HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 26 EYLÜL 2021, PAZAR

Geleceğe yürüyebilmek adına

14.05.2010 00:00:00
Bir ülkenin varlığı ve varlığını sürdürebilmesi, beklenmedik afetler karşısında yaralarını sarıp ayağa kalkabilmesi, iç ve dış tehdit ve tehlikelere karşı hiç bir zafiyet göstermeden geleceğe başarılarla yürüyebilmesi o ülkenin inançta, fikirde, idealde ve hatta metotta ortaya koyabileceği birlik ve beraberlik ruhu ile mümkündür. Fert ve cemiyet planında gerek ailede, gerek şirketlerde, kurumlarda ve toplumun genelinde yaşamanın ve başarmanın bir başka yolu yoktur. Bu da olumlu, uyumlu, faydalı ve hayırlı insanların bir araya gelmesi ile mümkündür. O bakımdan ister ailede, ister şirkette, ister toplumun her hangi bir kesiminde herkes kendi bulunduğu yerin, kümenin ve bütünün tamamlayıcı bir üyesi olmak zorundadır. Aileden en büyük topluma kadar herkes kendi hayatını en yakından, en uzağına kadar kendisi gibi kendi hayatını yaşama hakkına sahip insanlarla beraber yaşamak mecburiyet ve mesuliyetinde olduğunu bilmesi ve buna uyması hayatın başta gelen kanunlarındandır. İnsanlar isteseler de istemeseler de aile ve cemiyet hayatı yaşamaya yaradılışları gereği mecburdurlar. Hatta sadece hem cinsleri ile değil, diğer bütün varlıklarla da belirli ölçülerde beraber yaşamak mecburiyetleri vardır. Bu hayatın tabii ve zaruri bir akışıdır. Burada genel ve birinci kaide şudur; Bir başkası ne derse desin, nasıl yaşarsa yaşasın herkes kendi insani ve vicdani sorumluluğu gereği olumlu, uyumlu, faydalı ve hayırlı olmak zorundadır. Bu noktada insan hiç bir yanlış örnekten yola çıkma hakkına sahip değildir. Aksi takdirde kendisine karşı yanlış ve haksızlık yapmış olur. İnsanın mesleği, mevkii, bilgisi, yetkisi, sorumluluğu ve gücü ne olursa olsun bu değişmez. Sıralama yapmak gerekirse elbette önde olanların, önde gidenlerin sorumlulukları başkaları ile mukayese edilmeyecek kadar çok ve ağırdır. Çünkü en büyük sorumluluk, en büyük yetkiyi elinde bulunduranlarındır. Siyaset ve devlet adamları, sivil ve askeri bürokratlar, teknokratlar gibi. Fakat bütün bunların dışında bir başka sınıf vardır ki, onların mecburiyetleri ve sorumlulukları her hangi bir makamla, parayla, yetki ile alakalı değildir. Onların bulundukları kurum itibariyle bizzat sorumludurlar. Bunlara bugün moda tabiriyle aydın ve entellektüel deniliyor. Yakın tarihimize kadar bunlara münevver, akil insan, ağzı dualı, mütefekkir diyorduk. Onlar sohbet ve nasihat ederler, akıl verip yol gösterirler. Yani onlar toplumun mürebbileri ve hamurkârları idiler. Hiç şüphesiz bu mümtaz şahsiyetler, her biri ayrı telden çalan ve yaşadığı toplumdan ve değerlerinden ayrı ve uzak yaşayan günümüz aydınlarından ayırmak lazım. Hangi seviyede olursa olsun kişilerin olumlu, uyumlu, faydalı ve hayırlı olabilmeleri için içinde bulunduğu toplumun bütün değer yargıları ile beslenmesi, bütünleşmesi ve sonra dönüp bütün aidiyet bağları ile kendisini hizmete adaması şarttır. İşte Prof. Dr. Haydar Baş'ı insan, siyaset ve devlet anlayışında, hizmette, çözüm ve çare üretmede farklı ve üstün kılan bu ortak değerler, bu aidiyet bağları ve bu ruhtur. Hangi toplum olursa