logo
07 HAZİRAN 2026

Putin, 4.5 saatte 76 soruya cevap verdi

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin düzenlediği yıllık basın toplantısında, Orta Doğu'daki gelişmelere değinerek, "İstediğiniz şekilde İsrail'in yaptıklarını değerlendirebilirsiniz. Rusya her türlü İsrail işgalini kınıyor" dedi

20.12.2024 11:04:00
İhlas Haber Ajansı
Putin, 4.5 saatte 76 soruya cevap verdi
Putin, 4.5 saatte 76 soruya cevap verdi
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin düzenlediği yıllık basın toplantısında, Orta Doğu'daki gelişmelere değinerek, "İstediğiniz şekilde İsrail'in yaptıklarını değerlendirebilirsiniz. Rusya her türlü İsrail işgalini kınıyor" dedi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, her yıl geleneksel olarak düzenlediği yıllık basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Putin, 4.5 saat süren toplantıda 76 soruya cevap verdi. Rus ekonomisinin gelişimine dikkat çeken Putin, 'Ekonomideki her şey temeldir. Durum istikrarlı ve sürdürülebilir bir şekilde ilerliyor.

Tüm tehditlere rağmen iki yıl içinde ekonomik büyüme yaklaşık yüzde 8 oldu. ABD'de yüzde 5-6, euro bölgesinde yüzde 1'dir. Ekonomik büyümemiz büyük ölçekli egemenliğimizin güçlenmesinin bir sonucudur. Memnuniyet verici başka göstergeler de var. Birincisi, tüm dünya ülkeleri, tüm ekonomiler için ciddi göstergelerden biri de işsizlik oranıdır.

Bu oran yüzde 2-3 gibi rekor düşük bir seviyede. Bu daha önce hiç olmamıştı. Geçen yıl Almanya'yı solladık, bu yıl da Japonya'yı solladık. Ama görüyorsunuz ki bu, uykuya dalmamız ve sakinleşmemiz gereken bir gösterge değil. Tabii ki değil. Her şey aktif olarak ilerliyor. Euro bölgesi uykuda olsa da, dünya kalkınmasının başka merkezleri de var ve onlar ilerliyor' dedi.

'Kursk, Ukrayna'dan temizlenecek'

Ukrayna ile devam eden savaşta Ukrayna birliklerinin kısmen işgal ettiği Kursk Bölgesi'ndeki durumla ilgili yerel bir sakinin 'Kursk ne zaman temizlenecek' sorusuna cevap veren Putin, 'Ne zaman Kursk Bölgesi'nin temizleneceğine dair bir şey söyleyemem. Şu an temizlik devam ediyor. Kursk Bölgesi'ne saldırının hiçbir anlamı yoktu ama Ukrayna askerleri buraya saldırdı. Kesin olarak şunu söyleyebilirim, Kursk Ukraynalılardan temizlenecek. Askerlerimiz sürekli bana raporlar aktarılıyor. Ben 1 haftada alacağız desem askerlerimiz kendisini riske atar. O yüzden tarih vermek zor. Kursk tekrar temizlendikten sonra okullar kreşler, evler, altyapı, kamu binaları yeniden inşa edilecek. Temizlikten sonra herkese konut sertifikaları verilecek. Kendilerine konut destekleri verilecek. Size güvence verebilirim, tüm kayıplarınız telafi edilecek' dedi.

Putin, ayrıca Kursk'ta savaşan askerler ile Ukrayna'da savaşan askerler arasındaki maaş farklarının da giderileceğini ekledi. Putin, Kursk Bölgesi'nde Ukrayna ordusunun batılı ülkelerin tahsis ettiği silahları kullandığına da dikkat çekerek, 'Kursk Bölgesi'nde imha edilen NATO ve batı silahları geçtiğimiz yıl Ukrayna'daki özel askeri operasyon bölgesinde vurulan silahlardan daha fazla' dedi.

'Uzmanlarımız böyle bir düelloya hazır'

Bir gazetecinin, Batılı ülkelerin Rusya'nın Orşenik füzelerini hafife aldığına dair haberleri hatırlatması üzerine Putin, Batılı ülkeler ve Ukrayna'yı düelloya davet ederek, 'Oreşnik her şeyden önce yeni bir silah. Her sektörde yapılan bir çalışma elbette bir önceki silahın üzerine yapılır. Mühendislerimiz de tabii ki Sovyetler döneminin silahları üzerinde çalışarak yeni silah çeşitleri üzerine çalıştı. Bu modern bir silah. Oreşnik, orta menzilli bir silahtır. Orta menzilli silahlar bin, bin 500, 3 bin, 5 bin 500'e kadar menzile sahip oluyor. Dolayısıyla bu füzeleri düşürme şansları yok. Batı ve Ukrayna, Kiev'deki bir bölgeye tüm hava savunma sistemlerini yığsınlar. Biz oraya Oreşnik'le bombardıman düzenleyelim, onlar da önlemeye çalışsın. Ne olacağını görelim. Oreşnik'i düşürme veya imha etme şansları yok. Uzmanlarımız böyle bir düelloya hazır' ifadelerini kullandı.

'Esad ile henüz görüşmedim'

ABD'li bir gazeteci, Suriye'de 12 yıl önce kaybolan bir ABD'li gazetecinin bulunması için Suriye'nin devrik lideri Esad ile görüşüp bilgi alıp alamayacağını sorusana Putin, "Açıkça söylemek gerekirse Esad ile henüz görüşmedim. Ama yakınlarda bunu yapacağım. Bunu da elbette sorarım. 12 yıl önce Suriye'de aktif bir savaş vardı. Esad bu gazeteciyle ilgili bir bilgiye sahip mi değil mi bilemiyoruz. Ancak bunu soracağıma söz veriyorum. Ayrıca Suriye'de durumu kontrol eden kişilere de sorabilirim' dedi.
ABD'de Donald Trump'ın yeniden başkan seçilmesinden sonra kendisiyle bir görüşme yapıp yapmadığı sorusuna cevap veren Putin, Trump ile ne zaman görüşeceğini bilmediğini, kendisi ile 4 yılı aşkın süredir görüşmediğini belirtti. Putin, ayrıca Trump ile her zaman konuşmaya hazır olduğunu aktardı.

