logo
10 ŞUBAT 2026

Resulullah’ın davet mektuplarının hikmetleri

Resulullah'ın Arap Yarımadası'nda hüküm süren meliklere gönderdiği bu elçiler ve onları İslam'a kazanma gayesi, O'nun hayatını adadığı tebliğ ve irşat davasının bir uzantısıdır

10.03.2021 00:43:00
Resulullah’ın davet mektuplarının hikmetleri
Resulullah’ın davet mektuplarının hikmetleri
"Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla,
 
Allah'ın kulu ve elçisi Muhammed'den, Rumların başbuğu Heraklius'a:
 
Allah'ın selamı hidayet yoluna girmiş bulunan kimseye olsun. Buna göre, Ben, seni tam bir İslam daveti ile (İslam'a) çağırıyorum.
 
İslam'a gir, sonunda emniyet ve selamet içinde olursun ve Allah sana iki defa sevap verecektir. Şayet bundan kaçınacak olursan, köylülerin (yani tebanın) günahı senin üzerinde toplanacaktır.
 
Ve (siz) ey kitap sahipleri! Gelin, sizinle bizim aramızda bir tek kelimede, (yani) Allah'tan başka hiçbir ilaha tapmamak, O'na hiçbir şeyi ortak koşmamak, Allah'tan başka aramızda hiç kimseyi âmir ve efendi yapmamak (hususunda) birleşelim.
 
Şayet, onlar sırtlarını dönüp (bundan) kaçınacak olurlarsa şöyle deyiniz: Siz şahit olun ki, kesinlikle bizler, (Allah'a) itaat edip teslim olan Müslümanlarız."
 
Siyasî diplomasi ve mektupların taşıdığı hikmetler
 

 
Resulullah'ın Arap Yarımadası'nda hüküm süren meliklere gönderdiği bu elçiler ve onları İslam'a kazanma gayesi, O'nun hayatını adadığı tebliğ ve irşat davasının bir uzantısıdır.
 
O, hayatının her devresinde İslam'ı yaymayı ve yaşatmayı kendine dava edinmişti. Her zaman, her devirde ve her şart altında Peygamberimizin gayesi bu olmuştur. Biz Müslümanlar da bu Peygamberî metodu kendimize örnek alarak, şartlar ne olursa olsun en büyük vazifemizin İslam'ı tebliğ etmek olduğunu unutmamalıyız.
 
Gönderilen mektuplarda önce iman konusunun işlendiğini ve muhatabın ilk olarak Allah'ın birliğine inanmaya davet edildiğini görüyoruz. Kişi, Allah'a iman ettikten sonradır ki, ona namaz, oruç gibi mükellefiyetlerden ve diğer şer'i hükümlerden bahsedilebilir. Böyle olması tabiidir. Zira, henüz iman konusunda tereddüt halinde olan bir insana, İslam'ın kendisine yüklediği hak ve görevlerden bahsedilmesi mantığa aykırıdır.
Demek ki, tebliğde ilk adım, kişiyi Allah'a inanmaya ve itaate davet etmektir. Bu temel inancın oturmasından sonra diğer mevzulara geçilir.
 

 
(…)
 
Hükümdarlara gönderilen mektuplar, içerik ve üslup yönünden hemen hemen birbirinin aynısıdır. Bu bakımdan cümle cümle incelemek suretiyle hikmetler çıkarmak yerinde olur:
 
Resulullah'ın gönderdiği mektuplar, "Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla" diye başlamaktadır. Burada, Allah'ın isimlerinden ikisi zikredilmiş ve mektuba da bu şekilde başlanmıştır.
 
Rahman ismi, bu âlemde yarattıklarının hepsine acıyan ve merhamet eden manasındadır. Öyle ki, Cenab-ı Hak, günahkârlara, asilere bile nimet ve rızık vermekte, tövbe edenin tövbesini kabul etmektedir.
 
Nitekim, iman etmemiş bir insan olmasına rağmen Heraklius'a hükümdarlık, zenginlik ve tebaa vermiştir. Bunların hesabı ise öbür âlemdedir.
 
Orada Allah Rahim isminin tecellisiyle, yalnız inanıp hayırlı iş işleyenlere, ellerindeki nimeti hayra sarf edenlere acıyacaktır. Bunun dışındakiler ise, O'nun rahmet ve merhametinden mahrum kalacaklardır. Bütün bunlar, iman edecek bir kimse için ibret verici gerçeklerdir.
 