olsun o toplumu kendi ortak değerlerinden, aidiyet bağlarından ve o ruh kökünden mahrum bırakamazsınız. Eğer buna yeltenirseniz o toplumu yaşatamazsınız. Neticede aynı isimlerle, aynı etiketlerde, aynı kalıplarda bir başka toplumla karşı karşıya kalırsınız. İşte maalesef bugün böyle bir toplum ile karşı karşıyayız. Ve her birimiz bu toplumun olumlu, uyumlu, faydalı ve hayırlı üyesi olmak yerine birbirimiz yiyip bitirmekle yarış halindeyiz. Lütfen, bugün hemen her meslekte önde gidenlere bir bakınız... Siyasetten, idareye, ilimden sanata, aydından yazara bir bakınız ve bunların bırakınız içinde yaşadıkları toplumla onun ortak değerleri ile benzerliklerini ve aidiyetlerini bu noktada birçoklarının nasıl hasmane ve düşmanca tavır takınıp kendi toplumu ile ters düştüklerini göreceksiniz. Onları ufacık kümelere sıkışmış halde birbirlerini inkâr ve reddederek fikir ayrılığının ötesinde birbirlerine karşı kin ve nefrette, tahkir ve istihza ile nasıl baktıklarını; birbirlerinin üzerine hasmane nasıl yürüdüklerini milletçe endişe ve hayretle izliyoruz. Başa dönecek olursak; temiz, sağlam, olumlu, uyumlu, faydalı ve hayırlı bir toplum için o yapıyı oluşturacak hamurkârlara her zamankinden daha çok muhtaç olduğumuz dönemlerden geçiyoruz. Dolayısıyla yaşanan ve halen yaşanmakta olan acı tecrübelerden sonra; milli ve bağımsız bir siyaset, milli ve bağımsız bir ekonomi, milli ve bağımsız bir kültür ve milli ve bağımsız bir medeniyeti yeniden inşa ve ihya edecek bir niyetin ve gayretin daha da geciktirilmeden millet tarafından iş başına getirilmesi şarttır.
 
Ali Gedik / diğer yazıları
- Milli Çözüm Milli Ekonomi Modeli / 03.07.2010
- Türkiye'nin çıkmazı / 02.07.2010
- Geleceğe yürüyebilmek adına / 14.05.2010
- Bir başka gerekçe ile Milli Ekonomi Modeli / 06.05.2010
- Son olaylar üzerine / 30.04.2010
- Kararı milletin kendisi verecek / 22.04.2010
- Problem temelde / 10.04.2010
- Anayasa değişikliği üzerine / 01.04.2010
- Siyaset nedir ve siyasetçi kimdir? / 30.03.2010
- Bu bir kör dövüşü müdür? / 26.03.2010
- Çanakkale'nin düşündürdükleri / 20.03.2010
- Ermeni meselesi / 19.03.2010
- Can simidi / 16.03.2010
- Bu kavga böyle bitmez / 13.03.2010
- Söz gerçekten milletin mi? / 10.03.2010
- Terslikler dünyası / 06.03.2010
- Basın özgürlüğü üzerine / 03.03.2010
- Siyasi kavga niçin kaçınılmaz? / 02.03.2010
- Samimiyet testinde ölçü / 27.02.2010
- Samimiyet testi / 25.02.2010
- Hiç bir şey tesadüf değil / 24.02.2010
- Kuşatıcı bir "İRADE" olmadan / 28.10.2009
- ABD'nin değirmenine su taşıyanlar!.. / 24.10.2009
- Bir başka açıdan son gelişmeler / 23.10.2009
- Açılım halkaları / 18.10.2009
- Bir anketin düşündürdükleri / 29.08.2008
- Beyhude Arayışlar! Ve... / 28.08.2008
- Ülke mi, Dünya mı? / 08.08.2008
- Birlik ve Birlik ve / 01.08.2008
- Güngören'in düşündürdükleri / 29.07.2008
- Ve terör / 11.07.2008
- Yetki ve sorumluluk / 09.07.2008
- Milleti anlamak / 05.07.2008
- Çare ve çözüm / 04.07.2008
- Aklın gereği / 22.05.2008
- Egemen güçler ve taşeronlar / 14.09.2007
- Mesele çözümü Aramaksa / 02.05.2007
- Evet Haydar Baş Malatya'da idi... / 21.04.2007
- Avrupa İlim Adamları Haydar BAŞ dedi / 08.04.2007
- Bir garip tecelli / 06.04.2007