'Suriye'de Rusya'nın bir yenilgisi yok'

Esad rejiminin devrilmesinin ardından Rusya'nın, Suriye'de de bir kayba uğramadığını savunan Putin, 'Suriye'de yaşananlar Rusya'nın yenilgisiymiş gibi aktarmak istiyorsunuz. Sizi temin ederim ki düşündüğünüz gibi değil. Biz Suriye'ye geldiğimizde orada terör devleti kurulmasın diye geldik. Biz aslında hedefimize ulaştık. Suriye'deki hükümet güçlerine karşı silahlı faaliyetler yürüten gruplarda bile iç değişimler yaşandı. Bugün pek çok Avrupa ülkesinin ve ABD'nin bunlarla ilişki kurmak istemesi boşuna değil. Eğer bunlar terör örgütüyse siz neden bu işe karışıyorsunuz' Demek ki değiştiler Bizim tüm güçlerle diyaloğumuz var' dedi.

'Rus üslerinin kalması için görüşmeler sürdürüyoruz'

Esad rejimi sonrası Suriye'deki Rus üslerinin geleceğine değinen Putin, 'Oradaki gruplarla diyalog halindeyiz. Birçoğu üslerimizin orada kalmasından yana. Bunu değerlendireceğiz. Biz orada bulunuyorsak o ülkenin çıkarlarına göre de hareket etmeliyiz. Hmeymim Hava Üssü ve Lazkiye'deki deniz üssünün insani yardım amaçlı kullanılması da gündemimizde' dedi.

'Halep'e 350 kişi ilerledi'

Muhaliflerin ilerleyişi sırasında Rus askerlerinin Halep ve diğer kentlerde savunma hattında bulunmadığını da ekleyen Putin, 'Kara üssümüzde (Hmeymim) silahlı güçlerimizi tutmadık. O bölgede İranlı silahlı güçler vardı. Halep'i 30 bin kişi savunuyordu. Ancak onlar (muhalif silahlı güçler) Halep'e 350 kişi ilerledi. Onlar da (Esad rejimi askerleri ve İranlı silahlı gruplar) kendi pozisyonlarını bırakıp çekildiler. Diğer kentlerden de hiç çatışmaya girmeden çekildiler. İran daha sonra bizden savaşçıların tahliyesi için destek istedi. Biz 4 bin İranlı savaşçıyı Tahran'a sevk ettik. Birçoğu da Lübnan'a çekildi" dedi.

'Ukrayna daha önce sivillere, gazetecilere ve birçok kişiye karşı terör saldırısı gerçekleştirdi'

Rusya'nın başkenti Moskova'da suikast ile öldürülen Rus ordusunun Nükleer, Biyolojik ve Kimyasal Savunma Güçleri (NBC) Komutanı İgor Kirillov ilgili konuşan Putin, suikastten Ukrayna tarafını sorumlu tutarak, 'Ukrayna daha önce sivillere, gazetecilere ve birçok kişiye karşı terör saldırısı gerçekleştirdi. Bu birçok insanın hayatını tehlikeye atacak şekilde işlenmiş bir cinayettir. Kiev rejimi bu tür suçları defalarca işledi. Batı'dan bu tür saldırılar hakkında bir kez bile kınama gelmedi" dedi.

'Zelenskiy şuan meşru bir devlet başkanı değil'

Ukrayna ile devam eden savaşta Kiev tarafıyla müzakerelere tekrar başlayabileceklerini söyleyen Putin, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy'in geçtiğimiz yıl mayıs ayında yasal görev süresinin bittiğine dikkat çekti. Putin, 'Ukrayna ile Mart 2022 yılında anlaştığımız temellerde görüşmeye hazırız. Bu tezler Rus tarafından belirlenmiştir. Zelenskiy seçimlerde kazanırsa müzakerelere otururuz. Ancak Zelenskiy şuan meşru bir devlet başkanı değil. Biz tüm anlaşmalarımızı yasal devlet başkanı ile imzalarız ya da Ukrayna parlamentosu ile yasal anlaşmalar yaparız. Ukrayna iç hukukunda değişiklik olur ve Zelenskiy yasal olarak başkanlığını sürdürürse o zaman kendisiyle müzakere masasına oturabiliriz' ifadelerini kullandı.

'İsrail'in işgalini kınıyoruz'

İsrail'in, Gazze ve Lübnan'daki saldırılarını diplomatik olarak her platformda kınadıklarını dile getiren Putin, İsrail ordusunun durumdan istifade ederek Suriye topraklarında ilerleyişini de kınadıklarını vurgulayarak, 'Suriye'de ana kazanan İsrail'dir. İstediğiniz şekilde İsrail'in yaptıklarını değerlendirebilirsiniz. Rusya her türlü İsrail işgalini kınıyor. Golan Tepeleri'ndeki sınırdan 25 kilometreden daha fazla ilerledi. Sovyetler döneminde kurulan sınırlar dahi İsrail tarafından işgal edildi. Şu an oraya ilave güçler çekiyorlar. Birkaç bin askerlerini de sevk ettiler. Sanki oradan çekilmeye değil kökleşmeye gidiyorlar. Eğer bütün bunlar Suriye'nin dağılması ile sonuçlanacaksa bu Suriye halkı tarafından çözülmesi gereken bir sorun' dedi.