 
İşte Peygamberimiz, İslam'a davet mektubuna Allah'ın bu iki ismini anarak başlıyor ve muhatabını, bu büyük hakikatlerin ışığında kendi nefsiyle hesaplaşmaya davet ediyor.
 
"Allah'ın kulu ve kölesi Muhammed'den, Rumların başbuğu Heraklius'a..."
 
Resulüllah, burada kendisini, Allah'ın kulu ve kölesi olarak tanımlıyor. Köle, tamamıyla başkasının isteklerine esir olan kimse manasındadır. Bu yönüyle düşünüldüğünde iman etmiş insan, Allah'a kayıtsız şartsız teslim olmuş insandır. Zaten insan, ya nefsinin, yani arzu ve isteklerinin esiridir, ya da Allah'ın hükmüne, emrine tâbidir. Her iki halde de
 
(…)
 
Buradaki enteresan bir nükte de; Hz. Peygamberin kapalı ifadelerle ümerayı taltif etmesi, bunu yaparken de kelimeleri seçmekte zillete düşmemek için itina göstermesidir.
 
Dikkat edilirse, Resulüllah Efendimiz, "Rum'un ulusuna" "Kıptilerin büyüğüne" gibi ifadeler kullanırken onlara bir değer atfetmemiştir. Zira böyle olsaydı, "Ey büyük Kisra" ya da "Büyüğümüz Kisra" gibi ifadeler kullanırdı.
 
Efendimiz (s.a.v.), seçtiği ifadelerle karşısındakine, "şahsıma saygı duyuluyor" hissiyatını vermiştir. Fakat aslen, bir Müslümanla kıyas dahi edilemeyeceğinin ifadesi bu kelimelerde gizlidir.
 

 
Böylelikle Peygamber Efendimiz, ince siyasetiyle hem karşısındakinin kalbini te'lif ederek davete hazır kılmış, hem de bunu yaparken İslam'ın ve bir peygamberin izzetine halel getirecek ifadeleri kullanmaktan kaçınmasını bilmiştir.
 
Hatta, öyle ince bir siyaset ve zeka örneği göstererek bunu yapmıştır ki; muhatabının, "beni methediyor" zannettiği kelimeler aslında ona haddini bildirmektedir.
 
Buradan anlıyoruz ki; davetçi, Allah'ın hükmüne uymayan ümeraya asla taviz vermeden, hem kalbini te'lif etmeyi, hem de haddini bildirmeyi başarmalıdır.
 
Nitekim, aşağıdaki selam ifadesinde de aynı nükte gizlidir. Heraklius, kendisine selam veriliyor zannetse de, aslında selama layık olmanın Müslüman olmakla mümkün olduğu hakikati kendisine ifade edilmektedir.
 
"Allah'ın selamı, hidayet yoluna girmiş bulunan kimse üzerine olsun..."
 
Burada selam; nazar, tecelli, şefkat, rahmet, merhamet manalarındadır. Resulüllah, Allah'ın selamı, hidayetteki kimselere; yani Müslümanların üzerine olsun, buyuruyor.
 

 
Aslında, mektup bir davet ve tebliğ niteliğindedir. Allah'ın selamının herkesten evvel Müslümanların üzerine olması dileği, müminlerin bu şerefe herkesten fazla layık olmaları sebebiyledir.
 
Çünkü onlar, daha önce de anlatıldığı gibi, Allah'a itaat eden hakiki kullardır. Resulüllah, hidayet yoluna girenlere ve üstünlüklerine işaret buyurarak mektuba giriyor ve hükümdarı da bu kutlu yola girmeye davet ediyor.
 
"Buna göre, Ben, seni tam bir İslam daveti ile İslam'a çağırıyorum. İslam'a gir, sonunda emniyet ve selamet içinde olursun."
 
Burada, emniyet ve selamet içinde olabilmenin yolu açıkça belirtilmiştir. Buna göre; İslam'a girmeyen, emniyet ve selamet içinde değildir. Buradaki emniyet ve selametin manası; dünyadaki ve ahiretteki kurtuluştur.
 
Demek oluyor ki; kurtuluşa ve selamete ermek isteyen bir insan, İslamiyet'i kabul etmek, İslam'ın emir ve yasaklarına uymak mecburiyetindedir. Bunun dışındaki hiçbir yol, din ve şeriat insanı dünya ve ahiret saadetine eriştiremez. Resulûllah'tan önceki peygamberlere inanan ve onların şeriatıyla amel eden kimseler için de durum aynıdır.
 
