarak şekilleniyor, gelişiyor ve anlam kazanıyor. Hatta öyle zamanlar, öyle şartlar olur ki, "iki çarpı iki" bile buna göre hesap edilir ve neticelendirilir. Bütün bunlara rağmen insan ve eşyanın tarifinde anlaşamadığımız Batı ile acaba ekonomik sahada anlaşamaz mıyız? diye bir sual akla gelebilir. Öyle ya bugün bayağı iç içe, hatta sarmaş-dolaş bir vaziyetteyiz diyenlerimiz çıkabilir. Şimdi o zaman, Batı'nın insan tarifinden sonra bir de ekonomi tarifine bakalım. Batılı ekonomist ve akademisyenler ekonomiyi; "İnsan ihtiyaçlarının sınırsız, kaynakların ise sınırlı olduğu " anlayışı üzerine bina ediyor. Dolaysıyla başta Batı olmak üzere bütün dünya yüzyıllar boyu ekonomiyi bu yanlış anlayış ile yönettiler ve yönlendirdiler. Bugün dünyanın içinde bulunduğu açlık, felaket, yoksulluk, yokluk, fakirlik gerek fertler ve gerekse toplumlar arasında gelir dağılımındaki uçurumlar tamamıyla Batının eseridir. Çünkü Batı direkt veya endirekt yollarla dünyayı idare etmeye devam ediyor. Gerek kapitalist gerekse sosyalist ekonomi anlayışlarının karşısına maalesef bir karşı tez veya bir alternatif çıkmamıştır. Yani hangi sebeple olursa olsun gerek İslam âleminden ve gerekse Asya'nın ve Afrika'nın diğer kesimlerinden siyaset ve ekonomi adına kendilerine ait özgün bir görüş çıkamamıştır. Ta ki Prof. Dr. Haydar Baş "Milli Ekonomi Modeli"ni bir can simidi olarak insanlığın hizmetine, refahına ve kalkınmasına sunana kadar. Hiç şüphesiz Haydar Bey "Zübde-i kainat, halifetullah ve İnsan-ı Kamil" gerçeğinden yola çıkarak mevcut ekonominin bütün ezberlerini, tariflerini, kanun ve sistemlerini altüst ederek yeni bir bakış getiriyor. Prof. Dr. Haydar Baş'a göre ekonomi her millete göre millidir ve bunun için adı "Milli Ekonomi Modeli"dir. Tarif olarak; "Milli Ekonomi Modeli insanın sınırlı ihtiyaçlarının sınırsız kaynaklardan karşılanması ilmi ve ülkelerin gerektiğinde her türlü mal ve hizmeti üretebilme gücüne sahip olması, iç ve dış harcamaların borçlanmadan temin edilebilmesinin adı ve formülüdür" gerçeğini bütün temel unsurlarıyla ortaya kor. Diyelim ki insan tarifinde anlaşamadık. Çünkü orada inançlar söz konusu olabilir. Ayrıca sıradan ve basit bir konu da değil. Bir takım dini, tarihi değerler, anlayışlar ve ön yargılar da perdeleyici, önleyici ve engelleyici bir rol oynayabilir. Peki, ekonomideki sıkıntı nedir? Ortada elle tutulur, gözle görülür bir gerçek var. Hepimiz insanız ve hepimiz asgari ihtiyaçları aynı. Beslenmek, barınmak, korunmak, iş ve aş sahibi olmak?Ve bu dünya da zaten bunun için yaratılmış. Hz. Âdem'den bugüne kaç yüz milyar insanı besledi, baktı ve büyüttü. Dahası bundan sonra kıyamete kadar da ne kadar insanı doyuracak, giydirecek, barındıracak bilemiyoruz. Özetlemek gerekirse batının insan anlayışındaki sığlığı, darlığı ve belirsizliği onun dünya anlayışına da etki edince dünyayı yoklar ülkesi olarak görmesine ve onu sadece kendisi için sömürmesine, yağmalamasına ve talan etmesine sebep olmuştur. Oysaki Haydar Bey'in Milli Ekonomisinde bu dünya ve uygulanacak insan eksenli tüketime dayalı bir ekonomik anlayışta fakirlik suç olarak ilan ediliyor. Yağmaya, talana, çalmaya, çırpmaya gerek yok. Hele sömürgeciliğe hiç gerek yok. Her fert ve her toplum kendi ülkesinde kendi imkân ve kaynakları ile fevkalade şartlarla yaşayabilir.  Netice insan gerçeğinde doğruyu bulamayanlar "iki çarpı iki" deki doğruyu da bulamazlar. Onlara göre doğru, "iki çarpı iki"nin dört etmesi değil, onların menfaati neyi gerektiriyorsa odur.Bu pencereden bakılınca Osmanlı sonrası Afrika'yı, Asya'yı özellikle Ortadoğu'yu bütün acı gerçekleri ile görebilirsiniz.