- Seçim telaşı üzerine / 22.03.2007
- Beklenen ve yakışan / 18.03.2007
- Devletler ve müesseler / 17.03.2007
- "Bu da tarihe bir not düşmek için" / 16.03.2007
- Sadece bir not düşmek / 15.03.2007
- Batılılaşma / 10.10.2004
- Yetmez mi? / 30.07.2004
- Birilerinin acelesi var, ama insanlık ölmedi / 20.06.2004
- Din ve vicdan hürriyeti başka, misyonerlik başka / 10.06.2004
- Yine bir fırsat / 09.06.2004
- Bakın, ülke ve millet kimlerin elinde! / 04.06.2004
- 29 Mayıs 1453 / 29.05.2004
- Olayların dili / 28.05.2004
- Din eğitimi ve kültürü / 14.05.2004
- Bir umut / 06.05.2004
- Irak elden gitti, Kıbrıs'a dikkat / 06.12.2003
- 11 Eylül / 12.09.2003
- Bugün Irak, ya yarın! / 06.09.2003
- Yanlış hesaplar ve Bağdat / 04.09.2003
- Amerika Irak'ta yolun neresinde? / 31.08.2003
- 'Yeni dünya düzeni' değil, 'bizim dünyamız' / 23.08.2003
- Irak'a asker göndermek / 22.08.2003
- Bağdat ve Kudüs'ün düşündürdükleri / 21.08.2003
- BTP niçin vardır? / 16.08.2003
- Herkes kendi / 18.04.2003
- Geleceği görmek / 17.04.2003
- Zoraki komşu / 16.04.2003
- Saldırıyla gelecek / 05.04.2003
- Büyüklük taslama / 03.04.2003
- Silahın demokrasi dersi / 15.01.2003
- Bilgi, kültür ve şuur / 14.01.2003
- Bir adım / 10.01.2003
- Taraf olmak / 09.01.2003
- Yine Irak üzerine / 08.01.2003
- Türkiye'den beklenen-II / 06.01.2003
- Türkiye'den beklenen / 05.01.2003
- II. Derviş dönemi mi? / 04.01.2003
- Şimdi neler olacak? / 03.01.2003
- Merhaba 2003 / 01.01.2003
- Yeni bir yıl için... / 31.12.2002
- Mantık; yutma mantığı / 30.12.2002
- Savaş çığlıkları / 28.12.2002
- Niçinler doğru cevabı bulmadıkça / 24.12.2002
- Demek ki... / 23.12.2002
- Huzuru hak etmek / 22.12.2002
- Kıbrıslı ve Dünyalı olmak / 21.12.2002
- Vuslat etkinlikleri sona erdi / 20.12.2002
- Kıbrıs'ın düşündürdükleri / 19.12.2002
- Dün Afganistan, bugün Irak, yarın...? / 18.12.2002
- 'Serap'a ray döşemek / 17.12.2002
- Kolay pazarlık / 16.12.2002
- 2004'lerin manası / 14.12.2002
- Diyalog'dan Reform'a / 13.12.2002
- Avrupalı olmak-II / 12.12.2002
- Avrupalı olmak / 11.12.2002
- Sabır, imanın yarısıdır / 25.11.2002
- Hayalleri zorlayan projeler / 20.09.2002
- Olan ülkeye oluyor.. Ama, artık... / 18.09.2002
- Seçimi çözüm olmaktan çıkarmak isteyenlere... / 06.09.2002
- Bizim önceliğimiz / 30.03.2002
- 2003 ve bir fıkra / 28.03.2002
- Asparuk Paşa haklı / 27.03.2002
- Gaziantep'ten yükselen ses / 26.03.2002
- Gözler Gaziantep'te / 23.03.2002
- Yaş onbir / 22.03.2002
- Dümensuyu / 21.03.2002
- Haydar Hoca'yı anlamak / 18.03.2002
- Trabzon-Bursa / 17.03.2002
- Tam bağımsızlık / 12.03.2002
- Doğruyu görebilmek / 06.03.2002
- Açık adres / 04.03.2002
- Batı'nın bahaneleri bitmez / 02.03.2002
- ABD ve AB / 01.03.2002
- Bayramın düşündürdükleri / 26.02.2002
- Bayramı anlayabilmek / 22.02.2002
- Özel hayat / 20.02.2002
- Biz yanlış yapmadık / 18.02.2002
- Yoldan çıkma / 17.02.2002
- Yeni bir umut / 12.02.2002
- Karne / 11.02.2002
- Takdir kimin olsun? / 05.02.2002
- Kapkaççılık / 03.02.2002
- Horoz dövüşleri / 02.02.2002
- Devlet ve millet gerçeğinin temel espirisi / 01.02.2002
- Bardağı taşıran damlalardaki zerreler... / 27.01.2002
- Sanal dünyanın zavallıları / 23.01.2002