Kaldı ki, Resulûllah'ın kitap ehli imparatora ve hükümdarlara mektuplar göndererek onları İslam'a girmeye davet etmesi de, bu konuda hiçbir soru işaretine yer bırakmayacak kadar açık bir delildir.
 
Şöyle ki; eğer kendi dinlerinde kalmaları onları selamete erdirecek olsaydı, Peygamberimiz onları İslam'a davet etmez, "dininizde kalın" derdi.
 
Fakat tam tersi olarak Resulüllah hem onları İslam'a çağırıyor, hem de emniyet ve selamet içinde olabilmenin tek yolunun İslam'a girmek olduğunu ifade ediyor. Zira O, yalnız bir nebi değil, Kendisine kitap verilmiş ve en son, en kâmil şeriatla gönderilmiş bir resuldü. Bu yönüyle İlahî vazifesini yerine getirmekte ve istisnasız bütün insanları İslam'ın kurtuluş ve selametine davet etmekteydi.
 
"Ve Allah sana iki defa sevap verecektir. Şayet bundan kaçınacak olursan, emrinin altındakilerin (yani tebaanın) günahı da senin üzerinde toplanacaktır."
 
Burada, halkın başında bulunan idarecilerin taşıdıkları sorumluluğun büyüklüğü ifade edilmektedir.
 
Peygamberimizin, "Eğer İslam'ı kabul ederse, Allah'ın, imparatora iki misli sevap vereceğini" buyurması, idaresi altındaki kimselere Allah'ın hükümleriyle hükmeden idarecilerin kat kat fazla sevaba nail olacaklarının işaretidir.
 
Çünkü, idareciler, İslam'ı kendi nefislerinde yaşamakla kalmazlar, tebaalarına da yaşatırlar ve Allah'ın koyduğu kurallarla, insanlar arasında hüküm verirler.
 
Resulüllah, devamla imparatora, "şayet İslam'a girmezse tebaasının günahının da onun üzerinde toplanacağını" işaret ediyor.
 
Demek oluyor ki, halk kitlelerinin sorumluluğu, aynı zamanda onları yöneten kimselerin üzerindedir." (Prof. Dr. Haydar Baş, Rahmet-el lil Alemin eseri 2. Cilt) H; AknAydn

MİT Büyük Operasyonu Kimlere Yaptı? Gazeteci Fatih Ergin Anlattı

Türkiye’nin milli güvenliğini yakından ilgilendiren kontrolsüz göçün ve vatandaşlık süreçlerindeki aksaklıkların casusluk faaliyetleri için nasıl bir zemin hazırladığını tüm çıplaklığıyla Gazeteci Fatih Ergin gözler önüne serdi

10.02.2026 17:40:00
Ahmet Turan Yiğit
MİT Büyük Operasyonu Kimlere Yaptı? Gazeteci Fatih Ergin Anlattı
MİT Büyük Operasyonu Kimlere Yaptı? Gazeteci Fatih Ergin Anlattı
Türkiye'nin milli güvenliğini yakından ilgilendiren kontrolsüz göçün ve vatandaşlık süreçlerindeki aksaklıkların casusluk faaliyetleri için nasıl bir zemin hazırladığını tüm çıplaklığıyla Gazeteci Fatih Ergin gözler önüne serdi. Milli İstihbarat Teşkilatı'nın son yıllarda Mossad'a indirdiği darbeler çok önemli olduğunu belirten Ergin, henüz deşifre edilememiş "uyuyan hücrelerin" riskinin büyük olduğunu açıkladı.

Gazeteci Fatih Ergin'in konuşmasını izleyin:

Ünlü Gazeteciler Ali Çağatay, Murat Muratoğlu, Mustafa Balbay, Remzi Özdemir, Cem Seymen ve İsmail Dükel... Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'ni Viyana'da Değerlendi

21 ülkeden 50’den fazla bilim insanının katıldığı, 7-8 Şubat 2026'da gerçekleştirilen 11. Milli Ekonomi Modeli Kongresi'ni Viyana'da takip eden tanınmış gazeteciler; Ali Çağatay, Mustafa Balbay, Cem Seymen, Ümit Zileli, Remzi Özdemir, İsmail Dükel ve Murat Muratoğlu model hakkında önemli değerlendirmeler yaptı