 
Ali Gedik / diğer yazıları
- Milli Çözüm Milli Ekonomi Modeli / 03.07.2010
- Türkiye'nin çıkmazı / 02.07.2010
- Geleceğe yürüyebilmek adına / 14.05.2010
- Bir başka gerekçe ile Milli Ekonomi Modeli / 06.05.2010
- Son olaylar üzerine / 30.04.2010
- Kararı milletin kendisi verecek / 22.04.2010
- Problem temelde / 10.04.2010
- Anayasa değişikliği üzerine / 01.04.2010
- Siyaset nedir ve siyasetçi kimdir? / 30.03.2010
- Bu bir kör dövüşü müdür? / 26.03.2010
- Çanakkale'nin düşündürdükleri / 20.03.2010
- Ermeni meselesi / 19.03.2010
- Can simidi / 16.03.2010
- Bu kavga böyle bitmez / 13.03.2010
- Söz gerçekten milletin mi? / 10.03.2010
- Terslikler dünyası / 06.03.2010
- Basın özgürlüğü üzerine / 03.03.2010
- Siyasi kavga niçin kaçınılmaz? / 02.03.2010
- Samimiyet testinde ölçü / 27.02.2010
- Samimiyet testi / 25.02.2010
- Hiç bir şey tesadüf değil / 24.02.2010
- Kuşatıcı bir "İRADE" olmadan / 28.10.2009
- ABD'nin değirmenine su taşıyanlar!.. / 24.10.2009
- Bir başka açıdan son gelişmeler / 23.10.2009
- Açılım halkaları / 18.10.2009
- Bir anketin düşündürdükleri / 29.08.2008
- Beyhude Arayışlar! Ve... / 28.08.2008
- Ülke mi, Dünya mı? / 08.08.2008
- Birlik ve Birlik ve / 01.08.2008
- Güngören'in düşündürdükleri / 29.07.2008
- Ve terör / 11.07.2008
- Yetki ve sorumluluk / 09.07.2008
- Milleti anlamak / 05.07.2008
- Çare ve çözüm / 04.07.2008
- Aklın gereği / 22.05.2008
- Egemen güçler ve taşeronlar / 14.09.2007
- Mesele çözümü Aramaksa / 02.05.2007
- Evet Haydar Baş Malatya'da idi... / 21.04.2007
- Avrupa İlim Adamları Haydar BAŞ dedi / 08.04.2007
- Bir garip tecelli / 06.04.2007
- Seçim telaşı üzerine / 22.03.2007
- Beklenen ve yakışan / 18.03.2007
- Devletler ve müesseler / 17.03.2007
- "Bu da tarihe bir not düşmek için" / 16.03.2007
- Sadece bir not düşmek / 15.03.2007
- Batılılaşma / 10.10.2004
- Yetmez mi? / 30.07.2004
- Birilerinin acelesi var, ama insanlık ölmedi / 20.06.2004
- Din ve vicdan hürriyeti başka, misyonerlik başka / 10.06.2004
- Yine bir fırsat / 09.06.2004
- Bakın, ülke ve millet kimlerin elinde! / 04.06.2004
- 29 Mayıs 1453 / 29.05.2004
- Olayların dili / 28.05.2004
- Din eğitimi ve kültürü / 14.05.2004
- Bir umut / 06.05.2004
- Irak elden gitti, Kıbrıs'a dikkat / 06.12.2003
- 11 Eylül / 12.09.2003
- Bugün Irak, ya yarın! / 06.09.2003
- Yanlış hesaplar ve Bağdat / 04.09.2003
- Amerika Irak'ta yolun neresinde? / 31.08.2003
- 'Yeni dünya düzeni' değil, 'bizim dünyamız' / 23.08.2003
- Irak'a asker göndermek / 22.08.2003
- Bağdat ve Kudüs'ün düşündürdükleri / 21.08.2003
- BTP niçin vardır? / 16.08.2003
- Herkes kendi / 18.04.2003
- Geleceği görmek / 17.04.2003
- Zoraki komşu / 16.04.2003