'Biden'ın insani duyguları ağır basmış'

Bir gazetecinin, ABD Başkanı Joe Biden'ın kendi oğlu Hunter Biden için af çıkarmasına ilişkin yönelttiği soruya cevap veren Putin, 'Bazı konularda sessizliğinizi korumanız gerekir. O kadar hassas bir konu ki, Rusya tarihinde başka örnekler de var. Mesela Rusya tarihinde Korkunç İvan kendi oğlunu öldürmüştü. Büyük Petro'da kendi oğlunu idam ettirmişti. Stalin'in kendi oğlunu Nazi cephesinden kurtarmaktan vazgeçmişti. Kendi oğlu olmasına rağmen bunu yapmıştı. O zamanlar esir düşmek bile bir ihanet sayılıyordu. Biliyorsunuz Naziler, Stalin'in oğlunu idam etmişlerdi. Biden'a gelince, Biden bir politikacı. Sizin için siyaset mi insani duygular mı ağır basıyor bu önemli. Demek ki Biden'ın insani duyguları daha ağır bastı' dedi.

'Artık hiç gülmüyorum'

Bir gazetecinin 3 yılda değişip değişmediğine dair sorduğu soruya cevap veren Putin, soruya samimi bir şekilde karşılık vererek, 'Hayat sürekli değişiyor, herkes değişiyor. 2 buçuk 3 yıldır ciddi bir sınavdan geçtik. Dürüstçe söyleyebilirim, daha az şaka yapmaya başladım ve bu 2 buçuk senedir neredeyse hiç gülmüyorum. Bir değişim daha var, konuların çözümü konusunda odaklanma kabiliyetimi daha da güçlendirdim' dedi.

Putin, 3 yıl öncesine dönüldüğünde Ukrayna'ya saldırı emrini yeniden verip vermeyeceği sorusuna, '2 buçuk yol önce bu kararın daha önce alınması gerektiğini düşünürdüm. Buna göre daha önce hazırlanmamız gerekiyordu. Kırım kararı ve 2022 kararı da spontane gelişti. Sana saldıracaklarını beklemeye zaman yoktu. Minsk anlaşmalarında kandırıldığımızı anladığımızda Rusya ile her şeyi yerle bir etmeye karar verdiler. Buna karşılık bu kararı almaya mecbur bırakıldık' dedi.

'Ukrayna'da ateşkes değil barışa ihtiyaç var'

Macaristan Başbakanı Viktor Orban'ın önümüzdeki yıl Ukrayna'da ateşkes önerisi ilettiğini belirten Putin, 'Daha önce Erdoğan, bayramlar ve yeni yıllar için ateşkes talebini iletti. Ben kabul ettim. Bir gün sonra Erdoğan, Zelenskiy'nin bu öneriyi reddettiğini iletti. Viktor Orban da yeni yıl için ateşkes önerisi iletti. Bizim ateşkese değil, uzun vadeli, sağlam, Rusya ve vatandaşları için garantiler temin edilen bir barışa ihtiyacımız var' dedi.

Rus gazının Avrupa'ya sevkiyatıyla ilgili boru hatları konusunda Ukrayna'nın yeni bir anlaşmayı reddettiğini de belirten Putin, 'Ukrayna transit anlaşmayı uzatmayı reddetti. Reddeden taraf biz değiliz. Anlaşmadan yılda 700-800 milyon dolar almasına rağmen Ukrayna uzatmayı reddediyor. Bu anlaşma artık olmayacak, bu tamamen açık. Fakat üstesinden geleceğiz. Gazprom üstesinden gelecek' ifadelerini kullandı.

Türk Telekom'dan gelecek için çevreci teknolojiler


 
Türk Telekom, çevre dostu çözümler sunan yeni nesil çevreci iletişim teknolojileriyle yenilenebilir kaynaklara yönelerek, yeşil dönüşümdeki çalışmalarını sürdürüyor.

06.06.2026 11:04:00
Haber Merkezi
Türk Telekom'dan gelecek için çevreci teknolojiler
Türk Telekom'dan gelecek için çevreci teknolojiler

Türk Telekom, çevre dostu çözümler sunan yeni nesil çevreci iletişim teknolojileriyle yenilenebilir kaynaklara yönelerek, yeşil dönüşümdeki çalışmalarını sürdürüyor. Ulaşımdan sağlığa, enerjiden güvenliğe kadar birçok alanda çevre dostu çözümler üreten şirket, "akıllı şehircilik uygulamaları", "akıllı aydınlatma projeleri" ve "akıllı kavşak" çözümleriyle farklı alanlarda sürdürülebilir ve çevreci projeler geliştiriyor.

Enerji verimliliği çözümleri, akıllı şehir uygulamaları ve yeni nesil yeşil şebeke teknolojileriyle iklim kriziyle mücadelede sektör liderliğini güçlendiren Türk Telekom, 4-7 Haziran'da yapılacak Sıfır Atık Festivali ile 5-7 Haziran'da düzenlenen Sıfır Atık Forumu'nun destekçileri arasında yer alarak, sıfır atık bilincinin yaygınlaştırılmasına katkı sunuyor.

Türk Telekom CEO'su Ebubekir Şahin, teknolojiyi yalnızca dijital dönüşümün değil, aynı zamanda sürdürülebilir bir geleceğin de en güçlü araçlarından biri olarak gördüklerini belirtti.

Karadeniz'de Türk balıkçı teknesine saldırı

İçişleri Bakanlığı Sahil Güvenlik Komutanlığı, Karadeniz'de Türk bayraklı balıkçı teknesine düzenlenen saldırıda 1 kişinin hayatını kaybettiğini, 4 kişinin de yaralandığını bildirdi

06.06.2026 10:40:00 / Güncelleme: 06.06.2026 10:46:42
İhlas Haber Ajansı
Karadeniz'de Türk balıkçı teknesine saldırı
Karadeniz'de Türk balıkçı teknesine saldırı
İçişleri Bakanlığı Sahil Güvenlik Komutanlığı, Karadeniz'de Türk bayraklı balıkçı teknesine düzenlenen saldırıda 1 kişinin hayatını kaybettiğini, 4 kişinin de yaralandığını bildirdi.

