HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 18 HAZİRAN 2021, CUMA

Son olaylar üzerine

30.04.2010 00:00:00
Yıllar önce suç işleme yaşının 9 yaş gurubuna kadar indiğini yazmıştım. Sigara, alkol, uyuşturucu, hırsızlık, cinayet ve fuhuş suçlarının ciddi boyutlarda yaygınlaştığını ve yoğunlaştığını Emniyet Genel Müdürlüğü raporlarından büyük bir endişe ve üzüntü ile teyiden öğreniyoruz. Bütün bunlar günlük gazete ve TV haberlerinde de evlerimize kadar taşınıyor. Son günlerde fuhuş ve cinayetlerin bebek denecek seviyeye kadar inmesi bir toplum için endişe verici olmasının yanında tiksindirici, ürkütücü, utandırıcı ve kahredici bir durum arz etmektedir. Bunun hiç bir zaman bahanesi ve gerekçesi olamaz. Görülsün veya görülmesin nasıl bir mekanizma, nasıl bir yapılanma, nasıl bir düzenleme var ki, devamlı suç ve suçlu üretiyor ve toplumun tamamını tehdit ediyor? Bu durum sahipsizliğin, başıboşluğun hatta başı bozukluğun ötesinde toplumun bütün aidiyetlerini, direnç ve mukavemetini himaye edici ve koruyucu bütün tedbirlerini, özelliklerini ve hassasiyetlerini bir bir kaybettiğinin göstergesidir. Yukarıdan aşağıya toplumun bütün kesimlerini tehdit eden bu çürüyüşün bugün belki birkaç kurbanın acısını ve utancını yaşıyor olabiliriz. Ancak mevcut rakamlar kimseyi aldatmasın. Toplum patlama noktasındadır. Doğru teşhis ve tedbir alınmazsa yaşanacak olanları sayılarla anlatmak mümkün olmaz. Doğru teşhis derken, işin bir başka vahameti de söz konusu suç ve suçluların analizini ve tahlilini yapanların sebep ve sonuç ilişkisi kurarken meselenin özünden çok uzakta olmalarıdır. Kendilerini uzman kabul edenler veya öyle zannedilenler meselinin siyasi, hukuki ve ekonomik yanı kadar, hatta daha da fazlasıyla ahlak ve namus yönünün olduğunu hiç hesaba katmıyorlar. Hemen herkes eğitim derken orada da insan gerçeğinden olaya yaklaşılmadığını görüyoruz. Çağdaş, modern ve popüler kültürde insani değerlerin ve hassasiyetlerin yani ahlakın, hayânın, iffetin, ismetin, ar ve utanma duygusunun, ayıp ve günah anlayışının nasıl itilip kakıldığını, aşağılandığını ve suçlanıp mahkûm edildiğini görüyor ve yaşıyoruz. Hâlbuki ayıbın ve günahın olmadığı bir toplumda hiç bir kanuni düzenleme ile o toplumu yaşatamazsınız. İşin bir başka akıl almaz, hukuk tanımaz, din ve ahlak tanımaz yönü de sinemada, tiyatroda, müzikte, TV dizilerinde, basının magazin sahifelerinde ve nihayet reklam film ve kliplerinde toplumun değerlerine sahip çıkmak, saygı duymak şöyle dursun ortaya konan ve hiç bir müeyyide kabul etmeden sergilenen görüntüler sadece ahlaki değerleri çiğnemiyor, aynı zamanda kanuni ve hukuki gerçekleri de çiğnemeye ısrarla devam ediyor. Bütün senaryolar; öldürmeye, aldatmaya, fuhuşa, kumara, uyuşturucuya ve protes mantık adı altında isyana çıkıyor. Kim ne derse desin bugün takdim edilen gazete sayfaları ve TV ekranları ile beslenen ve sunulan hayat suç ve suçlu üretiyor. Konusu insan, aile ve toplum olan ilahiyatçılar, sosyologlar, psikologlar, psikiyatrlar, hukukçular, doktorlar, tarihçiler, toplum bilimcileri ve ilgili şahıs ve birimlerin yetkilileri bir araya gelerek bu suç ve suçlu üreten tabloyu enine boyuna gözden geçirmeleri şarttır. Bugün sunulan aile, okul ve eğitim, iş ve meslek, sanat ve kültür hülasa insan anlayışının gözden geçirilmesi hem hukuki, hem siyasi ve hem de ahlaki bakımdan zaruret halini almıştır. İçinde bulunduğumuz maddi ve manevi, hukuki ve ahlaki problemler, eksiklikler, yanlışlıklar düzeltilmediği müddetçe hiç bir yere varamayız. Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Sayın Prof. Dr. Haydar Baş bütün bunları ve bunlara bağlı olan problemleri bir cümlede, şöyle veciz bir söz ile ifade ediyor; "İnsan meselesini halledilmedikçe hiçbir şeyi halledilemez." Her toplumu ayakta tutan bir takım ortak değerler vardır. Bunlar sana - bana göre doğru veya yanlış olabilir. Eğer o toplum her ne olursa olsun, kendi ortak değerlerine sahip çıkarsa ancak o zaman yaşama hak ve gücünü kendinde bulabilir. Bugün gazete ve TV'leri işgal eden aydın ve entellektüellere sorar mısınız; bu milletin ortak değerleri nelerdir? Bu sualin cevabını günümüz aydın ve entellektüelleri ortak değerleri milli ve manevi gerçekleri reddederek verirler. Zaten bu ülkede başka türlü aydın ve entellektüel olunmaz ki? Ahlaki, örfi, manevi ve geleneksel değerler asırlardan beslenerek geldikleri için öyle zannedildiği gibi kolay kazanılmıyor. Ama bugün bu değerleri hiçe sayanlar, hatta suçlayıp mahkûm etmek isteyenler ve edenler hayatlarında hiç bir bedel ödemedikleri için çok rahatlıkla har vurup harman savurabilirler. Ama olan koca bir millete, koca bir medeniyete ve koca bir tarihe olur. Ve insanlık kaybeder.
 
Ali Gedik / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.