10.02.2026 16:59:00
Ahmet Turan Yiğit
Ünlü Gazeteciler Ali Çağatay, Murat Muratoğlu, Mustafa Balbay, Remzi Özdemir, Cem Seymen ve İsmail Dükel...  Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'ni Viyana'da Değerlendi
Ünlü Gazeteciler Ali Çağatay, Murat Muratoğlu, Mustafa Balbay, Remzi Özdemir, Cem Seymen ve İsmail Dükel...  Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'ni Viyana'da Değerlendi
Gazeteciler Ali Çağatay, Mustafa Balbay, Cem Seymen, Ümit Zileli, Remzi Özdemir, İsmail Dükel ve Murat Muratoğlu, 11. Milli Ekonomi Modeli Kongresi'ni Viyana'da takip etti.
Kongre sırasında Prof. Dr. Haydar Baş'ın "Milli Ekonomi Modeli"ni ve bu modelin günümüz dünyasındaki yankıları konusunda gazeteciler, Çiğdem Akdemir'e önemli değerlendirmeler yaptı.

Ünlü gazetecilerin Milli Ekonomi Modeli konusundaki değerlendirmelerini izleyin:

İstanbul'da barajlar yavaş yavaş doluyor


 
İstanbul'a su sağlayan barajlarda doluluk oranı yüzde 36.3'e çıktı. 
 

10.02.2026 15:14:00
ÖNDER YILMAZ
İstanbul'da barajlar yavaş yavaş doluyor
İstanbul'da barajlar yavaş yavaş doluyor

İstanbul'a su sağlayan barajların ortalama doluluk oranı, yağışların ardından yükselişini sürdürerek yüzde 36.3'e çıktı.
İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre, 7 Aralık'ta yüzde 17.12 seviyelerine kadar düşen barajlardaki doluluk oranı, son günlerdeki yağışlarla yükselişini sürdürdü.
Doluluk yılbaşından 10 Şubat'a kadar yüzde 17.53 oranında arttı. Bu kapsamda kente su sağlayan barajlardaki doluluk oranı, bugün itibarıyla yüzde 36.3 olarak kaydedildi. Doluluk oranı 31 Ocak'ta yüzde 28.24 idi. Böylece son 10 günde yüzde 8'lik bir artış sağlandı. Bu oranın devam etmesi halinde Şubat ayı sonunda barajlardaki doluluk oranının yüzde 50'yi aşması bekleniyor.

Su tüketimi fazla

Kente su sağlayan baraj ve göletler 868 milyon 683 bin metreküp biriktirme hacmine sahipken su miktarı 10 Şubat itibarıyla 315 milyon 331 bin metreküp olarak kaydedildi. İstanbul'da kış aylarında günde ortalama 3 milyon metreküp su tüketiliyor. Yazın turizmin etkisiyle tüketim 3.5 milyon metreküpü aşabiliyor. Mevcut su megakente 105 gün yeter!

Bu sene sıkıntı geçmiş değil

Barajlardaki doluluk oranı artmasına rağmen bu oran, son 10 yılın aynı dönemine göre en düşük ikinci seviye oldu. Doluluk oranı 10 Şubat 2023'te yüzde 32.13 idi. Geçen yıl 10 Şubat'ta ise yüzde 55.91... Bu yıl doluluk oranı, geçen yıla göre yüzde 19.6 geride bulunuyor. Bu tablo megakentin bu yıl hala daha su stresinden sıyrılamadığını ortaya koyuyor.

Ankara'da dehşete düşüren olay

Cezaevinden izinli çıkan şahıs eşini, kızını ve annesini öldürdükten sonra intihar etti. Şahsın 4 yıl hapis cezasına çarptırıldığı, önce kapalı cezaevinde tutulduğu daha sonra ise açık cezaevine geçtiği öğrenildi

10.02.2026 14:43:00
İHA
Ankara'da dehşete düşüren olay
Ankara'da dehşete düşüren olay
Ankara'da cezaevinden izinli çıkan Recep Cengiz (35), annesi Azize Cengiz (57) ve ilk eşinden olan kızı Azra Cengiz'in (8) ardından aynı mahallede oturan boşanma aşamasındaki eşi Beyzanur Uçan Cengiz'i (28) tabanca ile öldürdükten sonra intihar etti. Olaya tanık olan komşu: "Önce annesi ile çocuğunu arabada vurmuş" dedi.