Sahil Güvenlik Komutanlığından yapılan açıklamaya göre, bugün Kırım'ın batısında Sivastopol açıklarında, Türk bayraklı "Duru 67" isimli tekneye saldırı düzenlendi. Saldırı sonucu hasar alan tekne battı.



Bölgede bulunan "Burak Kaya" isimli balıkçı teknesi, batan teknedeki 5 yaralıyı kurtardı. İnebolu istikametine doğru yola çıkan teknedeki ağır yaralı 1 kişi, intikal sırasında hayatını kaybetti.

İhbar üzerine Sahil Güvenlik Komutanlığına ait "TCSG-96" gemisi, saat 12.35'te İnebolu Limanı'ndan hareket etti.

Gemide, 4 doktor ile 15 UMKE, hemşire ve yardımcı sağlık personelinden oluşan 19 kişilik uzman tıbbi ekip yer aldı.

Görevlendirilen unsur, saat 19.20'de Türk Arama Kurtarma Bölgesi'nin kuzeyinde İnebolu Limanı'na 115 deniz mili mesafede "Burak Kaya" isimli balıkçı teknesine ulaştı.

Hayatını kaybeden balıkçının cenazesi ve yaralılar, Sahil Güvenlik gemisine alındı. Yaralılara tıbbi müdahaleye başlandı ve İnebolu Limanı'na dönüşe geçildi.

Karadeniz'deki saldırıda hayatını kaybeden ve yaralanan balıkçılar Kastamonu'ya getirildi



Karadeniz'de saldırıya uğrayan Türk bayraklı balıkçı teknesinde hayatını kaybeden vatandaşın cenazesi ile 4 yaralı, Kastamonu'nun İnebolu ilçesine getirildi.

Kırım'ın batısında, Sivastopol açıklarında saldırıya uğrayan Türk bayraklı "Duru 67" isimli balıkçı teknesindeki 5 kişi yaralandı. Teknedeki yaralılar, yakınlarında bulunan "Burak Kaya" isimli balıkçı teknesine tahliye edildi. Kastamonu'nun İnebolu ilçesi istikametine doğru hareket eden teknedeki yaralılardan biri hayatını kaybetti. Balıkçı teknesinden yapılan yardım çağrısı üzerine Sahil Güvenlik Komutanlığına ait TCGSG-96 gemisi, 4 doktor, 15 UMKE personeli, hemşire ve yardımcı sağlık personelinden oluşan toplam 19 kişilik uzman tıbbi ekiple harekete geçti.



İnebolu Limanı'ndan dün saat 12.35'te hareket eden Sahil Güvenlik Komutanlığı gemisi, balıkçı teknesiyle saat 19.20 sıralarında yaklaşık 115 mil açıkta temas kurdu.

Hayatını kaybeden balıkçının cenazesi ve yaralı balıkçılar daha sonra Sahil Güvenlik Komutanlığı gemisine alındı. Yaralılara uzman sağlık ekibi tarafından ilk müdahale ise gemide yapıldı. Dönüşe geçen Sahil Güvenlik Komutanlığı gemisi, saat 03.00 sıralarında Kastamonu'nun İnebolu ilçesindeki İnebolu Limanı'na yanaştı. Gemiden indirilen 4 yaralı, ambulanslarla Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Hayatını kaybeden vatandaşın cenazesi ise cenaze aracıyla morga götürüldü.

LGS için son bir hafta!


 
Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB), 13 Haziran Cumartesi günü düzenlenecek Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınav, yurt içi ve yurt dışında toplam 1 milyon 22 bin 658 öğrencinin katılımıyla yapılacak.

06.06.2026 10:23:00
AA
LGS için son bir hafta!
LGS için son bir hafta!

14 Haziran Pazar günü yapılacağı duyurulan LGS merkezi sınavının tarihi, aynı gün A Milli Futbol Takımı'nın 2026 FIFA Dünya Kupası'nda Avustralya milli takımıyla oynayacağı müsabakanın bitiş saatinin, sınav başlangıç saatiyle çakışması nedeniyle bir gün öne alınmıştı. Bu doğrultuda merkezi sınav, 13 Haziran'da yurt içi ve yurt dışı sınav merkezlerinde yapılacak. İki oturumdan oluşan sınavın ilk oturumu saat 09.30'da, ikinci oturumu ise saat 11.30'da başlayacak. Merkezi sınav, yurt içinde 81 il ve 920 ilçede, 4 bin 244 binada 1 milyon 22 bin 104 öğrenci, yurt dışında ise 8 ülke ve 11 sınav merkezinde 554 öğrenci olmak üzere toplam 1 milyon 22 bin 658 adayın katılımıyla gerçekleştirilecek.

12 Haziran'da okullar tatil

LGS kapsamındaki merkezi sınavın sağlıklı şekilde yürütülmesi ve sınav öncesinde bina ve çevresinin temizlik, hijyen ve fiziki şartlar bakımından sınava hazır hale getirilmesi, sınav salonlarının numaralandırılması ve gerekli yönlendirme levhalarının yerleştirilmesi gibi okul hazırlıklarının tamamlanabilmesi adına 12 Haziran Cuma günü idari tatil ilan edildi. LGS kapsamındaki merkezi sınavda güvenliğin artırılması amacıyla, sınav binalarının girişlerinde üst arama kontrolünün sağlanması, toplantı odalarında ise sınav evraklarının salon görevlilerine dağıtım süreçlerinin izlenebilmesi için yapay zeka destekli altyapıya sahip kamera kurulumu gerçekleştirilecek.