- Saldırıyla gelecek / 05.04.2003
- Büyüklük taslama / 03.04.2003
- Silahın demokrasi dersi / 15.01.2003
- Bilgi, kültür ve şuur / 14.01.2003
- Bir adım / 10.01.2003
- Taraf olmak / 09.01.2003
- Yine Irak üzerine / 08.01.2003
- Türkiye'den beklenen-II / 06.01.2003
- Türkiye'den beklenen / 05.01.2003
- II. Derviş dönemi mi? / 04.01.2003
- Şimdi neler olacak? / 03.01.2003
- Merhaba 2003 / 01.01.2003
- Yeni bir yıl için... / 31.12.2002
- Mantık; yutma mantığı / 30.12.2002
- Savaş çığlıkları / 28.12.2002
- Niçinler doğru cevabı bulmadıkça / 24.12.2002
- Demek ki... / 23.12.2002
- Huzuru hak etmek / 22.12.2002
- Kıbrıslı ve Dünyalı olmak / 21.12.2002
- Vuslat etkinlikleri sona erdi / 20.12.2002
- Kıbrıs'ın düşündürdükleri / 19.12.2002
- Dün Afganistan, bugün Irak, yarın...? / 18.12.2002
- 'Serap'a ray döşemek / 17.12.2002
- Kolay pazarlık / 16.12.2002
- 2004'lerin manası / 14.12.2002
- Diyalog'dan Reform'a / 13.12.2002
- Avrupalı olmak-II / 12.12.2002
- Avrupalı olmak / 11.12.2002
- Sabır, imanın yarısıdır / 25.11.2002
- Hayalleri zorlayan projeler / 20.09.2002
- Olan ülkeye oluyor.. Ama, artık... / 18.09.2002
- Seçimi çözüm olmaktan çıkarmak isteyenlere... / 06.09.2002
- Bizim önceliğimiz / 30.03.2002
- 2003 ve bir fıkra / 28.03.2002
- Asparuk Paşa haklı / 27.03.2002
- Gaziantep'ten yükselen ses / 26.03.2002
- Gözler Gaziantep'te / 23.03.2002
- Yaş onbir / 22.03.2002
- Dümensuyu / 21.03.2002
- Haydar Hoca'yı anlamak / 18.03.2002
- Trabzon-Bursa / 17.03.2002
- Tam bağımsızlık / 12.03.2002
- Doğruyu görebilmek / 06.03.2002
- Açık adres / 04.03.2002
- Batı'nın bahaneleri bitmez / 02.03.2002
- ABD ve AB / 01.03.2002
- Bayramın düşündürdükleri / 26.02.2002
- Bayramı anlayabilmek / 22.02.2002
- Özel hayat / 20.02.2002
- Biz yanlış yapmadık / 18.02.2002
- Yoldan çıkma / 17.02.2002
- Yeni bir umut / 12.02.2002
- Karne / 11.02.2002
- Takdir kimin olsun? / 05.02.2002
- Kapkaççılık / 03.02.2002
- Horoz dövüşleri / 02.02.2002
- Devlet ve millet gerçeğinin temel espirisi / 01.02.2002
- Bardağı taşıran damlalardaki zerreler... / 27.01.2002
- Sanal dünyanın zavallıları / 23.01.2002
- Tartışmalar / 22.01.2002
- Evet, asıl mesele insan meselesi / 19.01.2002
- Melek ve şeytan / 18.01.2002
- Kolejli Lara / 17.01.2002
- Bakış açısı / 13.01.2002
- Kaybolan tarih / 12.01.2002
- Bir türlü düzelememek! / 10.01.2002
- Büyük olabilmek / 09.01.2002
- Ya olduğun, ya da göründüğün gibi... / 26.12.2001
- Deprem kuşağında zayıf temeller / 24.12.2001
- Arjantin!.. / 22.12.2001
- Bir muhasebe / 19.12.2001
- Bugün bayram / 16.12.2001
- Ramazan'ı uğurlarken / 15.12.2001
- Misyonerlik faaliyetlerinin düşündürdükleri / 14.12.2001