Olay, dün akşam Keçiören ilçesi Kuşcağız Mahallesi 384'üncü Sokak'ta meydana geldi. Cezaevinden izinli çıkan Recep Cengiz, annesi ve kızının yaşadığı eve geldi. Burada bilinmeyen nedenle tartıştığı annesi ile yanında kalan ve ilk eşinden olan kızı Azra Cengiz'i arabada tabanca ile vurdu.

Recep Cengiz, daha sonra annesi ve kızının cansız bedenlerini bagaja koyarak aynı mahallede oturan boşanma aşamasındaki eşi Beyzanur Uçan Cengiz'in evine gitti. Kurye kılığında kapıyı eşine açtıran Recep Cengiz, boşanma aşamasındaki eşi Beyzanur Uçan Cengiz'i tabanca ile öldürdükten sonra aynı silahla intihar etti.

Ayrıca Recep Cengiz'in silahla tehdit, dolandırıcılık ve hakaret suçundan 4 yıl hapis cezasına çarptırıldığı, önce kapalı cezaevinde tutulduğu daha sonra ise açık cezaevine geçtiği öğrenilirken, şahsın eşini öldürdüğü binada güvenlik kameralarına takılmamak için elektrik tesisatına zarar verdiği ileri sürüldü. Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldığı öğrenildi.

"Adam, daha önceden de bazı sıkıntılar yaşamış"

Olayın gerçekleştiği binada yönetici olan Nizamettin Karagöz, Recep Cengiz ile Beyzanur Uçan Cengiz'in yeni evlendiğini ve Beyzanur Uçan Cengiz'in ayrılmak için dilekçe verdiğini öne sürerek, "Adam daha önceden de bazı sıkıntılar yaşamış. Eşinden uzaklaştırma almış. Eşi cezaevinden çıktığını bahsetti. 6-7 ay önce evlenmişler.

Anlaşamamışlar. Kadın ayrılmak için dilekçe vermiş. Adam da bunu kabullenmedi herhalde. Önce annesi ile çocuğunu arabada vurmuş. Buraya da kurye kılığında gelmiş. Eşini de burada vurmuş. Kadın 2-3 sene önce de burada oturdu. Gitti geldi, yine oturdu. Çok memnunduk, çok iyi insandı" diye konuştu.

Türkiye'nin en kalabalık mahallesi 6 ili geride bıraktı

Bağlar ilçesindeki Bağcılar Mahallesi, 160 bin 136 kişi nüfusuyla Türkiye'nin en yoğun mahallesi olarak kayıtlara geçti

10.02.2026 14:25:00
İhlas Haber Ajansı
Türkiye'nin en kalabalık mahallesi 6 ili geride bıraktı
Türkiye'nin en kalabalık mahallesi 6 ili geride bıraktı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 'Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi 2025 Sonuçları'nı açıklamıştı. Buna göre, 2024 yılı itibarıyla 85 milyon 664 bin 944 olan ülke nüfusu, geçen yıl 427 bin 224 kişi artarak 86 milyon 92 bin 168 kişiye yükseldi.

TÜİK Diyarbakır Bölge Müdürlüğü verilerine göre, Diyarbakır'ın nüfusu ise 1 milyon 853 bin 356 kişi olarak belirlendi. Bunun 935 bin 763 kişi erkek, 916 bin 593'ü kadın. Merkez Bağlar ilçesindeki Bağcılar Mahallesi ise, 160 bin 136 kişi nüfusuyla Türkiye'nin en yoğun mahallesi unvanını korudu. Bir önceki yıl 157 bin 422 olarak belirlenmişti.

İlçenin nüfusu ise 402 bin 275 kişi olarak kayıtlara geçti. Bağcılar Mahallesi, nüfus yoğunluğuyla 167 bin 531 Artvin, 138 bin 807 Gümüşhane, 85 bin 83 Tunceli, 82 bin 836 Bayburt, 90 bin 392 Ardahan ve 157 bin 363 nüfusuyla Kilis gibi illeri geride bıraktı.

Bağcılar Mahalle Muhtarı Şehmuz Şirdenli, İHA muhabirine, Türkiye nüfusunun 86 milyonu geçtiğine değinerek, Bağcılar Mahallesi'nin de 160 bini devirdiğini söyledi. Nüfuslarının 6 ilden daha yoğun olduğunu belirten Şirdenli, gittikçe geliştiği ifade etti.