Beslenme paketi verilecek

Bakanlıkça alınan karar doğrultusunda öğrencilere ilk kez sözel ve sayısal oturumları arasındaki dinlenme süresinde beslenme ihtiyaçlarını karşılamak, sınav kaygısını azaltmak ve motivasyonu artırmak amacıyla kuru meyveli yulaf bar, ceviz, kuru üzüm ve sudan oluşan beslenme paketi dağıtılacak. Beslenme paketi, sınav başvuru esnasında velisi tarafından talep edilen öğrencilere dağıtılacak ve öğrenciler, beslenme paketi talep durumlarına göre okullara yerleştirilecek.
Beslenme paketi istemeyen öğrenci sayısının 40'ın altında olduğu ilçelerde ise bu öğrenciler, beslenme paketi isteyen öğrencilerle aynı binalarda ancak farklı salonlarda sınava girecek.

Sonuçlar 10 Temmuz'da açıklanacak

Sınav sonuçları, 10 Temmuz'da "www.meb.gov.tr" adresinden ilan edilecek. Sınav sonuç belgeleri posta yoluyla gönderilmeyecek. Tercihlere esas kontenjan tabloları da aynı tarihte yayımlanacak. Tercih işlemleri, 13-24 Temmuz'da yapılacak. Yerleştirme sonuçları ve boş kontenjanlar 5 Ağustos'ta ilan edilecek. Yerleştirmeye esas 1. ve 2. nakil tercih başvuruları ve sonuçları ise 5-14 Ağustos'ta gerçekleştirilecek.

İstanbul'da ormanlık alanlara giriş yasaklandı


 
İstanbul Valiliği'nden yapılan açıklamada "İstanbul genelinde ormanlık alanlara girişler, mangal, tüp kullanımı, nargile ve benzeri sebeplerle ateş yakmak 8 Haziran 2026 ile 15 Ekim 2026 tarihleri arasında yasaklanmıştır" denildi.

06.06.2026 08:49:00
AA
İstanbul'da ormanlık alanlara giriş yasaklandı
İstanbul'da ormanlık alanlara giriş yasaklandı

İstanbul Valiliği, kent genelinde ormanlık alanlara girişlerin, mangal, tüp kullanımı ve nargile gibi sebeplerle ateş yakmanın 8 Haziran-15 Ekim tarihlerinde yasaklandığını duyurdu. Valilikten yapılan açıklamada, yaz mevsimiyle ormanlık alanlarda insan ve araç hareketliliğinde artış olduğu, bu durumun orman yangınları riskini artırdığı bildirildi.

Amaç ormanları korumak

Kasten veya kusurlu olarak ortaya çıkabilecek bu risklerin önüne geçebilmek için bir dizi tedbirin uygulanmasına kararı verildiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
"İstanbul genelinde ormanlık alanlara girişler, mangal, tüp kullanımı, nargile ve benzeri sebeplerle ateş yakmak 8 Haziran 2026 ile 15 Ekim 2026 tarihleri arasında, Orman Kanunu'nun 31. ve 32. maddesi kapsamında köy/mahalleler başta olmak üzere orman içi, orman bitişiği ve ormanla ilişiği olmayan tüm köy ve mahallelerde anız, bağ–bahçe, zeytinlik ve tarla temizliği gibi gerekçelerle ağaç, dal ve her türlü bitki örtüsünün yakılması yasaklanmıştır. İstanbul il sınırları içerisinde yer alan ve belirlenen piknik ve mesire alanları, korular, parklar, tabiat parkları ve eko turizm alanlarında piknik, spor, yürüyüş ve benzeri faaliyetler için herhangi bir kısıtlama kararı bulunmamaktadır."

Enerji hatları uyarısı

Açıklamada, orman alanı civarındaki tesisler ile sanayi kuruluşlarının, orman alanlarını etkileyebilecek her türlü faaliyet nedeniyle oluşabilecek yangın riskine karşı önleyici tüm tedbirleri eksiksiz almaları konusunda yükümlü olduklarına işaret edildi. Enerji nakil hatlarının yapım ve bakımı ile ilgili kuruluşların enerji hatlarının özellikle ormanlık alanlardan geçen bölümlerinde gerekli bakımları gerçekleştirecekleri, yangın riskine karşı her türlü tedbiri alacakları, gerektiğinde enerji kesintisi uygulayacakları belirtildi: "Tüm belediyelerimiz, orman içi, orman kenarı ve bitişiğinde bulunan çöp toplama alanları çevresinde koruma bandı oluşturacak ve yangın riskine karşı gerekli iş makinelerini (dozer, loder, kepçe) hazır bulunduracaklardır. Kaymakamlıklarımız ve Orman Bölge Müdürlüğü koordinasyonunda genel kolluk ve orman kolluğundan oluşturulan denetim ekipleri etkin gözetim ve denetim çalışmalarını yürütecektir. Gerekli hallerde kaymakamlıklarımızın emriyle tüm kamu ve özel sektör imkanları kullanılarak olası yangınlara karşı etkili mücadele yapılacaktır. Yukarıda belirtilen karar ve önlemlere aykırı hareket edenler hakkında ilgili kanunların belirlediği şekilde idari ve adli işlem yapılacaktır."

Milli devlet ve etnik çeşitlilik

Devletlerin parçalanması için istismar edilen değerlerden biri de etnik farklılıklardır

06.06.2026 00:42:00
Haber Merkezi
Milli devlet ve etnik çeşitlilik
Milli devlet ve etnik çeşitlilik
Devletlerin parçalanması için istismar edilen değerlerden biri de etnik farklılıklardır. İnsan hakları adı altında azınlık hakları kavramı gündem edilerek, etnik farklılıkların kavga unsuru olarak algılanmasına çalışılmaktadır.