- Kanunsuz sokaklar / 11.12.2001
- Moral değerlerin zarureti / 10.12.2001
- Yoklar listesi ve... / 09.12.2001
- Bitmeyen yanlışların da sonu gelecektir / 28.11.2001
- Amerika'nın terör mantığı... / 26.11.2001
- Yine Bağımsızlık / 14.11.2001
- Bağımsızlık / 13.11.2001
- Taşıma su zavallılığından bağımsızlık çağlayanlarına / 12.11.2001
- Bedel mi diş kirası mı? / 05.11.2001
- Derviş'in gidişatı / 04.11.2001
- Alıştıra alıştıra / 02.11.2001
- 78 yıl önce 78 yıl sonra / 30.10.2001
- Füzelerin hedef şaşırması / 29.10.2001
- Neden radikalizm yakıştırması? / 28.10.2001
- İpin ucu / 27.10.2001
- Geleneği tartışmak / 25.10.2001
- Ramazan yaklaşırken / 23.10.2001
- Tek çözüm eğitim / 22.10.2001
- 15 dakika / 20.10.2001
- Şarbon mu alırsınız, Şaron mu? / 20.10.2001
- Barışı anlamak / 17.10.2001
- İşte bunun için bağımsızlık / 16.10.2001
- Yanlış mukayese / 14.10.2001
- Zulmün acı kaderi / 10.10.2001
- Bu yıkımı nasıl becerdiniz! / 07.10.2001
- Anayasa değişiklikleri / 06.10.2001
- Amerika ve terör / 04.10.2001
- Şahsiyet olmayınca / 01.10.2001
- Toplum olabilmek / 30.09.2001
- Doların ve yolsuzlukların dili / 28.08.2001
- Bu basınla nereye? / 27.08.2001
- Batan geminin malları / 20.08.2001
- Birlik ve beraberliğimizin doğru adresleri / 19.08.2001
- Bütün bunlar tesadüf mü? / 14.08.2001
- Taraf olmak / 13.08.2001
- Kaş yapmak / 09.08.2001
- Ebesi çok olanın sonu / 08.08.2001
- Bu sadece yoksulluğun tescili değil / 06.08.2001
- Sosyal patlama üzerine / 28.07.2001
- Hadi hayırlısı / 26.07.2001
- Kuvay-ı Milliye geliyor / 25.07.2001
- Sular böyle durulmaz / 20.07.2001
- Bit yeniği mi' Papaz büyüsü mü? / 18.07.2001
- Kiracı mı oluyoruz? / 15.07.2001
- Yürüyüş devam ediyor... / 14.07.2001
- Çölaşan'a ne demeli? / 15.06.2001
- Ankara mitinginin ardından / 14.06.2001
- Tarih 10 Haziran / 12.06.2001
- Ankara buluşması / 10.06.2001
- Yalnızlık ve itilmişlik / 06.06.2001
- Benzemek ve örnek almak / 03.06.2001
- Derviş'in IMF programı üzerine / 26.05.2001
- Düğümü halk çözecek / 25.05.2001
- Bir başka açıdan mitingin düşündürdükleri / 23.05.2001
- Kuvay-ı Milliye Mitingi / 22.05.2001
- Hoş geldiniz / 20.05.2001
- Bu miting tarihî bir fırsattır / 19.05.2001
- 7 Nisan'dan 20 Mayıs'a / 17.05.2001
- Önce vatan / 16.05.2001
- Egemenlik de tartışılıyorsa... / 15.05.2001

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

10.04.2009, 10.04.2008, 10.04.2007, 10.04.2006, 10.04.2005, 10.04.2004, 10.04.2003, 10.04.2002, 10.04.2001, 10.04.2000, 10.04.1999, 10.04.1998, 10.04.1997, 10.04.1996, 10.04.1995, 10.04.1994, 10.04.1993, 10.04.1992, 10.04.1991


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.