Muhtar Şirdenli, şu anda yeni yapılan inşaatlar olduğunu aktararak, "Bu inşaatlar bitse eminim bunlar 200 bini de bulur. Burada 7 yıl oldu. Ben de bu mahallede muhtarlık yapıyorum. Mahallemiz güzel, ve modern. Bağlar dediğimiz zaman batı tarafından kardeşlerimiz Bağlar nasıl bir şey diyorlar. Bağlar'a gitmek istemeyenler var. Bu da Bağlar'ın bir mahallesi. Bağcılar, modern bir mahalledir" dedi.

Tek başına olduğunu kaydeden Şirdenli, "Yoğunluğumuz çok. Bunu daha önceden de yetkililere de ilettim. İki dönemdir muhtarlık yapıyorum. Mahallemde de memnunum. Kimse kimseyi rahatsız etmiyor. Sitede de herkes saygılı. Gençlerimizden, yaşlımıza kadar hepsi birbirine saygılı. Bu şekilde de seviyorum. Böyle devam edene kadar muhtarlık yapacağım" ifadelerini kullandı.

İzmir'de güvercin kümesinde 124 tabanca ele geçirildi

İzmir'in Karabağlar ilçesinde polis ekipleri tarafından bir ikamete düzenlenen operasyonda, güvercin kümesine gizlenmiş 124 adet ruhsatsız tabanca ve çok sayıda silah parçası ele geçirildi. Olayla ilgili 3 şüpheli gözaltına alındı

10.02.2026 10:35:00
İhlas Haber Ajansı
İzmir'de güvercin kümesinde 124 tabanca ele geçirildi
İzmir'de güvercin kümesinde 124 tabanca ele geçirildi
İzmir'in Karabağlar ilçesinde polis ekipleri tarafından bir ikamete düzenlenen operasyonda, güvercin kümesine gizlenmiş 124 adet ruhsatsız tabanca ve çok sayıda silah parçası ele geçirildi. Olayla ilgili 3 şüpheli gözaltına alındı.

Karabağlar İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri, bireysel silahlanmaya karşı yürütülen çalışmalar çerçevesinde, bir şahsın ruhsatsız tabanca satışı yaptığı bilgisine ulaştı.

[31]

İstihbari çalışmaların ardından harekete geçen ekipler, belirlenen adrese operasyon düzenledi. İkametin giriş katında bulunan güvercin kümesinde yapılan aramalarda; 124 adet ruhsatsız tabanca, 76 adet tabanca sürgüsü, 28 adet tabanca namlusu ile 39 adet icra mili ve yayı ele geçirildi.

Operasyon kapsamında U.K. (41), A.K. (41) ve E.Y.K. (19) yakalanarak gözaltına alındı. Şüpheliler emniyetteki işlemleri sürüyor.

Hakkari'nin şelaleleri mest ediyor


 
Hakkari'nin Derecik ilçesinde, karların erimesiyle yeniden akmaya başlayan şelaleler ile yüksek kesimlerde oluşan sis tabakası dronla görüntülendi. 

10.02.2026 00:21:00
AA
Hakkari'nin şelaleleri mest ediyor
Hakkari'nin şelaleleri mest ediyor

Hakkari'nin Derecik ilçesinde, karların erimesiyle yeniden akmaya başlayan şelaleler ile yüksek kesimlerde oluşan sis tabakası dronla görüntülendi. Balkaya Dağları eteklerindeki sarp kayalıklarda kar ve yağmurdan beslenen üç şelale, son günlerde karların erimesiyle yeniden akmaya başladı.

Metrelerce yükseklikten akan şelaleler, kayaların arasından süzülen görüntüsüyle seyirlik manzaralar oluşturuyor. İlçenin yüksek kesimlerinde oluşan sis tabakası ve şelaleler, dronla görüntülendi.

Aziz İhsan Aktaş davasının sekizinci duruşması başladı

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü soruşturması kapsamında 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 24'ü tutuklu 200 sanığın yargılandığı davanın sekizinci duruşması başladı

 

09.02.2026 12:09:00
Anadolu Ajansı
Aziz İhsan Aktaş davasının sekizinci duruşması başladı
Aziz İhsan Aktaş davasının sekizinci duruşması başladı

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda görülen duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar ile avukatları katıldı.

Mahkeme heyetinin cuma günkü ara kararıyla tahliye edilen, görevinden uzaklaştırılan Adana Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile Aziz İhsan Aktaş'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuksuz sanıklar da duruşmaya geldi.