Etnik farklılıkların bir kavga sebebi olarak öne sürüldüğü günümüzde, hedef tahtasına konmuş devletlerin iç bünyelerindeki birlik ve beraberlikleri zayıflatılmakta, iç çatışmalara zemin hazırlanmaktadır. Hatta güçlü devletler parçalanarak küçük ve zayıf devletçikler haline getirilmek istenmektedir.

Halbuki "kimlik" kavramı etnik farklılıkların üstünde bir olgudur. Kimlik, milletlerin sahip oldukları inançları, kültürleri, dilleri, tarihleri ile şekillenmektedir.







Örneğin Türk kimliği, bir millet olma ve medeniyet kimliğidir.

Bu millet ve medeniyet çatısı, altında Laz, Kürt, Çerkez, Türk vb birçok etnik özelliği barındırır. Balkanlarda Sırp kökenli olanların Müslüman olanlarına Boşnak denmektedir. Boşnaklar kendilerini ifade ederlerken Türk olduklarını söylerler ki, bu doğrudur…

Zira Türk kimliği, aynı değerleri paylaşan bütün etnik kökenlerin ortak adıdır, ortak kimliğidir.

Bir kimlik etrafında bir ve beraber olan etnik kökenler milletleri oluşturmaktadır.

Türkiye örneği de aslında böyledir. Yıllardan beri ifade ettiğimiz gibi topraklarımızdaki vatandaşlarımızın Türk, Kürt, Laz, Çerkez… gibi etnik çeşitliliği, kardeşliğimizi, birliğimizi bozmamaktadır.







Yıllarca bu vatanda Türk kimliği altında aynı değerlerle yoğrulmuş ve aynı değerleri koruma sevdalısı olan halklar, Türk bünyesini, yani Türk milletini oluşturmuşlardır.

Bu sebeple etnik çeşitlilik, asla bir ayrımcılık sebebi değil, tam tersine bir zenginliktir. Tarihten gelen kültür birliği, siyaset birliği, inanç birliği vs. gibi değerlerle süzülerek gelip medeniyet birliğimizi oluşturan bu çeşitlilik, ayrılık sebebi değil; bilakis güçlü bir bünyenin oluşması demektir. Hepsi aynı kaynaktan beslendikleri için örfleri, adetleri, gelenekleri birdir.

Dili, dini, tarihi, kültürü, gelenekleri, siyaseti, medeniyeti aynı olan bu etnik grupların vücuda getirdiği millet, Türk Milleti olup; bu grupların birinin diğerinden farkı yoktur. Çünkü hepsi, aynı kaynaktan beslenip, zaman içinde aynı maya ile yoğrulup gelmişlerdir.

Bir bünyeyi meydana getiren bu etnik zenginliğimizi tarih boyu aşındırıp yok etmeye çalışanlar; tek vücut halindeki bu bünyeyi oluşturan unsurların dini, dili, kültürü, medeniyeti ile oynayanlar, tarihin hiçbir döneminde başarılı olamamışlardır.







Lozan görüşmelerinde Atatürk, ancak gayrimüslimler azınlıktır ölçüsünü ortaya koyarak, etnik çeşitliliğin bir istismar unsuru olmasına müsaade etmemiş; aksine birlik ve beraberliğimizin dayandığı temellerden olduğunu belirlemiştir.

Ne gariptir ki, globalleşme adı altında ayrı özelliklerdeki devletler, bir araya gelirken; AB projesi adı altında Avrupa kıtası ortak bir kültür etrafında birleşmeye çalışırken; parçalanmak istenen ülkelerde etnik çeşitlilik, azınlık hakları adı altında kavga unsuru haline getirilmeye çalışılmaktadır.

Bir taraftan ortak değerler etrafında farklı milletleri bir araya getirme gayreti, diğer taraftan ortak değerlere sahip milletleri etnik çeşitlilik adı altında parçalama projeleri, globalleşmenin hedeflerini göstermesi açısından manidar bir örnektir.

Milli Devlet, milletini tek bir kimlik etrafında hiçbir ferdine ayrım yapmaksızın bir bütün olarak görmekte, milletin kendi içerisindeki renk farklılıklarını milletin birlik ve berberliğine, kaynaşmasına vesile kılmaktadır." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)

Ramazan Bayramı’nda gözaltına alınmıştı

Kamu kurumlarındaki yolsuzluk iddiaları, usulsüzlükler ve tarikat-vakıf ilişkilerine yönelik haberleriyle tanınan BirGün Gazetesi muhabiri İsmail Arı, tutukluluğunun 75. gününde hakim karşısına çıktı

05.06.2026 18:41:00
Haber Merkezi
Ramazan Bayramı’nda gözaltına alınmıştı
Ramazan Bayramı’nda gözaltına alınmıştı
Kamu kurumlarındaki yolsuzluk iddiaları, usulsüzlükler ve tarikat-vakıf ilişkilerine yönelik haberleriyle tanınan BirGün Gazetesi muhabiri İsmail Arı, tutukluluğunun 75. gününde hakim karşısına çıktı. Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen ilk duruşmada mahkeme heyeti, Arı'nın tahliyesine karar verdi.

Duruşma salonuna alkışlarla giren İsmail Arı, savunmasında kamu kaynaklarının vakıflara aktarılmasına dair yaptığı haberlerin arkasında durdu.

Gazetecilik suç değildir



Arı savunmasında, "Bana yaşatılan eziyeti sağır sultan duydu, bir tek yargı makamları duymadı. Gazetecilik suç değildir, beraatımı talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Duruşma savcısı, delillerin henüz toplanmadığı gerekçesiyle tutukluluğun devamını talep etse de mahkeme heyeti Arı'nın tahliyesine hükmederek davayı 9 Ekim'e erteledi.

