logo
02 ŞUBAT 2026

Resûlullah’ın rıhletinde Hz. Fâtıma-V

02.01.2020 00:00:00

Fuzuli'nin eserinden;

Ümmü Seleme'den rivayet edilmektedir:

"Ben hastalık günlerinde Resûlullah'a hizmet ediyordum. Bir gün şeker dağıtan dudağını oynattığını gördüm. Dinledim ve iştim ki, dua etmekteydi. Allah'a şöyle yalvarıyordu: 'İlâhi! Benim ümmetimi cehennem azabından kurtar! Kıyamet hesabını onlara kolaylaştır.' Sordum: 'Ya Resûlallah, hâlin nedir?' 'Ey Ümmü Seleme, şimdi ayrılık zamanıdır. Ruhumuzun tenden ayrılma vaktidir.' 

Bu sırada Ali de oradaydı: 'Ya Resûlallah, rüyamda gördüm ki, bir zırh giymiştim. Üzerimden çıkardılar' dedi. Hz. Muhammed (s.a.v.), 'O zırh Bendim ki, bütün kötülükten, Senin koruyucundum. Benim göçüp gitme vaktim yaklaşmıştır. Sen yalnız kalacak ve birçok belaya uğrayacaksın. Ey Ali, sakın ıstıraba düşünce sabırdan başka yol tutmayasın.' Bu sırada Hz. Fâtıma (a.s.) da ağlamaya başladı: 'Ya Resûlallah, rüyamda gördüm ki, elimde Mushaf yaprağı vardı, ansızın elimden kayboldu.' Hazreti Muhammed (s.a.v.) buyurdu ki: 'Ey Fâtıma, o yaprak Bendim. Gözünün önünden kaybolsam gerek.' Bu sırada Hz. Hasan (a.s.) ve Hüseyin (a.s.) geldiler: 'Ey sevgili dedemiz dediler. Biz rüyamızda gördük ki, havada bir tahtırevan uçuyordu. Biz da onun altında baş açık yürüyorduk. Hz. Muhammed (s.a.v.) şöyle buyurdu: Ey benim ciğer köşelerim. O taht Benim naaşımdır ki siz, misk kokulu saçlarınızı açıp O'nun altında yürüyeceksiniz." (Fuzuli, Kerbela Şehitleri, s. 142).

Fuzuli'nin eserinden;

İbn Abbas'tan şöyle rivayet edilir:

"Hz. Muhammed'in (s.a.v.) ölüm günü Hak Teâlâ, ölüm meleği yeryüzüne indiğinde, O'na izin almadan Peygamberin üzerine gidip mübarek ruhunu kabzetmesin ve O'na yakışıksız muamelede bulunmasın diye emretmişti. Ölüm meleği bin kere bin melekle renkli giysiler giyerek ve türlü türlü süslerle ziynetlenip Resûlullah'ın saadetli evine geldiler. Melekü'l-Mevt bir Arabî şekline girmişti. İzin istedi. Fâtıma (a.s.) da oradaydı. O cevap verdi: 'Ey Arabi, Resul Hazretleri kendi hâli ile uğraşıyor. Şimdi görüşmek için mecali yok.' Ölüm meleği yüksek sesle bir kere daha izin istedi. Fâtıma (a.s.) yine aynı cevabı verdi. Üçüncü defasında en şiddetli bir sesle sordu ki, Hz. Muhammed (s.a.v.) duydu. Fâtıma (a.s.)'a, 'Ne var ne oluyor?' diye sordu. Fâtıma (a.s.), 'Ya Resûlallah (s.a.v.) bir ısrarcı, savulamayan çöl Arabı geldi. İlle Seninle konuşmak için ruhsat istiyor. Ne özür dinliyor, ne de özrü söylemek ona fayda kılıyor.' Hz. Muhammed (s.a.v.): 'Ey Fâtıma, gelen o Arabi kimdir bilir misin?' Fâtıma (a.s.) cevap verdi: 'Allah ve Resulü bilir bunu.' Hz. Muhammed (s.a.v.): 'O kimse, duyulan her lezzeti kesen, toplulukları birbirinden ayıran ölüm meleğidir. Ruhumu almaya gelmiş. Hiçbir kapı O'na kapalı değildir ve hiç kimse O'nu uzaklaştırmaya çare bulamaz. Ruhsattan muradı, peygamberlik hanedanına saygısındandır. Yoksa O'nun ne ruhsata, ne de müsaadeye ihtiyacı vardır.' Hz. Fâtıma (a.s.) bu hâlden derin bir üzüntüye kapıldı. Aklı başından gitti. Hz. Muhammed (s.a.v.), Fâtıma'nın (a.s.) kin taşımayan göğsüne mübarek elini koydu, kendinden geçti. Fâtıma'nın (a.s.) baygınlığı geçip, kendine gelip babasını baygın görünce Beka âlemine göçtüğünü sandı. 'Babacığım, babacığım bu halin ne?' diye feryad kopardı. Hz. Muhammed (s.a.v.) yaşlar akan gözlerini açtı. Fâtıma'yı (a.s.) ağlar görünce: 'Ey ciğerimin köşesi, ağlama ki, Arş'ı taşıyan meleklerin hepsi Senin hâlinden figana geldiler" dedi ve kendi mübarek eliyle Fâtıma'nın yüzünden gözyaşlarını sildi, temizledi: 'Allah'ım, bu dertliyi Benim ayrılığımda sabır ile mümtaz et!' diye Allah'a yalvardı. Sonra teselli içinde Fâtıma'ya (a.s.) şunları söyledi: 'Ey Fâtıma, Benim ruhum kabzolunurken,"inna lillahi ve inna ileyhi raciun"u (Bakara, 155) tekrar et. Tahammül kıl ki, her insana Hak Teala bir musibete bir karşılık verir, her tahammüle bir tahammül kaderlenmiştir' dedi. Hazret-i Fâtıma (a.s.) sordu: 'Ey server Sana karşılık mı olur?' Hz. Muhammed (s.a.v.) bu hâle şahit olan mü'minlerin analarını yanına toplayıp onlara ibadet, taat, sabır ve kanaat tavsiyesinde bulundu. Hz. Fâtıma (a.s.)'a da: 'Hasan ve Hüseyin'i getir' dedi. Hasan ve Hüseyin geldi. Selam verip ağlaya ağlaya karşısında durdular. Orada bulunanların hepsi onların bu halinden ağlamaya başladılar. Hz. Hasan elem dolu yüzünü dedesinin nurlar dolu yanaklarına sürerdi. Ve Hüseyin de, yaş döken gözlerini O'nun Arş'ı tutan el ve avucuna temas ettirip ağlar dururdu. Hz. Muhammed (s.a.v.) de şefkatli bir gözle bakıp ayrılıklarından hasret âhı çeker ve ince duygusunun yaşlarını dökerdi." (Fuzuli, Kerbela Şehitleri, s. 143-145).

Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
 
Gökhan Demir / diğer yazıları
Beşiktaş'tan çılgın hamle!
'O yıldız buraya gelecek'
Takım arkadaşlarıyla bile vedalaşmadı
Jhon Duran uçağa bindi ve gitti
İşte Galatasaray'ın transfer uçağındaki üç isim
Sürpriz çıkar mı?
Fenerbahçe'den nefes kesen Kante operasyonu
Geliyor mu, gelmiyor mu?
Esenler Otogar durağında metro raydan çıktı
Ulaşımda aksamalar yaşanıyor
Hüseyin Baş'tan çarpıcı ekonomi eleştirisi
Ekonomi düzelecekse maaşları düşürün!
LED ışıklar göze zararlı mı?
Uzmanı açıklık getirdi
Suriye ordusu askeri yığınak yapıyor
SDG ile ateşkes nasıl etkilenecek?
Alanya'da denizin rengi değişti
İnsanlar endişeli gözlerle izledi
Bel fıtığında ameliyat şart mı?
Ameliyatsız bel fıtığı mucizesi
Zehirli guatra dikkat!
"Bu belirtiler ihmal edilmemeli"
Kızılırmak Deltası adeta kuş cenneti
Dünyada nesli tehlike altında olan kuş türlerinden 27'si burada
İzmir'de sağanak yağış
Bazı cadde ve sokaklar göle döndü
Leoparla selfie çekmek istedi
Ölümden zor kurtuldu!
Almanya'da hayat felç oldu
100 bin çalışan iş bıraktı
Beşiktaş'tan çılgın hamle!
'O yıldız buraya gelecek'
Takım arkadaşlarıyla bile vedalaşmadı
Jhon Duran uçağa bindi ve gitti
İşte Galatasaray'ın transfer uçağındaki üç isim
Sürpriz çıkar mı?
Fenerbahçe'den nefes kesen Kante operasyonu
Geliyor mu, gelmiyor mu?
Esenler Otogar durağında metro raydan çıktı
Ulaşımda aksamalar yaşanıyor
Hüseyin Baş'tan çarpıcı ekonomi eleştirisi
Ekonomi düzelecekse maaşları düşürün!
LED ışıklar göze zararlı mı?
Uzmanı açıklık getirdi
Suriye ordusu askeri yığınak yapıyor
SDG ile ateşkes nasıl etkilenecek?
Alanya'da denizin rengi değişti
İnsanlar endişeli gözlerle izledi
Bel fıtığında ameliyat şart mı?
Ameliyatsız bel fıtığı mucizesi
Zehirli guatra dikkat!
"Bu belirtiler ihmal edilmemeli"
Kızılırmak Deltası adeta kuş cenneti
Dünyada nesli tehlike altında olan kuş türlerinden 27'si burada
İzmir'de sağanak yağış
Bazı cadde ve sokaklar göle döndü
Leoparla selfie çekmek istedi
Ölümden zor kurtuldu!
Almanya'da hayat felç oldu
100 bin çalışan iş bıraktı
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.