- Tartışmalar / 22.01.2002
- Evet, asıl mesele insan meselesi / 19.01.2002
- Melek ve şeytan / 18.01.2002
- Kolejli Lara / 17.01.2002
- Bakış açısı / 13.01.2002
- Kaybolan tarih / 12.01.2002
- Bir türlü düzelememek! / 10.01.2002
- Büyük olabilmek / 09.01.2002
- Ya olduğun, ya da göründüğün gibi... / 26.12.2001
- Deprem kuşağında zayıf temeller / 24.12.2001
- Arjantin!.. / 22.12.2001
- Bir muhasebe / 19.12.2001
- Bugün bayram / 16.12.2001
- Ramazan'ı uğurlarken / 15.12.2001
- Misyonerlik faaliyetlerinin düşündürdükleri / 14.12.2001
- Kanunsuz sokaklar / 11.12.2001
- Moral değerlerin zarureti / 10.12.2001
- Yoklar listesi ve... / 09.12.2001
- Bitmeyen yanlışların da sonu gelecektir / 28.11.2001
- Amerika'nın terör mantığı... / 26.11.2001
- Yine Bağımsızlık / 14.11.2001
- Bağımsızlık / 13.11.2001
- Taşıma su zavallılığından bağımsızlık çağlayanlarına / 12.11.2001
- Bedel mi diş kirası mı? / 05.11.2001
- Derviş'in gidişatı / 04.11.2001
- Alıştıra alıştıra / 02.11.2001
- 78 yıl önce 78 yıl sonra / 30.10.2001
- Füzelerin hedef şaşırması / 29.10.2001
- Neden radikalizm yakıştırması? / 28.10.2001
- İpin ucu / 27.10.2001
- Geleneği tartışmak / 25.10.2001
- Ramazan yaklaşırken / 23.10.2001
- Tek çözüm eğitim / 22.10.2001
- 15 dakika / 20.10.2001
- Şarbon mu alırsınız, Şaron mu? / 20.10.2001
- Barışı anlamak / 17.10.2001
- İşte bunun için bağımsızlık / 16.10.2001
- Yanlış mukayese / 14.10.2001
- Zulmün acı kaderi / 10.10.2001
- Bu yıkımı nasıl becerdiniz! / 07.10.2001
- Anayasa değişiklikleri / 06.10.2001
- Amerika ve terör / 04.10.2001
- Şahsiyet olmayınca / 01.10.2001
- Toplum olabilmek / 30.09.2001
- Doların ve yolsuzlukların dili / 28.08.2001
- Bu basınla nereye? / 27.08.2001
- Batan geminin malları / 20.08.2001
- Birlik ve beraberliğimizin doğru adresleri / 19.08.2001
- Bütün bunlar tesadüf mü? / 14.08.2001
- Taraf olmak / 13.08.2001
- Kaş yapmak / 09.08.2001
- Ebesi çok olanın sonu / 08.08.2001
- Bu sadece yoksulluğun tescili değil / 06.08.2001
- Sosyal patlama üzerine / 28.07.2001
- Hadi hayırlısı / 26.07.2001
- Kuvay-ı Milliye geliyor / 25.07.2001
- Sular böyle durulmaz / 20.07.2001
- Bit yeniği mi' Papaz büyüsü mü? / 18.07.2001
- Kiracı mı oluyoruz? / 15.07.2001
- Yürüyüş devam ediyor... / 14.07.2001
- Çölaşan'a ne demeli? / 15.06.2001
- Ankara mitinginin ardından / 14.06.2001
- Tarih 10 Haziran / 12.06.2001
- Ankara buluşması / 10.06.2001
- Yalnızlık ve itilmişlik / 06.06.2001
- Benzemek ve örnek almak / 03.06.2001
- Derviş'in IMF programı üzerine / 26.05.2001
- Düğümü halk çözecek / 25.05.2001
- Bir başka açıdan mitingin düşündürdükleri / 23.05.2001
- Kuvay-ı Milliye Mitingi / 22.05.2001
- Hoş geldiniz / 20.05.2001
- Bu miting tarihî bir fırsattır / 19.05.2001
- 7 Nisan'dan 20 Mayıs'a / 17.05.2001
- Önce vatan / 16.05.2001
- Egemenlik de tartışılıyorsa... / 15.05.2001

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

14.05.2009, 14.05.2008, 14.05.2007, 14.05.2006, 14.05.2005, 14.05.2004, 14.05.2003, 14.05.2002, 14.05.2001, 14.05.2000, 14.05.1999, 14.05.1998, 14.05.1997, 14.05.1996, 14.05.1995, 14.05.1994, 14.05.1993, 14.05.1992, 14.05.1991


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.