Tokat'ta gözaltına alınmıştı

Gazeteci İsmail Arı, bayram tatili için gittiği Tokat'ta gözaltına alınmış ve 23 Mart 2026 tarihinde Ankara'da tutuklanarak Sincan Cezaevi'ne gönderilmişti.

İddianamede, Arı'nın BirGün TV'deki açıklamaları ile sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "gizliliğin ihlali" suçlamalarıyla 8 yıl 3 aya kadar hapis cezası isteniyordu.

Madenciler haklarını söke söke aldı

Eskişehir'de aylardır hakları için direnen Doruk Madencilik işçileri, kararlı mücadeleleri sonucunda tüm taleplerini kabul ettirerek tarihi bir zafer kazandı

05.06.2026 18:00:00
Haber Merkezi
Madenciler haklarını söke söke aldı
Madenciler haklarını söke söke aldı
Eskişehir Mihalıççık'ta bulunan Doruk Madencilik'te çalışan işçilerin aylardır kararlılıkla sürdürdüğü hak arama mücadelesi zaferle sonuçlandı. Şirketin yasadışı dayatmalarına, baskılarına ve sözlerine karşı yalnızca kendi iradelerine ve emek dayanışmasına güvenen madenciler, tüm haklarını söke söke aldı.

Direniş boyunca yeraltında açlık grevleri yapan, yerüstünde nöbet tutan ve seslerini tüm Türkiye'ye duyuran maden işçileri, gasp edilen kıdem ve ihbar tazminatlarını, yıllık izin ücretlerini, Toplu İş Sözleşmesi (TİS) farklarını ve yasadışı zorunlu ücretsiz izne çıkarıldıkları döneme ait tüm maaş alacaklarını hesaplarında gördü.

Gelecek haklar da güvence altında

Kazanılan zafer sadece geçmiş alacakların ödenmesiyle sınırlı kalmadı. İşçilerin hak kaybı yaşamaması için sendika, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve şirket yönetimi arasında sıkı bir denetim mekanizması kuruldu. Hesaplamalarda oluşabilecek en ufak eksiklik veya yanlışlık bu mekanizma üzerinden anında düzeltilecek.

Ayrıca Bakanlığın sendikal hak ihlalleri ve zorunlu ücretsiz izin uygulamasına yönelik başlattığı resmi teftiş süreci de devam ediyor. Varılan kesin mutabakata göre, teftiş sonucunda işçiler lehine ortaya çıkabilecek her türlü fazladan hak ve alacak, şirket tarafından hiçbir itiraz öne sürülmeksizin derhal ödenecek.

"Hiçbir söze kanmadık, dayanışmayla kazandık"

Direnişi örgütleyen sendika tarafından yapılan açıklamada, madencilerin bu süreçte gösterdiği çelikten iradeye vurgu yapıldı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Hiçbir söze kanmadık, yalnızca irademize ve dayanışmaya inandık. Bizimle yürüyen halkımıza, madenci dostlarına teşekkür ederiz. Birlikte direndik, birlikte kazandık!"

Direniş ateşi Edirne'ye taşınıyor

Doruk Madencilik'te kazanılan bu tarihi zafer, Türkiye genelinde hak mücadelesi veren diğer işçilere de büyük bir umut ve moral oldu. Ankara'daki görüşmeleri yürüten işçi heyeti ve sendika temsilcileri, Eskişehir'deki zaferin ardından hiç vakit kaybetmeden rotayı Edirne'ye çevirdi.

Heyet, Edirne'de sendika öncülüğünde 15 gündür benzer hak gasplarına karşı direnen Özşen Madencilik işçilerine destek vermek ve mücadeleyi büyütmek üzere yola çıktı. Maden işçileri, "Köleliğe karşı her daim, her yerde mücadele edeceğiz" diyerek direniş ateşini Edirne'ye taşıyacaklarını ilan etti.

Diyarbakır'da kanlı pusu: 1 ölü, 2 yaralı

Diyarbakır'da iddiaya göre aralarında husumet bulunan ve konuşmak için bir kahvehanede buluşma planlayan taraflardan biri, kendilerini bekleyen aileye kurşun yağdırdı. Olayda 1 kişi hayatını kaybederken, 2 kişi de yaralandı

05.06.2026 17:47:00
İhlas Haber Ajansı
Diyarbakır'da kanlı pusu: 1 ölü, 2 yaralı
Diyarbakır'da kanlı pusu: 1 ölü, 2 yaralı
Olay, Kayapınar ilçesi Peyas Mahallesi'nde bulunan bir kahvehanede meydana geldi. İddiaya göre, aralarında husumet bulunan iki aile konuşmak için bir kahvehanede buluşma ayarladı. Kahvehaneye giden Çınar ailesi, karşı tarafı beklemeye başladı. Bu sırada telefonla aranan ve kahvehanenin önüne çıkmaları istenen Çınar ailesine, kimlikleri öğrenilemeyen şahıslar tarafından ateş açıldı.

Olayda Sedat Çınar ile kardeşi Mehmet Çınar ve eniştesi A.Y. yaralandı. Çevredekilerin haber vermesi üzerine olay yerine 112 acil sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk kontrolde ağır yaralanan Sedat Çınar'ın olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Diğer 2 yaralı, ilk müdahalelerinin ardından ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Sedat Çınar'ın cansız bedeni otopsi yapılmak üzere morga kaldırılırken, yaralılardan A.Y.'nin durumunun ağır olduğu öğrenildi.

Olayla ilgili geniş çapta inceleme başlatıldı.

Reyhanlı'daki terör saldırısı davasında karar açıklandı

Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te 53 kişinin yaşamını yitirdiği bombalı saldırılarla ilgili aralarında THKP-C/Acilciler terör örgütünün elebaşı Mihraç Ural'ın da bulunduğu 6 sanığın yargılandığı davada karar açıklandı

05.06.2026 16:50:00
Anadolu Ajansı
Reyhanlı'daki terör saldırısı davasında karar açıklandı
Reyhanlı'daki terör saldırısı davasında karar açıklandı

Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Memet Gezer, Mohammad Dib Korali, Temir Dükancı ve Cengiz Sertel bulundukları cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katılırken, taraf avukatları salonda hazır bulundu.