Duruşmada, CHP'li yöneticiler, partililer ve sanıkların yakınları da hazır bulundu.

Jandarma personelince salon ve çevresinde yoğun güvenlik önlemi alınan duruşmayı, çok sayıda basın mensubu takip ediyor.

Duruşmada, Bilginay Temizlik firmasının eski proje müdürü tutuksuz sanık Savaş Çetinkaya'nın savunması alınıyor.

Bu arada duruşmada, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ve Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 33 tutuklu sanığın savunması alınmıştı.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 579 sayfalık iddianamede, Beşiktaş Belediyesi, Avcılar Belediyesi, Esenyurt Belediyesi, İstanbul ASFALT Fabrikaları San. ve Tic. AŞ ile İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü "suçtan zarar gören", 19 kişi "mağdur", 200 kişi ise "şüpheli" olarak yer alıyor.

İddianamede, sanıklardan Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 42 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 4 farklı fiilden "edimin ifasına fesat karıştırma", 5 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 21 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 10 farklı fiilden "rüşvet verme", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" ve "gerçeğe aykırı fatura düzenleme" suçlarından 187 yıldan 450 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan elde ettiği mal varlıklarının müsadere edilmesi talep ediliyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı sanık Utku Caner Çaykara'nın 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve "rüşvet alma" suçlarından 5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasının talep edildiği iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı sanık Ahmet Özer'in 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve 2 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik" suçlarından 3 yıldan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, görevlerinden uzaklaştırılan Seyhan Belediye Başkanı sanık Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı sanık Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı sanık Zeydan Karalar ile görevinden uzaklaştırılan ve hakkındaki adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı sanık Abdurrahman Tutdere'nin "rüşvet alma" suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Hazırlanan iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı sanık Rıza Akpolat'ın "suç örgütüne üye olma", 26 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 3 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 19 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 4 farklı fiilden "rüşvet alma", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme" suçlarından 133 yıldan 337 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan elde ettiği malvarlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

Ağrı ve Iğdır'da tefecilik operasyonu: 19 gözaltı

Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesi ve Iğdır'da tefecilere yönelik düzenlenen operasyonda 19 kişi gözaltına alındı

08.02.2026 11:33:00
İhlas Haber Ajansı
Ağrı ve Iğdır'da tefecilik operasyonu: 19 gözaltı
Ağrı ve Iğdır'da tefecilik operasyonu: 19 gözaltı
Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesi ve Iğdır'da tefecilere yönelik düzenlenen operasyonda 19 kişi gözaltına alındı.



Ağrı Valiliğinden yapılan açıklamaya göre, İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince tefecilik suçuyla mücadele kapsamında çalışma yürütüldü.



Bu kapsamda Doğubayazıt ilçesinde 6 ikamet ve 3 iş yeri ile Iğdır'da 1 ikamet olmak üzere toplam 10 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Operasyonlarda 1 milyon lira nakit para ve 2 ruhsatsız tabanca ele geçirildi. Gözaltına alınan 19 şüpheli hakkında adli makamlarca tahkikat başlatıldı.

Hatay'da zeytinyağı tenekelerinden 100 bin uyuşturucu hap çıktı

Hatay'da polis ekipleri tarafından gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında durdurulan araç içerisindeki zeytinyağı tenekelerinden 100 bin adet uyuşturucu hap çıktı

08.02.2026 11:04:00
İhlas Haber Ajansı
Hatay'da zeytinyağı tenekelerinden 100 bin uyuşturucu hap çıktı
Hatay'da zeytinyağı tenekelerinden 100 bin uyuşturucu hap çıktı
Hatay'da polis ekipleri tarafından gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında durdurulan araç içerisindeki zeytinyağı tenekelerinden 100 bin adet uyuşturucu hap çıktı.



İl Emniyet Müdürlüğü, Kırıkhan Narkotik Suçlarla Mücadele Büro Amirliği ekiplerince yürütülen çalışmalar kapsamında, Kırıkhan ilçesinde bir araç durduruldu.

Durdurulan araçta narko köpek eşliğinde yapılan aramada, zeytinyağı tenekeleri içerisinde gizlenmiş halde toplam 15 kilo 772 gram ağırlığında captagon hap bulundu.



Olayla ilgili olarak K.K. ve A.K. isimli şüpheliler gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilen şahıslar, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.