Mahkeme Başkanı, sanık Korali'ye baro tarafından atanan avukatın duruşmaya iki saat kala görevden çekildiğini ve yeni görevlendirilen müdafinin savunma için süre talep ettiğini söyledi.

Başkan, davanın karar aşamasına gelmesi, tutukluluk süreleri, katılan tarafların Hatay'dan gelmesi ve sanıkların getirilmesi gibi yoğun duruşma hazırlıkları ile usul ekonomisini dikkate alınarak yargılamanın gecikmemesi amacıyla sanık Korali'nin dosyasının ana davadan ayrıldığını bildirdi.

Son sözü sorulan sanıklar, terör saldırısıyla ilgilerinin bulunmadığı öne sürdü.

Avukat beyanlarının ardından kararını açıklayan mahkeme, sanıklar Memet Gezer, Temir Dükancı ve Cengiz Sertel'i, "devletin birliğini ve bütünlüğünü bozmak" suçundan bir kez, 5'i çocuk 52 kişiyi öldürmek suçundan da 52 kez olmak üzere toplamda 53 kez "ağırlaştırılmış müebbet" hapis cezasına çarptırdı.

Ayrıca, sanıklara 28'i çocuk 130 kişiyi "öldürmeye teşebbüs" suçundan 2 bin 600 yıl, terör örgütü faaliyeti kapsamında "izinsiz patlayıcı bulundurmak" suçundan 13 yıl 4 ay, mağdurlara yönelik "duyu organları zarar görecek şekilde yaralama" suçundan 13 yıl 6 ay, bir kadının çocuk düşürmesine yol açacak şekilde yaralanması suçundan 20 yıl 3 ay, 3 kişiye yönelik "basit yaralama" suçundan 20 yıl 3 ay, 134 mağdura yönelik "mala zarar verme" suçundan bin 206 yıl, Reyhanlı'daki Emniyet Müdürlüğü, belediye, PTT ve notere verilen zarar dolayısıyla da "kamu malına zarar vermek" suçundan 48 yıl olmak üzere toplam 3 bin 921 yıl hapis cezası verildi.

Mahkeme, avukatı süre isteyen sanık Korali'nin yanı sıra firari sanıklar Omar Alkhatıp ile Mihraç Ural'ın dosyasının ayrılmasına karar verdi.

Kararla birlikte sanıkların tutukluluk halinin devamına hükmedildi.

Davanın geçmişi

Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te 53 kişinin hayatını kaybettiği ve çok sayıda kişinin yaralandığı iki ayrı bombalı terör saldırısı olmuştu. Reyhanlı Belediyesi yanı ile PTT binası önünde düzenlenen patlamalarda 912 konut, 891 iş yeri ve 148 araç zarar görmüştü.

Güvenlik gerekçesiyle Ankara'ya nakledilen Reyhanlı saldırısı davasında karar 23 Şubat 2018'de açıklanmıştı. Buna göre, bombalı eyleme ilişkin yargılaması süren 33 kişiden 9'u ağırlaştırılmış müebbet hapis, 13'ü ise çeşitli süreli hapis cezalarına çarptırılmıştı.

Mahkeme, THKP-C/Acilciler terör örgütünün elebaşı Mihraç Ural'ın da arasında bulunduğu firari sanıkların dosyasını ayırmıştı.

MİT operasyonuyla Suriye'den getirilen Reyhanlı saldırısının planlayıcılarından firari Yusuf Nazik, 24 Eylül 2018'de tutuklanmıştı.

Nazik, 13 Mayıs 2019'da Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesince "devletin birliğini ve bütünlüğünü bozmak"tan bir kez, 5'i çocuk 52 kişiyi öldürmek suçundan da 52 kez olmak üzere toplamda 53 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı.

Davanın firari sanıklarından Mehmet Gezer de 30 Haziran 2022'de ABD'den getirilerek "kasten öldürme" ve "devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma" suçlarından Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesince 7 Temmuz 2022'de tutuklanmıştı.

Saldırının sorumlularından kırmızı bültenle aranan Cengiz Sertel de 14 Aralık 2024'te MİT Başkanlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğü koordinasyonunda, Hatay Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yakalanmıştı.

Firari sanıklardan Mohammad Dib Korali 14 Ocak 2025, Temir Dükancı da 25 Şubat 2025'te MİT Başkanlığının operasyonlarıyla Suriye'de yakalanmıştı.

Dosyada sanıklar Omar Alkhatıp ve Mihraç Ural firari durumda bulunuyor. 

Bir sigara grubuna daha zam geldi

Tekel Bayileri Yardımlaşma Derneği (TBYD) Başkanı Erol Dündar, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada British American Tobacco (BAT) grubundaki sigara fiyatlarına zam yapıldığını duyurdu

05.06.2026 14:30:00
Haber Merkezi
Bir sigara grubuna daha zam geldi
Bir sigara grubuna daha zam geldi
Tekel Bayileri Yardımlaşma Derneği (TBYD) Başkanı Erol Dündar, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada British American Tobacco (BAT) grubundaki sigara fiyatlarına zam yapıldığını duyurdu.

Buna göre, gruptaki ürünlere 5 lira artış yapıldı ve yeni fiyatların 5 Haziran'dan itibaren geçerli olacağı belirtildi.

Zamla birlikte BAT grubunda en düşük sigara fiyatı 105 liraya, en yüksek sigara fiyatı ise 120 liraya yükseldi. Böylece grup, yıl içerisinde ikinci kez fiyat güncellemesine gitmiş oldu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.